Sayıştay 5. Dairesi 48 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirler
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
48
13 Şubat 2014
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 5
-
Karar Tarihi: 13.02.2014
-
Karar No: 48
-
İlam No: 203
-
Madde No: 1
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2012
-
Konu: Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar
KARAR
Katma Değer Vergisi
………. Belediyesi mülkiyetinde 2 yıldan daha az süreli bulunan arsaların satışında, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı altıncı bölümünde yer alan 17 nci maddesinin “Diğer İstisnalar” başlıklı 4 üncü fıkrasının (r) bendindeki düzenlemeye uygun olarak, KDV tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi gerekirken, belirtilen KDV’nin tahakkuk ve tahsilinin yapılmaması sonucu ………. -TL tutarında kamu zararına neden olunduğu hususunun sorgu konusu konusuyla ilgili olarak;
Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g bendinde; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin katma değer vergisine tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 17/4-r maddesindeki düzenleme ile; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin esas alınması suretiyle ileri sürülmüş olan Denetçi iddiasında; Belediyenin mülkiyetinde en az 2 tam yıl bulunması durumunda arsanın katma değer vergisinden istisna edilmesi, bu şartların oluşmaması durumunda yapılacak olan gayrimenkul satışının vergiye tabi tutulması gerektiği, oysa, ………. Belediyesi tarafından satışı yapılmış olan mahalleleri ve ada parsel numaraları “………. Mahallesi, ..... Ada.....Nolu Parsel, ………. Mahallesi, ..... Ada .......Nolu Parsel, ………. Mahallesi, ..... Ada,... Nolu parsel, ………. Mahallesi, ......Ada, ..... nolu parsel, ………. Mahallesi, ...... Ada, .....nolu Parsel” olan arsaların, Belediyenin mülkiyetinde 2 yıldan daha az süreli bulunduğu ve dolayısıyla söz konusu gayrimenkul satışları için KDV tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi gerekirken belirtilen KDV tahakkuk ve tahsilinin yapılmaması suretiyle ………. –TL tutarında kamu zararına neden olunduğu ifade edilmiş ise de; bu iddiaya katılmak mümkün görünmemektedir.
Şöyleki; sorumlular tarafından yapılan savunmalardan da anlaşılacağı üzere, söz konusu arsa satışları, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17 nci maddesindeki; “Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hâsıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel taktiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giren yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şûyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder. Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir.
Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir. Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır.’’ düzenlemesine uygun olarak, Belediyenin kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırılan gayrimenkullerden artan parçalarla istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalarda müstakil inşaatlara elverişli olmayan parçaları, diğer bir ifade ile ‘‘artık yerleri’’ bitişiğindeki arsa veya bina sahibine 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17 nci maddesi uyarınca bedel takdiri suretiyle Belediye Encümen kararı ile yapılan arsa satışlarıdır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun; “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir:
-
Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,
-
Her türlü mal ve hizmet ithalatı,
-
Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler:
a) Posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri,
b) (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans ve talih oyunlarının tertiplenmesi ve oynanması,
c) Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi,
d) (Değişik : 16/6/2009-5904/8 md.) Müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi,
e) Boru hattı ile hampetrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınmaları,
f) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri,
g) Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri,
h) Rekabet eşitsizliğini gidermek maksadıyla isteğe bağlı mükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek teslim ve hizmetler.
Ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edilir.
Bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişilikleri, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamaları, ikametgah veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmaması işlemlerin mahiyetini değiştirmez ve vergilendirmeye mani teşkil etmez.
İthalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzelkişi tarafından yapılması veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesi, özellik taşıması vergilendirmeye tesir etmez.”
Hükmü bulunmaktadır.
Kanunun yukarıda yer verilen hükümlerine göre belediyelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikte olmayan teslim ve hizmetleri KDV’ye tabi değilken, aynı Kanunun 1/3-d maddesine göre “müzayede mahallerinde yapılan satışlar” KDV’ye tabidir.
KDVK’nda müzayede mahallerindeki satışlar vergiye tabi tutulmuş ancak “müzayede mahalli” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği açık olarak belirtilmemiş, başka bir kanuni düzenlemeye de yollama yapılmamıştır. 5393 sayılı Belediye Kanununda ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununda müzayede, mezat salonları ile ilgili herhangi bir açık hüküm bulunmamaktadır. Ancak 5393 sayılı Belediye Kanunun 14/a maddesinde düzenlenen hükümlerden yola çıkarak Belediyelerin müzayede salonları da işletebilmesi mümkün görünmektedir
Belediyelerce müzayede mahalli olarak tespit edilmeyen yerlerde de yapılsa artırma esasına tabi yapılan satışların yapıldığı yerler müzayede mahalli niteliği kazanmaktadır. Bu kapsamda 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca satış yapılan yerler, bu satışların özelliği nedeniyle müzayede mahalli niteliği kazanmaktadır. Zira Devlet İhale Kanunu uyarınca yapılan satışlar prensip olarak “artırma” esasına göre yapılmaktadır. Buna karşın Devlet İhale Kanunu uyarınca artırma esasına tabi olmaksızın yapılan satışların müzayede mahallinde yapılan satış olarak kabul edilmesi ve KDV’ne tabi tutulması mümkün değildir.
Yukarıda ifade edildiği üzere “müzayede mahalli” kavramından anlaşılması gereken herhangi bir yer ya da tahsis edilmiş özel bir mahal aranmaksızın müzayede yoluyla satış yapılan her yer KDV Kanunu’na göre müzayede mahalli olarak kabul edilmelidir. Dolayısıyla müzayede mahalli tabirinin içinde sürekli olarak müzayede işlemlerinin yapıldığı münhasıran bu iş için kurulmuş ve işletilen yerler olarak yorumlayabilmek mevcut düzenlemeler dahilinde mümkün değildir.
Sözcük anlamıyla “açık artırma” anlamına gelen “müzayede”, bir malın birden fazla istekli arasından en yüksek fiyatı teklif edene satımını sağlayan bir satış yöntemidir. Kanun, müzayede suretiyle yapılan satışları “müzayede mahallerinde yapılan satışlar” ibaresiyle ifade etmiştir.
2886 sayılı Kanunun “Uygun bedelin tespiti” başlıklı 28. Maddesine göre, artırmalarda uygun bedel; tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere teklif edilen bedellerin en yükseğidir.
Yukarıda yer alan yasa hükümleriyle bu konudaki açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden, bir malın en yüksek bedeli teklif edene satılmak üzere satışa sunulması için yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışların katma değer vergisine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim Danıştay.... Dairesinin..... tarihli ve ………., K. ………. sayılı ve ......tarihli; E. ………., K. ………. sayılı ve ...... kararları ile Danıştay..... Dairesinin E. ………., K. ………. sayılı ve ..... tarihli kararında ihaleli veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yapılan gayrimenkul satışlarının müzayede mahallerinde yapılan satışlar kapsamında KDV’ye tabi olduğu belirtilmiştir.
………. Belediyesi tarafından yapılan söz konusu arsa satışları Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-r maddesinde belirtilen şekilde Belediyenin mülkiyetinde 2 tam yıldan daha az süre kalmış olmasına karşın yapılan satış 3065 sayılı Kanunun 1/3-d maddesinde belirtildiği üzere “müzayede mahallerinde” yapılan satışlar kapsamına giren ihaleli bir satış değildir. Yapılan satış işlemleri, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17 nci maddesi gereği olarak, Belediyenin kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırılan gayrimenkullerden artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalarda müstakil inşaatlara elverişli olmayan parçalarının, diğer bir ifade ile ‘‘artık yerlerin’’ bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle verilmesi işlemleridir.
Dolayısıyla, ………. Belediyesi tarafından ticari niteliği olmayan ve müzayede mahallerinde yapılan satışlar kapsamında ihaleli yapılan satışlar olarak da değerlendirilemeyen bu arsa satışları için KDV tahakkuk ettirilmesi mümkün görünmemektedir.
Bu itibarla, mevzuatına uygun olduğu anlaşılan ………. -TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05