Sayıştay 6. Dairesi 29867 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29867

Karar Tarihi

11 Kasım 2008

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2005

  • Daire: 6

  • Dosya No: 29867

  • Tutanak No: 30424

  • Tutanak Tarihi: 11.11.2008

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşmada hazır bulunan dilekçi vekili Av.Mustafa ÇİNKILIÇ ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. 278 sayılı ilamın 2.maddesiyle; Seyhan Belediyesinin çeşitli birimlerinde çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, Belediye ile BEM.BİR.SEN arasında akdedilen Sosyal Denge Sözleşmesine dayanılarak yersiz mali yardım yapılması nedeniyle 31.000,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Belediyemizin çeşitli birimlerinde çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele Seyhan İlçe Belediyesi Başkanlığı ile BEM-BİR-SEN arasında akdedilen "Sosyal Denge Sözleşmesi'ne" dayanılarak yersiz mali yardım yapıldığı tespit edilmiştir denilmektedir.Anayasanın 53. maddesi gereğince yapılan düzenleme sonucunda Devlet Memurlarının Sendika kurma ve üye olma haklarının verilmesine istinaden 4688 sayılı kamu görevlileri sendikası kanununun çıkarıldığını ve 25.06.2001 tarihinde kabul edilerek 12.07.2001 tarihinde de Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini,

4688 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile beraber memurlar için toplu görüşme yapılması hakkının ortaya çıktığını, ülke genelindeki Belediyelerin, memur sendikaları ile sosyal denge sözleşmeleri imzalayarak memurlarına sosyal yardımlarda bulunduklarını,

Uluslararası Çalışma Teşkilatı (İLO)'nın 87, 98, 151 sayılı kararlarının ülkemiz tarafından onaylandığını, memurlara sosyal yardımlarda bulunulması için yasal zemin hazırlandığını,

Anayasa, Kamu Görevlileri Sendikası kanunu ve İLO sözleşmeleri çerçevesinde Belediye Meclisinin aldığı karar doğrultusunda Belediyedeki tüm memurlara ayda 100 YTL brüt sosyal yardım yapılması hususunda sözleşme imzalandığını,

Danıştay 1. dairesinin 17/11/2005 tarih ve Esas 2005/1067, Karar 2005/1363 nolu kararlan ile de Belediyelerin memurlarına sosyal yardımda bulunmalarının suç olmadığına hükmedildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kapsam” başlıklı 1. maddesine göre belediyede çalışan memurlar bu Kanunun kapsamı içinde bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 2. maddesinde, Devlet Memurlarının hizmet şartları, nitelikleri atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yükümlülük ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin bu kanunla düzenleneceği ifade edildiğinden, belediyelerde çalışan memurların her türlü mali ve sosyal haklarının da diğer Devlet Memurlarında olduğu gibi, bu Kanun kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir.

Aynı Kanununun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde aynen;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç).” hükmü bulunmaktadır.

Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi Hakkı” başlıklı 53. maddesinde - (Değişik: 23.7.1995-4121) “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. 128. maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54. madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir. Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.” denilmektedir.

Anayasanın bu hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.

Toplu iş sözleşmesi hakkı, mevzuatımızda sadece işçiler için tanınmış olup, bu konuda memurlarla ilgili olarak çıkarılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda da sadece toplu görüşme hakkı tanınmış ve söz konusu kanunun 30. maddesiyle toplu görüşme yapma yetkisi de her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlara tanınmıştır. Aynı kanunun 34. maddesinde; Toplu görüşmenin sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenen mutabakat metni uygun idari icrai ve yasal düzenlemeleri yapabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar kurulu üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar, denilmektedir.

Görüldüğü üzere mutabakat metni memurlar üzerinde doğrudan uygulama imkanı olan bir metin olmayıp ancak Bakanlar Kurulunun idari ve icrai düzenlemeleri ile ve Kanunla uygulanabilir hale gelmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4. maddesinde; bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmeleri akdetmeleri nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari, mali veya adli takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, denilmektedir. Buradaki idari, mali veya adli takibat yapılamaz hükmü memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetme nedenine bağlanmıştır. Yani memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetme nedeniyle kamu görevlilerinin haklarında yetkiyi aşma ve görevi kötüye kullanma sebepleriyle açılan idari soruşturma ve davaları kapsamakta olup kanuni dayanağı olmayan ve 4688 sayılı yasaya da aykırı olan toplu iş sözleşmeleri hükümlerinin geçerli kabul edileceği anlamına gelmemektedir.

Uluslararası Çalışma Teşkilatının (İLO) değişik tarihlerde yapılan Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine Bakanlar Kurulunca tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir.

Her ne kadar Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olup, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamamakta ise de, söz konusu sözleşmeyle sağlanan hakların hayata geçirilmesi, ancak bu husustaki mevzuat hükümlerinde gerekli değişikliklerin yapılması ve uygulama esaslarının belirlenmesi halinde mümkün olabilecektir. Esasen 151 sayılı İLO sözleşmesinde de, bu sözleşmenin uygulama alanına ve istihdam koşullarının belirlenmesi yöntemlerine ilişkin bazı konuların, ulusal yasalarla ve ulusal koşullara uygun olarak düzenleneceği vurgulanmıştır.

Mevzuatımızda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, mevcut hükümlerin tespit ettiği memur statüsünün, akdi düzenlemelerle değiştirilmesi ve dolayısıyla belediyelerin, toplu iş sözleşmeleri akdetmek suretiyle veya başka birtakım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak ve statülerin dışına çıkılmasına yol açacak bir uygulamaya gitmeleri mümkün bulunmamaktadır.

Dilekçi, bazı Danıştay kararlarından söz etmekte ise de, 832 sayılı Sayıştay Kanununun 65. maddesi karşısında söz konusu kararların mevcudiyeti Sayıştay’ın tazmin hükmüne engel teşkil etmemektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 278 sayılı ilamın 2. maddesi ile 31.000,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 278 sayılı ilamın 8.maddesiyle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212.maddesine istinaden çıkarılan Devlet Memurları Yönetmeliğinin 4.maddesi uyarınca personele yapılacak yiyecek yardımının, yemek verme hizmet işi ihalesi sonucunda Sodexho Restoran A.Ş.den karşılanması ancak Belediyenin, memurlardan yemek bedelinin KDV hariç olarak yarısını tahsil etmesi ve yemek bedelinin tamamına ilişkin KDV bedelini Belediyenin üstlenmesi nedeniyle 42.266,70 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde; KDV Kanununun 1,5,8 ve 29. maddelerinden bahsederek mal ve hizmet teslimine ilişkin Katma Değer Vergisinin indirilme yetkisinin KDV mükellefi olan belediyelerine ait olduğunu, Katma Değer Vergisinin gider unsuru olup, maliyet unsuru olmadığını, KDV.nin çift taraflı işleyen bir hesap türü olması nedeniyle belediye bütçesinden fazla bir ödeme yapılmadığını belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin ‘Yemek Servisi Giderleri’ başlıklı 4. maddesinde;

“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır.

Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır.

Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.”

‘Yemek maliyetinin hesabı’ başlıklı 9. maddesinde;

“Bu yönetmeliğin 4. maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri, kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” hükümleri yer almaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; Seyhan Belediyesinde memurların öğle yemeği ihtiyacı, üç kap tabildot yemeği KDV hariç kişi başı birim fiyatı 10.00 YTL.den Sodexho Restoran A.Ş.ne ihale edilmiş, her ay düzenlenen hak edişlerde memur sayısı ve o ay içerisinde yemek yenilen iş günü sayısı dikkate alınarak toplam tutar bulunmuş ve hakediş kapağı üzerinde “sözleşme gereği KDV’siz tahakkuk tutarının yarısı memurdan” denilmek suretiyle memurlardan alınan KDV’siz tutara, Belediye tarafından KDV eklenerek bütçeden yapılacak KDV’li diğer tutarla birlikte şirkete ödeme yapıldığı görülmüştür.

Katma değer vergisinin konusu, 3065 sayılı KDV Kanununun 1. maddesinde sıralanan teslim ve hizmetlerdir. Aynı Kanunun 2. maddesinde ‘teslim’, 4.maddesinde ‘hizmet’ tanımlanmış, 3.maddesinde ‘teslim sayılan haller’ , 5. maddesinde de ‘hizmet sayılan haller’ belirlenmiştir.Belediyenin teslim ve hizmetleri KDV kapsamı içerisinde olup, bir arsa satışı ya da su, gaz hizmetinde KDV mükellefi konumunda iken Sodexho Restoran A.Ş. den alınan yemek hizmetinde ise Kanunun 9. maddesine göre ancak vergi sorumlusu olabilir.Yani Maliye Bakanlığına karşı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla verginin ödenmesinden sorumlu tutulabilir. Belediyenin KDV konusunda personeli için muafiyet yada istisna getirme yetkisi bulunmamaktadır.Dilekçinin bahsettiği 5. maddeye göre vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılmıştır ve katma değer vergisinin konusu içine girmektedir. Satın alınan yemek hizmetinin, katma değer vergisi de doğal olarak kayıt altına alınacaktır.Ancak bu, yemek bedelinin memurlar tarafından karşılanan kısmına ait KDV’ nin de Belediye bütçesinden karşılanacağı anlamına gelmemektedir.

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin söz konusu hükümlerine göre yiyecek yardımının gerektirdiği giderler yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere kurum bütçelerine konulacak ödenekle karşılanacaktır. KDV tutarı yemek maliyetinin bir unsuru olduğundan yemek yardımına memur katılım payının, KDV dahil tutar üzerinden alınması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddedilerek memurlara yapılan yemek yardımında, memurlar tarafından karşılanan kısmın katma değer vergisinin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 278 sayılı ilamın 8. maddesiyle 42.266,70 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

Karar verildiği 11.11.2008 tarih ve 30424 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim