Sayıştay 6. Dairesi 35591 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
35591
24 Nisan 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 6
-
Dosya No: 35591
-
Tutanak No: 37023
-
Tutanak Tarihi: 24.04.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1355 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle; Malatya ili dahilinde görev yapan bazı kaymakamlara, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu kapsamında ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle:
Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 Sayılı Kanun açık olduğunu," (EK.l) "İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan personele, en yüksek devlet memuru aylığının (Ek Gösterge Dahil) % 200 ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek Ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin mahalli, çalışma şartlar, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterle dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 28. ve 63. maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödemesinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ve bu ödemede damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında 27.01.2000 tarihli ve 4505 Sayılı Kanunun 5. maddesinin (c) bendi ile 04.07.2001 tarihli ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesini hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27.06.1989 tarihli 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin EK-3. maddesine göre ödeme yapılmaz." Denildiğini,
Özel İdareden yapılan ödemelerde EK ÖDEME olduğunu, Bu konu ile ilgili, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında; (EK.2) "Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı Valiliklerden intikal eden yazılarda; II Özel İdaresi Kanunun 63. maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara İl Özel İdaresi bütçesinden yapılacak ödemelerde damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılamayacağı hususunda görüş sunulmaktadır. Bilindiği gibi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63. maddesi "Görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla İl Özel İdaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibari ile bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısı ile 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemede damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak 5302 Sayılı İl Özel idaresi Kanununun 63. maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir. Nitekim 5540 Sayılı Kanun Ek 5 inci maddesinde yer alan "... 5302 Sayı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir. ..." hükmü de bu doğrultudadır. Bu durumda taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununa göre yapılan ödemelerin de, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında bir ek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir." Denildiğini,
25.06.2009 tarihinde kabul edilen 5917 sayılı Kanunun 36. maddesi ve geçici madde aynen aşağıya çıkarılmıştır. MADDE. 36 - 22.02.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Ö/el İdaresi Kanununa aşağıda ki geçici madde eklendiğini,
"GEÇİCİ MADDE 4. Bu kanunun 28. ve 63. maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz. Çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." Denildiğini,
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu genel bir kanundur. 5540 Sayılı Kanun ise hem özel bir kanundur hem de daha sonra çıkarılmıştır. 5540'a aykırı olan eski ve genel kanun hükümlerinin uygulanamayacağı genel hukuk kuralı olduğunu,
Diğer taraftan muhtelif Vergi Dairesi Başkanlıklarının muktezaları da bu yöndedir. Ayrıca değişik vergi mahkemelerince de söz konusu ödemelerin gelir vergisinden istisna olduğuna hükmedilmiştir. Buna ilaveten Danıştay 4. Dairesinin 22.12.2008 tarih ve E:5848, K: 2008/ 5019 sayılı kararı ile de bu ödemelerin gelir vergisinden istisna olduğuna hükmedilmiştir. Ayrıca Sayıştay Başkanlığınca yapılan çeşitli tarihlerdeki denetimlerde aynı konu başkaca özel idarelerde de tespit edilmiş sonrasında yapılan savunmalar yeterli görülmüştür. Temyiz talepleri yerinde görülerek kamu alacağı ortadan kaldırılarak gereği yapılmıştır. Sayıştayın ilgili birimlerinin aynı konu ilgili olarak verdiği diğer kararlarda temyiz talebinin delilleri arasındadır. Bu doğrultuda harcama yetkilisi olarak tarafına çıkarılan kamu zararları ve yine tarafına yapılan özel idare ödeneğinde gelir vergisi kesintisi yapılmaması sebebiyle gösterilen kamu zararlarının yukarıda belirttiği gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:
“Dilekçede, ilamın 4’ üncü maddesiyle 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle tazmin hükmü verildiği, oysa yapılan ödemelerin düzenlemelere ve yargı kararlarına uygun yapıldığı, ayrıca 5917 sayılı Kanunu’nun 36. maddesiyle 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na eklenen geçici 4. madde hükmü uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği ileri sürülerek, Daire Kararının bozulması ve tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Sorumlunun ileri sürdüğü gerekçelerin Daire Kararında karşılanmış olmasının yanı sıra, tazmin konusu tutar Gelir Vergisi Kanununa aykırı uygulamaya ilişkin olup, 5302 sayılı Kanunun geçici 4’ üncü maddesi kapsamında bulunmamaktadır. Sayıştay Temyiz Kurulunun bu konuda istikrar kazanmış kararları ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290,K 2011/240 sayılı kesin kararı aynı yönde olup, söz konusu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”denilmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez……..” denilmektedir.
Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 63 üncü maddesine göre, Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü; Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5540 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde; İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Ayrıca, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile eklenen Geçici 4. Madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28. ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar vermiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1355 sayılı İlam’ın 4 üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 24.04.2013 tarih ve 37023 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01