Sayıştay 5. Dairesi 60 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

60

Karar Tarihi

25 Mart 2014

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 5

  • Karar Tarihi: 25.03.2014

  • Karar No: 60

  • İlam No: 192

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2012

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Belediye alacaklarının zamanaşımına uğratılması

.................. Belediyesi 2012 mali yılı “Bütçe Gelir Kesin Hesap Cetveli”nin incelenmesi sonucunda;

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun cebren tahsil ve takip esasları ile ilgili maddelerinin açıkça ihlal edilerek ilgili Kanunun şümulüne giren amme alacakları için Mali Hizmetler Müdürlüğünce icra takibatı yapılmadığı, ayrıca İcra ve İflas Kanununa göre su, kira ve işgaliye alacaklarının takibatının sağlanması için gerekli işlemlerin yapılmayarak Belediye alacaklarının zamanaşımına uğratılması sonucu .................. TL kamu zararına neden olunduğu hususu ile ilgili olarak;

6183 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde “tahsil dairesi terimi”; “Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini memur veya memurlarını ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

“Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54’üncü maddesinde;

“Madde 54 – Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır:

  1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,

  2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,

  3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi. ”,

“Ödeme emri” başlıklı 55’inci maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "Ödeme emri" ile tebliğ olunur…” ,

denilerek, ödeme emrinin mahiyeti ve sonraki aşamalar tafsilatıyla anlatılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanununun 38’inci maddesinin (f) bendinde, “Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek” Belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin Toplanması Sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesi ise; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmüyle, gelirlerin toplanması konusundaki sorumluluğu belirlemiştir.

Anılan Kanunun 60’ıncı maddesinin (e) bendi, mali hizmetler birimini, “İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek.” ile sorumlu kılmıştır.

5018 sayılı Kanunun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;…

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,…esas alınır.” denilmektedir.

İlgili mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere; alacaklı amme idaresi olan Belediyeler, bünyelerindeki tahsilat servisleri (Mali Hizmetler Birimi) kanalıyla tahsilat sorumluları ve mali hizmetler müdürü marifetiyle Kanun kapsamındaki alacaklarını takip etmeleri gerekmektedir. Ödeme müddeti içinde ödenmeyen borçlar için “Ödeme Emri” tebliğ edilecek ve amme alacağı Mali Hizmetler Birimi tarafından cebren tahsil edilecektir.

Ancak; aşağıda “kamu zararı (zamanaşımı) tablosunda” açıkça görüleceği üzere belediyenin su alacakları için 31.12.2002 tarihinden itibaren ve de amme alacakları ile kira ve işgaliye alacakları için 31.12.2007 tarihinden itibaren hiç ödeme yapılmamasına rağmen, tahsilâtı için 6183 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu’na göre hukuki yola başvurulmadığı, icrai takibat yapılmadığı tespit edilmiştir.

Söz konusu zamanaşımı tablosunun, ................. Belediyesi ............... tarafından ...... sayılı ....... tarihli “Zamanaşımı” konulu yazı ile gönderilen,................ tarafından hazırlanan ve imzalanan, Gelir Toplam Bakiye İcmal Listelerine göre hazırlandığı ve söz konusu listelerin muhasebe sistemi üzerinden aşağıdaki kriterlere göre çekildiği anlaşılmıştır:

31.12.2007 tarihine kadar tahakkuk eden ve 31.12.2012 tarihine kadar hiç tahsil edilmeyen amme alacakları ile kira ve işgaliye alacakları; 31.12.2002 tarihine kadar tahakkuk eden ve 31.12.2012 tarihine kadar hiç tahsil edilmeyen su alacakları.

İlgili 14.02.2013 tarihli yazıda, zamanaşımına uğrayan gelirler sistem üzerinden çıkarılarak bunlarla ilgili zamanaşımının kaldırılması için ödeme emirlerinin tanzim edildiği belirtilmiştir. Ancak; zamanaşımına uğrayan bir alacakla ilgili ödeme emri tanzim edilmesi zamanaşımını kaldırmamaktadır.

Ayrıca; ................ imzalı ............... sayılı .................tarihli “Ödeme Emirleri” konulu yazı ile söz konusu liste güncellenmiştir. İlgili yazıda aynen şu ifadeler yer almaktadır:

“2009 yılı Ekim Ayı içerisinde Su İşleri Müdürlüğüne bağlı olarak kurulan İcra Takip Şefliğimiz 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında Belediyemize 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi borcu olan mükelleflerimize “Görüşme Mektubu” ve Borç Bildirimleri” ile mevcut borçları tebliğ edilmiş ve tahsilâtlarının sağlanmasına çalışılmıştır.

01.01.2013 tarihinden itibaren ise yine aynı Kanuna tabi borcu bulunan mükelleflerimize sistemde kayıtlı sicil numaraları ve aynı zamanda borç tutarları dikkate alınarak ödeme emri ile borçları tebliğ edilmiş olup, bu konuda belgelerin birer örneği yazımızda sunulmuştur.”

İlgili yazıdaki ifadelerden anlaşılacağı üzere;

  1. 2009 yılı Ekim Ayına kadar Belediye bünyesinde amme alacaklarının takibi için kurulmuş İcra Takip Birimi bulunmamaktadır. Dolayısıyla 01.01.2008- Ekim 2009 tarihleri arası söz konusu alacakların cebren tahsili için 6183 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde geçen tahsil yolları tatbik edilmemiştir.

  2. 2009 yılı Ekim Ayına kadar mükelleflere ödeme emri dahi gönderilmemiştir.

  3. 2009 yılı Ekim Ayı- 31.12.2012 tarihleri arasında Su İşleri Müdürlüğüne bağlı olarak kurulan İcra Takip Şefliği amme alacaklarının takibi için mükelleflere “Görüşme Mektubu” ve “Borç Bildirimleri” göndermiştir. Dolayısıyla, ödeme emri yerine mektup ve bildirim adı altında yasal dayanağı olmayan tebligatlar yapılarak zamanaşımını kesen bir yol da takip edilmemiştir.

Şöyle ki; 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "Ödeme emri" ile tebliğ olunur denilmektedir. Yine aynı Kanunun 103 üncü maddesinde, ödeme emri gönderildiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar denilmektedir. Ancak Belediye, “ödeme emri” yerine “Görüşme Mektubu” ve “Borç Bildirimleri” göndermiştir. Söz konusu mektup ve bildirimlerin yasal bir dayanağı olmayıp zamanaşımını kesmesi hukuken mümkün değildir.

Ayrıca; her ay ya da her yıl ödeme emri göndermek zamanaşımını sürekli kesen bir yol değildir. Vadesinde ödenmeyen 6183 sayılı Kanun kapsamındaki borçlar için 7 gün içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere ödeme emri gönderilir ve akabinde cebren tahsil yoluyla alacağın takibi yapılır. Ödeme emri gönderildiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. (6183-md.103) Bu nedenle, belirli aralıklarla borçluya ödeme emri gönderilmesi halinde, ilk ödeme emrinden sonra gönderilen ödeme emirlerinin hukuki sonuç doğurması da mümkün değildir.

  1. 01.01.2013 tarihinden itibaren amme alacakları için ödeme emri ile mükelleflere borçları tebliğ edilmiştir. Ancak sorgu konusu alacaklar 31.12.2012 tarihinde zamanaşımına uğradığından bu tarihten sonra gönderilen ödeme emirlerinin zamanaşımını kesmesi mümkün değildir.

Amme alacakları dışında kalan diğer alacaklar (Su, işgaliye ve kiralar) için ilgili Kanun Borçlar Kanunu olduğundan bu Kanundaki zamanaşımını durduran ve kesen nedenler incelendiğinde;

Öncelikle; Borçlar Kanunu’nun “Müruru Zamanın Cereyanına Mani Olan ve Müruru Zamanı Tatil Eden Sebepler” 132’nci maddesinde;

“Aşağıdaki hallerde müruru zaman cereyan etmez ve cereyana başlamış ise inkıtaa uğrar:

1 - Velayet devam ettiği müddetçe çocukların baba ve analarına karşı olan alacakları hakkında.

2 - Vesayet devam ettiği müddetçe vesayet altında bulunanların vasi veya Sulh Hakimi ve Mahkemesi Asliye Hakimleri zimmetinde olan alacakları hakkında.

3 - Nikah devam ettiği müddetçe karı kocadan birinin, diğeri zimmetinde olan alacakları hakkında.

4 - Hizmet mukavelesinin devam ettiği müddetçe hizmetçilerin, istihdam edenlere karşı olan alacakları hakkında.

5 - Borçlu alacak üzerinde intifa hakkını haiz olduğu müddetçe.

6 - Alacağı, bir Türk mahkemesi huzurunda iddia etmek imkanı olmadığı müddetçe.”,

“Müruru Zamanın Kat’ı Sebepleri” başlıklı 133’üncü maddesinde ;

“Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmiş olur:

1 - Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde.

2 - Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.”

Denilmektedir.

Savunmalarda, amme alacakları dışında kalan alacaklar için Borçlar Kanunun 132’nci maddesinde geçen “zamanaşımını durduran” hallerin oluştuğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı gibi, ayrıca yine aynı Kanunun 133’üncü maddesine göre zamanaşımını kesen “ikrara” dair herhangi bir bilgi ve belge de sunulamamıştır.

Yine savunmalarda, kira alacakları için 10 yıllık zamanaşımının geçerli olduğu belirtilmiştir. Ancak;

818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun “Beş senelik müruru zaman” başlıklı 126’ncı maddesinde aynen; “Aşağıdaki alacak veya davalar hakkında beş senelik müruru zaman cari olur: 1– Alelümum kiralar ile resülmal faizleri ve muayyen zamanlarda tediyesi meşrut aidat hakkındaki davalar,”,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147’nci maddesinde yine “Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler…”

Denilmekte olduğundan, kira alacakları için 10 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğuna dair savunmaların kabulü mümkün değildir.

Savunmalarda, “2007 yılına ilişkin ................ TL idari para cezasının 5393 sayılı Belediye Kanununun 18/h’inci maddesine göre meclis kararı ile feragat edilmesi yoluna gidilerek muhasebe kayıtlarından çıkartılacağı,” belirtilmiş olmasına rağmen, Belediye meclisinin aldığı herhangi bir feragat kararı gönderilmediğinden savunmanın kabulü mümkün değildir.

Bu itibarla; 6183 sayılı Kanunun cebren tahsil ve takip esasları ile ilgili maddelerinin gereklerinin Mali Hizmetler Müdürlüğünce yapılmaması ve de İcra ve İflas Kanununa göre takibatının sağlanması için gerekli işlemlerin yapılmayarak belediye alacaklarının zamanaşımına uğratılması neticesinde ortaya çıkan kamu zararı tutarı ................ TL’nin;

............... TL’si ile ilgili olarak, gelirlerin ve alacakların zamanaşımına uğradığı yıl olan 2004 yılı ve öncesi yıllar için, on yıllık genel zamanaşımı nedeniyle yapılacak bir işlem bulunmadığına oybirliğiyle,

................ TL’sinin Maliye Bakanlığınca yayımlanan Parasal Sınırlar ve Oranlar Hakkındaki Tebliğin 12’nci maddesine göre yapılan terkin işlemleri yerinde görülmüş olup, mevzuatına uygun olduğundan ilişilecek husus bulunmadığına oybirliğiyle,

............... TL’si ............makbuzlarla tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına oybirliğiyle,

Kalan ................. TL’sinin;

................. TL’sinin Üst Yönetici ............., Mali Hizmetler Müdürü .............. ile Gelir Müdürü .............’e,

............. TL’sinin Üst Yönetici .............. ile Mali Hizmetler Müdürü ............. ’ye,

............ TL’sinin Üst Yöneticiler ............, Mali Hizmetler Müdürü .............. ile Gelir ve Su İşleri Müdürü ............. ’a,

............müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

Üye ............... ve ............... ’un “5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 38’inci maddesi gereğince, Belediye Başkanlarının sorumluluğu bulunmamaktadır.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı,

Oyçokluğuyla,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim