Sayıştay 6. Dairesi 12773 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

12773

Karar Tarihi

21 Aralık 2017

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 6

  • Karar Tarihi: 21.12.2017

  • Karar No: 12773

  • İlam No: 1643

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2009

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Gerçeğe aykırı belge düzenleme

Anılan Ek İlam ile ............ Orman İşletme Müdürlüğü mutemedi ............’nın, mahkeme harç ve giderleriyle ilgili olarak verilen avansların mahsup işlemleri sırasında; işletme kayıtlarında bulunmayan veya kayıtlarda bulunmasına rağmen karara bağlanan ya da masraf yatırılması gerekmeyen dava dosyaları ile ilgili olarak, bilgisayar ortamında belge hazırladığı, imzaları taklit ederek nitelikli, hileli ve aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlediği ve mahkeme veznesine para yatırmış gibi göstererek 2009 yılında ............TL’yi zimmetine geçirdiği ve bu suretle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle bu tutarın tazminine karar verilmişti.

Bu tazmin hükmüne karşı Harcama Yetkilisi ............tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurul ............tarih ve ............ tutanak no.lu kararında;

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlilerinin; sahte belge hazırlama ve kullanma olayında bir müdahillerinin olup olmadığının mevcut veriler ışığında tespit edilmesinin mümkün görülmediği,

Konunun adli yargının görev alanına girdiği, burada kamu zararını tespit edecek makamın adli yargı organları olduğu, ceza yargılamasının farklı ve teknik bir husus olduğu ve ceza yargılama kanunundaki hükümler uygulanmadan belge üzerinden bu suçların sübutiyetine karar vermenin mümkün olamayacağı, mahkeme sonucuna göre konunun bütün yönleri ile incelenip değerlendirme yapılarak, illiyet bağı kurulmak sureti ile sorumluluk tespiti yapılması gerektiği,

gerekçeleriyle anılan Ek İlamla verilen tazmin hükmünün bozulmasına ve konu ile ilgili ceza mahkemesindeki yargılama sonucuna göre sorumlularının yeniden belirlenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.

Aynı Ek İlam hükmüne karşı sorumlulardan ............ tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine ise; anılan Kurul sırayla ............tarih ve ............tutanak sayılı kararlarıyla, söz konusu tazmin hükmü Harcama Yetkilisi sıfatıyla ............tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine düzenlenen ............tarih ve ............ tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bozularak ilgili dosya Dairemize gönderilmesine karar verildiği gerekçesiyle bu dosyaların da söz konusu dosya ile birleştirilerek karara bağlanması için Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.

Bu defa Temyiz Kurulunun anılan kararları üzerine Dairemize havale edilen söz konusu dosyaların birleştirilerek incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü;

Anılan Ek ilamda da belirtildiği üzere dosya içerisinde yer alan Orman Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 21.07.2015 tarih ve 12643402-662/1438910 sayılı yazısı ekinde gönderilen Başmüfettiş ............ve Başmüfettiş ............tarafından düzenlenen 26.05.2015 tarihli Raporun 38-41’inci sayfaları ve sonuç bölümünün fotokopilerine ilişkin belgelerin incelenmesi neticesinde;

............ Orman İşletme Müdürlüğü mutemedi ............’nın, mahkeme harç ve giderleriyle ilgili olarak verilen avansların mahsup işlemleri sırasında; işletme kayıtlarında bulunmayan veya kayıtlarda bulunmasına rağmen karara bağlanan ya da masraf yatırılması gerekmeyen dava dosyaları ile ilgili olarak, bilgisayar ortamında belge hazırladığı, imzaları taklit ederek nitelikli, hileli ve aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlediği ve mahkeme veznesine para yatırmış gibi göstererek 2009 yılında ............TL’yi zimmetine geçirdiği ve bu suretle kamu zararına neden olunduğu anlaşılmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.

.....”

denilerek kamu zararı tanımlanmış ve kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler belirlenmiştir. Görüldüğü üzere anılan Kanun hükmünde, kamu görevlilerince mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması ve bu suretle de eksiltmeye yol açılan kamu kaynağı kamu zararı olarak nitelendirilmiştir.

Somut olayda da gereceğe aykırı olarak düzenlenen sayman mutemet alındıları ile mahkeme veznesine para yatırılmış gibi gösterilip mahsup işlemi yapılmakla alınmayan hizmet karşılığında ödeme yapıldığından yapılan bu ödemenin kamu zararı olduğu kuşkusuzdur.

Her ne kadar Temyiz Kurulunun bozma kararında, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.” şeklindeki hükme dayanılarak, konunun adli yargının görev alanına girdiği, burada kamu zararını tespit edecek makamın adli yargı organları olduğu, ceza yargılamasının farklı ve teknik bir husus olduğu ve ceza yargılama kanunundaki hükümler uygulanmadan belge üzerinden bu suçların sübutiyetine karar vermenin mümkün olamayacağı, mahkeme sonucuna göre konunun bütün yönleri ile incelenip değerlendirme yapılarak, illiyet bağı kurulmak sureti ile sorumluluk tespiti yapılması gerektiği belirtilmişse de; 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan bahse konu hüküm, Sayıştayın kamu zararını tespit etme ve hükme bağlama görev ve yetkisine engel olan bir hüküm değildir. Söz konusu hükümde, kamu zararının hükümde belirtilen hallerde meydana gelmesi halinde olayla ilgili olarak ayrıca ceza soruşturması ve kovuşturması yapılması öngörülmüştür.

Nitekim 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Suç teşkil eden fiiller” başlıklı 78’inci maddesinin birinci fıkrasında, denetim ve incelemeler sonucunda suç teşkil eden bir fiile rastlandığı takdirde konunun soruşturma yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına nasıl intikal ettirileceği ayrıntılı olarak düzenlendikten sonra ikinci fıkrasında adli mahkemelerce verilen hükümlerin Sayıştayın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel olmayacağı hükme bağlanmıştır.

Yine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığını denetler, sorumluların hesap ve işlemlerinden kamu zararına yo açan hususları kesin hükme bağlar.” denilerek herhangi bir istisnai hal öngörülmeden Sayıştay’ın kamu zararını belirleme ve hükme bağlama yetkisine sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan Temyiz Kurulunun anılan kararında, konuyla ilgili olarak devam eden bir ceza yargılaması olduğu ifade edilerek ceza yargılaması sonucunun beklenerek bu sonuca göre sorumlulukların belirlenmesi gerektiği belirtilmişse de; somut olayla ilgili olarak devam eden bir caza yargılaması bulunmamaktadır. Bahse konu olay sebebiyle ............ Cumhuriyet Başsavcılığınca sadece Mutemet ............ aleyhine soruşturma başlatılmış olup, soruşturma sırasında şüphelinin 16.01.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle de anılan Başsavcılıkça 29.01.2015 tarih ve 2015/4633 No.lu Kararla Türk Ceza Kanunu’nun 64’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Açıklanan gerekçelerle, dosyadaki bilgi ve belgeler yeterli görülerek tespit edilen kamu zararı ile ilgili olarak Dairemizce hüküm verilmesinde bir hukuki isabetsizlik bulunmadığından verilen tazmin kararından direnilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Kamu zararından kimlerin sorumlu tutulması gerektiği meselesine gelince;

Temyiz Kurulunun söz konusu bozma kararı üzerine konunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre yeniden incelenmesi sonucunda;

Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile Muhasebe Yetkilisinin; avans kapama işlemlerinde kullanılan belgeler üzerindeki imzaların sahteliğini tespit etmelerinin mümkün olamadığı; çünkü harcamaların dava mutemedi ............ tarafından mahkeme veznesinde yapılmakta olduğu; kurum bünyesinde mahkeme veznesi tarafından imza atacak kişilerin isimlerinin ve imza sirkülerinin bulunmadığı, bu nedenle imzaların sahteliğinin tespitinin mümkün olamadığı,

Ayrıca Muhasebat Genel Müdürlüğünün 21.03.2005 tarih ve 005422 sayılı yazıları gereği mahkeme giderlerine ilişkin evrakların çıktılarının yeterli olduğu; belgelerdeki imzaların tam olduğu, gerçek belgelerdeki isimler ile sonradan hazırlanmış sahte belgelerdeki isimlerin aynı olduğu, bu nedenle bazı belgelerdeki mühür eksikliği nedeniyle sahte belgelerin düzenlenmesinden mesul olamayacakları; zira üzerinde mühür bulunduğu halde bazı belgelerin sahte olduğu; üzerinde mühür bulunsa bile sahte belge ile zimmet suçunun gerçekleştirilebileceği,

UYAP sistemini kullanan adliye personelinin, adliye tarafından hazırlanan belgelere mühür ve imza gerekmediğinin kuruma bildirildiği; bu nedenle bazı belgelerdeki mühür eksikliğinin bu kapsamda değerlendirdiği; UYAP sistemine şifre ile girilebildiğinden ve söz konusu sorumlular da bu şifreye ve göreve sahip olmadığından, evrakın gerçek yada sahte olduğunu anlamalarının mümkün olamadığı;

İşlenen zimmet suçunun, dava dosyaları ile ilgili olarak bilgisayar ortamında hazırlanıp imzaları taklit etmek ve taklit edildiğinin fark edilmeyecek kadar nitelikli, hileli ve aldatıcı şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlenmek şeklinde nitelikli zimmet suçu olduğu, diğer bir ifadeyle zimmetin, hile ile gerçekleştirildiği ve yapılan hilenin aldatıcı nitelikte olduğu, eylemin hileli ve nitelikli olması nedeniyle sorumluların denetim kabiliyetini ortadan kaldırdığı, bu nedenle bu hilenin Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile Muhasebe Yetkilisi tarafından tespitinin mümkün olamadığı,

Olayla ilgili olarak Orman Genel Müdürlüğü Müfettişlerince yapılan denetimde kendilerine cezai bir sorumluluk yüklenmediği gibi verilen disiplin cezalarının da Merkez Disiplin Kurulu tarafından kaldırıldığı,

anlaşıldığından somut olay nedeniyle oluşan kamu zararından Harcama Yetkilisi, Gerçekleştirme Görevlisi ve Muhasebe Yetkilisinin sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Mutemet (Müteveffa) ............ ise gereceğe aykırı olarak düzenlediği sayman mutemet alındıları ile mahkeme veznesine para yatırılmış gibi gösterip ödeme yapılmasına yol açması sonucunda ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen ............TL tutarından kamu zararına neden olduğundan söz konusu kamu zararından sorumlu tutulması gerekir. Bu nedenle oluşan kamu zararından ............’nın sorumluluğunun bulunduğu noktasında da Dairemizin kararında direnilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

............tarih ve ............nolu sayman mutemedi alındısı ile ............TL yatırılmış gibi gösterilmiş, ilgili mahkeme veznesine aynı tarih ve no ile ............TL yatırılmış ancak mahsup işleminde kullanılmamıştır. ............TL gerçeğe aykırı düzenlenen belge tutarından düşüldüğünde ............TL zimmete geçirilen tutardır.

Açıklanan gerekçelerle, kamu zararı tutarı ............-TL’nin Sahte Belgeleri Düzenleyen Mutemet (müteveffa) ............’dan münferiden 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 64’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte tazminen tahsiline,

............’ın ise oluşumunda herhangi bir dahilleri bulunmadığından kamu zararından sorumlu tutulmamalarına,

oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim