Sayıştay 6. Dairesi 35518 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35518

Karar Tarihi

27 Şubat 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 6

  • Dosya No: 35518

  • Tutanak No: 36617

  • Tutanak Tarihi: 27.02.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 1083 sayılı ilamın 1 inci maddesiyle, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğünde çalışan memurlara. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aykırı olarak, bu Kanun ile sağlanan haklar dışında. 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca da ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

  2. İSU Genel Müdürlüğünde çalışan memurlara Devlet Memurları Kanununa aykırı olarak 631 sayılı K.H.K uyarınca ödeme yapıldığı, toplam 1.567,75. YTL fazla ödeme yapılması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği belirtilerek, tazmin hükmü verildiğini,

Aynı konuda ESKİ Genel Müdürlüğü ( Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü) 631. sayılı kanun hükmünde kararnameye bağlı Bakanlar Kurulu Kararları hükümleri uyarınca çalışan memurlara ödemede bulunmuştur. Sayıştay Denetçileri tarafından yapılan inceleme neticesinde, Eski Genel Müdürlüğünün mahalli idare olduğu ve anılan kanun hükmünde kararname kapsamı dışında kaldığı, bu itibarla fazla ödeme yapıldığının tespit edilmesi ve bunun üzerine personel tarafından Sayıştay' a itiraz dilekçelerinin verildiği aşamada, Erzurum 2' nci İdare Mahkemesinde konuyla ilgili yargılama yapılmış, Erzurum 2' nci İdare Mahkemesinin 2008/1278 E., 2009/981 K.nolu kararı (Ek-1) ile mahkemece yapılan ödemenin Eski Genel Müdürlüğünün kapsama dahil kuruluşlar içerisinde bulunması nedeniyle hukuka uygun olduğunu,

Yine, aynı konuda davacı Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası tarafından, ASKİ' nin 631 sayılı kanun hükmünde kararnameye bağlı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca ödeme yapılmasına ilişkin ASKİ Genel Müdürlüğünün ödemeyle ilgili başvuruyu, başvuruya cevap vermeyerek zımmen reddetmesi üzerine, Ankara 8' nci İdare Mahkemesinde ASKİ Genel Müdürlüğüne karşı dava açıldığını, Ankara 8' nci İdare Mahkemesi bakılmakta olan davada iptal kararı vermiş, ASKİ Genel Müdürlüğünün 631 sayılı kanun hükmünde kararnameye bağlı Bakanlar Kurulu Kararınca ödeme yapılacak kuruluşlar arasında değerlendirdiğini,(Ek-2)

04/07/2001 tarih ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 08.02.2002 tarih ve 2002/3729 sayılı Kararnamede, K.H K hükümlerinden istifade edebilecek ve edemeyecek kurum ve kuruluşlar açık olarak sayıldığını, Buna göre Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu ve kuruluşları tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemeler bu karar hükümlerine göre yapılır denildiğini,

2560 sayılı İSKİ Kanunu ve birçok Danıştay kararında, Su ve Kanalizasyon İdarelerinin müstakil bütçeli ve Kamu Tüzel Kişiliğine haiz bir kuruluş olduğu, mahalli idare ve mahalli idare birliği olmadığı ifade edilmiştir. 2560 sayılı İSKİ Kanunun 1. maddesinin son fıkrasında İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresinin müstakil bütçeli ve Kamu Tüzel Kişiliğine haiz bir kuruluş olduğu açıkça ifade edildiğini,

Anayasa'nın 127. maddesinde mahalli idare "Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir." şeklinde tanımlandığını,

İSKİ Kanununa tabi Su ve Kanalizasyon İdareleri Yönetim ve Denetleme Kurul Üyelerinin atanması ve çalışma usulleri farklılık arz etmekte olup, mevcut yapılarıyla Mahalli İdarelerden ayrıldığını, Anayasanın 127. maddesinin 5. fıkrasında merkezi idareler mahalli idareler üzerinde vesayet yetkisine sahip olduğu belirtildiğini, Ancak 23.06.1992 tarih ve 1992/175 E 1992/202.K sayılı Danıştay 1.Daire Kararında İdarenin hukuki statüsü incelemeye alınarak Anayasanın 127. maddesi kapsamında olmayan KOSKİ'nin merkezi idarenin vesayeti altında bulunmadığına karar verdiğini, Danıştay 5. dairesinin 15.05.1990 tarih ve 1989/2628 E-1990/1040 K sayılı 16.05.1990 tarih ve 1989/2626.E-1990/1038.K. sayılı kararlarında tüzel kişilik kavramının bağlılık ifadesi ile bir arada bulunamayacağı ifade edilerek İSKİ Kanununa tabi idarelerin Mahalli İdare olmadıkları hususu açıklığa kavuşturulduğunu,

İSKİ'de çalışan personel tarafından açılan bir dava sebebi ile verilen İstanbul 3.İdare Mahkemesi'nin 1987/626 E.1989/888 K.sayılı kararında ve Danıştay 5. Dairesini 16.05.1990 tarih 1989/2620 E. 1990/1032 nolu kararında; "İSKİ Genel Müdürlüğü İstanbul Belediyesine Bağlı olmakla birlikte kamu hizmeti gören hükmü şahsiyeti haiz müstakil bütçesi olan bir kuruluş olup, bu özellikleri itibari ile bağımsız bir Genel Müdürlüktür. Sözü geçen Kanunun 1. maddesinde Belediyeye bağlılık deyimi Genel Müdürlük tüzel kişiliğini ortadan kaldıracak nitelikte değil, İdarenin iç bünyesini ve kuruluşunu ilgilendiren bir bağlılık olarak nitelendirilmesi gerekir." denilmek suretiyle İSKİ Genel Müdürlüğü'nün bağımsız bir Genel Müdürlük olduğu dolayısıyla Mahalli İdare olmadığı kabul edildiğini,

Müstakil ve bağımsız bir Genel Müdürlük olan Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürleri ve Yönetim Kurulu Üyelerinin atanmaları da İçişleri Bakanlığının onayı ile yapıldığını, Görüldüğü gibi yöneticileri seçimle değil atama ile 14.09.2009 tarih ve 26426 sayılı, 14.10.2009 tarih ve 29646 sayılı, 13.11.2009 tarih ve 32764 sayılı, 14.12.2009 tarih ve 35783 sayılı ödeme emirleri ve eklerinin incelenmesi sonucunda görevlendirildiğini,

Bütün bunlardan hariç olmak üzere, aksi düşünülecek olursa 23.07.2010 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde " Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek VEYA BAŞKA BİR TASARRUFTA BULUNARAK Belediye, Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında İdari veya Mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" hükmüne yer verilmiştir. Dairenin tazmin kararına ilişkin konular madde metnindeki "... veya başka bir tasarrufta bulunarak ... kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle ... işlemden kaldırılır" ifadesi kapsamında yer aldığını, bu sebeple de tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini,

Gerek yukarıda arz edilen sebeplerle ve gerekse tarafınızdan yapılacak inceleme esnasında lehimize tespitler neticesinde herhangi bir usulsüzlüğü bulunmayan açıklamaya konu ödemeler sebebiyle tarafına çıkarılan tazmin hükmünün kaldırılmasını ve yapılan ödemelerin usulüne uygun olduğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:

“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü 2008 yılı hesabının 6.Dairece yargılanması sonucu çıkarılan 03.02.2011 tarih ve 1083 sayılı ilamın 1, 3, 4 ve 6’ncı maddeleri ile ilgili tazmin hükümlerinin kaldırılması için itiraz eden, Nemci ÖZEN’ın ilgi yazınız ekinde gönderilen temyiz dilekçesi ve ekleri incelenmiştir.

  1. madde yönünden: Dilekçede, ilamın 1’inci maddesiyle ilgili olarak 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre yapılan ödemenin, kurumun kapsam dışında bulunduğu gerekçesiyle tazmin hükmedildiği, oysa söz konusu kararnameden Genel Müdürlüklerinin de kapsam içinde bulunduğunun açık olduğu, muhtelif yargı kararlarından hareket edilerek yapılan yorumun hatalı olduğu belirtilmekte yapılan ödemenin kanunlara uygun olduğu ileri sürülerek Daire Kararının bozulması ve sorumluluğunun kaldırılması istenilmektedir. Konuya ilişkin, 15. 12. 2011 tarih ve 28143 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Esas No:2011/1, Karar No:5333/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alınmak suretiyle, İleri sürülen gerekçelerin kabul edilerek Daire Kararının bozulmasına ve ilgililerin beraatına, “denilmiştir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kuruluş” başlıklı 1 inci maddesinin son fıkrasında; İSKİ personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu; aynı Kanunun Ek 5 inci maddesinde ise bu Kanunun diğer Büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, İSU Genel Müdürlüğü personeli de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamını belirleyen 1 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun Belediyelerde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı; 2 nci maddesinde de, Devlet memurlarının aylıklarının, ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin bu Kanunda düzenlendiği açıkça belirtilmiştir.

Yine, 657 sayılı Kanunun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146 ncı maddesinde; “Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz.

... ” Hükmü bulunmaktadır.

13.07.2001 tarih ve 24461 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ilk fıkrasında ise;

“Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler, meslek kuruluşları, kefalet sandıkları, mahalli idareler ve bunların birlikleri hariç olmak üzere, özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları (bundan sonra "kapsama dahil kuruluş" olarak anılacaktır) tarafından; yönetim ve denetim kurulu ile kurul, üst kurul üyeleri dahil tüm personeli için; ilgili mevzuatları uyarınca belirlenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla mesai, kar payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer mali ödemeler ile sosyal hak kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin tümünün altı aylık net ortalaması toplamı (bundan sonra "ortalama ücret toplamı" olarak anılacaktır), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna her ne ad altında olursa olsun fiilen yapılan mali ve sosyal hak niteliğindeki her türlü ödemeler dahil bulunacak toplamının altı aylık net ortalamasını (bundan sonra "ortalama kanuni ücret tavanı" olarak anılacaktır) geçemez.

Bakanlar Kurulu; kapsama dahil kuruluşlarda uygulanacak ortalama ücret toplamı üst sınırını, ortalama kanuni ücret tavanını geçmemek üzere, anılan her kuruluş için ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye veya değiştirmeye; gerektiğinde ortalama ücret toplamı içinde yer alan ödeme unsurlarını ayrıca belirlemeye veya sınırlandırmaya; uygulamaya ilişkin esas, usul ve diğer hususlar ile ödeme tarihlerini düzenlemeye; ortalama ücret toplamı ve ortalama kanuni ücret tavanı kapsamındaki ödemeleri belirlemeye, kapsama dahil edip etmemeye, bu husustaki tereddütleri gidermeye; Devlet memurlarının mali ve sosyal haklarında yapılacak genel veya kısmi nitelikteki artış oranlarını geçmemek üzere ortalama ücret toplamı üst sınırını daha düşük oranlarda artırmaya yetkilidir.

Kapsama dahil kuruluşlar, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırının altında, ortalama ücret toplamı alan personeli hakkında; Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek ortalama ücret toplamı üst sınırını aşmamak, usul ve esaslar ile diğer belirlemelere uymak kaydıyla, ortalama ücret toplamını oluşturan ödemeleri mevzuatları dahilinde tespit etmeye devam ederler. Ancak, bu tespitlerini yaparken hiçbir surette ortalama ücret toplamı üst sınırını aşacak şekilde ödemeye sebep olacak düzenleme, değişiklik veya artış yapamazlar.

Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” denilmektedir.

Anılan KHK maddesinde, “özel kanunlarla kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşları”, “kapsama dahil kuruluş” olarak kabul edilmiştir. “Kapsama dahil kuruluş” ibaresinden, asli ve sürekli görevleri ücret, mali ve sosyal haklar dışında 657 sayılı Kanuna tabi personel eliyle yürütülen ve personeli için, ilgili mevzuatları uyarınca, 657 sayılı Kanun hükümleri dışında bir ödeme sistemi getirilen kuruluşların anlaşılması gerekmektedir. Anılan KHK hükmü ile, Bakanlar Kuruluna, bu kuruluşlarda çalışan personele ödenen ücretlerdeki artış oranının üst sınırını belirleme yetkisi verilmiştir. Söz konusu kuruluşlar, personel ücretlerini, Bakanlar Kurulunca belirlenen üst sınır oranı çerçevesinde artırabilmektedirler.

Her ne kadar İSU Genel Müdürlüğü, özel bir kanunla kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş ise de, personel statüsü bakımından yukarıda sayılan “kapsama dahil kuruluş”lardan farklıdır. Genel Müdürlük personeli, 2560 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin son fıkrası uyarınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğundan, 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesi uyarınca, kendilerine bu Kanun ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi veya başka bir yarar sağlanması mümkün değildir.

Ayrıca 6009 sayılı Kanunun, Geçici 8’ inci maddesi dayanak olarak ileri sürülerek adına hükmolunan tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir.

Anılan yasal düzenlemenin, ilamda tazmin hükmolunan ödeme konusunu kapsamadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 1083 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 1083 sayılı ilamın 2. maddesiyle; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan memur personele. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu"na ekli IV sayılı Makam Tazminatı cetvelinde sayılmamalarına rağmen, söz konusu cetvelin 7 inci sırasına göre makam tazminatı ödendiği gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi 1083 sayılı ilamın 2 nci maddesiyle verilen tazmine dair hükme itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmünde Genel Müdür sıfatıyla sorumluluğu bulunan İlhan BAYRAM’ın başvurusu üzerine düzenlenen 27.02.2013 tarih ve 36600 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile kaldırılması yönünde kararı bulunduğundan dilekçinin iş bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  1. 1083 sayılı ilamın 3 üncü maddesiyle, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ISU Genel Müdürlüğü personeline yapılan ikramiye ödemelerinde,

-Bazı personele yapılan ödemelerde, mevzuata aykırı olarak ödenen makam tazminatlarının da ikramiye ödemelerinde esas alınması:

-Ayrıca, gelir vergisi matrahının hatalı tespit edilmesi suretiyle, fazla ödemede bulunulduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle:

Madde 3

Genel Müdürlüğün müstakil Genel Müdürlük olduğu hakkında ayrıntılı savunma yapıldığını, Müstakil Genel Müdürlük olma nedeniyle yapılan ödemelerde mevzuata aykırılık olmadığını, Tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini,

Bütün bunlardan hariç olmak üzere, aksi düşünülecek olursa 23.07.2010 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde " Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek VEYA BAŞKA BİR TASARRUFTA BULUNARAK Belediye, Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında İdari veya Mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır" hükmüne yer verilmiştir. Dairenin tazmin kararına ilişkin konular madde metnindeki "... veya başka bir tasarrufta bulunarak ... kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle ... işlemden kaldırılır" ifadesi kapsamında yer aldığını, Bu sebeple de tazmin hükmünün kaldırılmasını,

B) Personele ödenen ikramiye bedellerine ilişkin gelir vergisi matrahının hatalı tespit edildiği, ödenen ikramiyelerden gelir vergisi kesintisi eksik yapılması nedeniyle 572.81- YTL. kamu zararına sebebiyet verildiği belirtilerek, müştereken ve müteselsilen tazminine karar verildiğini, İkramiyelerden eksik kesilen bedel gelir vergisi kesintisi ilgililerden tahsil edilmesi gereken 572,81- TL. si ilgililerden tahsil edildiğini bildirmiştir.

Sayıştay Başsavcılığının karşılamasında:

  1. madde yönünden:

A) (1.) madde gerekçesine istinaden bu şık yönünden Daire Kararının bozulmasına ve ilgililerin beraatına,

B) İlamın bu şıkkı ile tazmin hükmolunan tutar için, hüküm tarihinden sonra yapılmış tahsilat bildirilmektedir, ilamın infazı mahiyetinde olan bu tahsilat nedeniyle, yapılacak işlem olmadığına,

A) Dilekçi 1083 sayılı ilamın 3-A maddesiyle verilen tazmine dair hükme itiraz etmekte ise de, aynı tazmin hükmünde Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Necmi ÖZEN’in başvurusu üzerine düzenlenen 27.02.2013 tarih ve 36599 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamı ile kaldırılması yönünde kararı bulunduğundan dilekçinin iş bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

B) Memur personele ödenen ikramiyelerden yapılan gelir vergisi kesintilerinde, ikramiye hesabına esas maaş unsurlarından olan özel hizmet tazminatı ile makam tazminatı tutarlarının vergi matrahına dahil edilmediği, dolayısıyla da gelir vergisi kesintilerinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir.

Her ne kadar dilekçi tahsilat bildirdiğini iddia etse de, eklerde gönderilen liste tahsilatı tevsik eden belgelerden değildir.

Bu itibarla 1083 sayılı ilamın 3 üncü maddesinin “B” bendine ilişkin verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 27.02.2013 tarih ve 36617 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim