Sayıştay 5. Dairesi 73 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

73

Karar Tarihi

3 Temmuz 2014

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 5

  • Karar Tarihi: 03.07.2014

  • Karar No: 73

  • İlam No: 164

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2010

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Muhtaç kimselere yardım

.............. Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yapılması gereken yardımların belirtilen Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uyulmadan dağıtılması sonucunda ..............TL tutarında kamu zararına neden olunduğu ve ayrıca sorumluların kamu zararına neden olan eylem ve işlemlerinin Türk Ceza Kanunu açısından suç oluşturduğu konularıyla ilgili olarak;

............... Belediyesi tarafından Sayıştay Daireler Kurulu’nun ...... tarih ve ...... nolu kararı ile Sayıştay görüşü alınarak çıkarılan ............... Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği’ nin,

Amaç başlıklı 1 inci maddesinde;

“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ihtiyaç sahiplerine verilecek aynı ve nakdi yardımlarla ilgili esasları belirlemek ve yardım dağıtmak için düzenlenmiştir.”

“Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde;

“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun diğer hükümlerine göre ihtiyaçları karşılanamayan ve Sandık Değerlendirme Kurulunun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar.”

“Sandığa müracaat şekli” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Sandıktan yardım talebinde bulunmak isteyenler bağlı oldukları mahalle muhtarlığından alacakları ikametgah ve muhtaçlık il muhaberiyle birlikte form dilekçe ile Sandık Değerlendirme Kuruluna ve Belediye başvurabilirler. Belediyeye yapılan müracaatlar Sandığa havale edilir.

Öğrenim yardımı talep ediyorsa bunlara ilaveten okuldan alınacak tahsil belgesi; tıbbi yardım talep ediyorsa ilgili sağlık kuruluşundan alınacak ve onaylanmış rapor form dilekçeye eklenir.

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; kişilerce yapılacak müracaatlarda, gerekli bilgi ve belgeler Sandık görevlilerince mümkün olduğunca gizli olarak ve muhtaçların onurlarını zedelemeyecek biçimde temin edilir.”

Denilmektedir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde, müracaat dilekçelerinde belirtilen bilgilerin resmi kurumlar ve muhtarlıklar nezdinde yapılacak araştırma ile teyit edileceği, Sandık Değerlendirme Kurulu üyelerinin beyan ve imzalarını içermeyen taleplerin işleme konulmayacağı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 8 inci maddesinde: Sandık Değerlendirme Kurulunun, her yılın Ocak ayının ilk toplantısında muhtaçlık dereceleri ile muhtaçlara yapılacak yardım miktarını tespit edeceği belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde Sandık yardımlarının nakdi veya aynı olabileceği gibi kısmen nakdi, kısmen ayni de yapılabileceği belirtildikten sonra, mümkün olduğunca aynı yardım yapılması, ancak nakdi yardım yapılması gerekiyorsa bunun gerekçelendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

9 uncu maddede yine nakdi ödemelerin çekle yapılacağı, yardımların devamlı belirli aralıklarla veya bir defada yapılacağına Sandık Değerlendirme Kurulu kararında yer verileceği, yardım yapılmasına karar verilen kişilere ayrıca bir sicil numarası verileceği ve yardım kararları mahalle bazımda tasnif edilecek dosyalarda muhafaza olunacağı, deprem, sel, yangın gibi olağan üstü durumlar hariç, belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde, Sandık hesaplarının belediye idare hesabı içinde ve belediye saymanı tarafından Sayıştay’a verileceği, 17 inci maddesinde ise Sandık kayıtları ve muhasebenin işitme hesabı esasına göre tutulacağı, ambar kayıtları için özel ambar defteri, Değerlendirme Kurulunun aldığı karar için karar defteri tutulacağı, tüm gelir, gider ve ambar kayıtlarının belgeye dayandırılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Yapılan incelemede, .....Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirilmek suretiyle kamu zararına neden olunan işlemlerin aşağıda belirtildiği şekilde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir;

a- Sandık hesabı diye bir hesabın olmadığı, yardım yapılacağı zaman peyderpey alınan encümen kararları ile paranın mutemede teslim edildiği, yardım yapılan miktara ilişkin dosyalar tutulduğu; ancak, yardım yapılması ile ilgili Yönetmelikte belirtilen müracaat, araştırma, değerlendirme ve yardım miktarı belirleme gibi konularda hiçbir kurala uyulmadığı, Değerlendirme Kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla karar defteri de tutulmadığı görülmüştür.

b-Yardımların daha çok ayni yapılacağı eğer nakdi yardım yapılıyorsa bunun gerekçesinin belirtileceği ve nakdi yardımların banka kanalıyla yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen; yardımların hemen hemen tamamının nakdi yapıldığı, nakdi yardım miktarı ve yardım yapılan kişilerle ilgili herhangi bir kriter bulunmadığı ve nakdi yardımların banka yerine elden imza karşılığı yapıldığı belirlenmiştir.

c- Yine yardım belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden ihtiyaçları karşılanmayan kişilere yapılacağı belirtilmesine rağmen, belediye sınırları dışında bulunan kişi ve kurumlarla ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan kişilere yapıldığı tespit edilmiştir.

ç- Yardım yapılacak kişilerin evraklarının eksik olduğu, ya sadece fakirlik belgesi ile ya da sadece kimlik belgesi ile yardım yapıldığı görülmüştür.

d- 5393 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hiçbir değerlendirme yapılmadan muhtaç durumda olmayan ya da muhtaçlık durumunu belgelemeyen kişilere yardım yapıldığı belirlenmiştir.

e- Özel okulda okuyan öğrencilere yapılan yardımlarla ilgili olarak, bu kişilerin ya ihtiyaç sahibi olmadığı ya da fakirlik belgelerinin olmadığı görülmüştür. Bu kişiler arasında burslu okuyanların burs giderlerinin tamamını belediyenin karşıladığı anlaşılmaktadır. Özel okullarda yarım ya da dörtte bir burslu sistemi tercih edenler bu okullarda okumayı göze alan yani kalan kısmı ödeyebileceklerini varsayan kişilerdir. Bu nedenle bu kişilerin bursun dışındaki kalan kısımlarının belediyeden karşılanması da mümkün değildir. Yine devlet okullarında okuyan öğrencilere yardım yapılmasında fakirlik belgesi ve ikametgâh ile kimlik belgesi olmadan ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.

f- Belediye sınırlan dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflarla belediye sınırları dışında ikamet eden kişilere yardım yapıldığı belirlenmiştir. 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi gereği; belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsamaktadır. Bu nedenle bu dernek, vakıf ya da kişilere yardım yapılması mümkün değildir. Ayrıca, belediye sınırları içinde faaliyet gösterse bile, ekli listelerde yer alan dernek, vakıf ya da kişilere muhtaç kimselere yardım ödeneğinden herhangi bir şekilde para ödenmesi mümkün değildir.

g- Başkanlık özel kaleminde çalışan bazı kimselere para aktarıldığı tespit edilmiş ancak bu paraların ne için ve nasıl kullanıldığı anlaşılamamıştır. Bu şekilde para aktarımı hem Belediye Kanununa hem de Yönetmelik hükümlerine göre mümkün olmadığı gibi, 5018 sayılı Kanuna da aykırılık teşkil etmektedir.

5018 sayılı Kanunun "Harcama talimatı ve sorumluluk" başlıklı 32 inci maddesinde; "Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur." denilmektedir.

Görüleceği üzere belediye bütçesinden gerçekleştirilecek bir giderin, bütçe tertibine uygun olması, yetkili kişi ve organlarca öngörülen çerçevede gerçekleştirilmiş olması, belgelere dayanması, nitelik olarak mevzuat hükümlerine aykırı olmaması ve maddi hata olmaksızın gerçekleştirilmesi esas alınmış, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisi de bu hususları kontrol etme yetki ve görevi ile donatılmıştır.

Muhtaçlara yardım ödeneğinin kullanımı ile ilgili encümen kararında; muhtaç durumdaki vatandaşların ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmak amacı ile bu ödeneğin kullanılması öngörülmektedir.

Yukarıda ifade edilen esaslar çerçevesinde, ilgili encümen kararları doğrultusunda yapılacak harcamaların da muhtaç vatandaşlar yararına gerçekleştirilmiş olmasının, belgelere dayandırılması ve mevzuat hükümlerine aykırı olmamasının gereği açıktır.

Özel Kalem Müdürlüğü çalışanlarına muhtaçlara yardım sandığından para aktarımı kontrolsüz bir alan oluşturmakta, her türlü keyfiliğe ve suiistimale açık kapı bırakmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 8'inci maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.

ı- “Memur Yardımı” adı altında herhangi bir ekli liste olmaksızın belediyede çalışan personele nakdi yardım yapıldığı tespit edilmiştir.

i- Teslimat tutanağı ile kimi personele yüksek tutarlarda nakit transferi yapılmış ancak söz konusu tutarların hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin ödeme evrakına herhangi bir açıklayıcı belge eklenmediği görülmüştür.

j- Çoğunlukla aynı kişilere düzenli olarak yüksek miktarlarda paralar aktarılmış ve bu aktarmalarla ilgili matbu başvuru dilekçesi dahi bulunmaksızın sadece fakirlik kâğıdı eklenmiş, bunun dışında kimlik belgesi ve ikametgâh belgeleri eklenmemiştir. Bu durum evrak üzerinde yazılı miktarların ilgili kişilere ödenip ödenmediği konusunda tereddütler oluşturmaktadır. Ödemeler Yönetmelik hükmü gereği bankadan yapılmadığı için bu husus kontrol edilememiştir. Bu nedenle ekli listelerde belgeleri eksik olarak belirtilen kişilerin bu paralan alıp almadıklarının ispatı gerekmektedir.

h- Yine sandık ödeneğinin çeşitli mal, hizmet ve temsil ağırlama giderlerinin karşılanması için kullanıldığı görülmüştür ki bu hem ödeneğin konulma ve kullanılma amacına ve hem de Belediye Kanununa aykırılık teşkil etmektedir.

Yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden ileri sürülen Denetçi iddiasında; geçim zorluğu çeken kişilere yardım yapılmak üzere Belediye bütçesinden tahsis edilen yardım ödeneğinin, Yönetmelikte belirtilen hiç bir kurala riayet edilmeden harcanması sonucunda toplam ............... TL tutarında kamu zararına yol açıldığı ve ayrıca sorumlular tarafından gerçekleştirilen kamu zararına neden olan eylem ve uygulamaların Türk Ceza Kanunu açısından suç teşkil ettiği belirtilmiş ve kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi ve ayrıca aynı sorumlular hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiği ifade edilmiştir.

Sorumlular tarafından, rapor konusu hususlara ilişkin olarak esas yönünden yapılan savunmaların değerlendirilmesi şu şekildedir;

.............. Belediyesi Başkan Yardımcısı ............., ............. ve Mali Hizmetler (Eski) Müdürü .............. tarafından gönderilmiş olan benzer nitelikteki savunmalarda;

  • “Sandık hesabı diye bir hesabın olmadığı, yardım yapılacağı zaman peyderpey alınan encümen kararları ile paranın mutemede teslim edildiği, yardım yapılan miktara ilişkin dosyalar tutulduğu; ancak, yardım yapılması ile ilgili Yönetmelikte belirtilen müracaat, araştırma, değerlendirme ve yardım miktarı belirleme gibi konularda hiçbir kurala uyulmadığı, Değerlendirme Kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla karar defteri de tutulmadığı (…)” tespitine ilişkin olarak, özetle; .......Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği kapsamında üç kişiden oluşturulan bir “değerlendirme kurulu” bulunduğu ve yine aynı Yönetmelikte belirtilen belgelere sahip müracaatların değerlendirilerek yardım yapıldığı, .....tarihli Başkanlık oluru ile bir banka şubesinde müstakil bir hesap açıldığı ve bu hesaptan yapılacak ödemelere ilişkin noter tasdikli bir karar defteri edinilerek değerlendirme kurulunun kararlarının deftere geçilmesinin sağlandığı ifade edilmiştir.

Ancak, savunma ekinde söz konusu banka hesabından yapılan ödemelere ilişkin banka ekstresi ve karar defteri gönderilmemiştir.

-“Yardımların daha çok ayni yapılacağı eğer nakdi yardım yapılıyorsa bunun gerekçesinin belirtileceği ve nakdi yardımların banka kanalıyla yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen; yardımların hemen hemen tamamının nakdi yapıldığı (…)” tespitine ilişkin olarak, özetle ;yol bedeli, öğrenim bedeli, sağlık harcaması bedeli gibi taleplerin; talebin doğası gereği nakdi olarak karşılandığı, buna karşın muhtaç kimselere düzenli olarak yapılan yardımların ise ayni olarak yapıldığı, sorgu kağıdında işaret edilmiş olan toplam ..............TL tutarlı iaşe kolilerinin ayni yardım niteliğinde olduğu ifade edilmiştir.

Her ne kadar ............. TL tutarında olduğu iddia edilen iaşe kolileri ayni yardım niteliğinde olsa da, söz konusu iaşe kolilerinin ilgili Yönetmelik hükümleri gereği “muhtaç” durumda olduğunu belgeleyen kişilere teslim edilip edilmediği hususunda kanıtlayıcı belgeler savunmaya eklenmemiştir. Bu durum, söz konusu kolilerin, kim oldukları ve ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan kimselere teslim edildiği sonucunu doğurmaktadır ki bu husus ilgili Yönetmelik hükümlerine açıkça aykırıdır.

-“Yardımların, Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden ihtiyaçları karşılanmayan kişilere yapılacağı belirtilmesine rağmen, Belediye sınırları dışında bulunan kişi ve kurumlarla ihtiyaç sahibi olup olmadığı belli olmayan kişilere yapıldığı (…)” tespitine ilişkin olarak, özetle; Belediye sınırları içerisinde ikamet etmekle birlikte Belediyenin “doğal paydaşı” durumunda olan (örneğin Belediye çalışanları, “yurtsuzlar” gibi) kişilere yardım yapıldığı belirtilmiştir.

Ancak, söz konusu Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ihtiyaç sahiplerine verilecek ayni ve nakdi yardımlarla ilgili esasları belirlemek ve yardım dağıtmak için düzenlenmiştir.”

“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde ise;

“Bu yönetmelik, Belediye sınırları dahilinde ikamet edenlerden 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun diğer hükümlerine göre ihtiyaçları karşılanamayan ve Sandık Değerlendirme Kurulunun yapacağı çalışmalar sonucunda muhtaç oldukları belirlenen kişileri kapsar.”

Denilmektedir.

Diğer taraftan; Belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı ilgili Yönetmelik’in 9 uncu maddesinde belirtilmesine karşın Belediye personeline “belediye paydaşı” olarak nitelendirilip yardım yapılması ilgili hükümlere açıkça aykırıdır.

-“Yardım yapılacak kişilerin evraklarının eksik olduğu, ya sadece fakirlik belgesi ile ya da sadece kimlik belgesi ile yardım yapıldığı (…) birim amirlerine, kim olduğu belli olmayan kişilere, özel kalemde çalışan işçi statüsündeki personele büyük miktarda paralar teslim edildiği ve bu paraların akibetinin belli olmadığı görülmüş, bunun yanında tüm memur personele, emekli olan personele, bazı işçi personele ve ihale komisyonu üyelerine nakdi yardımda bulunduğu (…)” tespitiyle ilgili olarak; yapılan tespite katılınmakla birlikte, özel halleri dikkate almadığını, kimi zaman ortaya çıkan ihtiyaç taleplerinin, ihtiyaç sahibinin gerekli evrakları tamamlamasına olanak vermediği, bu gibi durumlarda, evrakın daha sonra tekemmül ettirildiği belirtmişlerdir.

Ancak, yardım yapılacak kişilerin muhtaçlık durumunu kanıtlayan belgelerin mevcut olmaması hususu, sorgu ve rapor konusu yapılan konunun en önemli dayanak noktasıdır ve sonradan tamamlatılacağı belirtilmiş olmasına rağmen, bu belgelerin sonradan da tamamlatılmamış olması, yapılan savunmaların inandırıcılığını ortadan kaldırmaktadır. İlgili Yönetmelik hükümlerinde hangi hallerde, hangi belgelerle birlikte başvuru yapılacağı net bir şekilde öngörülmesine rağmen gerekli belgeler sonradan da olsa tamamlatılmamış, kimi zaman sadece başvuru dilekçesine istinaden “yardım” adı altında ödemeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Yönetmelikte geçen belgelerin eklendiği kişiler incelenmiş ve uygun bulunanlar kamu zararı listesine alınmamıştır.

-Diğer taraftan, Belediye’de görev yapan memur personele, encümen üyelerine ve ihale komisyonunda görev yapan kamu görevlilerine yapılan ilave ödemelerin, Belediye ile Belediye’de örgütlü bulunan kamu görevlileri sendikası arasında yapılan “sosyal denge sözleşmesi” nin gereği olduğunu ifade edilmiş ise de;

657 sayılı kanunun 146 ncı maddesinde yer alan “memurlara” başkaca mali hak sağlanmasını yasaklayan madde hükmü ve Muhtaçlara Yardım Sandığı Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesinde belirtilen “deprem, sel, yangın gibi olağanüstü durumlar hariç, belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile işçilere sandıktan yardım yapılamayacağı” hükmü uyarınca söz konusu ödemelerin yapılması mümkün bulunmamaktadır.

.............. A.Ş. bünyesinde görev yapan işçi personel ile bir kısım emekli personele yapılan ödemelerin yanlışlıkla yapıldığı kabul edilerek oluşan kamu zararının tahsilinin sağlanacağını belirtmiş iseler de, bu ödemelerin ilgililerinden tahsilatına ilişkin herhangi bir belge göndermemişlerdir.

-“Sandıktan Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak muhtaçlık durumunu belgelemeyen kişilere, özel okulda okuyan ve fakirlik belgesi olmayan öğrencilere, belediye dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflarla belediye sınırları dışında ikamet eden kişilere, muhtarlara, eksik belge ile kim olduğu belli olmayan kişilere, belediye özel kalem çalışanı personele, teslimat tutanağı ile belirli personele yardım yapıldığı ve sandık ödeneğinin çeşitli mal ve hizmet alımı ile temsil ağırlama giderlerinin karşılanması için kullanıldığı (…)” tespitine ilişkin olarak, ise; iş yoğunluğundan dolayı, 1.500 TL’nin altındaki yardım taleplerinin doğrudan Yazı İşleri Müdürlüğü ve Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından, ilgili Yönetmelikte belirtilen şartlar çerçevesinde, değerlendirilmesine dair bir prensibin olduğu, özel ve acil durumlarda ise gerekli evrakın sonradan tamamlatılması yoluna gidildiği; 1.500 TL’yi aşan yardımların ise “iaşe kolileri”, “öğrenim bedelleri” ve “sağlık giderleri” ile ilgili olduğunu ifade etmişlerdir.

Toplam tutarı ............... TL olduğu ifade edilen iaşe kolilerinin yoksul vatandaşlara dağıtıldığı ve bunlara ilişkin irsaliyelerin, teslim-tesellüm makbuzlarının ve banka dekontlarının mevcut olduğu belirtilmesine rağmen, savunma ekinde sadece mal alım faturalarının bulunduğu; ne ödeme, ne de savunma evrakının ekinde söz konusu iaşe kolilerinin kimlere dağıtıldığına ilişkin ve daha önemlisi, eğer dağıtıldıysa, bu kişilerin muhtaç durumda olduğunu kanıtlayan belgeler ibraz edilmemiştir.

-Diğer taraftan, okullara yapılan yardımların Belediye Kanunu’nun 14 üncü maddesinin b bendi kapsamında belediyenin görevi olduğu ifade edilmiş olsa da, sorgu eki listenin “Açıklama” bölümünde açıkça görüleceği üzere, söz konusu okullara yardım yapılması değil, yardıma ilişkin herhangi bir alındı belgesi bulunmaması sorgu konusu yapılmıştır.

-Özel okullarda öğrenim gören öğrencilerin yoksul sayılamayacağı ön kabulünün yanlış olduğu, pek çok yoksul aile çocuğunun devlet üniversitelerine kayıt olanağı bulamayıp, ancak Vakıf Üniversitelerine kayıt olabildiğini, bu öğrencilere okul ücretleri için yardım yapılmasının “sosyal devlet” ilkesinin de tabi bir gereği olduğu ifade edilmiştir.

İlgili sorguda da belirtildiği üzere; özel okullarda yarım ya da dörtte bir burslu sistemi tercih edenler bu okullarda okumayı göze alan yani kalan kısmı ödeyebileceklerini varsayan kişilerdir. Bu nedenle bu kişilerin bursun dışındaki kalan kısımlarının belediyeden karşılanması mümkün değildir. Söz konusu öğrencilerin ailelerinin “muhtaç” durumda olduğu varsayılsa bile, ilgili yönetmelik hükümleri gereği bu durumlarının fakirlik belgesi ile belgelendirilmesi gerekirken ne ödeme ne de savunma evrakında buna ilişkin bir belge bulunmamaktadır. Söz konusu öğrencilerin ebeveynlerinin bir kısmının da üst düzey kamu personeli olduğu tespiti yapılmıştır.

  • Özel Kalem Müdürlüğü çalışanlarına yapılan ödemelerin Belediyeyi ziyaret eden konuklara yönelik harcamalar veya Belediye Başkanı’nın sokakta karşılaştığı yardıma muhtaç kişi ve/veya olaylar nedeniyle anında yapılan nakdi ödemelere ilişkin olarak, mahsubu bilahare yapılan/yapılacak olan avans nitelikli ödemeler olduğunu ifade edilmiştir.

Ancak, bu şekilde bir para aktarımı, hem Belediye Kanununa hem de Yönetmelik hükümlerine göre, mümkün olmadığı gibi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir.

Rapor konusu yapılan sorguda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; 5018 sayılı Kanun’da; Belediye bütçesinden gerçekleştirilecek giderin, bütçe tertibine uygun olması, yetkili kişi ve organlarca öngörülen çerçevede gerçekleştirilmiş olması, belgelere dayanması, nitelik olarak mevzuat hükümlerine aykırı olmaması ve maddi hata olmaksızın gerçekleştirilmesi esas alınmış, harcama yetkilisi ve muhasebe yetkilisi bu hususları kontrol etme yetki ve görevi ile donatılmıştır.

Mevcut durumda ise, Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde çalışan personelin bir kısmına, hiçbir hukuki düzenlemeye uymayan bir şekilde, yüksek tutarlardaki kamu kaynağını; tamamen kontrolsüz, denetimsiz ve belgeye dayanmaksızın kim oldukları belli olmayan kişilere aktarma yetkisi verilmiş; herhangi bir kayıt, belge ve mahsup işlemi olmadığından bu personelin söz konusu kamu kaynağını kişisel ve keyfi amaçlar için kullanması riskini doğurmuştur.

Diğer taraftan, “avans” niteliğinde olduğu öne sürülen ilgili aktarımlarla ilgili usul; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 35 inci maddesi uyarınca yayımlanan Ön Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine de açıkça aykırıdır. -Sorgu eki listede yer alan ve spor kulüplerine yapılan kimi ödemelerin Belediye Kanunu’na göre uygun olduğu ve kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceğini ifade edilmiştir.

Ancak, sorgu eki listede de görüleceği üzere, bu ödemelerin bir kısmı, alındı belgesi olmaması ve makbuzunun tahrifatlı olması dolayısıyla, geri kalanı da, söz konusu spor kulüplerinin, ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak, ............. ilçesi dışında yerleşik olması dolayısıyla sorgu konusu yapılmıştır.

-Muhtaç durumdaki öğrencilerin yurt bedellerini ödeyememeleri nedeniyle öğrenci adına yurtlara yapılan ödemelerin Belediye Kanunu’nun 14 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendine uygun olduğunu ifade edilmiştir.

Ancak, söz konusu ödemelere ilişkin olarak, ilgili öğrencilerin muhtaçlık durumuna ilişkin kanıtlayıcı belgeler ödeme evrakı ekinde bulunmadığı gibi, sorgu üzerine yapılan savunmalar ile de tamamlatılma yoluna gidilmemiştir.

-Özürlü dernekleri, Harp Malulleri ve Gaziler Derneği’ne ve camii derneklerine yapılan ödemelere Belediye Kanunu’nun cevaz verdiği bildirilmiştir.

Ancak, söz konusu ödemeler, sorgu eki listede de görüleceği üzere, alındı belgesi ve/veya başkaca herhangi bir belge düzenlenmemesi sebebiyle sorguya alınmıştır ve sorumlular tarafından da yapılan savunmalarda, herhangi bir kanıtlayıcı belge gönderilmemiştir. Diğer taraftan, cami derneklerine yapılan ödemeler .......ilçesi dışında yerleşik olmaları veya alındı belgeleri düzenlenmemiş olması sebebiyle sorgu konusu yapılmış olup yine ilgili savunmalarla bu kanıtlayıcı belgelerin tamamlatılması yoluna gidilmemiştir.

...... depremzedesi olduğu iddia edilen kişilere kanıtlayıcı belgeler olmadan yapılan ödemelerin, söz konusu kişilerin özel durumları dikkate alındığında, kamu zararı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, bu kişilerin durumunu belgeleyen resmi makamlarca düzenlenmiş evrakların bulunması ilgili Yönetmelik gereğidir ve herhangi bir evrak ibraz edilmemiştir.

Çeşitli mal, hizmet ve temsil ağırlama giderlerinin muhtaçlara yardım ödeneğinden karşılanması bütçe tekniği açısından uygun olmamakla birlikte, kamu zararı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

Ancak, söz konusu mal, hizmet ve temsil ağırlama giderlerine ilişkin harcamalar, bütçe tekniğine uygun olmaması açısından değil, ilgili mal ve hizmet alımlarının nihai yararlanıcılarının “muhtaç” durumda olup olmadığına ilişkin herhangi bir resmi belge sunulmaması dolayısıyla tenkit konusu yapılmıştır. Savunma ekinde de herhangi kanıtlayıcı ve açıklayıcı belge gönderilmemiştir.

Sorumlular tarafından, rapor konusu hususlara ilişkin olarak sorumluluk yönünden yapılan savunmaların değerlendirilmesi ise şu şekildedir;

............ Belediye (Eski) Başkanı .............. göndermiş olduğu savunmasında, her ne kadar, Belediye Kanunu’nun vermiş olduğu görev ve sorumluluk kapsamında; “Muhtaçlara Yardım Sandığı”nın kurulmasını sağladığını, anılan “sandık” için bir yönetmelik hazırlatarak Belediye Meclisi’nin onayına sunduğunu, bu yönetmeliğin Sayıştayca da uygun görülerek yürürlük kazandığını, ihtiyaç sahibi kimselerin ve yapılacak yardımın tür ve miktarının objektif olarak belirlenebilmesi için “Muhtaçlara Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu” oluşturduğunu, ancak, Belediye Başkanı olarak ihtiyaç sahiplerinin ve duydukları ihtiyacın belirlemesinin; kimlerin ayni ve nakdi yardımlardan yararlandırıldığının; kimlerin yönetmelik hükümlerine aykırı olarak belgesiz olarak yararlandırıldığının; kimlerin belgelerinin eksik olduğunun kendisi tarafından bilebilmesinin mümkün olmadığından bahisle “Muhtaçlara Yardım Sandığı”ndan yapılan münferit harcamalardan bilgi sahibi olmadığını ve bu nedenle “Muhtaçlara Yardım Sandığı”ndan mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapıldığı ileri sürülen harcamalardan sorumlu tutulmasının genel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu ifade etmiş ise de;

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38 inci maddesi, Belediye teşkilatının en üst amiri olarak, Belediye Başkanına belediye teşkilatını sevk ve idare etmeyi, belediyenin hak ve menfaatlerini korumayı ve bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmayı görev olarak verdiğinden ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8 inci maddesinde yer alan “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” hükmü dolayısıyla, Belediye Başkanının sorumluluğu bulunduğundan savunmasının kabul edilmesi mümkün görünmemektedir.

-.............. Belediye (Eski) Başkan Yardımcısı ............. ile .............. Belediye (Eski) Başkan Yardımcısı .............. yaptıkları benzer nitelikteki savunmalarında, özetle, söz konusu Değerlendirme Kurulu’nda üyelikleri bulunmadığı gibi, kendilerine bu hususta bir tebligat da yapılmadığını ifade etmişlerdir.

............. tarafından yapılan savunmada ise aynen;

“2010 yılını da kapsayan ............ Belediyesi Başkan Yardımcılığı dönemimde ‘............. Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı’ nda “Değerlendirme Kurulu Üyeliği” de dahil olmak üzere hiçbir görevim bulunmamaktadır.

Bu hususla ilgili olarak ayrıca ............. Belediye Başkanlığı’ na yazılan 14/05/2014 tarihli yazımda ekte sunulmuş olup; gelen cevap Başkanlığınıza derhal iletilecektir.” denilmektedir.

..... Belediye Başkanlığı tarafından, .............. ’ nun talebi üzerine düzenlenen....... tarih ve ....... yazıda aynen;

“(…)Öte yandan 04.04.2014 tarihine değin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden sorumlu “Başkan Yardımcısı” olarak; “Riyaset Makamı” nı temsil sıfatıyla görev yapmış olmanız ve 2010-2011 mali yıllarından önceki yıllara ilişkin Sayıştay Denetimleri sırasında ‘’ ............... Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı’’ ile ilgili hususlarda Sayıştay Denetçilerince bilginize başvurulduğu ve tarafınızdan da bilgi verilmiş olduğu dikkate alındığı; “............ Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu’nda görevlendirildiğiniz hususunda bilgi sahibi olduğunuz kanaatine ulaşılmıştır.” denilmektedir.

Diğer taraftan; ............... Belediye Başkanlığı’nın gönderdiği ek açıklamada;

“........... Belediye Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı” ve “............ Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Yönetmeliği” .............. Belediye Meclisi’nin kararıyla oluşturulmuş; Sayıştay Başkanlığı’nın uygun görüşü ile de yürürlük kazandırılmıştır.

“............. Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Sandığı Yönetmeliği” hükümleri uyarınca ve Başkanlık Makamı’nın onaylarıyla bir “Değerlendirme Kurulu” kurulmuştur. Kayıtlarımızın incelenmesi neticesinde Kurulda görevlendirilen görevlilere kurulda görevlendirildiklerine ilişkin Başkanlık Onayının tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanmamış olmakla birlikte, Başkanlık Makamı’nın onaylarıyla Kurulda görevlendirilmiş olanların, gerek “Koordinatör Başkan Yardımcısı”, “Kültür ve Sosyal İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı” şeklindeki unvanları taşımaları nedeniyle bizzatihi Değerlendirme Kurulu’na onay veren “Riyaset Makamı”nı temsil etmekte oldukları; gerekse Sayıştay Başkanlığınca gerçekleştirilen ve 2010, 2011 yıllarından önceki dönemlere ilişkin denetimler sırasında, yapılan sosyal yardımlar nedeniyle Belediye adına açıklamalarda bulundukları ve bilgilerine başvurulduğu gerçeği dikkate alındığında, “böyle bir kurula atandıklarından haberlerinin bulunmadığı” yönündeki açıklamaların fiili gerçeklikle uyuşmayacağı kanaatine varılmıştır.” denilmektedir.

.............. Belediye Başkanlığı’nın söz konusu yazılarına istinaden .............. Belediye (Eski) Başkan Yardımcısı .............'nun söz konusu “Değerlendirme Kurulu” nda üyeliğinin bulunduğu ve bu durumdan bilgi sahibi olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca, ............... Belediye (Eski) Başkan Yardımcısı .............. ile ............... Belediye (Eski) Başkan Yardımcısı ...............’ nun 2007 ve 2008 yılları için söz konusu “Değerlendirme Kurulu”nda görevlendirildiklerine dair ............... Belediye Başkanlığı Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen yazılara istinaden ve Kurul üyeliklerinde herhangi bir değişiklik olmaması durumunda bu görevlendirmelerin devam ettiği hususu da dikkate alındığında, .............. ile .............. 'nun sorumluluklarının bulunmadığına dair savunmalarının kabul edilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, 5018 sayılı Kanun’un “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesinde; muhasebe yetkililerine ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etme görevini vermiştir. Muhasebe Yetkilisi ..............., gerek yetkililerin imzasını, gerekse ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını kontrol etme görevini tam anlamıyla yerine getirmediğinden, kendisine sorumluluk tevdi edilmesi gerekmektedir.

Yukarıdaki tüm açıklamalar ve değerlendirmeler çerçevesinde;

İlk olarak, geçim zorluğu çeken vatandaşlara yardım yapılmak üzere Belediye bütçesinden tahsis edilen yardım ödeneğinin; denetimsiz, kontrolsüz, suiistimale ve keyfiliğe açık bir araç olarak kullanıldığı,

Yönetmeliğin müracaat, araştırma, değerlendirme ve yardım miktarı belirleme dahil hiçbir maddesine uyulmadan ilkesiz ve usulsüz bir şekilde yardım yapıldığı, Değerlendirme Kurulu tarafından herhangi bir karar alınmadığı, dolayısıyla karar defteri tutulmadığı,

Belediye ile diğer kamu kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerine sandıktan yardım yapılamayacağı Yönetmelikte belirtilmesine rağmen buna uyulmayarak birim amirlerine, kim olduğu belli olmayan kişilere büyük miktarda paraların teslim edildiği,

Sandıktan Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak mahalle muhtarlarına, özel okulda okuyan ve fakirlik belgesi bulunmayan öğrencilere, gelir durumu iyi olan kişilere, eksik belge ile kim olduğu belli olmayan kişilere yardım yapıldığı,

Belediye sınırları dışında faaliyet gösteren dernek ve vakıflar ile ikamet eden kişilere yardım yapıldığı,

Özel Kalem Müdürlüğü’nde işçi statüsünde çalışan personele büyük miktarlarda paraların teslim edildiği ve bu paraların akıbetinin belli olmadığı,

Anlaşılmıştır.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi harcama yetkilisinin ödeme emri belgesini imzalaması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.”

Aynı Kanununu 50 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise;

“Bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilir. Bütün malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve her muhasebe kaydının belgeye dayanması şarttır.”

Denilmektedir.

Buna göre, bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmesi şarttır. İş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığına veya gerçekleştirildiğine ilişkin yetkili kişi veya komisyonlarca onaylanmış gerçekleştirme belgeleri olmadan bir giderin yapılması mümkün değildir.

Diğer taraftan, Denetçi iddiasında, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği de belirtilmektedir. Ancak, Sayıştay Denetçileri tarafından yapılan denetim ve incelemeler sırasında suç teşkil eden bir fiile rastlandığı takdirde, neler yapılması gerektiği, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78 inci ve Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddelerinde ayrıntılı olarak açıklanmış bulunmaktadır. Ayrıntıları belirtilen bu mevzuat hükümlerinde açıklandığı üzere, denetim veya incelemeler sırasında suç teşkil eden fiillerle karşılaşıldığında, ilgili denetçi tarafından; suç teşkil eden fiillerle ilgili olarak delil ve belgeler toplanacak ve gerekli tespit çalışmalarının yapılmasını takiben yazılacak bir müzekkere ile durum Sayıştay Başkanlığına bildirilecektir. Sayıştay Başkanının görevlendireceği dairece onbeş gün içinde yapılacak inceleme sonucunda toplanan ilk delillerin kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte görülmesi halinde, gereği yerine getirilmek üzere dosya sorumluların bağlı olduğu kamu idaresine veya suçun niteliğine göre doğrudan soruşturma yapılmak üzere Cumhuriyet savcılığına gönderilmesi için Sayıştay Başsavcılığına verilecektir. Ancak, ............... Belediyesi 2010 yılı hesabının denetlenmesi sırasında suç teşkil eden fiillere rastlandığı belirtilmiş olmakla birlikte, konu hakkında belirtilen mevzuatın öngördüğü şekilde bir suç müzekkeresi yazılarak Başkanlığa sunulmamıştır.

Bu itibarla;

  1. ) .............. Belediyesi bütçesinden, .....Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak usulsüz ve mevzuatın öngördüğü belgeler eklenmeden yardımda bulunulması sonucu neden olunan ................TL tutarındaki kamu zararının, Gerçekleştirme Görevlisi.............., Harcama Yetkilisi .............., Muhasebe Yetkilisi ..............., Muhtaçlara Yardım Sandığı Değerlendirme Kurulu Üyeleri ............... ile Belediye (Eski) Başkanı ...............’e müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

  1. ) Konu ile ilgili olarak, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78 inci ve Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddelerine uygun suç müzekkeresinin yazılması amacıyla denetçisine muhtıra verilmesine,

Üye ............... ’in; “................ Belediyesi Muhtaç Kimselere Yardım Yönetmeliğinde belirtilen belgelerin eksik olması yapılan yardımların usulsüz yapıldığı ve kamu zararına neden olunduğu anlamına gelmez. Sorumlular tarafından yapılan savunmalar yerinde olduğundan, kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir. Ancak, Yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan işlemler nedeniyle sorumlular hakkında gerekli inceleme ve idari soruşturmanın yapılması amacıyla konunun ilgili Belediye Başkanlığına yazılması gerekmektedir.”,

Üye ............... ’in; “Denetçi iddiasında da belirtildiği üzere, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulması gerekmektedir. Denetçiler tarafından yapılan denetim ve incelemeler sırasında suç teşkil eden bir fiile rastlandığı takdirde neler yapılması gerektiği 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78 inci ve Sayıştay Denetim Yönetmeliğinin 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddelerinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Dolayısıyla, belirtilen mevzuat hükümlerine uygun suç müzekkeresi yazılmasının temini amacıyla raporun Denetçisine iade edilmesine karar verilmesi gerekir.”

Şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,

Oyçokluğuyla karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim