Sayıştay 6. Dairesi 35832 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
35832
17 Mart 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 6
-
Dosya No: 35832
-
Tutanak No: 40149
-
Tutanak Tarihi: 17.03.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
314 sayılı ilamın 4. maddesi ile 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan Kurum avukatı Aysın ARCAN’a yapılan vekalet ücreti ödemelerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinde öngörülen yıllık tutar sınırlamasının dikkate alınmaması nedeniyle 3.184,03 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Avukatlık Yasasının 164/son maddesinde "dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." denildiğini, Anayasa Mahkemesinin kararlarının da "avukatlık ücretinin avukata ait olduğuna ilişkin düzenlemenin" hukuka aykırı olmadığı ve bu ücretin avukatın şahsi hakkı olduğuna yönelik olduğunu, Anayasa Mahkemesinin kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını idare makamlarını gerçek ve tüzel kişileri bağladığını, bu koşullar altında ödenen avukatlık ücretinin tamamı ile hukuka uygun olduğunu,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu kanunun 146. maddesinin gerek yürürlük tarihi gerekse kapsamı bakımından Avukatlık Yasasına göre daha genel bir yasa olduğunu, bu nedenle yasa, içtihat ve doktrin gereğince özel yasa niteliğinde olan Avukatlık Yasasının Devlet Memurları Kanununa göre öncelikle uygulanması gerektiğini,
Devlet Memurları Kanununun 146. maddesi ve Avukatlık Kanununun 164. maddesinin değişik zamanlarda yürürlüğe girmiş kanuni düzenlemeler olduğunu, bu düzenlemeler arasında birbiri ile çelişen hükümler olması durumunda sonraki düzenlemenin kanun koyucunun gerçek iradesi olduğunu,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesinde vekalet ücretine ilişkin özel bir düzenleme yapılması yoluna gidildiğini, bu düzenlemeye göre; "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeni ile hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin Avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarına İntaç eden Avukat vesaireye verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır" hükmünün yer aldığını, 1389 sayılı yasasını 1. maddesine göre lehe sonuçlanan davalardan dolayı hükmedilip tahsil olunan vekalet ücretlerinin % 70 maaşlı veya ücretli avukata % 30 hukuk İşleri müdürü ve hukuk müşaviri ile icra işlemini takip eden memurlara dağıtılacağının hükme bağlandığını, bu hükümde ilgililere verilecek vekalet ücreti tutarı yönünden herhangi bir sınırlama yer almadığını,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59. maddesinde Belediye Gelirlerinin madde madde sayıldığını, bu maddeler arasında "Belediyeler lehine sonuçlanan dava ve takipler neticesinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretleri"nin yer almadığını, Belediye gelirleri arasında yer almayan vekalet ücreti nedeni ile kamu zararının oluşmasının da hukuken mümkün olmadığını,
Limit sınırını aşan vekalet ücretlerinin idarece bütçeye gelir kayıt edilemeyeceğini, emanete alınacağını,
Sayıştay Savcılığının 13.09.2010 tarih ve 6740-11037 sayılı belgesinden görüleceği üzere Sayıştay Savcı Başyardımcısı M. Salih AYINTAP’ın Kuşadası Belediyesi Muhasebe biriminin 2006 yılı hesabının yargılaması sırasında limit dışı vekalet ücreti ödemeleri nedeni ile 5018 sayılı yasaya göre kamu zararının doğmadığını açıkça belirttiğini,
Sayıştay 6. Dairesinin temyize konu ilamında Avukatlık Kanunun 164 maddesinin serbest Avukatlar yönünden geçerli olduğunu, 657 sayılı Devlet Memuru kapsamındaki Avukatlar için geçerli olmadığını kamu Avukatlarının temsil yetkisini kanundan, serbest Avukatların vekaletnameden aldığını belirttiğini, oysa Belediye Avukatları olarak kendilerinin de vekalet ilişkisi ile iş gördüklerini, her dava dosyası için vekalet sunma zorunlulukları olduğunu,
Kurum Avukatları İle Serbest Avukatlar arasında çalışma şekli ve şartları, yetki ve sorumlulukları açısından hiçbir fark bulunmadığını, Kurum Avukatlarının da Avukatlık Kanununa tabi olarak serbest Avukatlarla aynı hizmeti yürüttüğünü, diğer taraftan kurumların avukatlığını yapan serbest Avukatların vekalet ücretlerini hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın aldığını ve bu durumun Sayıştay kararları ile de uygun bulunduğunu, kurum avukatlarının sınırlamaya tabi olmadan vekalet ücreti almasının kamu zararına yol açtığının kabulünün hiçbir hukuk kuralı ile bağdaştırılmasının da mümkün olmadığını, aksi görüşün Anayasanın en temel ilkelerinden biri olan eşitlik ve angarya yasağı ilkelerine aykırılık taşıdığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “Dilekçede, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ıncı maddesinde belirtilen limite uyulmaması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle tazmin hükmolunduğu; oysa yapılan işlemin Avukatlık Kanununa uygun olduğu, belediyenin gelir ve gideriyle ilgili olmayan bu işlem nedeniyle bir kamu zararı oluşmadığı belirtilerek Daire Kararının bozulması ve sorumluluğunun kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146’ıncı maddesindeki hüküm kamu avukatları açısından özel bir hüküm olup uygulanması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yapılan işlem 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesi gereğince kamu zararı oluşturmaktadır. Nitekim 01.05.2007 tarih ve 29398 sayılı Temyiz Kurulu Kararı da bu yöndedir. Bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebinin reddedilerek, Daire Kararının tasdikinin uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 84 üncü maddesinde, Belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle ilgili olarak, bu Kanunla, 14.7.1965 tarihli 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri arasında aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belediyenin görev ve sorumlulukları Kanun’un 14 üncü maddesinde, yetki ve imtiyazları ise 15 inci maddesinde sayılmıştır. Sayılan bu hususlar arasında Belediyede çalışan 657 sayılı Kanuna tabi avukat personele ödenecek vekalet ücret ödemeleri ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.
13/07/2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukatlık Ücretinin Dağıtımı” başlıklı 82. maddesinde;
”Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.
02.02.1929 tarih ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’la, avukatlık vekalet ücretlerinin avukatlar, memurlar ve hukuk müşavirleri arasında ne oranda dağıtılacağına dair düzenlemelere yer verilmiştir.
Söz konusu Kanunun 1. maddesinde devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin %70 inin maaş ve ücretli avukatlara %30 unun Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına verileceği öngörülmüştür.
31.08.1961 tarih ve 10894 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği’nin 3 üncü maddesinde "Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesir derecesine göre baş hukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir.
19.04.1983 tarih ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik"in 1 inci maddesinde "Bu Yönetmelik, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı Kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir." denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde, kurumların limit doldurmayan avukatlardan beyanname alarak o mali yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerinin bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları, 7. maddesinde ise, listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunacak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limiti dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesinde; bu Kanun’un, genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya beden terbiyesi bölge müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı,
Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanun’da belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı,
- maddesinde, dava azlığı nedeniyle kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatların sözleşme ile istihdamlarının caiz olduğu,
Mali hükümler, Kapsam başlıklı 146. maddesinde de, Bu kanunun 1. maddesinin 1. fıkrası kapsamına giren memurların aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her türlü ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurların özel kanunlardaki hükümlere tabi olduğu,
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı, (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)
(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 02/01/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi, 07/06/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/01/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi, 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümlerinin saklı olduğu, (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemeyeceği, bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktarın merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılacağı, hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre; 657 sayılı Yasa’nın 146. maddesinin 3. fıkrasında vekalet ücretinin yıllık tutarı için getirilen sınırlamanın kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan tüm avukatlar ve ilgili personel için uygulanması ve söz konusu vekalet ücretinin yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tüm avukatlarla ilgili düzenleme yapan genel bir kanundur. 657 Sayılı Kanun’a tabi olarak Avukatlık Hizmetleri Sınıfı kadrosunda görev yapan avukat ise, devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretlerine ilişkin 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemeler avukatlık hizmetleri sınıfında çalışan kadrolu avukatlar için bağlayıcı özel düzenlemelerdir.
Ayrıca, kamuda istihdam edilen avukatların statü hukukuna tabi olmaları nedeniyle bunlara sadece avukatlık ücreti değil, kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminat ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlar her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın ödenmektedir. Bu nedenle, kamuda istihdam edilen avukatlara, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanun’da ve diğer Kanunlarda yer alan düzenlemelere uyulması zorunluluğu bulunmaktadır.
657 sayılı Kanun’un 146. maddesinin 3. fıkrasına; 21/3/2006 tarihli ve 5473 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle "6000 gösterge rakamının" ibaresinden önce gelmek üzere "hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için" ibaresi eklenmiştir. Yapılan bu düzenleme dilekçinin dilekçesindeki özel kanun genel kanun ve önceki kanun sonraki kanun konusunda ileri sürdüğü hususların yerinde olmadığını ve kanun koyucunun avukatlık vekalet ücreti konusundaki sınırlamanın bilincinde olduğunu göstermektedir.
Yapılan vekalet ücreti ödemesinde kamu zararı olmadığı hususuna gelince, 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 46. maddesine göre Sayıştay, giderlerin kanunlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını ve ödemelerin istihkak sahiplerine yapılıp yapılmadığını araştırmakla yükümlüdür. Hal böyle olunca kanunda yazılı oranları aşan ödemeler ve istihkak sahibine hak ettiğinden fazla verilerek başkasına verilmesi gereken tutarın verilmemesine neden olan ödemelerden dolayı tazmin hükmolunacağı gayet tabiidir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 314 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 17.03.2015 tarih ve 40149 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11