Sayıştay 6. Dairesi 40613 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40613

Karar Tarihi

7 Haziran 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 6

  • Dosya No: 40613

  • Tutanak No: 41993

  • Tutanak Tarihi: 07.06.2016

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Belediyede görevli tüm memurlara gereğinden fazla miktarda otobüs kartı verilmesi

  1. ) 231 sayılı İlam’ın 11’inci maddesinin (A) bendi ile, … Belediyesince belediyede görevli tüm memurlara her biri 10 (on) binişlik olmak üzere ayda 17 (onyedi) adet otobüs kartı verilmesi nedeniyle .... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlam’da Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ..., ... ve Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40613, 40612 ve 40594 sayılı dosyalarda yer alan temyiz dilekçelerinde özetle;

5393 Sayılı Belediye Kanununun “Belediye Meclisi” başlıklı 17. maddesinde; “... Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilmiş üyelerden oluşur.”

Aynı kanunun “Meclis Kararlarının Kesinleşmesi” başlıklı 23. maddesinde ise; “...Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilir. Mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.” denildiğini;

Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin “Meclis kararlarının yürürlüğe girmesi” başlıklı 18. maddesinde; “Meclisin almış olduğu kararların tam metni, kararın kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde belediye başkanı tarafından il merkezi belediyeler ile merkez ilçeye bağlı olan belediyelerde valiye, ilçe merkezi ve ilçeye bağlı belediyelerde kaymakama gönderilir ve uygun araçlarla halka duyurulur. Vali veya kaymakama gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez.

Meclis kararları iki suret olarak mülki idare amirliğine gönderilir. (Mülga cümle: RG- 27/11/2014-29188) (...)

Valilik, kaymakamlık ve büyükşehir belediye başkanlığınca, teslim alınan kararın son sayfasına, karar tarihi, teslim alındığı tarih ve kayıt numarası yazıldıktan sonra kararın bir sureti belediyeye iade edilir. Bu şekilde kayıtları tamamlanan karar teslim alan makam tarafından dosyasında saklanır. Bu kararları kaydetmek üzere ilgili idareler tarafından bir defter tutulur.” denildiğini;

Sayıştay ilamında yargılamaya konu edilen, belediyede görevli tüm memurlara her biri on binişlik olmak üzere, ayda 17 adet otobüs kartı verilmesine ilişkin 11.12.2009 tarihli … Belediye Meclisince alınmış olan kararın, kanunun öngördüğü şekilde Mülki İdare Amiri olan … Kaymakamlığına gönderildiğini; … Kaymakamlığınca hukuka aykırılık iddiası ile idari yargıya başvurulmadığından 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince kesinleşerek yürürlüğe girdiğini;

5393 Sayılı Belediye Kanunun Belediye Başkanın görev ve yetkileri başlıklı 38. maddesinin h fıkrasında; “... Meclis ve Encümen kararlarını uygulamak.” hükmünün bulunduğunu;

5018 sayılı Kamu Mali Kontrol Kanununun “Üst yöneticiler” başlıklı 11. maddesinde; “... İl Özel idarelerinde Vali ve Belediyelerde Belediye Başkanı üst yöneticidir. ...

Üst yöneticiler, Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise Meclislerine karşı sorumludurlar.

Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini, harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler” hükümlerinin bulunduğunu;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinde; “...Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kânunla gösterilen istisnalar saklıdır.” denildiğini;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Kanunsuz Emir” başlıklı 137. maddesinde; “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.” denildiğini;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, memurların verilen görevleri yerine getirmelerini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yaptığını ve amirleri tarafından verilen emirleri yerine getirmeyen memurlar hakkında çeşitli yaptırımların uygulanmasının mümkün olduğunu;

657 sayılı Kanundaki düzenlemelere göre, verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmada kayıtsızlık gösteren veya düzensiz davranan memurlara uyarma cezası; tam ve zamanında yapılmasında kusurlu davranan ve itiraz eden memurlara kınama cezası; kasıtlı olarak tam ve zamanında yapmayan memura aylıktan kesme cezası; kasten yapmayan memurlara kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiğini;

5018 sayılı Kamu Mali Kontrol Kanunu’nun 31’inci maddesinde de; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur...” denildiğini, fakat yapmış oldukları sorumluluk itirazının 6.Dairece değerlendirilmediğini ve kusursuz sorumluluk anlayışının devam ettirildiğini;

Taşıt Kanunu ve Kamu Personel Yönetmeliğine göre memurların toplu taşım araçlarından faydalandırılmasının yasal zorunluluk olduğu belirtilmesine karşın, memura verilen toplu taşım kartlarındaki kontör miktarının fazla olduğunun iddia edildiğini ve bu iddianın bir mevzuata aykırılık bulunduğu karinesini doğurmayacağını; … Belediyesinin görevleri gereği hizmet verdiği alan ve kişi sayısı dikkate alındığında sadece personelinin ise geliş ve gidisi acısından değil hizmet birimleri arasında gün içinde yapılan tüm transferler de dikkate alındığında herhangi bir merkezi idare birimi ile aynı çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini; Geçmişte yine aynı konuda verilmiş olan Temyiz Kurulu Kararlarında; “Kurum personelinin sadece işe gelip gitme değil, mesai saatleri sırasında iş ile ilgili kullanım karşısında ortada kamu zararı değil aksine işe servisle gelip gitme ile idarenin işi için araç kullanımının EGO otobüsleriyle sağlanması karşısında kamu yatarı bulunmaktadır.” denilerek uygulamada hazine ve kurum zararının bulunmamasını gerekçesiyle verilmiş olan tazmin hükmünün kaldırılmasının uygun bulunulduğu gibi otobüs kartlarındaki kontör adedine ilişkin olarak da herhangi bir sınırlama getirilmediğini;

Tüm bu nedenlerle, Belediye Meclisince oybirliği ile alınmış olan ve mülki idare amirince onaylanarak kesinleşen, yasa ve yönetmeliklere aykırılığı bulunmayan Belediye Meclis kararının yazılı bir emir olduğunu ve anılan karara dayanarak gerekli ödemelerin yapıldığını; Otobüs kartı kontör adedi bakımından, o tarihte gerek yasal, gerekse içtihadı anlamda sınırlayıcı hükmün bulunmaması karşısında, uygulanmadan dolayı sorumlu kılınamayacaklarını belirterek tazmin hükmünün uhdelerinden kaldırılmasını talep etmişlerdir.

İlam’da Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... 40616 sayılı dosyada yer alan temyiz dilekçesinde yukarıda belirtilen hususlardan farklı olarak özetle;

980 kişinin aylık servis ile taşıması için ortalama maliyet hesabının 567,40/2 =283,70 TL + %18 KDV;

Kişi başı 170 kontör otobüs kart maliyetinin 297,50 TL olduğunu;

6085 sayılı Kanun’un 35 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan “Sayıştay tarafından yerindelik denetimi yapılamaz, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve ortadan kaldıracak karar alınamaz”, ve yine 35 nci maddenin ikinci fıkrasının b bendinde yer alan “Kamu idarelerinin gelir gider ve malları ile ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerin denetiminde, yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim, raporu düzenlenemez” hükümlerinin değerlendirmeye alınmasını ve hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

İlam’da Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla sorumlu tutulan …; 40589, 40619, 40599, 40602, 40600, 40605, 40595, 40622, 40596, 40597, 40603, 40604, 40601, 40598, 40592, 40593, 40532, 40533, 40573, 40574, 40575, 40576, 40577, 40578, 40579, 40580, 40581, 40582, 40583, 40584, 40585, 40586, 40587, 40588 sayılı dosyalarda yer alan temyiz dilekçelerinde özetle;

Sayıştay 6. Dairesi’nin 231 sayılı İlamının 11. maddesinin A fıkrasında yer alan “belediye görevli tüm memurlara her biri 10 binişlik olmak üzere ayda 17 adet otobüs kartı verilmesi” işleminin kamu zararı oluşturduğuna karar verilerek 11.12.2009 tarih ve 861 sayılı meclis kararı ile ilişkilendirilerek diğer sorumlu başlığı altında kendisinin de olduğu 45 meclis üyesinden tazminine karar verildiğini;

Sayıştay 6.Daire’nin tazmine konu memurlara otobüs kartı verilmesine ilişkin kararlarında yıllar itibarıyla çelişki bulunduğunu; temyize konu 2013 yılı hesaplarına ilişkin inceleme sonucu verilen 231 sayılı ilamda bulunan iki muhalefet şerhinde bu durumun açıkça gözüktüğünü; 2012 yılı hesaplarına ilişkin incelemede aynı konu ile ilgili karar verilmeden dosya yeniden denetçilere gönderilmiş iken 2013 yılına ilişkin kararla 2012 değerlendirmesinin tam tersi karar verildiğini; talebinin tazmin hükmünün kaldırılması yönünde olmasına rağmen, kararın bu yönü ile bozularak dairesine gönderilmesi gerektiğini;

Sayıştay Kanunu’nun 35. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ”Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan is ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, (...) uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez” denildiğini;

Sayıştay denetim raporunda ve bu denetim raporu esas alınarak verilen kararda usulüne uygun olarak alınan karar ile iş ve işlemlerin mevzuata uygun olduğu belirtilmesine rağmen, memur çalışana fazla miktarda otobüs biniş kartı verilmesi yönünde verilen kararın, Sayıştay’ın idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yapması olduğunu;

Kamu zararı olduğu iddiası ile ilişkilendirilen 861 sayılı Belediye Meclis kararının 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 23. maddesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 14. maddesine göre mülki idare amirine gönderildiğini; Mülki idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmediğini; Yasa gereği mülki idare amirinin hukuka aykırı kararlara karşı dava açacağının belirtildiğini ve hukuka uygun olan karar aleyhine mülki idare amiri tarafından dava açılmadığını;

5018 Sayılı Kanunun 71. maddesinde yer alan düzenlemeye göre kamu zararından bahsedilemeyeceğini; kamu zararından bahsedilmesinin en önemli koşulunun mevzuata aykırılığın bulunması olduğunu; mevzuata aykırı davranmada kamu görevlisinin, kasıt, kusur veya ihmalinin bulunması ve ayrıca kasıt, kusur veya ihmal ile mevzuata aykırı işlem yapılmasının sonucu kamu kaynağında eksilmenin olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini;

İlamda, memurlara toplu taşım kartı verilmesinin hangi mevzuata aykırı olduğunun belirtilmediğini; aksine, Taşıt Kanunu’nun 7. maddesi ve Kamu Kurumları Personel Servis Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre memurların toplu taşım araçlarından faydalandırılmasının yasal zorunluluk olduğunun açıkça yer aldığını; memura verilen kart sayısında fazlalık olduğu gerekçesi ile kamu zararının oluştuğunun belirtildiğini;

Belediye memurlarına otobüs kartı verilmesi işleminin mevzuatta yer alan bir işlem olduğunu ve mevzuata aykırılık bulunmadığını; otobüs biniş kartlarının adet olarak sayısını belirleyen bir düzenleme bulunmadığını;

… Belediyesinin, büyükşehir belediyesi kurulması için asgari sayı olan 750.000 kişinin çok üzerinde bir nüfusa (gündüz 2.000.000 kişi) hizmet verdiğini; yüzölçümü itibarıyla çoğu ilden büyük olduğunu ve her mahallede hizmet birimlerinin bulunduğunu; İlamda belirtildiği üzere personelin sabah işe gelip akşama kadar aynı binada çalışıp akşam aynı adresten evine dönmediğini; gün içerisinde belediyenin … ilçesine yayılmış hizmet birimlerine çok sayıda gidiş ve gelişler olduğunu; bu çalışma sisteminde 22 gün işe gelindiği esas alınarak 60 kontör yeterlidir denilmesinin gerçeklerle bağdaşmadığı gibi adet sınırı konulmasının Sayıştay Kanunu’nun 35/2-b bendi ile Belediye Kanunu’nun 38. maddesinde yer alan düzenlemenin a ve b, h, m ve p bentlerine de aykırı olduğunu;

Belediye başkanının belde halkı hizmetlerinin yerinde ve daha hızlı yapılması için mevzuatta yer alan düzenleme ile memurlara otobüs kullanmaları için gerekli olan 17 adet kartın EGO’dan alınarak verilmesi işlemini meclise sevk ettiğini ve bütçesinde bu harcama ile ilgili ödeneğin yer aldığını;

Ayrıca, Belediye Kanunu’nun 60. maddesinin p fıkrasına göre “kanunla verilen görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” belediye giderleri arasında sayıldığını; kontör adedinin kime ve neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını; İlamın muhalefet şerhinde de bu sayı sınırlaması konusunda bir mutabakata da varılmadığının, farklı adetler yönünden kararlar verildiğinin görüldüğünü; İlam kararında yer alan “personelin birden fazla araç kullanmadığı da bir gerçektir” yönündeki tespitin hangi kriter ve araştırmalara göre yapıldığının anlaşılamadığını;

