Sayıştay 6. Dairesi 39273 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39273

Karar Tarihi

15 Aralık 2015

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 6

  • Dosya No: 39273

  • Tutanak No: 41215

  • Tutanak Tarihi: 15.12.2015

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Avukat Vekalet Ücreti Limitin Aşılması Hakkında.

  1. 114 numaralı ilamın 1 inci maddesiyle; ………. Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevli Avukat ………’e yapılan vekâlet ücreti ödemelerinde “Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te belirtilen limitlerin aşılması suretiyle toplam …………… TL kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu dilekçesinde:

"Kısmi Zamanlı" olarak çalışmakta olduğunu bu kapsamda serbest avukatlık da yapmaktayım, müstakil bir Avukatlık Bürosu sahibiyim, devlet memuru değilim, belediyeden aldığım ücret yasa gereği devlet memuru avukatlara ödenen ücretin yarısından azdır. Memurun özlük haklarına sahip değilim, her yıl sözleşmemin yenilenmesi şartıyla görevime devam edebildiğini, aldığı vekalet ücretleri için "serbest meslek makbuzu" kesiyorum ve bunlar için stopaj, damga vergisi, gelir vergisi ve katma değer vergisi ödediğini,

Bu şartlarda 659 Sayılı KHK.'nin 14.maddesinin 3.fıkrası "Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır" hükmünün hakkımda uygulanması gerektiğinin son derece açık olduğu kanaatindeyim. Bu nedenle Sayın Denetçilerin hakkındaki "ilgili kişi boş bulunan bir memur kadrosunu işgal etmekle ve bir memur olarak hizmet vermekledir" şeklindeki değerlendirmesini doğru bulmadığını, Yukarıda da belirttiğim gibi aldığım ücret, özlük haklarım ve vergisel sorumluluklarım memur olmadığımı açıkça ortaya koymakladır. Bu nedenlerle hakkımda uygulanması gereken mevzuat 1136 Sav ılı Kanunun 164 son fıkrası ve 659 sayılı KHK 14 3 fıkrası olduğunu,

Avukatlık mesleğinin 1136 Sayılı Kanun ile düzenlendiği, bu kanunda avukatlar arasında çalışma şekil ve şartları açısından herhangi bir ayrım ve sınıflandırma yapılmadığı, hatta daha da ileri gidilerek kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli olarak avukatlık görevinde çalışanların, görevlerinin gereği olan işleri yaparken baro levhasına kayıtlı avukatların yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlü olduklarının vurgulandığı, vekalet ücretinin tarifeye dayanılarak avukata ait olduğu vekalet ücretinin avukat olmanın bir sonucu olduğu hususları nazara alındığında. 1136 Sayılı Kanunun özel bir kanun olduğu anlaşıldığını,

Sonraki özel kanun olan Avukatlık Kanununun 164/son maddesine aykırı olan önceki genel kanun niteliğindeki Devlet Memurları Kanununun 146.maddesinin 3.fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin zımnen ilga olduğunun kabulü gerektiğini,

Vekalet ücreti, kamu personeli statüsünün değil avukatlık sıfatının sonucu olduğunu, Onun için ilk önce Avukatlık Kanununa müracaat etmek gerektiğini,

Belediyede Mart 2001'den bu yana 12 yıldır görev yaptığını, ………Belediye Meclisinin 07/06 1989 tarihli 19 sayılı kararı ile 24 yıldan bu yana Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünde halen mevzuata uygun ve yürürlükte olan bu meclis kararı uyarınca "karşı taraftan tahsil edilen, karşı vekalet ücretleri" paylaştırılmakta olduğunu, bu nedenle halen yürürlükte olan ve mevzuata da aykırı olmayan bu meclis kararı ile tahsil edilen vekalet ücretlerinin sadece %43’ü tarafıma brüt olarak (stopaj. KDV. gelir vergisi, damga vergisi dahil ) serbest meslek makbuzu kesilmek şartıyla ödendiğini, bu husus 24 yıldan bu yana sayısız kereler Sayın Sayıştay Denetçilerince denetlenmiş ve bir usulsüzlük tespit edilmediğini,

Sayıştay Temyiz Kurulunun 03/07/2012 tarihli 2012/35393 Karar sayılı kararı: Dava ve icra talipleri sonucu hükmedilen ve kaynağı üçüncü kişilere dayanan vekalet ücretlerinin Belediye Bütçesinden ödenmemesi karşısında Sayıştay 3.Dairesinin 1.396 sayılı ilamı ile verilen tazmin kararının Sayın Temyiz Kurulunuzca kaldırılması gerekliği kanaatindeyiz. Kaldı ki kaynağını Avukatlık Yasasından ve İH'MK 423.maddesinden alan vekalet ücretinde kamu kurum ve kuruluşlarının herhangi bir hakkı bulunmadığı gibi bu ücretin kuruluşların kendi bütçelerinden de çıkmadığı. Avukatlık Yasasının 4667 Sayılı Yasayla değişik 164 son maddesi hükmünün avukatlık ücreti ve dağılımı hususunda, kendisinden önceki tüm yasa KHK ve yönetmelik hükümlerini zımnen geçersiz kıldığı, bu nedenle tahsil edilen avukatlık ücretinin toplanarak o kuruluşta asli ve sürekli olarak avukat görevinde çalışan tüm avukatlar arasında dağıtılması gerekmektedir. Türkiye Barolar Birliği, bir avukatın başvurusu üzerine 03/07/2002 tarih ve 11-1'5204 sayılı yazısı ile verdiği görüşle özetle: "Avukatlık Kanununun özel ve sonraki bir kanun olduğu ve öncelikle tatbik edilmesi gerekliği, davada karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretinin tamamının avukata ait olacağının kanunun emredici hükmü karşısında tartışması/ kabulü gerektiği, ancak bazı kurum ve kuruluşlarda fiilen duruşma avukatlığı ve hazırlık ve büro çalışmaları belli avukatlarca yapıldığından toplanan vekalet ücretinin, tamamının hiçbir sınırlama olmaksızın kurumda görev yapan tüm avukatlar arasında paylaştırılması gerekliği vekalet ücretlerinin idarenin kasasında toplanıp idarece kullanılmasının hukuka aykırı olduğu" belirtilmiştir. Vekalet ücretinin mali kaynağı ve yükümlüsü, davanın karşı tarafı olduğundan, karşı tarafın yapacağı bu ödeme nedeniyle idarenin ve kamu kurumunun bütçesinde bir azalma meydana gelmemektedir. Vekalet ücreti idarenin bütçesinden çıkmayıp şahıslardan tahsil edilerek, emanet hesabında toplanmaktadır ve bu nedenle vekalet ücretinin ödenmesinden dolayı herhangi bir kamu zararı da doğmadığını,

Başkanlık ataması ve noter vekaleti uyarınca istihdam ettirilmiş olmamı/, vekalet ücretlerin ödenmesinde özel kanun hükümleri ile Belediye yetkili organ kararlarına göre hareket edilmiş olması. Belediye Avukatları olarak bu konuda gerçek dışı beyanı veya hilemizin bulunmaması 4667 Sayılı Kanunla Avukatlık Kanununun 164 ncü maddesinin değiştirilip karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu cümlesindeki" yazılı sözleşme bulunmadıkça" ibaresinin cümleden çıkarılmış olması, böylece vekalet ücretinin avukata aidiyetinin kesin kural haline getirilmiş olması, karşı tarafa yüklenen vekalet ücretin hukuki mesnedinin HUMK'un 423/6ncı maddesi ile Avukatlık Kanununun 164 son maddeleri olması, vekalet ücretinde Kamu Kurum ve Kuruluşlarının herhangi bir hakkı bulunmadığı gibi bu ücretin kendi bütçelerinden de çıkmadığı, bu nedenle dağıtılmasına da bir limit getirilemeyeceği. Avukatlık Kanununun. Devlet Memurları Kanununa göre daha özel ve sonraki kanun olduğu, bu nedenle doktrin ve uygulamaya göre genel kanun hükümlerinin geçersiz kılındığı, bunun hukukun temel ilkesi olduğu. Avukatlık Yasasının 4667 Sayılı Yasa ile değişik 164 son maddesi hükmünün avukatlık ücreti ve dağıtımı hususunda, kendisinden önceki tüm yasa KHK ve yönetmelik hükümlerini zımnen geçersiz kıldığı. 657 Sayılı Yasanın 146 3ncü maddesindeki limitin bu avukatlara uygulanma olanağı bulunmamakla birlikte. Anayasa Mahkemesi kararları, Yargıtay ve Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı ve doktrine göre sonraki kanun ile evvelki kanun arasında birbirine aykırılık mevcut olduğu takdirde, sonraki kanun bu hususta sarih bir kavil ihtiva etmese bile evvelki kanunu yürürlükten kaldırmış sayılır. Buna evvelki kanununun "yürürlükten zımni olarak kaldırılması" denilir. Bu nedenle: sonraki özel kanunun, önceki genel kanunun kendisine aykırı hükümlerini zımnen ilga etmesi, vekalet ücreti ile ilgili 4667 Sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile bundan evvel çıkarılan tüm kanun ve yönetmeliklerin hu kanuna aykırı hükümlerinin zımnen ilga edilmiş olması, avukatların meslek kuruluşu olan Türkiye Barolar Birliği görüşü, adli ve idari yargı kararları ile Baro Hakem Kurullarının vekalet ücretinin avukatlara ait olacağı yönünde görüş belirtilmiş olması, vekalet ücretinin mali kaynağı ve yükümlüsü, davanın karşı tarafı olduğundan, karşı tarafın yapacağı bu ödeme nedeniyle idarenin ve kamu kurumunun bütçesinde bir azalma meydana gelmemesi, vekalet ücreti idarenin bütçesinden çıkmayıp şahıslardan tahsil edilerek emanet hesabında toplanması ve bu nedenle vekalet ücretinin ödenmesinden dolayı herhangi bir kamu zararı oluşmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:

“Daire kararı. 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinin 4 üncü fıkrası kapsamında kısmi zamanlı sözleşmeli olarak istihdam edilenlere, dayanağını 2012/2665 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından alan ve yine bu kanunla kısmi zamanlı sözleşmelilere ödenmeyeceği belirtilen "ek ödeme" yapılmaması hükmü üzerine kurulmuş bulunmamaktadır.

Sorumlu; kamu personeli statüsünün değil, avukatlık sıfatının bu hususta öne çıkması gerektiğini belirterek şahıslardan toplanıp emanet hesabında bekletilen tutarlardan yapılacak dağıtımın kamu zararına neden olmadığını ifade etmektedir. Ancak, gerekçeli Daire kararı yerindedir. Talebin reddedilerek kararın korunması uygun görülmektedir. Arz olunur.” Denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;

“Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin 4’üncü fıkrasında; “Avukat, mimar, mühendis (inşaat mühendisi ve harita mühendisi olmak kaydıyla) ve veteriner kadrosu bulunmayan veya işlerin azlığı nedeniyle bu unvanlarda kadrolu personel istihdamına ihtiyaç duyulmayan belediyelerde, bu hizmetlerin yürütülmesi amacıyla, haftanın ya da ayın belirli gün veya saatlerinde kısmi zamanlı olarak sözleşme ile personel çalıştırılabilir. Kısmi zamanlı olarak çalıştırılacak personel sayısı yukarıda belirtilen her unvan için birden fazla olamaz ve bunlarla yapılacak sözleşme süresi takvim yılını aşamaz. Bunlara ödenecek net ücret, aynı unvanlı kadroların birinci derecesinin birinci kademesi için yapılması gereken bütün ödemeler toplamının net tutarının yarısını geçmemek ve çalıştırılacak süre ile orantılı olmak üzere belediye meclisi kararı ile tespit edilir …”

“Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82’inci maddesinde; “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.”

Anılan Kanun hükmüne istinaden ………… Belediyesi ile Avukat ………… arasında imzalanan 16.01.2012 tarihli “Kısmi Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Personele İlişkin Tip Hizmet Sözleşmesi”nin 5-a maddesinin üçüncü fıkrasında da; “Sözleşmeli personele, sözleşme ücreti dışında (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesine göre tespit olunacak miktarı geçmemek kaydıyla 5393 sayılı Belediye Kanununun 82 nci maddesi gereğince avukatlara ödenecek vekalet ücretleri hariç) herhangi bir ad altında ayni veya nakdi ödeme yapılamaz.” denilmektedir.

02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin; “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesinde;

“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.

c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.

(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”

“Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinde;

“(1) 2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.

(2) 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Maliye Vekâleti Başhukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet Dâvalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilâyetler Kadrolarında Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 4353 sayılı Kanuna yapılan atıflar ilgisine göre bu Kanun Hükmünde Kararnameye ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.

(3) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesine yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.”

359 sayılı Kanun hükmünde Kararname’ye istinaden Bakanlar Kurulunca 08.07.2012 tarih ve 28347 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli başlıklı” 6’ncı maddesinde de;

“Emanet hesaplarında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretlerinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10000) gösterge rakamın memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır;…”Denilmektedir.

Anılan hükümler uyarınca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesi kapsamında belediyelerde sözleşmeli veya kısmi zamanlı sözleşmeli olarak görevlendirilen avukatlara ödenecek vekalet ücretleri 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesine göre dağıtılacaktır. Buna göre, yıl içinde ödenecek vekalet ücretleri toplamı 10.000 gösterge rakamın memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemeyecek olup söz konusu tutarı aşan kısım belediye bütçesine gelir kaydedilecektir.

Bahse konu olayda, ……….. Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevli Avukat …………’e 2012 yılı içinde yapılan vekalet ücreti ödemelerinde, 2012 yılı için ödenecek vekalet ücreti üst sınırı olan [0,071589 (2012 yılı ikinci ayı için belirlenen aylık katsayı) x 10000 x 12 =] …….. TL’nin üzerinde olarak, …….. TL vekâlet ücreti ödendiği ve bu suretle (…….. TL - ………. TL =) ……….. TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Her ne kadar sorumluların dilekçesinde; avukatlık mesleğinin 1136 Sayılı Avukatlık Kanun’u ile düzenlendiği ve bu Kanunun özel bir Kanun olup Devlet Memurları Kanununun 146’ıncı maddesinin 3’üncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin zımnen ilga olduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca, 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan; “Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır” hükmünün kısmi zamanlı avukat …….. hakkında da uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, konuya dayanak olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu değil, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’ye istinaden Bakanlar Kurulunca 08.07.2012 tarih ve 28347 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” esas alınmıştır. Söz konusu 659 sayılı KHK hem 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’ndan sonra yürürlüğe girmiş, hem de kamu idarelerinde vekalet ücretlerinin dağıtılmasına ilişkin özel hükümler getirmiştir. 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan; “Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır” hükmü ise, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na istinaden hizmet satın alma ihalesi düzenlenmek suretiyle hizmet alınan avukatlara ilişkin olup 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesi 4’üncü fıkrası kapsamında kısmi zamanlı sözleşmeli olarak istihdam edilen avukatların söz konusu fıkra hükmüne dahil kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla; 6.Daire tarafından 114 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Üye ……….’ın 5393 sayılı Belediye Kanununun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82.maddesinde:

“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49.maddeye göre çalıştırılanlar dahil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.

Aynı Kanunun “Uygulanmayacak hükümler” başlıklı 84.maddesinde ise;

“Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; …14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Avukatlık mesleğinin 1136 Sayılı Kanun ile düzenlendiği, bu kanunda avukatlar arasında çalışma şekil ve şartları açısından herhangi bir ayrım ve sınıflandırma yapılmadığı, hatta daha da ileri gidilerek kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli olarak avukatlık görevinde çalışanların, görevlerinin gereği olan işleri yaparken baro levhasına kayıtlı avukatların yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlü olduklarının vurgulandığı, vekalet ücretinin tarifeye dayanılarak avukata ait olduğu vekalet ücretinin avukat olmanın bir sonucu olduğu hususları nazara alındığında 1136 Sayılı Kanunun özel bir kanun olduğu,

Ayrıca vekalet ücretinin mali kaynağı ve yükümlüsü, davanın karşı tarafı olduğundan, karşı tarafın yapacağı bu ödeme nedeniyle idarenin ve kamu kurumunun bütçesinde bir azalma meydana gelmemesi, vekalet ücreti idarenin bütçesinden çıkmayıp şahıslardan tahsil edilerek emanet hesabında toplanması ve bu nedenle vekalet ücretinin ödenmesinden dolayı herhangi bir kamu zararı oluşmasının mümkün olmadığı dolayısıyla tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği yönündeki ayrışık görüşlerine karşı) oyçokluğuyla,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim