Sayıştay 6. Dairesi 35658 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35658

Karar Tarihi

30 Ekim 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 6

  • Dosya No: 35658

  • Tutanak No: 39595

  • Tutanak Tarihi: 30.10.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

07.01.2014 tarih ve 38175 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında; ”315 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Altunlar Hay.Tem.İşl.Ulus.Nak.San.Tic.Ltd.Şti. yüklenimindeki “Kahramanmaraş Sütçü İmam Üni.Araştırma ve Uygulama Has. 2009 yılı 100 kişi ile temizlik, çamaşırhane ve bilgisayar kullanıcısı hizmet alımı” işine ait hakediş ödemelerinde,

a)5510 sayılı Kanunun 81.maddesinin 1.fıkrasının (ı) bendi uyarınca işveren nam ve hesabına Hazinece karşılanan sigorta primi tutarı dikkate alınmadan ödeme yapılması nedeniyle 52.832,34 TL., ve

b)Yine bahsedilen işle ilgili olarak yükleniciye asgari ücret fiyat farkının hatalı ödenmesi nedeniyle 2.672,60 TL. olmak üzere

toplam 55.504,94 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü” TASDİK edilmiştir.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Döner Sermaye Muhasebe Birimi 2009 mali yılı hesabının yargılanması sonucunda düzenlenen 315 sayılı ilamın 4.maddesinin (a) bendi hükmüne karşı harcama yetkilisi sıfatıyla başvuran sorumlunun dilekçesi üzerine düzenlenen ek rapor, 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 74.maddesi (ç) bendi hükmü uyarınca yargılamanın iadesi yolu ile 6.Daire tarafından 03.12.2013 tarihinde yargılanarak 30.12.2013 tarihli 1473 sayılı ek ilama bağlanmıştır. Söz konusu ek ilam ile;

315 sayılı ilamın 4.maddesi (a) bendi ile, 5510 sayılı Kanunun 81.maddesinin 1.fıkrasının (ı) bendi uyarınca işveren nam ve hesabına Hazinece karşılanan sigorta primi tutarı dikkate alınmadan ödeme yapılması nedeniyle 52.832,34 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünde tazminine karar verilen kamu zararı tutarının Katma Değer Vergisi eklenerek hesaplandığının anlaşılması üzerine, “Fiyat farkı kesintisinin yapılmaması suretiyle sebep olunan kamu zararının KDV’Lİ olarak hesaplanması mümkün değildir.” denilerek ilamın 4.maddesinin (a) bendi ile tazminine karar verilen 52.832,34 TL.nin içinde yer alan KDV tutarı 8.059,14 TL.ye ilişkin tazmin hükmünün sorumluların uhdelerinden kaldırılmasına, geriye kalan 44.773,20 TL.nin tazmin hükmünün devamına karar verilmiştir.

Bu defa Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 09.06.2014 tarih ve 44613834-845.02-469400-6104 sayılı yazı ile;

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Döner Sermaye Muhasebe Birimi 2009 mali yılı yönetim dönemi hesabının yargılanması sonunda çıkarılan 01.08.2011 tarih ve 315 sayılı İlamın 4. maddesinin (a) bendine ilişkin olarak düzenlenen 30.12.2013 tarih ve 1473 sayılı ek ilam ile asıl ilamın aynı hükmüne ilişkin Temyiz Kurulunun 07.01.2014 tarih ve 38175 tutanak sayılı ilamı arasında çelişki bulunduğu ifade edildikten sonra bu iki ilamdan hangisinin uygulanacağı konusunda tereddüde düşüldüğü belirtilerek konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 52. maddesinin ikinci fıkrası gereğince yeniden değerlendirilerek sonucundan bilgi verilmesinin istenilmesi üzerine 6.Daire Başkanlığı tarafından 01.07.2014 tarih ve D6/2014-87 sayılı yazı ile;

“6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanmış seçim, denetim ve hükme bağlama işlemleri 832 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır." denildiğinden ve söz konusu olaya ilişkin denetim ve hükme bağlama işlemleri de 6085 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce başladığından bu işlemlerin sonuçlandırılmasının da 6085 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre değil, 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

Ancak 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 63. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm, 6085 sayılı Sayıştay Kanun'un 52. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile bire bir aynı mahiyette olup söz konusu fıkrada aynen; "Sayıştay dairelerinden veya Temyiz Kurulundan verilen kararlar müphem ise taraflardan her biri bunların tavzihini yahut tarafların adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaların sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesini isteyebilir", denilerek Sayıştay daireleri veya Temyiz Kurulunca verilen kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesi değil, kararların bizzat kendilerinde müphemlik veya yanlışlıkların bulunması halinde bu karalarda tavzi ve düzeltilme yoluna gidilebileceği hükme bağlanmıştır.

Oysa, olay Dairece asıl İlamda yer alan ancak daha sonra şartların oluşması nedeniyle yapılan yargılamanın iadesi sonucunda bir kısmı kaldırılan, bir kısmı ise devamına karar verilen tazmin tutarının Temyiz Kurulunca asıl İlamdaki haliyle tasdik edilmesi olayıdır. Dolayısıyla bahse konu çelişki 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 63. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilip düzeltilmez.” denilerek konunun Temyiz Kurulunca değerlendirilmesinin daha doğru olacağı düşüncesiyle yazı Temyiz Kuruluna havale edilmiştir.

Öncelikle; 01.08.2011 tarih ve 315 sayılı ilamın 4. maddesinin (a) bendine ilişkin olarak düzenlenen 30.12.2013 tarih ve 1473 sayılı ek ilam ile asıl ilamın aynı hükmüne ilişkin Temyiz Kurulunun 07.01.2014 tarih ve 38175 tutanak sayılı ilamı arasında çelişki bulunduğu ve bu iki ilamdan hangisinin uygulanacağı konusunda tereddüde düşüldüğüne ilişkin Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü yazısı değerlendirildiğinde;

01.07.2014 tarih ve D6/2014-87 sayılı 6.Daire Başkanlığına ait yazıda da belirtildiği üzere, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında;

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanmış seçim, denetim ve hükme bağlama işlemleri 832 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır." denildiğinden ve söz konusu olaya ilişkin denetim ve hükme bağlama işlemleri de 6085 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce başladığından bu işlemlerin sonuçlandırılmasının da 6085 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre değil, 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir.

832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 63. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm, 6085 sayılı Sayıştay Kanun'un 52. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile bire bir aynı mahiyette olup söz konusu fıkrada aynen;

"Sayıştay dairelerinden veya Temyiz Kurulundan verilen kararlar müphem ise taraflardan her biri bunların tavzihini yahut tarafların adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaların sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesini isteyebilir", denilerek Sayıştay Daireleri veya Temyiz Kurulunca verilen kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesi değil, kararların bizzat kendilerinde müphemlik veya yanlışlıkların bulunması halinde bu karalarda tavzi ve düzeltilme yoluna gidilebileceği hükme bağlanmıştır.

Oysa, olay Dairece asıl İlamda yer alan ancak daha sonra yapılan yargılamanın iadesi sonucunda bir kısmı kaldırılan, bir kısmının ise devamına karar verilen tazmin tutarının Temyiz Kurulunca asıl ilamdaki haliyle tasdik edilmesi olayıdır. Dolayısıyla bahse konu çelişki 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 63. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına girmemektedir.

Diğer taraftan bu aşamada, 07.01.2014 tarih ve 38175 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilen hükme karşı 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 77.maddesinde düzenlenen ve kanun yollarından biri olan Karar Düzeltilmesi yoluna başvuran dilekçi (harcama yetkilisi) Cemal TUNCER’in talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dilekçi karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde özetle;

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Döner Sermaye Muhasebe Birimi'nin 2009 mali yılı hesabının 832 sayılı Sayıştay Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca incelenmesi sonucu çıkarılan sorguya istinaden gerekli savunmaların yapıldığını, nihai olarak 23.01.2014 tarih ve 2009/315-1473 sayılı ek ilam çıkarıldığını ve 22.05.2014 tarih ve 2009/315-22271 sayılı Temyiz Kurulu ilamı ile tazmin hükmünün tasdikine karar verildiğini, bu konu ile ilgili Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/79 Esas 2010/1800 karar sayılı 17.08.2010 tarihli ilamı ile ihale makamı tarafından yapılan bu kesintilerin yükleniciye iadesine ve getirilen 5 puanlık teşvikten (Yüklenicinin) faydalanması gerekeceğine karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesince 2010/18601 Esas 2010/21062 karar sayılı ilamı ile 21.12.2010 tarihinde onanmakla kesinleştiğini,

Burada mağdur olanın sadece Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi olduğunu, Sayıştay zimmetinin firmadan talep edildiğini ama firmanın mahkemeye gidip kazandığını, Yargıtay’ın onadığını,

Sonuç olarak Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine 55.504,94 TL'yi ödemekten başka seçenek kalmadığını, çıkarılan teşvik yasasının farklı yorumlanmasından dolayı Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin mağdur olduğunu belirterek tazmin hükmünü tasdik eden kararın düzeltilmesini istemiştir.

Savcılık; “Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığı Muhasebe Birimi 2009 Yılı Hesabı'nın Dairesince yapılan yargılaması sonucu düzenlenen 17.05.2011 tarih ve 315 sayılı ilamın 4. maddesinin (a) bendindeki tazmin hükmüne karşı; sorumlu tarafından yapılan yargılamanın iadesi talebi Dairesince karşılık bulmuş, düzenlenen 03.12.2013 tarih ve 1473 sayılı ek ilam ile "işçilik maliyeti işin bedelinin bir parçası olduğu" gerekçesine dayalı olarak KDV matrahına dahil edilmesi ve KDV'nin bu matrah üzerinden hesaplanması değerlendirmesi ile tazmin tutarında kısmi indirimde bulunup tazmin hükmünü korumuştur.

Öte yandan, asıl ilamın tazmin hükmünün kaldırılması yolunda sorumlu tarafından Temyiz Kurulu nezdinde temyiz talebinde bulunulmuş ve Kurul bu talebi karşılayarak 07.01.2014 tarihli 38175 Tutanak sayılı kararı ile Daire kararının tasdikine hükmetmiştir.

Sorumlu bu kez yargı ve üst yargı kararlarının ahizleri akladığına yer vererek, Harcama Yetkilisi sıfatıyla mağdur edildiğini ifade edip "karar düzeltilmesi" talebinde bulunmaktadır.

Hiç kuşkusuz Anayasa Mahkemesi 02.04.2013 tarih E.2012/İ02 K.2012/207 ve 06.03.2014 tarih E.201/21 ve K.2013/36 sayılı kararlar ile Sayıştay'ın anayasal konumuna ve üst yargı kurumu olduğuna kaygı bırakmaz nitelikte açıklık kazandırmıştır. Bu aşamada 6085/57-a hükmü uyarınca yapılabilecek değerlendirmenin Dairesince gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesi ile dosyanın Dairesine tevdii uygun olacaktır.” şeklinde görüş bildirmiştir.

315 sayılı ilamın 4.maddesi ile; Altunlar Hayvancılık Temizlik İşl.Ulus.Nak.San.Tic.Ltd.Şti. yüklenimindeki “Kahramanmaraş Sütçü İmam Üni.Araştırma ve Uygulama Has. 2009 yılı 100 kişi ile temizlik, çamaşırhane ve bilgisayar kullanıcısı hizmet alımı” işine ait hakediş ödemelerinde,

a)5510 sayılı Kanunun 81.maddesinin 1.fıkrasının (ı) bendi uyarınca işveren nam ve hesabına Hazinece karşılanan sigorta primi tutarı dikkate alınmadan ödeme yapılması nedeniyle 52.832,34 TL., ve

b)Yine bahsedilen işle ilgili olarak yükleniciye asgari ücret fiyat farkının hatalı ödenmesi nedeniyle 2.672,60 TL. olmak üzere

toplam 55.504,94 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü 07.01.2014 tarih ve 38175 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Tasdik edilmişti.

a)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim oranları ve devlet katkısı” başlıklı 81. maddesinin (ı) bendinde aynen;

“(Ek: 17/4/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıktan sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.” denilmektedir.

01.10.2008 tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenlemeye göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanmaya başlanılmıştır.

Dolayısıyla Fiyat Farkı Kararnamesinin 8. madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekir. Aksi halde aynı prim tutarının hem bütçeden hem de Hazineden ödenmesi yolu açılmış olur.

Nitekim bu husus, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar” başlıklı maddesinin 17. fıkrasında aynen;

“(Ek: 25/10/2008 – 27035 R.G. / 4 md.) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.

İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, ‘b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,

506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.’ hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” denilmek suretiyle açık bir biçimde ifade edilmiştir.

01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmı hazine tarafından karşılandığından aynı mahiyetteki ikinci kez prim ödenmesinin önlenmesi için buradaki ödemeden %5 prim tutarının düşülmesi gerekir. Aksi takdirde mükerrer ödeme yapılmış olacaktır. Bu nedenle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8. madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekir.

Fakat, 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde kamu zararı;

“Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu çerçevede, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için her somut olayda, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması; bu fiiller sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması durumu ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması gerekmektedir. Zira, 1050 sayılı Kanuna hakim olan kusursuz (objektif) sorumluluk ilkesinin yerine 5018 sayılı Kanunla kusur sorumluluğu ilkesi getirilmiştir.

Temel ilke olarak kusur sorumluluğunu esas alan 5018 sayılı Kanun uyarınca kamu görevlilerinin mali karar, işlem veya eylemleri sonucu oluşan kamu zararından sorumlu olduklarına hükmedilebilmesi için kasıt, kusur veya ihmalin varlığı gerekmektedir.

Sorumluluk hukukunda kast ve ihmal olarak ikiye ayrılan kusur, 5018 sayılı Kanun’un “kamu zararı” tanımında ayrı bir unsur olarak sayılmıştır. Kusur kavramı, hukuka aykırı bir davranış biçimini ifade etmekte; kast ve ihmal ise söz konusu davranışı işleyen şahsın, ortaya çıkan hukuka aykırılıktan sorumlu tutulup tutulamayacağını belirlemektedir. Sorumlular, mali karar, işlem veya eylemlerinin yürürlükteki mevzuata aykırı olduğunu bilerek hareket ettikleri takdirde kasıt gerçekleşmektedir. Bir kişinin hukuka aykırı bir sonucun meydana gelmesini istememekle birlikte, böyle bir sonucun meydana gelmesine onun tedbirsizliğinin, dikkatsizliğinin veya mesleğinin gerektirdiği özeni göstermemesinin yol açtığı durumlarda ise ihmal ortaya çıkmaktadır.

Buna göre somut olayda, Sayıştay İlamına konu edilen ve kamu zararı olarak tespit edilen alacağın tahsili istemiyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Altunlar Hayv.Tem. İşleri Uluslararası Nak.San.ve Tic.Ltd.Şti. aleyhine Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesine alacak davası açıldığı;

Yargılama aşamasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 12.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda; 5510 Kanun’un 81. maddesi uyarınca yüklenici şirketin kanunla getirilen indirimden yararlanmaya hak kazandığı ve bu nedenle idarenin davalı şirketten talep edeceği alacağının bulunmadığının ifade edildiği;

Yargılama sonunda da Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2013 tarih 2013/4 Esas ve 2013/34 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13.05.2014 tarih, 2013/2823 Esas, 2014/3299 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının onanmasına karar verildiği hususları göz önünde bulundurulacak olursa, kesinleşmiş bir yargı kararı nedeniyle yapılamayan bir kesintiden dolayı herhangi bir kusur, kasıt veya ihmali bulunmayan kamu görevlisinin sorumlu tutulması mümkün değildir.

Bu nedenle, her ne kadar Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar” başlıklı maddesinin 17. fıkrası uyarınca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8. madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekmekle birlikte; somut olayda Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13.05.2014 tarih 2013/2823 Esas, 2014/3299 Karar sayılı kararının gereği yerine getirilmesi nedeniyle ilgililere sorumluluk yüklenemeyeceğinden dilekçinin karar düzeltme talebinin kabulüyle 38175 sayılı Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine ve 315 sayılı ilamın 4. maddesi (a) bendi ile 52.832,34 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünden 1473 sayılı ek ilam ile 44.773,20 TL.ye düşürülen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

b) 38175 sayılı Temyiz Kurulu Kararının (b) bendi ile; aynı işle ilgili olarak yükleniciye asgari ücret fiyat farkının hatalı ödenmesi nedeniyle 2.672,60 TL.ye ilişkin tazmin hükmü Tasdik edilmişti.

İşe ilişkin Sözleşmenin 15. maddesinde bu sözleşme kapsamında yapılan işler için yürürlükteki fiyat farkı kararnamesi hükümlerine göre fiyat farkı verileceği belirtildikten sonra 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların “Asgari Ücret ve Diğer İşçilik Maliyetlerindeki Değişiklikten Kaynaklanan Fark” başlıklı 8. maddesi aynen alınmıştır.

Esasların bu hükmüne göre İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınarak fiyat farkı ödemesi veya kesintisi yapılması gerekir.

Söz konusu işin ihalesi 18.12.2008 tarihinde gerçekleştirilmiş olup bu tarih itibariyle işveren tarafından karşılanan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği nedeniyle 2009 yılının birinci ve ikinci altı aylık dönemlerinde fark meydana gelmiş, bir işçi için birinci dönemde 3.438,56 / 100 = 34,385 TL, ikinci dönemde ise; 6.839,82 / 100 = 68,398 TL olarak esas alınıp ödenmesi sonucunda toplam 2.672,60 TL. tutarında mevzuata aykırı ödemeye neden olunmuştur.

Bu nedenle 2.672,60 TL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünü Tasdik eden 38175 sayılı Temyiz Kurulu Kararı’nın (b) bendinin Düzeltilmesine Mahal Olmadığına,

Sonuç olarak Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilen ve 1473 sayılı ek ilam ile 55.504,94 TL.den (44.773,20 + 2.672,60 =) 47.445,8 TL.ye düşen tazmin hükmünden mevzuata uygun bulunan 44.773,20 TL.nin kaldırılmasına geriye kalan ve mevzuata uygun bulunmayan 2.672,60 TL.nin ilamda isimleri belirtilen sorumluların uhdelerinde bırakılmak üzere DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE ve 22271 (07.01.2014 tarih ve 38175 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu ilamının bu şekilde düzeltilmesine,

Karar verildiği 30.10.2014 tarih ve 39595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim