Sayıştay 6. Dairesi 30691 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

30691

Karar Tarihi

22 Aralık 2015

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2006

  • Daire: 6

  • Dosya No: 30691

  • Tutanak No: 41238

  • Tutanak Tarihi: 22.12.2015

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Usulsüz reçete tanzimi.

273 sayılı ilamın 5’inci maddesi ile; Üniversite Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde bazı öğrenciler adına usulsüz olarak reçete tanzim edildiği, üniversitede kaydı olmayan kişiler veya mezun olmuş öğrenciler adına reçete düzenlendiği, bazı reçetelere sonradan ilaç eklendiği, sevk kağıtları üzerinde tahrifat yapıldığı, Bütçe Uygulama Talimatlarına aykırı reçeteler tanzim edildiği ve söz konusu reçetelerde yazılı ilaç bedellerinin çeşitli eczanelere ödenmesi sonucu kamu zararına yol açıldığı gerekçesi ile … YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı olarak bu göreve atandığını, Başkanlığın 21.02.2006 tarih ve 03/169 sayılı yazısı ile göreve başladığını,

Göreve başladığı tarihte Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığında mevcut bir idari yapılanmanın olmadığını ve işlerin kontrolünün son derece sağlıksız koşullarda yürütüldüğünü ayrıca yapılan denetimlerin de son derece eksik ve teknolojik imkanlardan uzak olduğunu saptadığını,

Daire Başkanlığında gördüğü denetim eksikliklerden ilkinin öğrenci reçetelerinin ve öğrenci sağlık karnelerinin kontrollerinin çok sağlıklı yapılmadığı, bu amaçla Daire Başkanlığına gelen reçetelerin kontrolünü yapacak bir barkod okuyuculu sistemin vakit geçirilmeden kurulması amacıyla göreve başladığı günün ertesinde 22.02.2006 tarihinde ilk girişimde bulunmak suretiyle … Eczane Bilgisayar Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. ile görüştüğünü ve internet üzerinden anlık ilaç bilgisi takibi yapabilen barkod okuyuculu İlaç Takip Programını satın aldığını,

Daha önce Genel Sekreterlik Makamımın 06.02.2001 tarih ve 96 sayılı yazısı ile İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı Satınalma Müdürü olarak atandığı dönemde de memur reçeteleri konusunda yaşanan düzensizlikleri kontrol altına almak ve etkin bir denetim sağlamak amacıyla; söz konusu firmaya barkot okuyuculu aynı tip bir sistemi kurdurduğunu,

Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına kurulan bu programın daha önce elle kontrol edilen öğrenci reçetelerinin üzerlerine yapıştırılan ilaç barkotlarının barkot okutucuya okutulması sayesinde kontrol edilerek ödenebilir veya ödenemez ya da muadili ilaç olup olmadığı konusunda uyardığını,

Bu programın alınarak kullanılmaya başlanmasının tespit ettiği eksiklikler adına yaptığı ilk girişim olduğunu,

Program için ayrıca alımı aşamasında kullanıcı eğitiminin verilmesi hususunda da ilgili firma ile görüşerek kullanacak kişilere gerekli eğitimin verilmesini sağladığını, gerekli eğitim ve test aşamalarından sonra 05.05.2006 tarihinde programa ilk reçete girişi yapıldığını,

Bunun hemen akabinde öğrenci sağlık karnelerinin kullanımında etkin bir denetim sağlamak amacıyla Genel Sekreterliğe bağlı bilgisayar teknik servis biriminde görevli bir personel ile görüşerek kendisinden Access tabanlı bir sağlık karnesi kontrol programı yapmasını konusunda girişimde bulunduğunu,

Programın ilk çalışmalarının 2006 yılı mart ayında fiilen kullanılmaya başlanmasının ise 2006 yılı mayıs ayı içerisinde olduğunu, bu program sayesinde karne alan öğrencilerin karne vizelerinin ve mezuniyet durumunda karnelerinin geri alınması işleminin etkin olarak yapılmaya başlandığını; programa girilen tüm bilgilerin kayıt altına alındığını,

Söz konusu tüm bu alınan önlemler için gereken piyasada mevcut programların; sadece öğrenci reçetelerinde bulunan ilaç kupürlerinin barkot okuyucu sayesinde denetimlerinin yapılması suretiyle, yazılan ilaçların ödenebilir veya ödenemez ya da muadili ilaç olup olmadığı konusunda kullanıcıya yardımcı olabildiğini,

Üzerinde usulüne uygun olarak hasta adı soyadı bölümünden protokol numarasına varıncaya dek her türlü bilginin bulunduğu eksiksiz olarak doldurulmuş ve kaşelenerek imzalanmış reçetelerin sahte olup olmadığı konusunda bunu ayırt edebilecek bir programın, piyasada satılan programlar içerisinde mevcut olmadığını, usulüne uygun olarak tanzim edilmiş sahte bir reçetenin sahte olup olmadığının anlaşılmasının ancak Adli Tıp Kurumunca yapılacak bir analiz sonucu mümkün olduğunu,

Yapılan usulsüzlüğün açığa çıkmasının şahsi çalışmaları ile gerçekleşen sistemsel değişiklikler sayesinde olduğunu;

Sahte olarak düzenlenen reçetelerle yapılan usulsüzlüğün tespitinin ancak iki yolla anlaşılabildiğini;

Birincisinin konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle yapılan sahtecilik incelemesi ile imza incelemesi ve belgelerin asıl kayıtlarının karşılaştırılması ile sahteciliğin tespiti olduğunu, bu tür incelemenin de ancak Adli Tıp Kurumu veya bu konuda uzman olan bilirkişiler marifetiyle yapılabilir nitelikte olduğunu,

Sahteciliği açığa çıkartmanın diğer bir yönteminin ise reçetelerin içeriğinin tam ve eksiksiz olarak bilgisayar ortamına aktarılması ve içerik karşılaştırması sonucunda ortaya çıkacak bulgulara dayanarak usulsüzlüğün tespiti olduğunu,

Davaya konu olayın da bu yöntemle açığa çıktığını, söz konusu usulsüzlüğe ilişkin ilk bulguların 05.05.2006 tarihinde programa ilk reçete girişlerinin yapılmasını müteakip yaklaşık bir ay sonra ortaya çıktığını,

İlk ortaya çıkan bulguların eczanelerin muadil ilaç uygulaması sonucu vermeleri gereken ilaçlar yerine fiyatı pahalı olan ilaçları fatura ederek haksız kazanç sağlama girişimlerinin fark edilmesi olduğunu,

Farklı ilaç verilen bu gibi durumlarda satın aldığınız barkot programının reçete üzerinde bulunan kupürü okuduğunda ekranda uyarı bilgisi verdiğini, bunun da program kullanıcısının gerekli ikaz doğrultusunda programa giriş yapmasını sağladığını,

Sorumluluklarının yerine getirildiğini ve sahteciliğin tespitine katkıda bulunulduğunu;

Aynı dönemde Üniversitede denetimden görevli Sayıştay Denetçisine durumun aktarıldığını; söz konusu faturaların bu şekilde üzerinde kalemle düzeltme yapmak suretiyle ödenip ödenemeyeceğinin ilgili muhasebe birimince sorulduğunu,

Eczanelerin fatura üzerine el yazısı ile tutarı kabul ettiğini yazması ve harcama yetkilisi olan Genel Sekreterin de bunu onaylaması suretiyle ödenebileceği cevabı üzerine bekletilmekte olan tüm kusurlu faturaların düzelttirilerek bu şekilde ilgili eczanelere onaylattırılmak suretiyle olması geren miktarlara indirilerek ödemeye gönderildiğini,

Söz konusu ilk usulsüzlük bulguları olan ve yukarıda belirttiği eczanelerin muadil ilaç uygulaması sonucu vermeleri gereken ilaçlar yerine fiyatı pahalı olan ilaçları fatura ederek haksız kazanç sağlama girişimleri sonrası, durumun taraflarınca fark edilerek gerekli tedbirlerin alındığını,

Bundan sonra gelişen süreçte yaklaşık bir ay sonra yapılan kontrollerde acil reçetelerindeki artışların ve bazı öğrencilerin bir ay boyunca sık sık acil reçetesi kullandıklarının tespit edildiğini,

Bizzat programın başına geçerek yaptığı araştırmada aldığı raporlarda bazı öğrencilerin adına bir ay boyunca örneğin 12 kez acil reçetesi yazıldığı ve bunun sisteme girildiğinin kendisi tarafından da görüldüğünü, Bu durumun uyandırdığı şüphe üzerine Mediko Sosyal Merkezi Başhekimini arayarak hasta kabul kayıtlarının tarafına verilmesini istediğini,

Davaya temel teşkil eden incelemenin talebi üzerine yapıldığını;

Mediko Sosyal Merkezine ait hasta kabul kayıtları elektronik ortamda tarafına iletildiğinde bu kayıtları bilgisayarına yüklediğini,

Ayrıca bu bilgilerin dışarıdan müdahale ile silinebileceği ihtimaline karşı aynı kayıtları Strateji Geliştirme Daire Başkanı arkadaşının bilgisayarına da yüklediğini,

Görevli arkadaşlardan, çok sık acil reçetesi kullandığı sistemde gözüken bazı öğrencilerin reçetelerinin tarafına getirilmesini istediğini, getirilen reçeteler ile hasta kabul sistemi kayıtlarını karşılaştırdığında düzenlenen reçeteler üzerinde bulunan tarih ve protokol numaralarının hasta kayıt girişindeki kayıtlarla tutmadığını gördüğünü,

Durumu derhal Genel Sekreterlik Makamına ilettiğini, bunun akabinde de Üniversite Yönetimince Rektörlük Makamının 13.10.2006 tarih ve 349 sayılı yazısı ile bir inceleme başlatıldığını,

Göreve başladığı 21/02/2006 tarihi ile inceleme tarihi olan 03/05/2007 tarihleri arasındaki dönemde sistemsel bazda her türlü iyileştirmeleri yaptırarak usulsüzlüklerin önüne geçme ve daha iyi şartlarda çalışmak için çalışmalar yapmasına ve hatta dava konusu olayın aydınlanmasına katkıda bulunmasına rağmen suçlu olarak nitelendirilmeyi ve cezalandırılmayı kabullenemediğini,

Acil reçetesindeki artışların yapılan koordinasyon toplantılarında da değerlendirilerek bu konuda İdarece tedbirler alınmasına karar verildiğini,

Bu amaçla tarafınca kaleme alınan ve Rektörlük Makamınca imzalanarak Üniversitedeki tüm birimlere gönderilen 09.11.2006 tarih ve 733 sayılı yazı ile, acil reçetesinin kullanımında belirli kısıtlamalar getirildiğini,

Aynı zamanda söz konusu tedbirlerin internet üzerinden kurumun ana sayfasında da yayınlanarak herkesin bilgi edinmesinin sağlandığını,

Bu tedbirlerin l.nci maddesinin g bendinde;

"Acil reçete kullanımına ilişkin hasta, doktor, teşhis ve yazılan ilaç bilgilerini içeren listeler haftalık olarak düzenlenecek olup; her haftanın ilk iş günü Rektörlüğe gönderilmek üzere Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına iletecektir." ibaresi bulunduğunu, bu talimat sonrası Mediko Sosyal Merkezinden düzenli olarak ilgili raporların gönderilmeye başlandığını,

Bir müddet sonra da 15.12.2006 tarihinden itibaren Mediko Sosyal merkezinde acil reçete kullanımının tamamen sona erdiğini,

Ayrıca bu süreçte kayıtlarda bulunmayan şüpheli reçetelerin tarafınca incelenmesi neticesinde sevk kağıtları üzerinde bulunan resmi mühürlerin Başkanlığın O Blokta bulunan ana binasındaki Öğrenci Hizmetleri bürosunda bulunan resmi mühürün numarasını taşıdıklarının fark edildiğini,

Bu gelişme üzerine 13.10.2006 tarihinde Üniversitenin … ve … Kampüslerinde bulunan Mediko Sosyal Merkezlerinde hasta sevk kağıdı mühürleme işlemlerinde kullanıldığı tespit edilen piyasa yapımı 2 adet tahta saplı Rektörlük mührüne (5 numaralı) el konulduğunu, el konulan mühürlerin tutanakla birlikte Rektörlük Makamına gönderildiğini,

Yukarıda bahsi geçen Üniversite Yönetiminin ilk incelemesinin akabinde Rektörlük Makamının 29.11.2006 tarih ve 768 sayılı yazıları ile İç Denetçi …, Strateji Geliştirme Daire Başkanı … , Üniversite Avukatı … oluşan bir inceleme komisyonunun kurulduğunu,

Söz konusu komisyonun 03.05.2007 tarih ve İ.R./l sayılı İNCELEME RAPORU ile:

….. Teknik Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezinde görevli doktorlar, Başhekim …, … (emekli), Başhekim Yardımcısı …, Uzman … (emekli) ve Başhekim Yardımcısı Diş Hekimi … eczanelerle birlikte hareket etmek suretiyle, gerek öğrenim gören, gerekse mezun olmuş veya Üniversitede hiç kaydı olmayan öğrenciler adına sahte acil öğrenci reçetesi düzenlemek, öğrenci veya personelin sağlık karnelerinin asıl sayfalarına sonradan ilaç eklemek, personelden habersiz sağlık karnelerine ilaç yazmak, bazı personele sağlık kurulu raporu çıkartıp ve ilaç yazmak vb. usulsüz işlemlerle ödemesi yapılan … YTL.; ve ödemesi yapılmamış … YTL. olmak üzere toplamda … YTL. Üniversiteyi dolandırdıkları ve dolandırmaya teşebbüs ettikleri, haksız kazanç elde ettikleri ve edilmesine sebep oldukları,

Yukarıda belirtilen usulsüz işlemler sonucu adı geçen eczanelere yapılan yersiz ödemelerin (Söz konusu yersiz ödeme tutarının … YTL.lik kısmını Dr…, … YTL.'LİK kısmını Dr. …, … YTL.lik kısmını Dr. …, … YTL.lik kısmını … ve … YTL.lik kısmını ise uzman Dr. … yazmış olduğu reçetelerin oluşturduğu) yasal faizi ile birlikte müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde eczacı ve doktorlardan tahsil edilmesi gerektiği,

İnceleme konusu olayın Türk Ceza Kanunu kapsamına girmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ve raporun bir örneği ile birlikte 2006 yılında henüz ödemesi yapılmamış reçetelerin Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesi gerektiği,

Sahte acil öğrenci reçetesi, sonradan ilaç ekleme, kişiden habersiz sağlık karnesine ilaç yazılması, emekli personele ilaç yazılması vb. usulsüz işlemlerle, eczanelerle birlikte hareket edip, Üniversitenin dolandırılmasına ve zarara uğratılmasına sebep olan doktorlar, Başhekim …, Dr. …, Başhekim Yardımcısı Dr. …, Uzman Dr. … ve Başhekim Yardımcısı … reçetelerini düzenlediği anlaşılan Röntgen Teknikeri … hakkında adli ve idari yönden soruşturma yapılması gerektiği,

…Öğrenim gören, mezun olan veya Üniversite ile hiçbir şekilde ilişkisi olmayan öğrenciler adına doktorlarla anlaşmak suretiyle, sahte acil öğrenci reçetesi düzenletmek, sağlık karnelerinin asıl nüshasına sonradan ilaç ekletmek, emekli personele ilaç yazdırmak, personele ait sağlık karnesini ele geçirip anlaştığı doktorlara ilaç yazdırmak, kişilere sağlık kurulu raporu çıkarılmasına aracılık ederek bu sağlık karnelerine ilaç yazdırmak gibi usulsüz işlemlerle Üniversiteyi dolandıran ve haksız kazanç sağlayan … Eczanesi, … Eczanesi, … Eczanesi, … Eczanesi, … Eczanesi, … Eczanesi ve … Eczanelerinin Üniversiteyle olan sözleşmelerinin feshedilmesi, fesih kararının Valiliğe (Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü) ve Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyetine bildirilmesi gerektiği,

…İnceleme konusu olayın 2006 yılı ile sınırlı olmayıp geçmiş yıllardan süregeldiği, bu nedenlerle yolsuzluğun boyutunun ortaya çıkartılabilmesi için öncelikle, … Öğrenci Sosyal Hizmetler Birim Saymanlığı ile … Bütçe Dairesi Başkanlığının 2004 ve 2005 yılına ait tedavi gideri ödemelerinin de (eczane ödemeleri) incelenmesinin yerinde olacağı, söz konusu belgelerin Sayıştay Başkanlığına gönderilmiş olması nedeniyle bu belgelerin Sayıştay Başkanlığından istenmesi gerektiği…”nin

ifade edildiğini,

Söz konusu İnceleme Raporunda ve bu rapora dayanılarak yapılan Disiplin Soruşturmasında suçları sabit görülerek Rektörlük Makamının 22.01.2008 tarih ve 33 sayılı yazısı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına "Kamu Görevinden Çıkarılma" teklifinde bulunulan Dr. … , Dr. …, Dr. …, Uzman … ve … Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin ll/(b-6) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmalarının anılan Başkanlığın Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile 25.11.2008 tarih ve 34511 sayılı yazısı ile Üniversiteye bildirildiğini,

Rektörlük Makamının 15.12.2008 tarihli olurları ile de aynı zamanda adli kovuşturmaları devam eden hekimlerin "Kamu Görevinden Çıkarılmaları"nın onaylandığını,

Yukarıda yer alan beyanların inceleme elemanlarının tespitleri olup adli incelemenin de bu raporlara dayandığını,

Gerek adli inceleme, gerekse meslekten uzaklaştırmalara ilişkin kararlarda şahsı hakkında herhangi bir olumsuz tespit bulunmadığını,

29.04.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Maliye Bakanlığının 6 nolu Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliğinin 12’nci maddesinin Reçete Yazımı, Rapor Düzenlenmesi ve İlaç Kullanım İlkeleri başlıklı bölümünde;

"İlaç kullanımında ve rapor düzenlenmesinde aşağıda belirtilen hususlar temel alınacaktır.

Tüm reçetelere mutlaka teşhis yazılacaktır. Ayaktan hastalar için yazılan reçetelerde, reçeteyi yazan hekimin imza ve kaşesi bulunacak (kaşede kurumun adı, hekimin ana uzmanlık dalı ile birlikte var ise yan uzmanlık dalı ve diploma numarası mutlaka yer alacaktır) ayrıca, kurum başhekiminin onayı ve mühür aranmayacaktır. Teşhisi yazılmayan, ilgili hekimin imza ve kaşesi bulunmayan reçeteler resmi ve özel eczaneler tarafından kabul edilmeyecektir. Üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde ihtisas yapan asistanlar, eğitim aldıkları branş uzman hekiminin yazması gereken ilaçlar ile Tebliğ'de uzman hekimlerce yazılabileceği belirtilen ilaçları yazabilir. Herhangi bir uzman hekim tarafından reçete edilebilen tüm ilaçlar, aynı uzmanlık eğitimi üzerine yan dal uzmanlığı yapmış olan hekimlerce de reçete edilebilecektir. Aile hekimliği yapan hekimler, aile hekimliği uzmanının yazabildiği tüm ilaçları reçete edebilirler."

denildiğini, yine aynı tebliğin 12.1. maddesinde Reçetelere Yazılabilecek İlaç Miktarı başlıklı bölümünde de;

"Ayaktan yapılan tedavilerde; aşağıda 12.4 üncü maddede belirtilen durumlar dışında; reçetelere en fazla dört kalem ve yedi günlük tedavi dozunu aşmayacak şekilde ilaç yazılacaktır. İlacın yedi günlük tedavi dozunu belirlemek üzere, reçetede mutlak surette günlük kullanım dozu da belirtilecektir. İlacın piyasada bulunan en küçük ambalajı, yedi günlük tedavi dozundan fazla ise, bu ilaç bir kutu olarak verilecektir." denildiğini,

Söz konusu tebliğle Reçete Yazımı, Rapor Düzenlenmesi, İlaç Kullanım İlkeleri ve Reçetelere Yazılabilecek İlaç Miktarları konusunda ilkeler belirlendiğini,

Bu açıklamalar doğrultusunda çok büyük bir bölümünün sahte olarak düzenlenmiş usulsüz reçetelerin oluşturduğu adına çıkartılan ilamda belirtildiği üzere, Bütçe Uygulama Talimatlarında belirtilen hükümlere aykırı olarak uzman hekim tarafından yazılması gereken ilaçların pratisyen hekim tarafından yazılmış olduğu bu türde 2 kalem reçete bulunduğu bunların toplamının 102,17 YTL olduğu, ilaçlarda belirtilen doz sınırlarına uyulmadığı gerekçesiyle 5 kalem reçete bulunduğu bunların da toplamının 1.435,95 YTL olduğu geriye kalan reçetelerin sahte olarak düzenlenmiş reçetelerden ibaret olduğunun tespit edildiğini,

Ayrıca 31.12.2005 tarihli 26040 sayılı 3 üncü Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin Tedavi Giderleri başlıklı 20 nci maddesinde,

"Eczanelere, resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarına ve personele yapılacak ilaç ve ilaç mahiyetinde olmayan ve tedavi amacıyla kullanılan çeşitli protez ve ortez, cihaz ve malzeme bedelleri ile hizmet giderlerinin ödenmesinde aranacak kanıtlayıcı belgeler aşağıda belirtilmiştir.

a) Eczanelere yapılacak ödemelerde;

  • Hastanın şevkine ilişkin belge,

  • İlaç fiyat kupürlerinin ve barkod diyagramının yapıştırılmış olduğu reçete,

  • Reçetelerin kişi bazında dökümünü gösteren liste, (Fatura üzerinde döküm yapıldığı takdirde ayrıca liste düzenlenmez.)

  • Fatura,

ödeme belgesine bağlanır.

Eczane ile her malî yılda yapılan anlaşmanın bir örneği ilk ödeme belgesi ile birlikte muhasebe birimine verilir ve muhasebe birimince açılacak dosyada saklanır." denildiğini,

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Giderin Gerçekleştirilmesi ile ilgili 33’ncü maddesinde;

"… Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

… Giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri; kamu borç yönetimine ilişkin olanlarda Hazine Müsteşarlığının uygun görüşünün alınması kaydıyla, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmünün bulunduğunu,

Ayrıca Maliye Bakanlığınca yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların Ön Mali Kontrol Süreci ile ilgili 12’nci maddesinde;

"Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine "Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür" şerhi düşülerek imzalanır." denildiğini,

Gerçekleştirme Görevlilerinin mal veya hizmetin alınması ya da işin yaptırılması ile ilgili olarak kanun ve yönetmelikler gereği evraklar üzerinde gerekli mali kontrolleri yaparak ödemelerde aranacak kanıtlayıcı belgelerin ödeme belgesine bağlanıp bağlanmadığının kontrolünü yapmakla yükümlü olduklarını,

Belgelerdeki mali kontroller dışında ayrıca belgenin sahte olup olmadığını kontrol ve tespit etme yükümlülüğünün getirilmediğini,

Üniversite tarafından yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen İnceleme Raporunda belirtildiği üzere gerek öğrenim gören, gerekse mezun olmuş veya Üniversitede hiç kaydı olmayan öğrenciler adına sahte acil öğrenci reçetesi düzenlemek, öğrenci veya personelin sağlık karnelerinin asıl sayfalarına sonradan ilaç eklemek, personelden habersiz sağlık karnelerine ilaç yazmak, bazı personele sağlık kurulu raporu çıkartıp ilaç yazmak vb. usulsüz işlemlerin, yapılan kontroller sırasında taraflarınca tespit edilmesinin imkansız olduğunu,

Kontrollerde hasta sevk kağıtlarının imza ve mühürlerinin kontrol edildiğini, reçeteler incelenip reçetelerde yazılı ilaçların kupürlerinin ve barkotlarının olup olmadığı ve kupürlerdeki fiyatların faturaya doğru yansıtılıp yansıtılmadığının kontrolünün yapıldığını,

Ayrıca eczanelere yapılacak ödemelerde Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde istenen usulüne uygun olarak düzenlenmiş kanıtlayıcı belgelerin mevcut olmasının ödeme için istenen şartları sağladığını,

Gerçekleştirme Görevlisi olarak kanun ve yönetmeliklerde istenen şartlar tarafınca yerine getirildiğini; sahte reçete ile ilgili olarak teknik bilgisi bulunmadığından, sahte reçete tespitinin de uzmanlık gerektiren bir iş olduğundan ve sahteciliğin çıplak gözle görülmesi mümkün olmadığından taraflarınca sahte reçeteleri tespit edemediklerini,

Ayrıca hasta sevk kağıtlarında ve reçetelerdeki doktor imza ve kaşelerinin doğruluğunun tespitinin imkansız olduğunu ancak bu reçete ve hasta sevk kağıtlarının Mediko Sosyal Merkezine giriş kaydı ve mührünün olup olmadığının kontrol edilebildiğini, Bu bilgiler üzerinde bulunmayan hasta sevk kağıdı ve reçetelerin geri iade edildiğini,

Faturanın tahakkukunun kontrol edilerek hasta katılım payının doğru hesaplanıp hesaplanmadığına bakıldığını ve hasta katılım payından muaf hastaların raporları ile eczane indirim oranlarının doğruluğunun incelendiğini,

Usulüne uygun olarak tanzim edilen sahte reçetelerin üzerinde bulunan imza, mühür vb. bilgilerin Adli Tıp Kurumunca yapılacak analiz sonrası tespit edilebilir nitelikte olduğunu,

Sayıştay Dairesince verilen kararın eksik inceleme sonucunda verilmiş bir karar olduğunu;

T.C. Sayıştay … ncı Daire Başkanlığının, aynı konuya ilişkin olarak devam eden adli kovuşturma sonuçlanmadan ve gerçek suçlular belirlenmeden karar ittihazı yoluna gittiğini,

Kararın bu yönü ile bozulması gerektiğini,

Üniversite tarafından yapılan kapsamlı araştırma sonucunda düzenlenen İnceleme Raporunda, usulsüz işlemler sonucu adı geçen eczanelerle birlikte hareket edip, Üniversitenin dolandırılmasına ve zarara uğratılmasına sebep olan doktorlar ile bu eczanelere yapılan yersiz ödemelerin yasal faizi ile birlikte müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde eczacı ve doktorlardan tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini,

Bununla birlikte ön bir bilgiye sahip olmadan sahteciliğin tespitinin mümkün olmadığını,

Gerçekleştirme Görevlileri ve Harcama Yetkililerinin görevlerini yerine getirirlerken bu tür bilgilerin istenmediğini,

Ayrıca konu ile ilgili olarak adı geçen doktorlarla ilgili olarak yapılan İdari soruşturma sonucunda suçlu bulunmaları sebebi ile verilen Kamu Görevinden Çıkartılma cezasının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanarak ilgili doktorların Kamu Görevinden Çıkartıldığını, ayrıca raporda adı geçen eczanelerle birlikte suçlular hakkında adli soruşturma yapılmak üzere T.C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu,

T.C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosunun ….. Hazırlık nolu dosyasında kovuşturmanın devam ettiğini,

Bu nedenle adli kovuşturma sonuçlanıncaya kadar Sayıştay … ncı Dairesi kararının ertelenmesinin uygun olacağını,

Ayrıca kesinlikle atfolunan suçu kabul manasına gelmemek kaydıyla diğer bir hususun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini,

Şöyle ki; Yürürlükten kaldırılan 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanununun 22 nci maddesine göre "Sayıştay'ca saptanacak sorumluluğa tahakkuk memuru ve saymanla birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler de katılır." Denildiğini,

2006 yılı başında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun yukarıda bahse konu hükmü muhafaza etmekle birlikte sorumluluğu daha da fazla yaydığını, Maliye Bakanlığınca yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların Ön Mali Kontrol Süreci ile ilgili 12 nci maddesinde;

"…………harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır. Mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler." hükmü gereğince ilamda sorumlu tutulan Gerçekleştirme Görevlisi ile Harcama Yetkilisinden başka ödeme belgelerinde imzaları bulunan kişilerin de sorumlu olmaları gerektiğini,

Dairenin sorumluluk silsilesini göz önünde bulundurmaksızın karar vermesinin yasal olmadığını, verilen bu kararla asıl suçu işleyenler daha az zarar görürken suçluların ortaya çıkartılması için çaba sarf eden, elektronik ortamda iyileştirmeler yaparak usulsüzlüklerin önüne geçmeye çalışan ve tespit ettiği usulsüzlükleri ilgili birimlere bildirerek inceleme yapılmasını sağlayan birisi olarak kendisinin en ağır cezaya çarptırılmasının hukuki bir dayanağının olmadığını,

Adli soruşturmanın sonuçlanması beklenmeden verilen kararın sağlıklı olmayacağını, öncelikle adli soruşturma ve yargılama sonucu alınıncaya kadar kararın bozulmasını,

Sahte reçete düzenlenip düzenlenmediğini kendisinin kontrol ve tespit etme imkanı olmadığından bu konudan dolayı oluşan zararlardan sorumlu tutulamayacağına karar verilmesini,

Suçu ve sorumluluğu kabul manasına gelmemek kaydıyla; maddi sorumluluğun sadece Gerçekleştirme görevlisi ile Harcama yetkilisine yüklemenin uygun olmayacağı ve belgelerde imzası bulunan kişilerin de sorumlu tutulması gerektiğini belirterek Gerçekleştirme Görevlisi olarak adına çıkartılan ilamın bozulmasını talep istemiştir.

Başsavcılık;

“…verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Çünkü:

5018 sayılı yasanın 33 üncü maddesi “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine, işin yaptırılması, mal ve hizmetlerin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi …” görevlerini yürütürler.

“Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.

İlaçlarla ilgili yapılan ödemeler ise usul ve yasalara uygun olarak yapılmamıştır. Örneğin uzman hekim tarafından yazılması gereken ilaçlar pratisyen hekim tarafından yazılmış, bazı reçetelere sonradan ilaç yazılmıştır. Kaldı ki yapılan savunmada fazla ödeme kabul edilmiş ve yersiz ödemenin tamamının kişi borçlarına alındığı ve bir kısmının da tahsil edildiği bildirilmiştir.

Savcılığa suç duyurusunda bulunulması ve savcılıkça konunun araştırılması, 5018 sayılı yasa uyarınca sorumlu durumunda bulunan Gerçekleştirme Görevlisinin sorumluluğunu kaldırmaz.

İzah edilen nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi” şeklinde görüş bildirmiştir.

Duruşmada hazır bulunan murafaacılar ile Sayıştay Savcısı dinlendikten ve dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Dilekçe sahibi sorumlu … (Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı) gerçekleştirme görevlisi olarak,

30692 nolu dosya ile … (Genel Sekreter) harcama yetkilisi olarak,

30689 nolu dosya ile … (Bilgisayar işletmeni) gerçekleştirme görevlisi olarak,

30690 nolu dosya ile … (Genel Sek.V.) harcama yetkilisi olarak,

Sorumluluk itirazında bulunmuşlardır.

5018 sayılı Kanunun 31’inci maddesinde Harcama yetkisi ve yetkilisi, 32’nci maddesinde de Harcama talimatı ve sorumluluk düzenlenmiştir.

Kanunun 31’inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu ifade edilmiş, 32’nci maddesinde ise; bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer alacağı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Adı geçen Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

...”

hükmü ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu düzenlenmiştir.

Mevzuatın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır.

İç Kontrol ve Ön Malî Kontrole İlişkin Usul ve Esasların “Ön malî kontrol süreci” başlıklı 12’nci maddesinde yer alan;

“Malî hizmetler biriminin ön malî kontrolüne tâbi malî karar ve işlemler, kontrol edilmek üzere malî hizmetler birimine gönderilir. Malî hizmetler birimince kontrol edilen işlemler hakkında görüş yazısı düzenlenir ve ilgili birime gönderilir. Ön malî kontrol sonucunda yazılı görüş düzenlenmesi halinde bu yazılı görüşler ayrıntılı, açık ve gerekçeli olmak zorundadır. Malî hizmetler biriminin görüş yazısı ilgili işlem dosyasında saklanır ve bir örneği de ödeme emri belgesine eklenir.

Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.

Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür.” şerhi düşülerek imzalanır.

…” şeklindeki hüküm çerçevesinde mali kontrol sürecinde harcama yetkililerince birden fazla gerçekleştirme görevlisinin görevlendirilebileceği, gerçekleştirme görevlilerinin 5018 sayılı Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumlu oldukları açıktır. İlam hükmüne bakıldığında ödeme emri üzerinde imzaları bulunan gerçekleştirme görevlileri ile harcama yetkililerinin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Eğer bir sorumluluk atfedilecekse mali kontrol sürecinde yer alan herkesin sorumluluğuna gidilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan; Üniversite öğrencileri, personeli ve bakmakla yükümlü oldukları hak sahipleri adına yapılan ilaç harcamalarında ortaya çıkarılan usulsüz ve yersiz ödemelerin üç grupta toplandığı anlaşılmıştır:

-Maliye Bakanlığınca her yıl yeniden düzenlenen Bütçe Uygulama Talimatlarına aykırı hazırlanan reçeteler başlığı altında, uzman hekim tarafından yazılması gereken ilaçların pratisyen hekim tarafından yazılması, ilaç dozlarına uyulmadan hasta reçeteleri hazırlanması,

  • Hak sahibi tarafından eczaneye teslim edilen ilaç reçetesine sonradan ilaç eklemek suretiyle yapılan dolandırıcılık, sürekli ilaç kullanması nedeniyle Hastane Heyet Raporuna sahip olan hastaların, kendilerine yazılan ilaç reçetesini Üniversite ile anlaşması bulunan eczaneye teslim ettikten sonra, eczane tarafından Üniversite Sağlık Merkezinde bilerek ve isteyerek usulsüzlük yaptıkları Üniversite İnceleme Raporu ve Disiplin Soruşturması sonucu anlaşılan bu nedenle Kamu Görevinden çıkarılan hekimlere aynı reçetenin ilk nüshasına ilaç ilave ettirmek suretiyle organize olarak Üniversiteyi sahtecilik yoluyla zarara uğratmaları,

  • Sahte veya geçersiz isimler adına reçete hazırlanması suretiyle yapılan yolsuzluk başlığı altında, mezun olan veya görevinden ayrılan personel adına veya ilgisi ve bilgisi olmayan örgencilerin gıyabında ya da hayali isimler adına sevk belgesi hazırlamak suretiyle bu isimler adına usulsüzlüğü yapan hekimlerle anlaşmalı eczaneler tarafından bilerek ve isteyerek birlikte yapılan haksız ve yersiz reçete ödemelerinin yapılması,

Sorumlular;

Sahte reçete tespitinin uzmanlık gerektiren teknik bir bilgi gerektirdiğini, sahteciliğin çıplak gözle görülmesi mümkün olmadığından taraflarınca sahte reçetelerin tespit edilemediğini,

Hasta sevk kağıtlarında ve reçetelerdeki doktor imza ve kaşelerinin doğruluğunun tespitinde ise sadece reçete ve hasta sevk kağıtlarının Mediko Sosyal Merkezine giriş kaydı ve mührünün olup olmadığının kontrolü şeklinde olduğunu, bu bilgileri içermeyen reçetelerin geri iade edildiğini,

Fatura tahakkukunun kontrol edilerek hasta katılım payının doğru hesaplanıp hesaplanmadığına bakıldığını ve hasta katılım payından muaf hastaların raporları ile eczane indirim oranlarının doğruluğunun incelendiğini,

Usulüne uygun olarak tanzim edilen sahte reçetelerin üzerinde bulunan imza, mühür vb. bilgilerin Adli Tıp Kurumunca yapılacak analiz sonrası tespit edilebileceğini,

İleri sürmüşlerdir.

5018 sayılı Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde “Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c)…………..

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

(5436 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin a/21 fıkrası ile değişen fıkra) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir. Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.” Hükmünde kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu tanım çerçevesinde; kamu görevlilerinin, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin bulunması, mevzuata aykırılığın kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmalleri sonucu ortaya çıkması ve kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması kamu zararının unsurlarını oluşturmaktadır.

Bilindiği üzere, 5018 sayılı Kanundan önceki mevzuatımızda ”objektif sorumluluk” da denilen “kusursuz sorumluluk” sistemi geçerli iken; mali sorumluluk açısından sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı bu sistem, 5018 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve “subjektif sorumluluk” da denilen “kusura bağlı sorumluluk” sistemi getirilmiştir.

Bu bağlamda;

Harcama yetkililerinin harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve 5018 sayılı Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludurlar.

Gerçekleştirme görevlilerinin mal veya hizmetin alınması ya da işin yaptırılması ile ilgili olarak kanun ve yönetmelikler gereği evraklar üzerinde gerekli mali kontrolleri yaparaködemelerde aranacak kanıtlayıcı ödeme belgesine bağlanıp bağlanmadığının kontrolünü yapmakla yükümlü oldukları,

Hususları göz önüne alındığında;

Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde istenen usulüne uygun olarak düzenlenmiş kanıtlayıcı belgelerin mevcut olması nedeniyle Eczane ödemelerinin gerçekleştirildiği;

İlam hükmünde yer alan; “Üniversite Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde bazı öğrenciler adına usulsüz olarak reçete tanzim edilmesi, üniversitede kaydı olmayan kişiler veya mezun olmuş öğrenciler adına reçete düzenlenmesi, bazı reçetelere sonradan ilaç eklenmesi, sevk kağıtları üzerinde tahrifat yapılması, Bütçe Uygulama Talimatlarına aykırı reçeteler tanzim edilmesi” suretiyle, ilgili doktorların ve işbirliği halinde oldukları bazı eczacıların profesyonelce gerçekleştirilmiş oldukları hukuka aykırı işlem ve eylemlerin sorumlu tutulan bu kamu görevlileri tarafından önceden öngörülebilmesinin ve yersiz ödemelerin engellenebilmesinin mümkün olamayacağı,

anlaşılmıştır.

Nitekim; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ….. Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne hitaben yazılmış 25.11.2008 tarih ve 034511 nolu “Disiplin Soruşturması” konulu Yüksek Disiplin Kurulu Kararında;

“…

Karar: Yapılan görüşmeler neticesinde; suçları sübuta eren Dr. …, Uzm. …, Dr. …, Dr. … ve … Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/(b-6) maddesi hükmü gereğince “Kamu Görevinden Çıkarma” cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin teklifin aynı Yönetmeliğin 41’inci maddesi uyarınca kabulüne oy birliği ile kabul edildi.” denilmek suretiyle, olayın boyutu ortaya konulmuştur.

Kamu zararına sebebiyet veren fiillerin suç unsuru içerdiği, bu durumun Üniversite tarafından yapılan incelemeler neticesinde tespit edildiği, idari ve adli makamlar nezdinde işlemin yapılmasının sağlandığı, adli yargıya yansıyan konunun mahkeme sürecinin hala sonuçlanmadığı düşünüldüğünde, ilamda sorumlu tutulan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine sorumluluk atfedilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu nedenle 273 sayılı ilamın 5’inci maddesi ile … TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün sorumluluk açısından Bozulmasına ve belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine,

(...Daire Başkanı … ile Üyeler …;

Tazmin hükmü, Üniversite Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde bazı öğrenciler adına usulsüz olarak reçete tanzim edildiği, Üniversitede kaydı olmayan kişiler veya mezun olmuş Öğrenciler adına reçete düzenlendiği, bazı reçetelere sonradan ilaç eklendiği, sevk kağıtları üzerinde tahrifat yapıldığı, Bütçe Uygulama Talimatlarına aykırı reçeteler tanzim edildiği ve söz konusu reçetelerde yazılı ilaç bedellerinin çeşitli eczanelere ödenmesi sonucu kamu zararına yol açıldığı gerekçesi ile verilmiştir.

Konu ile ilgili olarak Rektörlük makamı onayı ile inceleme komisyonu oluşturulmuş ve Komisyon tarafından düzenlenen 03.05.2007 tarih ve İ.R./l sayılı İnceleme Raporunda;

“Giriş:

… Sağlık Kültür Daire Başkanlığında eczane ödemelerini kontrol etmekle görevli personel tarafından Mediko Sosyal Merkezince düzenlenen acil öğrenci reçeteleri ile akabinde Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından personel reçeteleri üzerinde yapılan incelemelerde, bir takım usulsüz işlemlerin (protokol numarasının olmaması, adına reçete düzenlenen kişilerle protokol kayıtlarındaki kişilerin farklı olması sağlık karnelerinin asıl nüshalarına sonradan ekleme yapılması vb.) olduğunun görülmesi ve durumun yetkili makamlara bildirilmesi üzerine, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının 05.10.2006 tarih ve 916 sayılı yazıları ile durum Rektörlük Makamına bildirilmesi ve Rektörlük Makamının 13.10.2006 tarih ve 349 sayılı görevlendirme yazıları ile Prof. Dr. …, Strateji Daire Başkanı … ve İdari ve Mali İşler Daire Başkanı … müteşekkil komisyon vasıtasıyla söz konusu olayın araştırılması istenmiş ve adı geçen komisyon tarafından konu ile ilgili olarak yapılan tespitlerle ilgili olarak 02.11.2006 tarih ve 1045 sayılı rapor tanzim edilmiş ve bir yazı ekinde Rektörlük Makamına sunulmuştur. Adı geçen komisyonun; yaptığı tespitler haricinde olayın daha detaylı bir şekilde incelenebilmesi için uzman kişilerden yararlanılması gerektiği kanaati üzerine Rektörlük Makamının 29.11.2006 tarih ve 768 sayılı yazıları ile Strateji Geliştirme Daire Başkanı …, Uzm. Dr. … ve Avukat … müteşekkil inceleme komisyonu kurulmuş ve komisyon üyesi Dr. … Genel Sekreterlik Makamına hitaben yazdığı 16.01.2007 tarih ve 29 sayılı yazı ile işlerinin yoğunluğunu gerekçe göstermek suretiyle komisyon üyeliğinden ayrılmak isteğini belirtmiş ve adı geçen kişinin komisyon üyeliğinden ayrılmak istemesi üzerine yerine Rektörlük Makamının 29.01.2007 tarih ve 52 numaralı yazıları ile İç Denetçi … komisyon üyesi olarak görevlendirilmiştir.

  • Söz konusu usulsüzlük olayında, öğrenci reçetelerini kontrol etmekle görevli Sağlık Kültür Daire Başkanlığı personeli, (…), ödeme sürecinde yer alan Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı personeli ve gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapan Sağlık Kültür Daire Başkanı …, … ve Teknisyen … ün de büyük ihmallerinin olduğu anlaşılmıştır. Şöyle ki; doktorlar tarafından sahte olarak düzenlenen acil öğrenci reçetelerinin, Bütçe Uygulama Talimatlarına uygun olmaması, (sadece uzman hekimin yazabileceği ilaçları pratisyen hekimin yazması, dozuna uygun olarak ilaç yazılmaması, sağlık kurulu raporu kapsamında yazılabilecek ilaçların normal reçetelere yazılması, alınan reçetelerin hak sahibi tarafından imzalanması gerekirken imzalanmaması vb.) hemen hemen her öğrencinin sağlık karnesi olmasına rağmen bu kadar acil öğrenci reçetesinin olmasından şüphelenilmemesi, söz konusu tedavi gideri için ayrılan ödeneğin kısa zamanda bitirilmiş olmasına rağmen yine de şüphelenilmemiş ve reçeteler yeterli düzeyde incelenmeyerek olayın bu boyutlara varmasına bir nevi sebebiyet vermişlerdir. Adı geçen personel ile yapılan görüşmelerde, personelin konu ile ilgili bilgilerinin yetersiz olduğu, herhangi bir eğitime tabi tutulmadığı, kötü niyetli olmadıkları, böyle bir yolsuzluk olayının içinde olmadıkları gibi haberdar da olmadıkları anlaşılmıştır. Ayrıca, her ne kadar harcama sürecinde ihmalleri olmuş olsa da özellikle …, …, … ve … ile Strateji Daire Başkanlığı personelinin, olayın ortaya çıkarılmasında çok büyük emeklerinin olduğu ve çalışmaları ile olayın aydınlatılmasına büyük katkıları olduğu görülmüştür. Gerçekleştirme görevlisi olarak belgelerin büyük bir kısmında imzası bulunan Sağlık Kültür Daire Başkanı … ise 2006 yılının başlarında bu göreve getirildiği, yolsuzluk olayının içinde olmadığı gibi haberdar dahi olmadığı ancak olayın ortaya çıkmasından sonra olayın üzerine gitmekte ihmalkar davrandığı ve gayret göstermediği anlaşılmıştır. Bunun dışında, 21 ödeme belgesine gerçekleştirme görevlisi olarak imza atan Tekniker … ile 3 ödeme belgesine imza atan … ise, konu ile ilgili bilgilerinin olmadığı, biraz idarenin birimleri arasındaki uyumsuzluk sonucu bu görevi yapmak zorunda kaldıkları anlaşılmıştır.

Sonuç:

Konu ile ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde;

  • ….. Teknik Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezinde görevli doktorlar, Başhekim Dr. …, Dr. …, Başhekim …, Uz. Dr. … ve Başhekim Yrd. … ın eczanelerle birlikte hareket etmek suretiyle, gerek öğrenim gören, gerekse mezun olmuş veya Üniversitede hiç kaydı olmayan öğrenciler adına sahte acil öğrenci reçetesi düzenlemek, öğrenci veya personelin sağlık karnelerinin asıl sayfalarına sonradan ilaç eklemek, personelden habersiz sağlık karnelerine ilaç yazmak, bazı personele sağlık kurulu raporu çıkartıp ve ilaç yazmak vb. usulsüz işlemlerle, ödemesi yapılan ..-YTL, ödemesi yapılmamış ...-YTL olmak üzere toplamda ...-YTL Üniversiteyi dolandırdıkları veya dolandırmaya teşebbüs ettikleri, haksız kazanç elde ettikleri veya edilmesine sebep oldukları,

  • Yukarıda belirtilen usulsüz işlemler sonucu, adı geçen eczanelere yapılan, yersiz ödemelerin

(…)

yasal faizi ile birlikte ve müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde eczacı ve doktorlardan tahsil edilmesi gerektiği,

  • İnceleme konusu olayın Türk Ceza Kanunu kapsamına girmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması ve raporun bir örneği ile birlikte 2006 yılında henüz ödemesi yapılmamış reçetelerin Cumhuriyet Savcılığın gönderilmesi gerektiği,

  • Sahte acil öğrenci reçetesi, sonradan ilaç ekleme reçete, kişiden habersiz sağlık karnesine ilaç yazılması, emekli personele ilaç yazılması vb. usulsüz işlemlerle, eczanelerle birlikte hareket edip, Üniversitenin dolandırılmasına ve zarara uğratılmasına sebep olan doktorlar, Başhekim Dr. …, Dr. …, Başhekim Yrd. Dr. …, Uz. Dr. … ve Başhekim Yrd. … ile Diş Hekimi … reçetelerini düzenlediği anlaşılan Röntgen Teknikeri … hakkında adli ve idari yönden soruşturma yapılması gerektiği,

  • Söz konusu sahte reçetelere ilişkin sevk kağıtlarını, düzenlediği veya en azından böyle bir olaydan haberdar olduğu veya olması gerektiği kanaatine varılan Mediko Sosyal Merkezinde çalışan sözleşmeli personel hakkında soruşturma açılması gerektiği,

  • Söz konusu harcama süresinde görev yapan gerçekleştirme görevlileri, Sağlık Kültür Daire Başkanlığında eczane ödemelerini kontrol etmekle görevli personel ve Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında söz konusu belgeleri kontrol eden personelin ihmallerinden kaynaklanan sorumluluklarının değerlendirilmesi gerektiği,

  • Olayın uzun zamandır devam etmesi, sürecin işlemesinde birçok sorunların bulunması, (Örneğin; ilaçların eczane çalışanlarınca personele veya öğrencilere dağıtılması, acil öğrenci reçetesinin sayısının neden kullanıldığının ve çok fazla kullanıldığının sorgulanmaması, sevk kağıtlarının düzenli kaydının yapılmaması, ödeme belgesi ekinde reçetelerin gerçekleştirme görevlilerine gönderilmemesi vb.) ve kamu kaynağının etkili, verimli ve hukuka uygun bir şekilde kullanılmaması göz önüne alındığında; tüm bu olumsuzlukların bertaraf edilmesi açısından gerekli tedbirleri almakla görevli harcama yetkilisinin de sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiği,

  • Öğrenim gören, mezun olan veya Üniversite ile hiçbir şekilde ilişkisi olmayan öğrenciler adına doktorlarla anlaşmak suretiyle, sahte acil öğrenci reçetesi düzenletmek, sağlık karnelerinin asıl nüshasına sonradan ilaç ekletmek, emekli personele ilaç yazdırmak, personele ait sağlık karnesini ele geçirip anlaştığı doktorlara ilaç yazdırmak, kişilere sağlık kurulu raporu çıkarılmasına aracılık ederek bu sağlık karnelerine ilaç yazdırmak gibi usulsüz işlemlerle Üniversiteyi dolandıran ve haksız kazanç sağlayan … Eczanelerinin Üniversiteyle olan sözleşmelerinin feshedilmesi, fesih kararının Valiliğe (Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü) ve Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyetine bildirilmesi gerektiği,

  • Belgelerinin içerisinde az sayıda sahte acil öğrenci reçetesi bulunan … eczanesinin …eczanesinin yapılan yolsuzluk olayı içerisinde bilerek yer almadıkları, genel olarak belgelerinin mevzuat hükümlerine uygun olduğu bu nedenle sözleşmelerinin feshedilmeyip bundan böyle daha dikkatli olmaları hususunda, ayrıca belgeleri arasında herhangi bir sahte reçete veya sonradan ekleme reçete olmadığı halde Bütçe Uygulama Talimatı hükümlerine aykırı reçeteler olan … Eczanesi, … Eczanesi ve … Eczanesinin de bundan böyle daha dikkatli olmaları konusunda yazılı olarak uyarılmalarının yerinde olacağı,

  • İnceleme konusu olayın 2006 yılı ile sınırlı olmayıp geçmiş yıllardan süregeldiği, bu nedenle yolsuzluğun boyutunun ortaya çıkarılabilmesi için öncelikle, … Öğrenci Sosyal Hizmetler ve Birim Saymanlığı ile … Bütçe Dairesi Başkanlığının 2004 ve 2005 yılına ait tedavi gideri ödemelerinin de (eczane ödemeleri) incelenmesinin yerinde olacağı, söz konusu belgelerin Sayıştay Başkanlığına gönderilmiş olması nedeniyle bu belgelerin Sayıştay Başkanlığından istenmesi gerektiği,

  • Konu ile ilgili olarak bundan böyle herhangi bir olumsuzluğa meydan vermemek açısından, yetkili birimlerin gerekli tedbirleri alması konusunda uyarılmaları gerektiği,

görüş ve kanaatine varılmıştır.”

denilmiştir.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … Rektörlüğüne hitaben yazılmış 25.11.2008 tarih ve 034511 nolu “Disiplin Soruşturması” konulu Yüksek Disiplin Kurulu Kararında;

“…

Karar: Yapılan görüşmeler neticesinde; suçları sübuta eren Dr. …, Uzm.Dr. …, Dr. …, Dr. … ve diş hekimi … Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11/(b-6) maddesi hükmü gereğince “Kamu Görevinden Çıkarma” cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin teklifin aynı Yönetmeliğin 41 inci maddesi uyarınca kabulüne oy birliği ile kabul edildi.” denilmiştir.

5018 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin (k) bendinde, kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birim harcama birimi olarak tanımlanmıştır.

Kanunun 31’inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu ifade edilmiş, 32’nci maddesinde ise; bütçeden harcama yapılabilmesi harcama yetkilisinin, harcama talimatı vermesine bağlanmış, harcama talimatlarında da hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgilerin yer alacağı, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken işlemlerden harcama yetkililerinin sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Adı geçen Kanunun Kanununun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

...”

hükmü ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu düzenlenmiştir.

Mevzuatın yukarıda belirtilen hükümlerine göre, bütçeden yapılacak harcamalarda süreç, harcama talimatı ile başlamakta ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır.

Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde;

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır” hükmü,

“Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde “Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c)…………..

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

…” hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun 31, 32 ve 33’üncü maddeleri çerçevesinde, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, gerçekleştirme görevlileri de harcama talimatı üzerine görevlerini yürütmekle görevli olduklarından; ilama konu olayda da Bütçe Uygulama Talimatlarının belirtilen hükümlerine aykırı olarak, uzman hekim tarafından yazılması gereken ilaçların pratisyen hekim tarafından yazılmış olduğu, ilaçlarda belirtilen doz aşımlarına uyulmadığı, bazı reçetelere sonradan ilaç eklendiği ve bu suretle kamu zararına yol açıldığı düşünüldüğünde;

Sorumluların harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak sorumluluk konusunda yapmış oldukları itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle sorumluluk konusunda yapılan itirazın reddi ile tazmin hükmünün Tasdiki gerekir, şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

22.12.2015 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim