Sayıştay 6. Dairesi 39638 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
39638
23 Haziran 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2012
-
Daire: 6
-
Dosya No: 39638
-
Tutanak No: 40707
-
Tutanak Tarihi: 23.06.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
216 sayılı ilamın 14. maddesi ile Antalya Muratpaşa Belediyesince Ecemgrup İnşaat Tic. Ltd. Şirketine ihale edilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım işinde, iş artışlarından kaynaklanan binde 8,25 oranındaki damga vergisinin kesilmemesi nedeniyle 2.503,76 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu hizmet alım işi için, 20.03.2012 tarih ve M.07.3.MUR.0.71-929-556 sayılı yazı ile iş artışı onayı alındığını ancak ilgi onay yazısında % oran belirtilmediğini, 19.08.2013 tarihinde yaptığı savunmasında sehven 26.03.2012 tarih M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı yazı ile onay aldıklarından bahsedildiğini, söz konusu yazının Ecemgrup İnş.Haf. Nakl. Gıda San Tic.Ltd.Şti.’ne yazdıkları % 20 oranında ihtiyaca binaen iş artışı yapılacağına dair bilgi yazısı olduğunu, ilgi yazıdan sonra ihtiyaçlara göre Firmaya Personel talebinde bulunulduğunu,
Sözleşme bedelinin 3.105.261,15 TL olduğunu, sözleşme bedelinin % 10.22 oranında toplam 317.566,10 TL tutarında bir iş artışı gerçekleştiğini, yıl sonu iş bitimine kadar hizmet işi toplam hakediş tutarı 3.422.827,25 TL olarak gerçekleştiğinden, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14. maddesinin 2. paragrafında "Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir", denilmekte olup, iş artışı yapıldığında artan miktarlardan aynı nispette damga vergisi kesintisi yapılması gerektiği düşünüldüğünden iş artışından kaynaklı 317.566,10 TL’den binde 8.25 oranında toplam 2.619,92 TL damga vergisi kesintisinin Hizmet Alım İşinin son hakedişinden (Aralık ayı hakedişinden) kesilerek tahsilinin sağlandığını,
2012 yılı Personel Çalıştırmaya Dayalı Hizmet Alım İşinin 28.11.2011 tarihinde karara bağlandığını ve 09.02.2012 tarihinde ihale sözleşmesinin imzalandığını ve yeni bir ihale kararı alınmadığını, yapılan iş artışı sözleşmede öngörülen tutarı değiştirdiğinden artırılan söz konusu tutar üzerinden Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca damga vergisi alınabileceğini, buna karşın sözleşme sözleşmeye uygun olarak yapılan iş bedeli artışının ihale kararını değiştiren bir unsur olmaması nedeniyle yeni bir ihale kararı alınmadığı sürece bu artıştan dolayı damga vergisi alınamayacağı sonucuna varıldığını, konu ile ilgili benzer bir konuda 2001/4529 esas ve 2002/1505 sayılı Danıştay kararı bulunduğunu,
Ayrıca Muhasebe Yetkililerin Eğitimi Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23 üncü maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun Vergi Kesenlerin Sorumluluğu Başlıklı 11 inci maddesi hükümleri uyarınca sorumluluğun Müdürlüğün yapacağı yasa ve yönetmeliklere uygun iş artışına onay vermek olduğunu, 5018 sayılı Kanun gereği sorumluluğun ilgili Müdürlüğün Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlisinde olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Sorumlu savunmasının kabulü uygun bulunmuştur.
Çünkü, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 14. maddesi hükmü uyarınca; sözleşmeye uygun olarak yapılan iş bedeli artışının ihale kararını değiştiren bir unsur olmaması nedeniyle, yeni bir ihale kararı alınmadığı sürece, bu artıştan dolayı ihale kararı üzerinden damga vergisi alınılmaması gerekir. Dolayısıyla tazmin hükmünün kaldırılmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Sorumluluk itirazına ilişkin olarak;
Erol İŞBİLEN kendisinin sorumlu olmadığını, 5018 sayılı Kanun gereği sorumluluğun ilgili Müdürlüğün Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlisinde olduğunu belirtmişse de; Erol İŞBİLEN’in tazmin hükmüne ilişik tutulan 11.05.2012 tarih ve 6507 sayılı ödeme emri ekindeki 3 numaralı hakediş üzerinde “Onaylayan” sıfatı ile imzası bulunmaktadır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
...
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
…”
“Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61. maddesinde ise;
“(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir. Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkisi yoktur.
Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur. 9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe hizmetleri Maliye Bakanlığınca yürütülür. Muhasebe yetkilileri gerekli bilgi ve raporları düzenli olarak kamu idarelerine verirler.
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür.
…
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur…
…” denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca; bir iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığını veya gerçekleştirildiğini onaylama yetkisi bulunan kişiler bu onaylama dolayısıyla gerçekleştirme işleminin mali sorumluluğuna ortak olmaktadırlar. Muhasebe yetkilileri ise ödemelere ilişkin olarak ancak, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını ve hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü olup ödemeye ilişkin bunlar dışındaki eksikliklerden sorumlu olmadıkları gibi alacak takibiyle ilgili olarak da sadece tahakkuk birimlerince tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş alacakların takip ve tahsillinden sorumlulukları bulunmaktadır.
Nitekim, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı’nın “Gerçekleştirme Görevlilerinin Sorumluluğu” başlıklı 4’üncü maddesinin (b) fıkrasında;
“b) Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,”
“Muhasebe Yetkilisinin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 5’inci maddesi ve devamında ise;
“…
Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla
Karar verildi.” denilmektedir.
Bu itibarla, bahse konu eksik kesilen damga vergisinden doğan sorumluluğa ilişkin olarak; ilamda sorumlu tutulan Erol İŞBİLEN, ilişikli ödeme emri belgesi eki hakediş raporunu onayladığından, kendisinin sorumluluğu bulunmadığı yönündeki iddiasının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Muhasebe Yetkilisi Kemal SÜMBÜL ise, söz konusu olayda eksik kesilen damga vergisi, ilgili tahakkuk birimince tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale getirilmediğinden, sorumluluğa dâhil edilmemiştir ve bu işlem de mevzuata uygundur.
Bu itibarla Erol İŞBİLEN’in sorumluluğa ilişkin itirazları REDDEDİLEREK konunun esasına geçildi.
Esasa ilişkin olarak;
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Konu” başlıklı 1. maddesinde;
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.
Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.(1)
…”
“Nispet” başlıklı 14. maddesinde;
“Kağıtların Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır…
Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir...
…”
Anılan Kanun’a ekli (I) sayılı Tabloda (31 Aralık 2011 tarihli ve 28159 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 55 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebliği ile 01.01.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenen oran);
“I. Akitlerle ilgili kâğıtlar Kanunla Getirilen Uygulanacak Olan
A. Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar:
- Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler ……. . (Binde 8,25)” denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca, damga vergisinin konusu kâğıtlar olup 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı Tabloda belirtilen kâğıtlar, yine bu Tabloda belirtilen nispet ve miktarlarda damga vergisine tabi olacaktır. Buna göre, belli bir parayı ihtiva eden sözleşmeler (2012 yılı itibariyle) binde 8,25 oranında damga vergisine tabi olup sözleşme bedelinin değiştirilmesi halinde sözleşme bedelinden artan miktar aynı oranda damga vergisine tabi olacaktır.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; tazmin hükmüne konu 3.105.261,15 TL sözleşme bedelli hizmet alım işinde; 26.03.2012 tarih ve M.07.3.MUR.0.71-929-585 numaralı İş Artışı konulu yazıyla yüklenici Ecemgrup İnş.Tic.Ltd. Şirketine Sözleşmenin 29. maddesine göre %20 oranında İş Artışı yapıldığının bildirildiği, dolayısı ile söz konusu %20 oranında (621.052,23 TL tutarında) iş artışı ile sözleşme tutarının 3.726.313,38 TL’ye yükseldiği, bu durumda artış miktarı olan 621.052,23 TL üzerinden binde 8,25 oranında ve 5.123,68 TL tutarında damga vergisi kesilmesi gerektiği halde, idarece bahse konu iş artışı dolayısıyla, yüklenicinin Aralık 2012’ye ait 11 nolu hakedişinin ödendiği 31.12.2012 tarih ve 19720 numaralı Ödeme Emri Belgesi üzerinden 2.619,92 TL damga vergisi kesintisi yapıldığı ve bu suretle (5.123,68 TL – 2.619,92 TL =) 2.503,76 TL eksik damga vergisi kesintisi yapıldığı anlaşılmıştır.
Sorumlu, 19.08.2013 tarihinde yaptığı savunmasında sehven 26.03.2012 tarih M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı yazı ile onay aldıklarından bahsedildiğini, söz konusu yazının Ecemgrup İnş.Haf. Nakl. Gıda San Tic.Ltd.Şti.’ne yazdıkları % 20 oranında ihtiyaca binaen iş artışı yapılacağına dair bilgi yazısı olduğunu, ilgi yazıdan sonra ihtiyaçlara göre Firmaya Personel talebinde bulunulduğunu, iş artışından kaynaklanan damga vergisi kesintisinin, yükleniciye fiilen yapılan ödeme esas alınarak % 10.22 oranında iş artışı üzerinden hesaplanması gerektiğini bu tutarın da zaten yüklenicinin hakedişinden kesildiğini ileri sürmekte ise de;
26.03.2012 tarih M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı yazıda açıkça % 20 oranında iş artışı yapılacağı belirtilmiştir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun yukarıya alınan 1. maddesi uyarınca damga vergisinin konusu “kağıtlar” olup bahse konu olayda 26.03.2012 tarih ve M.07.3.MUR.0.71-929-585 sayılı iş artışı kararıyla %20 oranında iş artışı yapıldığından sözleşme bedeli de %20 artırılmış olmakta, dolayısıyla, sözleşme bedelindeki artış miktarı da aynı nispette damga vergisine tabi olmaktadır.
Sorumlu ayrıca yeni bir ihale kararı alınmadığı için bundan dolayı damga vergisi alınamayacağını ileri sürmüşse de; bu iddianın tazmin hükmü ile ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü ilamda ihale kararına ilişkin damga vergisi (ihale karar pulu = 2012 için binde 4,95) hakkında tazmin hükmü verilmemiştir. Tazmin hükmü, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasındaki; “… Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir...” hükmü uyarınca sözleşme bedelinin artırılmasına ilişkin binde 8,25 oranındaki sözleşme damga vergisine ilişkindir.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 216 sayılı ilamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Sorumluluğa ilişkin olarak;
Üye R. DOĞAN’ın; “Temyiz dilekçesinde belirtilen gerekçelerle tazmin hükmünün bozularak sorumlulukların yeniden belirlemesi için dosyanın dairesine tevdiine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki,
Esasa ilişkin olarak;
Üyeler A. KARAKAYA ve F. ÖZKÖK’ün; “İş artışına ilişkin yazıda, % 20 oranında ihtiyaca binaen iş artışı yapılacağı belirtilmiştir. Fakat fiilen % 20 değil, % 10,22 oranında iş artışı gerçekleşmiştir. Dolayısıyla iş artışından kaynaklanan damga vergisi kesintisinin, yükleniciye fiilen yapılan ödeme esas alınarak % 10.22 oranında iş artışı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Nitekim % 10.22 oranı üzerinden damga vergisi de idare tarafından kesilmiştir. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 23.06.2015 tarih ve 40707 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13