Sayıştay 6. Dairesi 42111 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İş Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

42111

Karar Tarihi

3 Ocak 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 6

  • Dosya No: 42111

  • Tutanak No: 43936

  • Tutanak Tarihi: 03.01.2018

  • Konu: İş Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: İşçilere hatalı fazla çalışma ücreti ödenmesi

259 sayılı ilamın 7 nci maddesiyle; ... Büyükşehir Belediyesinde çalışan işçilerinden bazılarına hatalı fazla çalışma ücreti ödenmesi sonucunda ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan; … ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … ve Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … temyiz dilekçesinde özetle;

  1. 4857 sayılı İş Kanunun fazla çalışma ücretini düzenleyen 41. maddesinde; Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin arttırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabileceği belirtildikten sonra fazla çalışmanın, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalar olarak tanımlandığı,

Kanunun çalışma süresini düzenleyen 63. maddesinde ise; genel bakımdan haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin haftanın çalışma günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı, tarafların anlaşması ile günde 11 saati aşmamak koşulu ile farklı bir şekilde dağıtılabileceği, iki aylık denkleştirme çalışması yapılabileceği, bu sürenin TİS ile dört aya kadar çıkarılabileceğinin düzenlendiği,

Belediyede yürürlükte bulunan 2013-2015 dönemini kapsayan TİS’in;

Normal çalışma sürelerini düzenleyen 24.maddesinde; “Haftalık çalışma süresi 42,5 saattir. Bu süre aşılmamak ve gün ortasında bir saatten az olmamak kaydı ile ara dinlenmesi verilmek şartıyla çalışma saatleri işin icabına göre İşverence tanzim edilir. Bu 42,5 saatlik süre haftada beş işgününe eşit olarak bölünür. 6. İşgünü akdi, 7. Gün hafta tatilidir. 6. ve 7. Gün yapılacak tatiller bir haftadan önceden işçilere duyurulur...”

Fazla sürelerle çalışma, fazla çalışma ve gece çalışması sürelerini düzenleyen 25. maddesinde;

a) “Haftalık 42,5 saatten 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilip her bir saat fazla çalışma için verilen ücretin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenir... Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmalardır. Bu saatlerde yapılacak çalışmalara normal çalışma ücretinin % 100 fazla ödenir, (akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla sürelerden sayılmaz.)

Fazla çalışmalar işçinin rızası alınarak ve işyerinde fiilen çalışan işçiler arasında hakkaniyet esaslarına göre yaptırılır.

Fazla çalışma ücretleri aylık ücretler ile beraber ödenir.

İşyerinde normal saatin dışında günde 3 saat, yılda 270 saat fazla çalışma yapılabilir.

Zorunlu haller hariç fazla çalışma yapamayacaklarını bildiren işçiler fazla çalıştırmaya zorlanamaz. İşçilerin normal saatleri dışında çalıştırıldıkları zaman yaptıkları çalışmanın saat artıkları tama iblağ edilir...” denildiği, bu nedenle Belediyedeki işçilerin fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma saatlerinin İş Kanunu ve TİS hükümleri gereğince hesaplandığı,

Belediyenin de işçilerini, TİS gereği beş gün üzerinden ve günde 8,5 saat olmak üzere haftada 42,5 saat çalıştırdığı, hafta içerisinde günlük 8,5 saatin üzerindeki çalışmaların yarım saati fazla sürelerle çalışma ve kalan çalışmalar fazla çalışma olarak hesaplandığı,

  1. Sorgu maddesinde haftalık 45 saat çalışma süresini doldurmayan bazı işçilere hatalı fazla çalışma ücreti ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verme nedenleri; iş kanunu ve TİS’in emredici hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan ve fiilen çalışılmaması veya çalışılsa dahi ek ücret ödemeyi gerektiren süreler olduğu, bu sürelerin;
  • TİS’nin 34.maddesinde belirtilen “izinler”

  • TİS’nin 36. Maddesinde belirtilen “ücretsiz mazeret izinleri”

  • TİS’nin 37.maddesinde belirtilen “ücretli sosyal izinleri”

  • 4857 sayılı iş kanunun 41 .maddesine dayanarak kullanılan serbest zamanı

  • İş kanununun 47.maddesine göre verilen hastalık izinlerini

-2429 sayılı “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanunda sayılan tatil günleri

olduğu,

İş Kanunu ve TİS hükümlerinden doğan kanuni haklarını kullanmaları sebebiyle haftalık 42,5 saatlik süreyi doldurmayan işçilere günlük bazda fazla çalışması var ise bu süreler fazla sürelerle veya fazla çalışma olarak kabul edilip buna göre ücret ödendiği, işçinin TİS’deki günlük 8,5 saatlik fiili çalışma süresini doldurmuş, haftalık çalışma süresini ise yıllık izin, sosyal izinler ve istirahat gibi kanundan kaynaklanan haklarını kullanmaları nedeniyle doldurmamış olduğu, sonuç olarak fiilen çalışılmayan bir süreye karşılık ücret ödenmediği,

Sorguda konu edilen haftalık çalışma süresinin doldurulmaması hususu, işçilerin işe devamsızlığından veya iş yerini mazeretsiz terk etmeleri gibi kasti sebeplerden değil; iş kanunu ve TİS’in emredici hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan ve fiilen çalışılmaması veya çalışılsa dahi ek ücret ödemeyi gerektiren süreler olduğu, yukarıda sayılan izinlerin ve serbest zamanın çalışma süresi içiresinde kullanılması, Ulusal Bayram, Hafta Tatili, ve Genel Tatil günlerinde ise işçinin çalıştırılmaması, çalıştırılsa bile ek ücret ödemesini icap edeceği,

  1. Her ne kadar “Fazla çalışma ücreti 4857 sayılı iş kanunun 41.maddesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır şeklinde tarif edilmiş olsa da TİS’in 24.maddesinde haftalık çalışma süresinin 42,5 saat ve 5 iş gününe eşit olarak bölünerek uygulanacağı düzenlendiğinden, günlük çalışma süresinin üzerinde çalıştırılan bir işçinin sırf yukarıda bahsedilen izinlerini kullanması sonucu haftalık çalışma süresini doldurmaması nedeni ile fazla çalışma ücreti ödenmemesinin çalışanın hak kaybına uğratılmasına ve Anayasanın 18.maddesinde belirtilen “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.” Maddesine aykırı olacağı,

  2. Anayasanın “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49.maddesinde; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak için gerekli tedbirleri alır...” düzenlemesi yapıldığından, İş Kanununda fazla mesai ile ilgili düzenlemelerde “haftalık çalışılmış gibi sayılan haller” sayılmayarak yasada boşluk bulunmasının ancak, TİS ile kurumun yapmış olduğu uygulamanın işçi lehine olması nedeniyle yapılan işlemin yerinde olduğunun değerlendirildiği,

  3. 4857 sayılı İş Kanunun “Ücretten İndirim Yapılmayacak Haller” başlıklı 62.maddesinde “her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı süreye indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle ya da 4857 sayılı Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucuna dayanarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamaz denildiği,

  4. Aynı Kanunun “Hafta tatili ücretli” başlıklı 46.maddesinde; “bu kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63’ncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.

Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir.

Şu kadarki;

a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,

b) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin sürelerini,

c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri.

Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.

Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır...” denildiği,

Kanun maddesinde hafta tatili ücretinin ödenmesi izah edilmiş olsa da haftalık çalışma süresinin hangi hallerde çalışılmış sayılacağına örnek teşkil ettiği, çalışılmadığı halde hafta tatili ücretinin ödenmesi gerekirken fiilen çalışılan günlük fazla çalışma ücretinin ödenmemesinin yerinde olmayacağı,

  1. Kanunun “Saklı Haklar” başlıklı 45.maddesinde toplu iş sözleşmesi veya İş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usülü ile çalışan işçilerin bu kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.

Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır” denildiğinden Büyükşehir Belediyesinin TÎS hükümleri gereği yaptığı bu uygulamanın işçi lehine bir uygulama olduğunun görüldüğü, aksi durumda, hafta içinde yasal izinlerini kullandığından haftalık 42,5 saatlik çalışma süresini doldurmayan İşçinin çalışılmayan izin günlerini yerine fazladan çalıştırabileceği, örneğin; pazartesi, Salı günü yıllık izin kullanan bir işçiye haftalık 45 saatlik çalışma süresini doldurmadığı ileri sürülerek haftanın kalan diğer günlerinde yani Çarşamba, Perşembe, Cuma veya cumartesi günleri, günlük 11 saate kadar çalıştırılarak karşılığında fazla mesai ücreti ödenmeyebileceği, işverenin bu uygulamayı bilinçli olarak yapabileceği, Kanun maddesinin bu şekilde yorumlanmasının beraberinde işçi aleyhine bir uygulamayı genelleştirebileceği,

İşin niteliği fazla mesai yapmayı gerektirdiği hallerde işçiyi çalıştırmamak ise, telafisi güç zararlara sebebiyet verebileceği gibi, çalıştırıp karşılığını ödememek de işçi (veya sendikası) ile işvereni karşı karşıya getireceği,

  1. İş Kanunun 66. maddesinde işçinin günlük çalışma süresinden sayılan hallerin maddeler halinde sıralandığı, bu hallerin;

a. Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işçilerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.

b. İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.

c. İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.

d. İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.

e. Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.

f. Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması yada onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler.

İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.

şeklinde olduğu,

Bu maddeler incelendiğinde işçinin günlük fiili çalışma sürelerindeki hallerin düzenlendiğinin görüldüğü, günlük 8,5 saatlik çalışma ediminin yerine getirilmesine ilişkin süreyi kapsadığı, oysa yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin bir günlük normal çalışma süresinden daha geniş süreyi kapsayan haller olduğu, bu sürelerin, kanunun hafta tatili ücretini düzenleyen 46. maddesine göre çalışılmış gibi kabul edildiği,

  1. Benzer konuda Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2014/37085 K. Sayılı ilamında; günlük 11 saati geçen her çalışmanın, haftalık 45 saat aşılmasa dahi fazla çalışma olarak kabul edildiği,

10- Sayıştay Temyiz Kurulun 25.12.2012 tarih ve 35989 tutanak nolu benzer kararında; “...İş kanununa göre fazla sürelerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz.

Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yönetmeliğinin 5.maddesinde yıllık 270 saat sınırının; iş yerlerine veya yürütülen işlerle değil, işçilerin şahıslarına ilişkin olduğu ifade edilerek, yapılabilecek fazla çalışmanın yıllık olarak 270 saat ile sınırlanması, bu miktarı aşan çalışmaların fazla çalışma gibi değerlendirilmesine engel değildir.

Aksi düşüncenin kabulü “işçiyi sürekli olarak çalıştırıp kendisine bir hak tanımamak” gibi adalet ve eşitlik ilkeleri ile bağdaşması mümkün olmayan bir görüş tarzının seçimine götürür ki, bu durum hakkaniyet ve nesafet ölçülerine ters düşer. Hak ve adalet duyguları ile bağdaşmaz.

Öte yandan işçinin yararına konulmuş hükümlerin onun zararına uygulanması yorum kurallarına da uygun düşmez. İşçiye yılda 270 saatten fazla olmak üzere fazla mesai yaptırılması yasak olsa da 270 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirip ücretlerinin zamlı olarak ödenmesi gerektiği kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.” İfadesinin yer aldığı

11- İşçilerin “çalışma süreleri” nasıl ki 4857 sayılı İş Kanununun 66. maddesinde belirlenmiş bir kazanım ise de haftalık çalışma süresini doldurmadığı iddia edilen yıllık izin, rapor veya mazeret izinleri de yine aynı kanun veya TİS (Toplu İş Sözleşmesi) ile elde edilmiş haklardan olduğu, bu nedenle, bahsedilen izinlerin haftalık çalışma süresinin hesabında dikkate alınmaması yani ücretli izinli olduğu günlerde çalışılmamış gibi işleme tabi tutulmasının düşünülmemesi gerektiği, aksi düşüncenin çalışma hayatında işçi aleyhine farklı bir boyut kazandıracağı ki bu durumun işçinin sırf mesai ücretini alamayacağı endişesi ile hafta içi birkaç gün izin kullanmaktan alıkoyacağı, bu izinlerin, çalışma sürelerine münhasıran kanunun diğer maddelerinde sayıldığı, iş kanununun 66. maddesinde sadece “çalışma süresinden sayılan haller” in belirlendiği, yani işçinin işverenden kaynaklanan sebeplerle fiili olarak işini yapmasına engel olabilecek durumları belirleyerek bu sürelerin çalışma süresinden sayılması gerektiği vurgulandığı, 4857 sayılı İş Kanununun diğer maddelerinde örneğin; 53. maddesinde “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri”, 55. maddesinde “Yıllık İzin bakımından çalışılmış gibi sayılan halleri (mazeret izinleri)”, belirtildiğinden kanunun ayrıca 66. maddesinde tekrarlanmasının bir anlam ifade etmeyeceğinin anlaşıldığı,

12- 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma şeklinde tarif edilmiş olsa da; kurumda görev yapan işçi personelin mazeretsiz işe gelmeme veya ücretsiz izin kullanmalarından değil de yasadan kaynaklı kanuni hakları olan yıllık izinleri, hastalık izinleri, Ulusal Bayramlar ve genel tatiller gibi izinleri kullanmaları sebebi ile haftalık 45 saatlik süreleri doldurmadıkları ileri sürülerek fiilen yaptıkları fazla çalışmalara karşılık yapılan fazla mesai ödemesinin kamu zararı olarak değerlendirilmemesi gerektiği,

13- Aynı konu ile ilgili olarak Sayıştay 6. Dairesinin 11.02.2016 tarih ve 58 sayılı İlamında; (Belediyelerine bağlı ... Genel Müdürlüğü ile ilgili ilamında) "... işçiye ödenen fazla çalışma ücreti fiilen çalıştığı bir sürenin karşılığıdır.

4857 sayılı iş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan ve işçinin fiilen çalışılmaması gereken veya çalışılsa dahi ek ücret ödemeyi gerektiren süreler; 4857 sayılı îş Kanunu dun 53 'üncü maddesinde belirtilen izinler, aynı Kanundu 4Kinci maddesine dayanarak kullanılan serbest zaman, aynı Kanunun 47’inci maddesine göre verilen hastalık izinleri ile 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel tatiller Hakkındaki Kanunda sayılan tatil günleri olup, sayılan bu süreler ve günlerin hesaba katılarak, bazı işçilerin haftalık 45 saat çalışma süresini doldurmadıkları ileri sürülüp, fazla çalışma ücretinin ödenmesi, "Kamu zararı” olarak değerlendirilemez...” denilmekte olup; açıklanan gerekçelerle, sorgu konusu edilen kamu zararına ilişkin ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde oy çokluğuyla karar verilmiştir.” denildiğini,

Belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“... Büyükşehir Belediyesi 2014 yılı hesabının 6. Daire’de yapılan yargılaması sonucu çıkarılan 05.05.2016 tarihli ve 259 sayılı ilamın 7. maddesindeki tazmin hükmüne karşı Sorumlular ... ve arkadaşları tarafından verilen ve ilgi yazıları ile Başsavcılığımıza intikal ettirilen Daire kararının temyizen tetkik edilerek bozulması ve kaldırılmasına ilişkin murafaa talepli tarihsiz dilekçe ve ekleri incelendi.

Sorumluların ileri sürdükleri hususlar Daire Kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır.

Bu nedenle Dairece verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.”

şeklinde görüş bildirilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlular ... ve ... adına Avukat ... ile Sorumlu … ve Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

259 sayılı ilamın 7 nci maddesiyle; ... Büyükşehir Belediyesinde çalışan işçilerinden bazılarına hatalı fazla çalışma ücreti ödenmesi sonucunda ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 41 inci maddesinde:

“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir…”

hükmü yer almakta, Kanun’un “Çalışma Süresi” başlıklı 63 üncü maddesinde:

“Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saattir.

Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir…”

denilmektedir.

Kanun’un 45 inci maddesinde ise aksi kararlaştırılmamışsa, haftalık 45 saatlik çalışma süresinin, haftanın çalışma günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı hükme bağlandığından, söz konusu iş için, haftalık çalışma süresinin, haftanın çalışılan 5 gününe eşit ölçüde bölünerek günde 8 saat haftada 40 saat, şeklinde uygulandığı anlaşılmaktadır.

Rapor dosyasının incelenmesinden; ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası (... ) arasında imzalanan 15.03.2013-14.03.2015 dönemini kapsayan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin “Normal Çalışma Süresi” başlıklı 24 üncü maddesinde:

“Haftalık çalışma süresi 42,5 saattir. Bu süre aşılmamak ve gün ortasında bir saatten az olmamak kaydı ile ara dinlenmesi verilmek şartıyla çalışma saatleri işin icabına göre işverence tanzim edilir. Bu 42,5 saatlik süre haftada beş işgününe eşit olarak bölünür. 6. işgünü akdi, 7. gün hafta tatilidir. 6. ve 7. Gün yapılacak tatiller bir haftadan önceden işçilere duyurulur...”

hükmü,

“Fazla Sürelerle Çalışma, Fazla Çalışma ve Gece Çalışması” başlıklı 25 inci maddesinde:

“a) Haftalık 42,5 saatten 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilip her bir saat fazla çalışma için verilen ücretin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenir... Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmalardır. Bu saatlerde yapılacak çalışmalara normal çalışma ücretinin % 100 fazla ödenir, (akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma sürelerden sayılmaz.)

Fazla çalışmalar işçinin rızası alınarak ve işyerinde fiilen çalışan işçiler arasında hakkaniyet esaslarına göre yaptırılır.

Fazla çalışma ücretleri aylık ücretler ile beraber ödenir.

İşyerinde normal saatin dışında günde 3 saat, yılda 270 saat fazla çalışma yapılabilir.

Zorunlu haller hariç fazla çalışma yapamayacaklarını bildiren işçiler fazla çalıştırmaya zorlanamaz. İşçilerin normal saatleri dışında çalıştırıldıkları zaman yaptıkları çalışmanın saat artıkları tama iblağ edilir...”

hükmünün yer aldığı, işçilere yapılan fazla çalışma ücret ödemelerinin her bir gün için ayrı hesaplandığı, İşletme Toplu İş Sözleşmesi ile haftalık 42,5 saat olarak belirlenen çalışma saatinin haftalık işgünü sayısı olan 5’e bölünerek 8,5 saat olarak hesaplandığı, her bir gün için de 8,5 saat üzerindeki çalışmanın fazla çalışma olarak değerlendirildiği görülmüştür. Bir başka ifadeyle; işin niteliği gereği, işçinin hafta içindeki günlük 8,5 saatin üzerindeki çalışmaları ve Cumartesi günü çalışmaları bir aylık maaş dönemi içinde (her ayın 1 ile 31 arasında) toplanarak haftalık çalışma süresi 45 saate tamamlandıktan sonra kalan süreler için fazla çalışma ücreti ödenmiştir.

İlamda konu edilen haftalık çalışma süresinin doldurulmaması hususu, işçilerin işe devamsızlığından veya iş yerini mazeretsiz terk etmeleri gibi kasti sebeplerden değil; İş Kanunu ve Sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan ve kanunların işçiler için öngördüğü bir hakkın kullanılması ile ilgilidir.

Haftalık 45 saat çalışılmamasına neden olan izinlerin ve serbest zamanın çalışma süresi içerisinde kullanılması, Ulusal Bayram, Hafta Tatili ve Genel Tatil günlerinde ise işçinin çalıştırılmaması, çalıştırılsa bile ek ücret ödemesini gerektirir. Diğer yandan işçiye ödenen fazla çalışma ücreti işçinin fiilen çalıştığı bir sürenin karşılığıdır.

4857 sayılı İş Kanunu ve Sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan söz konusu süreler; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen izinler, aynı Kanun’un 41’inci maddesine dayanarak kullanılan serbest zaman, aynı Kanun’un 47’nci maddesine göre verilen hastalık izinleri ile 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun’da sayılan tatil günleri olup, sayılan bu süreler ve günlerin hesaba katılarak, fazla çalışma ücretinin ödenmesinde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

Sonuç olarak, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 259 sayılı ilamın 7 nci maddesiyle ... TL için olarak verilen hükmün BOZULARAK dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (.. Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, …, …, .. ve …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla 03.01.2018 tarihinde karar verildi.

Karşı oy gerekçesi

(.. Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, …, …, .. ve …’in karşı oy gerekçesi;

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 41 inci maddesinde:

“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir…”

denilmektedir.

Maddede ifade olunan hükme göre işçilerin fazla çalışmaları günlük belli bir saatin üzerinde olan çalışmalar olmayıp haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar olarak belirlenmiştir. Kuşkusuz bu durum her iş günü için çalışma saatlerinin kaydı ve puantajının tutulması ile tespit edilecektir. İşçinin haftalık çalışma süresi 45 saatin altında belirlenmiş ise haftalık çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma, 45 saati aşan çalışmaları ise fazla çalışma olarak değerlendirilmelidir. İşçi eğer o hafta fazla sürelerle çalışma ya da fazla çalışma yapmış ise yine aynı madde hükmünde belirtilen oranlarda artırımlı olarak kendisine fazla çalışma ücreti ödenecektir.

Rapor dosyasının incelenmesinden; ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası (... ) arasında imzalanan 15.03.2013-14.03.2015 dönemini kapsayan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin “Normal Çalışma Süresi” başlıklı 24 üncü maddesinde:

“Haftalık çalışma süresi 42,5 saattir. Bu süre aşılmamak ve gün ortasında bir saatten az olmamak kaydı ile ara dinlenmesi verilmek şartıyla çalışma saatleri işin icabına göre işverence tanzim edilir. Bu 42,5 saatlik süre haftada beş işgününe eşit olarak bölünür. 6. işgünü akdi, 7. gün hafta tatilidir. 6. ve 7. Gün yapılacak tatiller bir haftadan önceden işçilere duyurulur...”

hükmü,

“Fazla Sürelerle Çalışma, Fazla Çalışma ve Gece Çalışması” başlıklı 25 inci maddesinde:

“a) Haftalık 42,5 saatten 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilip her bir saat fazla çalışma için verilen ücretin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenir... Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmalardır. Bu saatlerde yapılacak çalışmalara normal çalışma ücretinin % 100 fazla ödenir, (akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma sürelerden sayılmaz.)

Fazla çalışmalar işçinin rızası alınarak ve işyerinde fiilen çalışan işçiler arasında hakkaniyet esaslarına göre yaptırılır.

Fazla çalışma ücretleri aylık ücretler ile beraber ödenir.

İşyerinde normal saatin dışında günde 3 saat, yılda 270 saat fazla çalışma yapılabilir.

Zorunlu haller hariç fazla çalışma yapamayacaklarını bildiren işçiler fazla çalıştırmaya zorlanamaz. İşçilerin normal saatleri dışında çalıştırıldıkları zaman yaptıkları çalışmanın saat artıkları tama iblağ edilir...”

hükmünün yer aldığı,

uygulamada ise işçilere yapılan fazla çalışma ücret ödemelerinin her bir gün için ayrı hesaplandığı, İşletme Toplu İş Sözleşmesi ile haftalık 42,5 saat olarak belirlenen çalışma saatinin haftalık işgünü sayısı olan 5’e bölünerek 8,5 saat olarak hesaplandığı, her bir gün için de 8,5 saat üzerindeki çalışmanın fazla çalışma olarak değerlendirildiği görülmüştür. Bir başka ifadeyle işçinin haftalık çalışma süresini doldurup doldurmadığına bakılmaksızın günlük çalışma saatlerini aşan tüm çalışmaları fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilip ona göre ücret ödenmiştir.

Sorumluların savunmasının temelini; fazla çalışma sürelerinin günlük olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi ve hafta tatili, ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara dair sürelerin değerlendirmesi oluşturmaktadır. Bu bakımdan her iki başlığın ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Öncelikle fazla çalışma sürelerinin günlük olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi incelendiğinde; 4857 sayılı Kanun’un yukarıda da aynen yer verilen 41 inci maddesinde “… Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır...” şeklinde tanımlanmış olup benzer şekilde İşletme Toplu İş Sözleşmesinin 25 inci maddesinde de “a) Haftalık 42,5 saatten 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilip... Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmalardır…” hükmü yer almaktadır.

Buna göre 4857 sayılı Kanun’a göre fazla çalışmanın kabul edilebilmesi için, haftalık çalışma süresinin esas alınması gerekmektedir.

İlam hükmünde bu durum ayrıntılı olarak açıklanmış olup İlamın ilgili kısmı aşağıdaki gibidir:

“…1475 sayılı Kanunda belirli sebeplere ve şartlara bağlı olarak “kanunda yazılı günlük çalışma süresi dışında” yapılan çalışma, fazla çalışma olarak tanımlanmış iken, 4857 sayılı Kanunda ölçüt değiştirilerek şu tanıma yer verilmiştir:

“Fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır”. Bu durumda fazla çalışma için esas alınacak haftalık çalışma süresi; anılan Kanunda zikredilen normal haftalık çalışma için öngörülen “en çok kırk beş saatlik süre”’ dir.

İş Kanunu 41/1 maddesi hükmüne göre, fazla çalışmayı belirleyen haftalık çalışma süresi ölçütü mutlak emredici olduğundan, taraflarca sözleşmelere konulan hükümlerle bu ölçütün kaldırılması ve yerine başka bir ölçüt getirilmesi mümkün değildir, aksi yöndeki sözleşme hükümleri geçersizdir. Kanunda kabul edilen haftalık çalışma ölçütü saklı kalmak üzere kendi esasları ve uygulanma şartlarında nispi emredici kurallar çerçevesinde işçi yararına değişiklikler elbette ki yapılabilir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 41/1 maddesi hükmüne göre, işçinin en çok çalışma süresi olan 11 saati aşmamak üzere normal günlük çalışma süresinin üzerinde çalışmış olması, fazla çalışmanın varlığını tek başına ispat edemez.

İşçinin 7 günden oluşan bir haftalık zaman diliminde çalıştırıldığı sürenin toplam olarak 45 saati doldurup doldurmadığı dikkate alınmalı, dolduruyorsa 45 saati aşan süreler fazla çalışma olarak saptanarak, zamlı ücret ödenmelidir.

Çalışma süresi ve fazla sürelerle çalışma ya da fazla çalışma, “işçinin çalıştırıldığı işte geçirdiği süredir”.

İşveren, işyerinde mal ve hizmet üretiminde iş gücünü kullanması gerekli olduğundan, işçinin tabi olacağı çalışma süresinin “fiili çalışma” ya dayalı olduğu her yönden açıktır. Bu durumu 4857 sayılı İş Kanunu'nun fazla çalışma ücretini düzenleyen 41'inci maddesindeki; “ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir” hükmünden kolayca çıkarmak mümkündür.

İşçiye fazla çalışma yaptırılmasının amacı mevzuat hükmünde denildiği gibi üretimi artırmaktır. Bu da işçinin fiilen çalıştırılması ile mümkün olabilir.

İşçilerin haftalık çalışma süresinin, haftanın çalışılan 5 gününe eşit ölçüde bölünerek günde 8,5 saat ve haftada 42,5 saat olacak şekilde düzenlendiği; işin niteliği gereği, işçinin günlük 8,5 saatin üzerindeki çalışmalarının yarım saati fazla sürelerle çalışma ve kalan çalışmalar fazla çalışma olarak hesaplandığı, şeklindeki görüşlerin kabulü mümkün değildir.

Çünkü işçinin günlük 8,5 saatlik mesaisini aşan çalışmalarının tamamı aylık olarak toplanmakta, (haftalık 42,5 saatlik çalışma süresi ile 45 saatlik çalışılması gereken süre arasındaki fark olan 2,5 saati) aylık 10 saati fazla sürelerle çalışma, geriye kalanı da fazla çalışma, olarak nazara alınmaktadır. Ancak bu şekilde yapılan hesaplama mevzuatta tarif edilen hesaplama ile bağdaşmamaktadır. Çünkü İdare uygulamasında işçiye, günlük çalışma süresini aştığı ancak haftalık olarak 45 saatlik çalışma süresini doldurmadığı haftalarda da fazla çalışma ücreti ödenmektedir ki mevzuata aykırı olan en önemli nokta budur…”

Sorumluların dile getirdikleri ikinci önemli husus ise; hafta tatili, ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara dair sürelerin değerlendirmesidir.

4857 sayılı Kanun’un “Çalışma süresinden sayılan haller” başlıklı 66 ncı maddesinde:

“Aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır:

a) Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.

b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.

c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.

d) İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.

e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.

f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler.

İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.”

denilmektedir.

Konu ile ilgili olarak İşletme Toplu İş Sözleşmesinin 25 inci maddesinde:

“a) Haftalık 42,5 saatten 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilip her bir saat fazla çalışma için verilen ücretin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenir... Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmalardır. Bu saatlerde yapılacak çalışmalara normal çalışma ücretinin % 100 fazla ödenir, (akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla sürelerden sayılmaz.)…”

denilmektedir. Buna göre tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları İşletme Toplu İş Sözleşmesi ile fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma düzenlendikten sonra parantez içi hükümle “(akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla sürelerden sayılmaz.)” ifadesini Sözleşme kapsamına aldıkları ve böylelikle anılan sürelerde yapılacak çalışmaların fazla sürelerle çalışma ve fazla sürelerden sayılmayacağı peşinen hükme bağlanmıştır. İlamda da bu durum “…İşçinin fiilen çalıştığı süreler ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 66’ncı maddesinde sayılan çalışma süresinden sayılan haller dışında; yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ve ulusal bayram günlerinde mevzuata göre işçiye çalışılmış gibi ücret ödenmesi kabul edildiğinden; işçi, fiilen çalışmasa dahi fazla çalışma ücretinin hesabında çalışmış, gibi değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte, 4857 sayılı İş Kanunu’nda çalışılmayan bu sürelerin çalışılmış gibi sayılarak işçiye yevmiyesinin tam ödenmesinin istenmesindeki maksat, kişinin bu sayılan haller nedeniyle çalışamadığı dönemde işverenin işçinin ücretinden kesinti yaparak işçinin mağdur edilmesinin önüne geçilmesidir…”

şeklinde değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 259 sayılı ilamın 7 nci maddesiyle ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmesi gerekir.

Üye ….’in karşı oy gerekçesi;

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 41 inci maddesinde:

“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır…”

denilmektedir.

Maddede ifade olunan hükme göre işçilerin fazla çalışmaları günlük belli bir saatin üzerinde olan çalışmalar olmayıp haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar olarak belirlenmiştir. Kuşkusuz bu durum her iş günü için çalışma saatlerinin kaydı ve puantajının tutulması ile tespit edilecektir. İşçinin haftalık çalışma süresi 45 saatin altında belirlenmiş ise haftalık çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma, 45 saati aşan çalışmaları ise fazla çalışma olarak değerlendirilmelidir. İşçi eğer o hafta fazla sürelerle çalışma ya da fazla çalışma yapmış ise yine aynı madde hükmünde belirtilen oranlarda artırımlı olarak kendisine fazla çalışma ücreti ödenecektir.

Rapor dosyasının incelenmesinden; ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası (... ) arasında imzalanan 15.03.2013-14.03.2015 dönemini kapsayan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin “Normal Çalışma Süresi” başlıklı 24 üncü maddesinde:

“Haftalık çalışma süresi 42,5 saattir. Bu süre aşılmamak ve gün ortasında bir saatten az olmamak kaydı ile ara dinlenmesi verilmek şartıyla çalışma saatleri işin icabına göre işverence tanzim edilir. Bu 42,5 saatlik süre haftada beş işgününe eşit olarak bölünür. 6. işgünü akdi, 7. gün hafta tatilidir. 6. ve 7. Gün yapılacak tatiller bir haftadan önceden işçilere duyurulur...”

hükmü,

“Fazla Sürelerle Çalışma, Fazla Çalışma ve Gece Çalışması” başlıklı 25 inci maddesinde:

“a) Haftalık 42,5 saatten 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma olarak kabul edilip her bir saat fazla çalışma için verilen ücretin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenir... Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışmalardır. Bu saatlerde yapılacak çalışmalara normal çalışma ücretinin % 100 fazla ödenir, (akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma sürelerden sayılmaz.)

Fazla çalışmalar işçinin rızası alınarak ve işyerinde fiilen çalışan işçiler arasında hakkaniyet esaslarına göre yaptırılır.

Fazla çalışma ücretleri aylık ücretler ile beraber ödenir.

İşyerinde normal saatin dışında günde 3 saat, yılda 270 saat fazla çalışma yapılabilir.

Zorunlu haller hariç fazla çalışma yapamayacaklarını bildiren işçiler fazla çalıştırmaya zorlanamaz. İşçilerin normal saatleri dışında çalıştırıldıkları zaman yaptıkları çalışmanın saat artıkları tama iblağ edilir...”

hükmünün yer aldığı,

uygulamada ise işçilere yapılan fazla çalışma ücret ödemelerinin her bir gün için ayrı hesaplandığı, İşletme Toplu İş Sözleşmesi ile haftalık 42,5 saat olarak belirlenen çalışma saatinin haftalık işgünü sayısı olan 5’e bölünerek 8,5 saat olarak hesaplandığı, her bir gün için de 8,5 saat üzerindeki çalışmanın fazla çalışma olarak değerlendirildiği görülmüştür. Bir başka ifadeyle işçinin haftalık çalışma süresini doldurup doldurmadığına bakılmaksızın günlük çalışma saatlerini aşan tüm çalışmaları fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilip ona göre ücret ödenmiştir.

... Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası (... ) arasında imzalanan 15.03.2013-14.03.2015 dönemini kapsayan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin yukarıda aynen yer verilen “Fazla Sürelerle Çalışma, Fazla Çalışma ve Gece Çalışması” başlıklı 25 inci maddesinin (a) bendinin birinci fıkrasının sonunda yer alan parantez içi hükümde “(akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma sürelerden sayılmaz.)” ifadesi yer almaktadır.

Toplu Sözleşme hükmüne göre; akdi tatil, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan normal çalışmalar fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma sürelerden sayılmayacak olup, İlama konu kamu zararı hesap tablosu oluşturulurken sayılan haller dışında kalan (yıllık izinler vb.) diğer izinli dönemlerinde hesaplamaya dâhil edildiği görülmektedir.

Buna göre Toplu Sözleşme hükümlerine göre sadece parantez içinde yer alan haller ile ilgili olarak fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma sürelerinin değerlendirmeye alınmasını ve bu haller dışında kalan durumların hesaplamadan düşülmesini teminen ilam hükmünün BOZULARAK yeniden bir karar verilmek üzere Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.)

Karar verildiği 03.01.2018 tarih ve 43936 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim