Sayıştay 5. Dairesi 49548 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Yargılama Usulleri
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
49548
18 Mayıs 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2019
-
Daire: 5
-
Dosya No: 49548
-
Tutanak No: 52001
-
Tutanak Tarihi: 18.05.2022
-
Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Vekalet nedeniyle yapılan fark ödemelerin mevzuata aykırı ödenmesi.
89 sayılı ilamın 10. Maddesi ile Büyükşehir Belediyesinde tekniker olarak çalışan ve Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne vekâlet eden ...’e vekâlet nedeniyle yapılan fark ödemelerin mevzuata aykırı ödenmesi sonucu ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine,
Kamu zararının tazmininden ise Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin müşterek ve müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Temyize konu Daire kararında özetle;
Tekniker olarak görev yapan ...’in 07.08.2015 günlü olur ile Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne vekâleten görevlendirildiği,
Şube müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için 657/68-B ve Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesindeki şartların olması gerektiği, bu durumun vekâleten yapılan atamalar içinde geçerli olduğu belirtilerek,
Teknisyen olarak 22.05.1995 tarihinde açıktan teknisyen olarak atanan ...’in 25.09.1997 tarihinde naklen ... Büyükşehir Belediyesi memur kadrosuna, 01.03.1999 tarihinde teknisyenliğe, 15.11.2011 tarihinde unvan değişikliği sınavıyla tekniker kadrosuna atandığı ve halende aynı kadroda görev yapmakta olduğu,
Kişinin 04.08.2010 tarihine ... Meslek Yüksekokulu Makine programcılığı bölümünü, 05.06.2017 tarihinde Açık öğretim Fakültesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetim Bölümünü (4 yıllık) bitirdiği,
Ancak, ...’in kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olma şartını sağlamadığı soucuna varılarak kişinin vekâleten görevlendirilmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne ait kadronun farklarını almasının mümkün olmadığına hükmedilmiştir.
Maddi Unsurları Bağlamında Konunun Esastan İncelenmesi
Temyize konu olay incelendiğinde, kadro unvanı tekniker olan memurun Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne vekâlet ettiği, vekâlet ettiği müdür kadrosuna ait ek ödeme, özel hizmet tazminatı gibi ödemelerin kendisine yapıldığı, ancak söz konusu kadroya atanmak için görevde yükselme yönetmeliğinde belirtilen belirli kadrolarda çalışmış olma şartını sağlamadığı gerekçesiyle yapılan ödemelerin kamu zararı olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır.
Mahalli idareler personelinin görevde yükselme sınavına ilişkin ilk yönetmelik 2 Şubat 2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 5 inci maddesinde müdürlükler yönetim hizmet grubu içinde yer almış, Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde de her bir müdürlük için mezun olunması gereken fakülte veya yüksekokullar tek tek sayılmıştır. Ancak bu yönetmelik döneminde norm kadro çalışması yapılmadığından sosyal işler müdürlüğü kadrosu bulunmamaktadır.
4 Temmuz 2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik ile yukarıda yazılı yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ve yeniden düzenlemeye gidilmiştir. Bu Yönetmelikte de müdürlükler görevde yükselmeye tabi yönetim hizmetleri grubunda sayılmış; Yönetmeliğe tabi müdürlükler teknik hizmetler ve diğerleri olarak ikiye ayrılmıştır. Ancak bu düzenlemede hangi müdürlüklerin teknik, hangi müdürlüklerin diğer müdürlük kapsamında olduğu belirtilmemiş, bu durum da uygulamada tereddütlere yol açmıştır.
Daha sonra 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile Yönetmeliğin 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,”
Bu değişiklikle teknik müdürlükler ve diğer müdürlükler Yönetmelikte liste halinde sayılmıştır. Ancak hangi teknik müdürlük için hangi fakülte veya yüksekokul mezunu olunması gerektiği belirtilmemiştir. Örneğin Temizlik İşleri Müdürlüğü için hangi fakülte veya yüksekokulun eğitim vermekte olduğu belirsizdir.
Son olarak 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmi Gazete’de yeniden düzenlemeye gidilerek bu belirsizlik ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Son düzenleme ile uygulama zorluğu düşünülerek müdürlük için teknik ve diğer müdürlük ayrımından vazgeçilmiş, fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak yanında;
“…2) Son müracaat tarihi itibarıyla, koruma ve güvenlik görevlisi amiri, şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi, hukuk müşaviri, çözümleyici, uzman, sivil savunma uzmanı, ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru ile eğitmen kadrolarında veya en az önlisans düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az iki yıl ya da 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde veya ortaöğrenim düzeyinde öğrenim gerektiren unvan değişikliğine tabi kadrolarda en az altı yıl çalışmış olmak,” şartı getirilmiştir.
Yapılan son düzenleme ile müdürlüklerin teknik ve diğer müdürlükler olarak tasnifi, hangi teknik müdürlükler için hangi eğitim şartının aranacağı gibi belirsizlikler dikkate alınmış ve son merhalede bu zorluktan kaçınılarak müdürlükleri teknik ve diğer müdürlük gibi bir ayrıma tabi tutmaktan vazgeçilmiştir.
Müdürlük kadrosuna atanabilmek için koruma ve güvenlik görevlisi amiri, şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi, hukuk müşaviri, çözümleyici, uzman, sivil savunma uzmanı, ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru ile eğitmen kadrolarında çalışanlar için (ki bunlar genel idare hizmetleri sınıfındadır) en az iki yıl çalışmış olma şartı aranmaktadır. Diğer taraftan unvan değişikliğini gerektiren görevlerde çalışanlar için en az iki yıl çalışma şartı yeterli sayılmıştır. Genel idare hizmetleri sınıfında bulunanlardan belirli (sayılı) görevde en az iki yıl çalışmış olma şartı aranırken, unvan değişikliğine tabi (teknik hizmetler sınıfında bulunanlar) görevler için ise böyle bir sınırlamaya gerek duyulmamış, unvan değişikliğine tabi tüm görevler kapsam dahiline alınmıştır.
Sonuç olarak, 2000 yılından beri görevde yükselmeye tabi müdürlükler için teknik ve diğer müdürlük tasnifi ile müdürlüklerin gerektirdiği eğitim türü belirsizliğini korumuş, bu durum uygulayıcıları tereddütte bırakmıştır. Hukuki belirlilik, mevzuat uygulayıcıların ve mevzuat hükmüne muhatap olanların açık bir şekilde bilme ve güvenme hakkıdır. Yapılan bu düzenlemelerde hukuki belirlilik görülmemektedir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun 71 inci maddesinde kamu zararı kasıt, kusur ve ihmale dayandırılır. Hukuki belirsizliğin olduğu yerde uygulayıcılara kasıt, kusur ve ihmal atfedilemez.
Davaya konu şahıs teknik hizmetler sınıfında tekniker unvanı ile çalıştığından, tekniker unvanı da unvan değişikliğine tabi kadro olduğundan, ilgilinin yukarıda açıklanan nedenlerle Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne vekaleten veya asaleten atanabilmesi için Yönetmelikte sayılan kadrolarda iki yıl beklemesine gerek bulunmamaktadır.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle ...’e Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne için öngörülen ek ödeme ve özel hizmet tazminatı ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne vekalet eden tekniker kadro unvanlı ...’e, vekalete ilişkin ek ödeme ve özel hizmet tazminatı ödenmesi nedeniyle kamu zararı oluşmadığından, konuya ilişkin dilekçi itirazlarının kabul edilerek 89 sayılı İlamın 10 uncu maddesiyle verilen ... TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, yukarıdaki hususlar göz önüne alınmak suretiyle yeniden hüküm tesisinin temini için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (….Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye … ve Üye …’nin ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 18.05.2022 tarih ve 52001 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
….Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye … ve Üye …’nin ayrışık görüşü;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68’inci maddesinin B fıkrasında, kurumların 1 ve 2’nci dereceli kadrolar için en az 10 yıl, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl hizmeti bulunan ve yükseköğrenim görenlerin atanabileceği ve aynı Kanunun Vekâlet Görevi ve Aylık Verilmesinin Şartları başlıklı 86’ncı maddesinde kimlere ne şekilde vekâlet verileceği, 175’inci maddesinde de vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için vekilin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86'ncı maddesinde, Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği ve sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebileceği, 22.03.2019 gün ve 30722 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında, 17/4/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar” ve eki cetvellerin uygulanmasına 2019 yılında devam olunacağı, 17/04/2006 gün ve 2006/10344 sayılı “Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın Vekalet başlıklı 9'uncu maddesinde, 657 sayılı Kanunun 86'ncı maddesi uyarınca, Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere; vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86'ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması ve asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki farkın, 657 sayılı Kanunun 175'inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlandığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödeneceği, ancak esas ve usule ilişkin olarak belirtilen şartları bir arada taşımayanlara, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmet içi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere, vekaletleri esnasında yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, vekalet görevine ilişkin olmayan geçici görev, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmet içi eğitim, kurs, seminer ve benzeri nedenlerle vekalet görevine ara verenlere (ara verdikleri günler için) vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmeyeceği, 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin 1'inci maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9'uncu maddesinde, aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile … en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılacağı, kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86'ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki farkın vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görevin fiilen yapıldığı sürece ödeneceği, ancak mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir.
04.07.2009 gün ve 27278 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğinin 7’inci maddesinde,
“(1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;
-
657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
-
Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
-
Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
-
Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,”
düzenlemesi yapılmıştır.
Bilgi İşlem Daire Başkanlığının altında yer alan Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğü Yönetmelik eki Ek 1 Teknik Öğrenim Gerektiren Müdürlükler arasında yer almaktadır. Kişinin teknik şube müdürlüğüne atanabilmesi için yükseköğretim kurumlarının kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olması gerekir. Aynı durum vekâleten yapılan atamalar içinde geçerlidir. ... Meslek Yüksekokulu Makine programcılığı bölümü mezun olduğu okulun 2 yıllık olması ve yönetmelikteki “kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olması” şartı dikkate alındığında bu şartın sağlanmadığı açıktır.
Diğer taraftan Bilgi İşlem Daire Başkanlığının altında yer alan Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğünün gerek görevi ve gerekse de Yönetmelik eki müdürlüklerin yer aldığı listeye göre Ek 2 Diğer Müdürlükler arasında yer almamakla birlikte aldığı kabul edildiği takdirde, kişinin şube müdürü kadrosuna atanabilmesi için 657/68-B ve Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7’nci maddesindeki şartları sağlaması gerekir. Kişinin bu müdürlüğe atanabilmesi için “657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşıması, Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olması, iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olması” gerekir. Bu kişinin iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmışlığı bulunmamaktadır.
Tekniker olarak görev yapan ... 07.08.2015 günlü olur ile Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne vekâleten görevlendirilmiştir. Şube müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için 657/68-B ve Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7’nci maddesindeki şartların olması gerekir. Aynı durum vekâleten yapılan atamalar içinde geçerlidir. Teknisyen olarak 22.05.1995 tarihinde açıktan teknisyen olarak atanan ..., 25.09.1997 tarihinde naklen ... Büyükşehir Belediyesi memur kadrosuna, 01.03.1999 tarihinde teknisyenliğe, 15.11.2011 tarihinde unvan değişikliği sınavıyla tekniker kadrosuna atanmış ve halende aynı kadroda görev yapmaktadır. 04.08.2010 tarihine ... Meslek Yüksekokulu Makine programcılığı bölümünü, 05.06.2017 tarihinde Açık öğretim Fakültesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetim Bölümünü (4 yıllık) bitirmiştir. ... kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olma şartını sağlamadığından dolayı vekâleten görevlendirilmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemler Şube Müdürlüğüne ait kadronun farklarını alması mümkün değildir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde 5. Dairece 89 sayılı ilamın 10. Maddesi ile verilen hükmün tasdikine karar verilmesi gerekir.
Üye …’in ayrışık görüşü;
Daire kararına ilişkin esas ve sorumluluk yönünden ayrışık görüşe iştirak edilmekte olup, Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.
Yargılama usulü açısında ise;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular temyiz ve karar düzeltme ile yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (9’a karşı 7 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek usul hukukuna aykırı olarak müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49