… ilçesinin, diğer belediyelerle karşılaştırıldığında gerek kentsel yatırım, gerekse denetim ve hizmet sorumlulukları bakımından yükü oldukça ağır bir belediye olduğunu; Belediye Yasasında yapılan son değişikliklerle, ilçe sınırlarının genişlemesi ve Belediyeye bağlanan Evciler, Yayla, Akarlar, Tohumlar, Karahasanlı, Çavuşlu ve Kömürcüler adlı köylerin mahalle haline gelmesi, ayrıca 06.12.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair 6360 sayılı Kanunun “İlçe Kurulması ve Sınırlarının Belirlenmesi” başlıklı 2’nci maddesinin 41’inci fıkrası ile Ankara ilinde, Yenimahalle ilçesine bağlı Dodurga ve Alacaatlı mahallelerinin çevre yolu içinde kalan kısmı ile Çayyolu, A. Taner Kışlalı, Ümit, Koru, Konutkent ve Yaşamkent mahallelerinin, … ilçe sınırlarına dâhil edilerek, … Belediyesine katıldığını; Belediyenin tüm bu hizmetleri farklı yerleşkelerde yerine getirdiğini, örneğin Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Etüt Proje Müdürlüğünün … Yıldız Lozan yerleşkesinde, Zabıta Müdürlüğünün Maltepe yerleşkesinde, diğer müdürlüklerin ise Kolej ve Mithatpaşa binalarında bulunduğunu ayrıca değişik semtlerde 8 Kreş, 20 Todam (Toplumsal Dayanışma Merkezi), Mali Hizmetler Müdürlüğüne bağlı 7 vergi tahsilât bürosu, ÇSM (… Sanat Merkezi), spor salonları ve gençlik merkezleri ve … Evlerinin bulunduğunu ve personele dağıtılan EGO kartının, sadece işe geliş ve gidişinde değil, mesai saatleri içerisinde araç temininde sıkıntı olması halinde görev alanlarına gidip gelişlerinde kullanıldığını;

Bahse konu kart bedellerinin memurlara nakit olarak ödenmediğini, bir kamu kurumu olan EGO’ya bedelleri ödenerek memurlara kart verildiğini; burada kamu zararı oluşmuştur denilmesinin Temyiz Kurulu’nun 22.04.2008 tarih ve 30104 Tutanak No ve 26.02.2008 tarih 29971 nolu kararlarına aykırılık teşkil ettiğini; Temyiz Kurulunun bu kararlarında özelikle kart bedellerinin kamu kurumu olan EGO’ya ödenmesini ve memurlara nakit ödeme yapılmamasını kamu zararı olarak değerlendirmediğini;

Yaklaşık 1000 memur bulunduğunu ve bu memurların sadece işe geliş ve gidişlerini sağlamak üzere servis kiralanması yoluna gidilse, en az 40 kişilik 25 otobüs servis kiralamasının yapılması gerekeceğini; Servisçiler Odasının yayınladığı ücret tarifesine göre 36 ve üzeri otobüs için kalkış ücretinin 243,00-TL, her km için 2,67-TL olduğunu, buna göre 25 otobüs ilk kalkış ücretinin 6.075,00-TL olup ortalama 15 km için 40,05-TL üzerinden 25 otobüsün 1.001,25-TL olduğunu; buna göre günlük toplam 7.076,20-TL %18 KDV ile birlikte 8.349,98-TL olduğunu; sadece işe geliş ve gidiş için 22 gün esas alınsa aylık tutarın 183.699,56-TL, yıllık tutarın 2.204.394,72 TL olduğunu; bu tutarın, sadece 22 gün sabah ve akşam personelin taşınması miktarı olduğunu; oysa personelin hafta sonu çalışması ve gün içerisinde Belediyenin Ankara’nın her semtine yayılmış hizmet birimleri arasında gidiş gelişleri de bulunduğunu; bu durumda personele toplu taşıt kartı verilmesinin kamu yararına olduğunu;

Ayrıca, merkez binanın bulunduğu Kızılay’a en az 40 otobüsün girmesine trafik açısından Ego Genel Müdürlüğünün, Ulaşım Dairesi Başkanlığı İl Trafik Komisyonu kararını gerekçe göstererek izin vermediğini; istenilse bile servis kiralamanın mümkün olmadığını;

Belediye Meclisi’nin 11.12.2009 tarih ve 861 sayılı kararı ilişkilendirilerek meclis üyelerine diğer sorumlu başlığı altında tazmin kararı verildiğini; 31.07.2010 tarihine yürürlüğe giren 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun Geçici 8. maddesinde ”Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında İdarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” denildiğini;

Yine; 4688 sayılı Kanun’un Geçici Madde 14’de ”Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” denildiğini;

Buna göre 11.12.2009 tarihinde alınan, memura işe geliş ve gidişleri ile kurum iş ve işlemlerin takibi, denetimi, tahsili vb. çalışmaların yapılması için otobüs kartı verilmesine ilişkin meclis kararının bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki tarih olması nedeniyle “kamu görevlileri hakkında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı başlatılanların işlemden kaldırılacağı” düzenlemesine göre bu konunun meclis üyeleri açısından işlemden kaldırılması gerektiğini;

231 sayılı İlam’da yukarıda belirtilen savunmanın ”bahse konu yasal düzenlemeden sonra ödemelerin yapıldığı” gerekçesi ile reddedildiğini; bu ret gerekçesinin hukuka uygun olmadığını; ödemelerin meclis üyeleri tarafından yapılmadığını; Meclis kararının 2009 yılına ait olduğunu ve bu kararın, alındığı yıl bütçe yılında uygulanacağını; diğer yıl ödemeleri (2013 yılı) için 2009 yılı kararının dayanak gösterilmesinin meclis üyelerinin sorumluluğunda olmaması gerektiğini;

İlam’ın bu gerekçesi ile, 2009 yılında alınan bu kararın halen uygulanabileceği ve uygulanması sonucu belediye ile ilişkisi sona ermiş meclis üyelerinin sorumlu kabul edileceği, belediye tarafından yeni bir meclis kararı alınmadığı sürece bu sorumluluğun devam edeceği gibi hakka ve hukuka aykırı bir sonuç çıktığını;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin sayıldığını; harcamalarla ilgili belediye meclis üyelerinin sorumlu tutulmasında izah edilebilecek bir durum bulunmadığını; gerek Sayıştay Kanunu ve gerekse Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu’nda harcama yetkilisinin kim olduğunun ve sorumluların kimler olacağının belirtildiğini; belediyelerde harcama yetkilileri ve üst yöneticilerin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini;

5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” denildiğini; bu nedenle Kanunun 31’inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken, kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini;

Belediye Kanunu’nun 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkilerinin neler olduğunun sıralandığını, harcama yapma görev ve yetkisinin bulunmadığını ve meclis üyelerinin harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisi olmadığını; meclis üyelerinin İlam’da yer alan harcamaların yapılması sürecinde fiilen bulunmadığını; harcama talimatını meclis üyeleri değil harcama yetkilisinin verdiğini; meclis üyelerinin aldığı meclis kararının hangi mevzuata aykırı olduğunun belirtilmediğini;

2013 yılında yapılan harcama nedeniyle, 2009 yılında alınan meclis kararındaki meclis üyelerinin sorumlu gösterilmesinin, konuların yeterince incelenmeden, hukuki değerlendirme yapılmadan herkesin sorumlu olarak kabul edilmesinin hukukla bağdaşmadığını;

Bir an için İlam’ın memur çalışanlara fazla miktarda otobüs biniş kartı verildiği yönündeki kararı kabul edilse dahi, hukuka ve mevzuata uygun olarak karar alan meclis üyelerinin ile harcama yetkilisinin fazla yapıldığı belirtilen ödemeden sorumlu olmasının hukuken ve vicdanen doğru olmadığını; memur personele toplu taşım kartı verilmesinde herhangi bir mevzuata aykırılık olmadığının İlam’da da belirtildiğini; ne kadar sayıda verileceği yönünde de herhangi bir düzenleme bulunmadığını; Sayıştay 6. Dairesinin yeni bir durum oluşturarak ve sayı belirleme yoluna giderek bu sayının üzerinde verilen otobüs biniş kartlarının kamu zararı olduğunu belirttiğini;

Bu yeni durum karşısında bu otobüs kartlarının verildiği memur personelden belirtilen miktarın üzerindeki kısmın tahsiline karar verilmesi, ahiz tablosunun bu yeni duruma göre hazırlanması gerektiğini; aksi durumda otobüs kartlarından faydalanmayan, hukuka uygun işlem yapan 50 kişinin sorumlu tutulmasının ve onlardan tazmini yoluna gidilmesinin hukuken ve vicdanen doğru olmadığını;

Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı yapılan iş ve işlemlerin uygun olduğunu, kamu zararı bulunmadığının açık olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

İlam’da Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla sorumlu tutulan ..., ..., ... ve ... 40607, 40591, 40606 ve 40652 sayılı dosyalarda yer alan temyiz dilekçelerinde yukarıda belirtilen hususlara ilave olarak özetle;

Anılan 861 sayılı Kararın görüşüldüğü/oylandığı 11 Aralık 2009 günlü Meclis Toplantısına katılmadığını; bu durumun, o güne ait “… Belediye Meclisi Dönem 1 Birleşim 53” Haziran cetvelinin incelenmesinden anlaşılacağını ve katılmadığı bir birleşimde alınan Belediye Meclis Kararı’ndan dolayı, sorumlu olamayacağı gerçeği göz önüne alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Duruşma sırasında, sorumlulardan ... söz konusu kararın alındığı dönemde meclis üyesi olmadığını ve Kararda imzasının bulunmadığını ifade etmiştir.

Başsavcılığın yukarıda belirtilen dosyalarda yer alan karşılama yazılarında;

“İlamda; … Belediyesince belediyede görevli tüm memurlara en fazla 10 binişlik 6 otobüs kart verilmesi gerekirken, 10 binişlik 17 adet otobüs kartı verilmesi sonucu, fazla verilen kısım için oluşan kamu zararının, sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde; belirlenen biniş sayısının hukuki dayanağının olmadığı, doğduğu belirtilen kamu zararının, Sayıştay Kanunu, Belediye Kanunu, 5018 Sayılı Kanun, Taşıt Kanunu İlgili Yönetmelikler, Toplu Sözleşme hükümlerine aykırılığında dolayı tazmin kararlarının kaldırılmasını talep edilmiştir.

237 Sayılı Taşıt Kanunu’nun, Kurumların edinebilecekleri taşıtlar başlıklı 7. Maddesinde, Kullanılacak bu taşıtların, muayyen ve standart tipte, lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli ucuz ve ekonomik olanlarından temin olunması şarttır, ” Hükmü,

Kamu kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliğinin Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması başlıklı 5. Maddesinde “Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur.

Kamu kurum ve kuruluşları, kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletebilmeleri için, aşağıda belirtilen bilgi ve belgelerle Bakanlığa başvurarak izin almak zorundadır,

a) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin taşınması hizmetinin, öncelikle belediyelere ait toplu taşıma araçları ve belediyelerce toplu taşıma yapılması konusunda ruhsat, uygunluk ve güzergah izni verilen gerçek ve tüzel kişilere ait, belediyelerce belirlenen fiyat tarifelerine göre taşıma yapan halk otobüsü, minibüs ve benzeri araçlardan yararlanılarak yerine getirilmesi esastır. ”... Hükmü, bulunmaktadır.

5393 Sayılı Kanunun, Belediye giderleri başlıklı 60 maddesinin (p) bendinde, “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler. ” Hükmüne göre, Memurlara 10 binişlik 17 adet otobüs kartı verilmesi hususu … Belediyesinin 11,12.2009 tarihli ve 861 sayılı Meclis Kararıyla kararlaştırılmıştır.

Emsal Temyiz Kurulu’nun 22.04.2008 tarihli 30104 sayılı kararında, Servis hizmeti yerine personele, otobüs kartı ödenmesinde; hizmetlerin gereği olarak kurum personelinin mesai saatlerinin farklılık arz etmesi, personele nakdi herhangi bir ödeme yapılmayıp ödemenin hizmet alımı şeklinde bir kamu kuruluşu olan EGO’ya yapılması, ödenen otobüs bilet bedelinin ödenecek personel servis taşıma bedelinden daha az olması, ayrıca bu uygulamada hazine ve kurum zararı bulunmaması nedenleriyle dilekçi iddialarının kabulüne, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına oybirliği ile, karar verilmiştir.

Gerek Temyiz Kurul Kararında, gerekse ilamım muhalefet şerhinde belirtilen Daire Karalarında verilecek otobüs kartı sayılarında farklılıklar bulunmaktadır.

Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, İlamın konusunu Belediye memurlarına otobüs kartı verilip verilmemesi değil ne kadar verileceği hususudur.

Buna göre, belediyenin görev alanı büyüklüğü, konumu, nüfus yoğunluğu, çalışan memurların ikametgâhı ile hizmet binalarının uzaklığı ve dağınıklığı, burada görülecek hizmetin zamanında ve aksatılmadan yürütülmesi gibi hususların birlikte değerlendirilerek belediye meclislerince belirlenecek miktarda otobüs kartı verilmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Ayrıca, 5018 Sayılı Kanunun Kamu Zararı başlıklı 71. maddesi “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır Hükmü gereği, yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yapılan harcamanın kamu zararı oluşturduğuna ilişkin illiyet bağı kurulamamıştır.

Bu nedenle savunma yeterli görüldüğünden, daire kararının kaldırılarak sorumlunun beratına hükmedilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda,

… Belediyesi Belediye Meclisinin 11.12.2009 tarih ve 861 nolu kararında, Belediye bünyesinde 657 sayılı Kanun uyarınca görev yapan memurlara Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı doğrultusunda işyerlerine gidiş ve gelişlerinde EGO Genel Müdürlüğü otobüslerinde kullanılmak üzere verilen serbest kart uygulamasının Büyükşehir Belediye Meclisinin 19.06.2000 tarih ve 278 sayılı kararı ile son verildiği;

Ayrıca; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı EGO Genel Müdürlüğü Ulaştırma Planlama Dairesi Başkanlığının 28.07.2004 tarih ve 39433 sayılı servis araçları ile ilgili yazısında, … Belediyesinin merkez teşkilatının bulunduğu konum itibariyle, 237 sayılı Taşıt Kanunu’nun ve bu kanuna göre çıkartılan Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin (a) bendi gereğince alınan İl Trafik Komisyonunun 12.12.1996 gün ve 1996/202 sayılı kararında, özel servis araçlarının girmemesi belirtilen güzergahta bulunduğunun ifade edilerek, mevcut toplu taşım araçlarından yararlanılacağının belirtildiği;

Bu nedenle, Belediye bünyesinde 657 sayılı Kanun uyarınca görev yapan (zabıta memuru ve makam aracı kullananlar hariç) ve toplu taşım araçlarından ücretsiz faydalanmayan memurlara Belediye Meclisinin 08.05.2009 tarih ve 280 sayılı kararı ile 150 kontör (binişlik) Toplu Taşıma Manyetik Kartı verilmesinin karara bağlandığı;

Fakat, Kurum memurlarının ikamet etmekte oldukları semtlere göre Toplu Taşıma araçlarına günlük dört (4) kez bindikleri; Kurumun iş ve işlemlerinin takibi, denetimi, tahsili ve benzeri gibi çalışmalar ile memurların ekonomik durumları da göz önünde bulundurularak 150 kontörlük Toplu Taşıma Manyetik Kartının 01.01.2010 tarihinden itibaren 170 kontöre çıkarılmasına ve toplam tutar üzerinden parasal karşılığının yürürlükteki tarifeye göre hesaplanarak 5018-5383 ve 5436 sayılı Kanunlar gereği manyetik kart alan müdürlüklerin o yıl içindeki mali yılı bütçesinin ilgili kaleminden karşılanarak EGO Genel Müdürlüğüne ödenmesine karar verildiği görülmüştür.

Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması” başlıklı 5’inci maddesinde; “Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur.” denilmekte olup, ilgili maddenin (a) bendinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin taşınması hizmetinin, öncelikle belediyelere ait toplu taşıma araçları ve belediyelerce toplu taşıma yapılması konusunda ruhsat, uygunluk ve güzergah izni verilen gerçek ve tüzel kişilere ait, belediyelerce belirlenen fiyat tarifelerine göre taşıma yapan halk otobüsü, minibüs ve benzeri araçlardan yararlanılarak yerine getirilmesi esastır.” hükmü bulunmaktadır.

Söz konusu madde hükmü gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esas olup, bu amaçla personele manyetik otobüs kartı verilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu bağlamda, 5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesi (b) bendinde, “Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler”; (p) bendinde ise “Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler” belediyenin giderleri arasında sayıldığından; aynı Kanun’un 17’nci maddesinde yer alan “Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır” hükmü gereğince, belediyenin görev alanı, büyüklüğü, konumu, nüfus yoğunluğu, çalışan memurların ikametgahı ile hizmet binalarının uzaklığı ve dağınıklığı, verilen hizmetin zamanında ve aksatılmadan yürütülmesi gibi hususlar birlikte değerlendirilerek, çalışanlara verilecek olan otobüs kartı miktarının Belediye Meclisince takdir edilmesinde de mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve belirtilen hususlar ile 5018 Sayılı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesindeki “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde de, yapılan harcamanın mevzuata uygun olup, gereğinden fazla olduğu gerekçesiyle kamu zararına hükmedilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 231 sayılı İlam’ın 11’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, Oyçokluğu ile;

(…’un, “Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmetleri Yönetmeliği’nin ‘Personel servis hizmetinin ihdası ve personel servis araçlarının kiralanması’ başlıklı 5’inci maddesi gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin etmek ve iş yoğunluğu sebebiyle mesai günleri dışında yapılan çalışmalar sebebiyle işyerine gitmek zorunda kalan personelin de işyerine ulaşımını sağlamak amacıyla belediyelere ait toplu taşıma araçlarının kullanılması esas olup, bu amaçla personele manyetik otobüs kartı verilmesi mümkündür.

Bununla birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personele, zamanında işbaşında bulunmalarını ve gün içinde hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla aylık azami kaç binişlik otobüs kartı verilebileceğine dair mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Fakat, aylık ortalama 22 işgünü olduğu, kartların genel olarak personelin evden işe günlük gidiş-dönüşleri için kullanıldığı dikkate alındığında, Belediye Meclisi tarafından tespit edilmiş olan aylık 170 binişlik kart temininin gerçek ihtiyacın üzerinde olduğu görülmektedir.

Bu nedenle, personelin zamanında işbaşında bulunmasını ve gün içinde görevleri dolayısıyla hizmet birimleri arasında gidip gelmelerini sağlamak amacıyla temin edilen otobüs kartlarının kaç binişlik verilmesi gerektiğinin, personelin fiili durumunun araştırılarak yeniden tespitini teminen hükmün Bozularak Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir.

Bununla birlikte, dayanak gösterilen Meclis Kararı 2009 yılında alınmış olup; bu kararda söz konusu ödemelerin müteakip yıllarda da yapılacağına ilişkin açık bir ifade bulunmamaktadır. Bu nedenle, 2013 yılındaki ödemelere ilgili Meclis Kararı dayanak yapılamayacağından tüm meclis üyelerinin sorumluluklarının kaldırılarak diğer görevlilerin sorumlu tutulmaları gerekmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle, fiili durumun tespit edilerek kamu zararının buna göre tespitinin sağlanması ve tüm Meclis üyelerinin sorumluluklarının kaldırılmasını teminen hükmün Bozularak Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)

(…’in “Kamu Kurumları Personel Servis Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinde;

‘Trafiğin sıkışık bulunduğu şehir merkezlerinde işletilen muayyen tarifeli taşıtların, çalışan personelin zamanında işbaşında bulunmalarını temin edecek nitelik ve yeterlilikte bulunmadığı hallerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili organlarının, personelini işbaşına götürüp getirmek amacıyla kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletmesine lüzum görmesi ve bu kurumların gördükleri hizmetlerin daimi ve muntazam şekilde görülen hizmetlerden olması zorunludur.

Kamu kurum ve kuruluşları, kiralama yoluyla veya kendi öz mal taşıtlarıyla personel servis hizmeti ihdas ve işletebilmeleri için, aşağıda belirtilen bilgi ve belgelerle Bakanlığa başvurarak izin almak zorundadır.

a) (Değişik bent: 15/03/2005 - 2005/8625 S.B.K. Yön/2.mad) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin taşınması hizmetinin, öncelikle belediyelere ait toplu taşıma araçları ve belediyelerce toplu taşıma yapılması konusunda ruhsat, uygunluk ve güzergah izni verilen gerçek ve tüzel kişilere ait, belediyelerce belirlenen fiyat tarifelerine göre taşıma yapan halk otobüsü, minibüs ve benzeri araçlardan yararlanılarak yerine getirilmesi esastır.

...’ hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde hükmü gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin toplu taşıma araçlarından faydalanmalarının sağlanmasının sebebi zamanında iş başında bulunmalarını temin etmektir. Dolayısıyla, kamu kurumlarınca personele yapılacak otobüs kartı yardımı, iş günlerini kapsayacak şekilde verilmelidir.

Memurların görev yapacakları işgünü sayısı 22 gün olarak kabul edildiğinde ve işe geliş-gidiş olmak üzere günde 2 kontör otobüs kartı kullanılması halinde, aylık 44 binişlik kart kullanımı söz konusu olacaktır.

Ayrıca, EGO Genel Müdürlüğü ücret ve fiyat tarifesinde belirtildiği üzere çok binişli manyetik kartlarda 75 dakikalık süre içinde en fazla 2 defa transfer imkanı olduğundan, her transferde 59 kuruş ücret düşülmektedir.

Transfer imkanı ile birlikte aylık 10 (on) binişlik 6 (altı) kart makuldür ve yeterlidir. Dolayısıyla, gidiş geliş için birden fazla araç kullanan personel bile en fazla 10 (on) binişlik 6 (altı) karta ihtiyaç olduğu açıktır. Üstelik ulaşım kartı verilen personelin tamamının birden fazla araç kullanmadığı da bir gerçektir.

Bu nedenle, tazmin hükmü mevzuata uygun olup tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, İlam’a konu olan harcamaya esas 11.12.2009 tarih ve 861 sayılı … Belediyesi Belediye Meclisi kararında, İlam’da Diğer Sorumlu (Meclis Üyesi) sıfatıyla sorumlu tutulan ..., ..., ..., ... ve ...’in imzalarının bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu nedenle adı geçen kişilerin sorumluluklarının kaldırılması gerekmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle tazmin hükmünün esas yönünden tasdiki gerekmekle birlikte, ilgili Meclis Kararında imzası bulunmayan kişilerin sorumluluklarının kaldırılmasını teminen hükmün Bozularak Dairesine Tevdiine karar verilmesi gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)

07.06.2016 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim