Sayıştay 6. Dairesi 42669 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
42669
10 Ekim 2018
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 6
-
Dosya No: 42669
-
Tutanak No: 45138
-
Tutanak Tarihi: 10.10.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Memur personele mevzuata aykırı olarak ikramiye ödenmesi.
- 194 sayılı ilamın 2. maddesi ile, ... Genel Müdürlüğü’nün memur personeline mevzuata aykırı olarak ikramiye ödenmesi sonucunda .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Genel Müdürlük adına ...(Gn. Md.) ile ... (Gn. Md Yrd.), ilamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile diğer sorumlular ..., ..., ... ile ...’in vermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
... Genel Müdürlüğü’nde çalışan memur personele mevzuata aykırı olarak ikramiye ödemesinde bulunulduğu iddiasıyla tazmin kararı verildiğini, bu kararın temyizen bozulması gerektiğini, şöyle ki;
... Genel Müdürlüğü’nün 26.12.1942 tarih ve 5230 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4325 sayılı kanunla kurulmuş bir kurum olduğunu, 4325 sayılı ... Kanun’un 1. Maddesinde; “ ... elektrik ve havagazı ve ... elektrik hizmetlerini görmek üzere bu şehirler belediyelerince (... Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi) ve (... Elektrik İşletme Müessesesi) adlarıyla birer müessese kurulur. Bu müesseseler, hükmi şahsiyeti haiz olmak ve adı geçen belediyelere bağlı bulunmak üzere birer umum müdürlük veya müdürlük tarafından bu kanunda yazılı esaslara ve hususi hukuk hükümlerine göre idare edilir. ” hükmünün yer aldığını,
4325 sayılı yasada ikramiye ile ilgili olarak;
Kanunun 13 ncü maddesinin F bendinde “(A, B, C, D ve E) fıkralarında gösterilen paylar ayrıldıktan sonra bakiye kalacak safı hâsılattan % 5 i 3460 sayılı kanun hükümlerine göre memuru ve müstahdemin ikramiyesi olarak ayrılır”
18 nci maddesinde "Müesseseler umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.
24 ncü maddesinde de "13 üncü maddenin (F) fıkrasında yazılı yıllık ikramiye belediye reislerinin kararlarıyla işletme müesseselerinin umum müdür veya müdür, memur ve müstahdemlerine maaş ve ücretleri nispetinde ve bir aylık istihkaklarını geçmemek üzere verilir. Bu ikramiyelerin tarife hesaplarında tesiri olmaz. Bu hususta 3659 sayılı kanunun hükümleri caridir. ”
Hükümlerinin yer aldığını,
4325 sayılı yasanın 18 ve 24 ncü maddelerinde müesseselerin umum müdür veya müdür, memur ve müstahdemlerine verilecek ücretlerin ve ikramiyelerin 3460 ve 3659 sayılı yasa hükümlerine tabi olduğunun belirtildiğini, 3659 sayılı yasanın 1-c maddesinde “Devletçe veya hususi bütçeli idarelerce veya belediyelerce veya yukarıdaki bentlerde yazılı teşekkül ve bankalar tarafından sermayesinin yarısından fazlasına iştirak etmek suretiyle kurulan teşekküllerin ve bunların aynı nispette iştirakleri ile vücut bulan kurumlar, ticaret sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyeye bağlanan müesseseler..” anılan kanun kapsamında sayıldığını,
1965 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun yürürlüğe girmesine rağmen 4325 sayılı yasa ve ikramiye ödenmesi hükmünün geçerliliğini koruduğunu, zira; 657 sayılı kanunun ek geçici 9. maddesinde; "3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü bulunmakta olup bu hükmün halen yürürlükte olduğunu,
657 sayılı Kanunu’nun Ek Geçici 21 inci maddesinin birinci fıkrasında "Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu kanuna tabi memurlara ödenenler dışında bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30 ve geçici 7’nci maddesindeki haklar saklıdır." ifadesinin yer aldığını,
440 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Müesseseleri ve İştirakleri Hakkındaki Kanunun Geçici 7 nci maddesinde 3659 sayılı Kanuna tabi olup da bu kanun şümulüne girmeyen teşebbüs ve kurumların personeline yeniden düzenlenecek personel rejimleri yürürlüğe girinceye kadar 7244 sayılı kanun esasları ve 3659 sayılı kanunun değişik 13 ncü maddesinin C,E,G fıkralarında gösterilen ikramiye, prim ve temettü ödemelerine devam olunacağının belirtildiğini, 440 sayılı kanun, 2929 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılırken, 2929 sayılı yasanın geçici 6/4 maddesinde aynı hükme yer verildiğini, bu kanunu yürürlükten kaldıran 233 sayılı KHK nın geçici 1 ve geçici 5 nci maddesinin 6 ncı fıkrasında da aynı düzenlemenin yerini koruduğunu, yine 233 sayılı KHK’yı yürürlükten kaldıran 399 sayılı KHK’nın aylık ve ücretler başlıklı 25 nci maddesinde de ikramiye ödemelerine devam edileceği hükmünün tekrarlandığını,
Tüm bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ... Genel Müdürlüğü personelinin verilecek ücretler yönünden 3659 sayılı Kanuna tabi olduğu ve bu Kanuna tabi personeline kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 440 sayılı Yasanın geçici 7.maddesinde ödeneceği öngörülen (2929 sayılı Yasanın geçici 6/4. maddesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 5/6. maddesi) ikramiyenin ödenmesine devam edilmesi gerektiği sonucuna varıldığını,
Dolayısıyla belirtilen kanun maddeleri çerçevesinde kuruluşlarında ikramiye ödemesi yapılmasının kanunlara uygun olduğunu,
Bu hususa ilişkin aynı minvalde bir değerlendirmenin de Devlet Personel Dairesi Başkanlığı’nın 03.06.2009 tarih ve 8854 sayılı MTA Genel Müdürlüğü için verdiği görüşte yapıldığını, bu görüş yazısında “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsam başlıklı 1’inci maddesinde sayılmamakla beraber aynı kanunun ek geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeleri kapsamına giren personele, kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar tabı oldukları kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlardaki hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı, bu personelin aylıklarının hesabında 657 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı gösterge tablosunun esas alınacağı, bu kurumlarda 1.2.3 ve 4 üncü derecelerden alınabilecek kadroların ve ek gösterge verilecek görevlerin Bakanlar Kurulu tarafından tespit edileceği anılan ek geçici 9 uncu maddede hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla; sözü edilen kurumların personelleri, ilgili kanunlarda (3659,440,7244) yapılan atıflarla ödenmesi öngörülen ikramiye ve ücretler dışında, devlet memurları kanunu kapsamındaki personele tanınan aylık, diğer ödemeler ve haklar bakımından aynı statüye tabi tutulmuşlardır. ” denildiğini,
Danıştay 1’inci Dairenin 06.05.1999 tarih ve 10999:81 ve E.1999:55 sayılı kararında da :"Özel bütçeli kuruluşlarla, büyükşehir belediyelerine bağlı genel müdürlük şeklinde teşkilatlandırılmış kuruluşlar personeline kendi özel kanunları hükümleri çerçevesinde; 399 sayılı Kanun hükmünde Kararname’nin gönderme yaptığı 657sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 21 inci maddesindeki gönderme nedeniyle uygulanma durumunda bulunulan mülga 440 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi delaletiyle kamu iktisadi kuruluşları personeline de mülga 7244 sayılı Kanun esasları dahilinde yılda iki aylık ücret tutarını geçmeyecek miktarda ikramiye ödenmesi gerekmektedir." denilmek suretiyle 657 sayılı kanunun ek geçici 21 inci maddesinde yapılan gönderme nedeni ile 440 sayılı kanunun uygulanma durumunda bulunduğunun belirtildiğini,
İlamda tazmin kararına dayanak olarak 666 sayılı KHK uyarınca kamudaki tüm ikramiye ödemelerine son verildiği dolayısıyla bu kapsamda kurumdaki ikramiye ödenmesinin de mümkün olmadığının belirtildiğini,
666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamede (12 nci maddesi) ikramiye ödemesinin kaldırıldığı kurumların ve mevzuatların teker teker sayıldığını, sayılan bu kurumlar arasında ... Genel Müdürlüğü ve 4325 ayılı kanunun yer almadığını, kaldı ki 666 sayılı KHK’nın 12.maddesinin 10.10.2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve 2011/138E- 2012/205K sayılı kararıyla iptal edildiğini, iptal kararı sonrası İdare mahkemelerince verilen kararlarda Kararnamede kanun maddeleri yürürlükten kaldırıldığı sayılan kurumların çalışanlarına dahi ikramiye ödenmesine devam edilmesi gerektiğine karar verildiğini,
… Bölge İdare Mahkemesinin 2016/1146E-2016/1523K sayılı kararıyla onanarak kesinleşen … 2. İdare Mahkemesinin 2015/976E-2016/26K sayılı kararında ”...yılda iki maaş personele verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirlemek düzenlenmiş, ancak söz konusu hüküm 02.11.2011 tarih ve 28013 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 12. maddesinin 2. fıkrasının (9) bendi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte 10.10.2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve E.2011/139,K.2012/205 sayılı kararıyla 11.10.2011 günlü ve 666 sayılı KHK} nın Ek. 12 maddesinin 2. fıkrasının (9) numaralı bendinin ‘ mali haklara ilişkin hükmün, mevcut veya. yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle bağlantılı ve bunların zorunlu sonucu olmadığı, doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme olduğundan 6223 sayılı yetki kanunu kapsamında bulunmadığı dolayısıyla Anayasanın 91. maddesine aykırı olduğu’ gerekçesiyle iptali yönünde karar verilmiştir.
Buna göre dava konusu işlerin dayanağı mevzuatın mali haklara ilişkin olduğu ve yetki kanunun kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla iptal edildiğinden dolayısıyla hukuksal dayanağı kalmayan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan davacının dava konusuna ilişkin hukuka aykırılığı saptandığından bu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının davalı idareye başvuru tarihi olan …tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi gerekmektedir. ”
şeklinde karar verildiğini,
Yine …. 2. İdare Mahkemesinin 2015/657 E.-2016/617 K. sayılı kararıyla aynı şekilde 666 sayılı KHK nın 657 sayılı kanuna tabi olarak görev yapan personele ikramiye ödenmesine dair mevzuattaki hükümleri kaldıran maddelerinin Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptal edilmiş olması sebebiyle davacıya ‘ikramiye ödenmesi'’ gerektiğine hükmedildiğini,
… İdare Mahkemesinin 2014/558E.2014/961K. sayılı kararıyla, … Bölge İdare Mahkemesinin 2014/2203 E.-2015/1294 K sayılı kararı, … İdare Mahkemesinin 2013/537E-2013/1107K sayılı kararı, …. 3.İdare Mahkemesinin 2014/441E-2014/2196K sayılı kararı gibi çok sayıda yargı kararıyla 666 sayılı KHK’nın ilgili hükmünün yetki yasasına aykırılığı sebebiyle Anayasa Mahkemesi Kararıyla iptal edilmiş olması hasebiyle ikramiye ödemelerine devam edilmesi gerektiğinin karara bağlandığını,
666 sayılı KHK’da sayılan kurumların personeline dahi iptal sonrası ikramiye ödenmesine devam edilmesi gerektiği hususunda yargı kararları bulunmasına rağmen KHK da adı ve Kuruluş Kanunu geçmeyen kuruluşlarında ikramiye ödenmeyeceğini söylemenin hukukla bağdaşmadığını,
İlamda ... Genel Müdürlüğü’nün 2015 yılı bilançosunu zararla kapatmış olması nedeniyle dağıtılabilir ikramiye bulunmadığı belirtilmiş ise de bu hususun da yerinde olmadığını,
Toplu ulaşım hizmetinin kamu yararına bir gereksinimi karşılayan kamu hizmeti niteliğinde bir faaliyet olması nedeni ile önceliğin hizmetin sürekli, düzenli ve adil bir şekilde yürütülmesi olduğunu, amacın kar etmek değil kamu hizmeti vermek olduğunu, bu nedenle belirlenen bilet ücretleri yapılan giderlerin ve yatırımların karşılığı olmaktan bile çok uzak olduğunu,
Ayrıca sunulan hizmetin kamu hizmeti niteliğine haiz bir hizmet olması nedeni ile Kanun ve Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Kuruluşa ek mali yükümlülükler getiren kararlar alındığını ve bu kararlar nedeniyle kuruluşun mali yapısının (kar/zarar noktasında) etkilendiğini,
Bilindiği üzere toplu taşımada ücretsiz ve indirimli yararlanmayla ilgili olarak 4736 sayılı Kanunla ve Bakanlar Kurulu Kararlarıyla yapılan düzenlemeler ile 65 yaş üstü vatandaşların, emniyet mensuplarının, posta dağıtıcıları, TÜİK personeli, engelli vatandaşlar ve sarı basın kartı sahipleri v.s toplu taşımadan ücretsiz yararlandığını,
3659 sayılı Yasanın Ek 1 nci maddesinde "... Hükümet makamlarınca kabul edilen maliyetlerinden aşağı satış fiyatı tespit edilmiş olmasından dolayı bilançolarında kar tahakkuk etmemesi veya tahakkuk eden kardan 3460 sayılı Kanunun 42 nci maddesi gereğince verilecek ikramiyenin bir aylık istihkaka tekabül etmemesi hallerinde, 3659 sayılı kanunun 13 üncü maddesinin (C) fıkrasının ilk bendi hükmüne göre verilebilecek temettü ikramiyesi kayıt ve şartlarına bakılmaksızın, fevkalade hallerin devamı müddetince, vazifelerinde kusuru görülmeyenlere Umumi Heyet kararıyla bir aylık istihkakları miktarına kadar ikramiye verilebilir.." hükmünün bulunduğunu, Kanun ve Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Kuruluşa ek mali yükümlülükler getiren kararlar (65 yaş üstü vatandaşların, emniyet mensuplarının, posta dağıtıcılarının, TÜİK personelinin, engelli vatandaşlarımızın ve sarı basın kartı sahiplerinin vs.) nedeniyle kuruluşun mali yapısının (kar/zarar noktasında) etkilendiğini, 4736 sayılı kanun, diğer kanunlar ve BKK ile getirilen ücretsiz taşıma zorunluluğunun kuruluş açısından 3659 sayılı yasanın EK 1 nci maddesinde bahsedilen süregelen bir fevkalade bir durum halini aldığını,
2015 yılında belirtilen yasal zorunluluklar nedeniyle ücretsiz taşımadan kaynaklı yararlanıcı sayısı oranının toplam taşınan yolcuların %35’ine ulaşması ile oluşan bu mali yükün ağırlığını ortaya koyduğunu,
2015 yılında kuruluşun araçlarında taşınan ücretsiz yolcuların sayılarına ilişkin tablonun aşağıda sunulduğunu, tabloda görüldüğü üzere 2015 yılında toplam ... kişinin ücretsiz seyahat gerçekleştirdiğini,
2015 yılı ... Genel Müdürlüğü bilançosunda zarar olarak görülen rakamın (...-TL) çok üzerinde fevkalade hal nedeniyle oluşmuş gelir kaybı bulunduğunu, bu seyahatlerin yapıldığı tarihteki cari tarifeden ücretlendirilmiş olsa idi (...x …-TL=) ...- TL kuruluş gelirinin oluşacağını ve kuruluşun açık farkla kar edeceğinin ortaya çıktığını,
Bununla birlikte BKK ile dini bayramlarda ücretsiz taşıma mecburiyeti ile ilgili yapılan düzenlemeler nedeni ile oluşan gelir kaybı da düşünüldüğünde kuruluşun ücretsiz taşımadan gelir kaybının daha da büyük olduğunun görüleceğini,
Kaldı ki kuruluşlarınca yürütülen toplu taşıma hizmetinin bir kamu hizmeti olup kamu hizmetinin ücretlendirilmesi noktasında sosyal devlet ilkesi ve vatandaş odaklı hizmet gereği tüm vatandaşların toplu taşıma hizmetinden yararlanabilmesi için kuruluşun toplu taşıma maliyetinin tam olarak ücretlere yansıtılamadığını, maliyetin altında ücretlendirme yapılmak zorunda kalındığını,
Yine toplu taşımanın kamu yararına bir hizmet olması nedeniyle ticari kazanç elde edilmesinin mümkün olmadığı saatlerde ve güzergâhlarda hizmet verme zorunluluğunun, Kuruluştan kar beklenilemeyeceğinin açık bir göstergesi olduğunu,
Ücretsiz taşımanın dışında kuruluş tarafından sosyal ve toplumsal birçok olayda otobüs verildiğini, gerek devlet kurumlarının gerek Belediyenin programları ve hizmetleri sırasında gerekse emniyet kuvvetlerinin ihtiyaç duyması halinde kuruluşça otobüs verilmek zorunda kalındığını,
Önceki yıllarda ikramiye ödemelerinin kesilmesi sonrası açılan davalarda verilen yargı kararlarından Danıştay 5. Dairesinin 2002/2636E-2003/2341K sayılı kararında ”4325 sayılı kanunun 13 maddesinin (D) bendi uyarınca ikramiye ödenmesi konusunda kurumun borç ödeyebilme kapasitesinin olması ve mali bünyenin iyi olması halinde ikramiye ödeneceğine karar verildiğini,
... kuruluş Kanunu’nun 7-1/A maddesi hükmü ile 5216 ve 5393 sayılı Kanunların ilgili hükümlerince bütçeyi oluşturmak, onay vermek Belediye Meclisinin görev ve yetkileri arasında olduğunu, kuruluşun 2015 yılı mali yılı bütçe kararnamesi ve personele ikramiye ödenmesine ilişkin düzenlemenin Belediye Meclisi kararı ile yapıldığını, Belediye Meclisi Kararının hukuka uygunluğu tartışılmadan, Meclis tarafından verilen yetkinin kullanılmasından dolayı kamu zararına hükmedilmesinin doğru olmadığını, nitekim ekte sunulan yargı kararlarında Bütçe Kararnamesinde yer alan ödemelerin yapılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini,
Genel Müdürlüğün 2015 Mali Yılı Bütçesine ilişkin …. Büyükşehir Belediye Meclisinin 28.11.2014 tarih ve 2119 numaralı kararının 2015 Yılı Bütçe Kararnamesinin 8. Maddesinde yer alan İdare Encümenine Verilen Yetkiler başlıklı 7.bendinde; "657 sayılı Devlet Memurlarına tabi personele, yılda toplam bir maaş tutarında ikramiye ile sosyal yardım vermeye, miktarını ve zamanını tespit etmeye yetkilidir. ” denildiğini,
Mevzuatta yer alan ve yürürlükte olan bu hükümler karşısında ... Genel Müdürlüğü memur personeline Belediye meclisinin onaylamış olduğu bütçe kararnamesi uyarınca 5216 sayılı Kanunun 22. Maddesi ile Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmede hükümlerine emsal alınmak suretiyle tespit olunan rakamlarda ikramiye ödemesinin gerçekleştirildiğini, ikramiye ödenmesinin hukuka uygun olduğunu,
Yukarıda izah edildiği üzere yasal mevzuat hükümleri böyle olmakla beraber önceki yıllarda kuruluş memurlarına ikramiye ödemesinin yargıya taşındığını, şöyle ki;
Bu konuda …. Valiliği İl Mahalli İdareler Baş Kontrolörü ... tarafından Genel Müdürlük’te 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi statüde “Memur” olarak çalışan personele yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olarak ikramiye, giyim yardımı ve fazla çalışma ücreti ödendiği konusunda yapılan inceleme sonucunda, 19.04.2001 tarih ve 00-1S/3-01-69 sayılı "İnceleme Raporu" düzenlendiğini, belirtilen Raporun "Sonuç" kısmında; mevzuata aykırı olarak söz konusu ödemeleri yapan, bu konuda İçişleri Bakanlığı Müfettişleri ve Kontrolörleri tarafından düzenlenen Lahiyaları dikkate almayan, kişi borçlarını tahsil etmeyen dönemin Genel Müdürleri ..., ... ile Genel Müdür Vekilleri ..., ... ve ... hakkında "... her ne kadar 1970 yılından bu yana süre gelen bir uygulamayı devam ettirmiş ve suç işleme kastıyla hareket etmemiş iseler de..." 4325 sayılı ... Kuruluş Kanununun 17. maddesi uyarınca haklarında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması teklifi getirildiğini,
Bu “İnceleme Raporu” üzerine Genel Müdürlük tarafından “memur” statüsünde çalışan personele 2000 yılı başından itibaren ikramiye ödemesinin durdurulduğunu, 2000 yılından bu yana zamanında ve tam ödenmemesi sebebiyle çalışanların hemen hemen tamamına yakın bir kısmının İdare Mahkemelerine müracaatı ile Genel Müdürlük aleyhinde çok sayıda iptal davası açıldığını,
Bu davacılardan ... tarafından Genel Müdürlük aleyhine açılan davada; ... 2. İdare Mahkemesince verilen 26.1.2001 tarihli ve 2000/592 E. 2001/84 K. sayılı “iptal kararı” üzerine, kararın uygulanması amacıyla İdare Encümeninin 20.02.2001 gün ve 2001/73 sayılı kararıyla “2000 yılı için memur çalışanlara ....-TL. ikramiye ödenmesine” karar verildiğini,
Yine bu davalardan ... 6. İdare Mahkemesinde ... tarafından açılan davada Mahkemenin 30.04.2002 gün ve 2001/839 E. ve 2002/576 K. sayılı kararıyla “DAVANIN KABULÜNE” karar verildiğini, bu kararda ….-TL ikramiye ödenmesine ilişkin uygulamanın dayanağı olan 20.02.2001 günlü 2001/73 sayılı İdare Encümen kararının iptali isteğiyle açılan bir başka davada ... 10. idare Mahkemesinin 28.06.2001 günlü E: 2001/260 - K:2001/958 sayılı kararıyla eksik ikramiye ödenmesine neden olan 2001/73 sayılı İdare Encümen kararının iptaline karar verildiğini,
Söz konusu kararda anılan İdare Encümen Kararının bir başka Mahkeme kararıyla ve Kurumun kar edip etmediğine bakılmaksızın iki maaş tutarında ikramiye ödenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal edildiği göz önüne alındığında davalı İdarece 657 sayılı Yasaya tabi tüm personele ödenecek ikramiye miktarının belirlenmesine ilişkin İdare Encümen Kararının dolayısıyla anılan İdare Encümen Kararının iptaline ilişkin yargı kararının "GENEL" nitelikte sonuçlar doğurduğunun kabulünün gerektiğini,
Bu durumda; 4325 sayılı Yasa hükümleri uyarınca 657 sayılı Yasaya tabi personele ödenecek ikramiye tutarının belirlenmesinde idarece "iki maaş tutarı” kriterinin kullanılması gerektiğini, anılan kriter dışında ikramiye tutarı belirlenmeyeceğinin yargı kararıyla ortaya konulduğunu, yukarıda açıklanan iptal kararlarının sonuçlarına ilişkin idare hukuku ilkeleri uyarınca eksik ödenen ikramiye tutarının yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığını,
Nitekim anılan personele 2000 yılı için ikramiye ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin ... 2. İdare Mahkemesinin E: 2000/592, K: 2001/84 sayılı kararı Danıştay 11. Dairesinin 30.04.2002 günlü E: 2001/1215, K: 2002/1357 sayılı kararıyla onanmıştır denildiğini,
Ayrıca, çalışanlardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki Mahkeme kararında da "2000 yılı Bütçe kararnamesinin 6/1. d. maddesi yıl İçerisinde 2 maaş tutarında ikramiye ve sosyal yardımlar vermeye, miktarını ve zamanını tespit etmeye İdare Encümenin yetkili olduğu" kuralı belirtilerek açıkça ilgililere 2 maaşı tutarında ikramiye ödenmesi gerektiğinin karara bağlandığı, aynı zamanda bu kararda yıl içinde ödenmeyen ikramiye için takip eden yıl başından itibaren faiz ödenmesi gerektiği konusunun da karara bağlandığı,
Öte yandan, Kuruluş İdare Encümenin 13.08.2002 tarih ve 2002/315 sayılı kararında geçmişe dönük ikramiye ödemeleri için faiz ödenmesini öngörmeyen düzenlemenin iptali istemiyle ... Sendikası tarafından açılan dava sonucunda ... 5. İdare Mahkemesinin 26.09.2003 gün ve E:2002/1578 - K:2003/1247 sayılı kararıyla zamanında ikramiyenin ödenmemesi nedeniyle personelin yoksun kaldığı haklarına karşılık faiz ödenmesi gerektiğine karar verildiğini ve bu kararın Danıştay 11. Dairesinin 07.06.2006 tarih ve E:2004/1820- K. 2006/2946 sayılı kararı ile onaylandığını,
Ayrıca, Kuruluşun 657 sayılı Kanuna tabi şekilde çalışanlarından Sıddık Özcan’ın 2001 yılı ikramiyesinin ödenmemesi nedeniyle bir örneği ekli ... 3. İdare Mahkemesine açmış olduğu davada Mahkemenin 2002/30E. - 2002/1017 K. Sayılı Kararıyla “1975 YILINDAN BERİ ARALIKSIZ HER YIL ÖDENDİĞİ İHTİLAFSIZ BULUNAN İKRAMİYENİN 2001 YILI İÇİNDE ÖDENİP ÖDENMEMESİ KONUSUNDA İDAREYE TAKDİR YETKİSİ VEREN BİR HÜKÜM İÇERMEMEKTEDİR” denilmek suretiyle, işlemin iptaline ve 2001 yılı ikramiyesinin yasal faiziyle ödenmesine hükmedildiğini,
Tüm bu yargı kararları bir arada değerlendirildiğinde 657 sayılı Yasaya tabi Kuruluş personeline;
a) 4325 Sayılı Yasanın 13. maddesinin (F) fıkrasında belirlenen ikramiyenin ödenmesi için gerekli hukuki şartların Kuruluşta oluşmuş bulunduğunu,
b) Ödenecek ikramiye miktarının memur personelin her memur için kendi maaşı tutarında olduğunu,
c) Yılı içerisinde ödenmeyen ikramiyeler için (zamanında ödenmemesi nedeniyle hak sahibi tarafından dava konusu yapılması halinde) takip eden yılbaşından itibaren faiz ödenmesi gerektiğini,
d) Kuruluş tarafından 657 sayılı Kanuna tabi şekilde çalışan personeline yapılacak ikramiye ödemelerinin “KURULUSUN KAR ETME ŞARTINA BAĞLANAMAYACAĞINI”,
yasal olarak açık ve net bir şekilde ortaya çıktığını ve bu tarihten sonraki Kuruluş uygulamalarında ve İdare Encümeni Kararlarında da dikkate alındığını,
Anayasanın 138. ve 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun "Kararların Sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur" ve bu tür bir mahkeme kararının idareye tebliğ tarihinden en geç 30 gün içinde uygulanmasının zorunlu olduğunu,
Ayrıca; mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu, mahkeme kararlarının ilgili birimlerce geciktirilmeden derhal uygulanması gerektiğine ilişkin İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 20.10.2005 tarih ve 6517-2005/109 sayılı Genelgesi, … Büyükşehir Belediye Başkanlığının 20.06.2000 tarih ve 1169 sayılı Genelgesi, Genel Müdürlüğün 26.06.2000 tarih ve 2000/26 sayılı Genelgesi ile personele duyurulduğunu,
Kuruluşun daha fazla ve gereksiz şekilde faiz, mahkeme masrafı ve vekalet ücreti ödememesi ve Kuruluş çalışanlarının dava açmaya zorlanmaması açısından yargı kararları doğrultusunda dava açmış olsun ya da olmasın tüm memur personele 4325 sayılı Kuruluş Kanununda öngörülen ve bu güne kadar iki maaş tutarında ödenen ikramiyelerin yargı kararları doğrultusunda ödenmesine Kuruluş İdare Encümeninin 13.08.2002 tarih ve 2002/315 sayılı kararıyla kaldığı tarihten itibaren devamına karar verildiğini ve müteakip yıllarda da aynı nedenlere dayanılarak Kuruluş İdare Encümenince alman kararlarla belirtilen ikramiye ödemelerinin yapılmasına devam edildiğini,
Kuruluşça ikramiye ödenmemesine dair işleme mesnet alınan ve Kuruluş aleyhine açılan idari davalarda Kuruluş savunmasının temelini teşkil eden Müfettiş ve Kontrolörlük Raporlarında belirtilen "Kuruluşun zarar ettiği bu sebeple ikramiye ödenmesinin hukuka aykırı olduğu " iddiaları bu iddiaya ve müfettiş raporuna dayanılarak Kuruluşda Genel Müdür ve Genel Müdür vekili olarak görev yapan idareciler hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2001/53578 Haz. No’lu soruşturma dosyası üzerinden verilen 28.09.2001 tarihli “TAKİPSİZLİK KARARI" ile reddedildiğini, bir başka anlatımla, Kuruluş çalışanlarına ikramiye ödenmesinin hukuka aykırı olduğu ve suç oluşturduğu iddiasının …. Cumhuriyet Başsavcılığınca da doğru bulunmadığını ve ikramiye ödemelerinin hukuka uygun olduğuna karar verildiğini,
Kuruluşun önceki yıllar Sayıştay denetimleri sırasında da konunun sorguya alındığını, 2008 mali yılı denetiminde sorgu konusu yapılan ikramiye ödemeleri hakkında Sayıştay 2.Dairesince yapılan yargılama sonrası ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verildiğini,
…. Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü Muhasebe Birimi 2008 yılı Raporu Yargılama Tutanağı 5. Maddesinde “sorumluların savunmalarda belirttikleri gerekçelerle ... Genel Müdürlüğü İdare Encümeninin 03.01.2006 tarih ve 2006/1 sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet memurları kanununa tabi çalışan personele ikramiye olarak ödenen ...TL nin ilişik olmadığına” denildiğini,
2008 yılında Sayıştay’ın aynı konuda ve sorgu maddesinde iddia ve gerekçeleri bire bir aynı olan konuda vermiş olduğu karar sonrası Kuruluşça 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan memur personele ikramiye ödenmesine devam edildiğini, tazmine dair verilen karar Sayıştay 2. Dairesinin yukarıda belirtilen kesinleşmiş kararına aykırı olduğundan tanzim kararının kaldırılması gerektiğini,
Ayrıca 5018 sayılı yasanın 71 nci maddesinde “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/1 Omd.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Esas alınır.”
açık hükmünün yer aldığını,
Ayrıca buna ilave olarak, 6085 sayılı Kanunun 35. Maddesinde yer alan “ Düzenlilik denetimi, kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespitini kapsayacak şekilde yapılır.” Hükmü ile 6085 sayılı Sayıştay Kanununa dayalı olarak çıkarılan Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin Kamu Zararının Tespiti başlıklı 43/ç maddesinde de “Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması” hükmüne yer verilmiş olup, sorgu konusu olayda bu şartlar oluşmadan kamu zararından bahsedildiğini,
Yukarıda izaha çalışıldığı üzere yargı kararlarına dayalı, yasaya uygun olarak yetkili organlarınca alınmış kararlara dayanılarak yapılan işlemler hakkında 6085 sayılı yasanın 35 nci maddesine, 5018 sayılı yasanın 71. inci maddesine ve Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 43 ncü maddesine tamamen aykırı olarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“…Daire kararının 2. maddesi ile ... Genel Müdürlüğü memur personeline mevzuata aykırı olarak ikramiye verilmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesine karşı ileri sürdüğü hususlar yerinde görülmüş olup savunmalar doğrultusunda tazmin hükmünün sorumlunun uhdesinden kaldırılmasının uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Arz olunur.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan harcama yetkilileri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., gerçekleştirme görevlileri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., diğer sorumlular ..., ...’in ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
Gereği Görüşüldü
194 sayılı ilamın 2. maddesi ile, ... Genel Müdürlüğü memur personeline mevzuata aykırı olarak ikramiye ödenmesi sonucunda ...-TL’ye tazmin hükmü verildiği görülmüştür.
4325 sayılı ... Kanun’un 18’inci maddesinde;
“Müesseseler, umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.”
13’üncü maddesinde,
“Müesseselerin elde edecekleri her türlü gelirlerden sırasıyla:
A) Umumi idare ve işletme masrafları;
B) Satın alma taksitleri karşılığı olarak Hazineye ödenecek paralar;
C) Yenileme karşılıkları;
D) Fevkalade masraflarla kar ve zarar hesaplarının muhtemel açıklarını karşılamak üzere (A, B ve C) fıkralarında yazılı paraların çıkarılmasından sonra kalacak bakiyenin % 10 u nispetinde ihtiyat akçesi;
E) Gayrisafi gelir üzerinden ayrılacak % 5 belediye hissesi;
F) (A, B, C, D ve E) fıkralarında gösterilen paylar ayrıldıktan sonra bakiye kalacak safi hasılattan % 5 i 3460 sayılı kanun hükümlerine göre memuru ve müstahdemin ikramiyesi;
olarak tefrik edilir.
G) Yukardaki fıkralarda yazılı masraflar, karşılıklar ve hisseler çıkarılıp geri kalacak safi gelirden genişletme ihtiyatı olarak lüzumlu paralar da ayrıldıktan sonra kalanı belediyeler bütçelerine irat kaydolunur.
(D) Fıkrasında yazılı % 10 lardan birikecek ihtiyat akçası, sermayenin dörtte birini bulduktan sonra bu ad ile para ayrılmaz. Ancak görülecek olan lüzum üzerine bu paradan harcandıkça, dörtte bir nispetini buluncaya kadar bu hesaba hisse ayrılmasına yeniden devam olunur.” denilerek müesseselerin elde edecekleri her türlü gelirin tefrik edileceği alanlar belirlenmiş ve memuru ve müstahdemin ikramiyesinin 3460 sayılı kanun hükümlerine göre ödeneceği ifade edilmiştir.
3659 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhid ve Teadülü Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde;
“Aşağıda yazılı müesseseler memurları bu kanun hükümlerine tabidir:
...
C) Devletçe veya mülhak veya hususi bütçeli idarelerce veya belediyelerce veya yukarıdaki bendlerde yazılı teşekkül ve bankalar tarafından sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar ve ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler.”
3659 sayılı Kanun’un 1 no.lu kanun başlığı dip notunda; “Bu Kanun ile ek ve değişiklikleri, bu Kanuna tabi kurumların personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunur. Bu personelin aylıklarının hesabında 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı (Devlet Memurları Kanunu) na 31/7/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunla eklenen Ek geçici 9 uncu madde hükümleri uygulanır.”
657 sayılı Kanun’un “3659 ve 2847 sayılı kanunlar ile bunların ek ve değişikliklerine tabi kurumlar” başlıklı Ek Geçici 9’uncu maddesinde (Ek: 31/7/1970 - 1327/90 md.; Değişik: 30/5/1974 - KHK/12; Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/2 md.);
“3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı;
Bu kurumlar personelinin aylıklarının hesabında bu Kanuna ekli (1) sayılı gösterge tablosu esas alınacağı; bu kurumlar için tespit edilen sınıflara giriş ve hizmette derece yükselmeleri ve kademe ilerlemeleri ve öğrenim derecelerine göre yükselebilecekleri en yüksek dereceler hususunda bu kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı” belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Ek geçici 7, 9, 12, 13 ve 14’üncü maddeler kapsamına giren personele, bu kanuna tabi memurlara, ödenenler dışında ödeme yapılamayacağı ve bunlara uygulanacak diğer hükümler:” başlıklı Ek Geçici 21’inci maddesinde ise;
“Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30. ve geçici 7’nci maddesindeki haklar saklıdır………Bu Kanunun, İkinci görev yasağı, ikinci görev verilecek memurlar ve görevler ders görevi ve konferans ücreti, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, mali sorumluluk tazminatı (Kasa açığından sorumlu olan veznedarlar, nakit ve kıymet muhafızları ve diğer görevlilere verilen kasa tazminatları) eleman temininde güçlük zammı, avukatlık ücreti, fazla çalışma ücreti ile diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır. …...” hükmü yer almıştır.
3460 sayılı Sermayesinin Tamamı Devlet Tarafından Verilmek Suretiyle Kurulan İktisadi Teşekküllerin Teşkilâtı ile İdare ve Murakabeleri Hakkındaki Kanun’un 42. Maddesinde;
“Bu kanun hükümlerine tâbi teşekküllerin safî kârlarından % 5 i muhtemel zararlar karşılığı olarak sermayelerinin dörtte birine varıncaya kadar ihtiyat sermayelerini teşkil etmek üzere ayrıldıktan sonra bakiyesinin % 5 ine kadarı umumî heyet karar ile idare meclisleri reis ve azalar ile umum müdür ve muavinlerine ve diğer memur ve müstahdemlerine maaş ve ücretleri nispetinde ve b i r aylık istihkaklarını geçmemek üzere ikramiye olarak verilir.
26 ncı madde mucibince kurulacak müesseselerin safî kârlarından 38 inci maddeye göre, ayrılacak ihtiyat sermaye kısmı çıkarıldıktan sonra geri kalan kısmından yüzde beşe kadar alâkalı teşekkül idare meclisinin karar'le müessesenin idare komitesi reis ve azasile diğer memur ve müstahdemlerine maaş ve ücretleri nisbetinde ve bir aylık istihkaklarını geçmemek üzere ikramiye olarak verilir. Vazifelerinde kusuru tesbit edilenlere bu ikramiye verilemeyeceği gibi fevkalâde hizmeti görülenlere verilecek ikramiye de iki maaş miktarına kadar çıkarılabilir.
Teşekküllerin idare meclisleri reis ve azasile umun- müdür ve muavinlerinin bu ikramiyeleri , İktisad Vekilinin tensibile verilir .”denilmiştir.
440 sayılı İktisadi Devlet Teşekkülleriyle Müesseseleri Ve İştirakler Hakkında Kanun’un “Sözleşme ile çalıştırma ve tazminat” başlıklı 29. maddesinde;
“ Teşekkül Genel Müdürleri, Genel Müdür yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri ve müessese müdürleri sözleşme ile çalıştırılabilirler. Teşekkül ve müesseselerin kârlılık ve verimliliğine müessir görevlerin sorumluluğunu taşıyan kadrolar olduğu, teşekkülün talebi, ilgili Bakanlığın teklifi üzerine Yüksek Denetleme Kurulu, Başbakanlık Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının müspet mütalâalarının alınmış olması şartiyle Bakanlar Kurulunca belli edilenlerde çalıştırılanlar için de birinci fıkra hükmü uygulanabilir.
Sözleşme ile verilecek ücretler Bakanlar Kurulunca tesbit edilen miktarları aşamaz. Bu şekilde çalıştırılanlardan memurluktan gelenlerin mukaveleli hizmet süresi terf ilerine sayılır ve ödenmesi gereken katılma paylarının tamamını ödemeleri kaydiyle emeklilik vesair hakları devam eder.
Özel sermaye tarafından seçilen yönetim kurulu üyesine toplantı başına verilecek huzur hakkı miktarı yönetim kurulunca belli edilir. Bu konudaki karara bahis konusu üye katılamaz.
Birinci fıkrada sayılan kimselerden mukavele ile çalıştırılamıyanlara 7244 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca tesbit edilecek miktarda tazminat verilir.”
“İkramiyeler” başlıklı 30. maddesinde;
“Teşekküllerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri dâhil olmak üzere her çeşit personeline (işçiler dâhil), geniş ölçüde işçi çalıştıran teşekküllerden Bakanlar Kurulunca belli edilenlerde kârın % 10 unu, bunlar dışında kalanlarda kârın % 5 ini geçmemek ve bir aylık ücret tutarını aşmamak üzere yönetim kurulunun teklifi ve ilgili Bakanın onayı ile ikramiye verilebilir.
Kârlarından, yukarıki fıkra gereğince, ikramiye olarak ayrılacak meblâğlar bir aylık maaş veya ücret tutarında ikramiye verilmesine yetmiyen teşekküllerle fiyatları Bakanlar Kurulunca belli edilen mal ve hizmetlerin üretimi veya satışı ile uğraşan teşekküllerin her çeşit personeline ne suretle ikramiye verileceği hususu tüzükte gösterilir. Bu teşekküllerin her çeşit personeline verilecek ikramiye bir aylık maaş veya ücret tutarını aşamaz.
Görevlerinde olağanüstü gayret göstermek suretiyle kârlıhk veya verimliliği artıranlara veya işletme faaliyetlerine yararlı buluş getirenlere yönetim kurulunun teklifi ve ilgili Bakanlığın onayı ile üç aylık ücret tutarına, kadar ikramiye verilebilir. Bu sınırın üstünde ikramiyeye lâyık görülenler Bakanlar Kurulu karariyle altı aylık ücret tutarını aşmamak üzere, 7244 sayılı Kanuna tabi olmaksızın ikramiye ve Bakanlar Kurulu takdirnamesi ile taltif olunabilir. Bu ikramiye ve takdirnamenin verilmesine ait esaslar tüzükte belirtilir.”
Geçici 7. Maddesinde ise; “İktisadi Devlet Teşekküllerine ait personel rejimi yeniden düzenleninceye kadar, bu kanunun 30 ncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre verilecek ikramiye yerine, 7244 sayılı Kanunun esasları dâhilinde 3659 sayılı Kanunun 462İ sayılı Kanunla değiştirilmiş bulunan 13 ncü maddesinin (C), (E) ve (G) fıkralarında verilmesi hükme bağlanmış bulunan ikramiye, prim ve temettü verilir.
3659 sayılı Kanuna tabi olup da bu kanunun şümulüne girmiyen teşebbüs ve kurumların personeline, yeniden düzenlenecek personel rejimleri yürürlüğe girinceye kadar, 7244 sayılı Kanunun esasları dâhilinde 3659 sayılı Kanunun 4621 sayılı Kanunla değiştirilen 13 ncü maddesinin (C), (E) ve (G) fıkralarında gösterilen ikramiye, prim ve temettü ödenmesine devam olunur.” Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ... Genel Müdürlüğünde memur statüsünde çalışan personel; aylıklarının hesabı, özel hizmet tazminatı, ikinci görev yasağı, vekalet görevi, ders görevleri, sosyal yardımlar vb ödemeler yönünden 657 sayılı Kanun’a tabi kılınmış ve ilgili personele 657 sayılı Kanun’a tabi personele ödenenlerin dışında bir ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu anlamda, ... Genel Müdürlüğü personelini, ücret ve diğer ödemeler yönünden 657 sayılı Kanun’a tabi personel olarak kabul etmek gerekmektedir. Yasa Koyucu 657 sayılı Kanun’da yapılan ek geçici düzenlemelerde sadece 440 sayılı Kanun’da ifade edilen ikramiye konusunda bir istisna getirmiş olup bunun dışında herhangi bir farklı uygulamaya yer verilmemiştir.
... personeline ikramiye ödenmesine ilişkin 4325 sayılı Kanun’un 13. Maddesine göre, Kuruluşlarca elde edilen gelirlerden maddenin A, B, C, D ve E fıkralarında gösterilen paylar düşüldükten sonra kalan safi hasılattan % 5’i, 3460 sayılı Kanun hükümlerine göre ikramiye olarak dağıtılabilir. Ayrıca mezkur Kanun’da belirtilen şartların oluşması halinde ikramiyenin dağıtılmasının usul ve esasları konusunda 17.06.1938 tarih ve 3460 sayılı Kanun’a; 24’üncü maddesinde ise, 3659 sayılı Kanun’a atıf yapılmıştır. 3659 sayılı Kanun’un 4621 sayılı Kanun’la değiştirilen 13’üncü maddesinde ise bir aylık istihkakı geçmeyecek şekilde 3460 sayılı Kanun’a göre ikramiye verilebileceği belirtilmiştir.
3460 sayılı Kanun’un 42’nci maddesinde de; bu Kanun hükümlerine tabi kuruluşlarda, safi kardan olmak üzere maaş ve ücretler nispetinde ve bir aylık istihkaklar geçilmeyecek şekilde ikramiye verileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, mezkür Kanunların yürürlükte olduğu tarihler itibariyle ... Genel Müdürlüğü personeline ikramiye ödenebileceği tartışmasızdır. Devlete ait iktisadi teşekküllerin kuruluşunu ve yönetimini düzenleyen 3460 sayılı Kanun yine aynı alanı düzenleyen 12.3.1964 tarih ve 440 sayılı İktisadi Devlet Teşekkülleri ile Müesseseleri ve İştirakleri Hakkında Kanun ile mülga olmuştur. Yürürlükte olduğu tarihler itibariyle 440 sayılı Kanun’da da ikramiye dağıtımına izin verilmiştir.
Ancak 440 sayılı Kanun daha sonra 60 sayılı İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. 60 sayılı Kanun Hükmünde Kararname de 19.10.1983 tarih ve 2929 sayılı İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşları Hakkında Kanun ile yasalaşmış, ancak bu Kanun da 08.06.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. Gerek 2929 sayılı Kanun, gerek 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ise Devlete ait iktisadi kuruluşlarla ilgili olup mahalli idareler ve bağlı kuruluşlarla ilgili değildir ve iki yasal düzenlemede de 440 sayılı Kanunun ikramiye vb. yönden bazı kuruluşlar için yürürlüğünün devam ettiğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Ancak, 233 sayılı KHK’ya tabi Devlete ait iktisadi teşekküllerin personel rejimini düzenleyen 22.01.1990 tarih ve 399 sayılı KHK’nın 25’inci maddesinde;
“Madde 25 - a) Ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvan ve dereceleri gösterilen personel aylık ve özlük hakları bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
Bu personel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek geçici 21 inci maddesinde öngörülen ikramiyelerden yararlandırılır. İkramiyelerle ilgili olarak kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır.…..” şeklindeki düzenleme ile yürürlükten kaldırılan 440 sayılı Kanuna, dolayısıyla 3659 sayılı Kanuna atıf yapılmıştır.
Buna göre; ... personeli için ikramiye düzenlemesinin yürürlüğünü sürdürdüğü düşünülse bile, 11.10.2011 tarihli 666 sayılı KHK’nın Ek 12’nci maddesinin 1/ü bendinde, “İlgili mevzuatına göre yılın belirli aylarında personelin aylığı (ek gösterge dahil) veya asgari ücret esas alınmak suretiyle ödenmekte olan ikramiye ödemelerine ilişkin hükümlerin 14.01.2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığına” dair genel bir düzenleme yapılmıştır.
Diğer taraftan 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı KHK ile aylıklarını 657 sayılı Kanun’a göre alan kamu personeli (ve bazı diğer kamu personeli) için ek ödeme uygulaması getirilmiştir. KHK’nin genel düzenlemesi incelendiğinde, kamu personeli arasında ücretlerde adaletin sağlanmasının amaçlandığı görülmektedir. Anılan Kararname’nin 1’inci maddesinde; “…..mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır” hükmüne yer verilmiştir.
Kamu personelinin ücret dengesini sağlamak üzere; 666 sayılı KHK’da belirtilen usul ve esaslarda ek ödeme yapılması öngörülürken, halihazırda yapılan ve ücret dengesini bozucu nitelikteki bazı ödemelerin kaldırılması veya ek ödeme ile uyumlulaştırılması amaçlanmıştır. Döner sermaye payları ve ikramiyeler bunlardan bazısıdır. Bu durumda, ücret dengesini sağlama amacıyla bazı kurum ve kuruluşlarda döner sermaye payları konusunda uyumlulaştırma düzenlemeleri yapılmışken ikramiye ödemeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Aylıklarını 657 sayılı Kanun’a göre alan ... Genel Müdürlüğü personeli de 666 sayılı KHK kapsamında olup ücret dengesinin sağlanması amacıyla mezkür personel de KHK’da belirtilen usul ve esaslarda belirtilen haklardan yararlanmaktadır. Diğer yandan, KHK’da ... Genel Müdürlüğü ve benzeri kuruluşlarda yapılan ikramiye ödemeleri için herhangi bir istisna veya mahsuplaşma düzenlemesine de yer verilmemiştir.
Temyiz dilekçesinde her ne kadar, ilamda tazmin kararına dayanak olarak 666 sayılı KHK uyarınca kamudaki tüm ikramiye ödemelerine son verildiği dolayısıyla bu kapsamdaki kurumlara ikramiye ödenmesinin de mümkün olmadığı, söz konusu KHK’da ikramiye ödemesinin kaldırıldığı kurumların ve mevzuatların teker teker sayıldığı, sayılan bu kurumlar arasında ... Genel Müdürlüğü ve 4325 ayılı Kanunun yer almadığı belirtilmişse de; 666 sayılı KHK ile yapılan düzenleme, tek tek sayılamayan veya KHK’nin düzenlenmesi aşamasında tespit edilemeyen ikramiyelerin tamamını kapsamaktadır. Dolayısıyla; 666 sayılı KHK ile yapılan düzenlemeden sonra; 4325 sayılı Kanun’da ikramiye ibaresi bulunsa bile, hem atıf yapılan 3659 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılması hem de genel yürürlükten kaldırma düzenlemesinden sonra, ... Genel Müdürlüğü personeli için ikramiye ödemesine ilişkin yasal dayanak kalmamıştır.
Yine aynı KHK’nın Ek 12’nci maddesinin 2’nci fıkrasının (a) bendinde, 3659 sayılı Kanunun 31.12.2011 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir.
Netice olarak, 666 sayılı KHK ile yapılan düzenlemeden sonra; ... Genel Müdürlüğü personeli için ikramiye ödenmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin yürürlüğü kalmamıştır.
İlave olarak temyiz dilekçesinde, 666 sayılı KHK’nın 12.maddesinin 10.10.2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve 2011/138E- 2012/205K sayılı kararıyla iptal edildiği, iptal kararı sonrası İdare mahkemelerince verilen kararlarda Kararnamede kanun maddeleri yürürlükten kaldırıldığı sayılan kurumların çalışanlarına dahi ikramiye ödenmesine devam edilmesi gerektiğine karar verildiği belirtilmişse de;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Anayasa Mahkemesinin Kararları” başlıklı 153 üncü maddesinde, “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. ... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu hükümler uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin herhangi bir Kanun veya Kanun Hükmünde Kararnamenin bir veya birkaç maddesini ya da tümünü Anayasa’ya aykırılık gerekçesi ile iptal etmesi halinde, iptal edilen hüküm veya hükümlerin yürürlükte bulunduğu dönemde menfi olarak etkilenen gerçek ve tüzel kişiler, Mahkeme’nin iptal kararı üzerine geçmişe dönük talepte bulunamayacaklardır. Diğer taraftan, herhangi bir kanun hükmüne ilişkin yeni bir düzenleme içeren bir kanun hükmü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı ile ortadan kaldırıldığında, eski düzenlemenin yeniden yürürlüğe girmesi mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, ... Genel Müdürlüğü’nün memur personeline 3659 sayılı Kanun’un dikkate alınması ile ikramiye ödemesi yapılması, Yasa koyucu yerine hüküm koymak anlamına gelecektir. Diğer yandan, 3460 sayılı Kanun da 440 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştı. Bu nedenle, çeşitli tarihlerde mülga olmuş 3460 ve 3659 sayılı Kanun’lar üzerine kurulan savunmaları, bugün itibariyle kabul edilebilir bulmak mümkün değildir. Son olarak tekrar vurgulamak gerekir ki; 657 sayılı Yasanın Ek Geçici 21 inci maddesinde yer alan “Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz…” şeklindeki düzenleme de, ... personeline ikramiye ödenmesinin imkanını tamamen ortadan kaldırmış bulunmaktadır.
Sonuç olarak; 657 sayılı Kanun ve 666 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerden sonra; ... Genel Müdürlüğü personeli için ikramiye ödenmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin yürürlüğü kalmamıştır.
Bu itibarla, 194 sayılı ilamın 2. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (.. Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ... ile ... aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 10.10.2018 tarih ve 45138 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üyeler ..., ..., ... ile ...’ın karşı oy gerekçesi;
4325 sayılı ... Kanunu’nun 13’üncü maddesinde,
“Müesseselerin elde edecekleri her türlü gelirlerden sırasıyla:
A) Umumi idare ve işletme masrafları;
B) Satın alma taksitleri karşılığı olarak Hazineye ödenecek paralar;
C) Yenileme karşılıkları;
D) Fevkalade masraflarla kar ve zarar hesaplarının muhtemel açıklarını karşılamak üzere (A, B ve C) fıkralarında yazılı paraların çıkarılmasından sonra kalacak bakiyenin % 10 u nispetinde ihtiyat akçesi;
E) Gayrisafi gelir üzerinden ayrılacak % 5 belediye hissesi;
F) (A, B, C, D ve E) fıkralarında gösterilen paylar ayrıldıktan sonra bakiye kalacak safi hasılattan % 5 i
3460 sayılı kanun hükümlerine göre memuru ve müstahdemin ikramiyesi;
olarak tefrik edilir.
G) Yukardaki fıkralarda yazılı masraflar, karşılıklar ve hisseler çıkarılıp geri kalacak safi gelirden genişletme ihtiyatı olarak lüzumlu paralar da ayrıldıktan sonra kalanı belediyeler bütçelerine irat kaydolunur.
(D) Fıkrasında yazılı % 10’lardan birikecek ihtiyat akçası, sermayenin dörtte birini bulduktan sonra bu ad ile para ayrılmaz. Ancak görülecek olan lüzum üzerine bu paradan harcandıkça, dörtte bir nispetini buluncaya kadar bu hesaba hisse ayrılmasına yeniden devam olunur.” denilerek müesseselerin elde edecekleri her türlü gelirin tefrik edileceği alanlar belirlenmiştir.
Anılan hükme göre, Kuruluşlarca elde edilen gelirlerden maddenin A, B, C, D ve E fıkralarında gösterilen paylar düşüldükten sonra kalan safi hasılattan % 5’i 3460 sayılı Kanun hükümlerine göre ikramiye olarak dağıtılabilir.
4325 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesindeki ikramiye ödemesine ilişkin bu hükmün, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 12’nci maddesinin 1/ü bendinde yer alan, “İlgili mevzuatına göre yılın belirli aylarında personelin aylığı (ek gösterge dahil) veya asgari ücret esas alınmak suretiyle ödenmekte olan ikramiye ödemelerine ilişkin hükümler …yürürlükten kalkmıştır.” hükmü karşısında yürürlükte olmadığı iddia edilebilirse de; 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin anılan hükmünde başka bir şarta bağlı olmayan, yılın belirli aylarında personelin aylığı (ek gösterge dahil) veya asgari ücret esas alınmak suretiyle rutin olarak ödenmekte olan ikramiye ödemeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Oysa 4325 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinde öngörülen ikramiye ödemesi yılın belirli aylarında personelin aylığı (ek gösterge dahil) veya asgari ücret esas alınarak rutin ödenen bir ikramiye ödemesi değildir.
Bu nedenle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 12’nci maddesinin 1/ü bendindeki hüküm 4325 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinde öngörülen ikramiye ödemesini kapsamamaktadır.
Kaldı ki 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 12’nci maddesinin 1/ü bendindeki hükmün, kamu kurum ve kuruluşlarındaki bütün ikramiye ödemelerini kapsamadığı, diğer bir ifadeyle genel kapsayıcı bir düzenleme olmadığı, kaldırılan ikramiyelerin kurala bağlama yönteminden de anlaşılmaktadır.
Nitekim anılan Kararname’nin Ek 12’nci maddesinin 1/ü bendinde, “İlgili mevzuatına göre yılın belirli aylarında personelin aylığı (ek gösterge dahil) veya asgari ücret esas alınmak suretiyle ödenmekte olan ikramiye ödemelerine ilişkin hükümler …yürürlükten kalkmıştır.” denildiği halde, aynı maddenin 1/n bendinde, 399 sayılı KHK’nın 25’inci maddesinin (a) fıkrasının ikramiye ödenmesine yönelik ikinci paragrafının, 2/ğ bendinde de, “20.11.1981 tarihli ve 2560 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ yılda iki maaşı geçmemek üzere verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirlemek ibaresinin” yürürlükten kaldırıldığı ayrıca özel olarak belirtilmiştir. Bu kurala bağlama yönteminde de anlaşılmaktadır ki Ek 12’nci maddenin 1/ü bendindeki hüküm bütün ikramiye ödemelerini kapsamamaktadır.
4325 sayılı Kanun’un anılan maddesinde öngörülen ikramiye ödemesinin kaldırıldığına dair açık bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.
Her ne kadar 4325 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinin ikramiye ödemesiyle ilgili (F) fıkrasında atıf yapılan 3460 sayılı Kanun yürürlükte değilse de; 4325 sayılı Kanun’un bu maddesi ve 24’üncü maddesinde yer alan ikramiye ödemesine ilişkin düzenlemelerin varlığı devam etmektedir.
Diğer taraftan ... Genel Müdürlüğünün 2015 yılı bilançosunu zararla kapatıldığı, bu nedenle bu yıl işlemleri kapsamında ikramiye ödenemeyeceği iddia edilmekteyse de; temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere 3659 sayılı Kanun’un Ek 1’nci maddesinin “…..Hükümet makamlarınca kabul edilen maliyetlerinden aşağı satış fiyatı tespit edilmiş olmasından dolayı bilançolarında kar tahakkuk etmemesi veya tahakkuk eden kardan 3460 sayılı Kanunun 42 nci maddesi gereğince verilecek ikramiyenin bir aylık istihkaka tekabül etmemesi hallerinde, 3659 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (C) fıkrasının ilk bendi hükmüne göre verilebilecek temettü ikramiyesi kayıt ve şartlarına bakılmaksızın, fevkalade hallerin devamı müddetince,” hükmü ve aynı Kanun’un 13’üncü maddesinin F bendinde “…….fevkalade haller dolayısıyla Hükümetçe veya salahiyetli makamlarca alınmış olan karar ve tedbirler neticesi tahassül edecek kar ve zararlar nazara alınmaz." hükmü çerçevesinde salahiyetli makamlarca (yasama/yürütme) alınmış kararlar neticesinde 4736 sayılı Kanun ile getirilen ücretsiz taşımadan kaynaklanan ve %35'lere varan ek yük süregelen bir fevkalade durum halini almıştır.
Nitekim sorumluların gerek yazılı savunmalarında gerekse duruşma sırasında yaptıkları slayt sunumunda Hükümet tarafından 4736 sayılı Kanun kapsamında yapılan düzenlemeler neticesinde 2015 yılında ücretsiz taşınan yolcu sayısından kaynaklanan gelir kaybı sebebiyle ...-TL zarar oluştuğu; 2015 yılı ... Genel Müdürlüğü bilançosunda zarar olarak görülen ...-TL’nin çok üzerinde gelir kaybının bulunduğu; bunların olağanüstü bir durum olarak 3659 sayılı Kanun’un Ek 1’inci maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği; bununla birlikte BKK ile getirilen dini bayramlarda ücretsiz taşınma mecburiyetinden oluşan gelir kaybı da düşünüldüğünde, Kuruluşun ücretsiz taşımadan kaynaklanan gelir kaybının daha da büyük olduğu açıktır.
Bu fevkalade haller nedeniyle oluşan gelir kaybı dikkate alındığında ... Genel Müdürlüğünün 2015 yılında zarar etmediği, dolayısıyla da 4325 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinde ikramiye ödemesi için öngörülen kar şartının oluştuğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, ... Genel Müdürlüğü memur personeline ödenen ikramiye ödemelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığından 194 sayılı ilamın 2. maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
.. Daire Başkanı ... ile Üye ...’in karşı oy gerekçesi;
Esas yönünden verilen Kurul kararına katılmakla birlikte sorumluluk yönünden;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 31. Maddesinde; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur”. hükmü yer almaktadır.
İlamda harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlileri, idare encümen üyeleri ile birlikte sorumlu tutulmuşlardır. Ancak yukarıda yer alan mevzuat hükmüne göre sadece İdare Encümen üyelerinin söz konusu harcamadan sorumlu tutulması gerekmektedir. Şöyle ki; harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlileri 03.03.2015 tarih ve 2015/46 sayılı İdare Encümeni Kararına istinaden söz konusu harcamayı yapmışlardır. Harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin İdare Encümeni Kararını uygulamama yetkileri bulunmamaktadır.
Bunun yanında, 4325 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesinde;
“13 üncü maddenin (F) fıkrasında yazılı yıllık ikramiye belediye reislerinin kararlarıyla işletme müesseselerinin umum müdür veya müdür, memur ve müstahdemlerine maaş ve ücretleri nispetinde ve bir aylık istihkaklarını geçmemek üzere verilir. Bu ikramiyelerin tarife hesaplarında tesiri olmaz. Bu hususta 3659 sayılı kanunun hükümleri caridir.” hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere 4325 sayılı Kanun’da ikramiyenin dağıtılabilmesi belediye reisinin onayına bağlanmıştır. Ancak İdare Encümeninin ikramiye dağıtılmasına ilişkin kararı belediye reisinin onayı alınmadan verilmiştir. Söz konusu ödemeden sadece yetkisiz karar veren İdare Encümen Üyelerinin sorumlu tutulması, harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunun kaldırılması gerekmektedir.
Bu itibarla, sorumluluk açısından yukarıda belirtilen hususların yeniden değerlendirilmesi teminen verilen tazmin hükmünün bozularak dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42