Sayıştay 6. Dairesi 39989 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
39989
29 Kasım 2017
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 6
-
Dosya No: 39989
-
Tutanak No: 43794
-
Tutanak Tarihi: 29.11.2017
-
Konu:
KARAR
KONU: Yükleniciye birim fiyat teklif cetveline göre ödenmesi gereken tutardan daha fazla ödeme yapılması.
- 84 sayılı İlamın 5/A maddesiyle; ... Belediyesi tarafından ...’e (...) ihale edilen .... TL Sözleşme Bedelli “24 Ay Süre İle 32 Adet Büro Personeli ile 2 Araç Kiralama Hizmet Alımı İşi” nde, yükleniciye birim fiyat teklif cetveline göre ödenmesi gereken tutardan daha fazla ödeme yapılması sonucu ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... temyiz dilekçesinde özetle;
Yapılan ödemelerde Hak ediş Raporu ve Fiyat Farkı cetveli bulunmaması nedeni ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61. maddesi uyarınca ödemeye ilişkin belgelerin tamam olmaması nedeni ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, ödemeye söz konusu mevzuat hükümleri karşısında esas teşkil etme niteliği bulunan fakat gider evrakı arasında yer almayan bir belge nedeniyle ortaya çıkan kamu zararının, giderin taahhüt ve tahakkuk aşamalarına ait olduğunu, gerçekleştirme görevlilerinin kendi yasal görevleri çerçevelerinde düzenledikleri ve imzaladıkları belgelerden maddi hatalardan harcama yetkilisi ile birlikte muhasebe yetkilisinin ancak sorumlu tutulduğunu, Muhasebe Yetkilisinin maddi hata olarak yersiz ve fazla alma, verme ve gönderme ile sorumlu olduğunu, teknik niteliklerdeki belgelerdeki maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayanların sorumlu olduğunu, Muhasebe yetkilisinin bu belgelere ilişkin sorumluluğunun aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlı olduğunu, bu maddede belirtilen ödemelerde maddi hata bulunmadığını, ödemelerde Hak ediş raporu ile Fiyat Farkı Cetveli bulunmaması ödemeye ilişkin evraklar arasında yer almayan belge olduğunu,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61. maddesinin belgelerin tamam olmasını kontrol etme sorumluluğunu muhasebe yetkilisine verdiğini, yukarıda açıkladığı gibi Hak ediş raporu ile Fiyat Farkı Cetvelinin ödemeye esas teşkil eden ama gider evrakı arasında bulundurulması zorunlu olmayan bir belge olduğundan ilgili mevzuatında belirtilen belgeler dışında da belge aranmayacağından ödemelere bağlanmadığını, tarafından da maddi hatadan kaynaklanan bir durum olmadığından kamu zararı oluşmadığını belirtmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“İlamın 5. Maddesi Hükmüne İlişkin Olarak: Dairesince; "belediyenin su işletmesi müdürlüğü bünyesinde çalıştırmak üzere personel ve araç kiralaması işinde." idarece işe ilişkin hakediş raporları düzenlenerek ödeme emri belgelerine eklenmemesi nedeniyle yükleniciye faturada belirtilen tutarın nasıl hesaplanarak ödendiğinin anlaşılmaması hususuna tazmin hükmolunduğu görülmektedir.
Sorumlu. 2. madde ile takip eden maddelerdeki savunmasını tekrarlamaktadır.
İş artışından kaynaklanan personel artışı nedeniyle bir kamu zararı oluşmadığı gözükmekte ise de, personel artışına dayalı açıklık kazanmamış bir ödeme mevcuttur. Ayrıca sorumlu. Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği nin 36. maddesinde; ödeme emri belgesine eklenecekler arasında "hizmet işleri hak-ediş raporu" da sayıldığından bu belgenin eklenmesi ve muhasebe yetkilisinin de 5018 sayılı Kanun'un 61. maddesi hükmü uyarınca araması gerektiğinden, bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olduğundan sorumlu bulunmaktadır. Talebin reddi uygun görülmektedir.”
denilmiştir.
İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...’nın aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle ;
Yükleniciye teklif cetveline göre ödenmesi gereken tutarın üzerinde ödeme yapılması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği, teklif mektubu eki cetvelde yer alan tutarın üzerinde bir ödeme yapılması nedeniyle kamu zararına sebebiyet verildiği kararının doğru olmadığını, çünkü söz konusu ihalede iş artışına gidildiğini, bunun mahiyetini izah etmeden evvel, sorguda yer alan bazı ifadelere dikkat etmek de fayda bulunduğunu,
"... yükleniciye faturada belirtilen tutarların nasıl hesaplanarak ödendiğinin anlaşılamadığı"
Görüleceği üzere, sorgunun esas mahiyetinde, yapılan işlemin tam olarak tespit edilememesinin yattığını, ihalede iş artışına gidildiğini, denetçi sorgusunda da bu iş artışının, sözleşme konusu işte çalışacak kişilerin sayı olarak artması şeklinde ele alındığını ve kişi sayısı üzerinden de sonuca gidildiğini,
Yani, sorguda denetçinin, kişi sayısı olan 32 kişi üzerinden iş artışı yapıldığını ve iş artışı ile beraber 36 kişi üzerinden ödeme yapılması gerektiğini iddia ettiğini, bu iddia ve bu iddiaya dayanak kararın doğru olmadığını, çünkü iş artışının denetçinin iddia ettiği gibi kişi sayısının artırılması anlamına gelmediğini,
4735 sayılı Kanunda iş artışının şu şekilde hüküm altına alındığını:
"Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir."
Kanun hükmünün iş artışının sözleşme bedelinin belli bir yüzdesi olacağı hükmünü getirdiğini, yani iş artışı yapılacağı zaman, ihale bünyesinde çalışan kişi sayısına göre değil, sözleşme bedelinin belli bir yüzdesine göre iş artışı yapıldığını, bu açıdan bakıldığında, iş artışı yapılan bir hizmet alım ihalesinde, işçi sayısı üzerinden sonuca gidilmesinin doğru olmadığını,
Sorguda ve bunun neticesinde ilamda teklif mektubu eki cetvelin üzerinde ödeme yapılması ifadelerine yer verildiğini, ancak ihale konusu işte teklif mektubu eki cetvelin üzerinde bir ödeme bulunmadığını, iş artışı tutarının teklif mektubu eki cetvele yansıtıldığını,
Toplam Sözleşme Tutarı: .... TL
Bir Aylık Ödeme Bedeli: .... /24 = ... TL (Bu tutar faturalarda aylık ödeme tutarıdır.)
İş Artışı Tutarı % 20 = ... x 0,20 = ... TL
Toplam Aylık Ödeme = ... TL (Örneğin, Ekim ayı faturası tutarı tam olarak ... TL'dir.)
Kamu zararı tablosunda da, ödenenlerin yine ... TL olduğunu, yani denetçinin iddia ettiği gibi, hesaplamanın mahiyetinin anlaşılamaması gibi bir durum bulunmadığını,
Sorguda ve ilamda kamu zararı tablosunun artırılan dört işçi için yapıldığını, oysa iş artışı işçi sayısı üzerinden değil, sözleşme bedeli üzerinden yapıldığını,
İdarenin söz konusu ihaleye yönelik 08.10.2013 tarihli iş artışı yazısında şu ifadelere yer vermesinin de bunu gösterdiğini: "..31.08.2013 tarihinde sözleşmesi yapılan ihalenin idari şartnamesinin 29. Maddesinde belirtilen "Sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde ilave iş aynı yükleniciye yaptırılır." Denilmektedir. İlgili maddeye istinaden Belediye Başkanlık Makamından alınan 02.08.2013 tarih ve 2013.23-6154 sayılı oluru ile 10.10.2013 tarihinden itibaren aynı firmaya yaptırılmak üzere % 20 oranda iş artışı yapılmasına karar verilmiştir."
Toplam sözleşme bedelinin % 20'si oranında iş artışı yapıldığını ve ödemelerin de buna göre yapıldığını, bu noktada iş artışına denk gelen hizmetin alınmadığına yönelik idare tespitinin de bulunmadığını, ikinci olarak, teklif mektubu eki cetvelde sadece işçilik kalemlerinin bulunmadığını, yani araç kalemleri de bulunduğunu, bu kalemlerin fiili olarak çalışmaları, mevcut çalışmaları üzerine yaptığı işler dikkate alınmadan neticeye gidilmesinin de hukuki gözükmediğini,
İş artışı, ihale konusu iş kapsamında alınan veya ihale konusu iş kapsamında olmasa da, aynı firmadan alınmasını zorunluluk arz ettiği hallerde yapıldığını, İdarenin iş artışına ihtiyaç duyduğu bir alanda, talebin idareden geldiği, işin alındığının idare tarafından kabul edildiği, denetçi tarafından ve ilamda da hizmetin alınmadığına yönelik bir tespitin yapılmadığı hallerde, kamu zararından bahsetmenin olanaklı gözükmediğini, ne ilgili denetçi tarafından ne de ilamda, iş artışına giren kısmın, hizmetin alınmadığına yönelik bir tespit bulunmadığını,
Salt teklif mektubu eki cetvelin üzerinde ödeme yapılmasına bakılarak bir sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, üzerinde olan ödemelerin iş artışından kaynaklı olduğunun yukarıda matematiksel olarak da ispat edildiğini, alınmadığının ispat edilmediği hallerde, kamu zararına hükmedilmesinin hukuki olmayacağını belirtmiştir.
Başsavcılık mütalaasında (Harcama Yetkilisi ... ile Gerçekleştirme Görevlisi ...’nın temyiz dilekçelerine ilişkin);
“Dairesince; "belediyenin su işletmesi müdürlüğü bünyesinde çalıştırmak üzere personel ve araç kiralaması işinde," idarece işe ilişkin hakediş raporları düzenlenerek ödeme emri belgelerine eklenmemesi nedeniyle yükleniciye faturada belirtilen tutarın nasıl hesaplanarak ödendiğinin anlaşılmaması hususuna tazmin hükmolunduğu görülmektedir.
Sorumlu: teklif mektubu eki cetvelde yer alan tutarın üzerinde bir ödeme yapılmasının kamu zararına neden olduğunun doğru olmadığını, yükleniciye faturada belirtilen tutarın nasıl hesaplandığı hususunun anlaşılamadığı ifadesinden kararın iş artışının değil kişi sayısının artmasının anlaşılmasının tazmin konusu olduğunu ifade edip. 4735 sayılı Kanun çerçevesinde iş artışını değerlendirip hesaplama yapmakta, denetçisi tarafından hizmetin alınılmamış olduğu yolunda bir tespitin bulunmadığı, yalnızca teklif mektubu eki cetvelin üzerinden sonuca gidildiği değerlendirilmesinde bulunmaktadır.
Gerekçeli Daire kararı yerindedir. Yeni bir bilgi sunulmamış olması nedeniyle kararın korunması uygun görülmektedir.”
denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; ... Belediyesi tarafından ...’e (...) ihale edilen .... TL Sözleşme Bedelli “24 Ay Süre İle 32 Adet Büro Personeli ile 2 Araç Kiralama Hizmet Alımı İşi” nde; yükleniciye, birim fiyat teklif cetveline göre ödenmesi gereken tutarın üzerinde ödeme yapılması nedeniyle tazmin hükmü verildiği ve yapılan ödemelere ilişkin hak ediş raporu ve fiyat farkı cetveli bulunmaması nedeniyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61. maddesi uyarınca ödemeye ilişkin belgelerin tamam olmasını kontrol etme sorumluluğu bulunan Muhasebe Yetkilisinin de sorumlu tutulduğu görülmüştür.
Sorumlu Muhasebe Yetkilisi ..., konunun esasına girmeden sadece sorumluluğa itiraz etmiştir. Sorumlu dilekçesinde; Muhasebe Yetkilisinin maddi hata olarak yersiz ve fazla alma, verme ve gönderme ile sorumlu olduğunu, teknik niteliklerdeki belgelerdeki maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayanların sorumlu olduğunu, Muhasebe Yetkilisinin bu belgelere ilişkin sorumluluğunun aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlı olduğunu, söz konusu ödemelerde maddi hata bulunmadığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61. maddesinin belgelerin tamam olmasını kontrol etme sorumluluğunu muhasebe yetkilisine verdiğini, ancak hak ediş raporu ile fiyat farkı cetvelinin ödemeye esas teşkil eden ama gider evrakı arasında bulundurulması zorunlu olmayan bir belge olduğundan ilgili mevzuatında belirtilen belgeler dışında da belge aranmayacağından ödemelere bağlanmadığını ifade etmiştir.
Konuya ilişkin olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61. maddesinde;
“Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.
Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.
Muhasebe yetkilileri işlemlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazır bulundurur.
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır…”
Hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 15.08.2007 tarih ve 26614 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin;
“Hakediş raporu” başlıklı 6. maddesinde,
“(1) İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılacak yapım işleri ile hizmet alımlarında, sözleşme ve/veya şartname hükümlerine göre yerine getirilen taahhütlerin bedellerinin ödenmesinde aşağıda belirtilen hakediş raporları düzenlenir.
…
b) Hizmet İşleri Hakediş Raporu (Örnek: 5): Bu rapor, hizmet işlerinde yükleniciye ödenecek ara ve kesin hakediş tutarının hesaplanmasına esas olan belgelerden oluşur. Hizmet türüne ve işin özelliğine göre yalnızca ilgili sayfaları ve gerekli görülen diğer belgeler düzenlenerek yüklenici ve kontrol elemanlarınca imzalanır, yetkili makamca onaylanır.”,
“Çeşitli hizmet alımları” başlıklı 36. maddesinde;
“(1) İhale veya doğrudan temin usulüyle yapılan bakım, onarım, danışmanlık, araştırma ve geliştirme, muhasebe, anket, temizlik, tarımsal mücadele, ağaçlandırma, erozyon kontrolü, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, kurs, sergi, organizasyon, koruma ve güvenlik, sigorta, etüt ve proje, harita ve kadastro, plân, imar uygulama, basım ve yayım, fotoğraf, film alımları, bilgisayar hizmet alımları (gayrimaddi hak olarak alınan yazılım ve donanımlar hariç) ve benzeri hizmet alımlarına ilişkin giderlerin ödenmesinde;
a) Taahhüt dosyası,
b) Fatura (sigorta giderlerinin ödenmesinde sigorta poliçesi veya zeyilname),
c) Hizmet İşleri Hakediş Raporu (Örnek: 5)
ödeme belgesine eklenir.”
Denilmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; muhasebe yetkilileri, ödeme aşamasında ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını kontrol etmekle yükümlü olup eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir ve hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir. Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin anılan hükümlerine göre ise, hizmet alımlarına ilişkin giderlerin ödenmesinde Hizmet İşleri Hakediş Raporunun ödeme emri belgesine eklenmesinin zorunlu olduğu belirlenmiştir. Bahse konu olayda ise, hak ediş raporu ve fiyat farkı cetvelinin ödeme emri belgelerine eklenmediği tespit edilmiştir. Bu sebeple, Muhasebe Yetkilisi ...’nın sorumlulukla ilgili itirazı yerinde görülmemiştir.
İlam hükmünün esası ile ilgili olarak;
... Belediyesi tarafından ...’e (...) ihale edilen .... TL Sözleşme Bedelli “24 Ay Süre İle 32 Adet Büro Personeli ile 2 Araç Kiralama Hizmet Alımı İşi”ne ait sözleşmenin 6. maddesinde, sözleşmenin birim fiyat sözleşme olduğu, idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan .... TL bedel üzerinden akdedildiği, yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde ise birim fiyat teklif cetvelinde yüklenicinin teklif ettiği ve sözleşme bedelinin tespitinde kullanılan birim fiyatların esas alınacağı ifade edilmiştir.
Yüklenici, birim fiyat teklif cetveli ile Risk Prim Oranı %1 olan 16 adet personel için ... TL, Risk Prim Oranı %3 olan 16 adet personel için ise ... TL birim fiyat teklifinde bulunmuştur. Dolayısıyla yükleniciye ilgili ayda çalıştırılan personel sayısı ile personel için teklif edilen birim fiyatın çarpılması sonucu bulunacak tutarın ödenmesi gerekmektedir. Ancak yapılan incelemede, 6391, 6699 ile 7159 yevmiye numaralı ödeme emri belgeleri ile yapılan ödemelerde yükleniciye birim fiyat teklif cetveline göre ödenmesi gereken tutardan daha fazla ödeme yapıldığı görülmüştür.
Sorumlular savunmalarında, kamu zararı olarak hesaplanan tutarın iş artışından kaynaklanan personel artışı sonucu meydana geldiğini ve kamu zararı oluşmadığını, işin sadece büro personeli hizmet alım işi olmadığı ayrıca araç kiralama işi de olduğunu ifade etmişlerdir.
Ancak, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 24. maddesinde;
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
Birim fiyat sözleşme ile yürütülen yapım işlerinde, Bakanlar Kurulu bu oranı sözleşme bazında % 40 'a kadar artırmaya yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.”
Denilmektedir.
Buna göre, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş, yukarıda yer alan şartların gerçekleşmesi durumunda, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen hizmet alımlarında sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dâhilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilmektedir.
Bahse konu olayda ise 32 adet büro personeli çalıştırılırken iş artışı yapılarak 4 adet büro personeli daha çalıştırıp toplamda 36 adet büro personeli çalıştırılmıştır. Buna göre, yükleniciye ilgili ayda çalıştırılan personel sayısı ile personel için teklif edilen birim fiyatın çarpılması sonucu bulunan tutar ödenmesi gerekirken, sorumluların savunmalarında ifade ettikleri gibi, toplam sözleşme bedeli üzerinden %20 iş artışı yapıldığı iddia edilerek yükleniciye büro personeli için ödenen aylık ödemenin %20 fazlası, iş artışından itibaren ödenmeye başlanmıştır. Ancak, teklif birim fiyatlı hizmet alımı işlerinde toplam sözleşme bedelinin %20’si yasal iş artış sınırı olup, söz konusu “24 Ay Süre İle 32 Adet Büro Personeli ile 2 Araç Kiralama Hizmet Alımı İşi”nde %20’den daha az iş artışı yapılmıştır.
Ayrıca, İlama konu edilen ödeme emri belgelerinin ekleri incelendiğinde sorumluların iddia ettiklerinin aksine kiralanan araç sayısının değişmediği, 2 adet aracın kiralanmasına devam edildiği, dolayısıyla iş artışının sadece personel sayısının arttırılmak suretiyle gerçekleştiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71. maddesi uyarınca “hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınan bir kriter olduğundan, söz konusu işte yükleniciye birim fiyat teklif cetveline göre ödenmesi gereken tutarın üzerinde ödeme yapılarak kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 84 sayılı İlamın 5/A maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla,
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi:
Tazmin hükmü; yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, birim fiyat teklif cetvelinde yüklenicinin teklif ettiği ve sözleşme bedelinin tespitinde kullanılan birim fiyatların esas alınmadığı gerekçesiyle verilmiş, kamu zararı hesap tablosunda da, asıl işte çalıştırılan 32 adet personel, işte artış olduğu gerekçesiyle 36 kişi olarak hesaplanmak suretiyle kamu zararı tespit edilmiştir.
Oysa söz konusu işte kamu zararının hesabının, sözleşme bedeli ve işte meydana gelen artış miktarına göre ek sözleşme bedeli ile yükleniciye yapılan ödemelerin tümünün karşılaştırılması suretiyle yapılması gerekirdi. Söz konusu iş, 32 personel ve 2 adet araç kiralanması işidir. Sorumluların savunma eklerinde gönderdikleri hakediş kapağına göre, bu işte %8,71 (... TL), ödeme belgeleri ekindeki belgeye göre de %20 artış olmuştur. Kamu zararı hesabı yapılabilmesi için öncelikle bu durumun, yani işteki artış oranının netleştirilmesi gerekir. Ayrıca, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 24. Maddesinde hükme bağlandığı üzere iş artışları, sözleşme bedeli esas alınarak belirlenir. İlamda, işteki sadece personel artışı konu edilmiş ve bu sayının da hangi iş artışı kararına/oranına göre tespit edildiği belli değildir. Bu nedenlerle, söz konusu eksikliklerin giderilmesini teminen ilam hükmünün Bozularak ilgili dairesine gönderilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00