Sayıştay 5. Dairesi 50768 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

50768

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2015

  • Daire: 5

  • Dosya No: 50768

  • Tutanak No: 54733

  • Tutanak Tarihi: 12.04.2023

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Konu: Belediye Meclisi üyeleri arasından Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen kişilere mevzuata aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödenmesi.

399 sayılı İlamın 1’nci maddesi ile; ... Belediyesi bütçesinden Belediye Meclisi üyeleri arasından Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen ..., ... ve ...’a mevzuata aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle oluşan ... TL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.

TEMYİZ DİLEKÇESİ

Sorumlu Harcama Yetkilisi ..., Gerçekleştirme Görevlisi ..., Harcama Yetkilisi ..., Üst Yönetici ..., Harcama Yetkilisi ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde tamamen aynı olmak üzere özetle;

Sayıştay 5. Dairesinin 13/01/2022 tarih 399 ilam nolu 487 Karar nolu kararının mevzuata aykırı olup bozulması gerektiğini,

Bilindiği ve ilamda zikredildiği üzere, 4688 sayılı yasanın 32 inci maddesinin 1 inci fıkrasında “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. ” düzenlemesine yer verildiğini, bu düzenleme içerisinde memurlara yapılacak ödemeler bakımından herhangi bir sınırlama; tavan uygulaması getirilmediğini,

Öte yandan 4688 sayılı yasaya 04.4.2012 gün ve 6289 sayılı yasanın 30 uncu maddesiyle eklenen Geçici 14 üncü maddesinde de “15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fikra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 inci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. ” denildiğini,

4688 sayılı yasanın 32 inci maddesi toplu sözleşme dönemi içerisinde yapılacak sözleşmelerle ilgili herhangi bir tavan getirmediğini; Geçici 14 üncü madde ile de 15.3.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelerin 31.12.2017 tarihine kadar yine 32 inci madde çerçevesinde sözleşme yapabilme- yenileyebilme olanağı sağladığını,

Öte yandan ilamda ileri sürülen hususların uluslararası anlaşmalarca hüküm altına alınan düzenlemelere ve yüksek mahkemelerin konuya ilişkin olarak vermiş olduğu kararlara da aykırı olduğunu, kamu emekçilerinin sendikal haklarının hemen hemen bütün evrensel insan hakları ve özgürlükleri ile ilgili belgelerde yer aldığını, temel insan haklan içerisinde yer alan sendikal hakların; özgür biçimde örgütlenme, toplu sözleşme yapma ve grev hakkını kapsadığını, bu haklar içerisinde kamu çalışanları da dahil olmak üzere bütün çalışanların toplu sözleşme yapma hakkının Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 8 temel sözleşme arasında saydığı 98 sayılı Sözleşmesinde yer aldığını,

“Teşkilatlanma ve Kollektif Müzakere Hakkı Prensiplerinin Uygulanmasına Müteallik 98 No'lu ILO Sözleşmesi” nin 08.08.1951 günlü 5834 sayılı yasayla onaylanması uygun bulunduğunu ve 14.08.1951 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, 98 Sayılı Sözleşmenin 4. maddesinin toplu pazarlık hakkını düzenlediğini, bu sözleşme uyarınca tüm çalışanların toplu sözleşme hakkına sahip olduğunu,

Anayasa'nın 90.maddesinin son fıkrasının, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir, bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. ” hükmünü içerdiğini,

Ayrıca Anayasa’nın bazı maddelerini değiştiren 5170 sayılı yasanın 22.05.2004 tarih ve 25469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, buna göre Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasına “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü eklendiğini, Anayasadaki yeni düzenleye yönelik olarak bu Kanun’un madde gerekçesinde, “Uygulamada usulüne göre yürürlüğe konulmuş insan haklarına ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanun hükümlerinin çelişmesi halinde ortaya çıkacak bir uyuşmazlığın hallinde hangisine öncelik verileceği konusundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla 90 ncı maddenin son fıkrasına hüküm eklenmektedir.” denildiğini, Anayasanın 90. maddesine eklenen fıkrada yoruma gerek bırakmaksızın yasa ile uluslararası antlaşmanın çelişmesi durumunda, antlaşmanın esas alınacağı ve öncelikle uygulanacağı, değişikliğin de konuyla ilgili “tereddütlerin giderilmesi amacıyla” yapıldığının belirtildiğini, son Anayasa değişikliği ile birlikte sendikal hak ve özgürlükler açısından uluslararası belgelerin ve sözleşmelerin Kanunlar karşısında öncelikle uygulama niteliği kazandığını, yukarıda belirtilen ve onaylanan 98 sayılı ILO sözleşmesinin iç hukukla bütünleşerek bağlayıcılık kazandığını, dolayısıyla kamu emekçilerinin toplu sözleşme yapma hakları olduğunu ve bunda da ücret konusunda herhangi bir sınırlama getirilmediğini,

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde ilamda zikredilen gerekçelerin, konuya ilişkin uluslararası sözleşmeler, anayasanın 90. Madde hükmü göz önüne alındığında mevzuata aykırı olduğunu,

Sonuç olarak; Belediyede görev yapan kamu görevlileri ile toplu sözleşme yapılmasının önünde herhangi bir hukuki engel bulunmadığı gibi 4688 sayılı yasanın veya bu yasa uyarınca yapılmış olan toplu sözleşmelere konulan hükümlerin, uluslararası antlaşmaların ve uluslararası mahkemelerin kararları çerçevesinde değerlendirilerek ve ancak bu sözleşmelere ve uluslararası mahkeme kararlarına uygun düzenlemelere sahip bulundukları sürece hukuki kıymete haiz olduğunu; çelişme halinde ise çelişmelerin Anayasa’nın 90/5 maddesi uyarınca ve uluslararası sözleşmeler ve uluslararası mahkeme kararları lehine çözümlenmesi ve uygulamanın da bu çerçeve içerisinde yorumlanması gerektiğini,

375 Sayılı KHK Ek Madde 15’de (Ek: 4/4/2012-6289/33 md.) “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” denildiğini,

2972 Sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun Madde 17’de “Milletvekilleri, belediye başkanları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile muhtarlar mahalli idareler seçimlerinde adaylıklarını koyabilmek veya aday gösterilebilmek için görevlerinden istifa etmek zorunda değildirler. Milletvekilliği, belediye başkanlığı, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği ile muhtarlık bir şahıs uhdesinde birleşemez. Bu görevlerin birisinde bulunanlardan bir diğerine seçilenler, seçim sonuçlarının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde tercih haklarını kullanırlar. Bu süre içinde tercih haklarını kullanmayanlar seçildikleri yeni görevi reddetmiş sayılırlar. “ hükmünü içerdiğini,

Yukarıdaki zikredilen 375 Sayılı KHK hükmünce Sosyal denge tazminatının Kamu Görevlilerine verileceğinin belirtildiğini, yine yukarıdaki 2972 Sayılı Kanun’a göre seçimler öncesi Kanun’da zikredilenler ile birlikte kamu görevlilerinin seçimden önce belirlenecek tarihe kadar kamu görevlerinden istifa etmeleri gerektiğini,

En son 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinde YSK’nın, Belediyelerde görev yapan Meclis Üyesi Belediye Başkan yardımcılarının aday adayı olabilmeleri için, 1 Aralık 2018 tarihine kadar istifa etmeleri gerektiğine dair karar aldığını, kararda Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarının kamu görevlisi olduklarını kabul ettiğini, bu nedenle kamu görevlisi olduğunda şüphe bulunmayan Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarının aldığı sosyal denge tazminatının kamu zararı olarak kabul edilmesinin kabul edilemez olduğunu, YSK’nın yargı ilamı hüviyetindeki bu kararında kamu çalışanı sayılan meclisten seçilen başkan yardımcılarının Sayıştay denetiminde de kamu çalışanı olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle Sayıştay 5. Dairesinin kararının bozulması gerektiğini ifade ederek temyiz talebinde bulunmuşlardır.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI

Başsavcılığın konuyla ilgili mütalaasında özetle;

Temyize konu olan 5’nci Dairesinin 13.01.2022 tarihli ve 399 No'lu ilamının 1 inci maddesiyle; "...Bahsedilen nedenlerle ... Belediyesi bütçesinden Belediye Meclisi üyeleri arasından Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen ..., ... ve ...'a mevzuata aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle oluşan ve ayrıntılı hesabı tabloda gösterilen ... TL kamu zararının;... müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,..." karar verildiğini,

Temyiz dilekçesinde, sorumlunun ileri sürdüğü ve açıkladığı hususların 399 no'lu ilamının 1’nci maddesinde karşılandığı görülmüş olmakla birlikte, Savcılığın görüşüne aşağıda yer verildiğini,

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 2’nci maddesinde "Bu Kanun,... işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır." denilmek suretiyle 4688 sayılı Kanunun işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanacağı hüküm altına alındığını, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de kamu görevlilerinin tanımı " Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini," ifade eder şeklinde yapılmış bulunduğunu,

Diğer taraftan, mahalli idare genel seçimleri ile belediye meclis üyeliğine seçilen ve belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirilenlerin, belediye ait herhangi bir kadro ve pozisyonda istihdamları söz konusu olmadığını, buna göre temyiz talebinin reddedilerek daire kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı ifade edilmektedir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Sorumlular tarafından kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi hükmünü içeren 399 sayılı İlamın 1’nci maddesine karşı temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

... Belediyesi ile ... (... sendikası) arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinin (31.03.2014 – 31.12.2015 tarihleri arasında yürürlükte olan) 11’nci maddesinde; 657 sayılı Kanun’a tabi fiilen görev yapan Başkan Yardımcılarına ve Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarına aylık net (sözleşme aidatı hariç) ... TL sosyal denge yardımı yapılacağı belirtilerek 7421 sayılı Kanun’a aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödemesi yapılmıştır.

Bu nedenle söz konusu ödeme 26.11.2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10’ncu maddesi kapsamında bulunmaktadır.

26.11.2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10 uncu maddesinde:

“MADDE 10-25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 16- Konusu suç teşkil etmemek kaydıyla; bu maddenin yürürlük tarihine kadar bu Kanun veya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümlerine aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödediği tespit edilen il özel idareleri, belediyeler, büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin yetkili veya görevli olan sorumluları hakkında yapılan bu ödemeler nedeniyle idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz; başlamış olanlar işlemden kaldırılır.” ”

hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm karşısında ... Belediyesi 2015 yılı hesabı ile ilgili olarak Sayıştay 5.Dairesi tarafından çıkarılan 399 sayılı İlamın 1’nci maddesine konu sosyal denge tazminatı ödemelerinin, 7421 sayılı Kanun’un 10’ncu maddesi kapsamında bulunması nedeniyle hakkında mali yargılama ve takibat yapılamayacağından temyiz başvurusuna esas dosyanın ilgili maddesinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA, (…. Daire Başkanı ..., Üyeler ... ve ...’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oyçokluğu ile,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

…. Daire Başkanı ...’ın karşı oy gerekçesi

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde;

“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir …” denilmektedir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesinde ise;

“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmü bulunmaktadır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28’nci maddesine göre toplu sözleşmelerle; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları ile ilgili düzenleme yapılmasına izin verilmişken, sosyal denge sözleşmesine ilişkin 32’nci madde düzenlemesi 28’nci madde de sayılan unsurlar da dahil olmak üzere herhangi bir mali ve sosyal hak ile ilgili düzenleme yapılmasına veya tutar belirleme yetkisi vermemekte olup yalnızca; belirlenmiş olan tavan tutarı (2014 ve 2015 yıllarını kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme ’de ödenebilecek sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının ek gösterge dâhil %100’ü olarak belirlenmiştir) aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarının, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilmesine imkan sağlanmıştır.

Bu düzenlemeler karşısında; sosyal denge sözleşmeleriyle, özellikle usul ve esasları ve miktarı başka bir mevzuatla düzenlenmiş olan; vekâlet ücreti, yiyecek yardımı, ulaşım yardımı, çocuk yardımı, doğum ve ölüm yardımı, harcırah ödemesi, emekli ikramiyesi vb. konularda yapılacak ödemelerle ilgili düzenlemelere yer verilemez, buna ilişkin meri mevzuatta belirlenmiş olan usul ve esaslarda değişikliğe gidilemez, ilgili mevzuatında belirlenmiş olan tutardan daha fazla bir ödeme yapılmasına ilişkin düzenleme yapılamaz

Temyize konu olan somut uygulamada Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinde Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarına aylık net (sözleşme aidatı hariç) ... TL sosyal denge yardımı yapılması öngörülmüştür. Bu ödeme 4688 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesi kapsamında değerlendirilemez.

Açıklanan nedenlerle, sosyal denge sözleşmesi dayanak gösterilerek ödenen “Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarına ödenen sosyal denge yardımı” 4688 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesi kapsamında olmadığından belirtilen bu ödemenin ayrıştırılarak hüküm kurulması gerekmektedir.

Üye ... ve Üye ...’in karşı oy gerekçesi

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 28’inci maddesine göre akdedilen toplu sözleşmelerin mali hükümleri ile ilgili açıklama yukarıda yer almaktadır.

Bu düzenlemeler karşısında; sosyal denge sözleşmeleriyle, özellikle usul ve esasları ve miktarı başka bir mevzuatla düzenlenmiş olan; vekalet ücreti, yiyecek yardımı, ulaşım yardımı, çocuk yardımı, doğum ve ölüm yardımı, harcırah ödemesi, emekli ikramiyesi vb. konularda yapılacak ödemelerle ilgili düzenlemelere yer verilemez, buna ilişkin meri mevzuatta belirlenmiş olan usul ve esaslarda değişikliğe gidilemez, ilgili mevzuatında belirlenmiş olan tutardan fazla ödeme yapılmasına ilişkin düzenleme yapılamaz.

Temyize konu olan somut uygulamada Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinde Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarına aylık net (sözleşme aidatı hariç) ... TL sosyal denge yardımı yapılması öngörülmüştür. Belirtilen bu ödeme 4688 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi kapsamında değerlendirilemez.

Açıklanan nedenlerle, sosyal denge sözleşmesi dayanak gösterilerek, Meclis Üyesi Başkan Yardımcılarına sosyal denge yardımı yapılması kamu zararı teşkil ettiğinden bu ödemelerin ayrıştırılarak hüküm kurulması gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim