Sayıştay 5. Dairesi 48816 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
48816
8 Kasım 2023
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2019
-
Daire: 5
-
Dosya No: 48816
-
Tutanak No: 56078
-
Tutanak Tarihi: 08.11.2023
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Mevzuata Aykırı Personel Ataması
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
10-37 sayılı İlamın 12’nci maddesi ile; … Belediyesinde tahsildar olarak çalışan …’nin atandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı olarak “görevde yükselme sınavında başarılı olma” şartını sağlamadan 05.03.2009 tarihinde 3. dereceli şef kadrosuna atanması ve kendisine şef kadrosuna ait ödemelerin yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının;
Tahsildar olarak çalışırken şef kadrosuna atama işlemini onaylayan … (Belediye Başkanı) ile hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığından dolayı atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’den müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Esas yönünden inceleme:
Somut uygulama
…, 31.12.1985 tarihinde açıktan sınavla tahsildar olarak atanmıştır. Tahsildar olarak çalışırken 05.03.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 3. dereceli şef kadrosuna atanmıştır. 19.06.1981 tarihinde liseden mezun olmuştur.
Somut olayda kişinin 3. dereceli şef kadrosuna atamasının yapıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinde;
18.04.1999 gün ve 23670 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin;
“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde, bu Yönetmeliğin belediyeler ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelere ait memur kadrolarında istihdam edilen personelin, müdür ve daha alt görevlere yapılacak görevde yükselme mahiyetindeki asaleten atamaları ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin unvan değişikliği mahiyetindeki asaleten atamaları hakkında uygulanacağı,
“Görevde Yükselmeye İlişkin Esaslar” başlıklı ikinci bölümünün “Öğrenim düzeyi” başlıklı 5’inci maddesinde, Devlet memurlarının Müdür ve Şube Müdürlüğüne atanabilmesi için en az dört yıllık yükseköğrenim, şef kadrosuna atanabilmesi için en az iki yıllık yükseköğrenim görmüş olmaları gerektiği,
“Görevde Yükselme Sınav Esasları” başlıklı üçüncü bölümünün “Sınav şartı” başlıklı 11’inci maddesinde, Görevde yükselme eğitiminde başarılı olanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için, kurumlarınca çıkarılacak görevde yükselme yönetmeliğine uygun olarak yapılacak sınava katılarak başarılı bulunmalarının şart olduğu,
“Görevde yükselme yönetmelikleri” başlıklı 15’inci maddesinde, kurumların bu yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak şartıyla atamalarda öğrenim düzeyi, hizmet süresi, alt görevlerde bulunma, sicil ve disipline ilişkin şartlar ile görevde yükselme sınavına ilişkin usul ve esaslar gibi hususları kendi çıkaracakları yönetmelikler ile düzenleyebileceği, belirtilmiştir.
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin ilgili hükümlerinde;
“Kapsam
Madde 2 - Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.
Tanımlar
Madde 4 - Bu Yönetmelikte geçen;
e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, ifade eder.
Hizmet grupları
Madde 5 - Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.
Buna göre:
a) Yönetim Hizmetleri Grubu;
-
İlçe özel idare müdürü, birlik müdürü, itfaiye müdürü, zabıta müdürü ile diğer unvanlı ve unvansız müdürler
-
Zabıta müdür yardımcısı, itfaiye müdür yardımcısı ile diğer unvanlı ve unvansız müdür yardımcıları
-
Muhasip, muhasebeci, başkatip, ayniyat saymanı, işletme saymanı, döner sermaye saymanı, şef, amir, …unvanlarından oluşur.
Görevde yükselme sınavı
Madde 9- Eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumlarınca yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmaları şarttır.
Öğrenim düzeyi
Madde 14 - Bu Yönetmeliğe tabi personelde öğretim düzeyi ile ilgili olarak; …
c) Muhasip, muhasebeci, başkatip, ayniyat saymanı, işletme saymanı, döner sermaye saymanı, şef ve amirler için en az iki yıllık yüksek okul mezunu olmak, …”
Hizmete ilişkin özel şartlar
Madde 15 - Bu Yönetmeliğe tabi personelde hizmet süresi ile ilgili olarak aşağıdaki özel şartlar aranır. …
c) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin (a) bendinin 3 numaralı alt bendindeki kadrolara yapılacak atamalarda;
Meslekle ilgili dört yıllık yükseköğrenim mezunlarının en az üç yıl, diğer dört yıllık yükseköğrenim mezunlarının en az dört yıl, dört yıldan az süreli yükseköğrenim mezunlarının en az 5 yıl hizmeti bulunmak.
Geçici Madde 1 - İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.” denilmektedir.
Kamu görevlilerinin ilk kez bir göreve atanırken ya da görevde yükselme suretiyle üst göreve atanırken söz konusu görevin gerektirdiği nitelikleri taşıması zorunludur.
Somut olayda; tahsildar …’nin 3. dereceli şeflik kadrosuna atandığı tarihte geçerli olan mevzuat hükümlerine göre; şeflik görevde yükselmeye tabi bir kadro olup, bir kişinin şefliğe atanabilmesi için “en az iki yıllık yüksek öğrenimi bitirmiş olmak” (18.04.1999’dan önce görevde olan memurlar için bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.), “kurumlarınca açılacak yazılı sınavda başarılı olmak” ve “belirli süreli hizmeti bulunma” şartlarını birlikte taşıması gerekmektedir. …, atamanın yapıldığı tarihte atandığı şeflik kadrosu için öngörülen; “duyuruya çıkılma, başvurular alınma ve eğitime katılma ve yazılı sınavda başarılı olma” şartını yerine getirmemiştir.
Danıştay 5. Dairesinin 29.12.2003 tarih ve Esas No:2000/4306, Karar NO:2003/5767 sayılı kararı ile İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin:
“Hizmet grupları” başlıklı 5’inci maddesinin f, g, h, ı, j, k bentleri,
“Görevde yükselme eğitiminin şekli, süresi ve eğitim sonunda yapılacak sınav” başlıklı 7’nci maddesi,
“Görevde yükselme sınavının şekli” başlıklı 10’uncu maddesi,
“Sınav kurulu ve görevleri” başlıklı 12’nci maddesi,
“Hizmet grupları arasında geçişler” başlıklı 19’uncu maddesinin iptaline karar verilmiştir.
Yönetmeliğin 7, 10 ve 12’nci maddelerinin Danıştay tarafından iptal edilmesinden 2009 yılında Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin (Resmî Gazete tarihi: 04.07.2009 ve sayısı: 27278) yürürlüğe girmesine kadar olan süreçte Yönetmelikte belediyelerde görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar, sınavın şekli ile sınav kurulu ve görevleri konusunda düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 11’inci maddesi ile anılan Yönetmeliğin 9’uncu maddesindeki belirli görevlere atanma konusunda görevde yükselme sınavına katılarak başarılı olunması koşulu bu süreçte halen yürürlüktedir.
Buna göre şeflik kadrosu görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında olup, görevde yükselme sınavında başarılı olunması koşulu Yönetmelikte yürürlükteyken bu koşul sağlanmaksızın şeflik kadrosuna asaleten atama yapılmasının mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede ilgilinin atanırken bu kadroya atanabilmek için gereken sınavda başarılı olma şartını taşımadığı açıktır. Bir görev için öngörülen koşulların taşınmaması halinde bu görevin belirli bir süre yürütülmüş olması ilgili lehine kazanılmış hak oluşturmaz. Söz konusu koşulların görevin yürütüldüğü sürede de taşınması zorunlu olduğundan bu koşulun taşınmadığının daha sonra tespit edilmesi bu kişinin bu kadroda çalışmasına hukuki engel oluşturur. İlgilinin gerekli koşulları taşımadan şefliğe atandığı anlaşıldığından bu görevi yürütebilmesine olanak da bulunmamaktadır.
İstikrar bulan Danıştay kararlarında da belirtildiği üzere idarelerin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi ile atama şartlarını taşımaması durumunda süre kaydı aranmaksızın bütün işlemleri geri alabileceği kuşkusuzdur. Kişinin mevzuata aykırı bir şekilde atanması açık hata kapsamında bulunmaktadır.
Açık hatadan kaynaklı yapılan ödemelerin her zaman geri alınabileceği dikkate alındığında, Daire Kararında; şefliğe atanmak için gerekli şartları taşımayan …’nin şefliğe atanmadan önceki kadrosu tahsildar olduğu için şef ile tahsildar arasındaki ödeme farkları esas alınarak yapılan kamu zararı hesabının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
Diğer yandan, atama işleminin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmesi nedeniyle, kamu zararının 5018 sayılı Kanunun 74’üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı iddia edilmekte ise de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar.” denilmektedir. Somut olayda, atama işlemi eski tarihli olsa da kamu zararı tutarları 2018-2019 yılına aittir. Atama işlemi sürekli olarak temadi eden -devam eden- bir durum olup, 2018-2019 yıllarında meydana gelen kamu zararlarının sorgu konusu yapıldığı dikkate alındığında, bu yıllara ait kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı söylenemez.
Sonuç olarak; …’nin sınav şartı sağlanmaksızın şefliğe atanması, atamanın yapıldığı dönemde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırıdır.
Sorumluluk yönünden inceleme:
Somut olayda atama işleminin gerçekleştirilmesi sürecince yer alan ve kişinin şef kadrosuna atama işlemini onaylayan Belediye Başkanı … ile birlikte, atama tarihinde görev yapan ve hatalı atama işlemi kendisine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmayan … (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) hatalı atamadan kaynaklanan kamu zararından sorumlu tutulmuştur.
Mevzuata aykırı atama işlemi mevcut Belediye Başkanı …’ın görevde bulunduğu dönemde gerçekleşmediği ve kişinin kamu zararına neden olan süreçte de bulunmadığı anlaşılarak 2019 yılında görev yapan Belediye Başkanı …’ın sorumluluğu bulunmadığına hükmedilmiştir.
Ayrıca Kararda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığına hükmedilmiştir.
Somut olaydaki kamu zararının; görevi dahilinde; hukuka aykırı atama işlemini gerçekleştiren dönemin Belediye Başkanı ile bu atama işleminin hukuka aykırı olduğu hususunda gerekli uyarıyı yapmayan ve iptalini gerçekleştirmeyen dönemin (atama tarihindeki) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün, kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri neticesinde oluştuğu anlaşıldığından, sorumluluk tespitinde kurulan illiyet bağının 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesi ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uygun olduğu görülmüştür.
Bu itibarla; sorumluların tüm itirazları reddedilerek, 37 sayılı İlamın 12’ci maddesi ile verilen … TL’lik tazmin hükmünün TASDİKİNE,
(Temyiz Kurulu Başkanı-.... Daire Başkanı …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …’in karşı oy gerekçesi karşısında) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 08.11.2023 tarih ve 56078 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
Temyiz Kurulu Başkanı-.... Daire Başkanı … ile Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
Konunun esası yönüyle çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte, sorumluların tespiti yönüyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
İlam hükmünde “hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığı” gerekçesi ile atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’ün sorumlu olduğuna hükmedilmiştir. Atamanın yapıldığı tarihte … İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü görevini yürütse de, adı geçen kişinin atama yazısında (personel hareketleri onayında) adı da imzası da bulunmamaktadır. Atamanın yapıldığı tarihte izinli olmayıp, görevi başında olduğunu da bilmiyoruz. Bu yüzden atama işlemine dahli somut bir veriyle ispatlanamayan sözü edilen kişi hakkında, hatalı atama ile ilgili olarak Belediye Başkanını uyarmadığı şeklinde doğruluğu kanıtlanamayan bir durumla sorumluluk tevcih edilmesi hukuki değildir.
Bu itibarla; …’ün sorumluluğunun kaldırılması için İlam hükmünün bozulması gerekir.
Üye …:
Burada kamu zararına sebebiyet veren karar, işlem veya eylem, 05.03.2009 tarihinde hukuka aykırı olarak yapılmış bir atama işlemidir. Sorumluluk tevcih ederken de atamayı yapan kamu görevlisini sorumlu tutmaktayız. O halde haksız bir eylemden kaynaklanan bir zarar, tazminat istemi ve sorumluluk halinin söz konusu olduğu durumlarda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine bakmak gerekecektir.
Kanunun “C. Zamanaşımı” başlıklı 72’nci maddesinde;
“Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.”
Buna göre hukuka aykırı fiilin işlendiği yani atamanın yapıldığı 05.03.2009 tarihinden itibaren 10 yılın geçmesi sebebiyle bu fiile bağlı olarak ortaya çıkmış kamu zararı ve tazminat istemi zaman aşımına uğramıştır. Dolayısıyla İlam hükmünün bu gerekçeyle kaldırılması gerekir.
Diğer yandan, hükümde, “Hatalı atama işlemi kendilerine geldiğinde gerekli yazıyı yazarak atama yapan Belediye Başkanını uyarmadığı” gerekçesi ile atama tarihindeki İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü …’ün sorumlu tutulduğu görülmektedir. Atamanın yapıldığı tarihte, … İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü görevini yürütse de adı geçen kişinin atama yazısında (personel hareketleri onayında) adı ve imzası bulunmamaktadır. Atamanın yapıldığı tarihte görevi başında olduğu da belli değildir. Bu yüzden atama işlemine dahli somut bir veriyle ispatlanamayan sözü edilen kişi hakkında, hatalı atama ile ilgili olarak Belediye Başkanını uyarmadığı şeklinde doğruluğu kanıtlanamayan bir durumla sorumluluk tevcih edilmesi hukuki değildir.
Bu itibarla, tazmin hükmünün Borçlar Kanunu 72’nci maddesi uyarınca esastan kaldırılmazsa, sorumluluktan yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerekir.
Üye …:
…’nin, 19.06.1981 tarihinde liseden mezun olduğu, 31.12.1985 tarihinde açıktan sınavla tahsildar, 05.03.2009 tarihinde görevde yükselme sınavına girmeden 3’üncü dereceli şef kadrosuna atandığı, dosya münderecatından anlaşılmıştır.
…’nin 3’üncü dereceli şeflik kadrosuna atandığı 05.03.2009 tarihinde geçerli 02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik’in şefliğe atanabilmesi için “En az iki yıllık yükseköğrenimi bitirmiş olmak” şartı aynı yönetmeliğin Geçici 1’inci maddesinde belirtilen; “İhtiyaç duyulan hallerde bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelden 18/04/1999 tarihinde görevde bulunanlar için bu Yönetmelikte öngörülen öğrenim düzeyinin bir alt öğrenim düzeyi esas alınabilir.” istisna getiren hükmü, 31.12.1985 tarihinde görevde olması nedeniyle uygulanmayabilecektir.
2009 yılında yapılan bir atama nedeniyle 2019 yılındaki görevin gereği yapılan ödemelerle ilgili olarak, 2019 yılında görevde olan yöneticiler ile 2009 yılındaki ilgililere bu atama nedeniyle 2019 yılında bu atamanın mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mali yönden bir sorumluluk yüklenmesi 5018 sayılı Kanunu’nun 71’nci maddesi gereğince mümkün gözükmemektedir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararı; “… mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında Kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler;
“a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,”
Şeklinde belirlenmiştir.
Yakarıda yer verdiğimiz 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesi gereğince ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeleri “Kamu Zararı” olarak değerlendirmek mümkün gözükmemektedir.
Yönetmelikte belirtilen sınav şartına uyulmadan bu yönüyle mevzuata aykırı bu işlem nedeniyle “Kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmamıştır.” Bu yönüyle “Kamu Zararının” söz konusu olmamasına rağmen bu işlem nedeniyle gerekli inceleme ve soruşturma yapıldığı sorumluları tespit edilerek ilgili mercilerce idari ve cezai işlemlere konu olduğu anlaşılmıştır.
…, 05.03.2009 tarihinden itibaren “Şef” kadrosuna vekâleten görevlendirilmiş olsaydı kamu zararına konu edilen ödemeleri alabilecekti. Bu ödemeler herhangi bir kamu zararına konu edilemeyecek yapılan ödemeler de hukuka uygun olarak değerlendirilecekti.
Dosya münderecatından; atama yapanlar hakkında cezai bir karar olmasına rağmen yapılan atamanın iptaline yönelik bir karar mevcut değildir. Kamu zararına konu edinilen dönemde atama iptal edilerek vekâlet görevi ile tekrar görevlendirilmiş olsaydı kamu zararına konu bir işlemden bahsedilemeyecekti. Kamu zararına konu edilen dönemde; vekâlet için gerekli şartları taşıyan ilgiliye yaptığı görev nedeniyle yapılan ödemeler, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinde belirtilen “Kamu Zararı” tanımına girmemektedir.
Kamu idaresi tarafından atamanın yapıldığı dönem itibariyle …‘nin görevini yerine getirmediği yönünde düzenlenmiş bir tutanak ve hakkında başlatılmış inceleme ve soruşturmanın da mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan ödemeler, fiilen yapılan görevin karşılığı ödemelerdir. Bu kadro için başka bir personele bu müdürlüğe ilişkin ödeme yapıldığına ilişkin bir tespit de mevcut değildir. Görevin yetki ve sorumluluğunu taşıyan bu görev nedeniyle ilgiliye yapılmış olan ödemeleri kamu zararı olarak nitelendirmek hukuken mümkün değildir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve izahat muvacehesinde yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle verilen tazmin hükmüne ilişkin daire kararının “Refi” gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17