Sayıştay 6. Dairesi 38946 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
38946
2 Haziran 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2011
-
Daire: 6
-
Dosya No: 38946
-
Tutanak No: 40591
-
Tutanak Tarihi: 02.06.2015
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü;
85 sayılı İlam’ın 11’inci maddesi ile, Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliği’nin 21’inci maddesi, Belediye Gelir Tarifesinin 12.1 numaralı bölümü ile Çanakkale Belediyesi ve su aboneleri arasında düzenlenen abonelik sözleşmelerinin 10’uncu maddesinde yer verilen su kesme/bağlama ücretinin tahsil edilmemesi nedeniyle 333.160,00- TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; İlama konu idari işlem olan Çanakkale Belediyesi Su Kanalizasyon Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin 21. Maddesi ile Gelir Tarifesinin ilgili maddesinin yürürlük tarihi itibari ile 2012/173 sayılı Belediye Meclisi kararı ile kaldırılmasının idari işlemin geri alınması olduğunu;
Prof. Dr. Kemal Gözler’in İdare Hukuku Dersleri isimli kitabında geri alma;
“Tanım: Geri alma, bir idarî işlemin yine idarenin yapacağı bir işlemle geçmişe etkili olarak kaldırılmasıdır. Geri alma da geri alınan işlem gibi bir idarî işlemdir. Dolayısıyla o da idare adına irade açıklamaya yetkili bir kişi veya kişiler tarafından yapılan bir “irade açıklaması” ile olur. Bir işlemin geri alınmasından bahsedilebilmesi için, bu işlemin geçmişe etkili olarak yürürlükten kaldırılmasına yönelik irade açıklamasının, bu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yapılması gerekir.” Şeklinde tanımladığını;
Aynı eserde “Hakkında iptal davası açılmış bir işlem idare tarafından geri alınırsa, dava konusuz kalır, hâkim davanın konusuz kalması nedeniyle “karar vermeye gerek olmadığına” karar verir. Zira, davanın görüleceği bir konu artık kalmamış, davacı ulaşmak istediği sonuca zaten ulaşmıştır “ denildiğini;
Prof. Dr. Şeref Gözübüyük ve Prof. Dr. Turgut Tan’ın İdare Hukuku kitabında geri alma; “594- İdari işlemin, yargısal yolla iptalinde olduğu gibi, yapıldığı tarihten itibaren bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması işlemine geri alma denilmektedir. İdari işlemin idarece geri alınması yargısal yoldan iptali ile aynı sonuçları yarattığı için iptal davasını da konusuz bırakmaktadır.” şeklinde tanımlandığını;
İdari işlemin geri alınmasının, onun yapıldığı tarihten itibaren hukuki hayattan silinmesi, çıkarılması demek olduğunu; geri almanın, işlemi bir yandan ortadan kaldırdığını, diğer yandan bu kaldırmanın geçmişe etki ettiğini, yani işlemin yapıldığı tarihten itibaren geçersiz kılınması, yapıldığı tarih ile geri alındığı tarih arasında meydana getirdiği hukuki durumların da geçersiz hale getirilmesini sağladığını; geri almanın, idari işlemin geriye yürümemesi ilkesinin istisnasını oluşturduğunu;
Çanakkale Belediyesi Meclisinin 2012/173 sayılı kararı ile geri alınan Yönetmelik hükmü ve Gelir Tarifesinin ilgili bölümünün Ekonomik Kamu Hukuku İşlemi olduğunu;
Ayrıca; üçüncü kişiler için hak yaratmayan idari kararların, ister düzenleyici işlem niteliğinde olsunlar veya olmasınlar, ister hukuka uygun veya aykırı olsunlar zaman sınırlamasına tabi olmaksızın geri alınabileceğini; düzenleyici işlemlerin hak yaratan işlemler olmadığını;
İdari kararların sona ermesine yol açan nedenlerin, idari kararın hukuka aykırı bulunarak görevli yargı mercilerince iptal edilmesi ve idari kararın onu alan makamın iradesi ile ortadan kaldırılması şeklinde olacağını; idari işlemin geri alınması veya yargı kararı ile iptal edilmesi durumlarının her ikisinde de geri alma ve iptal işleminin sonuçlarının geçmişe yürümekte olduğunu;
Dolayısıyla; İlam’ın “Denetçi Görüşü” kısmında yer verilen “idare hukukunun genel ilkelerinden olan İdari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi” gerekçesinin; Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun E.37/202, K.38/14, 25.1.1938 tarihli “...İptal hükümlerinin, davanın tevcih edildiği idari muamele ve kararın ittihaz edildiği tarihe kadar tesirde bulunması... hukuki idarenin maruf bir kaidesidir...” kararı, Danıştay 12.Dairesinin E.67/1304, K.67/2147, 19.12.1967 tarihli “...İdare hukuku ilkelerine göre, iptal kararı iptali istenen tasarrufu...ittihaz edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırarak, o tasarrufun ittihazından önceki hukuki durumu ortaya koyar...” kararı, Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun, E. 76/427, K. 78/90 sayılı “...İptal kararları geriye yürüyerek, konusu olan idari işlemi yapıldığı tarihten itibaren ortadan kaldırır...” kararı, Danıştay 10.Dairesinin E.89/2490, K.90/270, 15.2.1990 tarihli “...İptal kararları...geriye yürüyen, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemleri tesis edildiği tarih itibariyle işlemez hale getiren yargısal işlemlerdir...” kararı karşısında geçersiz olduğunu;
Kaldı ki; Danıştay 5.Dairesinin, E.98/13, K.98/515, 25.2.1998 tarihli ve, E.98/4622, K.99/1685, 24.5.1999 tarihli kararlarında;
“Danıştay’ın otuz seneyi aşan istikrar kazanmış içtihatlarına göre iptal kararları dava konusu işlemi hiç tesis edilmemiş kılan ve önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan kararlardır. ...Düzenleyici bir işlem iptal edilmiş ise, ortada hukuken doldurulması zorunlu bir boşluk olmadıkça, verilen yargı kararı idarenin herhangi bir uygulama işlemine gerek kalmaksızın hukuki sonuçlarını ortaya koyar, başka bir anlatımla iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanabilirlik (icrailik) niteliği son bulur ve işlemin yapılmasından önceki hukuki durum yürürlük kazanır.
Oysa idari yargıda iptal kararları (ve buna bağlı olarak yürütmenin durdurulması kararları) yukarıda açıklandığı ve bilimsel ve yargısal içtihatlarda tartışmasız kabul edildiği gibi, dava konusu işlemin tesis edildiği andan itibaren hukuki sonuç doğurduklarından, bir düzenleyici işlemi kaldıran veya değiştiren yeni bir düzenleyici işlemin idari yargı yerince iptal edilmesi (veya yürütülmesinin durdurulması) halinde, eski düzenleyici işlem hiç değiştirilmemiş veya kaldırılmamışçasına uygulama niteliğini sürdürür. Aksi bir yorumu, hukuk düzenine vaki ihlalleri ihlalin vuku bulduğu tarihten itibaren ortadan kaldırmayı amaçlayan iptal davaları ve bu davaların hukuksal sonuçları olan iptal (ve yürütmenin durdurulması) kararları ile bağdaştırmak mümkün değildir” denilerek idari işleme konu iptal kararlarının dava konusu işlemi tesis edilmemiş kıldığının ve işlemin tesis edildiği andan itibaren hukuki sonuç doğurduğunun hükme bağlandığını;
Çanakkale Belediyesi Meclisinin 2012/173 sayılı Kararının yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde;
a- Kararın Yönetmeliğin ve Gelir Tarifesinin kabul merci olan Meclis tarafından alınmış olması yetki noktasında usule uygun olduğunu,
b- Kararda “Belediye Gelirleri incelendiğinde geçmiş dönemlerde de tahakkuk girişi olmadığından yapılan düzenleme (su kesme- bağlama işlemi) alacakların tahsil edilmesini hızlandırıcı bir yöntem olup gelir azaltıcı herhangi bir etki yaratmamaktadır” ifadesiyle Meclis kararı ile kamu hizmetinin yürütülmesine engel olan veya daha iyi yürütülmesi için elverişli olmayan düzenleyici işlemlerin geri alınarak hukukilik prensibine riayet edildiğini,
c- Meclisin anılan Kararı ile ekonomik anlamda düzenleyici işlemin geri alındığını,
d- Üçüncü kişiler için hak yaratmayan idari kararlar, ister düzenleyici işlem niteliğinde olsunlar veya olmasınlar, ister hukuka uygun veya aykırı olsunlar zaman sınırlamasına tabi olmaksızın geri alınabileceğinden anılan Meclis Kararında yer verilen “Yönetmelik gereğinin aboneler için tahakkuka bağlanmadığı” gerekçesinin bu noktadan Yönetmeliğin geri alınmasında yasal hukuki gerekçe olduğunu,
e- Usulüne uygun geri alma kararlarının geriye yönelik yürürlüğe konulduğu tarih itibariyle yapıldığı tarihten itibaren (ex tunc) hukuki hayattan silinmesi, çıkarılması anlamına geldiğini belirtmiştir.
Ayrıca, ilamda kesme bağlama ücretinin alınmadığı belirtilerek tazmin hükmü verildiğini; Meclis tarafından geri alınan Yönetmelik ve tarife hükmünün, alacakların tahsil edilmesini hızlandırıcı cezai bir idari işlem olduğunu, dolayısıyla İlamda yer verilen işlemin, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesinde tanımlanan ücretin kapsamına girmeyen, tahsilatı hızlandırıcı cezai bir işlem olduğunu, ilgililerin isteğine bağlı olarak Belediyece ifa edilen bir hizmetin ücreti olmadığını; insanların suyunun kapalı olması ile cezai işlem yerine getirildiğinden ayrıca bir bedel alınmasının ancak yasal düzenleme ile yapılabileceğini;
Belediye gelirleri incelendiğinde, geçmiş dönemlerde su kesme-bağlama işlemi için tahakkuk girişinin yapılmadığının, dolayısıyla Meclis tarafından yapılan geri alma işleminin alacakların tahsil edilmesini hızlandırıcı bir yöntem olduğunun, gelir azaltıcı herhangi bir etki yaratmadığının görüldüğünü belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Çanakkale Belediyesi 2011 yılı hesabına ilişkin 6. Dairenin 12.07.2013 tarih ve 85 sayılı İlamın 1 1 inci maddesi, Harcama Yetkilisi (Su Kanalizasyon Müdürü) Ayşe Aynur KIRAN tarafından temyiz edilmiştir.
İlamda, Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliğinin 21 inci maddesinde borcunu ödemeyen abonelerden açma kapama ücreti alınacağı belirtilmiş olmasına rağmen abonelerden kesme bağlama ücretinin alınmaması nedeniyle 333.160,00TL kamu zararına neden olunduğuna hükmedilmiştir.
Temyiz dilekçesinde; Yönetmelikte öngörülen açma kapama ücretlerinin yıllardır alınmadığını, Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararıyla kaldırıldığını, meclis kararının geriye doğru yürüdüğü kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliğinin 21 inci maddesinde borcunu ödemeyen abonelerden açma kapama ücreti alınacağı belirtilmiş, Çanakkale Belediyesi 2011 yılı gelir tarifesiyle açma kapama ücreti abone başına 20.000 TL olarak öngörülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmektedir.
Aynı Kanunun 11 inci maddesinde de, belediyelerde belediye başkanının üst yönetici olduğu belirtildikten sonra; üst yöneticilerin, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, ayrıca başında olduğu idarenin mali yönetim ve kontrol sistemini kurmak, gözetmek ve izlemekten sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Kanununun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38 inci maddesinde, “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38 inci maddesinde, Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;...
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,...
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Çanakkale Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararına baktığımızda, su kesme- bağlama ücretinin alınmamasının gerekçesi olarak alacakların tahsil edilmesini hızlandırıcı bir yöntem olduğu, gelir azaltıcı herhangi bir etki yaratmadığı belirtilmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere su kesme-bağlama ücretinin alınmaması Belediyenin bir politikasıdır. Bu politikayı belirleyen ise belediyenin en üst amiridir. Aynı zamanda en üst amir Kanun gereğince Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevi kişidir. Politikayı belirleyen Belediye Başkanını sorumlu tutmayıp sadece politikayı uygulamakla görevli olan personelin sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, bu nedenle Belediye başkanı ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği. Meclis Kararının geriye yürümesinin de mümkün olmadığı düşünülmektedir.
Arz olunur.” denilmiştir.
Sorumlu ikinci dilekçesinde özetle, Çanakkale Belediyesi Meclisi’nin 07/09/2012 tarih 2012/173 sayılı kararında yer verilen söz konusu tarihteki “Su Kanalizasyon Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin 21. maddesi ile Gelir Tarifesinin ilgili maddesinin yürürlük tarihi itibari ile kaldırılmasına yapılan açık oylamada oy çokluğu ile karar verildi.” kararının, Çanakkale Belediyesi Su Kanalizasyon Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin 21. maddesi ile Gelir Tarifesinin ilgili maddesinin yürürlük tarihinden itibaren tüm sonuçları ile beraber geriye alınmasını içerdiğini ve tazmin hükmünün hakkaniyet ve iyi niyet kuralları gereğince hukuki altyapısının kalmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde;
Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliği’nin 21’inci maddesindeki “Borcun ödenmemesi halinde veya yönetmeliğe aykırı davranış nedeni ile abonenin suyu kapatılmış ise açmak için aboneden borçtan kesip bağlama ücreti alınır” hükmü gereğince, 2011 yılı Belediye Gelir Tarifesinin “Su İşletme Şefliği Hizmet Ücretleri” başlıklı 12.1 sayılı bölümünün 14’üncü sırasında yer verilen 20,00-TL tutarındaki kesme bağlama ücretinin abonelerden tahsil edilmediği,
Çanakkale Belediye Meclisinin 07.09.2012 tarih ve 2012/173 sayılı kararı ile, söz konusu Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliğinin 21’inci maddesi ve Gelir Tarifesinin ilgili maddesinin yürürlük tarihi itibari ile kaldırılmasına karar verildiği,
85 sayılı İlam’da ise 2011 yılına ilişkin tahsil edilmeyen kesme bağlama ücretlerinin kamu zararı olarak tespit edilerek tazminine hükmedildiği, görülmüştür.
Çanakkale Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararında;
“Meclisçe yapılan görüşmede; Plan Bütçe Kesin Hesap Komisyonu raporu doğrultusunda;
Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliğinin 21. Maddesinde “Borcun ödenmemesi halinde veya yönetmeliğe aykırı davranış nedeni ile abonenin suyu kapatılmış ise açmak için aboneden borçtan kesip bağlama ücreti alınır” denilmektedir. Uygulamada ise borç takibi yapılan abonelerin çok büyük bir kısmının ekonomik nedenler ile su borcunu ödeyemezken Gelir Tarifesinde belirlenen Açma Kapama Hizmet Ücretini de ödeyemedikleri sözlü olarak verilen şikayet ve taleplerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle uzun yıllardır bahsi geçen ücret abone ayrımı yapılmaksızın tahakkuk ettirilmemiştir. Ayrıca hizmet alımı yöntemi ile yürütülen Açma Kapama işi bundan böyle müdürlük bünyesinde çalışan personel eliyle yürütüleceğinden adı geçen hizmete ilişkin maliyet ortadan kalkmıştır.
Belediye Gelirleri incelendiğinde geçmiş dönemlerde de tahakkuk girişi olmadığından yapılan düzeleme ( su kesme- bağlama işlemi ) alacakların tahsil edilmesini hızlandırıcı bir yöntem olup gelir azaltıcı herhangi bir etki yaratmamaktadır.
Bu nedenle ilgili yönetmeliğin 21. maddesi ile Gelir Tarifesinin ilgili maddesinin yürürlük tarihi itibari ile kaldırılmasına yapılan açık oylamada oyçokluğu ile karar verildi.” denilmiştir.
Çanakkale Belediye Meclisinin bu kararı ile, kesme bağlama ücretlerinin dayanağını oluşturan Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliğinin 21’inci maddesi ve Gelir Tarifesinin ilgili maddesini geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmıştır. Bir idari işlemin, idare tarafından yapılan yeni bir işlem ile geçmişe etkili olarak yürürlükten kaldırılmasına, yani yapıldığı tarihten itibaren bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına geri alma denilmektedir. Geri alma konusunda, “yetkide paralellik ilkesi” geçerlidir. Buna göre kural olarak bir işlemi yapmaya kim yetkili ise, onu geri almaya da aynı makam yetkilidir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesi uyarınca belediye meclisinin, kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirleme ve Belediye tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etme yetkisi bulunduğuna göre, belirlemiş olduğu ücret tarifesini ve kabul ettiği yönetmeliğin ilgili maddesini geri alma konusunda da yetkisinin bulunduğu şüphesizdir.
Buna göre, 85 sayılı İlam’ın hüküm tarihi olan 05.02.2013 tarihinden önce, 07.09.2012 tarih ve 2012/173 sayılı Çanakkale Belediye Meclisi kararı ile, yürürlük tarihinden itibaren, yani geçmişe etkili olarak bütün sonuçları ile ortadan kaldırılan Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliğinin 21’inci maddesi ve Gelir Tarifesinin 12.1 sayılı bölümünün 14’üncü sırasında yer verilen kesme bağlama ücreti, gerekçe gösterilerek kamu zararına hükmedilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 85 sayılı İlam’ın 11’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE (Üyeler M.A.ÖZYER, A.KARAKAYA, R.DOĞAN ve M.ORHAN’ın “Çanakkale Belediyesi Su Ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliği’nin 21’inci maddesinde aynen; ‘Borcun ödenmemesi halinde veya yönetmeliğe aykırı davranış nedeni ile abonenin suyu kapatılmış ise açmak için aboneden Borçtan kesip bağlama ücreti alınır.’ hükmüne yer verilmiş, Çanakkale Belediyesi 2011 yılı Gelir Tarifesinin 12.1. numaralı ‘Su işletme şefliği hizmet ücretleri’ başlıklı bölümünde ise kesme bağlama ücreti 20 TL olarak belirlenmiştir. Aynı hükme, Çanakkale Belediyesi ile su aboneleri arasında düzenlenen abonelik sözleşmelerinin 10’uncu maddesinde de yer verilmesine rağmen, 2011 yılı içinde suyu kesilip tekrar bağlanan 7.996 aboneye ilişkin olarak toplam 16.658 kez kesme/bağlama işlemi yapıldığı ve bu işlemler için hiçbir ücret alınmadığı; gerekçe olarak ise, Çanakkale Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararının ileri sürüldüğü görülmüştür.
İdare hukukunda kabul edilen genel ilke, idari işlemin yürürlüğe girişinin işlemin duyurulması veya bildiriminden itibaren geriye yürütülmemesi olup; bu ilke gereğince, idari işlemler yürürlüğe girdiği andan başlayarak etkilerini doğurur. Danıştay 10. Dairesinin 26.05.1992 tarih, 991/4571E.-992/2237 K. Sayılı kararında da; ‘Bakanlar Kurulu Kararı bir idari tasarruf olup, idare hukukunun genel ilkeleri uyarınca yayımından itibaren hüküm ifade etmesi gerektiğinden, geriye yürür hüküm ve sonuç getirmesi hukuka aykırıdır.’ görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca, idari bir işlemin geri alınması, sadece işlemin hukuka aykırı olması halinde mümkün olduğundan, Çanakkale Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararının geçmişe etkili olması mümkün değildir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ‘Kamu zararı’ başlıklı 71 inci maddesinde, kamu zararının belirlenmesinde İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasının esas alınacağı belirtilmiş olup; Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ‘Kamu zararının oluştuğu tarih’ başlıklı 17’nci maddesinin (d) bendi uyarınca kamu zararı, İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte oluşmuş kabul edilir.
Bu bağlamda, söz konusu idare geliri henüz zamanaşımına uğramadığından, Çanakkale Belediyesince abonelerden su kesme/bağlama ücretinin tahsil edilmemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğundan bahsetmek mümkün değildir.
Fakat yukarıda da izah edildiği üzere, Çanakkale Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararının geçmişe dönük sonuç doğuramaması nedeniyle, Çanakkale Belediyesi Su ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliği’nin 21’inci maddesi, Belediye Gelir Tarifesinin 12.1 numaralı bölümü ve Çanakkale Belediyesi ile su aboneleri arasında düzenlenen abonelik sözleşmelerinin 10’uncu maddesi uyarınca abonelerden su kesme/bağlama ücretinin tahsil edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, söz konusu idare gelirlerinin tahsilini teminen konunun İdaresine bildirilmesi için tazmin hükmünün Bozularak Dairesine Tevdiine, karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ilave görüşleri ile;
Üyeler F.ÖZKÖK, G.KAPAN ve Z.TÜYSÜZ’ün “29.5.1981 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97’inci maddesinde aynen;
‘Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.’ denilmektedir.
Çanakkale Belediyesi Su Ve Kanalizasyon Tarifeler Yönetmeliği’nin 21’inci maddesinde aynen; ‘Borcun ödenmemesi halinde veya yönetmeliğe aykırı davranış nedeni ile abonenin suyu kapatılmış ise açmak için aboneden Borçtan kesip bağlama ücreti alınır.’ hükmüne yer verilmiş, Çanakkale Belediyesi 2011 yılı Gelir Tarifesinin 12.1. numaralı ‘Su işletme şefliği hizmet ücretleri’ başlıklı bölümünde ise kesme bağlama ücreti 20 TL olarak belirlenmiştir. Aynı hükme, Çanakkale Belediyesi ile su aboneleri arasında düzenlenen abonelik sözleşmelerinin 10’uncu maddesinde de yer verilmiştir.
Oysa, 2011 yılı içinde suyu kesilip tekrar bağlanan 7.996 aboneye ilişkin olarak toplam 16.658 kez kesme/bağlama işlemi yapılmasına rağmen, bu işlemler için hiçbir ücret alınmamıştır.
İdare hukukunda kabul edilen genel ilke, idari işlemin yürürlüğe girişinin işlemin duyurulması veya bildiriminden itibaren geriye yürütülmemesi olup; bu ilke gereğince, idari işlemler yürürlüğe girdiği andan başlayarak etkilerini doğurur. Ayrıca, idari bir işlemin geri alınması, sadece işlemin hukuka aykırı olması halinde mümkün olduğundan, Çanakkale Belediye Meclisinin 2012/173 sayılı kararının geçmişe etkili olması mümkün değildir.
Bu itibarla, tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) Oyçokluğu ile,
02.06.2015 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13