Sayıştay 6. Dairesi 40110 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
40110
23 Şubat 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 6
-
Dosya No: 40110
-
Tutanak No: 41495
-
Tutanak Tarihi: 23.02.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146’ncı maddesinde belirtilen limite uyulmaması.
330 sayılı İlam’ın 14’üncü maddesi ile, Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146’ncı maddesinde belirtilen limite uyulmaması sonucu …-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu … Vekili Avukat ... dilekçesinde özetle,
Avukatlık Kanunu’nun 164’üncü maddesinin son fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, “... avukata aittir.” sözcüklerinin Anayasaya aykırı olduğunun Çine Asliye Ceza Mahkemesi ve İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ileri sürülerek iptalinin istendiğini, Anayasa Mahkemesinin, 03.03.2004 tarihli, 2002/126 E., 2004/27 K. ve aynı tarihli 2004/8 E., 2004/28 K. sayılı kararları ile, iptal taleplerinin reddine karar verildiğini,
Anayasa Mahkemesinin kararı ile avukatlık ücretinin avukata ait olduğuna ilişkin düzenlemenin hukuka aykırı olmadığı ve bu ücretin avukatın şahsi hakkı olduğunun karar altına alındığını,
Ayrıca, Avukatlık Kanunu’nun 164’üncü maddesinde, HMK, CMUK, İYUK’da düzenlenen vekille takip edilen davalarda mahkemece, avukatlık asgari ücret tarifelerine göre re’sen takdir edilen vekalet ücreti yukarıda bahse konu mevzuatlar açısından serbest meslek sahibi avukatlarla, memur veya diğer istihdam şekilleriyle iş görülen kamu ve kurum avukatları arasında herhangi bir ayrım söz konusu olmadığını,
Belediye Kanunu’nun 82’inci maddesinde, “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara (49’uncu maddeye göre çalıştırılanlar dahil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saire ye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” hükmünün yer aldığını; aynı Kanun’un “Uygulanmayacak Hükümler” başlıklı 84’üncü maddesinde ise, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda Belediye Kanununa aykırı hükümlerin bulunması durumunda Belediye Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kural altına alındığını,
Belediye Kanunu’nda yer alan söz konusu düzenleme nedeniyle belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretlerinin dağıtımında, limite uyulması gerekmediğini; 5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu’nda, belediyeler lehine sonuçlanan dava ve takipler neticesinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerin bütçede ve belediye gelirleri arasında yer almadığı, dolayısıyla idare lehine sonuçlanan davalar neticesinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin ödenmesi ile belediye gelirlerinde bir kayıp oluşmadığı gibi belediyenin zarara uğratılmasının da söz konusu olmadığı belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında;
“... Belediyesi 2012 Yılı Hesabı'nın 6. Daire'de yapılan yargılaması sonucu çıkarılan 30.09.2014 tarih 330 sayılı İlam'ın 14. maddesindeki tazmin hükmüne karşı Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan …'ın ilgi yazılarıyla ile gönderilen 08.05.2015 tarihli dilekçesi incelendi.
Buna göre;
Dairesince, "belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanunun 146. maddesinde belirtilen limite uyulmaması sonucu'" kamu zararına hükmedildiği görülmektedir.
Sorumlu, yargılama aşamasında öne sürdüğü görüşlerini tekrarlamaktadır. Oysa; Dairesi, gerekçeli kararında tüm görüşleri karşılamak suretiyle değerlendirmelerde bulunmuş olup, yerindedir. Kaldı ki, konu Sayıştay yargılamasında müstakar hal aldığından; talebin reddolunarak Daire kararının korunması uygun olur.
Arz olunur.” denilmektedir.
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
13/07/2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukatlık Ücretinin Dağıtımı” başlıklı 82’nci maddesinde;
“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dahil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.
Yine aynı Kanunun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinde de Belediyelerde çalıştırılabilecek tam ve kısmi zamanlı personel statülerine ilişkin hususlara yer verilmiştir.
1389 Sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış ve 659 Sayılı KHK’nın “Yürürlükten Kaldırılan ve Uygulanmayacak Hükümler ile Atıflar” başlıklı 18’inci maddesinde; “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.” denilmektedir.
659 Sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…) eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”
“Yönetmelik” başlıklı 16’ıncı maddesinde;
“Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ile bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.” hükümleri yer almıştır.
Bu hükme dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 08.07.2012 tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Vekalet ücretinin bir hesapta toplanması” başlıklı 4’üncü maddesinde;
“İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekalet ücretleri, dava ve icra takibini yapan hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez muhasebe birimi nezdinde açılan bir emanet hesabında toplanır.
Vekalet ücretini tahsil eden birim tarafından dağıtıma esas olmak üzere ilgili mahkeme kararına ve icra dosyasına ilişkin bilgiler ile bu dava ve icra dosyasının takibinin kimler tarafından yapıldığına dair bilgiler ek-1’de yer alan Vekalet Ücreti Ödemesine Esas Veri Tablosuna işlenir ve ilgililer tarafından imzalanarak merkez teşkilatındaki hukuk birimine gönderilir.”
“Vekalet ücreti ödenecekler” başlıklı 5’inci maddesinde;
“İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili kılınanlardan aylık ücret ve tazminatları 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesine göre ödenenler dışındaki hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara bu Yönetmelik kapsamında vekalet ücreti ödenir.”
“Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır:
a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.
b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır.
c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.” hükümleri yer almaktadır.
Mezkur mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; belediyelerin taraf olduğu çeşitli yargı ve icra mercilerinde sonuçlanan dava ve işlemler neticesinde kazanılan vekalet ücretlerinin; tahsil edildiğinde Belediyenin açtığı bir emanet hesabına yatırılarak ilgili emanet hesaplarına kaydedilmesi, ilgisine göre avukat veya avukatlara mevzuatta yer alan limitler dahilinde dağıtılması ve artan miktarın üçüncü yıl sonunda Belediye bütçesine gelir kaydedilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, emanet hesabında toplanan ve 3 yıl sonunda dağıtımı yapılmayan tutarların kamu kurumunun bütçesine gelir olarak kaydedilmesi gerekmektedir ve dolayısıyla söz konusu tutarların kamu kaynağı olduğu açıktır.
Ancak uygulamada söz konusu sınırlamalara uyulmaksızın ödemede bulunulmuştur.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tüm avukatlarla ilgili düzenleme yapan genel bir Kanun’dur. 657 Sayılı Kanun’a tabi olarak Avukatlık Hizmetleri Sınıfı kadrosunda görev yapan avukat ise, devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretlerine ilişkin 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemeler avukatlık hizmetleri sınıfında çalışan kadrolu avukatlar için bağlayıcı özel düzenlemelerdir.
Ayrıca, kamuda istihdam edilen avukatların statü hukukuna tabi olmaları nedeniyle bunlara sadece avukatlık ücreti değil, kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminat ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlar her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın ödenmektedir. Bu nedenle, kamuda istihdam edilen avukatlara, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanun’da ve diğer Kanunlarda yer alan sınırlamalara uyulması zorunluluğu bulunmaktadır.
Yapılan bu düzenlemeler, kanun koyucunun avukatlık vekalet ücreti konusundaki sınırlamanın bilincinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, özel sektörde ve kamu sektöründe avukatlık görevinin yapan kişilerin statüleri farklıdır. Kamu sektöründe çalışan bir avukat kendisini değil çalıştığı kurumu temsil etmektedir. Bu anlamda o kurumun tabi olduğu mevzuata uyulması yasal bir zorunluluktur.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddi ile 330 sayılı İlam’ın 14’üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, Oybirliği ile,
Karar verildiği 23.02.2016 tarih ve 41495 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11