Sayıştay 6. Dairesi 34221 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

34221

Karar Tarihi

22 Mayıs 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 6

  • Dosya No: 34221

  • Tutanak No: 35009

  • Tutanak Tarihi: 22.05.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 1322 sayılı ilamın 12. maddesi ile Vali tarafından, Konya Bozkır ilçesinde görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen İl Özel İdaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.024,60 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde; kaymakamların, 22/02/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Yasasının 63 üncü maddesine istinaden, 04/03/2005 tarihinden itibaren özel idare bütçesinden ek ödenek almakta olduklarını, bu ek ödeneklerden de gelir ve damga vergisi kesilmediğini, daha sonra 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesinde, 02/07/2005 tarihli ve 5391 sayılı Yasayla değişiklik yapılarak vali yardımcıları da ek ödeme kapsamına dahil edildiğini, ancak bakanlık merkez teşkilatında çalışan mülki idare amirlerine bu Kanun kapsamında herhangi bir ödemede bulunulamayacağından hareketle 01/07/2006 tarihli ve 5540 sayılı "Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 05/07/2006 tarihinde yürürlüğe girdiğini,

5540 sayılı Yasanın 1 inci maddesiyle, 09/06/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa ek madde 5 eklendiğini, eklenen yeni maddenin madde başlığı da "Ek ödeme" olduğunu, bu maddede, "ek ödemenin yapılacağı kamu görevlileri sayılıp, üst ödemenin sınırları belirlenmiş ve ödemeye ilişkin kriterlere yer verilip, oranı belirleme yetkisine ilişkin usul belirtilmiş ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesintisi yapılamayacağı" ifade edildiğini, işte bu noktadan sonra, bazı il özel idarelerinin 5540 sayılı Yasanın 1 inci maddesine istinaden 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesine göre vali yardımcıları ve kaymakamlara ödenen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmesi işlemine son verdiklerini, kimi yerlerde ise gelir vergisi kesintisine devam edildiğini,

Hiç şüphesiz; 05/07/2006 tarihli ve 26219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5540 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında, mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca yapılan ödemelerin de bu kapsamda 5302 sayılı Yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığını,

Nitekim Danıştay 4 üncü Dairesinin E. 2007/5848, K. 2008/5019 sayılı Kararı da, "mülki idare amirlerine 5302 sayılı Yasa uyarınca yapılan ek ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılamayacağı" şeklinde olduğunu, Danıştay 4 üncü Dairesinin E. 2007/5848, K. 2008/5019 sayılı Kararının son fıkrasında "Buna göre, 5540 sayılı Yasanın ek 5 inci maddesi ile, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan, aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından, mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır" hükmüne yer verildiğini,

2007 yılı Kararnamesi ile atanmış olduğu Yenipazar ilçesi Kaymakamlığı görevini yürüttüğü Aydın İlinde, Konya İl Özel İdaresinin tam aksine 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesine istinaden ödenen ek ödeneklerden hem 5540 sayılı Yasa hükmü hem de ilgili Danıştay Kararına rağmen gelir vergisi kesilmesi işleminin uygulandığını, yapılan idari görüşmelerden bir sonuç alınamayınca, tarafından 30/06/2009 tarihinde Yenipazar Mal Müdürlüğü aleyhine Aydın Vergi Mahkemesi nezdinde dava açtığını, açılan dava Aydın Vergi mahkemesinin E. 2009/1367, K. 2009/1763 sayılı Kararı ile lehine sonuçlandığını, davalı idarenin Aydın Bölge İdare Mahkemesine yaptığı itirazın da Aydın Bölge İdare Mahkemesinin E. 2010/27, K. 2010/112 sayılı Kararı ile sonuç vermediğini ve Aydın Vergi Mahkemesinin E. 2009/1367, K. 2009/1763 sayılı Kararının onandığını,

Şu an için, Yenipazar Kaymakamı olarak 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesi gereğince ilçe özel idaresinden almakta olduğu ek ödeneklerden 30/06/2009 tarihinden beri gelir vergisi kesintisi işlemi uygulanmadığını,

Bu mahkeme kararından sonra, Aydın İlinde göreve başladığı Nisan 2007 tarihinden Haziran 2009 tarihine kadar geçen süre zarfında tarafından kesilen gelir vergisi miktarlarının Vergi Usul Kanunu kapsamında iadesi edilmesi için, ilgili Mal Müdürlüklerinden düzeltme talebinde bulunulmasına karşın, verilen olumsuz yanıt üzerine Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet yoluyla başvuruda bulunulduğunu, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının da olumsuz yanıt vermesi ve açılacak mahkeme kararına göre hareket edileceğinin bildirilmesi üzerine Nisan 2007-Haziran 2009 tarihleri arasında almış olduğu ek ödeneklerden kesilen gelir vergisi miktarlarının yasal faizleriyle birlikte tarafına iade edilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine 18/09/2009 tarihinde Aydın Vergi Mahkemesi nezdinde 3 adet dava açıldığını, açılan bütün davaların Aydın Vergi Mahkemesinin E. 2009/1906, K. 2009/2078, E. 2009/1907, K. 2009/2079 ve E. 2009/1908, K. 2009/2080 sayılı Kararları ile Gelir İdaresi Bakanlığı aleyhine sonuçlandığını, idarenin itiraz talebinin de Aydın Bölge İdare Mahkemesinin E. 2010/478, K. 2010/465, E. 2010/479, K. 2010/466 ve E. 2010/577, K. 2010/551 sayılı Kararları ile red edilerek Aydın Vergi Mahkemesinin yukarıdaki kararlarının onandığını, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Aydın Bölge İdare Mahkemesinin yukarıdaki kararlarına karşı karar düzeltme talebinde de bulunmuş olmasına karşın karar düzeltme talebinin yine Aydın Bölge İdare Mahkemesinin E. 2010/1917, K. 2010/1019, E. 2010/1018, K. 2010/1020 ve E. 2010/1095, K. 2010/1088 sayılı Kararları ile red edildiğini,

Bu Kararlar neticesinde; ilgili tarihler aralığındaki gelir vergisi kesintilerinin yasal faizleriyle birlikte Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine ilgili mal müdürlüklerince tarafına ödendiğini,

Aydın İlinden önce Konya ili Bozkır ilçesi kaymakamlık görevini yürütmesine karşın burada 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesi gereğince tarafına ödenen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmediğinden ötürü ilgili idarelerden herhangi bir talepte doğal olarak bulunmadığını,

Konya İli Bozkır İlçesinden önce ise Ardahan Vali Yardımcısı olarak Ardahan İlinde görev yapması nedeniyle, bu süre zarfında 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesi gereğince tarafına ödenen ek ödeneklerden de gelir vergisi kesintisi işlemi söz konusu olduğundan, Ardahan Defterdarlığından (Vergi Dairesi Müdürlüğü) kesilen gelir vergisi miktarlarının düzeltme talebi yoluyla istenmiş, idare de ek olarak sunduğu Aydın Vergi mahkemesi ve Aydın Bölge İdare Mahkemesi kararlarını yeterli ve uygun bularak kesilen gelir vergisi miktarlarını hesaplayarak tarafına iade ettiğini,

Görüldüğü üzere, söz konusu olan bu hukuki sorun, yargı kararları bağlamında hem geçmişe yönelik hem de ileriye yönelik olarak lehine sonuçlandırıldığını, ancak buna rağmen sorunun tam anlamıyla sonlandığının da ifade edilemediğini, nitekim var olan bu sorunu çözmek noktasında yasa koyucunun da 25/06/2009 tarihli ve 5917 sayılı "Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"u yürürlüğe soktuğunu, bu Yasanın 36 ncı maddesiyle, 5302 sayılı Yasaya geçici 4 üncü madde eklendiğini, 5917 sayılı Yasanın 36 ncı maddesi, "Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04/03/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." hükmüne haiz olduğunu, buna göre 5302 sayılı Yasanın 63 üncü maddesi uyarınca 04/03/2005 ila 10/07/2009 tarihleri arasındaki ödenen ek ödemelerden borç çıkarılmaması ya da çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilmesi lazım geldiğini,

Yukarıda ifade ettiği yasa hükümleri ve yargı kararları bağlamında ve özellikle de tarafından açılan ve lehine kesinleşmiş olan yargı kararları mucibince, Sayıştay 6 ncı Dairesinin 2007 tarihli ve 1322 sayılı ilamının 12 nci maddesinde tarafına yüklenen kamu zararının adı geçen Kanunlara ve idari yargı kararlarına aykırılık taşıması nedeniyle kaldırılmasını 832 sayılı mülga Sayıştay Kanununun 67 ve 68 inci maddelerine istinaden talep etmiştir.

Başsavcılık karşılama yazısında; “5540 sayılı Yasa’nın ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görev yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmıştır. Merkez teşkilatında görev yapanlar ek ödemeler yönünden vergi istisnası kapsamında değerlendirildiklerine göre, taşrada görev yapanlarında aynı istisna kapsamında değerlendirilmeleri gerekir. Aksi takdirde kanunla amaçlanan eşitlik sağlanamaz.

Bu konuda Danıştay 4 üncü Dairesinin E:2008/1510, K:2009/94 ve E:2007/5848, K:2008/5019 sayılı kararları da bulunmaktadır.

İzah edilen nedenlerden dolayı tazmin hükmünün kaldırılmasına”, karar verilmesi yönünde görüş belirtmiştir.

Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”

01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1’inci maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5’inci maddesinde ise “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.”

Hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden birisi 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63’üncü maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.

Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5’inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.

5540 sayılı Kanun ile getirilen ek ödemenin amacı, İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatındaki eş değer görevleri yapan ve aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirleri sınıfına dahil personelin aylıklarının eşitlenmesi ise; burada yapılması gereken, 5540 sayılı Kanuna dayanılarak yapılan ek ödeme miktarlarının, diğer Kanunlara istinaden yapılan ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu dikkate alınarak yeniden belirlenmesidir.

Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Dilekçi tarafından kesilen gelir vergisinin tarafına iadesi için 30/06/2009 tarihinde Yenipazar Mal Müdürlüğü aleyhine Aydın Vergi Mahkemesi nezdinde dava açtığını, açılan davanın Aydın Vergi mahkemesinin E. 2009/1367, K. 2009/1763 sayılı Kararı ile lehine sonuçlandığını, davalı idarenin Aydın Bölge İdare Mahkemesine yaptığı itirazın da Aydın Bölge İdare Mahkemesinin E. 2010/27, K. 2010/112 sayılı Kararı ile sonuç vermediğini ve Aydın Vergi Mahkemesinin E. 2009/1367, K. 2009/1763 sayılı Kararının onandığını belirterek mahkeme kararını göndermiş ise de; Anayasanın 160’ncı maddesinde;

“……..Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararlan arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır."

832 sayılı Sayıştay kanununun 65. maddesinde denetim sırasında suç teşkil eden bir fiile rastlandığı takdirde izlenecek yöntem belirtilirken ".. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay'ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir..." hükümleri yer almaktadır.

Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay'ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, vergi konusunda Danıştay'ca verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir. Emsal gösterilen Danıştay Dördüncü Dairesinin 21.01.2009 günlü ve E:2008/1510, K:2009/94 sayılı kararı ile Denizli Vergi Mahkemesinin 26.12.2007 günlü ve E:2007/169, K:2007/978 sayılı kararı bozulmuş, Ancak, Denizli Vergi Mahkemesi bozma kararına uymayarak 30.03.2010 günlü ve E:2010/180, K:2010/113 sayılı kararı ile ilk kararında ısrar etmesi üzerine, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Bu defa Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nca anılan vergi mahkemesinin ısrar kararı görüşülmüş ve 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararında; 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun olduğu gerekçesiyle anılan ödemelerin vergiye tabi tutulması gerektiği şeklinde karar verilmek suretiyle dava süreci sonuçlandırılmıştır.

Diğer taraftan, 5917 sayılı Kanunun 5302 sayılı kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı şeklindeki hükmü ise, ödeneğin kendisi ile ilgili olup ödenekten yapılacak kesintilerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Ek ödeneğin gelir vergisinden istisna edildiğine dair gerek Gelir Vergisi Kanununda gerekse İl Özel İdaresi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadığına göre, Encümen Başkanı (Vali) ve üyelerine 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yapılan ödemeden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.

İlamda yer alan tazmin hükmünü 6009 sayılı kanunun Geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirmekte mümkün değildir. Zira 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesini bu Kanun kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddi ile 1322 sayılı ilamın 12. maddesiyle 1.024,60 YTL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE;

  1. 1322 sayılı ilamın 29. maddesindeki tazmin hükmüne itiraz olunmakta ise de söz konusu tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkililerine yöneltilmiş olup dilekçinin bu tazmin hükmündeki durumu mezkur tediyenin ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır.

Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı almış olanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda bulunan dilekçinin vaki itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA;

Karar verildiği 22.05.2012 tarih ve 35009 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim