Sayıştay 6. Dairesi 28873 Kararı - Özel İdareler Yargılama Usulleri
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6
Sayıştay Kararı
28873
11 Ekim 2017
Özel İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Özel İdareler
-
Yılı: 2004
-
Daire: 6
-
Dosya No: 28873
-
Tutanak No: 43455
-
Tutanak Tarihi: 11.10.2017
-
Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar
KARAR
KONU: Daha önce tavzih edilmiş Temyiz Kurulu Kararının tekrar tavzih edilerek ilam hükmünün kaldırılması istemi.
... Özel İdare Müdürlüğü Saymanlığının 2004 yılına ilişkin olarak düzenlenen 213 sayılı ilamın 4 üncü maddesiyle, Müteahhit ... Yapı Tic. Ltd. Şti.’nin yükleniminde bulunan toplam 1.100.000.000.000 TL keşif bedelli “Mevlana Kültür Merkezi İnşaatı” işine ait 14 ve 14 - Ek nolu hakedişlerde;
A) Duvar ve döşeme kaplamalarında “Muğla Mermeri” kullanıldığı halde, “Uşak Mermeri” fiyatı üzerinde ödeme yapılması sonucunda fazla ödemeye neden olunduğu gerekçesiyle … TL’ye
B) Uzay çatı yapılmasında kullanılan çatı aşıklarının bedelinin 23.071 poz no'lu “Profil demirlerinin birleşik olarak hazırlanması, yerine tespit edilmesi” imalat birim fiyatı yerine 23.176 poz no'lu “Çeşitli demir işleri yapılması ve yerine konulması” imalat birim fiyatı üzerinden ödeme yapılması sonucunda fazla ödemeye neden olunduğu gerekçesiyle … TL’ye,
olmak üzere toplam … TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan ...tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca alınan 20.11.2007 tarih ve 29684 tutanak sayılı kararda;
“213 sayılı ilamın 4 üncü maddesinde, Müteahhit ... Yapı Tic. Ltd. Şti.'nin yükleniminde bulunan toplam 1.100.000.000.000 TL keşif bedelli "Mevlana Kültür Merkezi İnşaatı" işine ait 14 ve 14 - Ek nolu hakedişlerde;
A) Duvar ve döşeme kaplamalarında "Muğla Mermeri" kullanıldığı halde, "Uşak Mermeri" fiyatından ödeme yapılması nedeniyle 249.232.197.000 liranın tazminine karar verilmiştir.
….
M.T.A. Genel Müdürlüğü Orta Anadolu 2. Bölge Müdürlüğü Raporundaki tespitlere göre, 26.2002/A, 26.209/A, 26.209/Al ve 26.75 l/A poz nolu imalat birim fiyatları bünyesinde bulunan mermerlerin "Muğla-Milas Mermeri" olması nedeniyle ödemelerin de Muğla-Milas Mermerinden yapılması gerekirken, hakedişteki birim fiyatlarda, "Uşak Mermeri" rayiç fiyatı esas alınarak düzenlenen bu birim fiyatlar üzerinden ödeme yapıldığı görüldüğünden, ilamın 4 üncü maddesi (A) bendiyle tazminine karar verilen 249.232.197.000 TL’ye ilişkin hükmün Tasdikine,
B) Uzay çatı yapılmasında kullanılan çatı aşıkları bedelinin 23.071 poz no'lu "Profil demirlerinin birleşik olarak hazırlanması, yerine tespit edilmesi" birim fiyatı yerine, 23.176 poz no'lu "Çeşitli demir işleri yapılması ve yerine konulması" birim fiyatı üzerinden ödenmesi nedeniyle 168.720.543.363 TL’nin tazminine karar verilmiştir.
…
Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yazılarına istinaden, ... Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce düzenlenen ve 29.04.2005 tarihinde onaylanan, 23.086/A nolu uzay çelik çatı altına ve üstüne kutu profillerle taşıyıcı aşık kontstrüksüyon yapılması imalatının 2004 yılı birim fiyatının ... TL/kg olduğu, işe ait hakedişlerde aşıkların bedelinin ödendiği 23.176 nolu pozunun 2004 yılı birim fiyatının .....-TL/Kg, ilamda tazmin miktarının hesabına esas alınan 23.071 nolu pozun 2004 yılı birim fiyatının da … TL/ Ton olduğu göz önüne alındığında, bu imalattan dolayı söz konusu hakedişlerde yapılan ödemenin fazla olmadığı görülmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, dilekçi iddialarının kabulüyle 213 sayılı ilamın 4 (B) maddesiyle tazminine karar verilen … TL’ye ilişkin hükmün Kaldırılmasına,
Sonuç olarak toplam tazmin miktarı olan (A+B) … TL’den ilamın (B) bendinden kaynaklanan ve Kurul tarafından kaldırılan … TL’ye ilişkin tazmin miktarının tenzil edilmesiyle kalan … TL’nin ilamda gösterilen sorumluların uhdelerinde kalmak üzere DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE”
denilerek 213 sayılı ilamın 4 üncü maddesine konu edilen tazmin hükmü düzeltilmek suretiyle tasdik edilmiştir.
Daha sonra aynı sorumlu tarafından Temyiz Kurulunun bu ilamına karşı tavzih isteminde bulunulması üzerine Kurulca düzenlenen 03.04.2012 tarih ve 34727 tutanak sayılı ilamda da;
“...
Temyiz Kurulu Kararı ile düzeltilmek suretiyle tasdik edilen 249.232.197.000 TL’nin;
… TL’si sayman (İl Özel İd.Müd.) …, tahakkuk memuru (İl Kültür ve Turizm Müd.Vek.) …, hakedişi düzenleyenler (inşaat Müh.) …, (İnşaat Müh.) … ve (İnşaat Müh.) … ile onaylayan (Bay.ve İsk.İl.Müd.) …,
… TL’si de, sayman (İl Özel İd.Müd.) …, tahakkuk memuru (İl Kültür ve turizm Müd.) …, hakedişi düzenleyenler (İnş.Müh.) …, (İnş.Müh.) … ve (İnş.Müh.) … ile onaylayan (Bay.ve İsk.İl Müd.) … uhdelerinde kalmak üzere Düzeltilmek Suretiyle Tasdikine, Temyiz Kurulu Kararının bu şekilde tavzihine.”
karar verilmiştir.
... Özel İdare Müdürlüğü 2004 yılı hasabının yargılanması sonucunda çıkarılan 04.07.2006 tarih ve 213 sayılı ilamın 4 üncü maddesinin (A) bendine konu edilen hususa ilişkin tazmin hükmü ile ilgili olarak tahakkuk memuru sıfatıyla sorumlu tutulan (İl Kültür ve Turizm Müdürü) … ve hakedişi onaylayan sıfatıyla sorumlu tutulan (Eski Bayındırlık ve İskan İl Müdürü) ...tarafından verilen, Sayıştay Evrak Müdürlüğünde 31.01.2017 tarih ve 4281 sayıyla kayıtlı 31.01.2017 tarihli, ilamın tavzihi istemine ilişkin dilekçe Sayıştay 6.Dairesine 03.02.2017 tarihinde havale edilmiş,
İlgili Daire tarafından 6085 sayılı Sayıştay Kanununun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yürürlüğü sürdürülen 832 sayılı Sayıştay Kanununun 29 uncu maddesi ...ınca verilen 09.03.2017 tarihli Kararda;
“…
Bu hususlar bir bütün olarak dikkate alındığında, Dairemizin söz konusu İlamının 4’üncü maddesi hükmünün ilk şekliyle korunmadığı açıktır. Diğer bir ifadeyle Dairemizin kararı Temyiz Kurulunun kararı ile değişmiştir. Esasında kararın kesinleşmiş ve infaza konu olan hali de düzeltilerek tasdik edilen halidir. Dolayısıyla söz konusu kararın tavzihi de ancak Temyiz Kurulunca yapılabilir.
Kaldı ki sorumluların ileri sürdükleri hususların tamamı Temyiz Kurulu kararını da ilgilendirmektedir. Çünkü her ne kadar sorumlular 213 sayılı İlamın 4’üncü maddesinin (A) bendinin son paragrafında yer alan, ““Her ne kadar savunmalarda, kesin hesap hakedişinde düzeltme sonucunda söz konusu fazla ödemenin mahsuben giderildiği belirtilmekte ise de; yapılan inceleme sonucunda, düzenlenen 23.03.2004 tarihli kesin hesap hakedişinde müteahhidin ... TL. borçlu çıktığı ve bu borcun da saymanlıkça henüz tahsil edilmediği, dolayısıyla kesin hesap hakedişinin saymanlık kayıtlarına girmediği tespit edildiğinden yapılan düzeltmenin kabulü mümkün değildir.” şeklindeki gerekçeye itiraz etmekte iseler de, bu gerekçeye Temyiz Kurulunun 20.11.2007 tarih ve 29684 tutanak no.lu İlamında da;“Her ne kadar dilekçiler, uygulamanın yanlış olduğunu kabul edip bu yanlışlığın işe ait kesin hesap hakedişinde yapılan düzeltme sonucunda, söz konusu fazla ödemenin mahsuben tahsil edildiğini belirtmişlerse de, kendilerinin de dilekçelerinde ifade ettikleri üzere söz konusu kesin hakediş, işin müteahhidinin itirazı üzerine tahakkuka bile bağlanamamıştır. Kaldı ki, 23.03.2004 tarihli kesin hesap hakedişinde müteahhidin ... TL borçlu çıktığı ve bu borcun da saymanlıkça henüz tahsil edilmediği; dolayısıyla kesin hesap hakedişinin saymanlık kayıtlarına girmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, dilekçilerin tazmin miktarının mahsuben tahsil edildiği iddiasının kabulü mümkün değildir.” şeklinde yer almaktadır.
Bütün bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde sorumlularca ileri sürülen yukarıda özetlenen hususların Dairece değerlendirilmesinin yetki aşımına gireceği kanatine varılmıştır.
Açıklanan gerekçeyle, sorumluların söz konusu istemin Sayıştay Temyiz Kurulunca değerlendirilmesi için dosyanın anılan Kurula gönderilmesine ve ilgililere konu hakkında bilgi verilmesine,”
Denilerek Dosya Temyiz Kuruluna havale edilmiştir.
İlamda hakedişi onaylayan olarak sorumlu tutulan ...ile tahakkuk memuru olarak sorumlu tutulan … tarafından 6.Daireye verilen dilekçenin adı geçen Dairede görüşülmesinden sonra alınan 09.03.2017 tarih ve D6/2017-13/D.4281 nolu “… sorumluların söz konusu isteminin Sayıştay Temyiz Kurulunca değerlendirilmesi için dosyanın anılan Kurula gönderilmesine ve ilgililere konu hakkında bilgi verilmesine” şeklindeki Karar üzerine ele alınan 28970 nolu dosya içeriği dilekçede aynen;
“... Özel İdare Müdürlüğü Saymanlığı 2004 yılı hesabının incelenmesi sonucunda düzenlenen raporun Sayıştay 6. Dairesinde yargılanması sonucunda 213 sayılı ilamın 4/A maddesi için … için tazmin hükmü verilmiştir. (EK: 1)
Söz konusu tazmin hükmüne konu olan raporun 10’uncu maddesine esas tutulan sorguya verdiğimiz cevapta, fazla ödeme tutarının 23.03.2004 tarihli ve KESİN hakediş raporunda yapılan düzeltmeler neticesinde mahsuben tahsil edildiğini ve fazla ödemenin giderildiğini bildirmiştik. Ancak söz konusu bildirimimiz ilamın 4/A maddesinin son paragrafında;
“Her ne kadar savunmalarda, kesin hesap hakedişinde düzeltme sonucunda söz konusu fazla ödemenin mahsuben giderildiği belirtilmekte ise de; yapılan inceleme sonucunda, düzenlenen 23.03.2004 tarihli kesin hesap hakedişinde müteahhidin ... TL. borçlu çıktığı ve bu borcun da saymanlıkça henüz tahsil edilmediği, dolayısıyla kesin hesap hakedişinin saymanlık kayıtlarına girmediği tespit edildiğinden yapılan düzeltmenin kabulü mümkün değildir.”
denilmek suretiyle adımıza tazmin hükmü verilmiştir.
İlamda, hakediş üzerinde yapılan düzeltmenin kabul edilmeme gerekçesi olarak Kesin hakedişin düzenlenmesi sonucunda ortaya çıkan müteahhit borcunun saymanlıkça tahsil edilmemesi ve saymanlık kayıtlarına girmemesi gösterilmiş olup bu gerekçenin hukuki ve teknik bir dayanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki;
a) Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 40 ıncı maddesinde kesin hakediş raporunun düzenlenmesi ve hesap kesimi hususları düzenlendikten sonra, on üçüncü fıkrasında, hesap kesme işlemi sonucunda, Müteahhit idareye borçlu kaldığı takdirde, borcunun genel hükümlere göre tasfiye edileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm doğrultusunda kesin hakediş düzenlenmiş (EK: 2) ve hesap kesimi (EK: 3) yapılmak suretiyle Müteahhidine ödeme yapması aksi halde kesin teminatından idare alacağının kesileceği bildirilmiş ancak Müteahhit, söz konusu bildirime karşılık olarak ödeme yapmadığı gibi kesin hakedişi itirazı kayıtla imzalamış ve idarece yapılan kesin hakediş düzenlemesinde ortaya çıkan borca itiraz ederek ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Alacak davası açmıştır. Ayrıca teminatların irat kaydedilmesine yönelik bildirime karşı da, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmak suretiyle, söz konusu işle ilgili olarak ödenmeyen alacaklarının bulunduğuna ilişkin alacak davası açtığını belirterek bu dava sonuçlanana değin teminat mektuplarının nakde çevrilerek irat kaydedilmesinin tedbiren durdurulması kararı almıştır. (EK: 4)
Müteahhit tarafından idare aleyhine açılan 2014/1032 Esas sayılı alacak davası ise Yargıtay’ın bozma kararı (EK: 5) üzerine hala derdest olup sonuçlanmamıştır. (EK: 6) Bu dava sonuçlanmadığı için de Müteahhidin Saymanlıkta bulunan teminat mektubu irat kaydedilememiş ve idare borcu da tahsil edilememiştir. Dava dolayısıyla konu Mahkeme tarafından Bilirkişiye havale edilmiş ve Bilirkişi Raporları düzenlenerek mahkemeye sunulmuştur. Söz konusu Bilirkişi Raporlarından birinde (EK: 7) İdaremizce düzenlenen Kesin hakediş raporu yerinde görülürken bir başka raporda da (EK: 8) idaremiz aleyhine Borç çıkarılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporlarının mahkemece nasıl değerlendirileceği yeni bir bilirkişiye havale edilip edilmeyeceği ile davanın ne zaman sonuçlanacağı ve kesinleşeceği de bilinmemektedir.
Ancak söz konusu davaya konu olan ve 213 sayılı Sayıştay ilamının 4/A maddesini de kısmen ilgilendiren Borç ve Alacak tutarları konusunda sorumlular olarak bizler mağduriyet yaşamakta ve Sayıştay ilamı dayanak gösterilerek icra takibine uğramakta ve mallarımız haczedilmektedir. (EK:9)
b) Aynı kararda; Kesin hakedişin düzenlenmesi sonucunda ortaya çıkan Müteahhit borcunun tahsil edilmediği ve saymanlık kayıtlarına intikal etmediğinden bahsedilmektedir.
Yukarıda (a) fıkrasında belirttiğimiz nedenlerle İdare alacağının tahsilatı yapılamamıştır. Ancak söz konusu alacağın saymanlık kayıtlarına doğrudan intikal etmesi mümkün değildir. Çünkü hakediş düzenlemesi sonucunda Müteahhit alacağı çıkması halinde Verile Emri düzenlenecek ve bu verile emri üzerinden gerekli kesinti işlemi yapılarak muhasebe kaydı gerçekleştirilebilecektir. Hakediş düzenlemesi sonucunda (-) hatta (0) çıkması halinde Verile Emri Belgesi düzenlenemeyecek ve muhasebede işlem yapılamayacaktır. Bu durumda Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 40’ıncı maddesinde de belirtildiği üzere genel hükümlere göre İdare alacağının tahsil cihetine gidilebilecektir. Bu şekilde tahsil cihetine de gidilmiş ancak (a) fıkrasında belirtildiği üzere tahsilat gerçekleştirilememiştir.
Zaten Kesin hakediş düzenlenmesi sonucunda ortaya çıkan idare alacağı da 213 sayılı İlamın 4/A maddesinde belirtilen fazla Ödemeye münhasır olmayıp tüm hakediş imalatlarına yönelik daha geniş kapsamlı yüzlerce imalat kalemini ilgilendiren düzeltmeler sonucunda ortaya çıkan bir alacaktır. (EK:2)
Dolayısıyla, İdare ve sorumlular olarak Kesin Hakediş raporunda ortaya çıkan idare alacağının takip ve tahsili konusunda genel hükümlere göre takip başlatılmış ancak Borçlu Müteahhidin yapılan işlemlere karşı dava açması ve davanın bu güne kadar sonuçlanmaması nedeniyle icra takibine maruz kalarak mağduriyete uğramaktayız.
Söz konusu mağduriyetimizin giderilmesi için kesin hakedişle yaptığımız düzeltmenin kabul edilerek, Dairenizce verilen 213 sayılı ilam hükmünün 4/A maddesinin son paragrafında yer alan hükmün, Mülga 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 63'üncü maddesi hükmü gereğince TAVZİH edilerek ilam hükmünün yeniden düzenlenmesini ve adımıza verilen tazmin hükmünün kaldırılarak beraat hükmü verilmesini arz ve talep etmekteyiz.
Ayrıca Dairenizde konunun görüşülmesi sırasında uygun görmeniz halinde sözlü savunmada bulunmak istiyorum.
Gereğini müsaadelerinize arz olunur.”
denilmiştir.
… (tahakkuk memuru) ve ...(hakedişi düzenleyen) 14.08.2017 tarihli sonradan göndermiş oldukları dilekçelerinde aynen;
“Konu: Mahkeme kararının ve bir kısım ek beyanlarımızın sunulmasıdır.
Açıklamalar:
Daha önce Sayıştay 6. Daire Başkanlığına yapmış olduğumuz tavzih talebimiz neticesinde 09.03.2017 tarih ve D6/2017-13/D.4281 sayılı karar ile söz konusu taleplerin Sayıştay Temyiz Kurlunca değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve dosyanın anılan kurula gönderilmesine karar verilmiştir.
Sayıştay 6. Daire Başkanlığına yapmış olduğumuz tavzih talebimizden sonra ... 1. Aliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1032 Esas sayılı dosyasında devam eden davada 19.07.2017 tarihinde karar verilmiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1032 Esas sayılı dosyasında 19.01.2011 tarihinde verilen ilk karar davacı müteahhit şirketin idareden ... TL alacağının olduğuna hükmedilmiştir. İş bu karar Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 21.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde ise mermer cinsi yönünden itirazların bilirkişi raporlarında değerlendirilmediği, Sayıştay Kararı ile idare elemanlarına bu nedenle zimmet çıkartıldığı, bu hususların eksik incelendiği belirtilmiştir.
Bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sırasında dosyadan alınan ilk bilirkişi raporunda mermerlerin hangi cins olduğunun gözle anlaşılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine yerinde keşif yapılarak numuneler alınmış ve teknik olarak mermer cinsi tespit edilmiştir. Mahkemece tespit edilen mermer cinsine göre tekrar hesap bilirkişisine dosya gönderilmiş ve rapor tanzimi istenilmiştir. Dava dosyasına sunulan son bilirkişi raporunda mermer imalatı nedeniyle oluşan fark yüklenicinin önceden hesaplanan toplam alacağından (... TL) düşülmüş ve neticede yüklenicinin ... TL alacağının bulunduğu hesaplanmıştır. Söz konusu rapor hükme esas alınarak yüklenici şirketin davası kısmen kabul edilmiş ve mermer cinsinden oluşan fiyat farkı düşüldükten sonra 738.671,00 TL alacağının olduğuna karar verilmiştir.
Kısaca ifade etmek gerekirse tarafımıza zimmet çıkartılan miktarın tamamı yüklenicinin alacağından düşülmüştür. Kesin hesapta düzeltilen imalatlarda yüklenicinin idareye borçlu çıkması nedeniyle tarafımıza zimmet çıkmıştır. Gelinen noktada mahkeme kararı ile yüklenicinin alacağı ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla ortada zimmete konu olabilecek herhangi bir kamu zararı söz konusu değildir. İş bu hususların da tavzih dilekçemizdeki hususlara ek olarak Sayın Kurulunuzca dikkate alınmasını arz ve talep ederim.
Ayrıca Kurulunuzda konunun görüşülmesi sırasında uygun görmeniz halinde sözlü savunma yapmak istiyorum.
Gereği müsaadelerinize arz olunur.” denilmiştir.
28873 nolu dosya temyize başvuran …, 28878 nolu dosya temyize başvuran …, 28902 nolu dosya ile temyize başvuran …, 42910 nolu dosya ile temyize başvuran …’ın dilekçeleri de yukarıda belirtildiği gibidir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
832 sayılı Sayıştay Kanununun Temyiz, Yargılamanın İadesi ve Karar Düzeltilmesi alt başlıkları altında 67 ve 79 uncu maddelerinde “Kanun Yolları” düzenlenmiştir.
67 nci maddede Temyiz Mercii, 68 inci maddede Temyiz Sebepleri, 73 üncü maddede Temyiz Kurulu Kararı, 77 nci maddede Karar Düzeltilmesi Sebepleri işlenmiş olup sorumluların dilekçelerinde belirttikleri “Tavzih” Kanunun Sekizinci Bölüm’ünde “Yargılama” başlığı altında 63 üncü maddede düzenlenmiştir. Söz konusu maddede;
“İlamların Bildirilmesi Ve Tavzihi:
Sayıştay ilamlarının birer nüshası sorumlulara, birer nüshası sorumluların bağlı olduğu bakanlık veya daireye, iki nüshası da, bir nüshası ilgili saymanlığa gönderilmek üzere, Maliye Bakanlığına ve bir nüshası da Savcılığa usulüne göre tebliğ olunur.
Sayıştay daireleri veya Temyiz Kurulundan verilen kararlar müphem ise taraflardan her biri; tavzihini yahut iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesini isteyebilirler.
Tavzih veya düzeltme dilekçeleri karşı taraf sayısından bir nüsha fazlasıyla verilir.
Kararı vermiş olan daire veya Temyiz Kurulu işi inceler ve lüzum görürse dilekçenin bir nüshasını, tayin edeceği süre içerisinde cevap vermek üzere, diğer tarafa tebliğ eder. Cevap iki nüsha olarak verilir, bunlardan birisi, tavzih veya düzeltmeyi isteyen tarafa gönderilir.
Görevli daire veya kurulun bu husustaki kararı taraflara tebliğ olunur.
Tavzih, kararın yerine getirilmesine kadar istenebilir.” denilmiştir.
Bu kapsamda sorumlular 213 sayılı ilamın 4 üncü maddesinin (A) bendinin son paragrafında yer alan, “Her ne kadar savunmalarda, kesin hesap hakedişinde düzeltme sonucunda söz konusu fazla ödemenin mahsuben giderildiği belirtilmekte ise de; yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 23.03.2004 tarihli kesin hesap hakedişinde müteahhidin ... TL. borçlu çıktığı ve bu borcun da saymanlıkça henüz tahsil edilmediği, dolayısıyla kesin hesap hakedişinin saymanlık kayıtlarına girmediği tespit edildiğinden yapılan düzeltmenin kabulü mümkün değildir.”
şeklindeki tazmin gerekçesine itiraz ederek bu gerekçenin hukuki olmadığını ileri sürüp verilen tazmin hükmünün 832 sayılı Sayıştay Kanununun 63 üncü maddesi ...ınca tavzih edilerek kaldırılmasını ve bereat kararı verilmesini istemişlerdir.
832 sayılı Sayıştay Kanununun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Sayıştay daireleri veya Temyiz Kurulundan verilen kararlar müphem ise taraflardan her biri; tavzihini yahut iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesini istiyebilirler.” denilerek tavzih ve hükmün düzeltilmesi şartları ve kapsamı açıklanmıştır.
Madde hükmüne göre, Sayıştay Daireleri veya Temyiz Kurulundan verilen kararların belirsiz anlaşılmaz olması durumunda taraflardan her biri açıklanmasını isteyebilir. Ayrıca ilamda iki tarafın adı ve soyadı ile sıfata ilişkin yanlışlıkların düzeltilmesi yine hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi istenebilmektedir.
Buradan tavzihin, temyiz, yargılanın iadesi ve karar düzeltilmesi gibi bir kanun yolu olmadığı, ilam hükmünün anlamına açıklık getirmek ya da isim ve hesap yanlışlıklarını düzeltmek için başvurulan bir yol olduğu dolayısıyla hükmün tavzihinde kararın değiştirilmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı ilamın 4 üncü maddesini düzelterek tasdik eden Temyiz Kurulu Kararında anlaşılmayan veya tereddüte yol açaçak herhangi bir durum bulunmamaktadır. Kaldı ki sorumlular da hükmün anlaşılmadığını ileri sürmemekte hükmün gerekçesine itiraz ederek tavzih yoluyla hükmün kaldırılmasını istemektedirler.
Ancak ilam hükmünde tarafların adı, soyadı ile sıfatına ilişkin yanlışlıklar ve hüküm fıkrasında hesap yanlışlıkları olmadığından, hükmün tavzihini gerektirecek bir durum da söz konusu değildir.
Kaldı ki 20.04.2006 karar tarihli 213 sayılı ilamın 4 üncü maddesinin sorumlularca temyiz edilmesi üzerine Temyiz Kurulunca 20.11.2007 tarihinde 29684 tutanak sayılı Karar ile hüküm düzeltilerek tasdik edilmiş, aynı Temyiz Kurulu Kararında düzeltilerek tasdik edilen miktarın sorumlu bazında belirtilmemiş olması nedeniyle yine sorumlularca tavzihinin istenmesi üzerine 03.04.2012 tarih ve 34727 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile düzeltilerek tasdik edilen miktar, sorumlu nezdinde miktar gösterilmek suretiyle tavzih edilmiştir.
Sorumluların dilekçelerine bakıldığında itirazları, ilam hükmünün kanuna aykırı olduğu noktasında toplanmaktadır. Oysa söz konusu itirazlar, ilamın tavzihi kapsamına girmemekte, kanun yollarından temyizi ilgilendirmektedir ki temyiz yoluna da başvurulmuş olup süreç tamamlanmıştır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, sorumluların talepleri 832 sayılı Sayıştay Kanununun 63 üncü maddesinde düzenlenen ilamların tavzihi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden TALEBİN REDDİNE,
Karar 11.10.2017 tarih ve 43455 sayılı tutanakla yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00