Sayıştay 6. Dairesi 29692 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

29692

Karar Tarihi

15 Temmuz 2008

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2004

  • Daire: 6

  • Dosya No: 29692

  • Tutanak No: 30341

  • Tutanak Tarihi: 15.07.2008

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

  1. 758 sayılı ilamın 4. maddesiyle;Belediye aracına kasko yaptırılıp kasko sigorta bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 1.492.000.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle;Belediye aracına yaptırılan söz konusu kasko sigortasının, Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine göre bir mal sigortası olduğunu, 1580 Sayılı Belediye Kanunu "Belediye masrafları" başlıklı 117 inci maddesinin 13. fıkrasında, "Belediye emlak ve envalinin tamir ve sigorta masraflarının... " nın sayılması suretiyle, Belediye envalinin sigorta ettirilmesine zımnen izin verildiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 106. maddesinde "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85. maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101. maddedeki şartlara haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler." denildiğini, madde hükmü ile yaptırmakla yükümlü olunan sigortanın Mali sorumluluk sigortası olduğunu, yaptırmak zorunluluğu bulunan mali sorumluluk sigortasını yaptıran idarelerin mal sigortası (kasko) yaptırmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığını, 106. maddede sayılan idare ve dairelerin mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu kılındığını, Belediyenin bu yükümlülüğü yerine getirmekle birlikte 1580 Sayılı Belediye Kanunu 117. maddesine göre bir mal sigortası olan kasko sigortasını da yaptırdığını, ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulunun 22.06.1993 Tarih ve 23084 Sayılı kararında, Belediye araçlarının sigorta ettirilmesine engel bulunmadığının ifade edildiğini belirterek, yapmış oldukları icrââtın kabul edilerek Sayıştay İlamın değiştirilmesine karar verilmesini istemişlerdir.

1580 sayılı Belediye Kanununun Belediye Masrafları başlıklı 117. maddesinin 13. fıkrasında “Belediye emlak ve emvalinin tamir ve sigorta masrafları, belediyenin kanunen tesviyesine mecbur olduğu vergiler” denilmek suretiyle belediye mallarının sigorta giderlerinin ödenmesine imkan verilmiştir. Ancak burada ifade edilen belediye emlak ve emvalinin sigorta masrafları ifadesi genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsamaktadır.

Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle belediyelere ait motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir.

19.02.1994 tarih ve 21854 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği” nin Harcamalara İlişkin Formül başlıklı R- Cetveli’ nin “340 Tarifeye Bağlı Ödemeler” Ayrıntı Kodu’ nun (b) bendinde aynen;

“Sigorta giderleri: Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında belediye mallarının sigorta edilmemesi esastır.

Ancak;

ba) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

bb) Evrakı müsbitelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri” denilmek suretiyle istisna olarak sayılan giderler dışında belediye mallarının sigorta edilmemesinin esas olduğu ilkesi kabul edilmiştir. Bu nedenle “Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği” nin tarifeye bağlı ödemeler ayrıntı kodunun (b) bendinde istisna olarak sayılan giderler dışında belediye mallarının sigorta edilmemesinin esas olduğu ifade edildiğinden ve Belediye hizmet araçlarına ait kasko sigortası giderleri istisnalar arasında sayılmadığından kasko sigortası bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesine imkan bulunmamaktadır.

Yukarıda belirtilen sebeplerle 758 sayılı ilamın 4. maddesiyle 1.492.000.000 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 758 sayılı ilamın 21. maddesiyle; Anadolum Orm. Ürn. İnş. Pet. Ürn. Gıda Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.den satın alınan yağ karşılığında yapılan ödemeden damga vergisi kesilmemesi nedeniyle 175.500.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle;488 Sayılı Damga Vergisi Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasında "bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde Damga vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır." hükmünün yer aldığını, bu nedenle en yüksek oran olan %07,5 orandaki damga vergisinin alındığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeden alınan %07,5 oranındaki damga vergisinin belirtilen hükme göre en yüksek vergi oranı olduğunu, bahse konu ödemelerle ilgili yapılacak kesintinin ikinci kesinti olup mükerrer vergilendirmeye sebep olacağından anılan fıkraya göre ödemelerde kesinti yapılmadığını, çünkü fıkrada belirtilen hüküm uyarınca; Belediye ile yüklenici arasında yapılan akit sonucu gerçekleşen ödemelerin, birbirine bağlı ve bir asıldan doğma işlemler olduğunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 117. maddesinin üçüncü fıkrasının, verginin mükerrer olması durumunu hesap hatası olarak düzenlediğini, bu işlemler, birbirinden tamamen ayrı akit ve işlemler olmadığından bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınmamış ve bu suretle mükerrer verginin sebep olduğu hesap hatasına düşülmediğini belirterek yapılan icraatların kabulü ile Sayıştay İlamının değiştirilmesini talep etmişlerdir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinin ilk fıkrasında ,bu yasaya ekli, (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, ikinci fıkrasında, bu yasadaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade ettiği, 2. maddesinde vergiye tabi kağıtlar niteliğinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerin damga vergisine tabi tutulacağı, 3. maddesinde de damga vergisi mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, 8.maddesinde, bu yasada yazılı Resmi Daireden, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin kastedildiği belirtildikten sonra 14. maddesinde, kağıtların damga vergisinin bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarda alınacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun ‘IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar’ başlığının (h) bendinde de, kişiler tarafından resmi dairelere verilen belli parayı içeren makbuz ve ibra senetleri ile resmi daireler nam ve hesabına kişiler adına açılmış ve açılacak hesaplara nakledilmeyi veya emir ve havalelerine tediyeyi temin eden kağıtlardan binde yedi buçuk (% 7,5) oranında damga vergisi alınacağı belirtilmiştir.

Özetle Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun II.2. maddesine göre; ihale kararından binde dört buçuk (%04,5), I.1/a maddesine göre; yapılan sözleşmeden binde yedi buçuk (%07,5), IV.1/h maddesine göre de; yapılan ödemelerden binde yedi buçuk (%07,5) oranında damga vergisi kesilmesi gerekmektedir.

Dilekçede ileri sürülen Damga Vergisinin 6. maddesi, bir kağıtta birden fazla akit ve işlem bulunması durumuyla ilgilidir. İlamın konusu ise tek bir sözleşmeden kaynaklanan mal veya hizmet bedelinin ödenmesi aşamasında düzenlenen verile emirlerinden kesilmesi gereken damga vergisidir. İhale kararından, sözleşme yapılmasından ve tediyeyi sağlayan kağıttan kesilmesi gereken damga vergileri, Kanuna ekli cetvelin farklı maddelerine dayanmaktadır.

Kanunun bahsedilen hükümlerine göre, satın alınan mal ve hizmet bedelinin yüklenici firmaya ödenmesini temin eden kağıtlardan (verile emirlerinden) binde yedi buçuk (% 7,5) oranında damga vergisi kesintisi yapılması kanun gereği zorunludur.Bu nedenle dilekçi iddialarının reddedilerek 758 sayılı ilamın 21. maddesiyle 175.500.000 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 15.07.2008 tarih ve 30341 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim