Sayıştay 6. Dairesi 39580 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
39580
16 Şubat 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2012
-
Daire: 6
-
Dosya No: 39580
-
Tutanak No: 41463
-
Tutanak Tarihi: 16.02.2016
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Avukatlık Vekalet Ücreti Ödemesi
- 240 sayılı ilamın 6 ncı maddesinde, .... Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde Hukuk İşleri Müdür Vekili olarak görev yapan Avukat ....’ a yapılan vekalet ücreti ödemesinde, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinde belirtilen limitlere uyulmaması suretiyle … TL kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunmuştur.
Sorumlu dilekçesinde, "vekalet ücretleri" nin, "Belediye, Bağlı İdare ve Birlik Detaylı Hesap Planlında, "333 kodlu Emanetler Hesabında" muhasebeleştirildiğini,
dolayısı ile bu vekalet ücretlerinin ödenmesinde Ödeme Emri (Verile Emri) düzenlenmeyip, sadece "Muhasebe Fişi Belgesi" düzenlendiğini, "Hukuk İşleri Müdürlüğü Yıllık Vekalet Ücreti Bordrosu” belgesinin Hukuk İşleri Müdür Vekili ve kendisi de Avukat olan .... tarafından hazırlandığını,
Söz konusu Hukuk İşleri Müdürlüğü'nün 22.01.2013 tarihli 659-238sayılı yazısında;"Emanete alınan Belediye vekalet ücreti olan 37.236,95-TL'nin NOT: 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. Maddesi uyarınca aşağıda belirtilen personellere ayrı ayrı ödenmesi hususunu..." denildiğini,
Öncelikle, ödemenin Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından re'sen yapılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını, Dolayısıyla, ödemenin gerekçesi ve yasal dayanağının Hukuk İşleri Müdürlüğü'nün 22.01.2013 tarihli 238 sayılı yazısı olduğunu, Ancak ilamda; İlgili Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkilisinin imzalarının bulunmaması ve sadece Muhasebe Yetkilisi olarak imzasının bulunması nedeniyle, mevzuata aykırı olarak limit üstü ödemenin sorumluluğunun uhdesinde bırakıldığını, Esasında sorumlu tutulmasının işin esasından kaynaklanan bir sorumluluktan değil, ödemenin yapılmasına ilişkin usulden kaynaklanan şekli bir unsurdan kaynaklandığını,
Şahsının, hiçbir şekilde ödemeye esas bu yazı ve hesap tablosunda imzası bulunmadığını, tüm muhasebe işlem fişlerinde imzasının bulunmasının zorunlu olan bir uygulama gereği olduğunu, Ayrıca, 5018 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile tarafına yüklenilen sorumluluğun tam ve doğru olarak yerine getirildiğini, Eğer, kanunen yasaklanan bir ödemenin yapılmasına izin vermiş ve bu amaçla muhasebe işlem fişini imzalamış olsaydı sorumlu tutulmasının doğal olduğunu, 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, ilgili hukuk işleri müdürlüğünün Harcama Yetkilisinin: Müdür V. Av. .... olduğunu, İlam konusu ödemede; 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesine göre Av. ....' ın, ilgili gerçekleştirme belgelerini (yazı ve eki hesap tablosu) kendisinin hazırlayıp imzalaması ve Müdürlüklerine bu şekilde intikal ettirmesi nedeniyle hem gerçekleştirme görevlisi olarak hem de harcama yetkilisi olarak sorumluluğu bulunduğunu belirterek ilamın 6 maddesi ve buna bağlı olarak yazılan 7 ve 8 inci maddelerindeki sorumluluğunun uhdesinden kaldırılmasını talep etmiş, ikinci dilekçesinde ise(kanuni süreden sonra gelen) imzasının olmadığı evrakın ödeme emri değil muhasebe işlem fişi olduğunu, işleme ilişkin başvurusunun usul ve esas yönünden karara bağlanmasının önem arz ettiğini, ödeme belgesi yerine bazı işlemlerde bizzat harcama yetkililerinin talimatlarına istinaden, muhasebeleştirme işlemi sonucu düzenlenen muhasebe işlem fişlerinden muhasebe yetkililerinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek üzerindeki tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı: “Sorumlunun, Sayıştay yargılamasında müstakar hale gelen ve kararlarda vekalet ücretlerine limit üstü ödemenin yapılamayacağı yolundaki kesinleşmiş hükmüne itirazının olmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar; ilgili savunmasında, İlam hükmünde atıf yapılan 936 sayılı muhasebe işlem fişi' nin "imza taşımaması*" gerekçesine ilişkin olarak bilgi ve bulgu sunulmamışsa da; işlemlerin yazıya dayalı hesaplanmalar ve imzalar içermesi nedeniyle bu çerçevede yapılacak inceleme ile husumetin kendisi üzerinden kaldırılması istenmektedir.
Dolayısıyla, konu bakımından talebin reddi ile husumet tevcihi bakımından değerlendirme yapılabilmesini temin bakımından dosyasının Dairesine tevdii uygun görülmektedir” şeklindeki görüşünü, dosyanın duruşmalı görüşülmesi esnasında; “tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı” şeklinde değiştirmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlu ... ile Sayıştay Savcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 29 uncu maddesinde, muhasebe yetkilisinin taahhüt ve tahakkuk aşamaları tamamlanmış, ödeme emri belgesi düzenlenmiş ve ön mali kontrolden geçerek ödenmek üzere muhasebe birimine gelmiş bulunan gider ve muhasebe belgeleri ile ön ödeme belgeleri üzerinde, ödemeye ilişkin belgelerin tamam olup olmadığını ve maddi hata bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, ilgili mevzuatında belirtilen belgeler dışında belge aramayacağı ve sorumluluğunun görevi gereği incelemesi gereken belgelerle sınırlı olduğu belirtilmektedir.
Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında; “Muhasebe yetkililerinin maddi hataya ilişkin sorumlulukları; bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden karar, onay, sözleşme, hakediş raporu, bordro, fatura, alındı ve benzeri belgelerde; gelir, alacak, gider ya da borç tutarının tespit edilmesine esas rakamların hiçbir farklı yoruma yer vermeyecek biçimde, bilerek veya bilmeyerek yanlış seçilmesi, oranların yanlış uygulanması, aritmetik işlemlerin yanlış yapılması ve muhasebeleştirmeye esas toplamlarının muhasebeleştirme belgesinde ilgili hesaplara noksan veya fazla kaydedilmek suretiyle yapılan yersiz ve fazla alma, verme, ödeme ve gönderilmesiyle sınırlıdır. Teknik nitelikteki belgelerde, bu niteliğe ilişkin olarak yapılmış maddi hatalardan bu belgeleri düzenleyen ve onaylayan gerçekleştirme görevlileri sorumlu olup, muhasebe yetkililerinin bu belgelere ilişkin sorumlulukları aritmetik işlemlerdeki yanlışlıklarla sınırlıdır” şeklinde ifade edilmiş bulunmaktadır.
İlamın sonunda, …. TL. ödenmesi gerekirken; …. TL.’si mükerrer olmak üzere toplam …. TL. ödendiği belirtilerek, “kamu zararı ….. TL.’nin muhasebe yetkilisine münferiden ödettirilmesine şeklinde” hüküm tesis edilmiştir. Ödeme belgesine ekli belgelerin incelenmesinde ise, avukat ....’a … TL. vekalet ücreti ödenmesi; Hukuk İşleri Müdür Vekili ....’a … TL. vekalet ücreti şeklinde iki ayrı yazının bulunduğu ve muhasebe işlem fişinin, muhasebe yetkilisi tarafından …… TL. ödenmesi şeklinde imzalandığı görülmektedir. Yönetmeliğin yukarıya alınan maddesinde ifade edildiği gibi, bir mali işlemin muhasebeleştirilmesine dayanak teşkil eden belgelerde gelir, alacak, gider ya da borç tutarının tespit edilmesine esas rakamlardaki açık, kolayca görülebilen ve yorum gerektirmeyen hatalar maddi hata olarak nitelendirilmektedir. Buna göre, iki ayrı vekalet ücreti için tahakkuk yapılmış olması halinde, muhasebe yetkilisinin mükerrer ödeme yapması sözkonusu olmayacaktır.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu ifade edilmiş, 32 nci maddesinde ise; bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer alacağı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde de, giderin gerçekleştirilmesinin, harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesi ile tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; sorumluların, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlü oldukları ifade edilmiştir.
Bu hükümlere göre, mevzuata aykırı ödemeye dayanak teşkil eden belgeleri harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayanların sorumlu tutulması gerektiğinden ve muhasebe yetkililerinin ise bu belgelere ilişkin sorumlulukları maddi hata ile sınırlı olduğundan; sorumluluğun yeniden değerlendirilmesi için 240 sayılı ilamın 6 ncı maddesiyle toplam …. TL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün BOZULARAK, dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, Oybirliği ile,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11