Sayıştay 6. Dairesi 36972 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
36972
13 Mayıs 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 6
-
Dosya No: 36972
-
Tutanak No: 39000
-
Tutanak Tarihi: 13.05.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1599 sayılı İlam’ın 9. maddesi ile, Kırşehir Belediye Başkanı Halim ÇAKIR’a 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca ödenen aylık ödenek üzerinden kesilen gelir vergisinin hesabında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda belirlenen vergi dilimlerine uyulmaması nedeniyle 3.954,89-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediye Başkanı, Belediye Başkan Vekili ve Belediye Meclis Üyelerinin maaş, ücret ve oturum ücreti gibi ödeneklerinin Özel Kalem Müdürlüğü bütçesinde (EK 1), birim müdürlerinin ki ise kendi müdürlük bütçelerinde bulunduğunu (EK 2);
14.06.2007 tarih ve 5189/1 nolu Sayıştay Genel Kurul Kararı’nın “Sorumlular” başlıklı 3. maddesinin “Gerçekleştirme görevlileri” başlıklı 4. fıkrasında “Aynı şekilde, belgeyi düzenleyenin de gerçekleştirme konusunda yetkisinin bulunması ve harcama talimatı ile veya sair surette amir tarafından görevlendirilmiş olması gerekmektedir.” denildiğini;
11.01.2008 tarihli harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görevlendirilmeleri için Başkanlık makamınca uygun bulunarak 11.08.2008 tarihinde verilen Olur (EK 3) uyarınca kendisinin sadece Mali Hizmetler Müdürlüğünde görevli olduğunu ve diğer müdürlüklere ait harcamalara imza atmasının mümkün olmadığını; söz konusu ödeme belgesinin ekleri olan evraklarda imzasının bulunmadığını;
Ayrıca, İlam’daki ödemelerin maddi hata olduğunu ve 5018 sayılı Kanunun 61. maddesi ile Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesi uyarınca, bordro ödemelerindeki oranların doğru olup olmadığını kontrol etme yetkilisinin Muhasebe Yetkilisine ait olduğunu;
Danıştay kararlarına göre hatalı ödemelerin istirdatının hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten sonra 60 gün içinde mümkün olduğunu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğini; 6085 sayılı Kanun’un 60. maddesinde “Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştayın kesinleşmiş kararları arasındaki uyuşmazlıklarda, 52 nci maddede belirtilen ilgililerin 56 ncı maddedeki esas ve usuller dairesinde başvuruları üzerine Sayıştay kararı yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlık Danıştay kararı doğrultusunda giderilir. Uyuşmazlığın bulunmadığı hakkındaki Sayıştay kararına karşı 52 nci maddede belirtilen ilgililerce Danıştaya başvurulduğu takdirde, bu hususa ilişkin Danıştay kararına uyulur.” denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
36972 sayılı Dosyada ise Dilekçi dilekçesinde özetle; Danıştay ve Yargıtay kararlarına göre belli bir süre geçtikten sonra ödenen yardımın iadesinin mümkün olmadığını; İdarenin bu hatalı ödemesi sonucu tazmin kararının çıkması neticesinde Danıştay ve Sayıştay kararlarına karşı tezat oluşturulacağını ve 6085 sayılı Kanun’un 60. maddesine aykırılık olacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
36950 sayılı Dosya ile ilgili olarak Başsavcılık karşılama yazısında; “Sorumlu, İlamın 9, 10 ve 14. maddelerinde, tazmin hükmolunan tutar için harcama yetkilisi olarak kendisinin sorumlu tutulmasına itirazda bulunmaktadır. Sorguya verilen cevapları tekrarlayarak ve birtakım yargı kararlarını da gerekçe göstererek, kamu zararının doğmasında sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluk yönünden Daire Kararının bozulmasını ve tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini belirtmektedir.
Sorumlunun, ileri sürdüğü gerekçelerin Daire kararında karşılandığı, dayanak olarak ileri sürülen yargı kararlarının da, tazmin hükmünün kaldırılmasına mesnet teşkil edecek kararlar olmadığı anlaşıldığından, temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının tasdiki yönünde karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.
36972 sayılı Dosya ile ilgili olarak Başsavcılık karşılama yazısında; Temyiz eden tarafından ileri sürülen nedenlerin konu ile ilgisi yoktur. Tazmine konu olay Gelir Vergisi ile ilgilidir. Yani yasadan doğan bir alacaktır. Terfi, intibak, kadro, derece yükselmesi gibi idarece yapılan bir işlem söz konusu değildir. Vergi Kanunlarına aykırılık söz konudur. Vergi alacağına ilişkin tahakkuk ve tahsilat zaman aşımı da söz konusu olmadığına göre Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” denilmiştir.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, İlam’ın 9. maddesinde verilen tazmin hükmüyle ile ilgili olarak sorumlu tutulan dilekçilerin, ilişikli tutulan ödeme belgelerinde imzalarının bulunduğu görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun;
“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32. maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denilmektedir.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı”nın “sorumlular” başlıklı 3. bölümünde de, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına; aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine karar verilmiştir.
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Esas tarife” başlıklı 103. maddesinde (2007/13044 sayılı B.K.K. ile yeniden artırılan gelir dilimleri);
Gelir vergisine tabi gelirler;
- 800 YTL’ye kadar % 15
19.800 YTL’nin 7.800 YTL’si için 1.170 YTL, fazlası % 20
44.700 YTL’nin 19.800 YTL’si için 3.570 YTL, fazlası % 27
44.700 YTL’den fazlasının 44.700 YTL’si için 10.293 YTL, fazlası % 35
Oranında vergilendirilir.” hükmü bulunmaktadır.
Ancak, rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde, Belediye Başkanı Halim Çakır ödenen aylık ödenek üzerinden hesaplanan gelir vergisinde dilimlere uyulmadığı ve %27’lik dilimin hiç uygulanmadığı görülmüştür. Bu nedenle, verilen tazmin hükmü mevzuata uygundur.
Ayrıca Dilekçi Danıştay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 Esas ve 1973/14 Karar sayılı kararına istinaden tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişse de, Anayasanın 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki “... Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.” ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 65. maddesindeki “.. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir...” hükümlerine göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay’ın, Anayasa ve kendi kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, Danıştayca vergi konusunda verilen kararlar hariç, idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir.
Bununla birlikte, 832 sayılı Kanunun 66. maddesinde belirtildiği üzere Sayıştay, sayman hesaplarını Sayıştaya noksansız verildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde yargılamakla mükellef olup, ilgili mevzuatta Sayıştay’ın yargılama süresine ilişkin başkaca bir sınırlama bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1599 sayılı İlam’ın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 13.05.2014 tarih ve 39000 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10