Sayıştay 6. Dairesi 39841 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
39841
17 Mayıs 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2013
-
Daire: 6
-
Dosya No: 39841
-
Tutanak No: 41876
-
Tutanak Tarihi: 17.05.2016
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Belediyenin su borçlarını yeniden yapılandırması hakkında:
11 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle; ………. Belediye Meclisinin 07.03 2013 tarih ve 46 sayılı kararıyla su borçlarına kademeli faiz indirimi uygulanması sonucu ………. TL. kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu Meclis Üyesi ………. dilekçesinde:
Belediye Başkanlığının 2013 yılı denetimleri sonucunda mevzuata uygun bulunmayan işler için 6085 Sayılı Sayıştay Kanunun 48. maddesi gereğince düzenlenen sorgulara dayanarak Sayıştay 6. Dairesi 11.09.2014 tarih ve 127 sayılı kararı ile ……….. TL zarara uğratıldığı iddiası nedeniyle söz konusu Meclis kararına olumlu oy kullanan tüm Belediye Meclis üyelerinden işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline yönelik verilen karar hukuka ve mevzuata aykırı olup bozulması gerektiğini,
Karar da Belediye Meclisinin 07.03.2013 tarih ve 48 sayılı meclis Kararı ile su borçlarına kademeli faiz indirimi uygulanması nedeniyle ………… TL kamu zararı meydana geldiği ifade edildiğini,
Öncelikle şu hususu belirtmek isterim Benzer su alacaklarına işlemiş faiz affı Gaziantep, Batman, Diyarbakır, Bursa, Çorum v.b. bir çok Belediye Başkanlığında ve Yine … Belediyesinin bundan önce ki tüm dönemlerinde de benzer şekilde Meclis kararları alınmıştır. Bu Belediye Meclis Üyeleri ile ilgili bu şekilde Meclis Kararları alınmış ve Sayıştay Başkanlığında bu meclis üyeleri ile ilgili böyle kararlar verilmediğini,
6552 Sayılı Yasa ile bu tür kalemler yönünden af getirilmiştir. Çıkarılan yasalarla ile de affa uğrayan bazı borçlardan tarafımıza kişisel borç çıkarılması açıkça hukuka ve mevzuata aykırıdır. 5393 sayılı Belediye Kanun Belediyenin yetkileri ve imtiyazları
Madde 15- "d) Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak." şeklinde ki açık düzenleme ve yine 5393 sayılı Belediye Kanun Meclisin görev ve yetkileri
Madde 18-: "h) Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beşbin TL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek." şeklinde düzenleme olduğu bilinmektedir.
Belediyelerin su alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi değildir. Belediyenin su alacakları ÖZEL HUKUK HÜKÜMLERİNE TABİDİR. Bu nedenle Belediyeler su borçlarını kendi icra birimleri aracılığı ile tahsili cihetine gidememekte ve Adliye de ki İcra Daireleri aracılığı ile takip yaparak tahsilat yoluna gidebilmektedirler. Hatta su alacakları vergi, harç, resim v.b olmadığından haczi mümkün olan kalemlerden olduğunu,
Belediyelerin su alacakları, karşılıklı sözleşmelerden doğan alacaklardandır. Bu nedenle Belediyelerin su alacaklarının tahsili işlemlerinde, Belediye ile mükellef arasında abonelik tesis edilirken imzalanan 'ABONMAN SÖZLEŞMESİ" hükümlerine göre hareket edilir. Her ne kadar 5393 Sayılı Belediye Kanunda Belediye Meclisinin Görev ve yetkileri arasında açıkça su alacaklarına uygulanan faizlere ilişkin indirim yapma ya da taksitlendirme yetkisi açıkça düzenlenmemiş ise de aksine bu durumu yasaklayan ve sınırlandıran bir düzenlemede bulunmamaktadır. Belediye Kanunun 18/h fıkrası dikkatlice incelendiğinde aslında bu yetkinin bu fıkra kapsamında tanındığı da anlaşılmaktadır. Su alacağı vergi, resim ve harç olmadığından faiz affı da alacağın aslına dokunmadığından ve asıl alacak yönünden bir af yapılmadığından bu hususta Belediye Meclisinin yetkisinin olduğu düşünülmelidir. Burada ki temel amacın tahsil kabiliyeti kalmayan Belediyenin alacaklarının tahsili ve yine maddi durumu elverişsiz olan vatandaşların su borçlarını ödemelerinin sağlanması olduğundan kamu yararına olduğu ve yine Belediyenin gelirlerini artırdığını,
Ekte sunmuş olduğu ……… Belediye Başkanlığı ……….. Müdürlüğünün TAHSİLAT RAPORLARI İNCELENDİĞİNDE KAYDA DEĞER ŞEKİLDE TAHSİL KABİLİYETİ OLMAYAN BELEDİYE ALACAKLARININ TAHSİLİNİN SAĞLANDIĞI AÇIKÇA ANLAŞILDIĞINI,
Çoğu Zaman TBMM Tarafından çıkarılan yasalarla özelikle vergi, resim, harç ve sigorta primleri içinde benzer düzenlemeler yapılmaktadır. Fakat su, doğal gaz v.b alacaklar Belediyelere imtiyaz olarak tanındığından bu konuda bir kanun düzenlemesi yapılmamakta ve bu takdir hakkı Belediye Meclislerine bırakıldığını,
Su borçlarına kademeli faiz indirimi uygulaması mahalli müşterek bir karardır. Şehrimizin, yaşam standartlarından uzak bir kent konumunda olması, bölgenin yapısı nedeniyle köylerden kente zorunlu göç alması soncu maddi durumu çok düşük büyük bir halk kitlesi şehrimizde meskun olduğunu,
Memleketimizi yaşanabilir bir şehir konumuna getirmek amacıyla hizmetlerin maddi kaynaklara dayalı olması nedeniyle en büyük mahalli geliri su gelirlerinin tahsili konusunda yaptığımız duyuru ve ilanlara karşın çoğu vatandaşlarımızın Belediyeye yaptıkları müracaatta maddi imkansızlıkları nedeniyle su borçlarına uygulanan faiz nedeniyle borçlarını ödeyemediklerini, ancak; su borçlarının faizinin kademeli olarak indirilmesi halinde borçlarını ödeyeceklerini ifade etmeleri üzerine konu Belediye Meclisine gelmiş ve Belediye Meclisi İktidar ve Muhalefettin OY BİRLİĞİ İLE söz konusu kararı almıştır. Bununla birlikte Belediye Kanun 14/a bendi ile 607i bendinde belirtildiği gibi "DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA YARDIM ETMEK" Belediyenin Görevleri Arasında Sayıldığını,
Bu nedenle; Belediye içinde bulunduğu maddi imkansızlıklara rağmen insan ve çevre sağlığı açısından büyük önem arz eden temizlik, içme suyu ve kanalizasyon gibi hizmetlerde herhangi bir aksamaya mahal verilmemesi, hem de maddi durumu iyi olmayan vatandaşların su borçlarını ödenmesinin sağlanması amacıyla yapılan su borçlarının faizinin kademeli olarak indirilmesi şeklinde ki Meclis Kararı kamu yararına ve mahalli müşterek amaca yönelik olduğunu,
Meclis Kararı ile herhangi bir şekilde kamu zarara uğratılmamış bilakis tahsil kabiliyeti kalmayan Belediyenin alacakları tahsil edilerek Belediye Bütçesine çok büyük gelirler sağlanmış ve yine su borcunu ödeme kültürü olamayan vatandaşlarımızın su borçlarını ödemeleri sağlanmış ve borcunu ödeyen vatandaşlar arttığı için de su israfının önüne geçilerek büyük kamusal faydalar sağlandığını,
Belediye kanuna dar yorumlanarak tarafımıza kişisel borç çıkarılması açıkça hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan ve yine benzer kararlar alan Belediye Meclisleri hakkında verilmeyen bir kararın hakkımızda verilmesi açıkça hukuka ve mevzuata aykırı olup bu kararın kaldırılması gerektiğinden kararı temyiz ettiğini belirtmektedir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“Dairesince, Belediye Meclisi’nin aldığı karar sonrası, su abonelerinin borçlarında kademeli faiz indirimine neden olunulması sonucu oluşan …………. TL'lık kamu zararı tutarına tazmin hükmolunulduğu görülmektedir.
Adı geçen, savunmasında; belediyelerin, su alacaklarına karşı işlemiş faiz affı yoluna gitmelerinin ………. İlinde bir çok defa yurt genelinde ise pek çok İl'de Meclis kararlarıyla ötedenberi yapılageldiğini, 5393/14-a, 60-i fıkrası hükümlerinin temel dayanak olması nedeniyle 5393/15-d,l 8-h fıkrası hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini öne sürerek 11.09.2014 tarihli 6552 sayılı Kanun'un 73/16-b fıkrası hükmüyle de; Belediye Meclisi kararı sonrası dar gelirli su abonelerine getirilen ödeme kolaylığı uygulamasının kabul görülmüş olduğunu ifade ederek; uhdesindeki tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.
Savunma yerinde bulunmuştur. Esasen, Dairesi; "dar gelirli su mükelleflerinin maddi durumu ile ilgili belediyenin herhangi bir tespiti olmadığı" gerekçesi üzerine hüküm kurmuş bulunmaktadır. Ancak; belediyenin, bu karar sonrası en büyük gelir kaynağı olarak nitelenen "su tahsilat tutarında" önemli artış sağlanıldığının ifade edilmiş olması ile söz konusu 6552 sayılı Kanun'un ilgili maddesi hükmü çerçevesinde yapılan değerlendirme karşısında; temyiz talebinin kabulünün uygun olacağı düşüncesi ile arz olunur.” Denilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
5393 sayılı Belediye Kanununun 15’inci maddesinin (d) bendinde “Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak” belediyenin yetkileri arasında sayılmıştır.
6552 sayılı Kanunun 73/b maddesi 11.09.2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır. İlamın hüküm tarihi de 11.09.2014’tür. İlama konu olay ise 07.03.2013 yılında belediye meclisi tarafından karara bağlanmıştır. İlamın hükme bağlandığı tarihte belediye meclisinin su borçlarının faizini yapılandırmaya yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Belediyenin, bu karar sonrası en büyük gelir kaynağı olarak nitelenen "su tahsilat tutarında" önemli artış sağlanıldığının ifade edilmiş olması ile söz konusu 6552 sayılı Kanun'un ilgili maddesi hükmü çerçevesinde yapılan değerlendirme karşısında; yapılan uygulamada mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 11 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, oyçokluğuyla,
(Üyeler …………………. 6552 sayılı Kanunun 73/b maddesi 11.09.2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır. İlamın hüküm tarihi de 11.09.2014’tür. İlama konu olay ise 07.03.2013 yılında belediye meclisi tarafından karara bağlanmıştır. İlamın hükme bağlandığı tarihte belediye meclisinin su borçlarının faizini yapılandırmaya yetkili olduğu anlaşılmakla birlikte, Belediye meclisince alınan kararın 6552 sayılı Kanun'un ilgili maddesi hükmü çerçevesinde bir değerlendirmeye tabi tutularak yeniden hüküm tesisini teminen 11 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı
Üye …………..; “Kurulun tazmin hükmünün bozulması yönündeki kararına katılmakla beraber;
İlamda, “Dar gelirli su mükelleflerinin maddi durumu ile ilgili olarak Belediyenin herhangi bir tespiti olmadığı" gerekçesi üzerine hüküm kurulduğu görülmüştür. Ancak; Belediyenin, bu karar sonrası en büyük gelir kaynağı olarak nitelenen "su tahsilat tutarlarında" önemli artış sağlanıldığının ifade edilmiş olması ve bunun sayısal verilerle ortaya konulması karşısında, söz konusu faiz affının yapılmamış olması durumunda; gerek anapara gerekse birikmiş faiz tutarlarının tahsili için yapılacak girişimler ve masrafların boyutu ve buna rağmen netice alınıp alınamayacağı hususu değerlendirildiğinde; diğer taraftan, konunun toplumsal ve psikolojik yönleri düşünüldüğünde, “kamu kaynağına eksilmeye neden olunması” anlamında bir “kamu zararı”nın oluşmadığı düşünülmektedir. Diğer taraftan; bu idari işlemden sonraki süreçte, bu türden kamu alacakları da dahil olmak üzere birçok kamu alacağının yeniden yapılandırılmasını amaçlayan yasal bir düzenlemenin yapılmış olması, konunun genel bir “toplumsal mesele” olduğunu ve TBMM’nin de, bu meselenin halli yönünde iradesi olduğunu göstermektedir. Bu sebeple, belirtilen bütün bu hususlar göz önüne alınarak yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.” Şeklindeki ilave görüşü ile birlikte)
Karar verildiği 17.05.2016 tarih ve 41876 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11