Sayıştay 6. Dairesi 41686 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

41686

Karar Tarihi

6 Temmuz 2018

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 6

  • Dosya No: 41686

  • Tutanak No: 44841

  • Tutanak Tarihi: 06.07.2018

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Belediyece 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre görev yapan tüm personele servis hizmeti için, Ocak – Mayıs ayları arasındaki dönemde aylık 120 kontörlük (binişlik) toplu taşıma kartı verilmesi, Haziran – Aralık ayları arasındaki dönemde ise 120 kontörlük kart bedelinin nakit olarak ödenmesi.

257 sayılı İlamın 3’üncü maddesiyle hüküm dışı bırakılan konuya ilişkin düzenlenen 310 sayılı EK ilam ile, ... Belediye Meclisinin almış olduğu karara dayanılarak, ... Belediyesince 2013 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre görev yapan tüm personele servis hizmeti için, Ocak – Mayıs ayları arasındaki dönemde aylık 120 kontörlük (binişlik) toplu taşıma kartı verildiği, Haziran – Aralık ayları arasındaki dönemde ise 120 kontörlük kart bedelinin nakit olarak ödendiği gerekçesiyle ... TL’ye verilen tazmin hükmünün, 25.10.2017 tarih ve 43585 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdikine karar verilmiştir.

İlamda Belediye Meclis Başkanı sıfatıyla sorumlu tutulan ...(Belediye Başkanı) ve diğer sorumlular … , … , … , …, …, …’in aynı mahiyetteki karar düzeltme dilekçesinde özetle;

5393 sayılı yasanın 60.madde 1-b bendinde “Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler”in belediyenin giderleri arasında sayıldığını,

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 7. Maddesinin 6. Fıkrasında,

“Devlet dairelerinin sıkışık bulunduğu büyük merkezlerde işkillen muayyen tarifeli taşıtlarla memurların zamanında iş başında bulunmalarını temin edecek yeterlikte olmadığı hallerde kurumlarca ve Devlet dairelerince memurlar için otobüs seferleri ihdas olunabilir.” hükmünün bulunduğunu,

Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliği’nin Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması başlıklı 5.maddesinde;

” Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur. ...”hükmünün bulunduğunu,

Yine aynı Yönetmeliğin 11. Maddesinin 2. Fıkrasında da;

“Kamu kurum ve kuruluşları gerektiğinde yangın, tabii afet, asayiş ile ilgili toplumsal olaylar gibi olağanüstü durumlar ile alarm, tatbikat, eğitim, kurs, hasta şevki, yerli ve yabancı konukların gezilerinde bu servis araçlarını, sözleşmede belirtilen ücreti mukabilinde kullanabilir.” hükmünün yer aldığını,

Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ve mevcut uygulamalar da gözetilerek Belediyede görev yapan memur personelin zamanında iş başında bulunmalarını teminen işe geliş ve gidişlerini kolaylaştırmak amacıyla verilen manyetik kartlara ilişkin ödemelerin yasal dayanağının olduğunu, nitekim gerek daire ilamında gerekse temyiz ilamında ödemelerin esasına ilişkin herhangi bir aykırılık görülmediğini,

5393 sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca Belediye Meclisinin, belediyenin karar organı olup, icra yetkisi bulunmadığını, Belediye meclisi tarafından alınan ve ilama esas tutulan kararların, harcama talimatı unsurunu taşımadığı gibi, şahsının ve belediye meclis üyelerinin harcama sürecinde aktif rol almadıklarını,

Ayrıca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluktan vareste tutulmalarının da usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Temyiz kurulu kararında meclis üyelerinin sorumluluğuna yasal dayanak olarak gösterilen 5018 sayılı yasanın 31.maddesinde yer alan ve harcama yetkisinden doğan sorumluluğu transfer eden hükümde bahsedilen kanundan doğan yetki olduğunu, mevcut durumda tazmin hükmüne dayanak yapılan meclis kararıyla 5393 sayılı yasanın Belediye Meclisi’nin görev ve yetkilerini düzenleyen 18. Maddede sayılan görev ve yetkiler arasında bulunmayan bir yetkinin kullanımının söz konusu olduğunu, alınan kararın yoklukla malul olduğunu ve dolayısıyla meclis başkanının ve üyelerinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka uygun olmadığını,

Temyiz ilamında tasdik gerekçesi olarak; servis hizmet desteği ile amaçlananın personelin zamanında işe gidip gelmesini sağlamak olduğunu, bu yardımın her durumda işe gidilse de gidilmese de verilecek bir yardım olmadığını, kamu kurulularınca personele yapılacak otobüs kartı yardımlarının iş günlerini kapsayacak şekilde olması gerektiği ancak somut durumda düzenli olarak hafta sonu tatil günleri için de personele otobüs kartı ödemesinin yapıldığını, birden fazla araç kullanımı ve hafta sonları mesaisi gözetilse dahi ayda 10 binişlik 9 kartın yeterli olduğunu ve ayrıca eğer hafta sonu işe gelinmiş ise puantajlarının tutularak bunun karşılığı olan yardımların alınabileceği gösterilmiş ise de bu gerekçenin ve değerlendirmenin somut duruma ve hukuka uygun olmadığını, şöyle ki;

İlama konu edilen ödemelerin dayanağını teşkil eden 02-04.2013 tarih ve 360 sayılı Belediye Meclis Kararı ile 06.06.2013 tarih ve 590 sayılı Belediye Meclis Kararı'nda yardımların, hafta içi mesai saatlerinde kullanılmak üzere verildiğinin çok açık bir biçimde ifade edildiğini, söz konusu kararlarda herhangi bir gün sayısının gösterilmediğini, bu itibarla temyiz ilamında yapılan hesaplamanın tamamıyla afaki olduğunu,

Belediye bünyesinde görev yapan memur personele aylık 120 kontur veya karşılığı nakit ödeme yapılmasının nedeninin ise kurum memurlarının ikamet etmekte oldukları semtlere göre toplu taşıma araçlarına ikiden çok kez bindikleri düşüncesi ve ayrıca kurumun iş ve işlemlerinin takibi, (duruşma, keşif, adli takip vs) denetimi, alacakların tahsili vs çalışmalar sebebiyle mesai saatleri içerisindeki kullanımlar olduğunu, kaldı ki iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında kimi zaman Cumartesi ve / veya Pazar günleri işyerine gelmek zorunda kalan personelin Yönetmeliğin 11.maddesinin 2. fıkrası hükmüyle verilen icazetle ve sonucu itibariyle işyerine geliş ve gidiş için kullanıyor olmaları sebebiyle, bu yardımlardan söz konusu günlerde de faydalanmalarında esasen bir sakınca bulunmadığını,

Hafta sonu mesailerinin personelin kendi rıza ve iradesiyle gerçekleştiğini ve karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığı için, mesailere ilişkin herhangi bir puantaj tanzim edilmediğini,

Öte yandan; yasa koyucunun konuya ilişkin düzenlemelerinde aradığı üzere, devlet dairelerinin yoğun olduğu ve trafiğin sıkışık bulunduğu bir merkezde, daimi ve muntazam bir hizmet gören Belediyenin 2013 yılı resmi nüfusunun 687.000 olduğunu, gündüz nüfusunun ise sınırları içerisinde barındırdığı 23 adet büyük sanayi merkezi ( …, .., … vs ), çok sayıda kamu kurumu ve AVM'ler sebebiyle 1.000.000'un üzerinde olduğunu,

İdare bünyesinde ilama konu dönemde yaklaşık 534 adet memur personelin bulunduğunu, bunların bir çoğunun yoğun trafik akışının olduğu, hızla büyüyen ve ikamet tercihlerinin şehir dışına yöneldiği günümüz ...'sında aynı yönde tercihle ...'nın değişik ilçelerinde ikamet ettiklerini ve şehir merkezine yakın bir konumda olan ... Belediyesi'ne alternatif yolları ve birden çok aracı kullanarak, yani aktarmalı olarak geldiklerinin, ki bu durumun verilen kontur sayısının mesai saatleri dışında kullanılmasına pek de imkan bırakmadığını,

Nitekim idarelerince 2012 yılı hesabında yine otobüs kartı ödemeleri için verilen tazmin hükmünün, Sayıştay Temyiz Kurulu’ nun 27.10.2015 tarih ve 40972 sayılı kararıyla: hafta sonları çalışan personele veya hafta içi başka yerlerde görevlendirilenlere daha fazla bilet verilebileceği, personele yasal mevzuatta açıkça kaç bilet verileceğine ilişkin bir hüküm olmadığı bu konunun idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasının akabinde Dairesi’ne dönen dosyada Denetçi tarafından yapılan incelemede, ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Kurulu’nun 12.08.2011 tarihli kararı uyarınca ancak 90 biniştik tam manyetik kart bedeli ödeme yapılması mümkün iken, 120 binişlik tam manyetik kart bedeli ödeme yapılması sonucu kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle fazla ödemenin izahı istenilmiş ise de, Sayıştay 6. Dairesi’nce bu rapora rağmen verilen 16.02.2017 tarih ve 481 sayılı ilamla, Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 27.10.2015 tarih ve 40972 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle sorgu konusu husus hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiğini, Sayıştay Temyiz Kurulu’nun ve Sayıştay 6. Dairesi’nin mevcut durumla birebir aynı konuda vermiş olduğu bu kararların birer örneğinin temyiz dilekçesinde ve savcılık karşılamasına cevap dilekçesinin ekinde sunulduğunu,

Öte yandan Üye ...'nün karşı oy gerekçesinde çok isabetli bir biçimde: “5018 ve 6085 sayılı kanunlar sonrası getirilen yeni sorumluluk anlayışına göre yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için öncelikle kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinin bulunması gerekmektedir. Yapılan ödemenin mevzuata aykırı olmadığı kabul edildikten sonra verilen kartın kaç binişlik olması gerektiği veya verilen kartın ölçüsüzlüğü gerekçesi ye kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak yargısal bir karar verilmesi uygun değildir. Personele verilecek kartların makuliyetine ilişkin sorunların çözümünü sağlayabilmek için konunun Sayıştay’ın yargısal niteliği olmayan raporlarıyla genel bir sorun olarak ilgili mercilere bildirilmesi uygun olur.” denildiğini,

Mevzuat hükümlerine bakıldığında karşımıza ilk olarak Anayasa’nın 125. Maddesinin 4. Fıkrasının çıktığını, söz konusu hükümde; 'Yargı yetkisi, İdarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz,” Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, İdarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez” denildiğini,

Konuya ilişkin özel mevzuat hükmü olarak da 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun ‘‘Denetimin Genel Esasları” başlıklı 35. maddesi gösterilebilir. Söz konusu hükme göre;

“Madde 35 - (1) Denetimin genel esasları şunlardır:

a) Denetim; kamu idarelerinin hesap, mali işlem ve faaliyetleri ile iç kontrol sistemlerinin incelenmesi ve kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasının değerlendirilmesidir. Sayıştay tarafından yerindelik denetimi yapılamaz» idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve ortadan kaldıracak karar alınamaz.

(2) (Ek: 6353 - 4.7.2012 / m.45) Denetimin yürütülmesi ve kamu zararının tespitinde aşağıdaki hususlara uyulur:

b) Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, (...)(*) uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez. “hükümlerinin yer aldığını,

Belediye meclisince alınan karar doğrultusunda yapılan gerek daire ilamında gerekse temyiz ilamında esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık görülmeyen ödemelerin miktarına yönelik düzeltme yapılmasının idarenin takdir yetkisini ortadan kaldırdığını, Sayıştay’ın yerindelik denetimi niteliğinde olan bu müdahalesinin Anayasa'da tanımlanmış kuvvetler ayrılığı ilkesine de aykırı düştüğünden, karar düzeltme konusu temyiz ilamının düzeltilerek. Sayıştay Ek ilamıyla verilen tazmin hükmünün tamamıyla kaldırılmasına karar verilmesinin Anayasa ve Sayıştay Kanunu başta olmak üzere yasal mevzuata uygun olacağını

Bütün açıklamalar ve emsal kararlar çerçevesinde; ilama konu ödemenin 539, 237 ve 5018 sayılı Yasalara uygun bir ödeme olduğunu, ortada herhangi bir kamu zararı bulunmadığı gibi şahsının ve meclis üyelerinin harcama sürecinde aktif rol almadığından, temyiz kurulu kararının düzeltilerek tazmine yönelik Daire kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında;

“... ... Belediyesi 2013 Yılı Hesabı’nın 6. Daire’de yargılaması sonucunda düzenlenen, 19.4.2016 tarihli karar ve 310 sayılı Ek ilamın 1. maddesindeki tazmin hükmüne karşı, sorumlu sıfatıyla ...’ın Temyiz Kurulu nezdinde yapılan temyiz başvurusu Kurulun 25.10.2017 tarih ve 43585 Tutanak sayılı ilamı ile Daire kararınca verilen tazmin hükmünün tasdiki yönünde kararlaştırılmış, bu kez adı geçenin ilgi yazılarıyla gönderilen 5.2.2018 tarihli dilekçe ile karar düzetilmesi talebinde bulunulmaktadır.

Dairesince; ... Belediye Meclisinin almış olduğu karara dayanılarak, ... Belediyesinde görevli tüm memurlara, 90 binişlik otobüs kartı verilmesi yerine 120 binişlik otobüs kartı verilmesi sonucu oluşan fazla ödeme tutarına tazmin hükmettiği görülmektedir.

Sorumlu savunmasında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 17 ve 60. maddesine göre, idarenin karar organı olan Belediye Meclisi kararına dayanılarak, iş verimliliğini artırmak üzere, 237 sayılı Taşıt Kanunu ile Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde, söz konusu ödemelerin yapıldığını, aynı konuda emsal 2012 yılı hesabının yargılanmasında, Temyiz Kurulunun 27.10.2015 tarihli ve 40972 tutanak numaralı ilamı ile 6. Dairenin 16.2.2017 tarih ve 481 sayılı ilamında, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiğini belirterek, tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 17 ve 60. maddesine, 237 sayılı Taşıt Kanunu 7. maddesi ile Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliğinin 5 ve 11. maddelerindeki ve diğer ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mevcut mevzuatta belediye personeline kaç binişlik bilet verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı için idarenin karar organı olan Belediye Meclisinin 2.4.2013 tarih ve 360 sayılı kararı ile belirlenen miktarda, Belediye çalışanlarına otobüs bileti ücretinin ödenmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır.

Yapılan bu ödemenin miktarını; belediyenin görev alanı büyüklüğü, iş verimliliğinin artırılması, nüfus yoğunluğu, çalışan memurların ikametgâhı ile hizmet binalarının uzaklığı ve dağınıklığı, burada görülecek hizmetin zamanında ve aksatılmadan yürütülmesi, hafta sonu çalışan personele veya hafta içi başka yerlerde görevlendirilen personelin ulaşımı belirlemektedir.

Belediyece, personele verilen otobüs kartı maliyeti ile servis hizmetinin ihale yoluyla temini halinde oluşacak maliyetin karşılaştırıldığı ve servis hizmetinin personele otobüs kartı verilmesi suretiyle temininin belediyeye daha ucuza mal edildiği belirtilmektedir.

Ayrıca, bu konuya emsal olabilecek Temyiz Kurulu ve Dairelerce farklı sayılarda otobüs bileti verilmesi hususunda verilmiş kararlar bulunmaktadır.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun, Denetimin genel esasları Başlıklı 35. maddesindeki, ... Sayıştay tarafından yerindelik denetimi yapılamaz, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve ortadan kaldıracak karar alınamaz. ... Hükmü nedeniyle, Sayıştay’ın, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve ortadan kaldıracak karar almaması gerektiği, ayrıca yapılan ödemenin 5018 sayılı Kanunun 71. maddesine göre kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmadığı değerlendirilmektedir.

Buna göre, karar düzetme talebinin kabulü ile söz konusu Daire kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Sorumluluk yönünden inceleme;

Dilekçiler, 5393 sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca Belediye Meclisinin, belediyenin karar organı olup, icra yetkisinin bulunmadığını, Belediye meclisi tarafından alınan ve ilama esas tutulan kararların, harcama talimatı unsuru taşımadığı gibi, belediye başkanının ve belediye meclis üyelerinin harcama sürecinde aktif rol almadıklarını, ayrıca harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluktan vareste tutulmalarının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, Temyiz Kurulu Kararında meclis üyelerinin sorumluluğuna yasal dayanak olarak gösterilen 5018 sayılı yasanın 31.maddesinde yer alan ve harcama yetkisinden doğan sorumluluğu transfer eden hükümde bahsedilen yetkinin kanundan doğan yetki olduğunu, mevcut durumda tazmin hükmüne dayanak yapılan meclis kararıyla 5393 sayılı yasanın Belediye Meclisi’nin görev ve yetkilerini düzenleyen 18. Maddede sayılan görev ve yetkiler arasında bulunmayan bir yetkinin kullanımının söz konusu olduğunu, alınan kararın yoklukla malul olduğunu ve dolayısıyla meclis başkanının ve üyelerinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka uygun olmadığını belirtmişlerdir.

Dilekçiler her ne kadar Belediye Kanunu’nun 18. maddesinde sayılan belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmayan bir yetkinin kullanılmasının kamu zararının dayanağının olamayacağını iddia etmişlerse de; aynı Kanun’un 17. maddesinde belediyenin karar organının belediye meclisi olduğu belirtilmiş ve ... Belediye Meclisi de 02.04.2013 tarih ve 360 sayılı kararıyla kamu zararına konu olan Belediyede görevli tüm memurlara her biri 10 binişlik olmak üzere ayda 12 adet otobüs kartı verilmesine ilişkin kararı almıştır.

14/06/2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının III-Sorumlular başlıklı bölümünün harcama yetkilisi bölümünde;

“b) Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denilmektedir.

Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır.

Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda;

  • Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,

-Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,

  • Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme şeklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına,” hükümleri yer almaktadır.

Sayıştay Genel Kurul Kararından da anlaşılacağı üzere; kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamasına rağmen sorumlulukları bulunmaktadır. Bu itibarla, Belediye Meclisi Kararında imzası bulunan Belediye Meclis Üyelerinin sorumlu tutulmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir.

Bunun yanında, harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluların iddialarının aksine 02.04.2013 tarih ve 360 sayılı Belediye Meclisi Kararına istinaden söz konusu harcamayı yapması, ayrıca Belediye Meclis Kararını uygulamama yetkilerinin bulunmaması nedeniyle sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.

Esas yönünden inceleme;

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda; 310 sayılı EK ilam ile ... Belediyesince 2013 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre görev yapan tüm personele servis hizmeti için, Ocak – Mayıs ayları arasındaki dönemde aylık 120 kontörlük (binişlik) toplu taşıma kartı verildiği, Haziran – Aralık ayları arasındaki dönemde ise 120 kontörlük kart bedelinin nakit olarak ödendiği ve kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği görülmüştür.

Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin “Personel Servis Hizmetinin İhdası ve Personel Servis Araçlarının Kiralanması” başlıklı 5’inci maddesinde:

“Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur. Kamu kurum ve kuruluşları, kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletebilmeleri için, aşağıda belirtilen bilgi ve belgelerle Bakanlığa başvurarak izin almak zorundadır.

a) (Değişik: 15/3/2005 – 2005/8625 K.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin taşınması hizmetinin, öncelikle belediyelere ait toplu taşıma araçları ve belediyelerce toplu taşıma yapılması konusunda ruhsat, uygunluk ve güzergah izni verilen gerçek ve tüzel kişilere ait, belediyelerce belirlenen fiyat tarifelerine göre taşıma yapan halk otobüsü, minibüs ve benzeri araçlardan yararlanılarak yerine getirilmesi esastır.” hükmü yer almaktadır.

Servis hizmet desteği ile amaçlananın personelin zamanında işe gidip gelmesini sağlamak olduğu yukarıdaki Yönetmelikte açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, kamu kurumlarınca personele yapılacak otobüs kartı yardımı, iş günlerini kapsayacak şekilde olmalıdır.

Dilekçiler temyiz dilekçesinde; Belediye meclisince alınan karar doğrultusunda gerek daire ilamında gerekse temyiz ilamında esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık görülmeyen ödemelerin miktarına yönelik düzeltme yapılmasının idarenin takdir yetkisini ortadan kaldırdığını, Sayıştay’ın yerindelik denetimi niteliğinde olan bu müdahalesinin Anayasa'da tanımlanmış kuvvetler ayrılığı ilkesine de aykırı düştüğünü, ilama konu edilen ödemelerin dayanağını teşkil eden 02-04.2013 tarih ve 360 sayılı Belediye Meclis Kararı ile 06.06.2013 tarih ve 590 sayılı Belediye Meclis Kararı'nda yardımların, hafta içi mesai saatlerinde kullanılmak üzere verildiğinin çok açık bir biçimde ifade edildiğini, söz konusu kararlarda herhangi bir gün sayısının gösterilmediğini, bu itibarla temyiz ilamında yapılan hesaplamanın tamamıyla afaki olduğunu belirtmişlerdir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Hesap Verme Sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunda açıkça idarelerin kaynaklarını etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından sorumlu oldukları belirtilmiş olup, adı geçen Yönetmeliğin 5’inci maddesinde belirtildiği gibi, söz konusu otobüs kartı yardımı, kurumlarda çalışan personelin işe gidiş gelişini sağlamak üzere yapılmalıdır, her durumda işe gidilse de, gidilmese de verilecek bir yardım değildir, dolayısıyla Temyiz Kurulu Kararıyla kartların miktarına ilişkin yapılan düzeltme ile idarenin takdir yetkisi sınırlandırılmamış, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasının sağlanması amaçlanmıştır.

Dilekçiler söz konusu meclis kararıyla yapılan yardımların hafta içi mesai saatlerinde kullanılmak üzere verildiğinin çok açık bir biçimde ifade edildiğini, söz konusu kararlarda herhangi bir gün sayısının gösterilmediğini, bu itibarla temyiz ilamında yapılan hesaplamanın tamamıyla afaki olduğunu belirtmişlerse de her personelin işe gidiş gelişi için iki araç kullandığı varsayımı ile yapılan hesaplama sonucunda (120/4=30), söz konusu yardımların aylık 22 iş günü olduğundan düzenli olarak hafta sonu tatil günleri için de personele otobüs kartı ödemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Sorumlularca bazı personelin işe gidiş geliş için birden fazla araç kullandığı, bazılarının ise hafta sonu da işe geldikleri için daha fazla karta ihtiyaç duydukları iddia edilmektedir. Bu durumda dahi 22*4=88 binişlik karta ihtiyaç olduğu açıktır ve ayda 10 (on) binişlik 9 (dokuz) kartın yeterli olduğu görülmektedir. Üstelik ulaşım kartı verilen personelin tamamının birden fazla araç kullanmadığı da bir gerçektir.

Bu itibarla, 25.10.2017 tarih ve 43585 sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Üyeler ..., ..., ..., ... ile ...’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçesine karşı) oyçokluğu ile,

Karar verildiği 06.07.2018 tarih ve 44841 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi

Üyeler ..., ..., ... ile ...’ın karşı oy gerekçesi;

Anayasa’nın 128’inci maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiş olup, sözü edilen bu düzenlemeler 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile yapılmıştır.

657 sayılı Kanun’un 146’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında, memurlara, kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği ve hiçbir yarar sağlanamayacağı hükme bağlanmıştır.

Haziran – Aralık ayları arasındaki dönemde 120 kontörlük kart bedelinin nakit olarak ödendiği görülmüştür. Servis hizmeti karşılığında personele nakit ödeme yapılması mümkün değildir; çünkü nakdi ödeme ücret niteliği taşımaktadır. Memurlara Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği ve hiçbir yarar sağlanamayacağı 657 sayılı Kanun’un 146’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında belirtilmektedir.

Bunun yanında, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esas olup, bu amaçla personele manyetik otobüs kartı verilmesi mümkündür.

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır, fakat aylık ortalama 22 işgünü olduğu, kartların genel olarak personelin evden işe günlük gidiş-dönüşleri için kullanıldığı dikkate alındığında, Belediye Meclisi tarafından tespit edilmiş olan aylık 120 binişlik kart temininin gerçek ihtiyacın üzerinde olduğu görülmektedir.

Bu itibarla, personelin ikametgahları dikkate alınmak suretiyle kamu zararının yeniden tespitini teminen, karar düzeltme talebinin kabul edilerek, dosyanın ilgili Dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.

Üye ...’nün karşı oy gerekçesi;

Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliğinin “Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması” başlıklı 5. maddesi gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esastır. Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

5018 ve 6085 sayılı Kanunlar sonrası getirilen yeni sorumluluk anlayışına göre yapılan bir harcamaya kamu zararı diyebilmek için öncelikle kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinin bulunması gerekmektedir. Yapılan ödemenin mevzuata aykırı olmadığı kabul edildikten sonra verilen kartın kaç binişlik olması gerektiği veya verilen kartın ölçüsüzlüğü gerekçesiyle kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak yargısal bir karar verilmesi uygun değildir. Personele verilecek kartların makuliyetine ilişkin sorunların çözümünü sağlayabilmek için konunun Sayıştayın yargısal niteliği olmayan raporlarıyla genel bir sorun olarak ilgili merciilere bildirilmesi uygun olur.

Ancak ilgili idare personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin amacıyla toplu taşım araçlarından yararlanma amacının ötesinde, personele nakit ödemede bulunmuştur. 2013 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre görev yapan tüm personele servis hizmeti için, Ocak – Mayıs ayları arasındaki dönemde aylık 120 kontörlük (binişlik) toplu taşıma kartı verilmiş, Haziran – Aralık ayları arasındaki dönemde ise 120 kontörlük kart bedelinin nakit olarak ödendiği anlaşılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146. maddesinde aynen;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz” denilmektedir. Bu nedenle Haziran – Aralık ayları arasındaki dönemde 120 kontörlük kart bedeli olarak yapılan nakit ödeme için verilen tazmin hükmünün tasdiki gerekir.

Bu itibarla, karar düzeltme talebinin kabul edilerek, sorumlu iddialarının kısmen kabulü ile verilen tazmin hükmünün düzelterek tasdiki gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim