Sayıştay 6. Dairesi 34112 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
34112
8 Ocak 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 6
-
Dosya No: 34112
-
Tutanak No: 36057
-
Tutanak Tarihi: 08.01.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- Dilekçi 1340 sayılı İlam’ın 2. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- 1340 sayılı ilamın 36. maddesi ile Van Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, Belediye Başkanlığı ile BEM-BİR-SEN arasında akdedilen “Sosyal Denge Sözleşmesi”ne dayanılarak “Yakacak, Eğitim, Bayram ve Sosyal Denge Yardımı” adı altında ödemede bulunulması nedeniyle 24.370,00 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanunun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. madde hükmü aynen şöyledir:
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
Bu hüküm karşısında 1340 sayılı ilâmın, 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılan 36. maddesi hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz konusu olan ilamın 36. maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
- 1340 sayılı ilamın 37. maddesi ile Van Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğünde çalışan memurlara, 2007 yılı Bütçe Kanununda öngörülen toplam 450 saati aşan süreler için fazla çalışma ücreti ödenmesi nedeniyle 1.447,73 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
01.08.2010 Tarihinde yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanunun geçici 8. Maddesine göre kamu görevlilerine yapılan ek ödemelere ilişkin takibat yapılmayacağını, Kanun metninde:
“Konusu suç teşkil etmemekle kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanun yayımı tarihine kadar memur temsilcileriyle toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak Belediye, Büyükşehir belediyesi, İl özel idaresinde çalışan kamu görevlilerine her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz. Başlatılanlar işlemden kaldırılır.“ denildiğini,
Ayrıca kanun metninden ayrı değerlendirilmesi hukuken mümkün olmayan gerekçe kısmında da:
“Avrupa insan hakları sözleşmesi, Avrupa sosyal şartı, İLO'nun temel haklarına ilişkin 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri de ülkemiz tarafından kabul edilen ve hukuken bir parçası haline gelen metinlere göre memurlara yapılan yardımlarla ilgili hukuki ve cezai takibata gidilmesi ülkemizin kabul ettiği sözleşmelere aykırıdır... önerge ile uluslar arası sözleşmelere uygun bir düzenleme yapılarak yaşanan olumsuzluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.” denildiğini,
Buna göre 1340 sayılı ilamın 37. maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
29.12.2006 tarih ve 26391 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 5565 sayılı “2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu”nun Eki (K) Cetvelinin “III. Fazla Çalışma Ücreti” ne ilişkin bölümünün (A/2-b) bendinde;
“b) Her bir makam için aylık toplam 450 saati geçmemek üzere Kurul Başkanı (Bakanlıklar) Genel Müdür ve daha üst birim yöneticileri, Strateji Geliştirme Başkanı, Vali, General ve Amiral rütbesini haiz olmak kaydıyla Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları ile jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki Daire Başkanı ve daha üst birimlerin yöneticiler, Rektör, Büyükşehir ve İl Belediye Başkanları ile birlikte çalışan personele ayda 90 saati,
…..
geçmemek üzere makam onayına istinaden yapılacak ödeme” denilmektedir.
Anılan mevzuat hükmü uyarınca, Belediye Başkanlığının da dâhil olduğu her bir makam için öngörülen aylık fazla çalışma miktarı 450 saat ile sınırlandırılmıştır. Buna göre, Başkanlığa bağlı tüm birimler için bu hükme göre yaptırılabilecek aylık toplam fazla çalışmanın üst sınırı 450 saattir.
Dilekçi, ilamın 37. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, Bütçe Kanununda açıkça öngörülen sınırlamaya rağmen, toplam 450 saati aşan süreler için fazla çalışma ücreti ödenmesini, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1340 sayılı İlam’ın 37. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1340 sayılı ilamın 58. maddesi ile birinci dereceli teknik hizmetler sınıfındaki bir kadrodan ikinci dereceden aylık almakta olan tekniker Recep YENDİM’e, Arif ÖZAY’ın uhdesinde bulunan birinci dereceli Genel İdare Hizmetleri sınıfından bir kadro olan Fen İşleri Müdürlüğü kadrosunu (vekâleten) yürüttüğünden bahisle, bu kadroya ait aylık ve tazminatların verilmesi ve adı geçenin bu görevden alındığı 27.07.2007 tarihinden sonra da ödenmeye devam edilmesi nedeniyle 1.560,61 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
01.08.2010 Tarihinde yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanunun geçici 8. Maddesine göre kamu görevlilerine yapılan ek ödemelere ilişkin takibat yapılmayacağını, Kanun metninde:
“Konusu suç teşkil etmemekle kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanun yayımı tarihine kadar memur temsilcileriyle toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak Belediye, Büyükşehir belediyesi, İl özel idaresinde çalışan kamu görevlilerine her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz. Başlatılanlar işlemden kaldırılır.“ denildiğini,
Ayrıca kanun metninden ayrı değerlendirilmesi hukuken mümkün olmayan gerekçe kısmında da:
“Avrupa insan hakları sözleşmesi, Avrupa sosyal şartı, İLO'nun temel haklarına ilişkin 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri de ülkemiz tarafından kabul edilen ve hukuken bir parçası haline gelen metinlere göre memurlara yapılan yardımlarla ilgili hukuki ve cezai takibata gidilmesi ülkemizin kabul ettiği sözleşmelere aykırıdır... önerge ile uluslar arası sözleşmelere uygun bir düzenleme yapılarak yaşanan olumsuzluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.” denildiğini,
Buna göre 1340 sayılı ilamın 58. maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Bu madde ile ilgili ödeme adı geçen kişinin vekaletten alındığı halde yapılan ödemedir. Vekalet görevi sona ermiş olduğu halde ödemeye devam edilmiştir. Vekaletten doğan haklar, vekalet görevi fiilen devam ettiği sürece alınır. Olayda kişiye yasal hiçbir dayanağı bulunmayan bir ödeme yapılmıştır. Bu durum karşısında yapılan ödeme “ek ödeme” olmadığından dolayı 6009 sayılı yasanın uygulaması söz konusu olmayacağından temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları” başlıklı 86’ncı maddesinde;
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.
Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.
Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık,köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir.
Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.
Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.
Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.
……” denilmektedir.
Buna göre vekâlet kurumu iki durumda söz konusudur;
İlki; ölüm, istifa, emeklilik ve başka göreve atanma gibi nedenlerle kadronun hem fiilen hem de hukuken boş olması durumudur.
İkincisi ise; memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları hallerinde ortaya çıkan ve kadronun hukuken dolu, fiilen boş olduğu durumdur.
Bu ikinci durumda vekalet görevinin üç aydan fazla devam eden süresi için vekalet edilen kadronun ilk kademesinin üçte biri vekalet aylığı olarak öngörülmüş olup, bu halin dışında dolu bir kadroya ait görevin memurlar eliyle yürütülmesinde aylıksız vekalet asıldır.
Rapor dosyası ve eklerinin incelemesi neticesinde, Van Belediye Meclisinin 06.06.2007-233 sayılı Kararının eki “İsimli Kadro Cetvelin”de görüleceği üzere (11050) unvan kod numaralı ve birinci dereceli Fen İşleri Müdürlüğü kadrosunun Arif ÖZAY’a tahsisli olduğu ve Belediye Başkanlığının 31.08.2004 tarih ve 2004/719 sayılı yazısı ile “Belediye Fen İşleri Müdürlüğünü vekaleten yürütmeniz tarafımdan uygun görülmüştür” denilmek suretiyle Recep YENDİM’in görevlendirildiği; adı geçenin daha sonra 27.07.2007 tarih ve (M.65.0.VAN.0.71-2007/487) sayılı onay ile kadro cetvellerinde olmayan teknik danışmanlık görevine getirildiği görülmüştür.
- dereceli Fen İşleri Müdürlüğü kadrosunu işgal eden Arif ÖZAY; kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası gibi bir nedenle işinden ayrılmamış olduğundan ve hukuken ve fiilen kadrosunda bulunduğundan; bir başkasının, mali sonuçları olacak bir şekilde, kendisine vekâlet etmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca, kamu yönetiminde vekaleten ve tedviren görevlendirmenin geçici ve istisnai durumlarda başvurulan bir yol olduğu, tedviren görevlendirilen personelin o kadro için öngörülen şartları da taşımadığı göz önüne alındığında, kamu hizmetlerinin tedviren ya da vekaleten yürütülmesini sürekli hale getirecek şekilde uygulama yapılamayacağı, bu yöndeki işlemlerin 657 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde ifadesini bulan kariyer ve yeterlilik ilkelerine de aykırı olacağı açıktır.
657 sayılı Kanunun 175 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur” hükmü uyarınca vekalet aylığı ve buna bağlı olarak aynı Kanunun 152 nci maddesine dayanılarak kabul edilmiş bulunan 17.04.2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki (26.3.2007 tarih ve 2007/11930 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2007 yılında da uygulanmaya devam edilmesi kabul edilen) “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam Ve Tazminatlara İlişkin Karar”ın “Vekalet” başlıklı 9 uncu maddesinin (1/a-1-cc) bendi (1/a-1-cc. Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları) uyarınca Fen İşleri Müdürlüğü için öngörülen zam ve tazminatların ödenmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan Recep YENDİM, 27.07.2007 tarihinde Fen İşleri müdürlüğüne vekâlet görevinden alındığı halde, vekaleten yürüttüğü görevin haklarını almaya devam etmiştir. Vekâlet görevi mevzuata uygun olsa dahi o görevin hakları vekâlet görevinin fiilen yapıldığı sürece verilebilir. Vekalet görevinden ayrıldıktan sonra hakların ödenmeye devam edilmesi usulünün mevzuatta yeri yoktur. Bir başka ifade ile vekâlet görevi hiç kimse için kazanılmış hak doğurmaz.
Dilekçi, ilamın 58. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemelere aykırı olarak ödenen vekâlet aylığını, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1340 sayılı İlam’ın 58. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1340 sayılı ilamın 60. maddesi ile emekli olan işçilere kullanılmamış izinleri karşılığı ödenen ücretlerden gelir vergisinin eksik kesilmesi nedeniyle 11.683,53 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
01.08.2010 Tarihinde yürürlüğe giren 6009 sayılı Kanunun geçici 8. Maddesine göre kamu görevlilerine yapılan ek ödemelere ilişkin takibat yapılmayacağını, Kanun metninde:
“Konusu suç teşkil etmemekle kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanun yayımı tarihine kadar memur temsilcileriyle toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak Belediye, Büyükşehir belediyesi, İl özel idaresinde çalışan kamu görevlilerine her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz. Başlatılanlar işlemden kaldırılır.“ denildiğini,
Ayrıca kanun metninden ayrı değerlendirilmesi hukuken mümkün olmayan gerekçe kısmında da:
“Avrupa insan hakları sözleşmesi, Avrupa sosyal şartı, İLO'nun temel haklarına ilişkin 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri de ülkemiz tarafından kabul edilen ve hukuken bir parçası haline gelen metinlere göre memurlara yapılan yardımlarla ilgili hukuki ve cezai takibata gidilmesi ülkemizin kabul ettiği sözleşmelere aykırıdır... önerge ile uluslar arası sözleşmelere uygun bir düzenleme yapılarak yaşanan olumsuzluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.” denildiğini,
Buna göre 1340 sayılı ilamın 60. maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Tazminine konu gelir vergisi kesintisidir. Söz konusu kesintilerin işçilerden yapılması gerekmektedir. Bu durumda bir “ek ödeme” söz konusu olmadığı gibi “işçi”lerden yapılacak vergi kesintisi tazmin konusudur. 6009 sayılı yasa ise hem “memur”larla ilgili olup, hem de “ek ödeme” ile ilgili olduğuna göre temyiz isteminin reddi ile Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”
“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde;
“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
………”
“Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;
“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
- Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,
………” denilmektedir.
26.12.2006 tarih ve 26382 nolu Resmi Gazetede yayımlanan 259 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2007 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
- 500 YTL'ye kadar % 15
19.000 YTL'nin 7.500 YTL'si için 1.125 YTL, fazlası % 20
43.000 YTL'nin 19.000 YTL'si için 3.425 YTL, fazlası % 27
43.000 YTL'den fazlasının 43.000 YTL'si için 9.905 YTL, fazlası % 35
Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, işçilerin kullanılmamış izinleri karşılığı hesaplanan ücret tutarının, yıl içinde işçinin elde ettiği diğer gelirlerin kümülatif miktarına eklenerek ulaşılan matrah üzerinden yukarıdaki tarifenin ilgili dilimine isabet eden oranda gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir. Ancak rapor dosyası ve eklerinin incelemede izin ücretlerinden tarifenin ilk dilimine göre sadece % 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapıldığı görülmüştür.
Dilekçi, ilamın 58. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesindeki, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte ve genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’ndaki düzenlemelere aykırı olarak eksik kesilen gelir vergisini, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 1340 sayılı İlam’ın 60. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 08.01.2013 tarihli ve 36057 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56