Sayıştay 6. Dairesi 33998 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33998

Karar Tarihi

12 Şubat 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 6

  • Dosya No: 33998

  • Tutanak No: 36538

  • Tutanak Tarihi: 12.02.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

330 sayılı İlamın 1. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan personele yapılan ikramiye ödemesinde; adı geçen Kanunda yer alan aylık tanımı dışında kalan özlük haklarının ikramiye hesabına dahil edildiği gerekçesiyle 321.637,00 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle;

657 sayılı yasadaki aylık tanımı, deyimler başlıklı 147 inci maddesinde yapılmıştır. 147. madde yasada geçen terimlerden ne anlaşılması gerektiğini açıklığa kavuşturmaktadır. 147 inci maddenin A fıkrasında, aylık "bu kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, ifade eder." denilmektedir. Bu madde ile aylık, açıkça tanımlanmıştır. Ayrıca aynı yasanın 146 ıncı maddesinde "bu kanun gereğince ödenecek aylık, taban aylığı, kıdem aylığı, zam ve tazminatlar ile ödenekler toplamının brüt tutarı, bulunulan yerde İş Kanunu Gereğince işçiler için tespit olunan asgari ücretin aylık tutarından az olamaz denilmektedir. 146 ıncı madde gereğince, memurun aylığının asgari ücretten az olmaması gerekir. Bu durumda aylık sadece gösterge ve ek göstergeden ibarettir demek imkânsızdır.

Söz konusu yasanın devamındaki maddelerinde, memura ödenecek aylığa dâhil kalemler sayılmıştır, (madde 149,150,151,152)

Kanun lafzı ve ruhuyla bir bütündür. 2560 sayılı yasa düzenlenirken, memurlara yılda iki maaş tutarını geçmemek üzere verilecek ikramiyelerle ilgili düzenleme yapılırken, memurun bir ay içinde aldığı, yani devamlı aldığı, kendi eşit şartlarında çalışanlarla aynı aldığı ücretin kastedildiği çok açıktır. Sorguda belirtilen şekilde, dar kalıplar içinde değerlendirildiğinde, gösterge ve ek göstergeden oluşan cüzi bir bedel, ikramiye adıyla yasal düzenleme yapmaya değer bir bedel değildir. Kanun koyucunun asıl amacının da, sorguda belirtilen dar kapsamda ödeme olmadığı, net olarak söylenebilir.

MESKİ Genel Kurulunun kabul ettiği İkramiye Yönetmeliğinde; "Memurların maaş bordrolarına yansıyan (eş ve çocuk yardımı hariç ) tüm ödemelerden oluştuğu” şeklinde tanımlanmıştır. İdaremizin en üst karar organı olan ve Kanun koyucunun verdiği yetkiyi kullanan Genel Kurul, bütün hak edişlerin, 657 sayılı kanunun 147 inci maddesindeki tanımlamaya uygun "maaş" olarak kabul edilmesini öngörmüştür.

Demişler ayrıca 6009 sayılı "Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un Geçici 8. maddesini de gerekçe göstererek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 5. maddesine göre bu kanun diğer büyükşehir belediyeleri hakkında da uygulanmaktadır. Kanunun 1. maddesinin son fıkrasıyla İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi tutulmuştur. Kanunun 6. maddesinin d bendinde yılda iki maaşı geçmemek üzere verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirleme görevi Genel Kurul’a verilmiştir.

657 sayılı Kanunun “Memurlara Ödenecek Aylık Tutarları” başlıklı 155. maddesinde, “Bu kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir.”,

“Göstergeler” başlıklı 43. maddesinin B bendinde; “Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır.” ,

Hükümlerine yer verilmek suretiyle “Aylık” kavramı, her derece için tespit edilen göstergeler ile görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının Bütçe Kanununda saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutar olarak tanımlanmıştır.

Danıştay 1. Dairesinin 06.05.1999 tarih ve 1999/81 Karar No.lu Kararında da, 657 sayılı Kanunun 155 ve 43/(B) maddesine atıf yapılarak aylık tanımının, 657 sayılı Kanunda her derece için tespit edilen göstergeler ile varsa görevin niteliğine göre belirlenen ek göstergeler toplamının kanunlar gereği saptanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı ifade ettiği, aylık tanımının diğer ödeme unsurlarını da kısmen ya da tamamen kapsayacak şekilde ancak yeni bir yasal düzenlemeyle değiştirilebileceği, böyle bir düzenleme yapılmadıkça 657 sayılı Kanunda yer alan aylık tanımının diğer ödeme unsurlarını da kapsayacak şekilde yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün olmayacağı, yılda iki maaşı geçmeyen ikramiye uygulamasına ilişkin tutarın hesaplanmasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda tanımı yapılan aylık tutarın dışında kalan diğer ödeme unsurlarının dikkate alınmasına hukuken olanak bulunmadığı görüşüne varılmıştır.

Diğer taraftan, 375 sayılı Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinde “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” Denilmektedir. Düzenlemede her ne kadar “ikramiye” ifadesine yer verilmese de, “her ne ad altında olursa olsun” ile “ve benzeri ödemeler” ibarelerinden, kapsamın sadece sayılan ödeme türleriyle sınırlı olmadığı, “ikramiye” hesabına da taban ve kıdem aylığının dahil edilmeyeceği açıkça anlaşılmaktadır.

6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi ve 6289 sayılı Kanunun geçici 14. maddesi memur temsilcileriyle akdedilen sözleşme veya tasarrufu kapsamakta olup, ilama konu tazmin hükmü bu kapsamda yapılan bir ödemeye dayanmadığından dilekçilerin bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddiyle 330 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 12.02.2013 tarih ve 36538 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim