Sayıştay 6. Dairesi 39989 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39989

Karar Tarihi

29 Kasım 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2013

  • Daire: 6

  • Dosya No: 39989

  • Tutanak No: 43794

  • Tutanak Tarihi: 29.11.2017

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

KONU: Ödenen idari para cezasının rücu edilmemesi.

  1. 84 sayılı İlamın 1. maddesiyle; ... Belediyesi tarafından ... Başkanlığına ödenen idari para cezası tutarları nedeniyle, cezaya konu olaylara sebebiyet veren personele rücu edilmemesi sonucu ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;

Belediye bütçesinden karşılanan maddede belirtilen idari para cezasının Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulmuş bulunduğundan mevzuat hükümlerine göre Belediye Başkanı Belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olup Belediye teşkilatının en üst amiri olarak Belediye teşkilatını sevk ve idare etmek Belediyenin hak ve menfaatlerini korumak Belediyeyi davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek ve belediyenin gelir ve gider alacaklarını takip ve tahsil etmek Belediye Başkanı'nın görevleri arasından sayıldığından denetçi tarafından Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulmuşsa da yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Belediye bütçesinden karşılanan idari para cezası giderinin sorumlu personele rücu edilmesinin Belediye Başkanının görevi olduğunu, oluşan kamu zararında herhangi bir dahili bulunmadığından kamu zararından sorumlu tutulmaması gerektiğini, bu ödemede kasıt, kusur veya ihmali olmadığı hususunu aynı konu ile birbirine aykırı hükümler bulunduğunu belirtmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“İlamın 1. Maddesi Hükmüne İlişkin Olarak: Dairesince; "... Başkanlığı tarafından belediyeden tahsil edilen idari para cezasına neden olan personelden rücu yoluyla geri alınmaması" hususuna tazmin hükmolunduğu görülmektedir.

Sorumlu; savunmasında, belediye başkanının yasal görev ve yetkilerine atıfta bulunarak rücu görevinin de onun tarafından yapılması gerektiğini ifade edip, kasıt, kusur ve ihmalin olmadığını, dolayısıyla sorumluluğunun kaldırılmasını talep etmektedir.

Sorumlu savunması yerinde bulunmuştur. Çünkü; 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde hüküm altına alınan "gerekli bildirimlerin zamanında yapılmaması veya gerekli bildirgenin zamanında verilmemesi" hususunda yükümlülüklerini mevzuata uygun bir şekilde ilgili personelce yerine getirmeme, hükme konu teşkil etmişse de; sorumlunun kasıt, kusur ve ihmal ölçütünün hüküm kurmadaki belirleyiciliği yani, illiyet bağı kurulabilmiş olmadığı düşünüldüğünden; talebin kabulü uygun olur.”

denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 84 sayılı İlamın 1.maddesinde, ... Belediyesi tarafından ... Başkanlığına ödenen idari para cezaları nedeniyle, cezaya konu olaylara sebebiyet veren personele rücu etmediği gerekçesiyle Belediye Başkanı ile para cezasını ödemek zorunda kalan muhasebe yetkilisi hakkında tazmin hükmü verildiği görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesinde;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.

Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.

Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

denilmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6. maddesinde;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

(g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

esas alınır.”

hükmü yer almaktadır.

Söz konusu mevzuat hükümlerine göre, kamu idaresinin yükümlülüklerini mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirmemesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfetlerin kamu zararı olduğu ve tespit edilen bu nitelikteki kamu zararından bu zararın oluşmasında kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği bulunan kamu görevlilerinin sorumlu tutulması gerektiği açıktır.

İlama konu edilen ... ... İl Müdürlüğü tarafından ... Belediyesinden tahsil edilen idari para cezaları, beş farklı ödeme emri belgesine ilişkindir. İlişikli ödeme emri belgelerinin incelenmesi neticesinde, bahse konu idari para cezalarına ... Belediyesinin farklı Müdürlüklerinin sebep olduğu ve bu idari para cezalarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8, 9, 11, 79, 85, 86, 90 ve 100. maddelerinde ifade edilen gerekli bildirimlerin zamanında yapılmaması veya gerekli bildirgelerin zamanında verilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine istinaden uygulanan ve Belediye bütçesinden ödenen idari para cezaları nedeniyle, cezaya konu olaya sebebiyet veren personelin sorumlu tutulması gerekmesine rağmen İlamda ödemeleri gerçekleştiren Muhasebe Yetkilisi ile Üst Yönetici sorumlu tutulmuştur.

Sorumlu Muhasebe Yetkilisi ... savunmasında ise, Belediye bütçesinden ödenen idari para cezasının sorumlu personele rücu edilmesinin Belediye Başkanının görevi olduğunu, oluşan kamu zararında herhangi bir dâhili bulunmadığından kamu zararından sorumlu tutulmaması gerektiğini ifade etmiştir.

Esasen 84 sayılı İlamın 1.maddesinde, Belediye tarafından idari para cezası ödenmesine neden olan kişilerin tespit edilmediği; bunun yerine kamu zararına sebep olan görevlilere rücu etmediği gerekçesiyle Belediye Başkanı ile para cezasını ödemek zorunda kalan muhasebe yetkilisi hakkında tazmin hükmü verildiği görülmüştür. Burada, öncelikle cezaya konu olaya sebebiyet veren personele rücu işleminin değerlendirilmesi lazımdır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12. maddesinde,

“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır…”,

“Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13. maddesinde,

“…

12 nci maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.”

denilmektedir.

657 sayılı Kanunun 12. ve 13. maddeleri uyarınca 13.08.1983 tarihli ve 18134 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlete Ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi Ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmeliğin;

“Amaç” başlıklı 1. maddesinde,

“Bu yönetmelik memurların kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlik sonucu idareye verdikleri zararlar ile kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak kişilerin uğradıkları zararların nevi ve miktarlarının tesbiti, takibi, amirlerin sorumlulukları, yapılacak işlemlerle ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.”,

“Amirlerin Sorumlulukları” başlıklı 9. maddesinde,

“a) Amirler, emirlerindeki memurların, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmelerini, Devlet malını korumak ve heran hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almalarını temin ve takip etmekle görevli ve sorumludurlar.

b) Memurlarca verilen zararların miktarının tesbiti ve ilgililerden bu yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar.”,

“Zararların Takibi ve Yapılacak Diğer İşlemler” başlıklı 10. maddesinde,

“Zararı veren memurun amirleri, zararın vukubulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine iletirler. En üst yöneticiler bilgi ve belgelerin kendilerine intikal ettiği tarihi izleyen 10 gün içinde bu yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca zarar miktarını tesbit ettirirler.

Zarar miktarının bu yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen miktarı geçmediği hallerde, zararlarla ilgili belgeler en üst yöneticiler tarafından karar verilmek üzere ilgili disiplin amirine, gerektiğinde yetkili disiplin kuruluna gönderilir. Ayrıca zarar veren memurdan ödemeyi kabul edip etmediği hususunda yazılı beyanda bulunması istenir. Bu işlemler en geç 10 gün içinde tamamlanır.

Yukarıdaki fıkra kapsamına giren miktardaki zararları ödemeyi kabul eden memurlar hakkında düzenlenen dosya disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulunca dosyanın intikalini izleyen 10 gün içinde incelenip karara bağlanır. Kararda aylıklardan yapılacak kesinti miktarı ve taksit sayısı belli edilir.

İdareye verdikleri zararı ödemeyi kabul etmeyen memurlar hakkında genel hükümlere göre takibat yapılmak ve dava açılmak üzere zarara ait bütün bilgi ve belgeler kurum ve kuruluşun en üst yöneticilerince konuyla ilgili mercilere gönderilir.”

hükümleri yer almaktadır.

Anılan mevzuat hükümlerine göre, rücu mekanizmasının işletilmesinden kaynaklanan sorumluluk, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirlerine aittir. Buna göre, zararı veren memurun amirleri, zararın vukubulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine iletir ve en üst yöneticiler de bilgi ve belgelerin kendilerine intikal ettiği tarihi izleyen 10 gün içinde anılan Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar uyarınca zarar miktarını tespit ettirirler.

Her ne kadar sorumlu Muhasebe Yetkilisi ... savunmasında, Belediye bütçesinden ödenen idari para cezasının sorumlu personele rücu edilmesinin Belediye Başkanının görevi olduğunu ifade etmiş olsa da, anılan mevzuat hükümlerine göre rücu mekanizmasının işletilmesinden kaynaklanan sorumluluk, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirlerine aittir. 5018 sayılı Kanunun 31. maddesindeki “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.” hükmü uyarınca da, söz konusu amirler ilişikli ödeme emri belgelerinden tespit edilebilen farklı Müdürlüklerdeki Harcama Yetkilileridir. Söz konusu olayda, ilgili Harcama Yetkilileri zararın vukubulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, Belediye Başkanına iletmediklerinden, konuyla ilgili herhangi bir bilgisi olmayan Belediye Başkanı sorumlu tutulamaz.

Ayrıca, sorumlu Muhasebe Yetkilisi ... savunmasında, kendisinin sorumlu olmadığını ifade etmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine göre, memurların kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlik sonucu idareye verdikleri zararların nevi ve miktarlarının tespiti ve takibi sürecinde Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğu bulunmadığından, Muhasebe Yetkilisi ...’nın sorumlu tutulması da mümkün değildir.

Bu nedenle, Belediye Başkanı ile Muhasebe Yetkilisi üzerine yüklenen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Belediye Başkanı ve Muhasebe Yetkilisinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve 5510 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde ifade edilen gerekli bildirimlerin zamanında yapılması görevini aksatmak suretiyle kamu zararına neden olan esas sorumluların tespit edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE, oy çokluğuyla,

Karşı oy gerekçesi

Üye …’nün karşı oy gerekçesi:

... Başkanlığı tarafından ... Belediyesinden tahsil edilen idari para cezası tutarlarının, cezaya konu olaylara sebebiyet veren personele rücu edilmemesi gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği görülmektedir.

Bu aşamada öncelikle kamu geliri, kamu kaynağı ve kamu zararı kavramlarından ne anlaşılması gerektiğini irdelemek gerekmektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda;

“Kamu geliri: Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, … ceza gelirleri, … ... primi kesintileri … ile diğer gelirleri,

Kamu kaynakları: Borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler,..” şeklinde tanımlanmakta, Gelirlerin dayanakları başlıklı 37. Maddede “genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelirlerinin kanuni dayanakları bütçelerinde gösterilir. Bütçelerde yer alan gelirler, ilgili kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilir. Genel bütçe gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsili Maliye Bakanlığı veya tarh ve tahakkuka ilgili mevzuatına göre yetkili idareler tarafından yapılır” denilmekte, 38. Maddede de “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilmektedir. Yani kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilen ceza gelirleri esasen bir kamu geliri, dolayısıyla kamu kaynağıdır.

5018 sayılı kanunda, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlanmış, 71. maddesinde;

“Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Anayasa gereği merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile ... Kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli olan Sayıştayın, gecikme cezalarına, bunun aynı zamanda bir kamu kaynağı olma niteliğinin bulunduğunu göz ardı ederek sadece belediye bütçesinden yapılan gereksiz bir harcama niteliği üzerinden değerlendirme yapması ve bu tahsilatla esasen kamu geliri artmış olmasına karşın bunu kamu zararı olarak kabul etmesi doğru olmaz.

Her ne kadar Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik de kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlar arasında, Kanunda yer alan unsurlara ilaveten “Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi” düzenlemesine yer verilmiş ise de, bu düzenleme o kamu idaresinde görevli memurların, gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle kendi kurumlarına verdikleri zararların tahsili ile ilgili bir düzenleme niteliğinde olup, aynı zamanda bir kamu geliri olan gecikme cezalarının Sayıştay yargısı açısından da bir kamu zararı olarak kabulünü gerektirmez. Kaldı ki yasa koyucu kamu zararının tanımını yapmış, sadece kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasları belirleme yetkisini yürütmeye bırakmıştır. Yapılan harcamanın kamu zararı olup olmadığına karar verecek merci Sayıştaydır. Aynı zamanda kamu gelirlerini denetleyip sorumluları hakkında kesin hüküm verecek olan Sayıştay, kanunlarında belirtilen usullere göre tarh, tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken ceza gelirleri tahsil edilmez ise kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olanlar hakkında kamu zararına sebep oldukları için hüküm verecektir.

İlgili kanunlarında belirtilen usullere göre ... ... İl Müdürlüğü tarafından tahsil edilen idari para cezasının muhatabı belediye olduğundan, bu tutarın belediye bütçesinden ödenmesi zaruridir. Dolayısıyla bu ödemeyi yapan muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulması mümkün değildir. Söz konusu idari para cezalarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8, 9, 11, 79, 85, 86, 90 ve 100. maddelerinde ifade edilen gerekli bildirimlerin zamanında yapılmaması veya gerekli bildirgelerin zamanında verilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bu bildirgeleri zamanında vermeyen, bildirimi yapmakla görevli olan görevlilerin sorumlu tutulması gerekmekte olup bu sorumluluk da 5018 ve 6085 sayılı kanun çerçevesinde belirlenecek bir mali sorumluluk olmayıp, 657 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenecek olan bir nevi idari ve disiplin sorumluluğu olup rücu kapsamında çözümlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş idari para cezasının ödenmesinden dolayı muhasebe yetkilisinin bu sıfatı nedeniyle bir sorumluluğu yoktur. Sadece rücu işlemini başlatmakla görevli personelin bu görevini yerine getirmemesi nedeniyle bir sorumluluğu söz konusu olabilir. Bunun da 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 12 nci maddesi çerçevesinde gerekli incelemenin yapılmasını teminen ilgili idareye yazılması ve Sayıştayın yargısal niteliği olmayan raporları ile takibi ve çözümlenmesi gerekir.

Bu gerekçelerle dairece verilen tazmin hükmünün kaldırılması uygun olur.

Üyeler … ve …’ın karşı oy gerekçesi:

Belediyenin ...na 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ilgili maddelerinde hüküm altına alınan bildirimlerini zamanında yapmaması sonucu uygulanan para cezasının bütçeden ödenmesinde, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesindeki kamu zararı tanımına ve kamu zararının belirlenmesinde esas alınan kriterlere uygun olarak sorumluların kasıt, kusur veya ihmalleri ve kamu zararının varlığı tam olarak belirlenemediğinden sorumlu iddialarının kabulü ile 84 sayılı İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim