Sayıştay 6. Dairesi 35988 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35988

Karar Tarihi

10 Şubat 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 6

  • Dosya No: 35988

  • Tutanak No: 40006

  • Tutanak Tarihi: 10.02.2015

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten ve Duruşmada hazır bulunan Murafaacı ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

1427 sayılı ek ilamın 1.maddesi ile; Adana Seyhan Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünde 2008 yılı boyunca belediye lehine sonuçlanan davalardan kaynaklanan vekalet ücretlerinin ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesindeki sınırlamalara uyulmamasından ve söz konusu vekalet ücretlerinin işçilere de ödenmesinden dolayı 48.248,71 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü 26.03.2013 tarih ve 36828 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Tasdik edilmiştir.

Dilekçi adına karar düzeltilmesi talebinde bulunan avukatı tarafından verilen dilekçede özetle; mevzuatta ödemelerin memura yapılabilip işçilere yapılamayacağı hususunda herhangi bir açıklama bulunmadığını, Avukat ve Saire deyiminden Avukat ve diğerlerinin anlaşılması gerektiğini dolayısıyla işçi-memur ayırımının söz konusu olmadığını,

Kaldı ki yapılan ödemelerin belediye bütçesinden gerçekleştirilen bir ödeme olmayıp emanete alınan bir paranın hak sahiplerine paylaştırılmasından ibaret olduğunu, Hak sahiplerinin işçi veya memur olmasının bir hükmü bulunmadığını,

Hukuk bürosunda çalışan kişilere ödeme yapılmasının hakkaniyetle bağdaştığını,

Bu hususa açıklık getiren Hukuk İşleri Müdürlüğü Görev Yönetmeliğinin Avukatlık Ücretinin Dağıtımı başlıklı 22. Maddesi olduğunu ve ödemenin bu yönetmeliğe uygun olarak yapıldığını belirterek Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesini ve ek ilam ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Savcılık; “Karar düzeltme talebinde ileri sürülen hususlar sorgu üzerine yapılan savunma ile 6. Dairenin ilam hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunda ileri sürülen hususlar ile benzer olup, söz konusu hususlar 6.Daire ve Temyiz Kurulunun ilamlarında karşılanmıştır.

Bu nedenle, dilekçede yer alan açıklamalar bu haliyle karar düzeltme talebini gerektirir nitelikte olmadığından, karar düzeltmesine mahal bulunmadığı” şeklinde görüş bildirmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesinde;

“Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.”ve

1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’un 1. maddesinde;

“Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekalet ücretleri Muvazene-i Umumiyeye dahil vekaletler ve umumi müdiriyetlerce hizmeti mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerdeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur.

Yüzde yetmiş: Maaş veya ücretli avukat ve davavekillerine ve Hazine avukat ve davavekili olmayan yerlerde dava deruhte eden kaza malmüdürlerine,

(Ek fıkra: 10/12/1931 - 1891/1 md.) Keza Hazine avukat veya dava vekili olmayan yerlerde posta ve telgraf idaresine ait davaları deruhte eden mahalli posta ve telgraf merkez müdürlerine,

Yüzde otuz: Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına.”

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinde;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)

(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 02/01/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2 nci maddesi, 07/06/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/01/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi, 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır…”

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.” hükümleri yer almıştır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; Adana Seyhan Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü personeline yapılacak avukatlık vekalet ücreti ödemeleri 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesi uyarınca 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’a göre yapılmalıdır. Ancak bu hükümlere göre yapılan ödemelerde, söz konusu personel 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesi kapsamında olduğundan, aynı Kanunun 146. maddesindeki sınırlamalara uyulmak zorundadır.

Oysa, söz konusu personele 2008 yılı boyunca belediye lehine sonuçlanan davalardan kaynaklanan vekalet ücretlerinin ödenmesinde söz konusu sınırlamalara uyulmadığı görülmüştür.

31.8.1961 gün ve 10894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği"nin 3. maddesinde;

"Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesiri derecesine göre başhukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir.

19.04.1983 gün ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik" in 1. maddesinde;

"Bu Yönetmelik, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı Kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir." denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 6. maddesinde, kurumların limiti doldurmayan avukatlarından beyanname alarak, o mali yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerini bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları; 7. maddesinde ise, listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunarak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limit dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.

Bu hükümlere göre; vekalet ücretine hak kazanmada "görev" yerine "kişinin" esas alınması, vekalet ücreti limitinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi gereğince yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması; limit dışı kalan meblağın olması halinde ise, artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak, artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması, gerekmektedir.

