Sayıştay 6. Dairesi 40761 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40761

Karar Tarihi

20 Eylül 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 6

  • Dosya No: 40761

  • Tutanak No: 42171

  • Tutanak Tarihi: 20.09.2016

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Bilirkişi ücreti.

262 sayılı İlam’ın 4’üncü maddesi ile Mülkiye Müfettişi … tarafından incelemeye yardımcı olmaları amacıyla görevlendirilen İl Özel İdare Genel Sekreterliğinde görevli Bilgi İşlem Müdürü … ile İşletme ve İştirakler Müdürü …’a yürüttükleri görev nedeniyle mülkiye müfettişinin ilgili kişilere ücret ödenmesine ilişkin yazısı üzerine bilirkişi ücreti adı altında belediye bütçesinden ödeme yapılması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçe sahibi dilekçesinde özetle; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi … 'in İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş kurulu Başkanlığı’nın 09/10/2013 tarihli kış teftişi görev emrini ilgi tutarak Belediye Başkanlığı’na yazdığı 20.12.2013 tarihli resmi yazıyla taraflarına yazılı emir verildiğini;

Gerek Mülkiye Başmüfettişi … tarafından yazılan 4483 sayılı Kanun’un uygulanmasına dair kitaptaki yazışma örneğinde, gerekse e-içişleri projesi içindeki Teftiş Kurulu Başkanlığı modülü içinde yer alan Müfettiş işlemleri alt modülünde bulunan örnek doküman işlemleri içindeki örnek belgelerde Mülkiye Müfettişlerinin bilirkişi atayabileceği ve bilirkişi ücreti ödemelerinin ilgili belediye bütçesinden ödenebileceğinin açıkça belirtildiğini;

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişe yardım yükümlülüğü” başlıklı 35’inci maddesi ve bilirkişi ödemesinin bizzat teftişe gelen müfettişin kesin ifade içeren yazılı emri ile talep edilmesi karşısında bu ödemeyi yapmak zorunda kaldıklarını, kaldı ki belediyelerinin teftişinin kendileri için önemli bir faaliyet olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 55’inci maddesi ve 5018 sayılı Kanun’un 77’nci maddesinin 2’nci bendinde yer alan hükümler gereği ilgili müfettişin dış denetim yetkisinin yasadan geldiğinin görüldüğünü, denetiminin önemi ve gerekliliği yasalarla belirlenmiş olan ve Belediyelerini yasal mevzuatlar çerçevesinde denetlemeye gelen bir müfettişin yazılı emri üzerine yapılan bir ödemenin, yine belediyelerine ilişkin olarak gerçekleştirilen bir diğer denetim kapsamında kamu zararı teşkil ettiğine ve bu tutarın kendilerinden tahsiline hükmedilmesinin, yani dış denetim yapan iki kamu kurumu arasındaki mevzuattan kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle kabahatin taraflarına yüklenmesinin uygun olmayacağını;

İlam’da yer alan denetçi ve savcı görüşlerinde bu ödemenin belediye bütçesinden yapılabileceğine dair bir mevzuat hükmü bulunmadığı ifade edilmişse de ödemenin yapılamayacağına ya da İçişleri Bakanlığı bütçesinden yapılacağına dair bir mevzuat hükmünün de bulunmadığını, yani bu ödemenin belediye bütçesinden yapılması halinde kamu zararı oluşturacağına ilişkin bir yasal dayanağın da bulunmadığını, bu nedenle anılan yazılı emre ilişkin itiraz edebilecekleri bir dayanaklarının da bulunmadığını, kaldı ki İçişleri Bakanlığı’nın belediyeler üzerinde vesayet yetkisi olduğunu ve Bakanlık’tan zaman zaman yaptıkları iş ve işlemlere ilişkin yol gösterici görüşler aldıklarını, bu nedenle kendilerinde Bakanlıktan gelen bir müfettişin yanlış bir işleme sebebiyet oluşturacağı kanaatinin oluşmadığını;

Savunmasında da belirttiği Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 02/10/2012 tarih ve 35495 sayılı kararının 3’üncü maddesinin gerekçesi incelendiğinde idareleri tarafından yapılan ödemenin bu karara konu olan ödeme ile aynı olduğunun, buna karşın emsal kararda tazmin hükmü kaldırılmasına hükmedilmişken aynı konuda tek amacı belediyenin teftişinin sorunsuz ve hatasız bir şekilde geçirilmesi olan kendilerine sorumluluk tevcih edilerek tazmin hükmolunmasının haksız olacağını, çünkü yapılan denetimler esnasında elde edilen benzer bulgulara ilişkin olarak ne olursa olsun benzer kararlar verilmesi gerektiğini, aksi bir durumun Sayıştay kararları doğrultusunda gerçekleştirip doğru yaptıklarını düşündükleri işlerin yine Sayıştay denetimlerinde sorgu konusu olabileceği kanaati oluşturacağından belediye çalışanları için büyük önem taşıyan ve yaptıkları işlerde kılavuzluk eden Sayıştay kararlarına duyulan güveni sarsacağını, Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduklarından bu durumun Anayasa’nın eşitlik ilkesine de aykırı olacağını;

Savcı görüşünde her ne kadar bu ödeminin denetim elemanlarının bilirkişi tayini ve bilirkişi ücreti tespiti mezuniyeti olduğuna göre bünyesinde bulunduğu kurumda bir ödenek kaydının olması ve ödemelerini bu çerçevede sonuçlandırılmasının uygun olacağı belirtilmişse de; ayrışık görüş gerekçesinde de belirtildiği gibi bu durumda kamu zararının muhatabının kendileri değil üzerlerinde vesayet yetkisi bulunan İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği ve bu ödemenin yapılması için yazılı emri veren denetim elamanı olması gerektiğini;

Kaldı ki bu ödemenin kamu zararı tanımında bahsi geçen ifadelere uymadığından bu ödemede kamu zararı olmadığını belirterek daha önce verdiği savunması da dikkate alınmak suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında; “Dairesince, Mülkiye Müfettişi tarafından soruşturma ile ilgisi bulunmayan bir inceleme kapsamında incelemeye yardımcı olmaları amacıyla görevlendirilen kişilere belediye bütçesinden bilirkişi ücreti ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının, sorumlularına ödettirilmesine karar verilmiştir.

Sorumlu savunmasında, söz konusu ödemenin Mülkiye Müfettişinin yazılı emri üzerine yapıldığı, müfettişlerin bilirkişi ücretlerinin hangi kurum tarafından ödeneceği konusu hala netleşmediği, belediye bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık oluşturmadığı, ödenmesi konusunda Sayıştay’ın emsal kararlarının olduğu, belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.

İçişleri Bakanlığı denetim elemanlarının bilirkişi görevlendirilmelerinde, bilirkişilere ödenecek ücretlerin hangi kurum bütçesinden gerçekleştirileceği hususunda, değişik sonuçlu Daire ve Temyiz Kurulu kararları bulunmaktadır. Denetim elemanının bu tür ödeneklere ihtiyaç duyduklarında bünyesinde bulunduğu kurumda bir Ödenek kaydının olması ve ödemelerinde bu çerçevede geçekleştirmesi gerekmektedir.

Belediye bütçesine konulan ödenek bizzat belediyenin görevlendireceği bilirkişilere yapılacak ödemelerle ilgili olup, görev esnasında müfettişlerce görevlendirilen bilirkişilerden satın alınan bilirkişi hizmetinin İçişleri Bakanlığı bütçesinden karşılanması gerektiği değerlendirilmiştir.

Buna göre, sorumlunun temyiz talebinin ret edilerek Daire kararının korunması gerektiği düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi … 'in İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 09/10/2013 tarihli görev emrini ilgi tutarak … Belediye Başkanlığı’na yazdığı 20.12.2013 tarihli yazıda;

“… Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ihale iş ve işlemleri sonucunda yapılan ödemeler ile,

… Belediyesinin hakim hissedarı olan … A.Ş den gerçekleştirilen 17 milyon TL tutarındaki mal ve hizmet alımı ile ilgili ödemeler’

Tarafımdan incelemeye alınmış, söz konusu inceleme kapsamında İl Özel İdare Genel Sekreterliğinde görevli Bilgi İşlem Müdürü … ve İşletme ve İştirakler Müdürü … Bilirkişi olarak görevlendirilmiş, Bilirkişiler … ve … düzenledikleri Bilirkişi Raporunu 20/12/2013 tarihinde Müfettişliğime sunmuşlardır.

Bilirkişiler … ve … 'a yürüttükleri görev nedeni ile Ceza Muhakemesi Kanununun 72. maddesi uyarınca ve ekteki (…) Hukuk Mahkemesi yazısı baz alınarak ayrı ayrı ve net … TL (…) ödenmesi uygun görülmüştür.

Söz konusu Bilirkişi ücretinin bütçenizin ilgili tertibinden ödenmesini rica ederim.” denildiği,

Yazı ekinde yer alan ve ücret hesabında baz alınan mahkeme yazısından bilirkişi ücreti tespitinin nasıl yapıldığına ilişkin bir açıklamanın yer almadığı,

15.06.1989 tarihli ve 20196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliğinin 60’ıncı maddesinde;

“Bilirkişi, bilim ve tekniğe, sanat ve uzmanlığa ilişkin konularda rey ve mütalaasını bildirmekle görevlendirilen kişidir.

Müfettişler, soruşturmalarında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 66 ıncı maddesine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda üçten fazla olmamak üzere bilirkişi görevlendirebilirler.

Bilirkişiler, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 68 inci maddesi uyarınca kendilerine verilen görevi yapmak zorundadırlar.” denilerek Mülkiye Müfettişlerinin soruşturmalarda bilirkişi görevlendirebilecekleri hükme bağlandığı,

Söz konusu ödeme Mülkiye Müfettişinin yazılı talimatı üzerine belediye bütçesinden ödendiğinden, konuyla ilgili olarak Mülkiye Müfettişi …’in de savunmasının alınarak sonucun ek raporla Daireye intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılması gerektiği yönündeki ayrışık görüşlere karşı;

İlam’da, olayda Mülkiye Müfettişi tarafından bir soruşturma nedeniyle bilirkişi görevlendirilmediği, rutin bir inceleme sırasında incelmeye yardımcı olmaları amacıyla görevlendirmenin söz konusu olduğu, ayrıca ödeme emri belgelerinin ekinde bilirkişi yemin tutanaklarının da bulunmadığı belirtilerek, soruşturma ile ilişkisi bulunmayan bir inceleme kapsamında incelemeye yardımcı olmaları amacıyla görevlendirilenlere bilirkişi ödemesi yapılması nedeniyle tazmin hükmolunduğu,

Anılan yönetmelik hükmü gereği müfettişlerin yalnızca soruşturmalarında bilirkişi görevlendirebileceğinin düzenlendiği, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Uygulaması ile İlgili Olarak İçişleri Bakanlığınca Yürütülecek İşlemlere İlişkin Yönerge’nin 5’inci maddesinde ön incelemenin inceleme ve soruşturma çalışmalarını kapsadığının belirtildiği, ancak soruşturmaya ilişkin düzenlemeler de içeren Yönerge’de incelemeye ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı,

Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından verilen 09.10.2013 tarihli görev emri ile … … Belediyesi’nde 01.11.2013 – 29.11.2013 tarihleri arasında bir inceleme yapıldığı ve 20.01.2014 tarihinde bir inceleme raporu düzenlendiği, bu raporun dilekçeye eklenen kısmında bilirkişi raporu düzenledikleri belirtilenlerin İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 06.11.2013 tarih ve 31206 sayılı yazısı ile anılan Mülkiye Müfettişinin refakatinde görevlendirildiğinin belirtildiği,

Sonrasında (2014 yılında) Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından verilen 22.04.2014 tarihli görev emri ile bir ön inceleme yapılarak aynı Müfettiş tarafından 27.05.2014 tarihinde bir ön inceleme raporu düzenlendiği,

Yukarıda yer alan yazıda da belirtildiği gibi bilirkişi görevlendirilmesinin yapıldığı inceleme konularının ‘… Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ihale iş ve işlemleri sonucunda yapılan ödemeler ile … Belediyesinin hakim hissedarı olan … A.Ş den gerçekleştirilen 17 milyon TL tutarındaki mal ve hizmet alımı ile ilgili ödemeler’ olduğu görülmüştür.

3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2/g maddesinde ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini, mahalli idareleri ve bunların merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerini düzenleme görevi İçişleri Bakanlığı’na verilmiştir.

Yine aynı Kanunun 15’inci maddesinde mahalli idarelerin seçilmiş veya tayin edilmiş organları ve bunların üyeleriyle diğer kamu görevlileri hakkında inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın görevleri arasında sayılmıştır.

Anılan Kanun’un 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Bakanlığın merkez birimlerinin, bağlı kuruluşların, il ve ilçelerin ve mahalli idarelerle, bunlara bağlı ve bunların kurdukları veya özel kanunlarla kurulmuş birlik işletme, müessese ve teşebbüslerin işlem ve hesaplarını teftiş etmek ve denetlemek, inceleme ve soruşturma yapmak”, (c) bendinde ise; “Mahalli idarelerin seçilmiş veya tayin edilmiş organları ve bunların üyeleriyle diğer kamu görevlileri hakkında inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak” görevleri İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına verilmiştir.

Sorumlular, belediye bütçesinden ödenemeyeceğine dair bir düzenleme de bulunmadığından, ödemenin … … Belediye Başkanlığı’nda bu görev ve yetkiler kapsamında Mülkiye Müfettişi tarafından yapılan teftiş esnasında, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliği’nin “Müfettişe yardım yükümlülüğü” başlıklı 35’inci maddesi hükmü ve üzerlerinde vesayet yetkisi bulunan İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen Mülkiye Müfettişinin bilirkişi ödemesinin yapılmasına ilişkin yazısı üzerine yapıldığını belirtmiştir.

Mülkiye Müfettişi tarafından incelemesi yaptırılan konuların … … Belediyesi’ne ait bir hizmetin yerine getirilmesi ile ilgili olması nedeniyle Mülkiye Müfettişinin yazısı ile belirlenip ödenmesi istenen bilirkişi ücretinin haliyle kabulünün uygun olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 904 sayılı İlam’ın 4’üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın kararı veren Daireye Gönderilmesine, Oyçokluğuyla,

( Üyeler …, …, …, … VE …’ın; “3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinin (g) bendinde, ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini, mahalli idareleri ve bunların merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerini düzenleme görevi İçişleri Bakanlığına verilmiştir.

Yine aynı Kanun’un 11’inci maddesinde Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün Bakanlığın Ana Hizmet Birimlerinden olduğu belirtilerek, Bakanlığın Mahalli İdareler üzerinde sahip olduğu vesayet yetkisinin mevzuat hükümleri gereğince uygulanmasını sağlama görevinin anılan Genel Müdürlüğe verildiği görülmektedir.

Anılan Kanun’un 15’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ‘Bakanlığın merkez birimlerinin, bağlı kuruluşların, il ve ilçelerin ve mahalli idarelerle, bunlara bağlı ve bunların kurdukları veya özel kanunlarla kurulmuş birlik, işletme, müessese ve teşebbüslerin işlem ve hesaplarını teftiş etmek ve denetlemek, inceleme ve soruşturma yapmak,’ (c) bendinde ise; ‘Mahalli idarelerin seçilmiş veya tayin edilmiş organları ve bunların üyeleriyle diğer kamu görevlileri hakkında inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak,’ görevleri İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına verilmiştir.

İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettişinin … … Belediye Başkanlığında yapmış olduğu inceleme, denetleme, araştırma ve soruşturma işlemleri 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve görevleri Hakkında Kanun’un yukarıda bahsedilen hükümleri gereği Bakanlığın görevleri arasındadır. Teftiş, inceleme, araştırma, soruşturma işlemlerine yardımcı olacak bilgilere ulaşmak için müfettişlerce görevlendirilen bilirkişiler ve bilirkişiye gördürülen hizmetler inceleme, araştırma ve soruşturma göreviyle ilgilidir ve bu görevlerin amacına ulaşmasına yardım etmektedir.

Bu görev esnasında satın alınan bilirkişilik hizmetinin bedelinin İçişleri Bakanlığı veya Teftiş Kurulu Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanması gerekir. Çünkü, hizmeti gördüren Belediye değil İçişleri Bakanlığıdır.

Belediye bütçesine konulan ödenek bizzat belediyenin görevlendireceği bilirkişilere yapılacak ödemelerle ilgili olup müfettişlerce görevlendirilen bilirkişilere yapılacak ödemelerle ilgisi bulunmamaktadır.

15.06.1989 tarihli ve 20196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Çalışma Yönetmeliği’nin 60’ıncı maddesinde;

‘Bilirkişi, bilim ve tekniğe, sanat ve uzmanlığa ilişkin konularda rey ve mütalaasını bildirmekle görevlendirilen kişidir.

Müfettişler, soruşturmalarında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 66’ncı maddesine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda üçten fazla olmamak üzere bilirkişi görevlendirebilirler.

Bilirkişiler, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 68 inci maddesi uyarınca kendilerine verilen görevi yapmak zorundadırlar.’ denilerek Mülkiye Müfettişlerinin soruşturmalarda bilirkişi görevlendirebilecekleri hükme bağlanmıştır.

Oysa olayda Mülkiye Müfettişi tarafından bir soruşturma nedeniyle bilirkişi görevlendirilmemiştir. Rutin bir inceleme sırasında incelmeye yardımcı olmaları amacıyla görevlendirme söz konusudur. Ayrıca ödeme emri belgeleri ekinde bilirkişi yemin tutanakları da bulunmamaktadır. Bu itibarla, tazmin hükmünün tasdiki gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)

Karar verildiği 20.09.2016 tarih ve 42171 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim