Sayıştay 6. Dairesi 40783 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
40783
4 Ekim 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 6
-
Dosya No: 40783
-
Tutanak No: 42215
-
Tutanak Tarihi: 04.10.2016
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Belediye Eğlence Vergisi.
397 sayılı ek ilam ile; içkili lokanta, birahane ya da restaurant adı altında ruhsatlandırılan işletmelerin, 2464 sayılı Kanunun 20/3 maddesinde sayılan işletmelere “müzik eşliğinde eğlenilmesi ve eğlence unsuru ağır basması” nedenleriyle, belediyeden canlı müzik izni alarak faaliyet göstermesi durumunda, canlı müzik yaptıkları günler için tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken eğlence vergisinin alınmaması nedeniyle ... TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Temyiz dilekçesinde özetle;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17 nci maddesinde, bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğunun hükme bağlandığını,
20/3 üncü maddesinde; Biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde verginin matrahının işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktar olduğunun öngörüldüğünü,
21 inci maddesinde, verginin nispet ve miktarının belirlendiğini, 22 nci maddesinde ise, biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinde her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı kuralının getirildiğini,
Öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının dairesince cebren tahsil olunacağını,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 20, 21 ve 22 nci maddelerinde ise, verginin tahsili için önce tarh, tahakkuk ve tebliğ ettirilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini,
Her ne kadar eğlence vergisi, matrahı, nisbet ve miktarı ile ödeme zamanı kanunda belirtilmiş olduğundan tahakkuku tahsile bağlı bir vergi ise de, bu tür vergilerin, vadesinde ödenmemesi veya tahsil edilmemesi halinde bu niteliklerini kaybedeceğinden, sözü edilen verginin öncelikle ihbarname ile istenmesi, bunun sağlanamaması durumunda ödeme emri düzenlenmesi gerektiğini,
Ayrıca ... Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü Çalışma Yönetmeliğinin 5 inci bölümü 5 inci maddesinde;
“Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerlerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat başvurularının değerlendirilmesi, bu tip işyerleriyle alakalı olarak Emniyet Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü ile koordineli çalışma ve yazışmalar yapmak, İşyerlerinin ruhsat kriterleri açısından uygun olup olmadığını ruhsat düzenlenmeden önce kontrol etmek, rapor tanzim edilmesi ve bunların sonucunda İşyeri Ruhsatı düzenlenmesi veya talebin reddi ile ilgili tüm işlemleri geçekleştirmek.” şeklinde müdürlük görevlerinin açıkça belirtildiğini,
Söz konusu yönetmeliğin anılan maddesine göre Ruhsat Denetim Müdürlüğünün ruhsat verme aşamasında; işyerleriyle alakalı olarak Emniyet Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü ile koordineli çalışma ve yazışmalar yapmak, iş yerlerinin kriterler açısından uygunluğu kontrol etmek gibi görevlerinin bulunduğunu,
Kamu zararının konusunu oluşturan sorumlu olduğu dönemde belediye çalışma yönetmeliğinde görev ve yetkilerinin, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarını düzenlemek olduğu, eğlence vergilerinin tahakkuk ve tahsilinden sorumlu olmadığını, ilk savunmasında da ifade ettiğini,
Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre;
“Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak.” şeklinde belediyenin vergi ve harçlarına tabi iken izin almaksızın faaliyet gösteren iş yerlerini tespit etmenin Zabıta Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığını,
Belediyenin mücavir alanında faaliyet gösteren bu tür eğlence vergisine tabi iş yerlerini zabıta müdürlüğüne bildirdiği için söz konusu kamu zararının oluşmasında sorumlu olduğu müdürlüğün kusuru bulunmadığını,
Ayrıca ... Belediyesinin 2012 Sayıştay denetimi sonucunda düzenlenen sorgu raporu gereği, kamu zararı tablosunda belirtilen iş yerlerine gerekli tahakkukların yapıldığını, ihbarname ile mükelleflerden istenmesi için bu tür işlemlerin Gelir Müdürlüğü tarafından başlatıldığını,
Bu itibarla, söz konusu ilamın kamu zararında tazmin konusunu oluşturan gerekçelerinde, Ruhsat Denetim Müdürlüğünün anılan mevzuata göre tahakkuk ve tahsilat aşamalarında sorumlu olmadığı, Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre vergi ve harç yatırmadan faaliyet gösteren eğlence vergisine tabi iş yerlerini tespit etme görevinin Zabıta Müdürlüğünün görevi olduğu, ayrıca kamu zararlarının konusunu oluşturan eğlence vergilerinin ihbarname ile mükelleflerden istenmesi işlemlerinin Belediye Gelir Müdürlüğü tarafından başlatıldığı ve tahsilatına başlandığı, bu suretle Ruhsat Denetim Müdürlüğünü yürüttüğü döneme ait adına çıkartılan ve ilamın Kamu Zararı Hesap Tablosunda gösterilen toplam ... TL kamu zararının iptal edilmesini istemiştir.
Başsavcılık;
“Dairesince, işyerlerinde canlı müzik faaliyetlerinde bulunan işletmelere Ruhsat Denetim Müdürlüğü tarafından, canlı müzik izni verilirken hangi oranda eğlence vergisine tabi olduğunu belirleyerek, belediyenin ilgili birimine iletilmemesi sonucu oluşan kamu zararının sorumluya ödettirilmesine karar verilmiştir.
Sorumlu, ilamda tazmine konu, eğlence vergisinin tahakkuk ve tahsilat görevinin müdürlüklerine ait olmadığını, söz konusu vergilerin tahsili konusunda Gelir Müdürlüğü tarafından işlemlere başlandığı, ayrıca Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre belediye mücavir alanında faaliyet gösteren bu tür eğlence vergisine tabi iş yerlerini tespit etme görevinin Zabıta Müdürlüğüne ait olması nedeniyle, bu müdürlüğe bildirildiğinden, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.
İlama konu kamu zararının konusuna, miktarına ve mükellefine değil, sadece sorumluluk yönünden itiraz edilmektedir.
Belediye Ruhsat Denetim Müdürlüğü ilama konu eğlence vergisi mükellefleri ile vergi miktarlarını da belirtmek suretiyle, tahsili konusunda Mali Hizmetler Müdürlüğüne resmi yazı ile bildirmediğinden, söz konusu kamu zararının sorumludan tahsili gerektiği değerlendirilmiştir
Buna göre, Daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun “Konu” başlıklı 17 nci maddesinde, "Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri Eğlence Vergisine tabidir" hükmüne yer verilmiş,
“Matrah” başlıklı 20.3 üncü maddesinde;
“Biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için Belediye Meclislerince takdir edilecek miktardır.” denilmiştir.
İlamda sorumlu tutulan Ruhsat ve Denetim Müdürü dilekçesinde;
... Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü Çalışma Yönetmeliğinin 5 inci bölümü 5 inci maddesinde; “Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerlerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat başvurularının değerlendirilmesi, bu tip işyerleriyle alakalı olarak Emniyet Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü ile koordineli çalışma ve yazışmalar yapmak, İşyerlerinin ruhsat kriterleri açısından uygun olup olmadığını ruhsat düzenlenmeden önce kontrol etmek, rapor tanzim edilmesi ve bunların sonucunda İşyeri Ruhsatı düzenlenmesi veya talebin reddi ile ilgili tüm işlemleri geçekleştirmek.” şeklinde müdürlük görevlerinin açıkça belirtildiğini,
Kamu zararının konusunu oluşturan sorumlu olduğu dönemde belediye çalışma yönetmeliğinde görev ve yetkilerinin, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarını düzenlemek olduğu, eğlence vergilerinin tahakkuk ve tahsilinden sorumlu olmadığını, ilk savunmasında da ifade ettiğini,
Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre; “Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak.” şeklinde belediyenin vergi ve harçlarına tabi iken izin almaksızın faaliyet gösteren iş yerlerini tespit etmenin Zabıta Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığını,
Belediyenin mücavir alanında faaliyet gösteren bu tür eğlence vergisine tabi iş yerlerini zabıta müdürlüğüne bildirdiği için söz konusu kamu zararının oluşmasında sorumlu olduğu müdürlüğün kusuru bulunmadığını,
Diğer taraftan; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının dairesince cebren tahsil olunacağını; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 20, 21 ve 22. maddelerinde ise, verginin tahsili için önce tarh, tahakkuk ve tebliğ ettirilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini,
Her ne kadar eğlence vergisi, matrahı, nisbet ve miktarı ile ödeme zamanı kanunda belirtilmiş olduğundan tahakkuku tahsile bağlı bir vergi ise de, bu tür vergilerin, vadesinde ödenmemesi veya tahsil edilmemesi halinde bu niteliklerini kaybedeceğinden, sözü edilen verginin öncelikle ihbarname ile istenmesi, bunun sağlanamaması durumunda ödeme emri düzenlenmesi gerektiğini,
... Belediyesinin 2012 Sayıştay denetimi sonucunda düzenlenen sorgu raporu gereği, kamu zararı tablosunda belirtilen iş yerlerine gerekli tahakkukların yapıldığını, ihbarname ile mükelleflerden istenmesi için bu tür işlemlerin Gelir Müdürlüğü tarafından başlatıldığını,
İfade etmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde kamu zararı; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında;
“Kamu zararının belirlenmesinde;
a)…….
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
……..
Esas alınır.” denilmektedir.
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 7 nci maddesinde de, sorumlular ve sorumluluk hallerinin uygulamasında 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay denetimi ile ilgili diğer kanunlarda belirtilen sorumlular ve sorumluluk hallerinin esas alınacağı; sorumluların mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlü oldukları, ifade edilmiştir.
Bir kamu görevlisinin oluşan kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için zararın kamu görevlisinin fiilinin sonucunda oluşması gerekir. Kamu görevlisinin fiili ile kamu zararı arasında bir bağ kurulamazsa kamu görevlisinin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Bu meyanda;
5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60 ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. “Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 23 üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32 nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşamasının sorunsuz bir şekilde yerine getirilmesidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilatla ilgili sorumluluğu başlamaktadır.
Ayrıca, muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi idari anlamda bir bütünü ifade etse de, belediye gelirlerinin tahsilatı aşamasında mali sorumluluk anlamında farklı birim veya kişilerden oluşabilir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38 inci maddesinde;
“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilerek, kamu gelirleri ile ilgili olarak sorumluluk tanımlanmış olup; tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması ile farklılaşan ve karmaşıklaşan bir sistemi ortaya çıkarmıştır.
Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13 üncü maddesine göre; “Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek,” Zabıta Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığından, bu gibi durumları, tahsilatı yapmakla görevli Gelir Müdürlüğüne bildirim görevinin Zabıta Müdürlüğüne ait olduğu düşünülmektedir.
Diğer taraftan;
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Kamu zararının belirlenmesinde;
a)…….
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
……..
Esas alınır.” denilmektedir.
Yine, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu zararı, İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte oluşmuş kabul edilir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun; “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37 nci maddesinde;
“Amme alacakların hususi kanunlarda belli edilen zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarda ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.
…”
“Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102 nci maddesinde;
“Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”
“Zamanaşımını kesilmesi” başlıklı 103 üncü maddesinde;
“Aşağıdaki hallerde zamanaşımı kesilir;
-
Ödeme,
-
Haciz tatbiki,
-
Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her türlü tahsilat,
-
Ödeme emri tebliği,
…” denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca; belediyelerin; vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli ve gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediğinde zamanaşımına uğrar.
Bununla beraber, zamanaşımı süresi içerisinde mükellef tarafından yapılan ödeme ile belediye tarafından mükellefe haciz uygulanması, usulüne uygun şekilde tebliğ yapılması, ödeme emri tebliğ edilmesi veya cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her türlü tahsilat zamanaşımı süresini keserek yeniden başlatır.
Bu bağlamda, söz konusu idare gelirlerinin takibinde ve tahsilinde zamanaşımı hususunun gözetilmesi gerekir. Takip ve tahsil edilmemekle birlikte henüz zamanaşımına uğramamış olan vergi gelirleri için kamu zararının oluştuğundan bahsetmek mümkün değildir. Tarh, tahakkuk ve tahsilâtının yapılmaması nedeniyle belediye gelirinin tahsilâtının imkânsız hale gelmesi halinde kamu zararından bahsedilebilecektir. Henüz zamanaşımına uğramamış ve tahsil imkânı olan bir belediye gelirinin kamu zararı oluşturması 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesiyle uyuşmamaktadır. Dolayısıyla henüz zamanaşımına uğramamış gelir için tazmin hükmü verilmesi doğru değildir.
Bütün bu hususlar değerlendirildiğinde;
Söz konusu vergi gelirlerinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle oluşan kamu zararından dolayı sorumluluğun belirlenmesi aşamasında, Belediye gelirlerinin tahsili ile ilgili olarak Mali Hizmetler Müdürlüğü dışında farklı bir birimin görevlendirilip görevlendirilmediğinin ve konu ile ilgili görevli olan çalışanların kasıt, kusur veya ihmalinin tespit edilmesi ve sorumluluğun bu doğrultuda tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, tazmin hükmüne konu alacaklardan zamanaşımına uğrayanların mükellefleri itibariyle tespit edilmesinin sağlanması ve yukarıda belirtilen gerekçelerle sorumluluk hususunun yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 397 sayılı ek ilam ile ... TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine,
(Üyeler ..., ..., ... ve ...’in;
Temyiz dilekçesinde sorumluluk itirazı ile birlikte sorumlu tarafından “tahakkuku ve bildirimi yapıldı” denilmek suretiyle eğlence vergilerinin zamanaşımına uğramadığı dolayısıyla ilam hükmünün esastan kaldırılması yönünde zımni bir talep olduğu görülmektedir.
... Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü Çalışma Yönetmeliğinde; “Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerlerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat başvurularının değerlendirilmesi, bu tip işyerleriyle alakalı olarak Emniyet Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü ile koordineli çalışma ve yazışmalar yapmak, İşyerlerinin ruhsat kriterleri açısından uygun olup olmadığını ruhsat düzenlenmeden önce kontrol etmek, rapor tanzim edilmesi ve bunların sonucunda İşyeri Ruhsatı düzenlenmesi veya talebin reddi ile ilgili tüm işlemleri geçekleştirmek.” şeklinde müdürlüğün görevleri belirtilmiştir. Buradan ilgili müdürlüğün görev alanının işyeri ruhsat taleplerini incelemek ve düzenlemekten ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Belediye Zabıta Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinde ise;
“Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak.” denilmiş olup vergi ve harçlara tabi iken harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek Zabıta Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.Belediyeden canlı müzik izni alarak faaliyet gösteren ve bu faaliyetleri nedeniyle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17 nci maddesi gereği tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken eğlence vergisinin alınmamasında sorumlu birim Zabıta Müdürlüğü olmakla birlikte;
19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının oluştuğu tarih” başlıklı 17 nci maddesi d bendinde;
“ (1) Kamu zararı;
d) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,
oluşmuş kabul edilir.” denilmiş olup, madde hükmüne göre ilama konu olayda eğlence vergisine tabi iş yerlerine gerekli tahakkukların yapıldığı, ihbarname ile mükelleflerden istenmesi için gerekli işlemlerin Gelir Müdürlüğü tarafından başlatıldığı dolayısıyla vergi alacağının zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,
Üyeler ..., ... ve ...’ın;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun “Konu” başlıklı 17 nci maddesinde, "Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri Eğlence Vergisine tabidir" hükmüne yer verilmiş,
... Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü Çalışma Yönetmeliğinin, 5 inci bölümü 5 inci maddesinde;
“Umuma Açık İstirahat ve Eğlence yerlerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat başvurularının değerlendirilmesi, bu tip işyerleriyle alakalı olarak Emniyet Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğü ile koordineli çalışma ve yazışmalar yapmak, İşyerlerinin ruhsat kriterleri açısından uygun olup olmadığını ruhsat düzenlenmeden önce kontrol etmek, rapor tanzim edilmesi ve bunların sonucunda İşyeri Ruhsatı düzenlenmesi veya talebin reddi ile ilgili tüm işlemleri geçekleştirmek.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereği, işyerlerinde canlı müzik faaliyetinde bulunan işletmelere canlı müzik izni Ruhsat Denetim Müdürlüğü tarafından verilmekte olup, öncelikle bu Müdürlüğün, canlı müzik izni verdiği işletmelerin belediyeye hangi tutarda eğlence vergisi ödeyeceğini hesaplanmasının sağlanması maksadıyla Mali Hizmetler Müdürlüğüne bildirmesi gerekmektedir. Mali Hizmetler Müdürlüğü ancak bu sayede mükelleflerin ödemeleri gereken eğlence vergisi tutarını hesaplama (tahakkuk ve tahsil edilecek tutarı belirleme) imkânına kavuşabilecektir.Uygulamada, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü, canlı müzik izni verdiği işletmelerin belge ve ruhsat örneklerini Mali Hizmetler Müdürlüğüne intikal ettirmediğinden eğlence vergisinin tahakkuk ve tahsili mümkün olmamıştır. 2464 sayılı Kanunun 20/3 maddesinde sayılan işletmelere “müzik eşliğinde eğlenilmesi ve eğlence unsuru ağır basması” nedenleriyle, belediyeden canlı müzik izni alarak faaliyet göstermesi durumunda, canlı müzik yaptıkları günler için tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken eğlence vergisinin alınmaması mevzuata uygun değildir.Bu nedenle sorumluluk itirazının reddi ile ilam hükmünün tasdiki gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
Oy çokluğu ile,
04.10.2016 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08