Sayıştay 6. Dairesi 40520 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40520

Karar Tarihi

8 Mart 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 6

  • Dosya No: 40520

  • Tutanak No: 41625

  • Tutanak Tarihi: 08.03.2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Sözleşmeli personele toplu sözleşme hükümleri gereğince ödenen ek sosyal yardımlar üzerinden sigorta primi kesilmemesi konusunda ilişilecek husus bulunmadığına, ancak konunun idaresine bildirilmesine karar verilmesi üzerine temyize başvurulması,

219 sayılı İlam’ın 4’üncü maddesi ile;

“………… Belediyesince sözleşmeli personele toplu sözleşme hükümleri gereğince ödenen ek sosyal yardımlar üzerinden kesilmeyen sigorta primlerine ilişkin olarak;

Denetçisince sorgu konusu edilen ………… TL için, bu tutarın Karabağlar Belediyesi bakımından kamu zararı oluşturmadığı anlaşıldığından, ilişilecek husus bulunmadığına,

Ancak konunun, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden gerekli işlemlerin yapılması ve sonucundan bilgi verilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılmasına,” karar verilmiştir.

Dilekçe sahibi temyiz dilekçesinde özetle; 375 sayılı KHK'nın Ek 15’inci maddesine istinaden belediyelerde yıllık sözleşme ile istihdam edilen sözleşmeli personele ödenecek sosyal denge tazminatları üzerinden sigorta prim kesintisi yapılmayacağına dair herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı gerekçesiyle ilgili kuruma yazı gönderilmesine karar verilmiş ise de İlam’ın bu kısmının kanuna aykırı olduğunu;

Çoğunluk kararında, sözleşmeli personelin işçi statüsünde (4/a) olduğu yönünde hatalı bir tespitte bulunulduğunu ve bundan ötürü yanlış hukuk kuralları uygulandığını, sözleşmeli personelin işçi statüsünde olmadığını ve mevzuat yönünden memurlarla benzer hükümlere tabi olması sebebiyle kararın gerekçesinin hukuka uygun olmadığını;

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49’uncu maddesinde sözleşmeli ile işçi statüsünde çalışan personel farklı kategorilerde kabul edilmiş olup bu maddede sözleşmeli personele yapılacak ödemelerin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edildiğini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasında da sözleşmeli personelin "işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlandığını;

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun sigortalı sayılanları belirleyen 4'üncü maddesinin (a) bendinde belirtilen "Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar'' ibaresi ise, yine 5510 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3'üncü maddesinde açıkça belirtildiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmelerine ilişkin 393'üncü maddesinde yer alan; "Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmü ve iş mevzuatı uyarınca, bir işverene hizmet sözleşmesi ile bağlı olan işçileri ifade ettiğini;

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun "Kapsam" başlıklı 2’inci maddesinde; "Bu kanun (…) işçi statüsü dışında kalan kamu görevlileri hakkında uygulanır." denildiğini, yine "Tanımlar" başlıklı 3’üncü maddesinde kamu görevlisinin “Bu kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini” ifade ettiğinin belirtildiğini;

Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Belediye Kanununun 49’uncu maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personelin, işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiğinin açıkça görüldüğünü;

Belediyede istihdam edilen sözleşmeli personelin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4’üncü maddesinin (c) bendinin ikinci fıkrasında belirtilen "Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarda (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini;

Yine 5510 sayılı Kanun'un "Prime esas kazançlar" başlıklı 80’inci maddesinin 3’üncü fıkrasının (ç) bendinde; "Başka bir kadro ya da görevin ödeme unsurları esas alınmak ve kıyaslanmak sureti ile aylık veya ücret ödenen sigortalılar için emsal alınan kadro veya görevin prime esas kazanç tutarını geçmemek üzere, bu kazancın aylık veya ücret ödenmesinde öngörülen oranda hesaplanacak tutarı" denilmek suretiyle sözleşmeli personelin prime esas kazançlarının hesabında nelerin dikkate alınacağının belirtildiğini, dolayısıyla Belediye Kanunu'nun 49’uncu maddesine istinaden istihdam edilen sözleşmeli personele ödenen sosyal denge tazminatlarından prim kesintisi yapılmayacağına dair mevzuatta bir hüküm bulunmadığı yönündeki görüş gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki adı geçen personel, 4-c kapsamındaki memurlarla aynı toplu sözleşmeden yararlandığına göre prim kesintisi yönünden de aynı hükümlere tabi olmalarının doğal olduğunu, İlam hükmüne ilişkin ayrışık görüş gerekçesinde de bu hususlara vurgu yapıldığını;

Ayrıca sözleşmeli personelin kamu hizmeti görevlisi olduğunu, 375 sayılı KHK'nın Ek 3 ve 9’uncu maddesi, bu konudaki diğer Bakanlar Kurulu Kararları, Maliye Bakanlığı'nın 161 seri No.lu Tebliği ve bu hususta verilmiş görüşlerin tamamında sözleşmeli personele yapılan ek ödemeden damga vergisi dışında hiçbir kesinti yapılmayacağının açık ve net bir şekilde yazıldığını;

İlam’da konu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılması hususu karara bağlandığını, adı geçen kurumun bilgilendirilmesinden sonra sözleşmeli personele ödenen sosyal denge tazminatlarından sosyal güvenlik primi kesilmesi gerektiği düşüncesi ile belediyelerine prim borcu çıkarılmasının ve meydana gelen gecikmeden ötürü gecikme zammı, gecikme faizi gibi borçların da tahakkuk ettirilmesinin muhtemel olduğunu, bu durumda belediyenin prim borcu dışında tahakkuk edecek kamu zararından harcama yetkililerini sorumlu tutmasının kaçınılmaz olacağını, sözleşmeli personele ödenen sosyal denge tazminatlarından sosyal güvenlik primi kesilip kesilmeyeceği konusu uzmanlık gerektiren bir husus olduğundan idare ile aralarında gereksiz yere ihtilaf yaşanması ve haklılıklarının ispatında zorluklarla karşılaşılmasının olası olduğunu, bu nedenle İlam’da kamu zararı tespiti bulunmaması sebebiyle sorumlu da olmadığı ve temyiz başvurusu üzerine yapılacak bir işlem bulunmadığı yönündeki görüşe katılmadığını belirterek hükmün bozularak ilgili mevzuat hükümlerine göre aykırılık bulunmayan söz konusu hususa ilişkin konu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılmasına gerek bulunmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında; “Dairesince, belediyece sözleşmeli personele toplu sözleşme hükümleri gereğince ödenen ek sosyal yardımlar üzerinden kesilmeyen sigorta primlerine ilişkin olarak; işlemin kamu zararı oluşturmadığı düşüncesi ile sorgu konusu olan tutar için, ilişilecek husus bulunmadığına karar verildiği görülmektedir.

Daire; kamu idaresinin, mali faaliyet karar ve işlemlerini hesap verme sorumluluğu çerçevesinde değerlendirirken bunların kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığı temel hususunu gözönüne alarak kamu zararına yol açan bir belirleme olmayışı üzerine "ilişilecek husus bulunmadığı" yönünde hüküm kurmuştur.

Dairece; her ne kadar, konu hakkında mevzuat yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun bilgilendirilmesi hususu karara bağlanmışsa da; İlam'da kamu zararı tespiti yoktur, dolayısıyla sorumluda bulunmamaktadır. Bu nedenle, 6085 sayılı Sayıştay Kanunun 55 inci maddesinin göndermede bulunduğu 52 nci madde hükmü uyarınca, ilgili talebi üzerine yapılacak işlem bulunmamaktadır.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

219 sayılı İlam’ın 4’üncü maddesinde 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 ve 80’inci maddeleri, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49'uncu maddesi hükümlerine yer verilerek;

“Anılan hükümler uyarınca, bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara, 5510 sayılı Kanun'un anılan 80'inci maddesinin (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında, her ne adla olursa olsun yapılan tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulacaktır. 375 sayılı KHK'nın ek 15'inci maddesine istinaden belediyelerde yıllık sözleşmeyle istihdam edilen sözleşmeli personele ödenecek sosyal denge tazminatları üzerinden de, bu ödemeler üzerinden sigorta prim kesintisi yapılmayacağına ilişkin herhangi bir Kanun hükmü bulunmadığından, sigorta prim kesintisi yapılması gerekmektedir.

Bahse konu olayda ise, (…) Belediyesince sözleşmeli personele toplu sözleşme hükümleri gereğince ödenen ek sosyal yardımlar üzerinden sigorta prim kesintisi yapılmadığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar sorumlularca yapılan savunmalarda, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'yla sözleşmeli personelin Devlet memurlarıyla eşit statüde kamu görevlisi olarak kabul edildiği, aynı statüde olan sözleşmeli personel ile memurun prim matrahlarının farklı şekilde hesaplanmasının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, dolayısıyla, sözleşmeli personelin 5510 Sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi kapsamında sigortalı olan memurlar gibi kabul edilip sigorta primlerine esas kazançlarının da buna göre belirlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, 5510 sayılı Kanun'un yukarıya alınan ve sigortalı sayılanları belirleyen 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde; "hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar" denilerek kamu veya özel ayrımı yapılmaksızın bir işveren tarafından hizmet sözleşmesine istinaden çalıştırılanlar bu bent kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla, 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden belediyelerde yıllık sözleşme ile çalıştırılan ve ücretleri bu sözleşme ile belirlenen sözleşmeli personelin sigorta mevzuatı bakımından anılan fıkra kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigorta mevzuatı bakımından memurlar ve sözleşmeli personel anılan Kanun'la farklı statülerde konumlandırıldığından, bunlar hakkında farklı hükümlerin uygulanması Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırı bulunmamaktadır.

Bununla beraber, sosyal güvenlik prim kesintileri Sosyal Güvenlik Kurumuna ait gelirlerden olup bu Kurum bütçesine dâhil edildiğinden, söz konusu sosyal güvenlik prim kesintilerinin tahakkuk ettirilmemesi ………… Belediyesi bütçesi bakımından kamu zararı oluşturmamaktadır. Ayrıca, usulüne uygun olarak kesilmeyen primler dolayısıyla mevzuat uyarınca çeşitli cezaların da tahakkuk ettirilmesi söz konusu olabileceğinden konunun ilgili kurum olan Sosyal Güvenlik Kurumunca da değerlendirilmesi yerinde olacaktır.

Bu itibarla, (…) Belediyesince sözleşmeli personele toplu sözleşme hükümleri gereğince ödenen ek sosyal yardımlar üzerinden kesilmeyen sigorta primlerine ilişkin olarak;

Denetçisince sorgu konusu edilen (…) TL için, bu tutarın (…) Belediyesi bakımından kamu zararı oluşturmadığı anlaşıldığından, ilişilecek husus bulunmadığına,

Ancak konunun, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden gerekli işlemlerin yapılması ve sonucundan bilgi verilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılmasına,” karar verilmiştir.

Söz konusu İlam’da temyiz dilekçesi gönderen kişinin sorumluluğuna ve herhangi bir miktarın tazminine hükmedilmemiş olduğundan Kurulumuzca Yapılacak İşlem Bulunmadığına, Oybirliğiyle,

Karar verildiği 08.03.2016 tarih ve 41625 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim