Sayıştay 6. Dairesi 39243 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39243

Karar Tarihi

15 Mart 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 6

  • Dosya No: 39243

  • Tutanak No: 41633

  • Tutanak Tarihi: 15.03.2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Memur personele mevzuata aykırı bir şekilde vekalet ücreti ödenmesi.

124 sayılı ilamın 16. maddesi ile Memur personele mevzuata aykırı bir şekilde vekalet ücreti ödenmesi nedeniyle …. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlular temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin resmi internet sitesinde yayınladığı 31.12.2012 tarihli duyuruda 11.10.2012 günlü ve 666 sayılı KHK’nın ek 12. maddesinin (2) numaralı bendinin, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında olmadığından, Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptali gerektiğine karar verildiğinin belirtildiğini,

Bu durumda görevli memura vekalet ücreti ödenemeyeceği iddiasının dayanağının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olması karşısında söz konusu iddianın hukuksal dayanağı kalmamış olup bu durumda memura ödenmekte olan vekalet ücretinin yasal hale geldiğini,

Ayrıca Belediye Kanunu’nun 82. maddesindeki; "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." hükmünün çalışan memura ücreti vekalet ödenmesi konusunda özel bir hüküm olup sadece ve sadece bu hükme istinaden bile ücreti vekalet ödenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını,

Nitekim iş bu konunun yargıya intikal etmiş olup yapılan yargılama sonucunda İstanbul 9. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu 25.01.2013 tarih ve 2012/992 E. -2013/98 K. Sayılı kararı ile memura yapılan ödemeyi yasaya uygun bulduğunu,

Ayrıca yine aynı konuya ilişkin olarak Denizli İdare Mahkemesinin de vermiş olduğu 06.11.2013 tarih ve 2013/537 Esas - 2013/1107 Karar sayılı kararı ile memura yapılan ödemeyi haklı bulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “Sorumlularca; 659 sayılı KHK’nın 14. maddesi hükmünde düzenlenip, maddenin takip eden a, b ve c fıkralarında usul ve esaslarının sayıldığı çerçevede ödemenin yapılmış bulunulduğu belirtilerek, tazmin hükmünün kaldırılması talep olunulmaktadır.

6223 sayılı Yetki Kanunu’na dayanılarak düzenlenen 659 sayılı KHK'nın 14. maddesindeki "hukuk biriminde görev yapan diğer personele - memurlara yapılacak ödeme" aynı yetki kanunu çerçevesinde düzenlenip 02.11.2011 günlü Mükerrer 28108 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 666 sayılı KHK hükmü ile kaldırılmış, ancak Anayasa Mahkemesinin inceleme ve değerlendirmesine konu olan 666 sayılı KHK, Mahkemece "doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme olduğundan 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla Anayasamın 91. maddesine aykırı olduğu" gerekçesi ile iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü paragrafındaki "Kanun, kanun hükme kararname ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar" amir hükmünü taşımaktadır. Ayrıca aynı maddenin devamında; Yüksek Mahkeme'ye, yürütmeye kolaylık ve düzenleme yapabilmesi amacıyla konulmuş "Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir" şeklinde süre tanıyan ifadeleri yer almaktadır.

Yukarıda yer alan Anayasa maddesi hükümlerine rağmen; Yüksek Mahkeme 666 sayılı KHK'ya ilişkin iptal kararının duyurusunu resmi internet sitesinde 31.12.2012 tarihinde yapmış bulunmaktadır. Halbuki Yüksek Mahkeme'nin bu husustaki kararı 10.10.2012 Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmakta ve Anayasa'nın 153. maddesinin öngördüğü düzenleme yapabilme ek süresini de taşımaktadır.

Ancak; Yüksek Mahkeme'nin önceden resmi sitesinde duyuruda bulunma fiili yeni uygulama bulmuş olmayıp, kamu yönetimine ve düzenine bir an önce düzenleme yapma fırsatı vermeye yönelik olup, temelde hukuki karışıklığı giderme ile ilgililer adına mali müzayaka doğmasına fırsat vermeme amacını taşıdığı açıktır.

Ne var ki; Yüksek Mahkeme'nin kararları yayımladığı tarihten itibaren geçerli olup geriye gitmemektedir. Dolayısı ile yürürlük tarihi 02.01.2011 olan 659 sayılı KHK'nin ödemeye cevaz veren hükmü 666 sayılı KHK hükmü ile kaldırılmış bulunduğu ve hukuki varlığına son verildiği ortadadır.

Bütün bu nedenlere rağmen; gerek özellikle Yüksek Mahkeme'nin iptal kararını resmi sitesinde yayımlamak suretiyle hukuki düzenleme yapılabilme süresini öne çekme uygulamasının varlığı, gerekse görevli personele mali haklara ilişkin olarak yapılan ödeme tutarlarının cılızlığı ile Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 08.04.2014 tarih 38771 Tutanak sayılı kararıyla da işçi statüsünde oldukları halde hukuk biriminde görevlendirilmiş personele de bu tür ödemenin yapılmasına beraat hükmü vermiş olması karşısında; sorumlu taleplerinin kabul edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Duruşma talep eden sorumlulardan … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenilmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, duruşma talep eden sorumlulardan …’e duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 430. maddesi uyarınca gıyabında, gereği görüşüldü;

02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında;

“…

(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.

a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı, hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i eşit olarak ödenir.

b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge, diğerleri için (6.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.…” hükmü yer almaktadır.

02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14 üncü maddesindeki hukuk biriminde görev yapan diğer personele-memurlara yapılan ödemeye ilişkin düzenleme; 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin (27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ek maddeler ekleyen) 1 inci maddesinde yer alan Ek madde 12 ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, “…hukuk biriminde görev yapan diğer personele %5’i” ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “…., diğerleri için (6.000) gösterge” ibaresi, yürürlükten kaldırılmıştır.

Buna paralel olarak; 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 16 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan ve Bakanlar Kurulu’nca 25.06.2012 tarihinde kararlaştırılan (02.11.2011 tarihinden geçerli olmak üzere) Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Vekalet ücreti ödenecekler” başlıklı 5 inci maddesinde ise;

“İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili kılınanlardan aylık ücret ve tazminatları 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10’uncu maddesine göre ödenenler dışındaki hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara bu Yönetmelik kapsamında vekalet ücreti ödenir.” denilerek kendilerine vekalet ücreti ödenecekler belirlenmiş olup bunlar arasında memur personel bulunmamaktadır.

Öte yandan Anayasa’nın 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu Ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasında Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu, Mahkeme kararlarının Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı, (2) numaralı fıkrasında iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, (3) numaralı fıkrasında da, Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

Bu durumda; temyiz dilekçesinde belirtilen Anayasa Mahkemesinin (10/10/2013 tarih ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı geriye yürümediğinden, yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdiğinden, memur personele yapılan ödemeyi hukuki hale getirmemektedir. Dolayısıyla, 2012 yılı içerisinde hukuk biriminde görev yapan personele avukat vekâlet ücreti ödenmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Diğer taraftan Belediye Kanunu’nun 82 nci maddesine istinaden vekalet ücretlerinin dağıtımının 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunun kıyasen uygulanması da mümkün bulunmamaktadır. Zira 659 sayılı KHK’nin 18 inci maddesinde de 1389 sayılı Kanuna yapılan atıfların 659 sayılı KHK’ye yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. 659 sayılı KHK memur personele yapılan vekalet ücreti ödemesi düzenlemesi de 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Ayrıca sorumlular adli mahkemelerce verilen kararların göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 124 sayılı ilamın 16. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oyçokluğu ile,

(… Daire Başkanı … ile üyeler …’ın; “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesinde, ‘Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.’ denilmiştir. Açıkça hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara vekalet ücreti verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 659 sayılı KHK ile bir boşluk olduğu hukuken muallel bir durum ortaya çıkmıştır. Kıyas yolu ile bu boşluğun kapatılması gerekir. Bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,

Üye …’ın; “6223 sayılı Yetki Kanunu’na dayanılarak düzenlenen 659 sayılı KHK'nın 14. maddesindeki "hukuk biriminde görev yapan diğer personele ödeme" aynı yetki kanunu çerçevesinde düzenlenip 02.11.2011 günlü Mükerrer 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 666 sayılı KHK hükmü ile kaldırılmış, ancak Anayasa Mahkemesinin inceleme ve değerlendirmesine konu olan 666 sayılı KHK, Mahkemece "doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme olduğundan 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla Anayasanın 91. maddesine aykırı olduğu" gerekçesi ile iptal edilmiştir.

Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetede 10.10.2013 tarihinde yayımlanmış ve geçerlilik süresi de 9 ay sonrası için belirlenmiştir. Bu tarihe kadar kanun koyucunun iptal edilen hükümlerin yerine konulacak bir düzenleme yapması gerekmektedir.

Anayasanın 153’üncü maddesinde;

“Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” denilmiştir.

İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa’nın, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” yolundaki 153’üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur.

Bu nedenle "hukuk biriminde görev yapan diğer personele ödeme" hükmünü kaldıran, 666 sayılı KHK hükmü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden, hukuk biriminde görev yapan diğer personele ödeme yapılmamasının hukuksal dayanağı kalmamıştır. Bu itibarla, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı),

Karar verildiği 15.03.2016 tarih ve 41633 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim