Sayıştay 6. Dairesi 41349 Kararı - Genel Bütçe Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
41349
8 Mart 2017
Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
-
Yılı: 2007
-
Daire: 6
-
Dosya No: 41349
-
Tutanak No: 42829
-
Tutanak Tarihi: 08.03.2017
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Mahkemece yasal faiz ödenmesine hükmedilen değer düşüklüğü tazminatı, kamulaştırmasız el atma tazminatı ve kamulaştırma bedeli artırımı ödemelerinde faiz hesaplanırken, 01.07.2004-30.04.2005 tarihleri arası için yasal faiz oranının yanlış alınması.
- 899 sayılı ilamın 3’ üncü maddesiyle, Mahkemece yasal faiz ödenmesine hükmedilen değer düşüklüğü tazminatı, kamulaştırmasız el atma tazminatı ve kamulaştırma bedeli artırımı ödemelerinde faiz hesaplanırken, 01.07.2004-30.04.2005 tarihleri arası için yasal faiz oranının %38 yerine %43 olarak alınması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle …. YTL’nin tazminine hükmolunmuş;
1712 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesi ile, asıl ilamın 3’üncü maddesinin hüküm fıkrasını içeren son paragrafında sehven “...” şeklinde yazılan Harcama Yetkilisinin ad ve soyadının ..., “...” şeklinde yazılan Gerçekleştirme Görevlisinin ad ve soyadının ise “...” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Sorumlu dilekçesinde, 899 no’lu ek ilamının 3,4,5’ inci maddelerinde, kamulaştırma bedeli artırımı ödemelerinde toplam olarak …. TL kamu zararına sebep olunduğu ile ilgili olarak, sorumluların isimlerinin yanlış yazıldığını, bu nedenle ilamın taraflara tebliğ edilemediğini, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 28.04.2016 tarihinde gönderilmiş olan ödeme yazısıyla durumdan haberdar olunarak ilamdaki isim yanlışlığının düzeltilmesi ve taraflara tebliğ edilmesini talep ettiklerini, bu talep uygun görülerek 1712 no’lu ek ilamla isimlerin düzeltilerek taraflarına tebliğ edildiğini ve böylece tebligat olmadığı için kullanılamayan temyiz hakkının kullanılabilmesinin sağlandığını,
Usul ve Esasa ilişkin itirazlarımın belirtilmesinden önce aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görüldüğünü,
-
- Fazla yapıldığı iddia edilen ödemenin niteliği:
Söz konusu ödemelerin, ... barajı kamulaştırması ile ilgili olup, kamulaştırılan alanlar için hak sahiplerine, kamulaştırılmaksızın el atma, değer düşüklüğü tazminatı ve kamulaştırma bedeli artırımı için hak sahiplerinin açtığı davalar sonucunda kesinleşen ve Maliye Bakanlığı tarafından sağlanan ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle geç ödenen ve bu nedenle gecikme faizleri ile birlikte yapılan ödemeler olduğunu, bu kapsamda yüzlerce hak sahibine ödemeler yapıldığını ve halen yapılmakta olduğunu, ilama konu olan ödemelerin 21.03.2007 tarihli iki ve 21.05.2004 tarihli bir ödeme emriyle toplam 136 kişiye yapılan ödemeler olduğunu,
-
- Ödemenin hesaplanma ve yapılma biçimi:
İlama konu ödemelerin yapıldığı dönemde ... barajı kamulaştırması ile ilgili işlemlerin, 29.11.1993 tarihli Bakan Olur’u gereğince ayrı bir tüzel kişiliği olan mülga ...(...) tarafından yürütüldüğünü, ödemelerin ise, işlemleri Enerji İşleri Genel Müdürlüğü (...) tarafından yerine getirilen Elektrik Enerjisi Fonu hesabından yapılmakta olduğunu,
Maliye Bakanlığı tarafından fon Ödemeleri için tahsis edilen miktar ...’ ne bildirildikten sonra ...’ nün, ... Genel Müdürlüğüne tahsisat miktarını bildirerek, buna göre ödeme listelerinin (kime ne kadar ödeme yapılacağının) hazırlanmasını ve ödemelerin yapılmasını teminen Genel Müdürlüklerine iletilmesini talep ettiğini, Kamulaştırmaya ilişkin yapılacak ödemelerin ... Genel Müdürlüğü tarafından hesaplandığını, belirlenen ödemelerin ... Genel Müdürlüğü tarafından Elektrik Enerjisi Fonuna ilişkin işlemleri yürüten Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’ne yazı ile bildirildiğini ve bu genel müdürlükçe ödeme emri düzenlenerek ilgili saymanlıkça ödemelerin yapılmakta olduğunu, ...’ın ... Genel Müdür yardımcısı olarak Gerçekleştirme Görevlisi, ...’nin ise Genel Müdür olarak Harcama yetkilisi görevlerini yürüttüğünü,
Ödemelere ilişkin Sayıştay denetleme sureci:
Belirtilen ödemelere ilişkin olarak; Sayıştay denetiminde, faiz oranları tespitinde, 3095 sayılı kanuna dayanılarak çıkartılan 15.06.2004 tarihli Merkez Bankası Tebliğine göre, 2004 yılı için faiz oranının % 38 olduğu, yapılmış olan ödemelerin hesaplanmasında 15.06.2004- 31.12.2004 arası 195 gün için %38 yasal faiz yerine %43 faiz uygulanmasının nedenlerinin açıklanmasının talep edildiğini,
Bunun üzerine konunun hesaplamaları yapmakla görevli olan ... Genel Müdürlüğüne iletilerek açıklama istendiğini, ... tarafından 23.07.2008 tarih ve B.15.LEİE.0.10.01.00- 752-01/1397 sayılı yazıyla gönderilen açıklamada “Kamulaştırma bedel artırımı davalarında ilamın kesinleştirilmesine kadar 3095 sayılı kanunun, kesinleşme tarihinden sonra ise, Anayasa’nın 46. Maddesine göre kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiği; bu hükme dayanarak 15.04.2006 tarihinde yayınlanan Maliye Bakanlığı tebliğine göre 1.1.2004-31.12.2004 dönemi için belirlenmiş olan %43 oranının uygulandığının” belirtildiğini,
Sorgu üzerine gönderilen savunmada, hesaplamaların ... Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, açıklamanın da ... Genel Müdürlüğü cevabına dayandığının özellikle belirtildiğini,
Sayıştay tarafından Emekli olduğu 2015 yılına kadar tarafına ve/veya Enerji İşleri Genel Müdürlüğüne herhangi bir yazı gönderilmediğini, ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olan açıklamanın yerindeliği veya yanlışlığı hakkında bir bilgi verilmediğini, ancak açıklamalarının kabul edilmediğinin anlaşıldığını,
2.1. AŞAĞIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE İDDİA EDİLEN KAMU ZARARI OLUŞMAMIŞTIR
Hatalı faiz oranı kullanılarak yapılan hesaplamalarda toplam 136 kişiye yapılan ödemelerde fazla ödeme yapıldığı için kamu zararı oluştuğu iddia edilmesine rağmen, aşağıda belirtileceği üzere, yapılan ödemelerin hak sahipleri tarafından eksik bulunduğunu ve yargı kararları ve icra müdürlüğü talepleri gereğince birçok hak sahibine ilave ödemeler yapıldığını,
Bu kapsamda olup mahkeme kararları ve icra müdürlükleri yazılarıyla kendilerine ilave ödeme yapılan kişi sayısının 42, ödemeye esas tutar miktarın …. TL olduğunu, ilave ödemelere esas mahkeme kararları ve icra müdürlüğü yazılarının ekte sunulduğunu,
Örnek olarak, 899 Sayılı İlamın 3 maddesindeki KAMU ZARARI TABLOSU 13. sırasında 5006 Bordro Numaralı ….’ a yapılmış olan ödeme …. TL olup, Sayıştay bu ödemede ….. TL lik fazla ödeme (kamu zararı )olduğuna hükmettiğini, Oysa ….. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ tarafından …….’a ödenmesi gereken toplam miktarın ….. TL olduğu, ödenen ….. TL ye ilaveten ilgiliye ….. TL’nin ödenmesi gerektiğinin bildirdiğini, İcra Müdürlüğü ihbarında ödenmesi gereken toplam miktar ….. TL olup, ödemeler hesaplanırken 2004 yılına ait faiz %43 yerine, ilk 6 ay için %43, ikinci 6 ay için %38 alınarak yapılmış olsa idi, ilgiliye yapılacak olan ödemenin …. TL eksik, yani ……… TL olacağını, İcraya konu toplam miktar olduğundan, bu defa ödenmesi gereken bakiye borcun ….. TL artacağını, ….. TL yerine …… olacağını, yani kişiye ödenen toplam miktarın değişmeyeceğini,
Mahkeme kararıyla yapılan toplam ödeme değişmediği için, bu karardan önce yapılan ödemenin az veya çok olmasının sonucu değiştirmediğini, dolayısıyla ödemede iddia edildiği gibi bir kamu zararına yol açılmadığını,
Bu iddiayı kanıtlayan bir başka hususun, Mahkemelerin ek ödeme kararı verirken yapılan hesaplamalarda 2004 yıl ikinci 6 ayı için uygulanan faizin %43 yerine %38 almış olması, buna rağmen toplam ödemenin eksikliğini tespit ederek ek ödeme hükmüne varılmış olması olduğunu,
Ödeme listelerini hazırlayan birimden yapılan açıklamaya göre, Tezyid-i Bedel (bedel artırımı) davalarında faiz uygulanırken faiz başlangıç tarihinden bedel artırımı kararının kesinleşme tarihine kadar yasal, kesinleşme tarihinden ödeme tarihine kadar ise icra faiz oranları uygulandığını, ancak, ödemelere esas davaların sadece bedel artırımı davaları olmayıp, kamulaştırmaksızın el koymadan dolayı tazminat, kamulaştırılmayan kısım nedeniyle alacak vb. nedeniyle açılan davalar olduğunu ve bu davaların tümünde sadece YASAL FAİZ UYGULANDIĞINI ve ilamda 2004 yılı için YASAL FAİZ oranının yanlış kullanıldığı gerekçesiyle kamu zararı olduğuna hükmedildiğini,
Ancak, hak sahiplerinin bu ödemelerde de bedel artırımı davalarında olduğu gibi MAHKEME KARARININ KESİNLEŞMESİNDEN ÖNCE YASAL FAİZ, KESİNLEŞTİKTEN SONRA ise İCRA FAİZİ UYGULANMASI GEREKTİĞİ iddiasıyla ilave ödeme istediğini ve yargı kararlarıyla kendilerine ilave ödeme yapıldığını, YANİ, BU KAPSAMDA OLAN KİŞİLERE AİT HESAPLAMALARDA UYGULANAN TOPLAM FAİZ ORANININ, İLAMDA İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ FAZLA DEĞİL, AKSİNE OLMASI GEREKENDEN AZ OLDUĞUNU,
Sayıştay İlamına konu olan toplam 136 dosyaya yapılan ödemelerden 42 adedi için icra emri ve/veya İcra Hukuk Mahkemesi kararları mevcut olduğunu, bu kişilere ait kamu zararı iddiası toplam olarak ….. TL olmasına rağmen, yukarıda örnekleri verilen kararlara binaen yapılmış olan ……. TL tutarındaki ilave ödemelerin, 2004 yılı ikinci yarısı için sehven %38 yerine %43 faiz uygulanmış olmasının kamu zararı oluşturmadığının kanıtı olduğunu, bu kişilere yapılan ödemelerde kamu zararı söz konusu olmadığından kamu zararı hesabından bu kişilere yapılan ödemelerin çıkarılması gerektiğini, kamulaştırmaya esas bedeller daha önce mahkemelerce kesinleştirilmiş olduğu için anapara hakkında herhangi bir sorun olmadığını, ancak ilave ödemeler konusunda verilen mahkeme kararlarında görülebileceği üzere, hak sahiplerine ilave olarak yapılan ödemelerin, ... tarafından yapılmış olan gecikme faizine ilişkin hesaplarda kullanılan faiz oranlarının yanlışlığından (azlığından) kaynaklandığını,
İlama konu olan ödemeler için ….. tarafından yapılan hesaplama yönteminin tüm hak sahipleri için aynı olduğunu, geri kalan ve 94 dosyayı kapsayan ödemelerin de aynı mantıkla, aynı yöntemlerle yapıldığını, bu 94 dosyadaki hak sahiplerinin, yapılmış ödemelere itiraz etmemeleri ve aldıkları bedellerle yetinmeleri veya herhangi bir nedenle yargı yoluna gitmemiş olmalarının onlara yapılan ödemelerin doğru, diğerlerine yapılanların yanlış olduğu sonucunu da doğurmadığını,
2.2. İDDİA EDİLEN KAMU ZARARINA YOL ACAN HATA MALİYE BAKANLIĞI’ NIN FAİZ ORANINI GERİYE DÖNÜK OLARAK 3 YIL SONRA DEĞİŞTİRMİŞ OLMASINDAN KAYNAKLANMIŞTIR
Maliye Bakanlığı 2007 tebliği incelendiğinde, 2004 yılı ikinci altı aylık döneme ilişkin faiz oranının, aradan 3 yıl geçtikten sonra geriye dönük olarak değiştirmiş olduğunun görüleceğini, bu değiştirme işleminin aşağıda açıklanan nedenle hataya neden olduğunun anlaşıldığını,
Ödeme listelerini hazırlayan birimden alınan bilgiye göre:
Ödemelerin bilgisayar ortamında hesaplandığını, Maliye Bakanlığının belirlediği faiz oranının her yıl bilgisayara veri olarak girildiğini ve ödeme tarihine kadar gecen sureye ilişkin toplam faiz miktarının geçmiş yıllar için bilgisayara girilmiş olan bu oranlara göre otomatik olarak hesaplandığını, bilgisayara 2004 yılı için girilmiş olan faiz oranının Maliye Bakanlığının önceki tebliğinde belirlemiş olduğu oran olup (2004 yılının tümü için faiz oranı %43 ) önceki ödemelerde de bu oranın kullanıldığını, bu oranın 08.03.2007 tebliği ile 3 yıl geriye yönelik olarak değiştirmiş olabileceği düşünülmediği için, yeni tebliğde sadece 2007 için uygulanması gereken orana bakıldığının anlaşıldığını,
2.3. İDDİA EDİLEN KAMU ZARARINI AZALTMAK VEYA YOK ETMEK İMKÂNI VARKEN, BU YOLUN DENENMESİNE İMKÂN VERİLMEMİŞTİR
Uygulamanın hatalı olduğunun, taraflarına zamanında bildirilmediğini, 2008 yılında yapılan açıklamanın hatalı olduğunun o dönemde bildirilseydi, ... Genel Müdürlüğünün düzeltici işlem yapmasının sağlanabileceğini,
2.4. SORUMLULUK YÖNÜNDEN
Yukarıda Madde 1,2’de açıklandığı üzere; …. Barajı Kamulaştırma işlemlerinin o dönemde ayrı bir tüzel kişilik olan ...tarafından yapıldığını, kamulaştırılacak alanlar, hak sahiplerinin isim listeleri, kamulaştırma bedelleri, kamulaştırmaya ilişkin mahkeme kararları dahil tüm evrakların ... Genel Müdürlüğünde bulunduğunu, Genel müdür Yardımcılığını yaptığı …….’nün ise, 3096 sayılı yasa kapsamında yapılmış olan santralların sözleşmelerinde yer alan elektrik enerjisi fonu ödeme yükümlülüklerine ilişkin işlemleri yapmakla mükellef olduğunu, dolayısıyla ... tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda ödeme listeleri ... tarafından hazırlanarak genel müdürlüklerine gönderildikten sonra ödeme emirleri hazırlanarak belirlenmiş olan miktarların ödenmekte olduğunu, İlama konu ödemelere ilişkin olarak, ... Genel Müdürlüğü tarafından gönderilmiş olan ve kimlere ne kadar ödeme yapılması gerektiğini bildiren yazıların ekte sunulduğunu,
... olarak toplam ödemenin tahsis edilmiş miktar içerisinde kalıp kalmadığının kontrol edilmekte olup, hesaplamaları yapmakla görevli bir başka genel müdürlük tarafından hazırlanmış listelerin doğrululuğunun, listelerdeki ödeme miktarlarının tespitinde kullanılmış olan anapara, her yıl için uygulanmış faiz oranları, mahkeme masrafları vb. gibi ayrıntıların denetlenmediğini, bu denetimlerin yapılmasının ancak ... Genel Müdürlüğü’ndeki tüm evrakın ...’nde olması ve ... tarafından yapılmış olan işlemlerin taraflarınca yeniden yapılması ile mümkün olabileceğini, savunma yapılırken hesapların yapılması görevinin ... Genel Müdürlüğünde olduğu, bu genel müdürlükçe yapılan açıklamanın gönderildiğinin açıkça belirtilmesine rağmen, tüm sorumluluğun ödeme evraklarında gerçekleştirme görevlisi ve ödeme amiri olarak imzaları bulunan ... ve ...’ ye yüklendiğini, her ne kadar, iddia edildiği gibi bir kamu zararı oluşmamış olsa da, böyle bir zararın oluşmuş olması halinde bu zararın sorumluluğunun anılan kişilere yüklenmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek tazmin hükümlerinin temyiz yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı aynen;
”…
Bakanlığı 2007 Yılı Hesabı’nın 6. Daire’de yapılan yargılaması sonucu çıkarılan 19.04.2010 tarihli ve 899 sayılı İlam’ ın 3,4 ve 5. maddelerindeki tazmin hükmüne karşı temyiz talebinde bulunan Harcama Yetkilisi sıfatlı ...’IN ilgi yazılarıyla Başsavcılığa gönderilen 09.08.2016 tarihli dilekçe ve eki incelendi.
Buna göre:
Dairesince, Mahkemece yasal faiz ödemesinde hükmedilen değer düşüklüğü tazminatı, kamulaştırmasız el atma tazminatı ve kamulaştırma bedeli ödemelerinde faiz hesaplanırken faiz oranının %38 yerine %43 olarak alınması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesine dayalı tazmin hükmü verildiği görülmektedir.
Sorumlu;
Kamulaştırma bedeli artırma davalarında davanın kesinleşme tarihinden sonra Anayasanın 46. Maddesine göre kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanacağı için, kamu zararı oluşmadığı, ayrıca başka bir Genel Müdürlük tarafından hesaplanan tutarın kendileri tarafından ödenmesinde kendi kusurlarının olamayacağından hareketle, Dairesince verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
İtirazın sorumluluk yönünden kabulü ile birlikte işlem tarihinde yürürlükte bulunan genel tebliğ çerçevesinde uygulama yapmak gerektiğinden itirazın esas yönünden reddedilmesi gerekmektedir” şeklinde görüş belirtmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlular ..., ... ve Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü.
832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun, 68’inci maddesinde,
“Sayıştay Dairelerinin İlamları,
a)Kanuna aykırılık,
b)Yetkiyi aşmak,
c) Yargılama usullerine riayet etmemek gibi sebeplerle 63 üncü maddede yazılı ilgililer tarafından temyiz olunabilir.
Temyiz süresi ilgiliye ilamın tebliğinden itibaren doksan gündür.” düzenlemesini yapmıştır.
Anılan Kanunun “İlamların bildirilmesi ve tavzihi” başlıklı 63 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü ise şöyledir;
“Sayıştay ilamlarının birer nüshası sorumlulara, birer nüshası sorumluların bağlı olduğu bakanlık veya daireye, iki nüshası da, bir nüshası ilgili saymanlığa gönderilmek üzere, Maliye Bakanlığına ve bir nüshası da Savcılığa usulüne göre tebliğ olunur.………”
Bu hükümlere göre, Sayıştay İlamlarının (Daire İlamlarının ve Temyiz Kurulu İlamlarının) birer nüshasının bu maddede sayılanlara tebliğ edilmesi gerekmektedir ve maddede sayılan kişi ve kurumların Sayıştay İlamlarına karşı ilamın tebliğinden itibaren “temyiz” kanun yoluna müracaat hakları vardır.
832 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinde ise Temyiz Kurulu’nun temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik edeceği, kaldıracağı veya bozacağı belirtilmiştir.
899 sayılı ilama Ek 1712 sayılı ilamda,
“ Bakanlığı Merkez Muhasebe Birimi 2007 mali yılı yönetim dönemi hesabının yargılanması sonucunda çıkarılan 19.04.2010 tarih ve 899 sayılı İlamın 3, 4 ve 5’inci maddeleriyle verilen tazmin hükümlerine ilişkin olarak, ... ve ...’dan alınan dilekçelerde; ilam maddelerinin hüküm fıkralarında Harcama Yetkilisi ...’nin adının Burak şeklinde, Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın soyadının ise ATIK şeklinde yazıldığı, bu nedenle kendilerine bahse konu ilamın tebliği edilmediği, Resmi Gazetede yapılan ilanen tebligatta da aynı hatanın tekrar edildiği, dolayısıyla Resmi Gazetede yapılan ilanen tebligatın da kendilerine yapılmış sayılamayacağı, kendilerine yasal olarak yapılmış bir tebligat olmadığından ilama karşı temyiz ve yargılamanın iadesi kanun yollarına başvuramadıklarının belirtilerek gerekli düzeltmenin yapılması istenmesi üzerine;
Söz konusu dilekçelere göre istemin 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü kapsamında yürürlüğü sürdürülen 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 63’üncü maddesi gereğince ilamın tavzihi olduğu ve anılan Kanun’un bu maddesinde öngörülen şartları içerdiği anlaşılmakla istemin görüşülmesine geçilerek, söz konusu ilam düzenlenirken ilamın 3, 4 ve 5’ inci maddelerinin hüküm fıkrasında Harcama Yetkilisi ...’ nin adının “Burak” şeklinde, Gerçekleştirme Görevlisi ...’ ın soyadının ise “ATIK” şeklinde yazıldığı , sehven “...” şeklinde yazılan Harcama Yetkilisinin ad ve soyadının ..., “...” şeklinde yazılan Gerçekleştirme Görevlisinin ad ve soyadının ise “...” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Sorumluların, 899 no’lu ilamdan, 28.04.2016 tarihinde gönderilmiş olan ödeme yazısıyla haberdar olarak, ilamdaki isim yanlışlığının düzeltilmesi ve taraflara tebliğ edilmesini talep ettikleri, bu talep uygun görülerek 1712 no’lu ek ilamla isimlerin düzeltilerek taraflarına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sorumluların 1712 sayılı Ek İlamdaki isim değişikliği de dikkate alınarak, 899 sayılı asıl ilama ilişkin temyiz taleplerinin kabulü ile;
Konunun esası ile ilgili olarak;
Anayasanın 46’ncı maddesinde;
“(Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır” denilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2005/12-462E. 2005/454 K. sayılı kararında,
“…gerek Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde ve gerekse Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrasında düzenlemeye konu edilen ve kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağı ifade olunan bedel; Kanun gereği taksitlendirmeye konu olan ve herhangi bir nedenle ödenmemiş olan ihtilafsız kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedelidir.” ifadeleriyle açıklamıştır.
Rapor dosyası ve eki belgeler ile dilekçe ekinde sunulan belgelerin incelenmesinde, kamulaştırma bedeli artırımı ödemelerinde ilamın kesinleştirilmesine kadar 3095 sayılı kanunun, kesinleşme tarihinden sonra ise, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulandığı, dolayısıyla yapılan uygulamanın Anayasanın 46. Maddesine uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, sorumluların iddialarının kabulü ile 899 sayılı asıl ilamın 3’üncü maddesiyle …. YTL’nin tazminine dair hükmün, 1712 sayılı ek ilamda sorumluların isimlerinin düzeltilmesine ilişkin değişiklik de dikkate alınarak KALDIRILMASINA
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06