Sayıştay 6. Dairesi 39242 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi ve Harç

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39242

Karar Tarihi

15 Mart 2016

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2012

  • Daire: 6

  • Dosya No: 39242

  • Tutanak No: 41632

  • Tutanak Tarihi: 15.03.2016

  • Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

KARAR

İdari para cezalarına ilişkin alacakların tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması.

  1. 124 sayılı ilamın 10. maddesi ile 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan idari para cezalarına ilişkin 2009 yılında tahakkuk etmiş alacakların 2012 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zaman aşımına uğratılması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlular temyiz dilekçesinde aynen;

“Verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Zira denetim sonucu verilen rapor sadece ve sadece belediyenin yönetim bilgi sisteminin incelenmesi neticesinde hazırlanan 2009 yılında tahakkuk etmiş ve 2012 yılı itibari ile tahsil edilmeyen borç miktarını gösterir dijital veriler baz alınarak düzenlenmiş bir rapordur. İdari para cezalarına ilişkin 2009 yılı ile 2012 yılları arasındaki yapılan takibat işlemleri incelenmemiş, araştırılmamış ve dikkate alınmamıştır. Denetçi görüşünde belirtilenin aksine, söz konusu idari para cezaları zamanaşımına uğramamıştır. Söz konusu idari para cezalarına ait belediyenin yönetim bilgi sisteminde bulunan bu kayıtlara ilişkin yasal sürecin araştırılmaksızın rapora bağlanması ve buna istinaden karar verilmesi isabetli olmamıştır. Sadece 2012 yılı sonu itibari ile tahsil edilemeyen … TL'nin tamamının bütüncül ve toptan bir mantıkla kamu zararı kapsamına alınabilmesi mümkün değildir.

5326 sayılı Kabahatler Yasasının 17 ve 21. maddelerince belediye encümen kararı ile verilen idari para cezalarının kesinleşmelerinden sonra ilgilileri tarafından süresi içinde ödenmemesi durumunda belediyemizce 6183 sayılı kanun hükümlerine göre takibe geçilmiştir. Lakin tahsile geçilebilmesi için para cezalarına ilişkin belediye encümen kararlarının tebliğ edilip dava açma ve ödeme sürelerinin geçmiş ve cezanın kesinleşmiş olması gerekmektedir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararları da bu yöndedir.

İdari para cezası kararlarının tebliğ edilebilmesi için ilgililerin kimlik ve adres bilgilerinin bulunması gerekmektedir. Bazı idari para cezaları ilgililerin yokluğunda verildiğinden tam adresleri belirlenememiştir. Haliyle bu kişiler adına verilen kararların tebliği zaman almakta, hatta bazen yapılamamaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 20. maddesine göre ceza sorumluluğu şahsi olup, bu nedenle, tahsilat işlemleri sırasında ölen ya da öldüğü anlaşılan kişilere verilen para cezalarının tahsili mümkün değildir.

Para cezalarına ilişkin belediye encümen kararları ve/veya ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmadığı takdirde bu sürenin bitiminde kesinleşmektedir.

İlamda zamanaşımının başlangıç süresi olarak encümen karar tarihinin esas alındığı görülmektedir. Kabahatler Kanunu’nun 27/1 maddesinde; "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir." hükmü ile 21/4 maddesinde "zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, zamanaşımı başlangıcının encümen karar tarihi esas alınarak değil, tebliğ ve dava açmaya ilişkin bekleme süresine göre tespit edilmesi gerekmektedir.

Maliye Bakanlığımın 437-442 sayılı genel tebliğlerinde de genel bütçeye kaydedilmesi gereken idari para cezalarının 6183 sayılı kanuna göre takip ve tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin yaptırım kararlarının kesinleşmesi gerektiği belirtilmektedir.

İdari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk etmektedir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında düzenlenen idari para cezalarına idari yaptırım tutanağının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde sulh ceza mahkemelerinde, 2782 sayılı Çevre Kanunu kapsamında düzenlenen idari para cezalarına idari yaptırım tutanağının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde idare mahkemelerinde, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında düzenlenen idari para cezalarına idari yaptırım tutanağının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 60 gün içerisinde idare mahkemelerinde dava açılabilir. Haliyle bu sürelerin araştırılmadan 2009 yılında encümen tarafından karara bağlanan idari para cezalarının hepsinin kamu zararı kapsamına alınması usule ve yasaya aykırıdır.(Ek-l)

2011 yılında çıkan 6111 sayılı yasanın "4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5326 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2010 tarihinden (bu tarih dâhil) önce idari yaptırım kararı belediyeler tarafından verildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve belediyelerin bütçelerine gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 145 Türk Lirasının (bu tutar dâhil) altında kalan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir." hükmü gereğince belirtilen sınırın altında kalan idari para cezalarına ilişkin icrai işlem yapılmamış veya tahsilinden vazgeçilmiştir. Haliyle işlem yapılmayan veya tahsilinden vazgeçilen söz konusu 2009 yılına ait idari para cezalarının kamu zararı sayılması yerinde olmamıştır. (Ek-2)

Yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı ilamda kamu zararı olarak belirtilen miktarların zamanaşımına uğradığı net olarak tespit edilmemiştir. Söz konusu ilam destekten yoksun olup, bu sebeple temyiz kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğmuştur.” demiştir.

Sayıştay Başsavcılığı; “İlamın, 8, 9, 10 ve 11. maddelerine ilişkin itirazlara dayanak olarak, birtakım belgelerin dilekçe ekinde gönderildiği görülmüştür.

İbraz edilen bu belgelerin incelenmesi temyize konu olmadığından, söz konusu belgelerin yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görülmesi halinde, bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın, ilgili direye tevdiine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Gereği görüşüldü:

Bu ilamın 1. sırasında belirtilen gerekçelerle, tazmin hükmüne konu alacaklardan zamanaşımına uğrayanların mükellefleri itibariyle tespit edilmesinin sağlanması ve olay bazında zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin de ortaya konulması suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen 124 sayılı ilamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın dairesine TEVDİİNE, oybirliği ile,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim