Sayıştay 6. Dairesi 34311 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
34311
9 Aralık 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 6
-
Dosya No: 34311
-
Tutanak No: 39768
-
Tutanak Tarihi: 09.12.2014
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 447 sayılı ilamın 6. maddesi ile Yüreğir Belediyesi’nde İmar ve Şehircilik Müdürü kadrosuna vekalet eden Memur Ali Rıza ULAŞTIRICI’ya asilde aranan şartları taşımadığı halde, vekalet ettiği Müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenmesi nedeniyle 2.999,32 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; Ali Rıza ULAŞTIRICI’nın 08.02.1985 tarihinde harita ve kadastro teknikeri olarak Çukurova Üniversitesinden mezun olduğunu, 1984 yılından 2006 yılına kadar zaman zaman özel sektörde, Yüreğir Belediyesinde ve Sofulu Belediyesinde Harita Kadastro Teknikeri, Harita Müdürü ve Fen İşleri Müdürü olarak çalıştığını, 09.08.2006 tarihinde Yüreğir Belediyesine Özel Kalem Müdürü olarak atandığını, bir müddet Özel Kalem Müdür olarak çalıştıktan sonra İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne vekâleten atandığını,
Atamasının atamaya yetkili amir tarafından yapıldığını,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre Devlet memurlarının kanun tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirleri tarafından verilen görevleri verine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduklarını,
Müdür vekilliğine atanması ilgili idareden hiçbir talebi ya da idareyi yanıltacak herhangi bir bilgiyi sunmadığını,
Atamasının yapıldığı tarihlerde Belediyede 420 memur kadrosu mevcut olup bu kadronun da 108 adedinin fiilen dolu geriye kalan 312 adedinin boş olduğunu,
Fiilen dolu olan bu 108 memur kadrosunun, 57’si zabıta, 11'i teknik personel, 2'si sağlık personeli, 1'i evlendirme memuru, 14’ü tahsildar, 2'si başkan yardımcısı, 4'ü şef, 2'si müdür ve geriye kalan 15 tanesinin memur olduğunu,
Yukarıdaki memur sayısına bakıldığında kendisinin müdür vekilliğine atanmasının idare açısından da yeterli atamaya uygun memur bulunmadığından kaynaklanan bir mecburiyet olduğunun görüleceğini,
Kendisinin atama işlemi yapılınca sorumluluğunun gereği olarak verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ve bu görevi yerine getirirken de zaman zaman fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, sorumluluğu gereği hesap vermesi gerekli olan tüm kurumlara karşı hesabını verdiğini, görevini yaptığı süre içerisinde tarafına atılı hiçbir suçlama ve cezalandırma olmadığını, buna karşılık olarak da vekalet ücreti veya başka ad altında hiçbir ücret ve ödemenin tarafına yapılmadığını,
Tekniker olarak çalışsaydı Özel Hizmet Tazminatını 93 puan üzerinden alacağını, ayrıca üç ayda bir 40 puan da arazi tazminatı olarak ek Özel Hizmet puanı alacağını, onun da, aylık özel hizmet puanının 40/3 = 13+93 = 106 puan, yani tekniker olarak çalışsaydı 6 puan daha fazla özel hizmet puanı alacakken almadığını,
T.C. Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas-2007/7694 Karar numaralı Kararında; “Görevin fiilen yapılması ve vekilin asilde aranan şartları taşıması gerektiğinin hüküm altına alındığı olayda, Nüfus Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilen davacının asilde aranan şartları taşımama; nedeniyle vekalet aylığı alması mümkün olmamakla birlikte, davacının üstendiği zorunluluk dikkate alınarak Anayasanın 18. maddesi uyarınca vekalet görevinden ötürü vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir tazminatın hesaplanarak ödenmesine …” karar verildiğini, buna göre, kendisine vekalet ettiği Müdürlüğün Özel Hizmet tazminatının ödenmesinin kanun ve yargı kararlarına uygun olduğunu,
Ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Kanunun Geçici 8 maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” dendiğini,
Buna göre memur yetersizliğinden dolayı fiili duruma uygun bir tasarrufta bulunarak tarafına ödenmiş bulunan Özel Hizmet tazminatının da işlemden kaldırılmasının mümkün olabileceğini,
Bilindiği üzere Anayasamızın 18. maddesinde angaryanın yasak olduğu, 55. maddesinde, ücretin emeğin karşılılığında ödeneceği, Devletin, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alması gerektiği kuralı getirildiğini,
Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri Ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde; “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18.4.1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek:RG-20/04/2004-25439) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18.4.1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler." hükmü getirilerek, hizmetin devamlığının sağlanması amacıyla, hukuki düzenlemeye istisna getirildiğini,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinde; kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde uygulanacak istihdam şekilleri sıralanmış olup, bunların memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olarak belirlenmişse de, kamu kesiminde istihdam olunan işçilerin, istihdam amacının zamanla değiştiği ve amacından uzaklaştığı, özellikle işçi alımına ve istihdamına yönelik olarak mevzuattan kaynaklanan boşluklar ve esnekliklerin, kurum ve kuruluşlar açısından bu istihdam şeklini diğerlerine göre daha tercih edilir hâle getirdiği, bu kapsamda çalışan personelin, iş mevzuatı hükümlerine tabi olmasına rağmen işçi istihdamıyla ilgisi bulunmayan alanlarda çalıştırılmasının yaygınlaştığı, işçi istihdamının başlangıç amacıyla fiili durumu arasında büyük sapmalar meydana geldiği ve işçi pozisyonlarında çalıştırılanların memurlarla aynı işi yapar hale geldiklerinin ülkemizin bilinen bir gerçeği olmakla birlikte, bu durumun, çeşitli kanun gerekçelerinde, Yasa Koyucu tarafından açıkça ifade edildiğini ve mevcut durumun değiştirilmesi için girişimde bulunulmaya başlandığını,
Keza, geri alma işleminin, niteliği itibariyle geri alınan idari işlemden bağımsız bir idari işlem olduğu, geri alma işleminin sebebi olan idari işlemin mutlak surette geri alma işleminden önce yapılmış olması gerektiği, geri alma işleminin yalnızca hukuka aykırı işlemler hakkında uygulanabileceği, geri almanın geçmişe etkili olduğu, başka bir deyişle, geri alma işleminin, geri alınan işlemin yapıldığı tarihten itibaren geçerli sayılacağı, geri alma işlemi ile idari işlemin hiç yapılmamış olması gibi bir sonuç doğacağı, bu şekilde işlemin geçmişe dönük olarak bütün hüküm ve sonuçlarıyla hukuk âleminden silineceği, geri alma işleminin kural olarak dava açma süresi olan 60 gün içinde yapılabileceğinin Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.11.1973 gün, E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararı ile açıklığa kavuşturulduğunu,
Somut olay incelendiğinde; Yüreğir Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekilliği görevini yürüten Ali Rıza Ulaştırıcı'nın, kamuda oniki yıl hizmetinin bulunduğu, Yüreğir Belediyesinde çalışmasından önce başka belediyeler bünyesinde de müdürlük kadrosuna vekalet ettiği ve bu görevlerini başarıyla yerine getirdiği, kamu kesiminde istihdam olunan işçilerin istihdam amacının zamanla değiştiği ve amacından uzaklaştığı, işçi pozisyonlarında çalıştırılanların memurlarla aynı işi yapar hale geldiklerinin Ülkenin bilinen bir gerçeği olduğu, bu durumun Yasa Koyucu tarafından da kabul edildiği, ilgilinin vekalet ettiği görevi yürütebilecek nitelik taşıdığı ve görevini fiilen ve başarıyla yerine getirdiği, bu haliyle kamu zararı oluştuğundan bahsedilemeyeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi “…….. İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında, idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
03/01/2008 tarihli ve 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 3. maddesinde “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(I) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…” denilmektedir.
23952 sayılı ve 02/02/2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in öğrenim düzeyini açıklayan 14. maddesinde;
“ Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
…
şarttır.”;
Aynı Yönetmeliğin hizmete ilişkin özel şartları düzenleyen 15. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde hizmete ilişkin olarak;
a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde yazılı süreler kadar hizmeti bulunmak,
-
En az 2 yıl müdür yardımcısı kadrosunda bulunmak, müdür yardımcılığı kadrosu yoksa 3 yıl şef veya aynı alt hizmet grubunda bir kadroda bulunmak, hiçbiri yoksa biriminde 4 yıl çalışmış olmak,
……… şarttır.”
Geçici 1.maddesinde de;
“İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler .” denilmektedir.
Bu hükümlere göre bir memurun vekaleten atanabilmesi için asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'le, sadece bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar için dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edileceği istisnası getirilmiştir.
Diğer taraftan Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 10’uncu dereceden aylık alan Memur kadro unvanı için özel hizmet tazminat oranı 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli Diğer Tazminatlar başlıklı III sayılı cetvelin (G) bölümünde aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
“…
G. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan
yararlanamayan personelden;
…
b) Diğer hizmet sınıflarında bulunanlardan;
….
-
Diğerlerinden;
-
15 inci derecelerden aylık alanlar......................................: 48
- Diğer derecelerden aylık alanlar.........................................: 49”
Ali Rıza ULAŞTIRICI, “Harita Kadastro” ön lisans eğitimi aldığı, dolayısıyla en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmediği için İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne vekaleten atanamaz; dolayısıyla vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatından da yararlanamaz. Bu durumda, Ali Rıza ULAŞTIRICI’ya %100 yerine aylık alınan dereceye göre belirlenmiş olan %48 oranında özel hizmet tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Dilekçiler dilekçesinde, 20.04.2004 tarih ve 25439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmelik’in 12. maddesinde; “Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18.04.1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler.” hükmü yer aldığından bahisle 18.04.1999 tarihinden önce iki yıllık yüksek okul mezunu ve kamuda on iki yıl hizmetinin bulunması sebebiyle Ali Rıza ULAŞTIRICI’nın müdürlük kadrosuna vekalet etmesinde sakınca bulunmadığını belirtmişlerse de; Ali Rıza ULAŞTIRICI’nın ilk kez memuriyete atanması, 657 sayılı Kanunun 59 uncu maddesine göre 1. derece özel kalem müdürü kadrosuna 11.07.2006 tarihinde açıktan atamadır. İlgilinin daha önce memuriyeti yoktur. Zira Ocak 2008 tarihinde 10. derece 3. kademesinden aylık almaktadır, yani 18.04.1999 tarihinde görevde olmadığından asilde aranan şartları ve yönetmelikte öngörülen istisnai şartı taşımamaktadır.
Dilekçiler, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemelere ve Bakanlar Kurulu Kararnamesine aykırı olarak ödenen özel hizmet tazminatını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas - 2007/7694 Karar numaralı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 447 sayılı ilamın 6. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 447 sayılı ilamın 7. maddesi ile Yüreğir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden Zabıta Memuru Şükrü ÇEVİK’e asilde aranan şartları taşımadığı halde, vekalet ettiği Müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenmesi nedeniyle 1.926,37 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; Şükrü ÇEVİK’in, 1988 yılında aday memur olarak göreve başladığını, 1994 yılından bu yana Yüreğir belediyesi zabıta memuru kadrosunda çalıştığını, ekli sicil özetinden görüleceği üzere, hiçbir cezası bulunmadığını, memur olarak görev yaptığı süre içerisinde her zaman görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını, bahse konu dönemde de Başkanlık Makamının atamasıyla Park ve Bahçeler Müdürlüğüne vekalet ettiğini,
Atamasının atamaya yetkili amir tarafından yapıldığını,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre Devlet memurlarının kanun tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirleri tarafından verilen görevleri verine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduklarını,
Müdür vekilliğine atanması ilgili idareden hiçbir talebi ya da idareyi yanıltacak herhangi bir bilgiyi sunmadığını,
Atamasının yapıldığı tarihlerde Belediyede 420 memur kadrosu mevcut olup bu kadronun da 108 adedinin fiilen dolu geriye kalan 312 adedinin boş olduğunu,
Fiilen dolu olan bu 108 memur kadrosunun, 57’si zabıta, 11'i teknik personel, 2'si sağlık personeli, 1'i evlendirme memuru, 14’ü tahsildar, 2'si başkan yardımcısı, 4'ü şef, 2'si müdür ve geriye kalan 15 tanesinin memur olduğunu,
Yukarıdaki memur sayısına bakıldığında kendisinin müdür vekilliğine atanmasının idare açısından da yeterli atamaya uygun memur bulunmadığından kaynaklanan bir mecburiyet olduğunun görüleceğini,
Kendisinin atama işlemi yapılınca sorumluluğunun gereği olarak verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ve bu görevi yerine getirirken de zaman zaman fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, sorumluluğu gereği hesap vermesi gerekli olan tüm kurumlara karşı hesabını verdiğini, görevini yaptığı süre içerisinde tarafına atılı hiçbir suçlama ve cezalandırma olmadığını, buna karşılık olarak da vekalet ücreti veya başka ad altında hiçbir ücret ve ödemenin tarafına yapılmadığını,
Kendisinin Park ve Bahçeler Müdürlüğüne vekalet etmeyip zabıta memuru olarak çalışsaydı; ayda 261 TL maktu mesai alacağını ve bunun da yılda 3.132 TL tutacağını ki kendisinin Park ve Bahçeler Müdürlünden aldığı Özel Hizmet tazminatından fazla olduğunu, olaya bu yönden bakıldığında hem kendisinin daha fazla sorumluluk alıp hem de daha az ücret almış durumda olduğunu,
T.C. Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas-2007/7694 Karar numaralı Kararında; “Görevin fiilen yapılması ve vekilin asilde aranan şartları taşıması gerektiğinin hüküm altına alındığı olayda, Nüfus Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilen davacının asilde aranan şartları taşımama; nedeniyle vekalet aylığı alması mümkün olmamakla birlikte, davacının üstendiği zorunluluk dikkate alınarak Anayasanın 18. maddesi uyarınca vekalet görevinden ötürü vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir tazminatın hesaplanarak ödenmesine …” karar verildiğini,
Buna göre, kendisine vekalet ettiği Müdürlüğün Özel Hizmet tazminatının ödenmesinin kanun ve yargı kararlarına uygun olduğunu,
Ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Kanunun Geçici 8 maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” dendiğini,
Buna göre memur yetersizliğinden dolayı fiili duruma uygun bir tasarrufta bulunarak tarafına ödenmiş bulunan Özel Hizmet tazminatının da işlemden kaldırılmasının mümkün olabileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi “…….. İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında, idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
03/01/2008 tarihli ve 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 3. maddesinde “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(I) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…” denilmektedir.
23952 sayılı ve 02/02/2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in öğrenim düzeyini açıklayan 14. maddesinde;
“ Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
…
şarttır.”;
Aynı Yönetmeliğin hizmete ilişkin özel şartları düzenleyen 15. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde hizmete ilişkin olarak;
a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde yazılı süreler kadar hizmeti bulunmak,
-
En az 2 yıl müdür yardımcısı kadrosunda bulunmak, müdür yardımcılığı kadrosu yoksa 3 yıl şef veya aynı alt hizmet grubunda bir kadroda bulunmak, hiçbiri yoksa biriminde 4 yıl çalışmış olmak,
……… şarttır.”
Geçici 1. maddesinde de;
“İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler .” denilmektedir.
Bu hükümlere göre bir memurun vekaleten atanabilmesi için asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'le, sadece bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar için dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edileceği istisnası getirilmiştir.
Diğer taraftan Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 10’uncu dereceden aylık alan Memur kadro unvanı için özel hizmet tazminat oranı 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli Diğer Tazminatlar başlıklı III sayılı cetvelin (G) bölümünde aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
“…
G. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan
yararlanamayan personelden;
…
b) Diğer hizmet sınıflarında bulunanlardan;
….
-
Diğerlerinden;
-
15 inci derecelerden aylık alanlar......................................: 48
- Diğer derecelerden aylık alanlar.........................................: 49”
Şükrü ÇEVİK’e vekalet ettiği müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için asilde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Kaldı ki “Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18.04.1999 tarihi itibariyle müdürlük görevinde bulunmadığı ve ortaokul mezunu olduğu için lisans düzeyinde öğrenim düzeyini gerektiren müdür kadrosuna vekaleten atanamaz; dolayısıyla vekalet ettiği Müdür kadrosunun özel hizmet tazminatından da yararlanamaz. Bu durumda, Şükrü ÇEVİK’e %100 veya %80 yerine, aylık alınan dereceye göre belirlenmiş olan % 49 oranında özel hizmet tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemelere ve Bakanlar Kurulu Kararnamesine aykırı olarak ödenen özel hizmet tazminatını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas - 2007/7694 Karar numaralı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 447 sayılı ilamın 7. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 447 sayılı ilamın 8. maddesi ile Yüreğir Belediyesi “Basın Yayın ve Halkla İlişkiler” ile “Park ve Bahçeler” Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden Memur Sedat YAMAÇ’a asilde aranan şartları taşımadığı halde, vekalet ettiği Müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenmesi nedeniyle 3.658,46 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; Sedat YAMAÇ’ın 1986 yılında Emniyet Müdürlüğünde aday memur olarak göreve başladığını ve uzun yıllar çalıştıktan sonra emekliye ayrıldığını, 29.08.2005 tarihinde Yüreğir belediyesinde açıktan atanarak göreve başladığını, ekli sicil özetinden görüleceği üzere, hiçbir cezası bulunmadığını, memur olarak görev yaptığı süre içerisinde her zaman görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını, bahse konu dönemde de Başkanlık Makamının atamasıyla Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne vekalet ettiğini,
Atamasının atamaya yetkili amir tarafından yapıldığını,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre Devlet memurlarının kanun tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirleri tarafından verilen görevleri verine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduklarını,
Müdür vekilliğine atanması ilgili idareden hiçbir talebi ya da idareyi yanıltacak herhangi bir bilgiyi sunmadığını,
Atamasının yapıldığı tarihlerde Belediyede 420 memur kadrosu mevcut olup bu kadronun da 108 adedinin fiilen dolu geriye kalan 312 adedinin boş olduğunu,
Fiilen dolu olan bu 108 memur kadrosunun, 57’si zabıta, 11'i teknik personel, 2'si sağlık personeli, 1'i evlendirme memuru, 14’ü tahsildar, 2'si başkan yardımcısı, 4'ü şef, 2'si müdür ve geriye kalan 15 tanesinin memur olduğunu,
Yukarıdaki memur sayısına bakıldığında kendisinin müdür vekilliğine atanmasının idare açısından da yeterli atamaya uygun memur bulunmadığından kaynaklanan bir mecburiyet olduğunun görüleceğini,
Kendisinin atama işlemi yapılınca sorumluluğunun gereği olarak verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ve bu görevi yerine getirirken de zaman zaman fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, sorumluluğu gereği hesap vermesi gerekli olan tüm kurumlara karşı hesabını verdiğini, görevini yaptığı süre içerisinde tarafına atılı hiçbir suçlama ve cezalandırma olmadığını, buna karşılık olarak da vekalet ücreti veya başka ad altında hiçbir ücret ve ödemenin tarafına yapılmadığını,
Ayrıca kendisinin emekli olduğunu ve çalışmadığını, sorumluluk almadan 750 TL emekli maaşı alacak olduğunu, göreve başladıktan sonra emekli maaşının kesildiğini, kendisine fazladan ödendiği belirtilen miktarın 3.658,46 TL ancak hiç çalışmadan ve hiçbir sorumluluk almadan alabileceği ve alamadığı emekli maaşının 9.000 TL olduğunu, kendisinin halkına ve devletine hizmet etmek maksadıyla böyle bir zararı gördüğünü, ancak kendisinden bir de tarafına ödenen Özel Hizmet tazminatının istenmesi halinde ağır bir mağduriyet altında kalacağını,
T.C. Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas-2007/7694 Karar numaralı Kararında; “Görevin fiilen yapılması ve vekilin asilde aranan şartları taşıması gerektiğinin hüküm altına alındığı olayda, Nüfus Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilen davacının asilde aranan şartları taşımama; nedeniyle vekalet aylığı alması mümkün olmamakla birlikte, davacının üstendiği zorunluluk dikkate alınarak Anayasanın 18. maddesi uyarınca vekalet görevinden ötürü vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir tazminatın hesaplanarak ödenmesine …” karar verildiğini,
Buna göre, kendisine vekalet ettiği Müdürlüğün Özel Hizmet tazminatının ödenmesinin kanun ve yargı kararlarına uygun olduğunu,
Ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Kanunun Geçici 8 maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” dendiğini,
Buna göre memur yetersizliğinden dolayı fiili duruma uygun bir tasarrufta bulunarak tarafına ödenmiş bulunan Özel Hizmet tazminatının da işlemden kaldırılmasının mümkün olabileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi “…….. İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında, idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
03/01/2008 tarihli ve 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 3. maddesinde “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(I) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…” denilmektedir.
23952 sayılı ve 02/02/2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in öğrenim düzeyini açıklayan 14. maddesinde;
“ Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
…
şarttır.”;
Aynı Yönetmeliğin hizmete ilişkin özel şartları düzenleyen 15. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde hizmete ilişkin olarak;
a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde yazılı süreler kadar hizmeti bulunmak,
-
En az 2 yıl müdür yardımcısı kadrosunda bulunmak, müdür yardımcılığı kadrosu yoksa 3 yıl şef veya aynı alt hizmet grubunda bir kadroda bulunmak, hiçbiri yoksa biriminde 4 yıl çalışmış olmak,
……… şarttır.”
Geçici 1. maddesinde de;
“İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler .” denilmektedir.
Bu hükümlere göre bir memurun vekaleten atanabilmesi için asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'le, sadece bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar için dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edileceği istisnası getirilmiştir.
Diğer taraftan Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 10’uncu dereceden aylık alan Memur kadro unvanı için özel hizmet tazminat oranı 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli Diğer Tazminatlar başlıklı III sayılı cetvelin (G) bölümünde aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
“…
G. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan
yararlanamayan personelden;
…
b) Diğer hizmet sınıflarında bulunanlardan;
….
-
Diğerlerinden;
-
15 inci derecelerden aylık alanlar......................................: 48
- Diğer derecelerden aylık alanlar.........................................: 49”
Sedat YAMAÇ’a vekalet ettiği müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için asilde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden Memur Sedat YAMAÇ “Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18/04/1999 tarihinde, müdürlük görevinde bulunmadığı ve meslek lisesi mezunu olduğu için lisans düzeyinde öğrenim düzeyini gerektiren müdürlük kadrosuna vekaleten atanamaz; dolayısıyla vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatından da yararlanamaz. Bu durumda, Sedat YAMAÇ’a %135, %100 veya %80 yerine aylık alınan dereceye göre belirlenmiş olan %49 oranında özel hizmet tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemelere ve Bakanlar Kurulu Kararnamesine aykırı olarak ödenen özel hizmet tazminatını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas - 2007/7694 Karar numaralı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 447 sayılı ilamın 8. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 447 sayılı ilamın 9. maddesi ile Yüreğir Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nde Gelir Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden Memur Tuncay METİN’e asilde aranan şartları taşımadığı halde, vekalet ettiği Müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenmesi nedeniyle 2.941,68 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; Tuncay METİN’in 1988 yılında aday memur olarak göreve başladığını, kantar memuru, zabıta memuru, tahsildar, 1994-1997 yıllarında Hesap İşleri Müdürlüğü gibi görevlerde bulunduğunu, ekli sicil özetinden görüleceği üzere, hiçbir cezası bulunmadığını, memur olarak görev yaptığı süre içerisinde her zaman görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını, bahse konu dönemde de Başkanlık Makamının atamasıyla Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne vekalet ettiğini,
Atamasının atamaya yetkili amir tarafından yapıldığını,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre Devlet memurlarının kanun tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirleri tarafından verilen görevleri verine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduklarını,
Müdür vekilliğine atanması ilgili idareden hiçbir talebi ya da idareyi yanıltacak herhangi bir bilgiyi sunmadığını,
Atamasının yapıldığı tarihlerde Belediyede 420 memur kadrosu mevcut olup bu kadronun da 108 adedinin fiilen dolu geriye kalan 312 adedinin boş olduğunu,
Fiilen dolu olan bu 108 memur kadrosunun, 57’si zabıta, 11'i teknik personel, 2'si sağlık personeli, 1'i evlendirme memuru, 14’ü tahsildar, 2'si başkan yardımcısı, 4'ü şef, 2'si müdür ve geriye kalan 15 tanesinin memur olduğunu,
Yukarıdaki memur sayısına bakıldığında kendisinin müdür vekilliğine atanmasının idare açısından da yeterli atamaya uygun memur bulunmadığından kaynaklanan bir mecburiyet olduğunun görüleceğini,
Kendisinin atama işlemi yapılınca sorumluluğunun gereği olarak verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ve bu görevi yerine getirirken de zaman zaman fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, sorumluluğu gereği hesap vermesi gerekli olan tüm kurumlara karşı hesabını verdiğini, görevini yaptığı süre içerisinde tarafına atılı hiçbir suçlama ve cezalandırma olmadığını, buna karşılık olarak da vekalet ücreti veya başka ad altında hiçbir ücret ve ödemenin tarafına yapılmadığını,
T.C. Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas-2007/7694 Karar numaralı Kararında; “Görevin fiilen yapılması ve vekilin asilde aranan şartları taşıması gerektiğinin hüküm altına alındığı olayda, Nüfus Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilen davacının asilde aranan şartları taşımama; nedeniyle vekalet aylığı alması mümkün olmamakla birlikte, davacının üstendiği zorunluluk dikkate alınarak Anayasanın 18. maddesi uyarınca vekalet görevinden ötürü vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir tazminatın hesaplanarak ödenmesine …” karar verildiğini,
Buna göre, kendisine vekalet ettiği Müdürlüğün Özel Hizmet tazminatının ödenmesinin kanun ve yargı kararlarına uygun olduğunu,
Ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Kanunun Geçici 8 maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” dendiğini,
Buna göre memur yetersizliğinden dolayı fiili duruma uygun bir tasarrufta bulunarak tarafına ödenmiş bulunan Özel Hizmet tazminatının da işlemden kaldırılmasının mümkün olabileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi “…….. İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında, idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
03/01/2008 tarihli ve 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 3. maddesinde “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(I) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…” denilmektedir.
23952 sayılı ve 02/02/2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in öğrenim düzeyini açıklayan 14. maddesinde;
“ Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
…
şarttır.”;
Aynı Yönetmeliğin hizmete ilişkin özel şartları düzenleyen 15. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde hizmete ilişkin olarak;
a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde yazılı süreler kadar hizmeti bulunmak,
-
En az 2 yıl müdür yardımcısı kadrosunda bulunmak, müdür yardımcılığı kadrosu yoksa 3 yıl şef veya aynı alt hizmet grubunda bir kadroda bulunmak, hiçbiri yoksa biriminde 4 yıl çalışmış olmak,
……… şarttır.”
Geçici 1. maddesinde de;
“İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler .” denilmektedir.
Bu hükümlere göre bir memurun vekaleten atanabilmesi için asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'le, sadece bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar için dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edileceği istisnası getirilmiştir.
Diğer taraftan Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 10’uncu dereceden aylık alan Memur kadro unvanı için özel hizmet tazminat oranı 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli Diğer Tazminatlar başlıklı III sayılı cetvelin (G) bölümünde aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
“…
G. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan
yararlanamayan personelden;
…
b) Diğer hizmet sınıflarında bulunanlardan;
….
-
Diğerlerinden;
-
15 inci derecelerden aylık alanlar......................................: 48
- Diğer derecelerden aylık alanlar.........................................: 49”
Tuncay METİN’e vekalet ettiği müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için asilde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Tuncay METİN, Gelir Müdürlüğü görevine 18.08.2004 tarihinden itibaren vekalet ettiği, dolayısıyla 18/04/1999 tarihinde bu görevde bulunmadığı ve lise mezunu olduğu için lisans düzeyinde öğrenim düzeyini gerektiren müdürlük kadrosuna vekaleten atanamaz; dolayısıyla vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatından da yararlanamaz. Bu durumda, Tuncay METİN’e %100 yerine aylık alınan dereceye göre belirlenmiş olan % 49 oranında özel hizmet tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemelere ve Bakanlar Kurulu Kararnamesine aykırı olarak ödenen özel hizmet tazminatını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas - 2007/7694 Karar numaralı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 447 sayılı ilamın 9. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 447 sayılı ilamın 12. maddesi ile Yüreğir Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden Memur Abdullah AYAN’a asilde aranan şartları taşımadığı halde, vekalet ettiği Müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenmesi nedeniyle 1.636,55 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; Abdullah AYAN’ın 1994 yılında Yunusoğlu belediyesinde aday memur olarak göreve başladığını, 2001 yılına kadar muhasebeci olarak çalıştığını, çalıştığı dönemde hiçbir cezası bulunmadığını, memur olarak görev yaptığı süre içerisinde her zaman görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını, bahse konu dönemde de Başkanlık Makamının atamasıyla Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne vekalet ettiğini,
Atamasının atamaya yetkili amir tarafından yapıldığını,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesine göre Devlet memurlarının kanun tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirleri tarafından verilen görevleri verine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduklarını,
Müdür vekilliğine atanması ilgili idareden hiçbir talebi ya da idareyi yanıltacak herhangi bir bilgiyi sunmadığını,
Atamasının yapıldığı tarihlerde Belediyede 420 memur kadrosu mevcut olup bu kadronun da 108 adedinin fiilen dolu geriye kalan 312 adedinin boş olduğunu,
Fiilen dolu olan bu 108 memur kadrosunun, 57’si zabıta, 11'i teknik personel, 2'si sağlık personeli, 1'i evlendirme memuru, 14’ü tahsildar, 2'si başkan yardımcısı, 4'ü şef, 2'si müdür ve geriye kalan 15 tanesinin memur olduğunu,
Yukarıdaki memur sayısına bakıldığında kendisinin müdür vekilliğine atanmasının idare açısından da yeterli atamaya uygun memur bulunmadığından kaynaklanan bir mecburiyet olduğunun görüleceğini,
Kendisinin atama işlemi yapılınca sorumluluğunun gereği olarak verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ve bu görevi yerine getirirken de zaman zaman fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, sorumluluğu gereği hesap vermesi gerekli olan tüm kurumlara karşı hesabını verdiğini, görevini yaptığı süre içerisinde tarafına atılı hiçbir suçlama ve cezalandırma olmadığını, buna karşılık olarak da vekalet ücreti veya başka ad altında hiçbir ücret ve ödemenin tarafına yapılmadığını,
T.C. Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas-2007/7694 Karar numaralı Kararında; “Görevin fiilen yapılması ve vekilin asilde aranan şartları taşıması gerektiğinin hüküm altına alındığı olayda, Nüfus Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilen davacının asilde aranan şartları taşımama; nedeniyle vekalet aylığı alması mümkün olmamakla birlikte, davacının üstendiği zorunluluk dikkate alınarak Anayasanın 18. maddesi uyarınca vekalet görevinden ötürü vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir tazminatın hesaplanarak ödenmesine …” karar verildiğini,
Buna göre, kendisine vekalet ettiği Müdürlüğün Özel Hizmet tazminatının ödenmesinin kanun ve yargı kararlarına uygun olduğunu,
Ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Kanunun Geçici 8 maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.” dendiğini,
Buna göre memur yetersizliğinden dolayı fiili duruma uygun bir tasarrufta bulunarak tarafına ödenmiş bulunan Özel Hizmet tazminatının da işlemden kaldırılmasının mümkün olabileceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi “…….. İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında, idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
03/01/2008 tarihli ve 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 3. maddesinde “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(I) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…” denilmektedir.
23952 sayılı ve 02/02/2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in öğrenim düzeyini açıklayan 14. maddesinde;
“ Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yüksek öğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
…
şarttır.”;
Aynı Yönetmeliğin hizmete ilişkin özel şartları düzenleyen 15. maddesinde;
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde hizmete ilişkin olarak;
a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;
-
657 Sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde yazılı süreler kadar hizmeti bulunmak,
-
En az 2 yıl müdür yardımcısı kadrosunda bulunmak, müdür yardımcılığı kadrosu yoksa 3 yıl şef veya aynı alt hizmet grubunda bir kadroda bulunmak, hiçbiri yoksa biriminde 4 yıl çalışmış olmak,
……… şarttır.”
Geçici 1. maddesinde de;
“İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek fıkra: 20/04/2004 - 25439 S.R.G. Yön./12.mad) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilirler .” denilmektedir.
Bu hükümlere göre bir memurun vekaleten atanabilmesi için asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'le, sadece bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar için dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edileceği istisnası getirilmiştir.
Diğer taraftan Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 10’uncu dereceden aylık alan Memur kadro unvanı için özel hizmet tazminat oranı 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli Diğer Tazminatlar başlıklı III sayılı cetvelin (G) bölümünde aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
“…
G. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen hizmet sınıflarında çalışıp da özel hizmet tazminatı ile bu cetvelin yukarıdaki sıralarında sayılan tazminatlardan
yararlanamayan personelden;
…
b) Diğer hizmet sınıflarında bulunanlardan;
….
-
Diğerlerinden;
-
15 inci derecelerden aylık alanlar......................................: 48
- Diğer derecelerden aylık alanlar.........................................: 49”
Abdullah AYAN’a vekalet ettiği müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenebilmesi için asilde aranan şartları taşıması gerekmektedir. Abdullah AYAN, Temizlik İşleri Müdürlüğü görevine 05.06.2006 tarihinden itibaren vekalet ettiği, dolayısıyla 18/04/1999 tarihinde bu görevde bulunmadığı ve lise mezunu olduğu için lisans düzeyinde öğrenim düzeyini gerektiren müdürlük kadrosuna vekaleten atanamaz; dolayısıyla vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatından da yararlanamaz. Bu durumda, Abdullah AYAN’a %80 yerine, aylık alınan dereceye göre belirlenmiş olan % 49 oranında özel hizmet tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Dilekçiler, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemelere ve Bakanlar Kurulu Kararnamesine aykırı olarak ödenen özel hizmet tazminatını bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Ayrıca dilekçiler Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas - 2007/7694 Karar numaralı kararının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla dilekçilerin iddialarının reddi ile 447 sayılı ilamın 12. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 447 sayılı ilamın 14. maddesi ile Yüreğir Belediyesi’nde Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna vekalet eden Zabıta Komiseri Mümin CIRIK’a asilde aranan şartları taşımadığı halde, vekalet ettiği Müdür kadrosuna ait özel hizmet tazminatının ödenmesi nedeniyle 4.902,75 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçiler dilekçesinde özetle; Mümin CIRIK’ın yüksekokul (önlisans) mezunu olarak 20.06.1988 tarihinde Adana Belediyesinde Zabıta memuru olarak göreve başladığını,
Bu tarihten itibaren zabıta müdürlüğünde zabıta memuru, zabıta komiser yardımcısı, zabıta komiseri kadrolarında çalıştığını ve zabıta müdür yardımcılığı görevini de vekaleten yaptığını,
Belediye Başkanının görevlendirme yazısı ile Personel ve Eğitim Müdürlüğüne vekaleten görevlendirildiğini,
Atamasının yapıldığı tarihlerde Belediyede 420 memur kadrosu mevcut olup bu kadronun da 108 adedinin fiilen dolu geriye kalan 312 adedinin boş olduğunu,
Fiilen dolu olan bu 108 memur kadrosunun, 57’si zabıta, 11'i teknik personel, 2'si sağlık personeli, 1'i evlendirme memuru, 14’ü tahsildar, 2'si başkan yardımcısı, 4'ü şef, 2'sinin müdür kadrosundan oluştuğunu ve toplam 93 kişi olduğunu 108’den arta kalan 15 personelin bazılarının da boş olan Müdürlük kadrolarına vekaleten atandığını, kendisinin de bunlardan biri olduğunu,
Bu göreve atanmak için idareden herhangi bir talebi olmadığını, göreve atanabilmek için idareyi yanıltacak herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi de olmadığını,
657 Sayılı Devlet memurları Kanununun 11. maddesine göre Devlet memurlarının Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduklarını,
Atama işlemi yapılınca sorumluluğu gereği görevini en iyi şekilde yapmaya gayret sarf ettiğini,
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekalet ettiği dönemlerin vekalet ücretlerini almadığını,
Aynı zamanda kendisinin asıl kadrosu olan Zabıta Komiseri kadrosunun maktu mesai ücretini de almadığını,
Eğer alacak olsaydı aylık 261 TL’den Yıllık 3.132 TL mesai ücreti alacak olduğunu, ayrıca da İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünden çok daha az bir sorumluluk yükleneceğini,
Bunun dışında Devlet Memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 2006/10344 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının II Sayılı Cetvellerinin Grup 17 de Kurumların GIH sınıfına dahil 1, 2, 3 ve 4 dereceli kadrolarda bulunanların Özel Hizmet Tazminatının 55 olduğunu, oysaki kendisine düzenlenen sorguda özel Hizmet Tazminatı oranının 50 olarak hesaplandığını ki bunun da aylık 5 puan fazla kişi borcu çıkarıldığını,
Devlet memurlarının görevde yükselme esaslarına dair genel yönetmenlik 18.04.1999 tarihinde yürürlüğe girmiş olup;
Geçici Madde 2'de; “Belediyeler, il özel idareleri ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardaki memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle bu yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 6 ay içerisinden bir genel yönetmelik hazırlanarak yürürlüğe konulur.”
Geçici Madde 3'te; “(Değişik fıkra: 01.03.2010 - 2010/192 S.Yön./15. Mad.) Bu yönetmelik kapsamına giren unvanları, ilgili mevzuatı uyarınca kazananların hakları saklıdır. 18.04.1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarı ile iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde, 5 inci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilirler” denildiğini,
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdareleri Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik Müessese ve İşletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin kazanılmış hakların saklılığı başlıklı, 21. maddesinde; “Bu yönetmelik kapsamında bulunan görevlere 18.10.1999 tarihinden önce atanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.”
Geçici madde 1’de; “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18.04.1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir” denildiğini,
657 Sayılı Devlet memurları Kanununun 68. maddesinin B bendinde; “Eğitim ve Öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4’üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;
a) 1'inci dereceli görevlerden ek göstergesi 2400 (5300) ve daha yukarı olanlar için en az 12 yıl
b) 1 ve 2’nci derece görevlerden ek göstergesi 2400 (5300)'den az olanlar için en az 10 yıl
c) 3 ve 4'üncü dereceli görevler için en az 8 yıl
(Değişik 27/06/1989-KHK-375/7md) 08/06/1984 tarih ve 217 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 2’inci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışmış olması ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şarttır.
Ancak dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenim görenler için yukarıdaki sürelere ikişer yıl ilave edilir. Yasama Organı Üyeliğinde, Kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte ve okul devresi dahil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yüksek öğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin 6 yılı geçmemek üzere 3/4'ü yukarıdaki sürelerin hesabında dikkate alınır.
Bu bent hükümlerine göre atananlar atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanırlar. Bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her "3" yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükselmesinde gözönüne alınır. Ancak atandıkları kadro aylıkları, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmaz. ” denildiğini,
Ayrıca, çeşitli yargı kararlarında memura vekalet aylığı ödenmesi gerektiğine hükmedildiğini,
Sonuç olarak asilde aranan şartları taşımasından dolayı Vekaleten Atanma işleminde herhangi bir mahsur bulunmadığını,
Kanunda, 1, 2, 3 ve 4. dereceli kadrolara atamanın hizmet yılı ve eğitim süresi yönünden açıklandığını, ancak dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenim görenler için yukarıdaki sürelere ikişer yıl ilave edilir denilmekle de dört yıldan az süreli yüksek öğrenim mezunlarının da 1, 2, 3 ve 4. dereceli idari görevlere hizmetine iki yıl ilave edilmek suretiyle atanabileceğinin hüküm altına alındığını,
18.04.1999 tarihinden önce görevde olmaktan anlaşılması gerekenin o tarihte memur olmak olduğunu, zaten o tarihte müdür olan kişinin müdürlük sınavına katılabilmesi için iki yıllık mezunken dört yıllık mezun sayılmaya ihtiyacı olmadığını,
Kaldı ki, hem genel yönetmelikte hem mahalli idareler personelinin görevde yükselme yönetmeliğinde 18.04.1999 tarihinden önce mezun ve aynı zamanda görevde olanların, genel yönetmeliğin 5. maddesi ve mahalli idareler Yönetmeliğinin 7. maddesinin uygulaması bakımından “dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilir” dendiğini,
Kendisi eğer İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne vekalet etmeseydi Zabıta Maktu mesaisini alacak olduğunu,
Görevde Yükselme Yönetmeliğinin görevde bulunanlar için değil bir alt görevden bir üst göreve yükselmek için uygulandığını,
Ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Kanunun Geçici 8 maddesinde “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” dendiğini,
Buna göre memur yetersizliğinden dolayı fiili duruma uygun bir tasarrufta bulunarak tarafına ödenmiş bulunan Özel Hizmet tazminatının da işlemden kaldırılmasının mümkün olabileceğini,
T.C. Danıştay 11. Dairesinin 2005/4434 Esas-2007/7694 Karar numaralı Kararında; “Görevin fiilen yapılması ve vekilin asilde aranan şartlan taşıması gerektiğinin hüküm altına alındığı olayda, Nüfus Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilen davacının asilde aranan şartları taşımaması nedeniyle vekalet aylığı alması mümkün olmamakla birlikte, davacının üstendiği sorunluluk dikkate alınarak Anayasanın 18. maddesi uyarınca vekalet görevinden ötürü vekalet aylığına eşdeğer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline davacıya başvuru tarihinden itibaren vekalet aylığına eşdeğer tutarda tazminatın hesaplanarak ödenmesine” karar verildiğini,
Buna göre, kendisine vekalet ettiği Müdürlüğün Özel Hizmet tazminatının ödenmesinin Anayasa ve yargı kararlarına uygun olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı; “01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi “…….. İl Özel İdaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında, idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
03/01/2008 tarihli ve 2008/13055 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin 3. maddesinde “17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar" ve eki cetvellerin 2008 yılında da uygulanmasına devam olunur.” denilmektedir.
17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(I) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;
…
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
…” denilmektedir.
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin (31.12.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değişik) “Öğrenim düzeyi” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğrenim düzeyi;
a) Teknik öğrenim gerektiren müdürlükler için atanacağı kadroyla ilgili en az dört yıllık yükseköğrenim bitirmiş veya denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,
b) Müdür kadrolarına atanabilmek için kamu yönetimi, maliye, işletme, iktisat, çalışma ekonomisi, sosyal ve idari bilimler dallarında yükseköğrenim bitirmiş veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışı öğrenim kurumlarından mezun olmak,
...................................
Şarttır.” denilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinde de; “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18.4.1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.
(Ek:RG-20/04/2004-25439) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği 18.4.1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yükseköğrenim görmüş olanlar, dört yıllık yükseköğrenim görmüş kabul edilirler.” hükmü yer almıştır.
Bu hükümlere göre bir memurun vekaleten atanabilmesi için asaleten atanmada aranan tüm şartları taşıması gerekmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'le, sadece bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihi itibariyle görevde bulunanlardan iki yıllık yüksek öğrenim görmüş olanlar için dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edileceği istisnası getirilmiştir.
Mümin CIRIK’ın yüksekokul (önlisans) mezunu olarak 20.06.1988 tarihinde Adana Belediyesinde zabıta memuru olarak göreve başladığından ve 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesi uyarınca, iki yıllık yükseköğrenim görmüş olarak öğrenim düzeyi itibariyle Personel ve Eğitim Müdürlüğüne asaleten atanma şartlarını taşıdığından bu görev nedeniyle kendisine yapılan ödemeler mevzuata uygundur.
Bu itibarla, dilekçi talebinin kabul edilerek 447 sayılı ilamın 14. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 09.12.2014 tarih ve 39768 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11