Sayıştay 6. Dairesi 39640 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
39640
23 Haziran 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2012
-
Daire: 6
-
Dosya No: 39640
-
Tutanak No: 40708
-
Tutanak Tarihi: 23.06.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 216 sayılı ilamın 14. maddesi ile Antalya Muratpaşa Belediyesince Ecemgrup İnşaat Tic. Ltd. Şirketine ihale edilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım işinde, iş artışlarından kaynaklanan binde 8,25 oranındaki damga vergisinin kesilmemesi nedeniyle 2.503,76 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu hizmet alım işi için, 20.03.2012 tarih ve M.07.3.MUR.0.71-929-556 sayılı yazı ile iş artışı onayı alındığını ancak ilgi onay yazısında % oran belirtilmediğini, 19.08.2013 tarihinde yaptığı savunmasında sehven 26.03.2012 tarih M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı yazı ile onay aldıklarından bahsedildiğini, söz konusu yazının Ecemgrup İnş.Haf. Nakl. Gıda San Tic.Ltd.Şti.’ne yazdıkları % 20 oranında ihtiyaca binaen iş artışı yapılacağına dair bilgi yazısı olduğunu, ilgi yazıdan sonra ihtiyaçlara göre Firmaya Personel talebinde bulunulduğunu,
Sözleşme bedelinin 3.105.261,15 TL olduğunu, sözleşme bedelinin % 10.22 oranında toplam 317.566,10 TL tutarında bir iş artışı gerçekleştiğini, yıl sonu iş bitimine kadar hizmet işi toplam hakediş tutarı 3.422.827,25 TL olarak gerçekleştiğinden, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14. maddesinin 2. paragrafında "Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir", denilmekte olup, iş artışı yapıldığında artan miktarlardan aynı nispette damga vergisi kesintisi yapılması gerektiği düşünüldüğünden iş artışından kaynaklı 317.566,10 TL’den binde 8.25 oranında toplam 2.619,92 TL damga vergisi kesintisinin Hizmet Alım İşinin son hakedişinden (Aralık ayı hakedişinden) kesilerek tahsilinin sağlandığını,
2012 yılı Personel Çalıştırmaya Dayalı Hizmet Alım İşinin 28.11.2011 tarihinde karara bağlandığını ve 09.02.2012 tarihinde ihale sözleşmesinin imzalandığını ve yeni bir ihale kararı alınmadığını, yapılan iş artışı sözleşmede öngörülen tutarı değiştirdiğinden artırılan söz konusu tutar üzerinden Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca damga vergisi alınabileceğini, buna karşın sözleşme sözleşmeye uygun olarak yapılan iş bedeli artışının ihale kararını değiştiren bir unsur olmaması nedeniyle yeni bir ihale kararı alınmadığı sürece bu artıştan dolayı damga vergisi alınamayacağı sonucuna varıldığını, konu ile ilgili benzer bir konuda 2001/4529 esas ve 2002/1505 sayılı Danıştay kararı bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Sorumlu savunmasının kabulü uygun bulunmuştur.
Çünkü, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 14. maddesi hükmü uyarınca; sözleşmeye uygun olarak yapılan iş bedeli artışının ihale kararını değiştiren bir unsur olmaması nedeniyle, yeni bir ihale kararı alınmadığı sürece, bu artıştan dolayı ihale kararı üzerinden damga vergisi alınılmaması gerekir. Dolayısıyla tazmin hükmünün kaldırılmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Konu” başlıklı 1. maddesinde;
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.
Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.(1)
…”
“Nispet” başlıklı 14. maddesinde;
“Kağıtların Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır…
Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir...
…”
Anılan Kanun’a ekli (I) sayılı Tabloda (31 Aralık 2011 tarihli ve 28159 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 55 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebliği ile 01.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenen oran);
“I. Akitlerle ilgili kâğıtlar Kanunla Getirilen Uygulanacak Olan
A. Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar:
- Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler ……. . (Binde 8,25)” denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca, damga vergisinin konusu kâğıtlar olup 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı Tabloda belirtilen kâğıtlar, yine bu Tabloda belirtilen nispet ve miktarlarda damga vergisine tabi olacaktır. Buna göre, belli bir parayı ihtiva eden sözleşmeler (2012 yılı itibariyle) binde 8,25 oranında damga vergisine tabi olup sözleşme bedelinin değiştirilmesi halinde sözleşme bedelinden artan miktar aynı oranda damga vergisine tabi olacaktır.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; tazmin hükmüne konu 3.105.261,15 TL sözleşme bedelli hizmet alım işinde; 26.03.2012 tarih ve M.07.3.MUR.0.71-929-585 numaralı İş Artışı konulu yazıyla yüklenici Ecemgrup İnş.Tic.Ltd. Şirketine Sözleşmenin 29. maddesine göre %20 oranında İş Artışı yapıldığının bildirildiği, dolayısı ile söz konusu %20 oranında (621.052,23 TL tutarında) iş artışı ile sözleşme tutarının 3.726.313,38 TL’ye yükseldiği, bu durumda artış miktarı olan 621.052,23 TL üzerinden binde 8,25 oranında ve 5.123,68 TL tutarında damga vergisi kesilmesi gerektiği halde, idarece bahse konu iş artışı dolayısıyla, yüklenicinin Aralık 2012’ye ait 11 nolu hakedişinin ödendiği 31.12.2012 tarih ve 19720 numaralı Ödeme Emri Belgesi üzerinden 2.619,92 TL damga vergisi kesintisi yapıldığı ve bu suretle (5.123,68 TL – 2.619,92 TL =) 2.503,76 TL eksik damga vergisi kesintisi yapıldığı anlaşılmıştır.
Sorumlu, 19.08.2013 tarihinde yaptığı savunmasında sehven 26.03.2012 tarih M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı yazı ile onay aldıklarından bahsedildiğini, söz konusu yazının Ecemgrup İnş.Haf. Nakl. Gıda San Tic.Ltd.Şti.’ne yazdıkları % 20 oranında ihtiyaca binaen iş artışı yapılacağına dair bilgi yazısı olduğunu, ilgi yazıdan sonra ihtiyaçlara göre Firmaya Personel talebinde bulunulduğunu, iş artışından kaynaklanan damga vergisi kesintisinin, yükleniciye fiilen yapılan ödeme esas alınarak % 10.22 oranında iş artışı üzerinden hesaplanması gerektiğini bu tutarın da zaten yüklenicinin hakedişinden kesildiğini ileri sürmekte ise de;
26.03.2012 tarih M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı yazıda açıkça % 20 oranında iş artışı yapılacağı belirtilmiştir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun yukarıya alınan 1. maddesi uyarınca damga vergisinin konusu “kağıtlar” olup bahse konu olayda 26.03.2012 tarih ve M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı iş artışı kararıyla %20 oranında iş artışı yapıldığından sözleşme bedeli de %20 artırılmış olmakta, dolayısıyla, sözleşme bedelindeki artış miktarı da aynı nispette damga vergisine tabi olmaktadır.
Sorumlu ayrıca yeni bir ihale kararı alınmadığı için bundan dolayı damga vergisi alınamayacağını ileri sürmüşse de; bu iddianın tazmin hükmü ile ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü ilamda ihale kararına ilişkin damga vergisi (ihale karar pulu = 2012 için binde 4,95) hakkında tazmin hükmü verilmemiştir. Tazmin hükmü, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasındaki; “… Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir...” hükmü uyarınca sözleşme bedelinin artırılmasına ilişkin binde 8,25 oranındaki sözleşme damga vergisine ilişkindir.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 216 sayılı ilamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Üyeler A. KARAKAYA ve F. ÖZKÖK’ün; “İş artışına ilişkin yazıda, % 20 oranında ihtiyaca binaen iş artışı yapılacağı belirtilmiştir. Fakat fiilen % 20 değil, % 10,22 oranında iş artışı gerçekleşmiştir. Dolayısıyla iş artışından kaynaklanan damga vergisi kesintisinin, yükleniciye fiilen yapılan ödeme esas alınarak % 10.22 oranında iş artışı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Nitekim % 10.22 oranı üzerinden damga vergisi de idare tarafından kesilmiştir. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğu ile,
- 216 sayılı ilamın 15. maddesi ile Antalya Muratpaşa Belediyesince memur, sözleşmeli ve işçi personelden bazılarına, eşleri çalıştığı halde aile yardımı ödeneği ödenmesi nedeniyle 2.928,47 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sevil KALEM temyiz dilekçesinde özetle; İşçi personellerden eşleri çalıştığı halde aile yardımı ödeneği ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu ve zararın ilgili kişilerden tahsilatının yapıldığı, ancak adı geçen personel Mehmet Ali DÖNMEZ ve Salih AKÇA'nın tamamının tahsil edilemediğinin bildirildiğini,
İşçi Mehmet Ali DÖNMEZ ile Salih AKÇA’nın 10 eşit taksitte ödemek için dilekçe verdiklerini ve tecil faizi uygulanarak hesaplamalarının yapıldığını,
Mehmet Ali DÖNMEZ'in İlk taksitinin 15.03.2013'te ödenen maaşından kesilerek başlatıldığını ve 15.12.2013'te son taksiti ile tamamlandığını, ilamın; “B) Tahsilat Ayrıntı Tablosunda” görüldüğü üzere, Mehmet Ali DÖNMEZ'e ait son üç taksidin Ödeme Emri Belge numarası bulunmadığını, bunların sırası ile, 15.10.2013 tarih ve 173271, 15.11.2013 tarih ve 174881, 15.12.2013 tarih ve 176887 numaralı Ödeme Emri Belgeleri olduğunu,
Diğer İşçi Salih AKÇA'nın ise; 15.04.2013'te ödenen maaşı için, 01.04.2013 tarihinden geçerli iş akdi fesih nedeniyle günlük maaş hesaplaması yapıldığını, ilk taksiti olan 231,91 TL’nin tahsil edildiğini, ancak geri kalan ödemeler için Belediyeden hak ve alacağı bulunmadığından tahsilat yapılamadığını,
Salih AKÇA'dan borcun tahsili için, 30.09.2014 tarih ve 11912549-903.10-3754 sayılı yazı ile tebligat gönderildiğini, zamanında ödenmediği takdirde icra işlemlerinin başlatılacağının bildirildiğini, konu ile ilgili 02.10.2014 tarih ve 11912549-903.10-3776 sayılı yazıları ile Mali Hizmetler Müdürlüğüne gerekli takip işleminin yapılması ve borcun ödenmemesi halinde icra işleminin başlatılması için yazı yazıldığını, konunun Hukuk İşlerinden yürütülmesi gerektiği bildirildiğinden 14.10.2014 tarih ve 11912549-903.10-3900 sayılı yazı ile icra işlemlerinin başlatılmasının talep edildiğini, Hukuk İşleri Müdürlüğünce 05.11.2014 tarih ve 47258256-641.03-4203 sayılı yazı ile Antalya 10. İcra Müdürlüğü 2014/11960 Esas sayılı dosya numarası ile icra işleminin başlatıldığının kendilerine bildirildiğini,
Kurumlarında çalışan işçi, memur ve sözleşmeli personele; 657 Sayılı D.M.K., 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerince ve 6111 sayılı Kanunun 117, 118 ve 122 nci maddelerinde yapılan düzenlemelerle sözleşmeli personel için de ödenecek "Aile Yardımı" ödeneğinden faydalanacak olan memur, işçi, sözleşmeli personellerin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi, çocukları için ise; çocuğun doğduğu ayı takip eden aydan itibaren aile yardımı ödeneğinden faydalandırılması yasa gereğidir. Buna göre; her yıl müdürlüklere hizmetin aksamadan yürütülmesi ve personele tebliğ edilmesi maksadıyla konusu aile yardımı bildirimi olan yazı gönderilmekte olup yazı örneklerinin temyiz dilekçesinin ekinde bulunduğunu,
Çalışana verilen aile yardımı ödeneğinin memurun beyanı esas alınarak yapıldığını, ödemenin doğru yapılabilmesinin de beyanın doğru olması şartına bağlı olduğunu, memurun aile yardımı ödeneğinin verilmesine esas olacak beyanın memur tarafından gerçeğe aykırı olarak vermesi ve kendisine fazla ödemeye sebep olması durumunda karşılaşabileceği yaptırımların yasalarla belirlendiğini,
Ayrıca Salih AKÇA'nın Aile Yardımı aldığını gösteren maaş bordrolarında bağlı olduğu Müdürlüğün Harcama Yetkilisinin imzası bulunduğundan İnsan Kaynakları Müdürü olarak kendisinin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “İbraz olunan belgeler temyiz konusu olmadığından Başsavcılığımızca yapılacak işlem yoktur. Değerlendirilmesinin temini bakımından dosyasının Dairesine tevdii uygun görülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Denetçi tarafından yazılan sorguda işçi, memur ve sözleşmeli personelden eşleri çalışanlar için ödenen aile yardımının sorulduğu, bunun üzerine sorumlular tarafından bir kısım personelin aile yardımına müstahak olduğuna ilişkin belgelerin gönderildiği, bir kısım personelden ise sorgu konusu tutarın tahsil edildiğine ilişkin belgelerin gönderildiği görülmüştür. Dolayısıyla 216 sayılı ilamın 15. maddesinde bunlar (aile yardımına müstahak olduğuna ilişkin belge gönderilen ve tahsilat bildirilenler) için ilişilecek bir husus bulunmadığı belirtilmiştir. İlamda tazmin hükmü verilen tutar ise; tahsilatı sağlanmayan işçi, memur ve sözleşmeli personele ait tutarların (faiz hariç) toplamıdır.
Ancak ilam ekindeki “Tahsilat Ayrıntı Tablosu” incelendiğinde; bu tablonun eksik, dolayısıyla hatalı olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki; ilama esas Yargı Raporu’nun “Sonuç” kısmında yer alan “Tahsilat Ayrıntı Tablosu”nda işçi, memur ve sözleşmeli personele ait tahsil edilen ve edilmeyen tutarların tamamı yer almışken; ilam ekindeki “Tahsilat Ayrıntı Tablosu”nda sadece işçilere ait tahsilatlar yer almış, memur ve sözleşmeli personele ait tahsilatlar hiç yer almamıştır. İlamdaki hatalı (eksik) “Tahsilat Ayrıntı Tablosu”nda (ahiz tablosunda) sadece işçiler Salih AKÇA ve Mehmet Ali DÖNMEZ’e ait tahsil edilmeyen tutarlar görünmektedir.
Hâlbuki Yargı Raporu’nun “Sonuç” kısmında, işçiler Salih AKÇA ve Mehmet Ali DÖNMEZ’in dışında; memurlardan Ramazan KORKMAZ, Uğur ÇOMAK ve Serbülent KORKUSUZ’a; sözleşmeli personelden ise Erkan ÖZTUNÇ’a ait tahsil edilmeyen tutarların bulunduğu anlaşılmıştır. Tazmin hükmedilen 2.928,47 TL ise işçi, memur ve sözleşmeli personele ait tahsil edilmeyen tutarların (faiz hariç) toplamıdır.
Bu durumda hatalı olarak düzenlenen “Tahsilat Ayrıntı Tablosu”nun (ahiz tablosunun) ilama uygun bir şekilde (işçi, memur ve sözleşmeli personeli kapsayacak biçimde) yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
216 sayılı ilamın 15. maddesinin giriş kısmında ilişikli tutulan belgenin de hatalı olduğu, ilamın 14. maddesinde ilişikli tutulması gereken 11.05.2012 tarih ve 6507 numaralı ödeme emrinin sehven 15. maddede de ilişikli tutulduğu, ilişikli tutulması gereken maaş bordrolarının bağlı bulunduğu ödeme emirlerinin ise tazmin hükmünün giriş kısmında yazılmadığı görülmüştür. Dolayısıyla bu hatanın da düzeltilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan ahiz Mehmet Ali DÖNMEZ’e yapılan ve ilamda tazmin hükmü verilen ödemelerin tamamı hüküm tarihinden önce tahsil edilmiş ve buna ilişkin belgeler temyiz dilekçesi ekinde gönderilmiştir. Hüküm tarihinden önce yapılan tahsilatlara ilişkin gönderilen bu belgelerin de yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek ilgililer hakkındaki tazmin hükmünün kaldırılması gerekmektedir.
Ayrıca Sevil KALEM çalışana verilen aile yardımı ödeneğinin memurun beyanı esas alınarak yapıldığını, ödemenin doğru yapılabilmesinin de beyanın doğru olması şartına bağlı olduğunu, dolayısıyla kendisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtmiştir. Bu hususa ilişkin olarak;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Aile yardımı ödeneği" başlıklı 202 nci maddesinde; "Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için ... ödenir." denilmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Sosyal yardımlar” başlıklı 11 inci maddesinde;
"Personele yapılacak sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre aşağıda belirtilen belgeler aranır.
b) Aile Yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı Bildirimine (Örnek: 13 ) dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir. Bildirimler, ödeme belgesinin ilk nüshasına eklenir." denilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun "Kamu zararı" başlıklı 71 inci maddesinde; "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202 nci maddesi gereğince aile yardımı ödeneğinden faydalanmak isteyen Belediye personelinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde öngörülen Aile Yardımı Bildirimini (Örnek: 13) vermesi gerekmektedir. Bildirimde yer alan bilgilerin doğruluğundan bildirimi verenler sorumludur. Gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin beyanda belirtilen bilgilerin doğruluğundan sorumlu tutulması mümkün değildir.
Ayrıca Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesi gereğince kamu zararının oluşması için, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması gerekmektedir. Gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinin kasıt, kusur veya ihmallerinden söz edilmesi de mümkün değildir. Ancak idaresince gerçeğe aykırı beyanname verenlere yönelik disiplin işlemlerinin yürütülmesi gerekir.
Bu nedenle maddeye konu tahsil edilemeyen tutarın idaresince genel usule göre takip ve tahsil edilmesi gerekmekte olup Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkililerinin sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu itibarla, 216 sayılı ilamın 15. maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen dosyanın hükmü veren daireye TEVDİİNE,
(Temyiz Kurulu ve 7. Daire Başkanı M. DÖNMEZ, 2. Daire Başkanı A. ÖZDEMİR, 8. Daire Başkanı A. KARAMAZAKCADİK ile üyeler S.S. ERTEM, M. BAĞCAZ, M.A. ÖZYER ve Z. TÜYSÜZ, konunun esasına ilişkin olarak Kurulun BOZMA kararına katılmakla birlikte sorumluluk hususunda; “Sevil KALEM çalışana verilen aile yardımı ödeneğinin memurun beyanı esas alınarak yapıldığını, ödemenin doğru yapılabilmesinin de beyanın doğru olması şartına bağlı olduğunu, memurun aile yardımı ödeneğinin verilmesine esas olacak beyanın memur tarafından gerçeğe aykırı olarak vermesi ve kendisine fazla ödemeye sebep olması durumunda karşılaşabileceği yaptırımların yasalarla belirlendiğini belirtmişse de;
İlamda kendisine fazla ödeme yapılan kişiler (memur, işçi ve sözleşmeli personel) ahiz konumundadır. Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararından doğan alacakların tahsil şekilleri” başlıklı 12. maddesinde; “Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir.” denilmekte olup, söz konusu hükümde bahsedilen ilgililer 216 sayılı ilamda ahiz olarak belirtilmişlerdir. Bunun dışında, Sayıştay yargısında sorumlu tutulabilecek kişiler 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile belirlenmiş olan sorumlular olup, ahizlerin Sayıştay ilamlarında sorumlu olarak tayini mümkün değildir.
Ayrıca Sevil KALEM, işçiler Salih AKÇA ve Mehmet Ali DÖNMEZ’e aile yardımı yapılan maaş bordrolarının bağlı bulunduğu ödeme emirlerinde herhangi bir imzası bulunmadığını belirterek sorumluluk itirazında bulunmuştur. Ancak ilamdaki “Tahsilat Ayrıntı Tablosu”nda yer almayan ancak bu tabloya eklenmesi gereken memur personelden Serbülent KORKUSUZ’a ait maaş bordrolarının bağlı bulunduğu ödeme emirlerinde Sevil KALEM’in harcama yetkilisi sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Dolayısıyla Sevil KALEM’in sorumluluk itirazı yerinde değildir.” şeklindeki kısmi ayrışık görüşleriyle) oybirliği ile,
Karar verildiği 23.06.2015 tarih ve 40708 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13