Avukatlık Kanununun 164. maddesinin son fıkrasında yapılan değişiklik ile daha önce avukatla iş sahibi ( müvekkil ) arasında aksi yazılı sözleşme hükmü bulunması halini içeren istisnai durum ortadan kaldırılarak her halükarda mahkemenin tarife kararına istinaden haksız çıkan tarafa yükletilecek vekalet ücretinin diğer taraf avukatına ait olduğu hükme bağlanmıştır.

Değiştirilmeden önceki fıkra hükmünde öngörülen sözleşme hükmü ancak serbest faaliyette bulunan avukatlar yönünden söz konusu olup, 657 sayılı Yasanın 36 . maddesinin “( v ) Avukat Hizmetleri Sınıfı”nda yer alan, avukatlık ruhsatına sahip, baroya kayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisine haiz olan memurları kapsamaz.

Çünkü, 657 sayılı Yasada öngörülen Avukatlık Hizmetleri Sınıfında yer alan memurlar temsil yetkisini kanundan, serbest faaliyette bulunan avukatlar ise temsil yetkilerini bir akit olan vekaletnameden almaktadırlar.

Kurum avukatları; Mahkemelerde kurumlarını temsile yetkili devlet memuru olmaları nedeniyle diğer memurların tabi olduğu yasa hükümleriyle bağlıdırlar. Özlük haklarında olduğu gibi idarenin haklı çıktığı davalarda hükmedilen vekalet ücretlerinin kendilerine ödenmesinde yukarıda anılan bu konuya ilişkin özel yasa hükümlerine tabidirler. Bunun sonucunda; serbest meslek erbabı avukatlar, mahkemece hükmedilen vekalet ücretini vekil avukat sıfatıyla tamamını almakta, bağlı bulunduğu kurumunu temsil yetkisine sahip kurum avukatları ise mahkemece hükmedilen vekalet ücretini kurumlarını temsile yetkili memur olmaları nedeniyle özel yasa hükümlerinde gösterilen şekil ve miktarda almaktadırlar.

Bu itibarla, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddesinin 657 sayılı Kanundaki düzenlemenin yürürlüğünü ortadan kaldırdığı yönündeki iddianın kabulü mümkün değildir.

5393 sayılı Belediye Kanunu 13.07.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 84. maddesinde, Belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle ilgili olarak, bu Kanunla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri arasında aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belediyenin görev ve sorumlulukları Kanunun 14. maddesinde yetki ve imtiyazları ise 15. maddesinde sayılmıştır. Sayılan bu hususlar arasında ilam konusu fazla ödemeleri yasal hale getirecek bir madde bulunmamaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kapsam” başlıklı 1. maddesine göre belediyede çalışan memurlar bu Kanunun kapsamı içinde bulunmaktadır. Bu nedenle memur statüsünde bulunan avukatlar için Devlet Memurları Kanunun 146. maddesi hükmüne uyulması zorunludur.

657 sayılı Kanunda vekalet ücretleri bakımından yıllık bir limit öngörülmüştür.

Ayrıca, gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesinde, gerekse 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’un 1. maddesinde vekalet ücretlerinin fiilen görev yapan memurlara ödeneceği belirtildiği halde, yapılan incelemede, Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde görev yapan işçilere de vekalet ücreti ödendiği tespit edilmiştir.

Bahsi geçen her iki kanunun da vekalet ücretinin ödenmesine dair emredici hükümlerinde “memur” ibaresi yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4.maddesinin (A) fıkrasında Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılacağı belirtildikten sonra D) fıkrasında aynen ; İşçiler:

D)İşçiler (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleş­meleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” denilmiştir.

Bu hükümlere göre, süresi belirli hizmet akdi ile büro elemanı olarak çalıştırılan geçici işçi, iş mevzuatı hükümlerine tabi olup bunlara yapılacak ödemeler, kendileri ile imzalanan hizmet akitlerinde belirtilen ödeme çeşitleri ve miktarlarıyla sınırlıdır.

Bu nedenle işçi statüsünde büro elamanı olarak çalışana yapılan vekalet ücreti ödemeleri mevzuata aykırıdır.

Ayrıca Karar düzeltilmesinin sebepleri 832 sayılı Sayıştay Kanununun 3162 sayılı Kanununun 8. maddesi ile değişik 77. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, karar düzeltilmesi isteminde bulunabilmek için:

a) Hükmün esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması,

b) Bir kararda aynı konu hakkında birbirine aykırı hükümler bulunması,

c) Temyiz incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması,

d) Temyiz sebeplerinden en az birinin mevcut olması gerekmektedir.

Dilekçinin karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar, 26.03.2013 tarih ve 36828 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından ve 832 sayılı Kanunun 77. maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediğinden, 36828 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine Mahal Olmadığına,

Karar verildiği 10.02.2015 tarih ve 40006 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim