Sayıştay 6. Dairesi 347 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
347
14 Temmuz 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 6
-
Karar Tarihi: 14.07.2016
-
Karar No: 347
-
İlam No: 207
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2011
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Hasılat Payı
……..tarih ve …….. sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle ile tazminine hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun ……..tarihli ve …….. tutanak numaralı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Anılan Ek İlamın ……..’inci maddesi ile ……..Büyükşehir Belediyesi ile …….. arasında yapılan sözleşme uyarınca ……..- ……..dönemine ilişkin olarak tahakkuk eden KDV dahil ……..-TL transit geçiş ücreti üzerinden hesaplanarak ……..’tan tahsil edilmesi gereken transit geçiş hasılat payı tutarının tahsil edilmemesi sonucu ……..-TL tutarında kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle bu tutarın tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan ……..tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca ……..tarih ve …….. tutanak sayılı kararla, Belediyenin kar payı alacağına ilişkin zamanaşımının; idarece icra takibinde bulunulması, icra müdürlüğünce ilamsız takipte ödeme emri tebligatı yapılması ve itirazın iptalinin dava edilmesi nedenleriyle kesilerek alacağın zamanaşımına uğratılmaması ve böylelikle tahsilata ilişkin takibatın mevzuata uygun bir şekilde yapılması nedeniyle kamu zararının oluştuğundan bahsetmenin mümkün olamayacağı gerekçesiyle, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesi amacıyla 163 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen tazmin hükmü bozularak dosya Dairemize gönderilmiştir.
Genel Sekreter …….., Genel Sekreter Yardımcısı …….., Emlak Yönetimi Daire Başkanı ...., Emlak Şube Müdürü ……..ile Gelirler Şube Müdürü ……..tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine ise; anılan Kurulca ……..tarih ve …….. ve …….. tutanak sayılı Kararlarla söz konusu tazmin hükmü Temyiz Kurulunun ……..tarih ve …….. tutanak no.lu ilamıyla bozulduğundan, bu temyiz başvuruları üzerine yapılacak işlem bulunmadığına ve aynı mahiyette olan bu dosyaların ……..tarih ve …….. tutanak no.lu ilama ilişkin dosya ile birleştirilmesi amacıyla Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan kararları üzerine Dairemize tevdi edilen söz konusu dosyaların birleştirilerek incelenmesi sonucunda;
…….. sayılı Ek İlamın ……..’inci maddesi ile ……..-TL için tazmin hükmü verilmesi üzerine İlama konu ……..– ……..dönemine ilişkin otogara transit giriş - çıkış yapan araçlardan alınan hasılattan belediye payına düşen bedelin ödenmesinin ……..’tan talep edildiği, gerekli ödemenin yapılmaması üzerine ise Belediye 1’nci Hukuk Müşavirliğince ...’ncı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile alacağın ilamsız icra yolu ile takibe konulduğu, borçlu tarafından takibe itiraz edildiği, Belediyece ...’nci Asliye Ticaret Mahkemesinin ..Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış ise de; ..Karar sayılı İlam ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın ...’inci Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği, bu dosyanın Mahkemenin ..Esas numarasını aldığı ve anılan Mahkemenin ……..tarihli ön inceleme duruşmasında davanın ……..gününe bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Görüldüğü üzere mezkur Şirketin transit geçiş tahsilat bedeli ve bu bedel üzerinden hesap edilmesi gereken kar payı Sayıştay incelemeleri neticesinde tespit edilmiş olup sonrasında söz konusu kar payının Şirketten talep edildiği, ödenmemesi üzerine ilamsız icra yolu ile takibine başlandığı; böylelikle alacağın tarh ve tahakkukunun gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Amme alacağının tahsil zamanaşımı 6183 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinde, para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuz tutularak 5 yıl olarak düzenlenmiş, aynı Kanun’un “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103’üncü maddesine göre; ödeme, ödeme emri tebliği, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi zamanaşımını kesmekte olup, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlamaktadır.
Bilindiği üzere 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda 5 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüş olup, 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146’ncı maddesiyle genel olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi belirlenmesine karşın aynı Kanun’un 147’nci maddesinde kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler, vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden ticari simsarlık ücreti alacağı dışında simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan alacaklar gibi alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 39’uncu maddesinde; “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almaktadır.
818 sayılı Kanun’un 133, 135 ve 136’ncı maddeleri ile 6098 sayılı Kanun’un 154, 156 ve 157’nci maddeleri gereği borçlu faiz veya mahsuben bir miktar para verdiği takdirde, alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye müracaatla veya icrai takibat ile hakkını talep ettiği durumda zamanaşımı kesilmekte, bir dava veya defi ile kesilen zamanaşımı, dava devam ettiği müddetçe iki tarafın muhakemeye müteallik her muamelesinden ve hakimin her emir ve hükmünden itibaren yeniden cereyana başlamakta; bu kesilme icrai takibattan kaynaklanmışsa zamanaşımı takibe müteallik her muameleden itibaren yeniden işlemeye başlamakta olup borç bir hüküm ile sabit olmuş ise yeni müddet on sene olmaktadır.
Sonuç olarak, 5018 sayılı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, kamu zararının belirlenmesinde idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasının esas alınacağı düzenlenmekte ise de; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereği Belediyenin kar payı alacağına ilişkin zamanaşımı, idarece icra takibinde bulunulması, icra müdürlüğünce ilamsız takipte ödeme emri tebligatı yapılması ve itirazın iptalinin dava edilmesi nedenleriyle kesilerek alacağın zamanaşımına uğratılmadığı, savunmalardan tahsilata ilişkin hukuki işlemlere başlandığı ve henüz kamu zararının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu gerekçelerle, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına ……..tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08