Sayıştay 5. Dairesi 53741 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
53741
3 Temmuz 2024
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2021
-
Daire: 5
-
Dosya No: 53741
-
Tutanak No: 57004
-
Tutanak Tarihi: 03.07.2024
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Sözleşmeli personele 2021 yılında sözleşmesi olmamasına rağmen mevzuata aykırı olarak ödeme yapılması.
129 sayılı ilamın 6. Maddesi ile; Belediyede sözleşmeli personel (kameraman) olarak çalışan ...’a 2021 yılında sözleşmesi olmamasına rağmen mevzuata aykırı olarak ödeme yapılmak suretiyle oluşan ...-TL kamu zararının sorumlularca tazminine karar verilmiştir.
Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde özetle;
Sayıştay Başkanlığı' nın 23.06.2023 tarih ve I29 sayılı İlamının 6. sıra nolu maddesi;
Söz konusu maddede özetle " ... Belediyesinde 5393 sayılı Belediye Yasası'nın 49. maddesi doğrultusunda Sözleşmeli Personel (Kameraman) olarak çalışmakta iken, ... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 14.02.2020 tarihinde sözleşmesi Belediye tarafından tek taraflı olarak feshedilen ve buna karşılık ... idare mahkemelerinde dava açan ve ... Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin ... taih ve E:... ve K:... sayılı Kararı ile istinaf başvurusu kabul edilen ...' a, yoksun kaldığı mali haklar ödenirken sözleşme akdedilmemiş olan 202I yılına ait haklarının yersiz ödendiği, bu suretle kamu zararına sebebiyet verildiği ve belirtilen kamu zararına sebebiyet verilmesi nedenlerinin açıklanması" istenildiği,
... Belediyesi personeli ...’ın, ... Belediyesi ile 02.12.2016-31.12.2016 tarihleri aralığını kapsayan tam zamanlı sözleşme imzalayarak Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunun 49. maddesi gereği Sözleşmeli Personel (Kameraman) olarak işe başlatıldığı, Adı geçen personel ile ... Belediyesi arasında, daha sonraki yıllarda 01.01.2017-31.12.2017, 01.01.2018- 31.12.2018, 01.01.2019-31.12.2019 ve 01.01.2020 tarihlerini kapsayan tam zamanlı sözleşmelerin imzalandığı, fakat 2020 yılını kapsayan sözleşmenin ... Belediyesi tarafından 14.02.2020 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği, Bunun üzerine, ...’ın, konuyla ilgili olarak ... 2. İdare Mahkemesi Başkanlığına "... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı dava konusu işleminin İPTALİNE, yoksun kaldığım ve yargılama boyunca kalacağım hakların TAZMİNİNE karar verilmesi" istemi ile dava açtığı, Anılan Mahkemenin ...' ın bu talebini, ... tarih ve E: ... ve K: ... sayılı kararı ile reddettiği, Bunun üzerine, ...’ın, konuyu ... Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesi nezdinde istinafa götürdüğü, ... Bölge İdare Mahkemesinin ... tarih ve ... E.N. ve ... K.N. sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun kabul edildiği, ... 2. İdare Mahkemesinin 24.02.2021 tarih ve E:... ve K:... sayılı kararı kaldırılmış, davacının tazminat isteminin kabulüne karar vererek ... Belediyesi işlemi nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının Belediye tarafından davacıya ödenmesine karar verildiği, Bu doğrultuda, ...' a idari işlem nedeniyle boşta kaldığı ve herhangi bir gelir sağlayamadığı (Boşta geçen sürelerde gelir sağlandığı tespit edilirse ödeme yapılmamakla birlikte, resmi evraklarla gelir sağlayamadığını ispat etmiştir.) Şubat 2020 ve Ekim 2021 arasındaki dönem için yoksun kaldığı tüm maddi haklarının ödendiği, Bununla birlikte, Belediyece davaya ilişkin Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz talebinde bulunulduğu ve dava sürecinin devam etmekte olduğu, Danıştay kararı doğrultusunda, davanın Belediye lehine sonuçlanması halinde ...' a ödenen tüm tazmin tutarlarının Belediyece tahsil edileceği,
Dilekçinin şahsi onayıyla ... Belediyesince uygulanan, ...' in yoksun kaldığı maddi hakların tamamının ödenmesi işlemi ile ilgili olarak;
Anayasa'nın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmünün, "Hukuk Devleti" ilkesinin gereklerinden biri olan yargısal denetimin en üst normatif dayanağını oluşturduğu, Bu kuralın, yargı kararlarının uygulanmaması halinde anlamını yitireceği ve dolayısıyla "Hukuk Devleti" ilkesinden uzaklaşılacağı, Nitekim Anayasa'nın "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında ortaya konulan; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolundaki düzenleme ile bu alanda yasa koyucuya, yürütme organları ve idareye tartışmaya kapalı olacak biçimde Anayasal görev yüklendiği,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 4001 sayılı Yasa'nın 13. maddesi ile değişik 1. fıkrasında yer alan "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre, idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur." hükmünün de, idareye bu konuda görevini hatırlatan diğer bir normatif düzenleme olduğu,
Hukuka aykırı bulunan idari işlemlerin hakkında verilen iptal kararları; varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırdığı, Dolayısıyla dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemlerin de ortadan kalkacağı, İptal kararlarının bu özelliğinin, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olduğu, Bir başka ifadeyle, iptal kararlarının; iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmekte olduğu,
Bu anayasal ve yasal hükümler uyarınca, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneğinin bulunmadığı,
Davacının, ... Belediyesinde Sözleşmeli Personel (Kameraman) olarak görev yapmakta iken, ... tarih ve ... sayılı idari işlem ile 14.02.2020 tarihinde sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesine yönelik işlemin yargı kararı ile iptali üzerine; bu işlem hiç tesis edilmemiş gibi, önceki halin tesisinin ... Belediyesi yönünden bir zorunluluk olduğu göz önüne alındığında; hukuka aykırılığı ... Bölge İdare Mahkemesince sabit görülen göreve son verme işlemi nedeniyle, ... Belediyesi ile davacı arasında 202l yılı için yeni bir tam zamanlı sözleşme akdedilememesinde de hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı, Kaldı ki ilk mahkemenin dava süreci devam etmekte iken (ilk mahkeme 24.02.2021 tarihinde sonuçlanmıştır.) 1 Ocak 202l tarihinde Belediyemiz ile Belediyemizi dava eden davacı arasında bir tam zamanlı sözleşme imzalanması prosedürünün yasal çerçevede imkansız bulunduğu, İdare mahkemelerinin kararlarını verirken bu süreçleri görmezden gelerek, davacının yoksun kaldığı hakların sadece belli sürelere dayanan kısımlarının tazmin edilmesi yönünde karar verdiğine ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Hukuk tarihinde örneğin olmadığı,
Bu esaslara dayanarak, Anayasanın 125. maddesinin yedinci fıkrasındaki "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. " hükmüne istinaden, ...'ın yoksun kaldığı haklar karşısında, ... Belediyesinin sorumluluğunun anayasal bir kural olarak karşımıza çıktığı, ... Belediyesinin, ... Bölge İdare Mahkemesi kararını, bu anayasal sorumluluğunu göz önünde bulundurarak yerine getirdiği,
Şahsı tarafından da, bu sorumluluk gözetilerek idari işlemlerin yürütüldüğü, Bununla birlikte, ... Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdari Yargılama Usul Kanunu hükümleri gereğince gecikmeksizin yerine getirilmesinin yasal sorumluluk olduğu, Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, Belediye aleyhine doğacak tazminat cezası vb. hukuki sonuçların Belediyeye daha ağır bedeller doğurması ihtimalinin mevcut olduğu,
Bunun yanında, 657 sayılı Yasa'nın l4l. maddesi referans norm olarak dikkate alınmak suretiyle, davacıya, sözleşmesinin feshedildiği süreye ilişkin (Şubat 2020 – Ekim 202l) sözleşme ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödendiği, ... Belediyesine ve şahsına hiçbir şekilde, ... Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında yorumlar üreterek, davacının yoksun kaldığı maddi hakların sadece belli bir süreye ilişkin kısmının ödenmesi, diğer kısmının ödenmemesi doğrultusunda bir seçenek tanınmadığı, Davacı personelin, Belediye işlemi nedeniyle boşta kaldığı tüm süreye ilişkin maddi haklarının, Anayasal ve yasal sorumluluklar çerçevesinde tazmin yükümlülüğünün idareye (... Belediyesi) verildiği,
Bunun yanında, ... Bölge İdare Mahkemesinin ... tarih ve ... E.N. ve ... K.N. sayılı kararında, ...' ın işe iadesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde, ... Belediyesince, ... tarih ve ... sayılı işlem hiç tesis edilmemiş kabul edilerek, önceki halin tesisinin bir zorunluluk olduğu da göz önüne alınarak, davacının sözleşme imzalama talebinin yerine getirildiği ve davacı ile 29.11.2021-31.12.2021 tarihleri arasını kapsayan tam zamanlı sözleşme imzalandığı,
Netice olarak işbu savunmaya konu ilgi İlam hususlarına ilişkin savunmadaki ayrıntıları ile açıklandığı üzere; kamu zararı oluşmadığının sabit olduğu,”
ifade edilmiş olup; Daire kararının kaldırılması talep edilmiştir.
Başsavcılık Mütalaasında,
... ... Belediyesinin 2021 yılı hesabının 5. Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 23.06.2023 tarih ve 129 sayılı ilamın 6. maddesinde yer alan tazmin hükmünü temyiz eden sorumlunun ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelendi.
129 sayılı ilamın 6. maddesinde tespit edilen kamu zararının, müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte sorumlulara ödettirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Temyiz dilekçesinde fazla ödemeye ilişkin yapılmış olan açıklamalar ve iddialar Daire yargılamasında ayrıntılı olarak karşılanmış olup, Savcılık görüşümüz aşağıdadır.
Belediyede sözleşmeli personel (kameraman) olarak çalışan ...' a 2021 yılında sözleşmesi olmamasına rağmen ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu hususu yargılamanın konusunu oluşturmaktadır.
...' ın 02.12.2016 tarihli hizmet sözleşmesi ile ... Belediyesi Basın Yayın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğünde 5. derece kameraman kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edildiği, belediye ile çalışan arasında aynı kadroya ilişkin en son 01/01/2020-31/12/2020 mali yılıyla sınırlı hizmet sözleşmesinin akdedildiği, 14/02/2020 tarihi mesai bitimi itibarıyla sözleşmenin belediye tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, ...' ın söz konusu feshe karşı idare mahkemelerinde dava açtığı ve ... Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin ... tarihinde E:... ve K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusu kabul edilerek ...' ın yoksun kaldığı maddi haklarının belediyeden alınarak personele ödenmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
...' ın yoksun kaldığı maddi hakların sözleşme dönemi ile sınırlı olduğu, sözleşmenin 31.12.2020 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla 2021 yılı için yapılan ödemelerin kamu zararı olduğu değerlendirilmekte olup, verilen tazmin hükmünün tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Somut olayda, ...'ın 02.12.2016 tarihli hizmet sözleşmesi ile ... Belediyesi Basın Yayın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğünde 5. derece kameraman kadrosunda sözleşmeli personel olarak istihdam edilerek belediye ile çalışan arasında en son 01/01/2020-31/12/2020 mali yılıyla sınırlı olarak bu kadroya ilişkin hizmet sözleşmesinin akdedildiği görülmüştür. Söz konusu sözleşmenin, 14/02/2020 tarihi itibarıyla belediyece tek taraflı olarak feshedilmesi üzerine ... tarafından bu idari işleme karşı ... 2. İdare Mahkemesi Başkanlığında açılan davanın reddedilmesi üzerine istinaf yoluna başvurulduğu; ... Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin ... tarihinde E:... ve K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunu kabul ederek, ...' ın yoksun kaldığı maddi haklarının belediyeden alınarak personele ödenmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Sorumlular savunmalarında bir idari işlemin mahkemece iptali nedeniyle; idari işlemin kurulduğu tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkacağına ilişkin İdare Hukukunun temel ilkesine, idarenin işlem ve eylemlerine karşı her türlü yargı yolunun açık olmasına ilişkin hukuk devleti olmanın ilkelerinden olan TC. Anayasa madde 125’ e ve idari yargı kararlarının idarece uygulanmak zorunda olduğuna ilişkin İYUK 28’e dayanarak personele yapılan ödemenin hukuki olduğunu ifade etmişlerdir.
Anayasaya ve idare hukukuna egemen olan ilkelere idarelerce uyulmak zorunda olduğu tartışmasız olmakla birlikte; söz konusu ... Esas ve 2021 /... Karar Nolu ... Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararının hüküm fıkrasında aynen “Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... 2. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının davalı idarece davacıya ödenmesine,……….” İfadesine yer verildiği görülmektedir. Buradan anlaşılacağı üzere, mahkemece dava konusu işlem iptal edilmiş; bu işlem nedeniyle personelin yoksun kaldığı hakların kişiye iadesine karar verilmiştir. Dolayısıyla, ...' ın yoksun kaldığı maddi hakların sözleşme dönemi ile sınırlı olduğu ve sözleşmenin 31.12.2020 tarihinde sona erdiği sabittir. Sorumlular savunmalarında mahkeme kararı ile iptal edilen işlem neticesinde yapılan ödemenin kamu zararı oluşturmadığını ifade etmişlerse de mahkeme kararı ile 01.01.2020- 31.12.2020 tarihlerini kapsayan tam zamanlı hizmet sözleşmesinin feshi işleminin iptal edildiği, kararda “yoksun kalınan maddi haklar” ifadesi ile kastedilenin de 2020 yılına ilişkin bu sözleşmeden kaynaklanan haklar olduğu açıktır.
Bu nedenle, 2021 yılı için şahsa yapılan ödemelerin geçerli bir sözleşmeye dayanmadığı; mahkeme kararı kapsamında yoksun kalınan kazanç bağlamında da bulunmadığı anlaşıldığından; yapılan ödemenin yasal dayanaktan yoksun olduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, 129 sayılı ilamın 6. Maddesi ile ...-TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, (…. Daire Başkanı ..., …. Daire Başkanı ..., ile üyeler ..., ...’un azınlık görüşlerine karşı) oyçokluğu ile,
6085 sayılı Kanun’un 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 03.07.2024 tarih ve 57004 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü:
…. Daire Başkanı ..., …. Daire Başkanı ... ile üyeler ..., ...’un karşı oy gerekçesi
129 sayılı ilamın 6. Maddesiyle; Belediyede sözleşmeli personel (kameraman) olarak çalışan ...’a 2021 yılında sözleşmesi olmamasına rağmen mevzuata aykırı olarak ödeme yapılmak suretiyle oluşan ...-TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede; Kameraman ...’ın, ... Belediyesi ile 02.12.2016-31.12.2016 tarih aralığını kapsayan tam zamanlı sözleşme imzalayarak Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunun 49. maddesi gereği Sözleşmeli Personel (Kameraman) olarak işe başlatıldığı, adı geçen personel ile ... Belediyesi arasında, daha sonraki yıllarda 01.01.2017-31.12.2017, 01.01.2018- 31.12.2018, 01.01.2019-31.12.2019 ve 01.01.2020-31.12.2020 tarihlerini kapsayan tam zamanlı sözleşmelerin imzalandığı, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 14.02.2020 tarihinde sözleşmesinin Belediye tarafından tek taraflı olarak feshedildiği ve bu fesih işlemine karşı personel tarafından ... 2. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, bu Mahkeme tarafından ilgilinin başvurusunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı Kararla reddedildiği ve bu Kararın istinafa götürüldüğü, ... Bölge İdare Mahkemesi İkinci Dava Dairesinin ... tarih ve E:... ve K:2021/... sayılı Kararı ile istinaf başvurusu kabul edilerek yukarıda tarih ve sayısı yazılı İdare Mahkemesi Kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının davalı idarece davacıya ödenmesine karar verildiği, söz konusu personele, sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren 2020 yılının tamamı dahil 2021 yılında İstinaf kararının idareye tebliğine kadar her hangi bir ödeme yapılmadığı ve bu Karar karşı Danıştay’da Temyiz talebinde bulunulduğu bu başvuruyla ilgili henüz bir karar verilmediği ve ilgiliyle 29.11.2021-31.12.2021 tarihlerini kapsayan dönemle ilgili olarak sözleşme imzalandığı, geriye dönük (2020 yılı) haklarıyla birlikte 2021 yılı için tüm ödemelerin 07.12.2021 tarih ve 12568 Nolu Ödeme Emri belgesiyle yapıldığı görülmüştür.
İlamda tazmin kararının gerekçesi olarak, anılan personele 2021 yılında sözleşmesi olmamasına rağmen ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin kararı verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, söz konusu personele sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren istinaf kararının idareye bildirilmesine kadar hiçbir ödeme yapılmamıştır. İdare mahkemesi tarafından fesih işlemine karşı açılan dava (davanın reddi kararı) 24.02.2021 tarihinde ve bu Kararın Bölge İdare Mahkemesince kaldırılması Kararı ise ... tarihinde verilmiştir. Dolayısıyla dava süreçleri sebebiyle, belediye ile sözleşmesini feshettiği personel arasında bir sözleşme imzalaması durumu gerçekleşmemiş ve bu süreçte kendisine herhangi bir ödeme de yapmamıştır. İlama konu ödeme, mahkeme kararı neticesinde yapıldığından, bu ödeme sürecindeki kamu görevlilerine kusur atfetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, tazmin kararının kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57