Sayıştay 6. Dairesi 32080 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
32080
26 Haziran 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2006
-
Daire: 6
-
Dosya No: 32080
-
Tutanak No: 35306
-
Tutanak Tarihi: 26.06.2012
-
Konu:
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Tahsin AKDUMAN ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- Dilekçi 847 sayılı ilamın 1. maddesine itiraz etmekte ise de, tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı kişilere yöneltilmiş olup dilekçinin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.
Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan dilekçinin işbu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,
- 847 sayılı ilamın 3. maddesi ile Bolu İl Özel İdaresi Bütçesinden Vali Ali Serindağ’a ödenen encümen başkanlığı ödeneğinden ve Vali Yardımcılarına ödenen ek ödenekten kesilen gelir vergisinin iade edilmesi ve 4894 nolu ödeme emri ile ödenen ödeneklerden ise gelir vergisinin kesilmemesi nedeniyle 2.895,02 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
10 Temmuz 2009 tarih ve 27248 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 36. Maddesi ile 22.02.2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici madde eklendiğini ve bu maddede aynen; " Geçici Madde- 4 Bu Kanunun 28. Ve 63. Maddeleri gereğince 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “5540 sayılı yasanın Ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında eşdeğer görev yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olduğundan, bu kişilere yapılan ek ödemelerinde vergi istisnası kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca bu konuda Danıştay 4 üncü Dairesinin E: 2007/5848, K: 2008/5019, E: 2009/1510, K: 2009/94 sayılı kararları da bulunmaktadır.
Temyiz itirazların kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalâa olunur “ şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumlu olduğu, Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 28. maddesinde ise Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verileceği, Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısının ödeneceği belirtilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez……..” denilmektedir.
Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesine göre Valiye, 63 üncü maddesine göre Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü; Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, 5540 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;
İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Ayrıca, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile eklenen Geçici 4. Madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28. ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.
Diğer yandan bu konuyla ilgili olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar vermiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 847 sayılı ilamın 3. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 847 sayılı ilamın 4. maddesi ile Erdem Mühendislik Müth. İnş. Taah. İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti yükleniminde bulunan ‘‘Bolu Merkez Karaçayır Mahallesi Spor Kompleksi İçerisine Sentetik Futbol Çim Sahası Yapımı İşi’’ne ait ihale kararından ve bu işe ilişkin sözleşmeden Damga Vergisi alınmaması nedeniyle 4.151,62 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile yüklenici Erdem Mühendislik Müteahhitlik İnş. Taah. İth. İhr. Ltd.Şti. arasında imzalanan Bolu merkez Karaçayır Mahallesi Spor Kompleksi içersine Sentetik Futbol Çim Sahası yapımına ilişkin sözleşmenin Bolu 3. Noterliği tarafından tasdik olduğunu ve Damga Vergisinin de 24.07.2006 tarih ve 254591 nolu Noterlik Makbuzu ile 2.595,26 TL olarak tahsil edildiğini,
Ayrıca ilgilinin hak ediş belgesi karşılığı düzenlemiş olduğu 13.10.2006 tarih ve 162525 no'lu faturasına istinaden düzenlenen 14.10.2006 tarih ve bila sayılı ödeme emri ile 755.08 TL, 11.12.2006 tarih ve 162535 no'lu faturasına istinaden düzenlenen 11.12.2006 tarih ve bila sayılı ödeme emri ile 971.02 TL, 10.01.2007 tarih ve 162539 no'lu faturasına istinaden düzenlenen 10.01.2007 tarih ve bila no'lu ödeme emri ile 868,65 TL olmak üzere toplam 2.594,75 TL Damga Vergisi kesintisinin yapıldığını,
Sonuç olarak; Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile yüklenici Erdem Mühendislik Müteahhitlik İnş. Taah.İth.İhr.Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan Bolu Merkez Karaçayır Mahallesi Spor Kompleksi içersine Sentetik Futbol Çim Sahası yapımına ilişkin sözleşme ve hak edişlerinden toplam 5.190,01 TL Damga Vergisi kesintisi yapıldığını, dolayısıyla yapılan iş ve işlemlerde bir vergi kaçağı veya kaybı söz konusu olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiş ve dilekçesi ekinde 24.07.2006 tarih ve 254591 nolu Noterlik Makbuzu ile ilgili ödeme emirleri ve faturaların fotokopisini göndermiştir.
Sayıştay Savcılığı “Tazmin hükmedilen damga vergilerinin tahsil edildiği bildirildiğine göre bu madde yönünden dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi mütalâa olunur “ şeklinde görüş bildirmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinin ilk fıkrasında, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga Vergisine tabi olduğu, ikinci fıkrasında, bu Kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, 2. maddesinde, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de Damga Vergisine tabi olduğu, 3. maddesinde, Damga Vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişilerin ödeyeceği, 8. maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin olduğu hükme bağlandıktan sonra 14. maddenin 2. fıkrasında da belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktarın aynı nispette vergiye tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanuna ekli “(1) sayılı Tablo” nun “I. Akitlerle ilgili kağıtlar” başlığının 1/a bendinde belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin binde 7,5 oranında Damga Vergisine tabi olduğu açıklanmıştır.
Bu Tablonun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlığının 2. bendinde artırma ve eksiltme kanunlarına tabi olan veya olmayan daire ve kurumların yetkili organlarınca verilen her türlü ihale kararlarının binde 4,5 oranında Damga Vergisine tabi olduğu ifade edilmiştir.
Yine bu Tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlığının 1/a bendinde de resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların binde 7,5 oranında Damga Vergisine tabi olduğu ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; binde 7,5 oranında sözleşme damga vergisi, binde 4,5 oranında ihale kararına ilişkin damga vergisi ve binde 7,5 oranında ödeme emrinden kesilen damga vergisi olmak üzere üç ayrı damga vergisi kesilmesi gerekmektedir.
Dilekçi tarafından gönderilen belgeler incelendiğinde; 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablo’nun “I. Akitlerle ilgili kağıtlar” başlığının 1/a bendine göre kesilmesi gereken binde 7,5 oranındaki 2.594,76 YTL’lik sözleşme damga vergisinin, sözleşmenin noter tarafından onaylanması nedeniyle 24.07.2006 tarih ve 254591 nolu Noterlik Makbuzu ile tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu tutarın (2.594,76 YTL’nin) tazmin miktarından düşülmesi gerekmektedir.
Ancak dilekçinin dilekçesi ekinde gönderdiği ödeme emirleri üzerinden kesilen toplam 2.594,75 YTL tutarındaki damga vergisinin ise tazmin hükmü ile ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü gönderilen ödeme emirleri ile kesildiği bildirilen damga vergileri, 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablo’nun “IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlığının 1/a bendine göre kesilmesi gereken binde 7,5 oranındaki (ödeme emri düzenlenmesi nedeniyle ödeme emri üzerinden kesilen) damga vergisidir.
İlamda tazmin hükmüne gerekçe olarak gösterilen mevzuat hükmü ise; 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablo’nun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlığının 2. bendinde belirtilen, “artırma ve eksiltme kanunlarına tabi olan veya olmayan daire ve kurumların yetkili organlarınca verilen her türlü ihale kararlarından” kesilmesi gereken binde 4,5 oranındaki damga vergisidir. Diğer bir ifade ile dilekçinin dilekçesi ekinde gönderdiği ödeme emirleri üzerinden kesilen toplam 2.594,75 YTL tutarındaki damga vergisi, (ödeme emri düzenlenmesi nedeniyle) 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablo’nun “IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlığının 1/a bendine göre kesilmesi gereken binde 7,5 oranındaki damga vergisi olup, bunun dışında ayrıca (ihale kararı alınması nedeniyle) (1) sayılı Tablo’nun “II. Kararlar ve mazbatalar” başlığının 2. bendine göre binde 4,5 oranında (1.556,86 YTL tutarında) damga vergisi kesilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla 847 sayılı ilamın 4. maddesiyle verilen 4.151,62 YTL tazmin hükmünden sözleşmenin noter tarafından onaylanması nedeniyle 2.594,76 YTL sözleşme damga vergisinin düşülerek geriye kalan 1.556,86 YTL’nin ilamda adı geçen sorumlular uhdelerinde kalmak üzere DÜZELTİLEREK TASDİKİNE,
- 847 sayılı ilamın 6. maddesi ile Vali yardımcısı ve Kaymakamlara 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca ödenen ek ödeneğin izinli ve raporlu olunan günlerde de ödenmesi nedeniyle 5.240,52 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesinde; “Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.” denildiğini ve hastalık, yıllık izin ve başka yerde görevli oldukları günlerin hariç tutulmadığını ve bu ödeneğin aylık olarak verildiğini,
Ayrıca; 10 Temmuz 2009 tarih ve 27248 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 36. Maddesi ile 22.02.2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici madde eklendiğini ve bu maddede aynen; " Geçici Madde- 4 Bu Kanunun 28. Ve 63. Maddeleri gereğince 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Vali yardımcılarına ve kaymakamlara yapılan ödemeler, görevleri devam ettiği sürece ödenir ve yıllık izin görevin devamıdır. İzinli ve raporlu olan kişinin görevle ilişkisi kesilmemekte olduğundan aylık ödeneğin ödemesine devam edilmesi gerekir. Temyiz itirazlarının kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalâa olunur “ şeklinde görüş bildirmiştir.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4.madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4.maddede de;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
Bu hüküm karşısında 847 sayılı ilamın 6. maddesi hakkında borç çıkarılamayacağından ve çıkarılmış olan borçların takibi işlemine son verilmesi gerektiğinden temyiz konusu olan ilamın 6. maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
- 847 sayılı ilamın 9. maddesi ile Bolu İl Genel Meclisi üyelerine, Kasım ayı meclis toplantısı için kanunen belirlenen süreden daha fazla süre için huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 10.729,49 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 12. maddesinin 2. paragrafında; "Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok yirmi gün, diğer toplantıların süresi en çok beş gündür." denildiğini, İl Genel Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 5. paragrafında; "Toplantı süresi bütçenin görüşüldüğü toplantılarda yirmi, diğer toplantılarda beş günü aşamaz. Bu süreler uzatılamayacağı gibi olağanüstü toplantı da yapılamaz.
Görüşülecek konu bulunmadığı takdirde meclis gündemsiz olarak toplantıya çağırılır. Birleşim açıldıktan sonra vali tarafından gündeme alınması istenilen konu olmadığı ve üyeler tarafından da gündem konusu önerilmediği takdirde toplantı kapatılır. Bu gün için de meclis üyelerine huzur hakkı ödenir. " denildiğini,
Kanun maddesi ve Yönetmelik maddesinden anlaşılacağı üzere İl Genel Meclis üyelerinin toplantı huzur hakkı almalarının herhangi bir görüşme konusuna bağlanmadığının açıkça görüldüğünü, Bütçe görüşmelerinin yapıldığı ayda 20 gün toplanabileceğinin açıkça belirtildiğini, her gün bütçe ile ilgili bir görüşme yapılacağı yönünde hüküm bulunmadığını, ayrıca Yönetmelik maddesinde meclisin gündemsiz olarak bile toplanabileceğinin, hiçbir konuyu görüşmeden dağıldığı halde bile bu toplantılara katılanlara huzur hakkı ödeneceğinin madde hükmünde belirtildiğini,
Ayrıca dilekçe ekinde sunulan toplantı gündemlerinden anlaşılacağı üzere 9 toplantı gününde bütçeye ödenek konulmasına esas olan 2007 yılı çalışma programının görüşüldüğünün, bütçe ile İlgili komisyon raporlarının görüşüldüğünün, İl Özel İdaresi 2007 yılı bütçe taslağı dahilinde kurumların bütçe ödeneklerin görüşüldüğünün görüleceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Yapılan toplantılar bütçe görüşmeleri ile ilgilidirler. Bütçe görüşmelerinin yapıldığı ayda bütçe ile ilgili olarak toplanılmıştır. Anılan toplantıda muhakkak her an, her dakika bütçe görüşülecek, başka bir konuda konuşulmayacak diye bir sınırlama söz konusu olmadığına göre fazla bir ödemeden bahsedilemez.
Temyiz itirazlarının kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi mütalâa olunur “ şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Meclis toplantısı’’ başlıklı 12. maddesinde;
‘‘İl genel meclisi, il genel meclisince belirlenecek bir aylık tatil hariç her ayın ilk haftası meclis tarafından önceden belirlenen günde mutat toplantı yerinde toplanır. (Mülga son cümle: 3/7/2005-5393/85 md.)
Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok yirmi gün, diğer toplantıların süresi en çok beş gündür…’’ denilmekte,
Aynı Kanun’un ‘‘Meclis üyelerinin huzur hakları ve diğer sosyal hakları’’ başlıklı 24. maddesinde;
‘‘Meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için; il genel meclisi başkanına 6000 gösterge, diğer meclis üyelerine 2200 gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir…” denilmektedir.
09/10/2005 tarih ve 25961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İl Genel Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin “Meclis toplantıları” başlıklı 6. maddesinde ise;
“Madde 6- Meclis toplantısı her ayın ilk haftası başlar ve ara verilmeden tamamlanır. Ancak ilk haftanın tamamının resmi tatile rastlaması halinde takip eden ilk çalışma günü toplantı günü olarak belirlenebilir. Resmi tatile rastlayan günlerde çalışmaya ara verilebilir.
……..
Toplantı süresi bütçenin görüşüldüğü toplantılarda yirmi, diğer toplantılarda beş günü aşamaz. Bu süreler uzatılamayacağı gibi olağanüstü toplantı da yapılamaz.
Görüşülecek konu bulunmadığı takdirde meclis gündemsiz olarak toplantıya çağırılır. Birleşim açıldıktan sonra vali tarafından gündeme alınması istenilen konu olmadığı ve üyeler tarafından da gündem konusu önerilmediği takdirde toplantı kapatılır. Bu gün için de meclis üyelerine huzur hakkı ödenir.
……..” denilmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, İl Genel Meclis üyelerinin toplantı huzur hakkı almaları herhangi bir görüşme konusuna bağlanmamıştır. Diğer yandan bütçe görüşmelerinin yapıldığı toplantılarda meclisin 20 gün toplanabileceği açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Yönetmelik maddesinde meclisin gündemsiz olarak bile toplanabileceği, hiçbir konuyu görüşmeden dağıldığı halde bile bu toplantılara katılanlara huzur hakkı ödeneceği hüküm altına alınmaktadır.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde Bolu İl Genel Meclisi’nin bütçe görüşmelerinin yapıldığı Kasım ayında 12 gün toplandığı ve buna göre Meclis üyelerine huzur hakkı verildiği görülmüştür. İlamda tazmin hükmünün gerekçesi ise, bu toplantıların sadece iki gününde bütçe ile ilgili konuların görüşülmesi, diğer günlerde ise bütçe dışı konuların görüşülmesidir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere İl Genel Meclis üyelerinin toplantı huzur hakkı almaları herhangi bir görüşme konusuna bağlanmamıştır. Ayrıca Yönetmelik maddesinde meclisin gündemsiz olarak bile toplanabileceği, hiçbir konuyu görüşmeden dağıldığı halde bile bu toplantılara katılanlara huzur hakkı ödeneceği açıkça belirtilmiştir.
Kaldı ki dilekçe ekinde sunulan toplantı gündemlerinden, 9 toplantı gününde bütçeye ilişkin konuların görüşüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dilekçi iddialarının kabulü ile 847 sayılı ilamın 9. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 847 sayılı ilamın 12. maddesi ile Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman ile İl Özel İdare Müdürü Yusuf Yahyaoğlu’na il encümenine başkanlık ettikleri gerekçesiyle encümen başkanlığı ödeneği ödenmesi nedeniyle 7.704,28 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
10 Temmuz 2009 tarih ve 27248 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 36. Maddesi ile 22.02.2005 tarih ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici madde eklendiğini ve bu maddede aynen; " Geçici Madde- 4 Bu Kanunun 28. Ve 63. Maddeleri gereğince 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir" denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Encümen başkanına ödenen ücret, toplantı başına ödenen huzur hakkı ücreti olmayıp, maktuen ödenen bir ödenektir. Bu ödeme Valiye toplantıya başkan olarak katılıp katılmamasına bakılmaksızın ödenir. Dolayısıyla aynı iş için genel sekretere encümen toplantılarına fiilen başkanlık ettiği için ödeme yapılamaz. Aksi halde aynı iş için mükerrer ödeme yapılmış olur.
Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 10.07.2007 tarih ve 40377 sayılı genelgeleri de “… İl Özel İdaresi genel sekreterine başkanlık ödeneği verilmesine imkan bulunmamaktadır.” Hükmünü içermektedir.
İzah edilen nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının reddi ile Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalâa olunur “ şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun, “İl Encümeni” başlıklı 25. maddesinde; “İl encümeni valinin başkanlığında, il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri malî hizmetler birim amiri olmak üzere valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur.
Valinin katılamadığı encümen toplantısına genel sekreter başkanlık eder.
Encümen toplantılarına gündemdeki konularla ilgili olarak, ilgili birim amirleri vali tarafından oy hakkı olmaksızın görüşleri alınmak üzere çağrılabilir.” denilmektedir.
Aynı Kanun’un “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28. maddesinde; “Encümen başkanına 14.000, üyelerine 12.000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.” denilmektedir.
Aynı Kanun’un 35. maddesinde ise, “Genel sekreter, il özel idaresi hizmetlerini vali adına ve onun emirleri yönünde, mevzuat hükümlerine, il genel meclisi ve il encümeni kararlarına, il özel idaresinin amaç ve politikalarına, stratejik plan ve yıllık çalışma programına göre düzenler ve yürütür. Bu amaçla il özel idaresi kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar.
Genel sekreter yukarıda belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden valiye karşı sorumludur.” denilmektedir.
10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanununun 36. maddesi ile 22.02.2005 tarihli 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4. madde eklenmiştir. Söz konusu geçici 4. maddede;
“Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” denilmektedir.
Bu hüküm karşısında 847 sayılı ilamın 12. maddesi hakkında borç çıkarılamayacağından ve çıkarılmış olan borçların takibi işlemine son verilmesi gerektiğinden temyiz konusu olan ilamın 12. maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
- 847 sayılı ilamın 14. maddesi ile Bolu İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan çeşitli inşaat ve onarım işleri, yıllara sâri iş olduğu halde, bu işlere ilişkin ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması nedeniyle 7.963,82 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Söz konusu inşat yüklenicilerinin 2006 ve 2007 yıllarına ait Kurumlar vergisi beyannamelerinin ilgililerin bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden istenildiğini ve kanun gereği mükellefin bilgi ve belgeleri kişilere verilemeyeceği, Sayıştay Başkanlığının yazılı talebi üzerine gönderilebileceğinin belirtildiğini,
Söz konusu inşaat yüklenicilerinin inşaat bitiminde hesaplanan vergilerinden mahsup edilmek üzere yapılması gereken stopaj kesintilerinin muhasebe esaslarına istinaden yapılmamış olacaklarını, söz konusu şirketlerin kesilmeyen bu kesintileri vergisinden düşmediğinin Mahkemece Vergi Dairesinden 2006-2007 kurumlar vergisi beyannamelerinin istenmesi ve beyannamelerin kontrolünde görüleceğini,
Dolayısıyla olayda herhangi bir vergi kaybı olmadığını, kesilmeyen gelir vergisi tevkifatına ait Sayıştay kararlarının olduğunu, Vergi Dairesi Müdürlüklerinden İstenecek belgelerin incelenmesinde görüleceği üzere olayda herhangi bir vergi kaybı ve kaçağı söz konusu olmadığını, ayrıca olayda bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre yapılan işten %5 oranında vergi tevkifatı yapılması zorunludur. Çünkü yapılan iş “yıllara sari” inşaat ve onarım işidir. Aynı takvim yılı içerisinde başlayıp bitmemiştir. Başlangıç ve bitiş tarihi farklı takvim yıllarına aittir. Bu işle ilgili vergi dairesine yatırılmış bir ödemeye ilişkin belgede ibraz edilemediğinden fazla ödeme söz konusudur.
Açıklanan nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi mütalâa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi, tazmin konusu tutarların ilgili firmalar tarafından vergi dairesine yatırıldığını, bu hususun kurumlar vergisi beyannamelerinin ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden Sayıştay’ca istenmesi halinde görüleceğini bildirmekle birlikte, tahsilâta ya da verginin yatırıldığına ilişkin bir belge gönderilmemesi nedeni ile tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 847 sayılı ilamın 15. maddesi ile Mülkiyeti Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olup Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden kullanım hakkı 10 yıllığına Bolu Belediyesine devredilen Bolu Atatürk Stadyumun Kapalı Tribün Altı Onarım İşine ilişkin TN İnşaat Mad. Tur. San. Tic. Ltd. Şti tarafından düzenlenen 1 ve 2 nolu hak ediş bedellerinin İl Özel İdaresi bütçesinden ödenmesi nedeniyle 99.120,00 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi birinci dilekçesinde;
Türkiye Futbol Federasyonu temsilcilerinin Bolu Atatürk Stadyumunda yaptıkları inceleme sonucunda; Stadın UEFA standartlarına uygun olmadığını, depremde hasar gördüğünü, mevcut eksikliklerin giderilmesini, aksi takdirde Bolu Sporun bu stadyumda müsabaka yapmasına izin verilemeyeceğini belirttiklerini,
Bunun üzerine; Bolu Valiliğinin 02.08.2005 tarih ve 2493 sayılı yazıları ile, Spor Toto Genel Müdürlüğünden "Reklam Karşılığı" olarak stadyumun yarım kalan yerlerinin tamamlanması için şartlı yardım talebinde bulunduklarını, (EK: 12)
T.C. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünün Bolu Valiliğine 09.08.2005 tarih ve 4864 sayılı yazı ile "Bu Tesis Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü Tarafından Tamamlanmıştır" ibaresi olan reklamın yer alması karşılığı Bolu İl Özel İdaresine 118.000,00 TL’den %18 KDV düşülerek verilmesinin uygun görüldüğünün bildirildiğini, (EK-13)
Yine 09.08.2005 tarihinde Bolu Valiliği ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü arasında bir protokol tanzim edilerek "Reklâm Karşılığı" yapılan yardımın karşılıklı olarak bağışlandığını, (EK-14)
09.08.2005 tarihli Bolu Valiliği ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü ile imzalanan protokol gereği stadyumun yarım kalan yerlerinin tamamlanması için şartlı nakdi yardımın Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü tarafından 16.09.2005 tarih ve F02924 nolu banka dekontu ile 99.250,00 TL olarak İl Özel İdaresinin hesaplarına gönderildiğini (Ek-4)
Bahse konu Bolu Atatürk Stadyumu yapımı için Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü tarafından gönderilen 99.250,00 TL’nin İl Özel İdaresi bütçesine şartlı olarak tahsisat kaydedildiğini, Stadyumun bakım ve onarım bedeli olan ve şartlı kaydedilen 99.250,00 TL ödenekten hakedişlerin ödendiğini, İl Özel İdare bütçesine yük getirmediğini,
Liglerin başlamasına çok kısa bir zaman kalmasından dolayı Bolu Valiliği ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü arasında yapılan bu protokol gereğince Gençlik Spor İl Müdürlüğü olarak gönderilen ve İl Özel İdaresi Emanet hesabında bekletilen bu şartlı paranın usulüne uygun olarak ve yerinde harcanabilmesi için Bolu Valiliği Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğüne yazılan 18.08.2005 tarih ve 2717 sayılı yazı ile "Keşif” hazırlanmasının istendiğini, (EK: 15)
Gençlik Spor İl Müdürlüğü olarak, İl Özel İdaresi Müdürlüğüne Reklam Karşılığı tahsis edilen ödeneğin harcanabilmesine İlişkin Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünün hazırlamış olduğu yaklaşık maliyet hesaplarının, ilgili müdürlüğe sunulduğunu, (EK: 16)
Bilahare, İl Encümeninin 24.10.2005 tarih ve 515 sayılı kararı ile İl Özel İdaresi emanetinde bulunan ödeneğin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre ihalesinin yaptırılmasına karar verdiklerini, (EK: 17)
Mülkiyeti Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olan ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden Atatürk Stadyumu kullanım hakkının 10 yıllığına 16.09.2005 tarihinde Bolu Belediye Başkanlığına devredildiğini,
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şartlı olarak "Reklam Karşılığı" Spor Toto Teşkilat Başkanlığından İl Özel İdaresine gönderilen ödenek ve bu kurum ile yapılan protokolün tarihinin 09.08.2005 olduğunu, mülkiyeti Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olan ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmeyle kullanım hakkının 10 yıllığına devredilme tarihinin de 16.09.2005 olduğunu,
Görüleceği üzere, stadyumun Bolu Belediye Başkanlığına devri yapılmadan önce bu şartlı paranın geldiğini ve gönderildiği amaçla kullanılması konusunda işlemlere başlandığını, Çünkü İlin tek profesyonel kulübü olan Bolu Sporun lig maçlarını zamanında ve aksamadan yapılabilmesi için ihale işlemlerine “Kamu Yararı” gözetilerek bir an önce başlanıldığını,
İl Özel İdaresine Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü tarafından şartlı olarak Atatürk Stadyumunun bakım ve onarımı için gönderilen 99.250,00 TL’nin 16.09.2010 tarihinde hesaplara girdiğini, bu parayı tekrar geriye gönderme imkânı bulunmadığını, çünkü Spor Toto ile Özel İdare arasında şartlı bir protokol bulunduğunu,
Her ne kadar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında imzalanan sözleşmede stadyumun bakım ve onarımı Belediyeye ait olsa da, bu sözleşmeden önce Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü ile Özel İdaresi arasında düzenlenen şartlı protokol gereği gönderilen ve hesaplara geçen paradan daha önceden planlanan stadyumun bakım ve onarım bedelinin ödendiğini,
Ayrıca; mülkiyeti Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olan ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmenin (EK:18-18/1-18/2,18/3-18/4) İl Müdürlüğü kullanımında kalacak yerler başlığını taşıyan 15. maddesinin (a), (b), (d) bentlerinde belirtilen kısımların İl Müdürlüğünün kullanımında olması nedeniyle İl Müdürlüğünce yaptırılmasının gerektiğini, amatör sporcuların bu alanları kullanması ve uygun şartlarda istifade edebilmeleri, yine sözleşmenin “Protokol tribünü” başlıklı 21. maddesi hükmünde bu kısmın kullanımının İl Müdürlüğü emrine verilmesi ve bu alanın Bolu İline yakışır şekilde temsil edilebilmesini teminen bu alandaki tamir ve bakım işlerinin İl Müdürlüğünce yaptırılması gerektiğini, Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünün “Reklam Karşılığı” olarak şartlı göndermiş olduğu bu ödenek ile bütün bu kısımların da tamir ve bakımlarının yaptırıldığını,
Sonuç olarak; T.C. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Toto Teşkilat Müdürlüğünün Bolu Valiliğine 09.08.2005 tarih ve 4864 sayılı yazı ile; “Bu Tesis Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü Tarafından Tamamlanmıştır.” İbaresi olan reklamın yer alması karşılığı Bolu İl Özel İdaresine gönderdiği 118.000 TL nin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmeyle kullanım hakkı 10 yıllığına devredilme tarihi olan 16.09.2005 tarihinden önce gönderilip ihale iş ve işlemlerinin devir tarihinden önce başlatıldığını, yine gönderilen bu şartlı para ile Stadyumda İl Müdürlüğünün kullanımında olan kısımların da bakımlarının yaptırıldığını, bu işlemlerden dolayı “Kamu Zararının Söz Konusu Olmadığını” gönderilen şartlı paranın da yerinde ve usulüne uygun harcandığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında “Bolu Atatürk Stadyumunun Kullanım Hakkının Bolu Belediyesine Devrine ilişkin sözleşmenin 14 üncü maddesine göre stadyumun bakım ve onarımının belediye tarafından yapılması gerekmektedir. Anılan sözleşmenin tarihi 16.09.2005 olduğuna göre bu tarihten sonra onarımla ilgili giderlerin belediye tarafından yapılması sözleşme gereğidir.
Yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Daire Kararının onanmasına karar verilmesi mütalâa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde ilk dilekçesinde söylediklerine ek olarak;
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında sözleşme imzalanmış ise de bu iki kurum arasındaki sözleşmenin İl Özel İdaresine gönderilmediğini,
İhalenin yapıldığı süreçte ve daha sonraki ödemelerin yapıldığı zamanlarda böyle bir sözleşme olduğunu bilmediğini, bahse konu sözleşmenin varlığını 2006 yılı ilamının gelmesi ile yapılan araştırmalar neticesinde öğrendiğini,
Bolu Belediyesi ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasında sözleşme yapıldığı konusunda her iki kurumun da Bolu İl Özel İdaresine bilgi vermediğini, bu konu hakkında ilgili Kurumlardan sözleşmenin gönderilip gönderilmediği hakkında görüşlerinin istenilmesini ve bu nedenle olayda herhangi bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı ikinci karşılamasında; dilekçi tarafından ileri sürülen hususların ilk mütalaadaki görüşleri değiştirecek nitelikte olmadığını belirterek Daire Kararının onanmasını istemiştir.
Dilekçi tarafından dosyanın tekemmülünden sonra gönderilen 24.01.2011 tarihli dilekçede; Bolu Belediyesi ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasında sözleşme yapıldığı konusunda Bolu İl Özel İdaresine bilgi vermediği belirtilerek bu hususa ilişkin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün yazıları dilekçe ekinde sunulmuştur.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; 09.08.2005 tarihinde Bolu Valiliği ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü arasında bir protokol tanzim edilerek Bolu Atatürk Stadyumu tadilatı için "Reklâm Karşılığı" şartlı bağış yapıldığı,
09.08.2005 tarihli Bolu Valiliği ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü ile imzalanan protokol gereği stadyumun yarım kalan yerlerinin tamamlanması için şartlı nakdi yardımın Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü tarafından 16.09.2005 tarih ve F02924 nolu banka dekontu ile 99.250,00 YTL olarak İl Özel İdaresinin hesaplarına gönderildiği, bahse konu Bolu Atatürk Stadyumu yapımı için Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü tarafından gönderilen 99.250,00 YTL’nin İl Özel İdaresi bütçesi emanet hesabına kaydedildiği,
Mülkiyeti Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ait olan ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden Atatürk Stadyumu kullanım hakkının 10 yıllığına 16.09.2005 tarihinde Bolu Belediye Başkanlığına devredildiği, ancak buna ilişkin sözleşme hakkında İl Özel İdare Müdürlüğüne bilgi verilmediği (Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 23.09.2010 tarih ve B.02.1.GSM.0.80.00.06/7374 sayılı yazısından anlaşılmaktadır.) görülmüştür.
Her ne kadar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında imzalanan sözleşmede stadyumun bakım ve onarımı Belediyeye ait olsa da, bu sözleşmenin tarihi 16.09.2005’tir. Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü ile Özel İdaresi arasında düzenlenen protokolün tarihi ise 09.08.2005’tir. Dolayısıyla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen sözleşmeden daha önce Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü ile Özel İdare arasında bir protokol düzenlenmiştir. 09.08.2005 tarihli protokolün gereği olarak Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü tarafından 99.250,00 YTL şartlı bağış olarak gönderilmiş, Bolu İl Özel İdaresi hesabına gelir olarak kaydedilmiş ve adı geçen paradan daha önceden planlanan stadyumun bakım ve onarım bedelleri protokol gereği ödenmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bağış Ve Yardımlar” başlıklı 40. maddesinde;
“……….
Kamu yararına kullanılmak üzere kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımlar, dış finansman kaynağından sağlananlarda 28/03/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, hizmeti yapacak idarenin üst yöneticisi tarafından uygun görülmesi halinde, bütçede açılacak bir tertibe gelir ve şart kılındığı amaca harcanmak üzere açılacak bir tertibe ödenek kaydedilir. Bu ödenekten amaç dışında başka bir tertibe aktarma yapılamaz.
Bu ödeneklerden mali yıl sonuna kadar harcanmamış olan tutarlar, bağış ve yardımın amacı gerçekleşinceye kadar ertesi yıl bütçesine devir olunarak ödenek kaydedilir. Ancak, bu ödeneklerden tahsis amacı gerçekleştirilmiş olanlardan kalan tutarlar, tahsis amacının gerçekleştirilmesi bakımından yetersiz olanlar ile yılı bütçesinde belirlenen tutarı aşmayan ve iki yıl devrettiği halde harcanmayan ödenekleri iptal etmeye genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanı, diğer kamu idarelerinde üst yönetici yetkilidir.
Bağış ve yardımlar, kullanılmadığı veya amaç dışı kullanıldığı için geri istenildiği takdirde, bütçeye gider kaydıyla ilgilisine geri verilir. Şartlı bağış ve yardımın zamanında kullanılmaması nedeniyle doğacak zararlar ile amaç dışı kullanım nedeniyle yapılan harcamalar sorumluluğu tespit edilenlere ödettirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Mevzuat hükmünden de anlaşılacağı üzere şartlı bağış olarak alınan paraların bağış şartlarına uygun olarak harcanması zorunludur. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında imzalanan sözleşmeden (16.09.2005) daha önce Bolu İl Özel İdaresi ile Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü arasında yapılan protokole (09.08.2005) istinaden yapılan şartlı bağışın, bağış şartları doğrultusunda harcanmasında mevzuata aykırılık yoktur. Çünkü yapılan protokol ile İl Özel İdaresi taahhüt altına girmiştir ve bunun gereğini yapmak zorundadır. Kaldı ki; 09.08.2005 tarihli protokole istinaden yapılan şartlı bağışın 16.09.2005 tarihli sözleşme nedeniyle iade edilebileceği düşünülse bile, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile Bolu Belediye Başkanlığı arasında düzenlenen 16.09.2005 tarihli sözleşme hakkında İl Özel İdare Müdürlüğüne bilgi verilmediği, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 23.09.2010 tarih ve B.02.1.GSM.0.80.00.06/7374 sayılı yazısından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dilekçi iddialarının kabulü ile 847 sayılı ilamın 15. maddesiyle verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
- 847 sayılı ilamın 16. maddesi ile Müteahhit KEMHAŞ İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti’nin yükleniminde bulunan 3.761.000,00-YTL anahtar teslim götürü sözleşme bedelli ‘‘Bolu Merkez Hükümet Konağı Restorasyon İnşaatı’’ işi sonradan yıllara sari iş haline geldiği halde, bu işe ait ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması nedeniyle 16.387,98 YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Söz konusu inşaat yüklenicisinin inşaat bitiminde hesaplanan vergilerinden mahsup edilmek üzere yapılması gereken stopaj kesintilerinin muhasebe esaslarına istinaden yapılmamış olacaklarını, söz konusu şirketin kesilmeyen bu kesintileri vergisinden düşmediğinin Mahkemece Vergi Dairesinden 2006-2007 kurumlar vergisi beyannamelerinin istenmesi ve beyannamelerin kontrolünde görüleceğini,
Dolayısıyla olayda herhangi bir vergi kaybı olmadığını, kesilmeyen gelir vergisi tevkifatına ait Sayıştay kararlarının olduğunu, Vergi Dairesi Müdürlüklerinden İstenecek belgelerin incelenmesinde görüleceği üzere olayda herhangi bir vergi kaybı ve kaçağı söz konusu olmadığını, ayrıca olayda bir art niyet ve suiistimal bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre yapılan işten %5 oranında vergi tevkifatı yapılması zorunludur. Çünkü yapılan iş “yıllara sari” inşaat ve onarım işidir. Aynı takvim yılı içerisinde başlayıp bitmemiştir. Başlangıç ve bitiş tarihi farklı takvim yıllarına aittir. Bu işle ilgili vergi dairesine yatırılmış bir ödemeye ilişkin belgede ibraz edilemediğinden fazla ödeme söz konusudur.
Açıklanan nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi mütalâa olunur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi, tazmin konusu tutarların ilgili firmalar tarafından vergi dairesine yatırıldığını, bu hususun kurumlar vergisi beyannamelerinin ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden Sayıştay’ca istenmesi halinde görüleceğini bildirmekle birlikte, tahsilâta ya da verginin yatırıldığına ilişkin bir belge gönderilmemesi nedeni ile tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 26.06.2012 tarih ve 35306 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02