Sayıştay 5. Dairesi 559 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

559

Karar Tarihi

18 Ekim 2022

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 5

  • Karar Tarihi: 18.10.2022

  • Karar No: 559

  • İlam No: 285

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Hesap Yılı: 2016

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Emeklilik ikramiyesi

….. Belediye Başkanlığı ile …… Sendikası (…..SEN) arasında imzalanan …. yılı içerisinde geçerli olan toplu iş sözleşmeleriyle, ….. Belediyesi bünyesinde çalışıp emekli olmuş olan personele, kazanılmış hakları olmadığı halde sosyal denge sözleşmesi dayanak gösterilerek emeklilik ikramiyesi ödenmesi suretiyle ….. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,

Uluslararası Çalışma Örgütünün değişik tarihlerde gerçekleştirdiği Genel Konferanslarında kabul edilen ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de birer kanunla onaylanmasının uygun bulunması üzerine tasdik edilen sözleşmelerle, kamu hizmetlerinde çalışanların örgütlenme hakkı ve istihdam koşullarının belirlenme yöntemleri konularında bazı hakların sağlanması yoluna gidildiği görülmektedir. Her ne kadar Anayasamızın 90’ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca, usulüne uygun olarak yürürlüğe konmuş uluslararası antlaşmalar kanun hükmünde olup bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamamakta ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 7’nci maddesine göre “Yasama yetkisi” Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir ve bu yetki devredilemez. Anayasa’nın 128’inci maddesinde ise memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 08.08.1951 tarih ve 5834 sayılı yasayla onaylanması uygun bulunan ve 14.08.1951 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 98 no’lu ILO sözleşmesinde, çalışanlara toplu pazarlık ve toplu sözleşme hakkı getirilmiştir; ancak çalışanlara tanınacak mali hakların sözleşme ile serbestçe belirlenebileceği ve imzalanacak bu sözleşmenin de normlar hiyerarşisine göre Kanun hükümlerinin üzerinde olacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi bir Anayasa hükmü olduğu gibi 128’inci maddesi de bir Anayasa hükmüdür. Dolayısıyla her iki hükmün beraber değerlendirilerek çalışanlara toplu sözleşme hakkı verilmekle birlikte; yapılacak sözleşmelerde kanunlarla belirlenen usul ve esaslara uyulması gerekmektedir.

Diğer bir ifadeyle, temel hak ve özgürlüklerden olan sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme yapma özgürlüğü uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ancak uluslararası sözleşmeler ile bu haklara ilişkin genel çerçeve çizilmiş olup mali ödemeler gibi ayrıntılı konular hakkında bir düzenleme yapılmamıştır. Uluslararası sözleşmeleri imzalayan ülkelerin birbirinden farklı sosyo-ekonomik durumları ve mali güçleri dikkate alındığında uluslararası sözleşmeler ile bu türden ayrıntıların belirlenmesi mümkün görünmemektedir. ILO sözleşmelerinde de sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının korunmasına ilişkin temel hükümler yer almakta olup bu özgürlüklerin uygulanmasına ilişkin düzenlemeler ülkelerin kendi iç hukuk metinlerine bırakılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir” hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın mezkur 53’üncü maddesi doğrultusunda 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”

denilmektedir.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…” denilmekle birlikte aynı Kanun'un Geçici 14’üncü maddesinde de; “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32’nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32’nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32’nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32’nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz”

hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda sıralanan madde hükümleri ile Yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline hangi usul ve esaslara göre sosyal denge tazminatı ödeneceğinin 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 32’nci maddesi ile, Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar geçilmeden ödenecek tazminatın aylık tutarının nasıl belirleneceğinin ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesi ile belirtildiği görülmektedir.

Bununla birlikte Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin yerel yönetim hizmet kollarına ilişkin düzenlemeleri içeren dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde;

“4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2017” şeklinde uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146 ncı maddesinde ; “Bu Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu Kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.

Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez, hiçbir yarar sağlanamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre mahalli idarelerde, 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerden dolayı 31.12.2017 tarihine kadar sona ermesi halinde ise 31.12.2017 tarihine kadar yeni sözleşme imzalanabilecektir. Ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarların 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda, 11.04.2012 tarihinde (375 sayılı KHK’ya ek 15’inci maddenin eklenme tarihi) uygulanan sözleşme ile unvanlar itibarıyla belirlenen aylık ortalama tutarlar, tavan olarak esas alınacaktır.

Yapılan inceleme neticesinde, ….. Belediye Başkanlığı ile ……Sendikası (…..SEN) arasında imzalanan ve …. tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi’nin Ek l’inci maddesinde;

“…..Belediyesinde çalışan emekliliğe hak kazanmış personele bir sefere mahsus olmak üzere Sözleşmenin: Birinci Yılı; ….. tarihine kadar emekli olduğu takdirde emekli ikramiyesinin haricinde net …..TL. (…..) emekli ikramiyesi ödenir. Bu tarihler dışında emekli olmak istedikleri takdirde bu ikramiyeden yararlanamazlar. Bu ikramiyeden sözleşme imzalandığı tarihte fiilen …..Belediyesinde, çalışan memurlar yararlanır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Yukarıda aktarılan Sözleşme hükmünden, emekli ikramiyesinden faydalanabilecek olan personelin, söz konusu Sözleşme imzalandığı tarihte fiilen Belediyede çalışan memur olması ve …. tarihine kadar emekli olma şartlarını bir arada taşıması gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Sözleşme’de, söz konusu tarih aralığı dışında emekli olmak isteyen personelin ise bu ikramiyeden yararlanamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Ancak, Belediye ile …..SEN arasında imzalanan ve ….. tarihinden itibaren geçerli olan Toplu İş Sözleşmesi’nin Ek 1’inci maddesinde;

“Sözleşmenin imzalandığı tarihte ….Belediyesinde fiilen görev yapan ve Emekli olacağı tarih itibari ile bu işyerinde en az ….(…. ay çalışmış olup; emekliliğe hak kazananlar ….. tarihine kadar emekli olduğu takdirde bir sefere mahsus olmak üzere, emekli ikramiyesi haricinde net, ….. TL. (….Türk Lirası) emekli ikramiyesi ödenir. Ayrıca; Emekliliğine hak kazanamayan ve …. yılı içerisinde görev yaptığı kadronun hakları ile emekliliğe hak kazanacaklar, emekliliğe hak kazandıkları ay başını geçmemek kaydı ile emekli olmaları halinde bu haktan yararlanırlar. Daha önce …. Belediyesinde veya başka bir kurumda emekli olup tekrar göreve dönen memurlar, Emekli olduklarında, Kurumları ile yapılan toplu sözleşme gereği bu İkramiyeyi almışlar ise bu toplu sözleşme ile verilen bu ikramiyeden yararlanamazlar.” düzenlemesi yapılmış ve ….. yılı içerisinde emekli olan personele söz konusu tutar üzerinden ödeme yapılmıştır.

Dolayısıyla, …. tarihinden itibaren geçerli olan Sözleşme’nin emekli ikramiyesine ilişkin olarak düzenlenen maddesinin, yukarıda aktarıldığı gibi …. tarihine kadar emekli olan personel için geçerli olacağı, bu tarihler dışında emekli olmak isteyen personelin ise bu ikramiyeden yararlanamayacağı, ayrıca ilgili mevzuat gereği söz konusu Sözleşme hükümlerine yeni mali yükümlülükler getirecek şekilde düzenleme eklenmesine imkân bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, … yılında geçerli Toplu İş Sözleşmesi dayanak gösterilerek söz konusu yıl içerisinde emekli olan personele emekli ikramiyesi ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.

Geçici 14 üncü madde 31.12.2017 tarihine kadar olan dönemde idarelere, 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan sözleşmeye göre ödenen sosyal denge tazminatının, bu sözleşmenin süresi bitinceye kadar, sözleşmenin 11.04.2012 tarihindeki içeriği itibarıyla uygulayabilme yetkisi vermiştir. 11.04.2012 tarihindeki sözleşmenin mevcut hali süresi sonuna kadar uygulanabilir. Sözleşmenin içeriğinin, kapsam ve sınırının değiştirilerek yeniden kurgulanması/düzenlenmesi madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmektedir.

Emeklilik yardımı, 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde belirtilen “unvanlar itibariyle” yapılabilecek bir ödeme de değildir. Personelin durumuna bağlı şartlı bir yardım olması nedeniyle arızi niteliktedir. Bu nedenle, 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ödenen ortalama aylık tutarın hesabına dahil edilememektedir. Kaldı ki, emekliğe ayrılma tarihi itibariyle ödendiğinden ortalama aylık tutar hesabına katılması da mümkün görülmemektedir.

Sorumlular savunmalarında, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve kanunla çelişme durumunda uluslararası antlaşmaların geçerli olacağını,

Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'nin 8 inci maddesinin 2 nci paragrafında, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 22 nci maddesinde, Dernek Kurma Özgürlüğüne İlişkin ILO Sözleşmelerinde (No. 87, 98), AİHM kararlarında kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkının kullanımının engellenmesine veya kısıtlanmasına yönelik bütün düzenlemelerin kaldırılması gerektiğini belirtmişlerdir.

Ancak sorumluların söylediğinin aksine Kanun koyucu 4688 sayılı Kanun ile sosyal denge sözleşmesinin yapılabilmesini düzenlemiştir. Yani sosyal denge sözleşmesi yapılmasını kısıtlayıcı değil, sosyal denge sözleşmesinin çalışanın hakkı olduğunu ve hangi şartlarda ve usullerde kimler tarafından imzalanarak yapılacağına yönelik çalışanın hakkını koruyamaya dair düzenlemeler içermektedir. Ancak yasa koyucu sosyal denge sözleşmesi yapma konusunda serbesti getirmesinin yanı sıra bölgeler arası ve kurumlar arası eşitsizliği gidermek adına ödenebilecek tutara ve ödeme kalemlerine ilişkin koşullar getirmiştir. Bu koşulları sosyal denge sözleşmesi hakkına müdahale olarak görmek doğru olmayacaktır. Nitekim Konuyla ilgili Sayıştay Daire ve Temyiz Kurulu Kararlarında, Uluslararası Antlaşmalar uyarınca sözleşme yapma hakkına müdahale edilmediği ifade edilmektedir.

Sorumlulardan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri; sorguya konu olan ödemenin 4688 sayılı Yasanın 32 nci maddesi hükmüne uygun olarak belediye meclisince kararı alınan ve belediye başkanınca imzalanan bir sözleşmeden kaynaklandığını ve bu sözleşmeye istinaden bütçeye ödenek koyulduğunu, bu sebeple ödemenin idare bütçesine konan ödeneğin ilgili kişilere ödenmesi şeklinde harcama yetkisinin kullanımı şeklinde yerine getirildiğini, sorguda belirtilenin aksine sözleşmede belirlenen tutar - bütçede karşılığı bulunuyor ise - zamanında ödenmezse ilgilileri tarafından açılacak dava sonucunda alacağa bağlı doğacak fer’i haklarla kamu zararına neden olunacağını,

Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin inceleme yetkisi dışında kalan sözleşmeye bağlanarak oluşmuş bir idare borcunun belediye meclisinden geçen bir bütçe ile karşılığı ayrılmış olarak ödendiğini, ön görülen bir kalemin fazla ödenmesi gibi durumun söz konusu olmadığını, tam olarak belediye bütçesinde karşılığı bulunan miktarın sözleşmede belirtilen şahıslara dağıtımının yapılması talimatının verilmesinin de zorunlu olduğunu,

Harcama yetkilisinin veya gerçekleştirme görevlilerinin “sözleşmenin kısmen geçersiz sayılması gerektiğine” ilişkin olarak bir belirleme yapma konusunda yasal bir hakkının bulunmadığını, sözleşmenin feshinin ancak taraflar arasında yapılacak bir uzlaşı ile veya yargısal denetim ile oluşan bir yargı kararı ile olabileceğini ifade etmişlerdir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 inci maddesinde; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde; “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ödemeye ilişkin hususlarda bütçe ilke esaslarına ve ödenek durumuna uygun hareket edilmiş olunması sorumluluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Sorumluların mali iş ve işlemlerinde diğer ilgili mevzuat hükümlerine de uygun hareket etmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler” hükümleri uyarınca da, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar.

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Ön mali kontrolün kapsamı” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Ön mali kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.

Ön mali kontrol harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile mali hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur.

Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemler, harcama birimleri ve mali hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Mali karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir” hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve söz konusu Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; mali karar ve işlemlerin merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönünden kontrolü, harcama birimlerine verilen bir sorumluluktur ve bu sorumluluk harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin uhdesindedir.

Netice itibariyle her ne kadar sözleşmeye bağlanmış olsa ve bütçesinde ödeneği bulunsa da, mevzuat hükümlerine aykırı olarak ikramiye ödenmesine ilişkin harcama yetkilileri tarafından verilen harcama talimatı ve bu talimat doğrultusunda ödemeye ilişkin işlemleri gerçekleştiren gerçekleştirme görevlilerinin bu ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmaktadır.

Ayrıca; 5018 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, belediyelerde belediye başkanının üst yönetici olduğu belirtildikten sonra ikinci fıkrasında üst yönetici olarak belediye başkanının, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden belediye meclisine karşı sorumlu oldukları; bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri kurallaştırılmıştır.

Kanunda açıkça belirtildiği üzere belediye başkanı olan üst yöneticinin sorumluluğu altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesini ve kullanılmasını sağlamalı, kayıp ve kötüye kullanımını önlemesi, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişini gözetmesi gerekmektedir. Sorgu konusu husus …… Belediyesi bünyesinde görev alan memurlara sosyal denge sözleşmesiyle emekli ikramiyesi yapılmasıdır. Belediye başkanı sorguya dayanak olan sözleşmeyi bizzat imzalamıştır.

Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunun “Belediye başkanı” başlıklı 37 nci maddesinde; Belediye Başkanının belediye idaresinin başı ve Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ifade edilmiştir. 4688 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde Belediye Kanunu uyarınca Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olan Belediye Başkanı imzaladığı sözleşme ile ….. Belediyesini yükümlülük altına sokmuştur. Yani Belediye Başkanı imzaladığı sözleşme, temsilcisi olduğu idare için bağlayıcılık taşımaktadır. Bahsedilen nedenlerle, …. – …. tarihlerini kapsayan sosyal denge tazminatı (emekli ikramiyesi) ödenmesine ilişkin sözleşmede sözleşmeyi imza eden Belediye Başkanı ….’ün de sorumluluğu bulunmaktadır.

Diğer taraftan; Belediye Başkanı dışında sözleşmeyi imzalayanlara 4688 sayılı Yasa uyarınca bir yetki tanınmamıştır. 5393 sayılı Kanunda belediyenin organlarının neler olduğu belirtildikten sonra bu organlara belirli yetkiler tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı dışındaki kişilerin bulunduğu makamların belediyenin organları tarafından bir konuda açıkça görevlendirilmedikçe, Belediye adına irade açıklamasında bulunma yetkileri yoktur. 5393 sayılı Kanunun “yetki devri” kenar başlıklı 42 nci maddesinde: “Belediye başkanı, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, yöneticilik sıfatı bulunan belediye görevlilerine devredebilir” denilmektedir. Belediye Başkanı tarafından sözleşmede imzası bulunan makamlara yapılmış bir yetki devri bulunmamaktadır. Bir yetki devri söz konusu olmuş olsaydı sözleşmede Belediye Başkanının imzasının bulunmaması gerekirdi. Belediye adına sadece Belediye Başkanının imzasıyla sözleşme kurulmuş olmaktadır. Diğer kişilerin sözleşmeyi imzalaması, sözleşmenin akdedilmesinde kurucu unsur olmadığından kamu zararından sorumlu tutulmamalarını gerektirmektedir.

Ayrıca, kamu zararına yol açılan ödeme emri belgelerinde Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….. ve Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ….’in imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, ekli belgelerde imzaları bulunmadıklarından, bu ödeme emri belgeleri ile ilgili kamu zararından bu kişilerin sorumlu tutulmaması gerekmektedir.

Diğer yandan, savunmalarda konunun 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Sorumluların iddia ettiği gibi bu maddede kamu zararının sadece mal ve hizmet alımlarına münhasır olduğu şeklinde bir hükme yer verilmemiştir.

Bu itibarla; ….. Belediye Başkanlığı ile …… Sendikası (…..SEN) arasında imzalanan …. yılı içerisinde geçerli olan toplu iş sözleşmeleriyle, ….. Belediyesi bünyesinde çalışıp emekli olmuş olan personele, kazanılmış hakları olmadığı halde sosyal denge sözleşmesi dayanak gösterilerek emeklilik ikramiyesi ödenmesi ile ilgili olarak;

Sosyal denge sözleşmesinde Belediye Başkanı dışındaki diğer imzacılar ile ödeme emri belgelerinde imzaları olmadığı anlaşılan Harcama Yetkilisi …. ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’in sorumlu olmadıklarına,

Oluşan ….. TL kamu zararının;

….. TL’sinin Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ….. (Sözleşmeli Eğitmen) ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’e (Şef),

…. TL’sinin Üst Yönetici ….. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi ….. (Tesisler Müdürü) ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’a (Zabıta Komiseri),

….. TL’sinin Üst Yönetici …. (Belediye Başkanı), Harcama Yetkilisi …. (Ekonomist) ve Gerçekleştirme Görevlisi …..’a (Çözümleyici),

…..

Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,

İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanunun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verilmişti,

26 Kasım 2022 Tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10. maddesiyle; 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 16- Konusu suç teşkil etmemek kaydıyla; bu maddenin yürürlük tarihine kadar bu Kanun veya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümlerine aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödediği tespit edilen il özel idareleri, belediyeler, büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin yetkili veya görevli olan sorumluları hakkında yapılan bu ödemeler nedeniyle idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz; başlamış olanlar işlemden kaldırılır.”

…. tarih ve …. sayılı tutanağın …. inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün Geçici 16. madde kapsamında olduğu görülmektedir. Bu nedenle tutanağın … inci maddesiyle verilen tazmin hükmünün, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 maddesi uyarınca yargılamanın iadesiyle usulüyle görüşülerek kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim