Sayıştay 6. Dairesi 29861 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29861

Karar Tarihi

11 Kasım 2008

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2005

  • Daire: 6

  • Dosya No: 29861

  • Tutanak No: 30418

  • Tutanak Tarihi: 11.11.2008

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve duruşmada hazır bulunan dilekçi vekili Av.Mustafa ÇİNKILIÇ ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

  1. İlamın 2.maddesiyle;Seyhan Belediyesinin çeşitli birimlerinde çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, Belediye ile BEM.BİR.SEN arasında akdedilen Sosyal Denge Sözleşmesine dayanılarak yersiz mali yardım yapılması nedeniyle 31.000,00 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Belediyemizin çeşitli birimlerinde çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele Seyhan İlçe Belediyesi Başkanlığı ile BEM-BİR-SEN arasında akdedilen "Sosyal Denge Sözleşmesi'ne" dayanılarak yersiz mali yardım yapıldığı tespit edilmiştir denilmektedir.Anayasanın 53. maddesi gereğince yapılan düzenleme sonucunda Devlet Memurlarının Sendika kurma ve üye olma haklarının verilmesine istinaden 4688 sayılı kamu görevlileri sendikası kanununun çıkarıldığını ve 25.06.2001 tarihinde kabul edilerek 12.07.2001 tarihinde de Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini,

4688 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile beraber memurlar için toplu görüşme yapılması hakkının ortaya çıktığını, ülke genelindeki Belediyelerin, memur sendikaları ile sosyal denge sözleşmeleri imzalayarak memurlarına sosyal yardımlarda bulunduklarını,

Uluslararası Çalışma Teşkilatı (İLO)'nın 87, 98, 151 sayılı kararlarının ülkemiz tarafından onaylandığını, memurlara sosyal yardımlarda bulunulması için yasal zemin hazırlandığını,

Anayasa, Kamu Görevlileri Sendikası kanunu ve İLO sözleşmeleri çerçevesinde Belediye Meclisinin aldığı karar doğrultusunda Belediyedeki tüm memurlara ayda 100 YTL brüt sosyal yardım yapılması hususunda sözleşme imzalandığını,

Danıştay 1. dairesinin 17/11/2005 tarih ve Esas 2005/1067, Karar 2005/1363 nolu kararlan ile de Belediyelerin memurlarına sosyal yardımda bulunmalarının suç olmadığına hükmedildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kapsam” başlıklı 1. maddesine göre belediyede çalışan memurlar bu Kanunun kapsamı içinde bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 2. maddesinde, Devlet Memurlarının hizmet şartları, nitelikleri atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yükümlülük ve sorumlulukları, aylıkları ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin bu kanunla düzenleneceği ifade edildiğinden, belediyelerde çalışan memurların her türlü mali ve sosyal haklarının da diğer Devlet Memurlarında olduğu gibi, bu Kanun kapsamında mütalaa edilmesi gerekmektedir.

Aynı Kanununun mali hükümlerin kapsamını belirleyen 146. maddesinde aynen;

“Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz. (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç).” hükmü bulunmaktadır.

Anayasanın “Toplu İş Sözleşmesi Hakkı” başlıklı 53. maddesinde - (Değişik: 23.7.1995-4121) “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. 128. maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54. madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir. Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.” denilmektedir.

Anayasanın bu hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu yürürlüğe konulmuştur.

Toplu iş sözleşmesi hakkı, mevzuatımızda sadece işçiler için tanınmış olup, bu konuda memurlarla ilgili olarak çıkarılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda da sadece toplu görüşme hakkı tanınmış ve söz konusu kanunun 30. maddesiyle toplu görüşme yapma yetkisi de her hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendika ile bunların bağlı bulunduğu konfederasyonlara tanınmıştır. Aynı kanunun 34. maddesinde; Toplu görüşmenin sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenen mutabakat metni uygun idari icrai ve yasal düzenlemeleri yapabilmesi için Bakanlar Kuruluna sunulur. Bakanlar kurulu üç ay içinde mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemeleri gerçekleştirir ve kanun tasarılarını Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar, denilmektedir.

Görüldüğü üzere mutabakat metni memurlar üzerinde doğrudan uygulama imkanı olan bir metin olmayıp ancak Bakanlar Kurulunun idari ve icrai düzenlemeleri ile ve Kanunla uygulanabilir hale gelmektedir.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Geçici 4. maddesinde; bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmeleri akdetmeleri nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari, mali veya adli takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır, denilmektedir. Buradaki idari, mali veya adli takibat yapılamaz hükmü memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetme nedenine bağlanmıştır. Yani memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetme nedeniyle kamu görevlilerinin haklarında yetkiyi aşma ve görevi kötüye kullanma sebepleriyle açılan idari soruşturma ve davaları kapsamakta olup kanuni dayanağı olmayan ve 4688 sayılı yasaya da aykırı olan toplu iş sözleşmeleri hükümlerinin geçerli kabul edileceği anlamına gelmemektedir.

Uluslararası Çalışma Teşkilatının (İLO) değişik tarihlerde yapılan Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine Bakanlar Kurulunca tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir.

Her ne kadar Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olup, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamamakta ise de, söz konusu sözleşmeyle sağlanan hakların hayata geçirilmesi, ancak bu husustaki mevzuat hükümlerinde gerekli değişikliklerin yapılması ve uygulama esaslarının belirlenmesi halinde mümkün olabilecektir. Esasen 151 sayılı İLO sözleşmesinde de, bu sözleşmenin uygulama alanına ve istihdam koşullarının belirlenmesi yöntemlerine ilişkin bazı konuların, ulusal yasalarla ve ulusal koşullara uygun olarak düzenleneceği vurgulanmıştır.

Mevzuatımızda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, mevcut hükümlerin tespit ettiği memur statüsünün, akdi düzenlemelerle değiştirilmesi ve dolayısıyla belediyelerin, toplu iş sözleşmeleri akdetmek suretiyle veya başka birtakım tasarruflarla memurlar için yasalarda öngörülen hak ve statülerin dışına çıkılmasına yol açacak bir uygulamaya gitmeleri mümkün bulunmamaktadır.

Dilekçi, bazı Danıştay kararlarından söz etmekte ise de, 832 sayılı Sayıştay Kanununun 65. maddesi karşısında söz konusu kararların mevcudiyeti Sayıştay’ın tazmin hükmüne engel teşkil etmemektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 278 sayılı ilamın 2. maddesi ile 31.000,00 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. İlamın 4.maddesi ile; 2005 yılı içerisinde geçici vizeli işçi olarak asgari ücret üzerinden iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle işe alınıp bilahare sendikaya üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle Toplu iş sözleşmesi hükümlerine tabi kılınan ve bu suretle belirli dönemler itibariyle öngörülen ücret artışlarından yararlandırılan bazı personelin günlük yevmiyelerinin isim belirtilmeksizin genel olarak alınan Belediye Encümen Kararları ve bu kararlara istinaden şahıslar itibariyle belirlenmek suretiyle verilen Başkan onayları ile fahiş biçimde artırılması sonucunda, yüksek yevmiyeler üzerinden yüksek ücretler tahakkuk ettirilip ödenmesi, bu uygulamanın geçmiş yıllarda bazı kadrolu işçiler için de başlatılmış olup 2005 yılı içerisinde de devam ettirilmiş olması nedeniyle 694.379,40 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

1580 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesinde Belediyenin vazifelerinin, 70,83 ve 100. maddelerinde Belediye Meclisi, Belediye encümeni ve Belediye Başkanının görev ve yetkilerinin açıklandığını, 1580 sayılı Belediye Kanununun 70.maddesinde yapılan düzenlemeye göre Belediye Meclisinin, Belediyenin genel ve en üst düzeyde karar organı olup bütçe, kesin hesap gibi konularda genel düzenleyici işlem tesis etmekle yükümlü ve yetkili olduğunu,

1580 sayılı Belediye Kanunu ile, bütçede bir fasıl dahilindeki maddeler arasında aktarma yapılmasının, belediye memurlarının seçim, terfi, tecziye ve taltifi gibi hususların Belediye encümeninin görevleri olarak belirlendiğini, aynı kanunun 88. maddesi ile belediye personelinin adet, maaş ve kadrolarının bütçe ile tespit ve tasdik olunacağının hükme bağlandığını, işçi kadrolarının onayı yetkisi ile geçici ve daimi kadrolara yeni işçi atanmasının İçişleri Bakanlığının iznine tabi tutulduğunu,

Seyhan Belediyesinin 1989 yılında yapılan yerel seçimlerle ve Büyükşehir Belediyesinden devralınan yetersiz sayıda personelle kurulduğunu, belediye hizmetlerini yürütebilmek için yeni işçi ve memur taleplerinin İçişleri Bakanlığınca uygun görülmediğini, hizmetlerin mevcut içinden bir kısım personelin daha fonksiyonel görevlere atanması ile yürütülmeye çalışıldığını, çalışanlara ek işler getiren bu uygulamanın başarılı olabilmesi ve belediyecilik hizmetlerinden verim alınabilmesini sağlayabilmek için bir kısım personelin ücret artışı yoluyla taltif ve motivasyonunun rasyonel bir çözüm olarak düşünüldüğünü,

1580 sayılı kanunun 88/son maddesi hükmü gereğince, belediye işçilerinin maaş ve kadrolarının bütçe ile tespit edilmesi ve bütçe yapma görevinin de belediye meclisine ait olması karşısında bir kısım işçi kadro ücretlerinin arttırılması hususunun belediye meclisince karara bağlandığını ve onay için İçişleri Bakanlığına gönderildiğini, İçişleri Bakanlığının böyle bir kararın belediye meclisi tarafından alınmasına gerek olmadığı, Belediye Encümen kararının yeterli olacağı ve encümen kararlarının onay gerektirmediği gerekçesiyle evrakı iade ettiğini, gerek Anayasada idari vesayet makamı olarak belirlenen, gerekse Belediye kanununda, Meclis kararlarının onayı ile yetkilendirilen ve belediyelerin idari denetimini yapan İçişleri Bakanlığının bu görüşüne uygun işlem tesis edilmesinin doğru olacağı düşüncesiyle, Belediye Encümen kararı ile bir kısım kadroların yevmiyelerinin arttırıldığını,

Belediyede çalışan işçilerin gündeliklerinin yükseltilmesi işlemine belediye mevzuatı açısından bir engel bulunmadığı bu işlemin Belediye Başkanı tarafından atamaya yetkili amir sıfatıyla tesis edilebileceği, Başkanın kararının yanında hem karar organı hem de icrai bir organ olarak Belediye Encümeninin yetkili olduğu, Belediye Başkanının yetkisini Encümen Kararına dayanarak kullanmasının tercih edildiği ve böyle bir işleme bir engel bulunmadığı kanaatini taşıdıklarını,

2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 5.maddesinde Toplu İş Sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe, genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamayacağının, aynı kanunun 6.maddesine göre de hizmet akitlerinin Toplu iş Sözleşmesine aykırı olamayacağının, aykırılık durumunda ise hizmet akitlerinin Toplu İş Sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümlerin alacağının belirtildiğini,

İlama konu yevmiye artırımı işlemlerinin tarafların ücretleri serbestçe belirleme yetkisine dayanarak tesis edildiğini, iş mevzuatında asgari ücretin altında işçi çalıştırılmasının yasaklandığını, ücretlerde üst sınırla ilgili her hangi bir kısıtlama getirilmediğini, gerek hizmet sözleşmesi gerekse de toplu iş sözleşmesinin amacının asgari ücretin üzerinde ve işçinin unvanına, niteliğine ve çalışma koşullarına göre ücret belirlemek olduğunu,

Belediyede yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinde bulunan ve daire kararında gerekçe olarak gösterilen, “işe giren işçinin yevmiyesi asgari ücretin yükselmesinden önce işe giren kendisinden kıdemli işçinin yevmiyesini geçemez” hükmünün toplu iş sözleşmelerin var oluş gereği olarak sendikalı işçiyi işveren karşısında korumak, sendikasız işçilere ücret artışı vb. imkanlar sağlayarak sendikasızlaştırmayı engellemek amacına yönelik olarak konulduğunu, benzer düzenleme sözleşmenin 7. maddesinde de bulunduğunu, sendikasız işçilere sözleşme dışında bir hak sağlanması prensip olarak sendikalı ve sözleşme kapsamındaki işçileri korumak amacıyla engellendiğini, ancak aynı maddede amir takdir zammı, pozisyon değişikliği, ödül gibi ayni veya nakdi hak sağlama durumunda sendikanın onayı ile işlem yapılabileceği istisnasının getirildiğini, bu istisnanın da ötesinde belediye başkanının takdir hakkı ile işçilere bu tür hakların sağlanabileceğinin toplu iş sözleşmelerine konulduğunu,

Adana Yüreğir Belediyesi tarafından yapılan ücret artışları sonrasında düzenlenen teftiş raporu gereğince zam alan işçiler aleyhine istirdat davaları açıldığını, adli yargıda bu davaların reddine karar verildiğini,

Ücret zammı yapılan işçilerin, pozisyonları ve liyakatları gereği bu ücrete hak kazanan işçiler olduğunu,

İlamda sözü edilen işçilerden Mesut YILDIRIM’ ın İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Bölümü mezunu Öğretmenlik, Çukobirlik Genel Müdürlük Danışmanlığı, Ankara İl Kültür Müdürlüğü, Adana Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü, Genel Sekreter Yardımcılığı, Genel sekreterlik görevlerinde bulunduğunu, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde Genel Sekreter Vekilliği görevini yürüttüğünü, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliğinden emekli olduğunu, emekli maaşı almakta iken belediyede yararlanılmak üzere kadroya dahil edildiğini, bu personelin mahrum kaldığı emeklilik maaşının karşılanması ve liyakatına uygun bir ücret takdirinin hakkaniyetin gereği olarak düşünüldüğünü,

Abdulkerim ARIKAN’ ın Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, bilgi ve birikimiyle başkan danışmanı olarak katkı sağlamış ve şu anda belediye başkan yardımcılığı görevine atanmış bir eleman olup ücretinin bu statüye göre belirlendiğini, İdari ve Mali İşler Müdürlüğü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Bilgi İşlem Müdürlüğü ve Satın alma Müdürlükleriyle çalışmış bir Yönetici olarak, mahiyeti altında çalışan bir bireyin ücretinin altında bir ücretle çalışmasının uygun olmayacağını, aynı durumda olan diğer personelin de emeklilik maaşının karşılanması ve liyakatine uygun bir ücret takdirinin hakkaniyet gereği olduğunu,

Konumu, statüsü, eğitimi, yaptığı iş nedeniyle bir kısım personele ücret artırımı yapılması işleminde gerek belediye mevzuatı, gerek iş ve sendika hukuku açısından bir engel bulunmadığını, ücretleri artırılan personelin, keyfi olarak değil bilgisine, birikimine, işyerine katkısına, verimliliğine, liyakatına göre seçildiğini, dolayısıyla konularında uzman birer personel olup kariyerlerine uygun bir ücretle istihdamları mümkün olan ve asgari ücretle çalıştırılamayacak birer eleman olduklarını,

Mevcut uygulamanın 1994 yılından beri devam ettiğini, Belediyenin zarara uğratılması amacını gütmediklerini ve kişisel çıkarlarının olmadığını,

belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

2005 yılı Bütçe Kanunu’nun, işçilik ödenekleri ve geçici iş pozisyonları başlıklı 27. maddesinin (e) bendinde:

“ Norm kadro çalışmaları sonuçlandırılmış olan belediyeler hariç olmak üzere, il özel idareleri ve belediyeler ile bunların kurdukları birlik ve müesseselerde çalıştırılacak geçici işçilere ait geçici iş pozisyonları her yıl İçişleri Bakanlığına vize ettirilir. Vize edilmiş bulunan geçici iş pozisyonları İçişleri Bakanlığı tarafından başka unvanlı geçici iş pozisyonları ile değiştirilebilir veya iptal edilebilir. İçişleri Bakanlığı tarafından vize edilen geçici iş pozisyonlarına ait vize cetvellerinin bir örneği Devlet Personel Başkanlığına gönderilir. Bu vize işlemi yapılmadan geçici işçi çalıştırılamaz ve herhangi bir ödeme yapılamaz.”denilmektedir.

Genel İş Sendikası ile Seyhan Belediyesi arasında 26.07.2004 tarihinde imzalanan 01.03.2004-28.02.2006 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin;

“Sözleşmenin Güvencesi” başlıklı 7.maddesi 2.bendinde;

“İşveren sözleşme kapsamındaki işyerlerinde çalışan sendikasız işçilere ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın (ücret zammı, amir takdir zammı, pozisyon değişikliği, ödül vs.) nakdi veya başka herhangi bir hak sağlama gereği duyarsa durumu yazılı olarak Sendika Genel Merkezine bildirir.Sendika tarafından öneri olumlu karşılanırsa işverence bu doğrultuda işlem yapılır.Aksi halde bu hak ve yararlar sağlanamaz.Ancak yönetici konumunda olanlar için Belediye Başkanının takdir hakkı saklıdır.Sendikanın onayı olmadan sendikasız işçilere sağlanan hak ve yararlar, Genel-iş üyesi işçilere de bu sözleşme ile sağlanan hak ve yararlara ek olarak aynen uygulanır.” ve

Sözleşmenin “Ücret Zammı” başlıklı 34. maddesinin ( c) bendinde de;

“Asgari ücretin yükselmesinden sonra işe giren işçinin yevmiyesi, asgari ücretin yükselmesinden önce işe giren kendisinden kıdemli işçinin yevmiyesini geçemez” denilmektedir.

Seyhan Belediyesince vize ettirilerek geçici işçi pozisyonunda asgari ücretle çalıştırılmak üzere işe alınan ve sorumlu koordinatör,danışman,müdür yardımcısı, harita mühendisi, inşaat mühendisi benzeri ünvanlarla belediyede görevlendirilen geçici işçilerin gündeliklerinin, Encümen kararı ile pozisyon belirtilmeden arttırılması ve Başkanlık tarafından bu artışların kişilere uygulanması sonucunda tazmin hükmü verilmiştir.

Duruşma sırasında dilekçi adına vekili tarafından sunulan dilekçede; Seyhan Belediyesinin 1989 yılında yapılan yerel seçimlerle oluşmuş bir belediye olarak Büyükşehir Belediyesinden devralınan yetersiz sayıda personelle kuruluşunu tamamlamaya ve belediye hizmetlerini yürütmeye çalıştığı,Belediyenin şu anki mevcut kadrosunda 194 memur bulunduğu bunun 100 kadarının zabıta memuru olduğu bu memurlara yasa gereği başka görev verilemediği, 29 müdürlüğü bulunan Belediyede tüm memurların tahakkuk ya da gerçekleştirme görevini üslenmek zorunda kaldıkları,

Vizeli ve geçici işçi olarak büro personeli, temizlik işçisi, şoför ve benzeri açık kadrolara tüm yerel yönetimlerde kullanılan matbuu iş sözleşmeleri ile belediye başkanlığınca kariyerlerine uygun verilecek her türlü işte çalışmak koşuluyla her yıl yenilenmek üzere birer yıllık vizeli işçi alınması yoluna gidildiği veya daha evvel bu kadrolar karşılık gösterilerek alınmış ancak nitelik ve liyakatları farklı olan işçilerin belediyenin ihtiyaç duyduğu mimar, mühendis, şehir plancısı, danışmanlık gibi kadrolarda değerlendirildiği,

Nüfusu 800 bini geçen bir ilçe belediyesi olarak hizmetlerini mevcut memur kadrosu ve vizeli geçici işçi kadrosundaki işçilerle yürütmeye çalıştıkları bunu da yaptırılan işe uygun liyakat ve kariyere sahip olma yeterliliğindeki işçi kadrosunda çalışan personelin maaşlarını normal memur olunsaydı alabileceği ücret düzeyine yükselterek sağlamaya çalıştıkları, ifade edilmiştir.

Yerel yönetimlerde personel yetersizliğinden kaynaklanan sıkıntıların aşılabilmesi için, 5393 sayılı Belediye Kanununun “Norm Kadro ve Personel İstihdamı” başlıklı 49.maddesi çerçevesinde düzenlemeler getirilmiştir.Buna göre; Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilecektir. Yine bu çerçevede; ihtiyaç duyulan nitelik, unvan ve sayıda personel istihdamının sağlanmasına yönelik olarak 22.02.2007 tarih ve 26442 sayılı Resmi Gazetede Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik ile 21.04.2007 tarih ve 26500 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5620 sayılı “Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” yürürlüğe girmiştir. Mevzuatla getirilen bu düzenlemelerle uygulamada ortaya çıkan personel istihdamına yönelik sorunların giderilmesi amaçlanmıştır.

İlama konu olan uygulamanın, kadrosuzluktan kaynaklandığı, kamu hizmetinin devamlılığını sağlamak ve eksiksiz bir şekilde yürütmek amacı taşıdığı anlaşıldığından ve daha sonraki yıllarda da, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerine göre uygulamaya yön verildiği belirtildiğinden 278 sayılı ilamın 4. maddesiyle 694.379,40 YTL. ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA

  1. İlamın 5.maddesiyle; asgari ücret üzerinden iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle işe alınıp bilahare sendikaya üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle Toplu iş sözleşmesi hükümlerine tabi kılınan ve bu suretle belirli dönemler itibariyle öngörülen ücret artışlarından yararlandırılan bazı personelin günlük yevmiyelerinin isim belirtilmeksizin genel olarak alınan Belediye Encümen Kararları ve bu kararlara istinaden şahıslar itibariyle belirlenmek suretiyle verilen Başkan onayları ile fahiş biçimde artırılması sonucunda, yüksek yevmiyeler üzerinden toplu iş sözleşmesi ikramiyesi hesaplanıp ödenmesi nedeniyle 97.309,43 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçe ve karşılamalar bu tutanağın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede belirtilen gerekçelerle KALDIRILMASINA

  1. İlamın 6.maddesiyle; asgari ücret üzerinden iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle işe alınmış olup toplu iş sözleşmesi hükümlerine tabi olarak ücret artışları gerçekleştirilen bazı geçici ve kadrolu işçilerin yevmiyelerinin, ilgili mevzuatta bu hususta bir yetki verilmediği halde değişik zamanlarda alınan Encümen kararları ve Başkan onayları ile artırılması sonucu yüksek tutarlarda yevmiyeler üzerinden ilave tediye hesaplanıp ödenmesi nedeniyle 80.782,05 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçe ve karşılamalar bu tutanağın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede belirtilen gerekçelerle KALDIRILMASINA

  1. İlamın 7.maddesiyle; asgari ücret üzerinden iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle işe alınıp bilahare sendikaya üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine tabi kılınan ve bu suretle belirli dönemler itibariyle öngörülen ücret artışlarından yararlandırılan bazı personelin günlük yevmiyelerinin değişik zamanlarda isim belirtilmeksizin genel olarak alınan Belediye Encümen kararları ve bu kararlara istinaden şahıslar itibariyle belirlenmek suretiyle verilen Başkan onayları ile fahiş biçimde artırılması sonucunda yüksek yevmiyeler üzerinden Toplu İş Sözleşmesinin 45.maddesi gereğince 15 günlük brüt ücret tutarında Kurban Bayramı yardımı yapılması nedeniyle 25.913,67 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçe ve karşılamalar bu tutanağın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede belirtilen gerekçelerle KALDIRILMASINA

  1. İlamın 8.maddesiyle;657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212.maddesine istinaden çıkarılan Devlet Memurları Yönetmeliğinin 4.maddesi uyarınca personele yapılacak yiyecek yardımının, yemek verme hizmet işi ihalesi sonucunda Sodexho Restoran A.Ş.den karşılanması ancak Belediyenin, memurlardan yemek bedelinin KDV hariç olarak yarısını tahsil etmesi ve yemek bedelinin tamamına ilişkin KDV bedelini Belediyenin üstlenmesi nedeniyle 42.266,70 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde; KDV Kanununun 1,5,8 ve 29. maddelerinden bahsederek mal ve hizmet teslimine ilişkin Katma Değer Vergisinin indirilme yetkisinin KDV mükellefi olan belediyelerine ait olduğunu, Katma Değer Vergisinin gider unsuru olup, maliyet unsuru olmadığını, KDV.nin çift taraflı işleyen bir hesap türü olması nedeniyle belediye bütçesinden fazla bir ödeme yapılmadığını belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin ‘Yemek Servisi Giderleri’ başlıklı 4. maddesinde;

“Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır.

Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır.

Yemek bedelinin bütçeden karşılanmayan kısmı yemek yiyenlerden alınır.”

‘Yemek maliyetinin hesabı’ başlıklı 9. maddesinde;

“Bu yönetmeliğin 4. maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri, kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” hükümleri yer almaktadır.

Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde; Seyhan Belediyesinde memurların öğle yemeği ihtiyacı, üç kap tabildot yemeği KDV hariç kişi başı birim fiyatı 10.00 YTL.den Sodexho Restoran A.Ş.ne ihale edilmiş, her ay düzenlenen hak edişlerde memur sayısı ve o ay içerisinde yemek yenilen iş günü sayısı dikkate alınarak toplam tutar bulunmuş ve hakediş kapağı üzerinde “sözleşme gereği KDV’siz tahakkuk tutarının yarısı memurdan” denilmek suretiyle memurlardan alınan KDV’siz tutara, Belediye tarafından KDV eklenerek bütçeden yapılacak KDV’li diğer tutarla birlikte şirkete ödeme yapıldığı görülmüştür.

Katma değer vergisinin konusu, 3065 sayılı KDV Kanununun 1. maddesinde sıralanan teslim ve hizmetlerdir. Aynı Kanunun 2. maddesinde ‘teslim’, 4.maddesinde ‘hizmet’ tanımlanmış, 3.maddesinde ‘teslim sayılan haller’ , 5. maddesinde de ‘hizmet sayılan haller’ belirlenmiştir.Belediyenin teslim ve hizmetleri KDV kapsamı içerisinde olup, bir arsa satışı ya da su, gaz hizmetinde KDV mükellefi konumunda iken Sodexho Restoran A.Ş. den alınan yemek hizmetinde ise Kanunun 9. maddesine göre ancak vergi sorumlusu olabilir.Yani Maliye Bakanlığına karşı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla verginin ödenmesinden sorumlu tutulabilir. Belediyenin KDV konusunda personeli için muafiyet yada istisna getirme yetkisi bulunmamaktadır.Dilekçinin bahsettiği 5. maddeye göre vergiye tabi bir hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması hizmet sayılmıştır ve katma değer vergisinin konusu içine girmektedir. Satın alınan yemek hizmetinin, katma değer vergisi de doğal olarak kayıt altına alınacaktır.Ancak bu, yemek bedelinin memurlar tarafından karşılanan kısmına ait KDV’ nin de Belediye bütçesinden karşılanacağı anlamına gelmemektedir.

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin söz konusu hükümlerine göre yiyecek yardımının gerektirdiği giderler yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere kurum bütçelerine konulacak ödenekle karşılanacaktır. KDV tutarı yemek maliyetinin bir unsuru olduğundan yemek yardımına memur katılım payının, KDV dahil tutar üzerinden alınması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddedilerek memurlara yapılan yemek yardımında, memurlar tarafından karşılanan kısmın katma değer vergisinin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 278 sayılı ilamın 8. maddesiyle 42.266,70 YTL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE

  1. İlamın 9.maddesiyle;asgari ücret üzerinden iş sözleşmesi imzalanmak suretiyle işe alınıp bilahare sendikaya üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine tabi kılınan ve bu suretle belirli dönemler itibariyle öngörülen ücret artışlarından yararlandırılan bazı personelin günlük yevmiyelerinin isim belirtilmeksizin genel olarak alınan Belediye Encümen kararları ve bu kararlara istinaden şahıslar itibariyle belirlenmek suretiyle verilen Başkan onayları ile fahiş biçimde artırılması sonucunda yüksek yevmiyeler üzerinden ölüm yardımı yapılması nedeniyle 9.884,06 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçe ve karşılamalar bu tutanağın 2.maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede belirtilen gerekçelerle KALDIRILMASINA,

  1. İlamın 10.maddesiyle;Seyhan Belediyesi bünyesinde oluşturulan ihtisas komisyonlarının üyelerine 2005 yılı içerisinde yürürlükte olan 5272 ve 5393 sayılı Belediye Kanunlarında belirtilen toplantı gün sayılarından daha fazla süre için huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 43.116,16 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;5393 sayılı yasanın 20. maddesi gereğince Meclis toplantıları Bütçe görüşmelerinde sürenin 20 gün diğer toplantıların süresinin ise 5 gün olduğunu, yine aynı kanunun 24. maddesi gereğince üç kişiden az beş kişiden fazla olmamak kaydıyla ihtisas komisyonlarının Meclis kararıyla kurulabildiğini, kurulan komisyonların İmarla ilgili olanlarının on iş günü diğerlerinin beş iş günüyle sınırlandırılmış olduğunu, aynı günde yapılan toplantılarda bir tanesine huzur hakkı ödendiğini,

Belediye Meclis Çalışma yönetmeliğinin 21. maddesinin son paragrafında "Gerektiğinde bir konu Meclis Başkanınca birden fazla komisyona havale edilebilir" denildiğini,

Belediye Meclis Üyelerinin çeşitli mesleklere sahip (Avukat, Doktor, Mali Müşavir, Mühendis,Esnaf,Sanayici vb.) ve çeşitli meslek odalarına üye (Baro, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Türmob vb) olduklarından komisyon teşkil edilirken de mesleğine uygun komisyonlarda görev almalarının sağlandığını,

Belediye Meclisi çalışma Yönetmeliğinin 21. maddesi gereğince bir konunun birkaç ihtisas komisyonuna müştereken havale edilebildiğini, örneğin bir İmar düzenlemesinde bir ada içerisinde sağlık tesis alanı ve yanında da bir eğitim tesisi alanı bulunuyorsa bu konunun, Meclis tarafından direkt İmar ile ilgili olduğundan, İmar komisyonu Başkanlığında, Sağlık ve Eğitim komisyonunun da içinde bulunduğu müşterek komisyona havale edildiğini,

İmar komisyonunun 10 gün diğer komisyonun 5 gün toplanmasının düşünülemeyeceğini, Çünkü müşterek komisyon İmarla ilgili konuyu İmar komisyonu başkanlığında 10 gün görüşmesi gerekiyorsa beraber ve müştereken 10 gün toplanıldığını,

İmar komisyonu ayrı, Sağlık komisyonu ayrı, Eğitim komisyonu ayrı karar vermemekte konu bir bütün ve imarla ilgili olduğundan müşterek komisyon kararı verildiğini, böyle olunca; müşterek toplantıda imar ile ilgili konular görüşülüyorsa burada 10 gün imar komisyonuna, 10 gün toplantı yapmasına karşın, sağlık komisyonuna ve eğitim komisyonuna 5 gün huzur hakkı verilmesinin 5393 sayılı yasa ve Belediye Meclisi çalışma yönetmeliğine uygun olmayacağını Çünkü müşterek komisyonun, müşterek toplanıp, incelediğini ve kararını da bu şekilde verdiğini,

Çalışma yönetmeliğinin 21. maddesine göre bir konu birden fazla komisyona havale edilebiliyorsa, huzur haklarının da buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, diğer bir ifade ile Meclis Başkanlığınca birden fazla Komisyona havale edilecek evrak müşterek komisyonu ilgilendiriyorsa ve hangi komisyonun başkanlığında toplanıyorsa o komisyonun yasada belirtilen toplantı günlerine riayet edildiğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

01.01.2005-13.07.2005 tarihleri arasında yürürlükte olan 5272 sayılı Belediye Kanunu ile 13.07.2005 tarihinde yürürlüğü giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclis Toplantısı” başlıklı 20. maddelerinde,

“……..

Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok yirmi gün, diğer toplantıların süresi en çok beş gündür.

…….”

Yine sözü edilen kanunların “İhtisas komisyonları başlıklı 24. maddelerinde,

“Belediye meclisi, her dönem başı toplantısında, üyeleri arasından seçilecek en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir.

İhtisas komisyonları, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur. İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000'in üzerindeki belediyelerde plân ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunludur.

Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırır. Komisyonlar kendilerine havale edilen işlerle ilgili raporlarını bu sürenin sonunda meclise sunmadıkları takdirde, konu meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınır.

……………….” denilmektedir.

5272 sayılı Belediye Kanunu’nun 32.maddesinde; “Meclis başkan ve üyelerine, meclis toplantılarına ve ihtisas komisyonları toplantılarına katıldıkları her gün için, 39 uncu madde uyarınca belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir. Huzur hakkı ödenecek gün sayısı, 20 nci maddenin ikinci fıkrasında ve 24 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen toplantı günü sayısından fazla olamaz.”

5393 sayılı kanunun “Huzur ve izin hakkı başlıklı 32. maddesinde de 5272 sayılı Kanunun 32. maddesindeki düzenlemeye paralel bir düzenleme yapılmış ve madde hükmünde aynen;

“Meclis başkan ve üyelerine, meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için, 39 uncu madde uyarınca belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir. Huzur hakkı ödenecek gün sayısı, 20, 24 ve 25 inci maddelerde belirtilen toplantı günü sayısından fazla olamaz ve meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenemez…..” denilmek suretiyle, huzur hakkı ödenecek gün sayısı, toplantı gün sayısı ile sınırlandırılmış; aynı gün içinde iştirak edilen birden fazla toplantı için, sadece bir defa huzur hakkı ödenmesi öngörülmüştür.

Buna göre; oluşturulacak ihtisas komisyonlarındaki üye sayısı 5’i geçemeyecektir. Bunun sonucu olarak; ihtisas komisyonlarının her biri için en fazla 5 kişilik huzur hakkı ödenebilecektir. Bunun yanı sıra, imar komisyonu en fazla 10 iş günü, diğer ihtisas komisyonları ise en fazla 5 iş günü içerisinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırmakla yükümlü bulunduklarından; 5393 Sayılı Kanunun 32.maddesinin Huzur hakkı ödenecek gün sayısı, 20, 24 ve 25 inci maddelerde belirtilen toplantı günü sayısından fazla olamaz hükmü gereği, imar komisyonlarında görevli olanlara en fazla 10, diğer komisyonlarda görevli olanlara ise en fazla 5 günlük huzur hakkı ödenebilecektir.

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesinde, komisyon üyelerine süre kısıtlamasına uyulmadan bir komisyon için aylık 5 (imar komisyonu için 10) günün üzerinde huzur hakkı ödendiği görülmüştür.

5272 ve 5393 sayılı kanunlarda huzur hakkı ödenecek gün sayısı imar komisyonu için en fazla 10 işgünü, diğer komisyonlar için 5 işgünü olarak belirtilmiş, görüştükleri konular veya çalışma şekillerine göre bu sürenin aşılmasına imkan veren bir hükme de yer verilmemiştir. Bu nedenle ödemenin, her bir komisyon için en fazla 5 kişiye, ayda 5 günlük(imar komisyonundakilere 10 günlük) huzur hakkı ödemesi yapılması gerektiğinden ihtisas komisyonları için belirlenen huzur hakkı ödenebilecek gün sayısının aşılması nedeniyle 278 sayılı ilamın 10.maddesiyle 43.116,16 YTL.ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. İlamın 11.maddesiyle;Denetim komisyonu üyesi bazı şahıslara, denetim komisyonu çalışmalarını sürdürdükleri günler için ayrıca üyesi bulundukları ihtisas komisyonları çalışmaları için de huzur hakkı ödenmesi nedeniyle 3.074,18 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; Belediye Kanununun "Denetim Komisyonu başlıklı 25. maddesinde, Belediye meclisi her ocak ayı toplantısında Belediyenin bir önceki yıl Gelir ve Giderleri ile Hesap işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından üçten az beşten çok olmamak üzere bir denetim komisyonu oluşturur, hükmünün bulunduğunu,

Yine 5272 sayılı aynı Belediye Kanununun "Huzur ve İzin Hakkı" başlıklı 32. maddesinde Huzur haklarının ne şekilde verileceğinin belirtildiğini, Belediye Meclis Çalışma Yönetmeliğinin 21. maddesinin son paragrafında "Gerektiğinde bir konu Meclis Başkanınca birden fazla Komisyona havale edilebilir" denildiğini,

Belediye Meclisince Komisyona havale edilecek konular konusu itibari ile birden fazla komisyonu ilgilendirebildiğini, yönetmeliğin 21. maddesine göre müşterek komisyonlara havale edilmesinin yasal olduğunu,

Ancak denetim komisyonunun, sürekli görev yapan bir ihtisas komisyonu olmadığını, 5393 sayılı yasanın 24. maddesi gereğince ihtisas komisyonlarının kurulması ve çalışma usulleri belirlenmesine rağmen yine kanunun 25. maddesinde denetim komisyonunun oluşturulması, çalışma usulleri ve çalışma süresinin ayrıca belirtilmiş olduğunu, denetim komisyonu üyelerinin her ne kadar Meclis üyelerinden belirlense de diğer komisyonlardan farklı çalışma yaptıklarını,

Yine kanun gereğince 45 iş günü içerisinde görev yaparak raporunun tanzimi ile görevinin sona erdiğini,

Denetim komisyonu, bir ihtisas komisyonu olmadığından huzur haklarının da meclis toplantı günlerine rastlaması halinde meclis toplantısı için yapılan huzur hakkı ödemesinin denetim komisyonu çalışma süresi ve kuruluşu gereği uygun olduğunu belirterek yapılan ödemelerin hukuka aykırı ve yersiz ödeme olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

01.01.2005-13.07.2005 tarihleri arasında yürürlükte olan 5272 sayılı Kanunun konuyla ilgili maddeleri aşağıda belirtildiği şekilde hüküm altına alınmıştır.Madde hükümlerinde;

“Meclis toplantısı

MADDE 20 - Belediye meclisi, kendisi tarafından belirlenecek bir aylık tatil hariç her ayın ilk haftası, meclis tarafından önceden belirlenen günde, mutat toplantı yerinde toplanır. Ekim ayı toplantısı dönem başı toplantısıdır.

Bütçe görüşmesine rastlayan toplantı süresi en çok yirmi gün, diğer toplantıların süresi en çok beş gündür.

Mutat toplantı yeri dışında toplanılmasının zorunlu olduğu durumda üyelere önceden bilgi vermek kaydıyla meclis başkanının belediye sınırları içerisinde belirlediği yerde toplantı yapılır. Ayrıca, toplantının yeri ve zamanı mutat usullerle belde halkına duyurulur.

Meclis toplantıları açıktır. Meclis başkanının veya üyelerden herhangi birinin gerekçeli önerisi üzerine, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kapalı oturum yapılmasına karar verilebilir.

Meclis görüşmeleri görevlilerce tutanağa geçirilir, başkan ve kâtip üyeler tarafından imzalanır. Toplantılar, meclisin kararıyla sesli ve görüntülü cihazlarla da kaydedilebilir.

İhtisas komisyonları

MADDE 24 - Belediye meclisi, her dönem başı toplantısında, üyeleri arasından seçilecek en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir.

İhtisas komisyonları, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur. İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000'in üzerindeki belediyelerde plân ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunludur.

Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırır. Komisyonlar kendilerine havale edilen işlerle ilgili raporlarını bu sürenin sonunda meclise sunmadıkları takdirde, konu meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınır.

İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanır.

Mahalle muhtarları ve ildeki kamu kuruluşlarının amirleri ile ildeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, sendikalar ve gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oy hakkı olmaksızın kendi görev ve faaliyet alanlarına giren konuların görüşüldüğü ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilir.

Komisyon çalışmalarında uzman kişilerden yararlanılabilir.

Komisyon raporları alenîdir, çeşitli yollarla halka duyurulur ve isteyenlere meclis tarafından maliyetlerini aşmamak üzere belirlenecek bedel karşılığında verilir.

Denetim komisyonu

MADDE 25 - İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000'in üzerindeki belediyelerde, belediye meclisi, her ocak ayı toplantısında belediyenin bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap ve işlemlerinin denetimi için kendi üyeleri arasından gizli oyla ve üye sayısı üçten az beşten çok olmamak üzere bir denetim komisyonu oluşturur. Komisyon, her siyasî parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşur.

Komisyon, belediye başkanı tarafından belediye binası içinde belirlenen yerde çalışır ve çalışmalarında kamu kuruluşları personelinden, gerektiğinde uzman kişi ve kuruluşlardan yararlanabilir. Bu kişi veya kuruluşlara ödenecek ücret, meclis tarafından kararlaştırılır.

Komisyon belediye birimleri ve bağlı kuruluşlarından her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir. Bu istekler gecikmeksizin yerine getirilir.

Komisyon, çalışmasını şubat ayı sonuna kadar tamamlar ve buna ilişkin raporunu izleyen ayın onbeşine kadar meclis başkanlığına sunar.

Konusu suç teşkil eden hususlarla ilgili olarak meclis başkanlığı tarafından yetkili mercilere suç duyurusunda bulunulur.

Huzur ve izin hakkı

MADDE 32 - Meclis başkan ve üyelerine, meclis toplantılarına ve ihtisas komisyonları toplantılarına katıldıkları her gün için, 39 uncu madde uyarınca belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir. Huzur hakkı ödenecek gün sayısı, 20 nci maddenin ikinci fıkrasında ve 24 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen toplantı günü sayısından fazla olamaz.

Meclis üyeleri hastalıkları süresince izinli sayılır. Ayrıca mazeretleri durumunda, bir yıl içindeki toplantı süresinin yarısını aşmamak şartıyla istekleri üzerine meclis tarafından izin verilebilir.”denilmektedir.

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 5272 sayılı ve 5216 sayılı Kanunların Uygulanması konulu 07.04.2005 tarih ve B050MAH0650002/865-80970 sayılı 2005/36 nolu Genelgesinin İhtisas Komisyonlarına Üye Seçilmesi başlığı altında;

“……

Belediyelerde ihtisas komisyonlarına üye seçimi genel olarak açık oylama ile yapılacak, ancak denetim komisyonuna üye seçimi gizli oyla yapılacaktır.

Özellikle küçük belediyelerde meclis üye sayısının az olması nedeniyle kurulması zorunlu olan komisyonların oluşturulmasında güçlük yaşanabileceğinden meclis üyelerinin birden fazla komisyonunda görev alması mümkündür. Ancak, aynı gün iki farklı komisyon toplantısına veya hem komisyon hem de meclis toplantısına katılan üyelere bir günlük huzur hakkı verilecektir.

……”denilerek ve yine Belediye Meclisi Üyelerine Huzur Hakkı Ödenmesi başlığı altında da;

“Belediye meclisi üyelerine, toplantılara katıldıkları her gün için, belediyenin nüfusuna göre Kanunda belirtilen brüt miktarlar kadar hakkı huzur ödenecektir. Huzur hakkı meclis toplantıları ve komisyon toplantıları için ödenecektir. Ancak aynı gün hem meclis hem de komisyon toplantısı yapıldığında sadece bir günlük huzur hakkı ödenecektir.”şeklinde konu vurgulanarak uygulamadaki tereddütler ortadan kaldırılmıştır.

Bu durumda iki farklı komisyon toplantısına veya hem komisyon hem meclis toplantısına katılan üyelere bir günlük huzur hakkı verilecektir.

Yukarıya alınan mevzuat hükümleri doğrultusunda Denetim Komisyonunun bazı üyelerine aynı gün için hem Denetim Komisyonu huzur hakkı hem de üyesi bulundukları diğer komisyonların huzur hakkı ödenmesi mümkün olmadığından 278 sayılı ilamın 11.maddesi ile 3.074,18 YTL.ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 11.11.2008 tarih ve 30418 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim