Sayıştay 6. Dairesi 41776 Kararı - Özel Bütçe
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
41776
14 Haziran 2017
Diğer Özel Bütçeli İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Diğer Özel Bütçeli İdareler
-
Yılı: 2009
-
Daire: 6
-
Dosya No: 41776
-
Tutanak No: 43211
-
Tutanak Tarihi: 14.06.2017
-
Konu:
KARAR
Konu: Sahte belgelerle zimmete para geçirme.
323-1612 sayılı Ek İlam ile, ... Orman İşletme Müdürlüğü mutemedi …’nın, mahkeme harç ve giderleriyle ilgili olarak verilen avansların mahsup işlemleri sırasında; işletme kayıtlarında bulunmayan veya kayıtlarda bulunmasına rağmen karara bağlanan ya da masraf yatırılması gerekmeyen dava dosyaları ile ilgili olarak, bilgisayar ortamında belge hazırladığı, imzaları taklit ederek nitelikli, hileli ve aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlediği ve mahkeme veznesine para yatırmış gibi göstererek 2009 yılında …-TL’yi zimmetine geçirdiği ve bu suretle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunmuştur.
İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … dilekçesinde özetle;
• Avans kapama işlemlerinde kullanılan belgeler üzerindeki imzaların sahteliğini tespit etmesinin mümkün olmadığını; zira harcamaların dava mutemedi ... tarafından mahkeme veznesinde yapılmakta olduğunu; kurum bünyesinde Mahkeme veznesi tarafından imza atacak kişilerin isimlerinin ve imza sirküsünün bulunmadığını bu nedenle imzaların sahteliğini bilmesinin mümkün olmadığını,
Kaldı ki Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2005 tarih ve 005422 sayılı yazıları gereği mahkeme giderlerine ilişkin evrakların çıktılarının yeterli olduğunu; belgelerdeki imzaların tam olduğunu ve gerçek belgelerdeki isimler ile sonradan hazırlanmış sahte belgelerdeki isimlerle aynı olduğunu bu nedenle bazı belgelerdeki mühür eksikliği nedeniyle sahte belgelerin düzenlenmesinden mesul olamayacağını; Zira üzerinde mühür bulunduğu halde bazı belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığını; üzerinde mühür bulunsa bile sahte belge ile zimmet suçunun gerçekleştirilebileceğini,
• Uyap sistemini kullanan Adliye Personelinin, Adliye tarafından hazırlanan belgelere mühür ve imza gerekmediğini defaatle kuruma bildirdiğini; Bu nedenle bazı belgelerdeki mühür eksikliğinin bu kapsamda değerlendirdiğini; Uyap sistemine de şifre ile girilebildiğinden kendisinin bu şifreye ve göreve sahip olmadığından bu nedenle evrakın gerçek ya da sahte olduğunu anlamasının mümkün olmadığını;
• Zimmete konu evrakların defaatle denetçiler ve Orman Genel Müdürlüğü Müfettişleri tarafından kontrol edildiğini ancak bu kişilerinde imza sahtekarlığını tespit edemediğini; bunun nedeninin ise işlenen suçun nitelikli zimmet olmasından kaynaklandığını, mevzuat tarafından yüklenen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, mevcut sistemde evrakın gerçekliğinin ya da sahteliğinin anlaşılmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını,
Zaten olayla ilgili olarak Orman Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan denetimde kendisine cezai bir sorumluluk yüklenmediği gibi verilen disiplin cezasının da Merkez Disiplin Kurulu tarafından kaldırıldığını, görevini yerine getirirken her türlü özen ve gayreti gösterdiğini, olağanüstü bir gayret gösterse bile anlaşılamayacak bir eylem yüzünden sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu,
• ... Orman Bölge Müdürlüğü emrindeki görevinin yoğun olduğunu; Sadece Döner Sermaye Saymanlığında 2009 yılı için 11.369 makbuz (fiş) kesildiğini; kaldı ki kendisinin orman mühendisi olması dolayısıyla Ormancılık alanında yerine getirmesi gereken çok yoğun işleri olduğunu, verilen tüm iş ve görevleri mevzuat dahilinde yerine getirmeye çalıştığını belirterek adına verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
…..’ın temyiz dilekçesine ilişkin olarak Dairesi tarafından gönderilen yazıda;
“ …
-
Sayıştay 6. Daire Başkanlığının 01. 07. 2016 tarih ve 12745 Tutanak no ve 1612 ilamıyla belirtildiği üzere 2009 yılında …. TL nin zimmete geçirildiği ve bu suretle kamu zarına yol açıldığı bu nedenle de Harcama yetkilisi, Gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin müştereken ve müteselsilen mesul olduğu sabittir.
-
Sözkonusu olayda ödemeye dayanak teşkil edecek belgelerin mahkemenin resmi mührüyle mühürlenmedikleri için sahte olabileceği şüphesi mevcutken alındılar kullanılarak mahsup işlemine izin verildiği; dolayısıyla mevzuatın kendisine yüklediği inceleme ve kontrol görevini ihmal ettiğinden kamu zararından sorumlu tutulmalıdır.
-
…’ın Uyap sistemine giriş için şifresi olmadığı belgeyi kontrol etme imkanının olmadığı yönündeki savunmasına da itibar edilmemelidir. Zira yukarıda da belirtildiği gibi mühür olmayan bir evrakın sahte olma ihtimalinin olabileceği öngörülmeli gerekmesi halinde Adliye ile iletişim kurularak evrakın gerçek olup olmadığı rahatlıkla anlaşılabilirdi.
-
Denetime konu evrakların iç denetçiler ve OGM müfettişleri tarafından da defaatle denetlendiği halde bu durumun tespit edilemediği iddiası ise kamu zararına yol açan Harcama yetkilisi, Gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun kalkmasına neden olacak bir husus değildir.
Netice ve Talep: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle Temyiz edenin temyiz gerekçelerinin Reddiyle; Sayıştay 6. Dairesinin 31.05.2016 Yargılama tarihli 12745 tutanak nolu 01.07.2016 tarihli 1612 sayılı ek ilamının TASDİKİNE karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz” denilmiştir.
İlamda Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … dilekçesinde özetle;
• Kurum saymanı olarak ayrıntılı bir denetimde bulunduğunu; İş yükü dolayısıyla daha ayrıntılı bir denetim gerçekleştiremediğini;
• Avans kapama işlemlerinde kullanılan belgeler üzerindeki imzaların sahteliğini tespit etmesinin mümkün olmadığını; zira harcamaların dava mutemedi ... tarafından mahkeme veznesinde yapılmakta olduğunu; kurum bünyesinde Mahkeme veznesi tarafından imza atacak kişilerin isimlerinin ve imza sirküsünün bulunmadığını bu nedenle imzaların sahteliğini bilmesinin mümkün olmadığını,
Kaldı ki Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2005 tarih ve 005422 sayılı yazıları gereği mahkeme giderlerine ilişkin evrakların çıktılarının yeterli olduğunu; belgelerdeki İmzaların tam olduğunu ve gerçek belgelerdeki isimler ile sonradan hazırlanmış sahte belgelerdeki isimlerle aynı olduğunu bu nedenle bazı belgelerdeki mühür eksikliği nedeniyle sahte belgelerin düzenlenmesinden mesul olamayacağını;
Zira üzerinde mühür bulunduğu halde bazı belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığını; üzerinde mühür bulunsa bile sahte belge ile zimmet suçunun gerçekleştirilebileceğini,
• Uyap sistemini kullanan kullanıcıların kendileri tarafından hazırlanan belgelere mühür ve imza gerekmediğini defaatle kuruma bildirdiğini; Uyap sistemine de şifre ile girilebildiğinden kendisinin bu şifreye ve göreve sahip olmadığından bu nedenle evrakın gerçek ya da sahte olduğunu anlamasının mümkün olmadığını,
• Zimmete konu evrakların defaatle denetçiler ve Orman Genel Müdürlüğü Müfettişleri tarafından kontrol edildiğini ancak bu kişilerinde imza sahtekarlığım tespit edemediğini; bunun nedeninin ise işlenen suçun nitelikli zimmet olmasından kaynaklandığını, mevzuat tarafından yüklenen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, mevcut sistemde evrakın gerçekliğinin ya da sahteliğinin anlaşılmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını;
Zaten olayla ilgili olarak Orman Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan denetimde kendisine cezai bir sorumluluk yüklenmediği gibi verilen disiplin cezasının da Merkez Disiplin Kurulu tarafından kaldırıldığını, Görevini yerine getirirken her türlü özen ve gayreti gösterdiğini, olağanüstü bir gayret gösterse bile ani aşılamayacak bir eylem yüzünden sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu,
• Kaldı ki OGM müfettişleri tarafından düzenlenen 26.05.2015 tarihli rapor gereği oluşan tazminatın tahsili için gerekli yasal prosedürün başlatıldığını, Sayıştay İlamı ile aynı olaya ilişkin mükerrer sorumluluk yükletilmesinin mükerrer tahsilata yol açacağını belirterek adına verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
….’ın temyiz dilekçesine ilişkin olarak Dairesi tarafından gönderilen yazıda;
-
Sayıştay 6. Daire Başkanlığı’nın 01. 07. 2016 tarih ve 12745 Tutanak no ve 1612 ilamıyla belirtildiği üzere 2009 yılında 17. 418,38 TL nin zimmete geçirildiği ve bu suretle kamu zarına yol açıldığı bu nedenle de Harcama yetkilisi Gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin müştereken ve müteselsilen mesul olduğu sabittir.
-
Sözkonusu olayda ödemeye dayanak teşkil edecek belgelerin mahkemenin resmi mührüyle mühürlenmedikleri için sahte olabileceği şüphesi mevcutken alındılar kullanılarak mahsup işlemine izin verildiği, dolayısıyla mevzuatın kendisine yüklediği inceleme ve kontrol görevini ihmal ettiğinden kamu zararından sorumlu tutulmalıdır.
-
…. ’IN Uyap sistemine giriş için şifresi olmadığı belgeyi kontrol etme imkanının olmadığı yönündeki savunmasına da itibar edilmemelidir. Zira yukarıda da belirtildiği gibi mühür olmayan bir evrakın sahte olma ihtimalinin olabileceği öngörülmeli gerekmesi halinde Adliye ile iletişim kurularak evrakın gerçek olup olmadığı rahatlıkla anlaşılabilirdi.
-
Denetime konu evrakların iç denetçiler ve OGM müfettişleri tarafından da defaatle denetlendiği halde bu durumun tespit edilemediği iddiası ise kamu zararına yol açan Harcama yetkilisi, Gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun kalkmasına neden olacak bir husus değildir.
-
İş bu dilekçe tarihi itibarıyla OGM müfettişleri tarafından hazırlanan 26. 05. 2015 tarihli rapor gereği tahsil edilmiş bir tutar olmadığı gibi halen Hukuk Mahkemelerinde açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle …. ’IN mükerrer tahsilata neden olunabileceği yönündeki savunmasına da itibar edilmemesi düşüncesindeyiz.
Netice ve Talep: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle Temyiz edenin temyiz gerekçelerinin Reddiyie; Sayıştay 6. Dairesinin 31.05.2016 Yargılama tarihli 12745 tutanak nolu 01.07.2016 tarihli 1612 sayılı ek ilamının TASDİKİNE karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz” denilmiştir.
İlamda Düzenleyen sıfatıyla sorumlu tutulan ... mirasçıları adına Avukat …. temyiz dilekçesinde özetle;
• Müteveffanın savunması alınmadan hakkında hüküm kurulmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu,
• İddia edilen sorumluluğun müteveffanın hiyerarşik üstünün olduğunu, müteveffanın sorumluluğunun bulunmadığını, hiyerarşik üst olan ….’IN denetim görevini yerine getirmediğini, yerine getirmeme gerekçesi olarak sunulan koşulların gerçekleşmediğini; üst amirin sorumluluğunun tam ve kesin olduğunu,
• Savunması dahi alınamayan ...’NIN farazi ön kabullerle sorumlu tutulmaya çalışıldığını, kendini savunamayacak bir kişinin üstüne suçun atılmaya çalışılmak suretiyle sorumluluktan kaçınılmaya çalışıldığı ifade edilmiştir.
... mirasçıları adına Avukat ….’ın temyiz dilekçesine ilişkin olarak Dairesi tarafından gönderilen yazıda;
“…
-
Sayıştay 6. Daire Başkanlığının 01. 07. 2016 tarih ve 12745 Tutanak no ve 1612 ilamıyla belirtildiği üzere 2009 yılında 17. 418,38 TL nin zimmete geçirildiği ve bu suretle kamu zarına yol açıldığı bu nedenle de Harcama yetkilisi, Gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkilisinin müştereken ve müteselsilen mesul olduğu sabittir.
-
. . . ’NIN vefat etmiş olduğu gerekçesiyle savunmasının alınmadan hakkında hüküm kurulmasının usule ve yasaya aykırı olduğu iddiası; müteveffanın farazi ön kabuller ile meydana gelen işlemlerden sorumlu tutulamayacağı yöndeki savunmaya değer verilemeyeceği kanaatindeyiz. Zira kişinin vefat etmiş olması kamunun uğramış olduğu zararın ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.
-
Yine meydana gelen olay nedeniyle denetleme pozisyonundaki üst amirin sorumluluğunun kalkmayacağı konusundaki savunmaya da katıldığımızı ifade etmek İsteriz. Ancak burada üst amirin sorumluluğunun yanında savunması alınamamış olsa dahi kişi hayatta iken yapmış olduğu tespit edilen iş ve işlemler nedeniyle . . . (mirasçıları )nın sorumluğu da bakidir. Kişinin savunmasının alınmamış olmasının meydana gelen zararı ortadan kaldırmayacağı açıktır.
-
Sözkonusu olayda ödemeye dayanak teşkil edecek belgelerin mahkemenin resmi mührüyle mühürlenmedikleri için sahte olabileceği şüphesi mevcutken, alındılar kullanılarak mahsup işlemine izin verildiği, dolayısıyla mevzuatın kendisine yüklediği inceleme ve kontrol görevini ihmal ettiğinden dolayı üst amirlerin de kamu zararından sorumlu tutulması son derece doğaldır.
Netice ve Talep: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle Temyiz edenin temyiz gerekçelerinin Reddiyle; Sayıştay 6. Dairesinin 31.05.2016 Yargılama tarihli 12745 tutanak nolu 01.07.2016 tarihli 1612 sayılı ek ilamının TASDİKİNE karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz” denilmiştir.
…. ve …..’ın temyiz dilekçeleri ile ilgili Başsavcılık mütalaasında;
“…
Sorumlu; müdürlüğün dava servisinde bu işlerle görevli kefaletli görevliye ödemenin yapıldığını, belgelerin eksiksiz konulduğunu muhasebe yetkilisi olarak kontrol ve denetim görevini yaptığını, diğer taraftan ilgiliden tahsilat için prosedürün başlatıldığını, kendisinden tahsilat yapılmasının mükerrer olacağını ifade ederek tazmin hükmünün kaldırılması talep etmiştir.
Sorumlunun ileri sürdüğü hususlar kararın gerekçelerini karşılamaktan uzaktır.
Bu neden ile Dairece verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır” denilmiştir.
...’nın mirasçılarının temyiz dilekçeleri ilgili Başsavcılık mütalaasında ise;
“…
Sorumlu Varisleri, sorumluların ifadelerine başvurmadan sorumlu tutulduğunu, sorumlu tutulmasına yönelik, bilgi ve belge bulunmadığını, asıl sorumluların Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin olması gerektiğini ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sorumlu varislerinin ileri sürdüğü hususlar kararın gerekçelerini karşılamaktan uzaktır.
Bu nedenle dairece verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır” denilmiş iken dosyanın duruşmalı görüşülmesi esnasında;
“Sorumluluğun yeniden değerlendirilmesi için hükmün bozularak Dairesine gönderilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır” denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan …., …, ... mirasçıları adına Avukat …. ve Avukat …. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Orman Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 21.07.2015 tarih ve 12643402-662/1438910 sayılı yazısı ekinde gönderilen Başmüfettiş …. ve Başmüfettiş ….. tarafından düzenlenen 26.05.2015 tarihli Raporda;
... Orman İşletme Müdürlüğü mutemedi ...’nın, mahkeme harç ve giderleriyle ilgili olarak verilen avansların mahsup işlemleri sırasında; işletme kayıtlarında bulunmayan veya kayıtlarda bulunmasına rağmen karara bağlanan ya da masraf yatırılması gerekmeyen dava dosyaları ile ilgili olarak, bilgisayar ortamında belge hazırladığı, imzaları taklit ederek nitelikli, hileli ve aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlediği ve mahkeme veznesine para yatırmış gibi göstererek 2009 yılında ….-TL’yi zimmetine geçirdiği ve bu suretle kamu zararına neden olunduğu tespit edilmesi üzerine Dairesince, gereceğe aykırı olarak düzenlenen sayman mutemet alındıları ile mahkeme veznesine para yatırılmış gibi gösterilip mahsup işlemi yapılmakla alınmayan hizmet karşılığında ödeme yapıldığından kamu zararı meydana geldiği belirtilerek, bu kamu zararından Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi, Muhasebe Yetkilisi ve mutemet(sahte belgeleri düzenleyen) sorumlu tutulmuşlardır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı tanımlanmış ve kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler belirlenmiştir. Anılan Kanun hükmünde, kamu görevlilerince mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması ve bu suretle de eksiltmeye yol açılan kamu kaynağı kamu zararı olarak nitelendirilmiştir.
Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğu ile ilgili olarak;
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde, avans kapama işlemlerinde kullanılan belgelerin üzerinde imza bulunduğu, bazılarında mühür bulunmadığı görülmektedir. Sorumlular tarafından, Uyap sistemini kullanan Adliye personeli tarafından, hazırlanan belgelere mühür ve imza gerekmediğinin kuruma bildirdiği belirtilmektedir. Zira, müfettiş raporuna göre sahte olmadığı söylenen ve mühür bulunmayan mutemet alındıları da ödeme belgeleri içerisinde yer almaktadır.
Harcama sürecinde yer alan kamu görevlileri mevzuatın kendilerine yüklediği inceleme ve kontrol görevini ihmal ettiğinden kamu zararından sorumlu tutulmalıdır. Mevcut imza ve mührün sahte olup olmadığının anlaşılmasının hukuken ve fiilen mümkün olmaması nedeni ile bu kişilerin inceleme ve kontrol görevi ile ilgili olarak sorumluluğundan söz edilemez. Sahte belge hazırlama ve kullanma olayında bir müdahillerinin olup olmadığını mevcut veriler ışığında tespit etmek de mümkün görünmemektedir.
Mutemet ...’nın sorumluluğu ile ilgili olarak;
5018 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ve Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince harcama yetkilisi mutemetleri; kendilerine verilen avanslara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri bir ay içerisinde ödeme emri belgesi ekinde, muhasebe yetkilisine vermekle yükümlüdür.
Orman Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu’nun raporunda, ... Orman İşletme Müdürlüğü mutemedi ...’nın, mahkeme harç ve giderleriyle ilgili olarak verilen avansların mahsup işlemleri sırasında; işletme kayıtlarında bulunmayan veya kayıtlarda bulunmasına rağmen karara bağlanan ya da masraf yatırılması gerekmeyen dava dosyaları ile ilgili olarak, bilgisayar ortamında belge hazırladığı, imzaları taklit ederek nitelikli, hileli ve aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlediği ve mahkeme veznesine para yatırmış gibi göstererek 2009 yılında …..TL’yi zimmetine geçirdiği belirtilmiş, bu gerekçeyle ... da vefat ettiği belirtilerek(savunması alınmadan) sorumlu tutulmuştur.
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.” hükmü bulunmaktadır.
Konu diğer yargı organlarının (burada adli yargının) görev alanına girmektedir. Kanun bu tür durumlarda Türk Ceza Kanununun uygulanacağını ifade etmektedir. Burada kamu zararını tespit edecek makam adli yargı organlarıdır. Ceza yargılaması farklı ve teknik bir husustur ve ceza yargılama kanunundaki hükümler uygulanmadan belge üzerinden bu suçların sübutiyetine karar vermek mümkün değildir. Mahkeme sonucuna göre konunun bütün yönleri ile incelenip değerlendirme yapılarak, illiyet bağı kurulmak sureti ile sorumluluk tespiti yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, tazmin hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından 323-1612 sayılı Ek İlam ile verilen tazmin hükmünün BOZULMASINA; konu ile ilgili ceza mahkemesindeki yargılama sonucuna göre sorumlulukların yeniden tespit edilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
Karar verildiği 14.06.2017 tarih ve 43210 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06