Sayıştay 5. Dairesi 46666 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46666

Karar Tarihi

29 Eylül 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2014

  • Daire: 5

  • Dosya No: 46666

  • Tutanak No: 50195

  • Tutanak Tarihi: 29.09.2021

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Asilde aranan şartları taşımadığı halde yapılan asaleten veya vekaleten atamalar

  1. 118 sayılı İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan . . . ’un kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 20. 08. 2007 tarihinde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2 nci maddesinde, 118 sayılı İlamın 2 nci maddesi ile ilgili olarak: “… tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:

TEMYİZ SEBEPLERİ,

I-TAZMİN KARARI VERİLEN FAZLA ÖDENEN MAAŞ FARKLARININ “KAMU ZARARI” KAPSAMINDA SAYILAMAYACAĞI,

“Kamu zararı”nın, 5018 sayılı kanun 71. maddesinde “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olmasıdır” şeklinde tanımlandığı, Atamalarda adı geçen memurların, insan kaynakları müdürlüğünün teklifi üzerine esasen uzun süreden beri vekaleten çalıştığı kadrolara atandığı, Atanan bu memurların, atanmış oldukları kadrolardaki görevlerini yıllarca mevzuata uygun ve kusursuz yürütmüş olduğu, İç denetçi ve mülkiye denetçilerinin düzenledikleri denetim raporlarında atama işlemleri de dahil mevzuata aykırılık tespit edilmemiş olduğu, (Mülkiye müfettişi …’in 1.8.2008-5.7.2011 arası, Mahalli idareler denetçileri … ve …'ın 31.8.2006 tarihli, Mülkiye başmüfettişi …’nin 1.8.2008 tarihli raporları)

Atanan memurların esasen bu görevlerini uzun süreden beri iç denetim raporları ile de doğrulanan hatasız, mevzuata uygun yürütmüş olmaları karşısında “sınav” şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulünün gerektiği,

Bu önemsiz şekil eksikliğinin, kadrodaki görevini eksiksiz ve başarılı bir şekilde yıllarca sürdürmüş bulunan memurun “sınavsız atandığı ” gerekçesi ile “daha ucuza çalıştırılmasına devam edilmemiş olması" ve buna son veren atama işleminin sınavsız yapılmış olması, maaşındaki küçük bir farkın "kamu zararı” olarak nitelenmesinin, hakkaniyete uygun olmadığı gibi Anayasa m.18’deki angarya yasağının ihlali anlamını taşıdığı, Bu nedenle, görev yaptığı kadrodaki görevini vekaleten sürdürmesini önleyen atama kararının şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülerek aradaki maaş farkının kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiği, (Bu yöndeki savunmanın, dosyada mevcut yargı kararları ile doğrulandığı, Danıştay 11. Dairesinin 8.10.2001 T. 2001/2197 sayılı kararındaki “fiilen yürütülen bir hizmet varsa Anayasanın angarya yasası gereği çalıştığı süre için ödeme yayılmasının hukuksuz olmadığına” dair kararı ve yine Danıştay 11. Dairesi 8.10.2001 tarih 2001/2197 sayılı kararında “memur vekaleten de olsa kadrosuna uygun esas maaşı alması gerekir. Kamu zararı yoktur.” Değerlendirmelerini içeren kararı)

Ayrıca, üye ...’in azınlık oyunda belirtildiği üzere denetim yılından önce sorumlu bulunduğu ileri sürülen Belediye Başkanlığı görevinden ayrılmış olduğu, usulsüz olduğu iddia edilen atamalardaki memurların önceki görevlerine iade edilmiş olmaları nedeniyle de kamu zararının söz konusu olamayacağı,

Sonuç olarak,

Atanan memurların yıllarca vekaleten görevin gereklerine uygun yürüttükleri görevlerine asaleten atanmakla kadronun gerektirdiği artış ile meydana gelen maaş farklarının, kamu hizmetinin ilgili memurlar tarafından eksik, hatalı, kusurlu yerine getirildiği/yetersiz olduğu ileri sürülmediğine göre, kamu zararı kapsamında sayılamayacağı, Bu farkın, sonuçta memurun çalışması karşılığında ödenmiş olması nedeniyle zarar olarak nitelenmesinin mümkün olamayacağı,

Aksi düşünce ile bunların hak edilmemiş bir ödeme olduğu düşünüldüğünde, yapılan fazla ödemenin 5018 sayılı kanuna göre atamada sorumlu olanlardan tazmini değil, 6085 sayılı kanun 50. maddesi ile idaresine bildirilerek bizzat atanan memurdan TBK’nun m.77 gereği “sebepsiz zenginleşme” hükümlerine göre iadesi istenmesi gerektiği,

II- FAZLA ÖDEMELER KAMU ZARARI SAYILSA BİLE BELEDİYE BAŞKANI GÖREVİ İLE ARASINDA İLLİYET BAĞININ BULUNMASININ ZORUNLU OLDUĞU,

Siyasi bir kişilik olan üst yönetici Belediye Başkanının atamalarda gözetilecek mevzuat hükümlerini bilmesinin olanaksız olduğu,

Usulsüz olduğu iddia edilen atamaların;

a-Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Ünvan Değişikliği Yönetmeliğinin 2. maddesinde; 657 sayılı kanuna tabi görev yapan devlet memurlarını yönetmeliğin 5. maddesinde sayılan kadrolara görevde yükselme ve ünvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsadığının belirtildiği, Davaya konu atanan kişilerin, 657 sayılı kanuna tabi memur olup atandıkları görevlerde altı aydan daha uzun süre çalışmış olmaları ve atanılan kadroların Kanunun 5.maddesi kapsamında olmakla “yönetim, araştırma, planlama ve savunma hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilirler," hükmü karşısında usulsüz olduğu ile sürülen atamalardaki atanan memurların önceki görevlerinin daha üst görev olup olmadıkları araştırılmaksızın karar verilmiş olduğu, (Yüksek kurulun bu konudaki kararının ekte sunulduğu,)

b-5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde, üst yönetici/Belediye Başkanının, “kaynakları verimli kullanılmasını, kayıp ve kötüye kullanımları önlemek, kanunların kendisine verdiği sorumlulukları yerine getirmesinden dolayı Belediye Meclisine karşı sorumlu oldukları”nın belirtildiği, Kanun koyucunun, Belediye Başkanına yüklemiş bulunduğu bu sorumluluğu yerine getirilmesinde “harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, mali hizmetler yetkilileri ve iç denetçileri”i görevli kıldığı, Buna göre, kanun koyucunun Belediye Başkanlarının mevzuatı bilemeyeceği ön kabulü ile O’nu koruyucu, uyarıcı mekanizmayı kurmayı amaçladığı,

Kanunun kendilerine bu görevleri yüklediği harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine rağmen Belediye Başkanının “sınavsız atama” yapmış olmasından dolayı sorumlu olabilmesi için Başkanın kendilerine “yazılı emir” vermiş olmasının gerektiği, Buna dair dosyada bir emare dahi bulunmadığı,

Yine,

5393 sayılı kanunun 38 maddesi (J) bendi ile Belediye Başkanına, belediye personeli atamak yetki ve görevi verirken bu yetkisini “İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı ” aracılığı ile kullanacağının bildirilmiş olmasının, O’nu muhtemel bir hata yapmaktan korumaya yönelik olduğu,

Görüldüğü gibi kanun koyucunun Belediye Başkanının yönetim yetkisini kullanırken söz konusu “Harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı” birimlerini emrine vermiş olmasının, O’nun kasıt dışındaki hata veya ihmallerinden sorumsuz olmasını amaçladığı, Aksi halde, söz konusu kurumlara bu görevin verilmemiş olacağı ve Belediye Başkanının ihmallerinde de ona sorumluluk yüklenmesinin sağlanacağı, Kanunda bunun yapılmamış olmasının, başkanın bu hatalı bürokratik detaylardaki ihmali eylemlerinden sorumsuzluğunu sağladığı,

Kısaca, Kanun koyucunun, Başkanın personel atamalarındaki tasarruflarını yerine getirirken emrine verdiği uzman birimlerin, Başkanın mevzuata aykırı tasarrufunu önleme amacında olduğunu gösterdiği, Başkanın siyasi bir kişilik olup mevzuatı bilmeyeceğini peşinen kabul etmiş olan kanun koyucunun, mevzuata uygun olmayan tasarruflarından dolayı mali sorumluluğu olmadığının ve sadece Belediye Meclisine karşı idari sorumluluğu bulunduğunun öngörüldüğü, Diğer bir deyişle, Başkanın atama tasarrufu ile zarar arasında görevi nedeniyle illiyet bağı bulunmadığı,

III- MEVZUATA UYMAYAN ATAMA ONAYI VERMESİ İLE DOĞAN ZARARDAN BAŞKANIN DIŞINDA BUNUN MEVZUATA UYGUNLUĞUNU KONTROL İLE GÖREVLİ BİRİMLERİN SORUMLU OLDUĞU,

Belediye Başkanının sorumsuz olduğu konusunda yukarıda ileri sürülen gerekçelerin, zararın tazmini konusunda “kontrol ve uyarı” görevini yerine getirmeyen harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile İnsan Kay.ve Eğt. Daire Başkanlığı görevlilerinin sorumlu olduklarını açıkça ortaya koyduğu, (Bu birimlerin sorumlu olduklarına dair II. betteki savunmaların yinelendiği,)

IV- DAİRENİN 21.3.2016 TARİH 276 SAYILI İLAMINDA DEĞERLENDİRMELERİN ÇELİŞKİLİ OLDUĞU (276 İlam sayılı Daire Kararı 2013 yılı hesabına ilişkindir.),

(2) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayının “matbu olmayıp makine ile yazılı olması ve ilk maaşına eklendiği diğer maaşlarında bulunmadığı "gerekçesi ile harcama yetkililerinin sorumlu olmayacağı yönündeki kabulün gerçeklerle bağdaşmadığı,

Üye ...’in azlık oyunda belirtildiği üzere ... Belediyesinin çok büyük bir kurum olmaması dolayısıyla görevlilerin bu atamalardan habersiz olduklarının düşünülemeyeceği, Atama onay belgesinin matbu olmayıp el yazılı olması ve ilk maaşına dayanak yapıldığı daha sonraki aşamalarda bulunmadığı bu nedenle sorumluların sonraki aylık maaş ödemelerinde bundan haberdar olmadıklarını söylemenin inandırıcı olmadığı,

Bu maddenin konusunun ... adlı memurun ataması ile ilgili olduğu, Atamanın sınavsız yapıldığını bilemeyecekleri söylenen, sonraki maaş ödemelerini düzenleyen gerçekleştirme görevlileri arasında ...’un kendisinin de yer almış olmasının şaşırtıcı olduğu, Yüksek mahkemenin kabulüne göre “Gerçekleştirme görevlisi ... kendisi hakkında maaş düzenlemesi sırasında harcama yetkililerinden gelen maaş ödemesi ile ilgili evrakları arasında atama onayı bulunmadığı için kendisinin sınavsız atamasından habersizdir” denmesinin gerçekçi olmadığı,

Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcamanın mevzuat hükümlerine uygunluğunu araştırmak ve gerekirse ödemeyi yapmamak konusunda sorumluluğunun bulunduğu,

(4) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5393 sayılı kanunda belirtildiği,

Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,

(8) nolu madde: Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5393 sayılı kanunda belirtildiği,

Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,

(9) nolu madde: Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Memur ...’ın sınav ve eğitim şartı yerine gelmeden atamasının yapılmış olması nedeniyle mevzuata aykırılığın harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlileri tarafından bilinmediğini ileri sürmek gerçeklere aykırı olduğu, Çünkü bizzat ... hem İnsan Kay. ve Eğt. Dairesi Müdürü ve hem de maaş ödeme belgelerinde “Harcama yetkilisi ” olarak imzası bulunan kişi olduğu, Atama işleminin sınav şartının yeri getirilmediğini ve getirilmeden atama yapılamayacağını bilmediğinin gerçekçi olmadığı, Ayrıca, aynı şekilde atama işleminde “İnsan Kay ve Eğt. Mdv.” olarak harcama yetkilisi olarak onay vermiş olan ...’un da bunu bilmediğinin söylenemeyeceği,

...’ın kendi kendisinin atama işleminde, sınav şartını yerine getirmediğini bildiği halde ve kontrol ve uyarı görevini ihmal ederek maaş ödemelerine onay vermiş olan adı geçenin kusursuz ve sorumsuz olduğunu ileri sürmek mevzuata ve mantığa aykırı olduğu,

(10) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında;

Yüksek mahkemenin gerekçeli kararında, ...’in atamasının yasaya aykırı olduğunun gerekçeli kararda ancak iki sayfada açıklanabilmiş olmasının, atamanın yapılabilmesi için sınavın gerekli olduğu konusunun ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyduğu, Bu karmaşık mevzuatı siyasi bir kişilik olan Belediye Başkanının bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, Bunun için kanun koyucu tarafından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini O’nun emrine verdiği, Ancak bu yetkili ve görevlilerin emri altına girdikleri Başkanın işlemlerini uyarı/kontrol görevi ile sorumlu tutulmuş oldukları, Siyasi kişilik olan Başkanın, memurun atamasının mevzuata uygun olmadığı iki sayfayı tutan mevzuat karmaşasını bilmesinin beklenemeyeceği bir konuda, O’nun yapacağı atama işlemi ile harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini uyarı ve kontrolü ile görevlendirmiş olmasının amacının O’nu mali yönden sorumluluk altına sokmamak olduğu, Elbette maaş ödemelerinde sınav şartı veya diğer şartları yerine getirilip getirilmediğini araştırmaksızın ödemelere izin vermiş olan harcama yetkilileri, gerçekleştirme ve İnsan Kay ve Eğt. Dairesi Md. görevlilerinin sorumsuzluğuna karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu,

Ayrıca,

Atamalar sonrasında maaş ödemelerinde harcama yetkilisi görevinde bizzat atanan ...’in imzası bulunduğu, Uyarı ve kontrol görevini yerine getirmeden kendi atamasını onaylayan görevlinin ...’in bizzat kendisi olduğu, Yani kendisinin sınavsız atandığını bildiği halde uyarı/kontrol görevini yerine getirmeyen memur ...’in zarardan sorumlu olmayacağını ileri sürmekteki çelişkinin apaçık ortada olduğu,

(13) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğunu kontrol ile görevli olduklarının 5015 sayılı kanunda belirtildiği,

Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,

(14) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5018 sayılı kanunda belirtildiği,

Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,

(15) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Memur ...’in atamasının sınav şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle yasaya uygun bulunmadığı,

Atamalar ve bunun sonucu maaş farkları ile bu son derece karmaşık mevzuatı siyasi bir kişilik olan Belediye Başkanının bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, Bunun için kanun koyucu tarafından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini O’nun emrine verildiği, Ancak bu yetkili ve görevlilerin emri altına girdikleri Başkanın işlemlerini uyarı/kontrol görevi ile sorumlu tutuldukları, Kanun koyucunun, O’nun yapacağı atama işlemi ile harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini uyarı ve kontrolü ile görevlendirmiş olmasının amacının O’nu mali yönden sorumluluk altına sokmamak olduğu, Elbette maaş ödemelerinde sınav şartı veya diğer şartları yerine getirilip getirilmediğini araştırmaksızın ödemelere izin vermiş olan harcama yetkilileri, gerçekleştirme ve İnsan Kay ve Eğt. Md. görevlisinin sorumsuzluğuna karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu,

Ayrıca,

Atamalar maaş ödemelerinde harcama yetkilisi görevinde bizzat görevli ...’in imzası bulunduğu, Uyarı ve kontrol görevini yerine getirmeden kendi atamasını onaylayanın ...’in bizzat kendisi olduğu, Yani kendisini sınavsız atandığını bildiği uyarı/kontrol görevini yerine getirmeyen memur ...’in zarardan sorumlu olmayacağını ileri sürmekteki çelişkinin apaçık ortada olduğu,

İfade edilerek ... Belediyesinde Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemle ilgili memur atamaları sonucunda bir kamu zararı doğmadığı, varsa eğer bu zararın Belediye Başkanının göreviyle illiyet bağının bulunmadığı, Belediye başkanının sorumluluğu olmadığı yönündeki itirazları çerçevesinde DURUŞMALI yapılacak temyiz incelemesi ile hakkındaki kararın BOZULMASINA karar verilmesi talep edilmektedir.

Başsavcılık mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili kısmında:

Hüküm ve temyiz dilekçesinde yer alan hususlar özetlendikten sonra,

“Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda görev yapmakta iken 20.08.2007 tarihinden itibaren Şef kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'un, görevde yükselme sınavına girmediği, dolayısıyla, Şef kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu, söz konusu kişiye, atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda kendisine ödenen maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL fazla ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Kamu Zararı" başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış ve "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.

Bu durumda, ...'a yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halidir.

Dolayısıyla, yapılan bu fazla ödeme ile ... TL tutarında bu kamu zararına yol açılmıştır.

Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Kamu zararına sebep olan atama işleminin yapıldığı tarih; 20.08.2007 dir. Yani kamu zararına neden olan fiilin gerçekleştiği tarih 2007 tarihidir. Adı geçen kişiye 2014 yılı içerisinde yapılan ödemelerden dolayı oluşan kamu zararı, 2007 tarihinde yapılan atama onayına dayanmaktadır. Dolaysıyla, kamu zararına sebep olan atama onayının üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle oluşan kamu zararının, zamanaşımına uğradığı ve tahsil imkanının kalmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki görüşe, temyiz dilekçesinde yer alan iddiaları saklı kalmak üzere, şahsının da katıldığı,

Zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesini

İfade edilmektedir.

Başsavcılık ikinci mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av. … tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 20.08.2007 tarihinde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 2 nci maddesinde, 118 sayılı İlamın 2 nci maddesi ile ilgili olarak: “… tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

Veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda görevli bulunan ... 1739 sayı ve atama konulu 20.08.2007 tarihli İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile şef kadrosuna atanmıştır. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır. Bu yazıda:

“Belediyemiz İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü biriminde görev yapmakta olduğunuz (3) dereceli Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosundan alınarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye kanununun 38.md.sinin j)bendi gereği belediyemizde boş bulunan (3) dereceli şef kadrosuna tarafımca atamanız yapılmıştır.

Yazının tebliğ tarihinden itibaren İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü biriminde Şef olarak çalışmanız uygun görülmüştür.”

denilmektedir.

Atamanın gerçekleştirildiği 20.08.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.

Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/3- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan Şef kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.

Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, VHKİ kadrosunda görevli ...’un İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne Şef olarak atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2014 yılı olması dolayısıyla, ...’un atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.

Buna göre, ...’un atamasını yapıldığı 20.08.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.

...’un atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu zararının zamanaşımına uğradığı iddiası

Sorumlu ... tarafından yanıt dilekçesinde 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddeleriyle ilgili olarak bu maddelerde hükme varılan kamu zararının oluşmadığı iddiası tekrar edilmekle birlikte, eğer kamu zararı oluşmuşsa bile, bunun zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunulmuştur.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74 üncü maddesinde: “Kamu zararının meydana geldiği …yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları … zamanaşımına uğrar” denilmektedir.

Buna göre, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde belirtilen kamu zararları 2014 yılında meydana gelmiş olduğundan, zamanaşımını kesen ve durduran haller saklı kalmak üzere, 31.12.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacaktır. Kaldı ki, 26.01.2016 Karar tarihli 118 sayılı İlama konu olup Sayıştay’da yargılama süreci devam etmekle, belirtilen kamu zararları açısından zamanaşımının zaten kesilmesi söz konusudur.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde hükme bağlanan kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 20.08.2007 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’un sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 20.08.2007 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2014 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2007 yılında yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, 2014 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1 inci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ... ve ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave gerekçe

Üye ...’in ilave gerekçesi

Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1 inci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararında, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ün karşı oy gerekçesi

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 118 sayılı İlamın 2 nci maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.

İlama konu uygulamada veri hazırlama ve kontrol işletmeni ... görevde yükselme koşulu olan eğitim ve sınav koşulunu sağlamadan şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’un atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.

Bu atama işleminde ...’a atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.

Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.

Sonuç olarak, her ne kadar sınav koşulu sağlanmadan şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.

Buna göre, ...’un görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şeflik görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işleminin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1 inci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 4 üncü maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan . . . ’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 4 üncü maddesinde, 118 sayılı İlamın 4 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 2 inci maddesinde; "... Buna göre, mevzuata aykırı olarak yapılan söz konusu atamadan Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda görev yapan ...'ın 13.09.2005 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...'a münferiden; ödettirilmesine karar verildi." denilmektedir.

Sorumlunun göndermiş olduğu temyiz dilekçesi, adı geçen maddelerin tamamını kapsayan tek bir dilekçe şeklinde sunulmuştur.

Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda görev yapmakta iken 13.09.2005 tarihinden itibaren Şef kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'ın, görevde yükselme sınavına girmediği, dolayısıyla, Şef kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu, söz konusu kişiye, atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda kendisine ödenen maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL fazla ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Kamu Zararı" başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış ve "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.

Bu durumda, ...'a yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halidir.

Dolayısıyla, yapılan bu fazla ödeme ile ... TL tutarında bu kamu zararına yol açılmıştır.

Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Kamu zararına sebep olan atama işleminin yapıldığı tarih; 13.09.2005 dir. Adı geçen kişiye 2014 yılı içerisinde yapılan ödemelerden dolayı oluşan kamu zararı, 2005 tarihinde yapılan atama onayına dayanmaktadır. Dolaysıyla, kamu zararına sebep olan atama onayının üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle oluşan kamu zararının, zamanaşımına uğradığı ve tahsil imkanının kalmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki görüşe, temyiz dilekçesinde yer alan iddiaları saklı kalmak üzere, şahsının da katıldığı,

Zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 4 üncü maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 4 üncü maddesinde, 118 sayılı İlamın 4 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

Veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda görevli bulunan ... 1411 sayı ve asaleten atama konulu 13.09.2005 tarihli Personel ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile şef kadrosuna atanmıştır. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır. Bu yazıda: “Belediyemiz Gelirler Müdürlüğüne bağlı su işlerinde (5) dereceli Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosu ile vekaleten yürütmekte olduğunuz (3) dereceli şef kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si gereği almakta olduğunuz maaş derece/kademenizle birlikte asaleten atamanız yapılmış olup, 13.09.2005 tarihinden itibaren aynı birimde Şef kadrosunda görev yapmanız uygun görülmüştür.” denilmektedir.

Atamanın gerçekleştirildiği 13.09.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.

Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/3- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan Şef kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.

Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, VHKİ kadrosunda görevli ...’ın Gelirler Müdürlüğüne bağlı su işlerinde Şef olarak atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2014 yılı olması dolayısıyla, ...’ın atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.

Buna göre, ...’ın atamasını yapıldığı 13.09.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.

...’ın atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu zararının zamanaşımına uğradığı iddiası

Sorumlu ... tarafından yanıt dilekçesinde 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddeleriyle ilgili olarak bu maddelerde hükme varılan kamu zararının oluşmadığı iddiası tekrar edilmekle birlikte, eğer kamu zararı oluşmuşsa bile, bunun zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunulmuştur.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74 üncü maddesinde: “Kamu zararının meydana geldiği …yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları … zamanaşımına uğrar” denilmektedir.

Buna göre, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde belirtilen kamu zararları 2014 yılında meydana gelmiş olduğundan, zamanaşımını kesen ve durduran haller saklı kalmak üzere, 31.12.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacaktır. Kaldı ki, 26.01.2016 Karar tarihli 118 sayılı İlama konu olup Sayıştay’da yargılama süreci devam etmekle, belirtilen kamu zararları açısından zamanaşımının zaten kesilmesi söz konusudur.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde hükme bağlanan kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 13.09.2005 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’ın sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33 üncü maddeleri hükümlerine 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının ...’un atanmasıyla ilgili 1 inci maddesi kapsamında yukarıda yer verilmiştir. 5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33 üncü maddeleri hükümlerine 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının ...’ın atanmasıyla ilgili 2 nci maddesi kapsamında burada ayrıca yer verilmemektedir.

Atamanın yapıldığı 13.09.2005 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 14.10.1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 13.09.2005 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2014 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2005 yılında yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, 2014 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 2 nci maddesinin TASDİKİNE (Üyeler ..., ... ve ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

Üye ...’in karşı oy gerekçesi

Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 2 nci maddesinin Düzeltilerek Tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ün karşı oy gerekçesi

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 386 sayılı İlamın 4 üncü maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.

İlama konu uygulamada veri hazırlama ve kontrol işletmeni ... görevde yükselme koşulu olan eğitim ve sınav koşulunu sağlamadan şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’ın atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.

Bu atama işleminde ...’a atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.

Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.

Sonuç olarak, her ne kadar sınav koşulu sağlanmadan şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.

Buna göre, ...’ın görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şeflik görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işleminin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 2 nci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 6 ncı maddesinde, zabıta memurluğu kadrosunda görev yapan . . . ’nun kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 13. 10. 2008 tarihinde, önce sürveyan ve daha sonra tekniker kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 6 ncı maddesinde, 118 sayılı İlamın 6 ncı maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesinde, zabıta memurluğu kadrosunda görev yapan ...’nun 13.10.2008 tarihinde, önce sürveyan ve daha sonra tekniker kadrosuna atanması neticesinde kamu zararı oluşmadığına, dolayısıyla yargılamaya esas raporda belirtilen ... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir.

26.01.2016 karar tarihli 118 sayılı (asıl) İlamın 6 ncı maddesinde sorumluluğa iştirakı bulunduğuna hükmedilmiş olan Belediye Başkanı ... tarafından 118 sayılı İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili olarak temyiz talebinde bulunulmuştur. ...’ın temyiz dilekçesi özetine, yukarıda 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili kısımda yer verilmiştir. (... tarafından 118 sayılı İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili temyiz başvurusu, 386 sayılı Ek İlamın kendisine tebliğinden sonra yapılmıştır.)

Ancak 118 sayılı İlamın 6 ncı maddesindeki Daire Kararı hakkında 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozma kararı verilmiş, bunun üzerine Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 386 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesiyle ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiş olması dolayısıyla, nihai olarak 386 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesine konu uygulamada 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı bulunmadığına hükmedilmiştir.

Ayrıca, 6085 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Dava Şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının h bendinde “davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartları arasında sayılmıştır. HMK’nın “dava şartlarının incelenmesi” kenar başlıklı 115 inci maddesinde de: “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. …” hükümleri yer almaktadır.

Dava açmakta hukuki yararın varlığından söz edilebilmesi için; hukuk düzeni tarafından kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Bu durumda açılacak davanın mevcut veya muhtemel bir hak ihlali veya hak ihlali tehlikesini bertaraf edecek nitelikte olması gerekir.

Belediye Başkanı ...’ın temyiz başvurusu, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar kapsamında değerlendirildiğinde, 118 sayılı İlamın 6 ncı maddesi hükmü 43460 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bozulmuş ve daha sonra verilen 386 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile de ilişilecek husus bulunmadığı hükmü verilmiş olduğundan, adı geçen kişi tarafından 386 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile ilgili temyiz kanun yoluna gidilmesinde hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile ilgili temyiz kanun yoluna gidilmesinde hukuki yararı bulunmadığından, usul yönünden TALEBİN REDDİNE, oy birliğiyle,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

  1. 118 sayılı İlamın 8 inci maddesinde, Belediyede şef kadrosunda görev yapan . . . ’ın 02. 08. 2011 tarihindeki istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan özel kalem müdür kadrosuna atanmasını takiben 15. 08. 2011 tarihinde 04. 07. 2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te öngörülen eğitim ve sınav şartını yerine getirmeden mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanması sonucu oluşan . . . TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 8 inci maddesinde, 118 sayılı İlamın 8 inci maddesi ile ilgili olarak: “…tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesinde, şef kadrosunda görev yapmakta iken özel kalem müdürü kadrosuna atanan ...’ın eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atamayı teklif eden ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 4386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 4 üncü maddesinde; "... Şef kadrosunda görev yapmakta iken Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanan ...'ın, eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde, Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atama belgelerinde imzası bulunan atamayı teklif eden (İnsan Kaynakları Müd) ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a; Müştereken ve müteselsilen, ? ödettirilmesine ? karar verildi." denilmektedir.

Sorumlunun göndermiş olduğu temyiz dilekçesi, adı geçen maddelerin tamamını kapsayan tek bir dilekçe şeklinde sunulmuştur.

...'ın 02.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna yapılan atamasında mevzuat açısından bir engel bulunmadığı, ancak, ilgili kişinin 15.08.2011 tarihinde Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna atanmasının ise hem eğitim şartını sağlamaması hem de görevde yükselme süreçlerini başarıyla tamamlamaması nedeniyle mümkün olmadığı, atama işleminin mevzuata aykırı olduğu ve diğer taraftan, Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna yapılan atama işlemi üzerinden on yıllık süre geçmemiş olması nedeniyle zamanaşımı süresini de doldurmadığı değerlendirilmektedir.

...'a, mevzuata aykırı olarak atandığı kadro olan Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosu ile Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda kendisine ödenen maaşlar arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL tutarında fazla ödemede bulunulduğu, yapılan denetimler sırasında tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde, Kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış ve "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.

Bu durumda, ...'a yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği; "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halidir. Dolayısıyla, yapılan bu fazla ödemenin kamu zararını oluşturduğu düşünülmektedir.

Oluşan kamu zararının mevzuata aykırı atama işleminden doğduğu ve dolaysıyla atamaya ilişkin sorumluluğun bu atamayı gerçekleştiren üst yönetici ve atamayı üst yöneticiye teklif eden kamu görevlisine ait olduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki görüşe, temyiz dilekçesinde yer alan iddiaları saklı kalmak üzere, şahsının da katıldığı,

Zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.” denilmektedir.

Hükümde atama işlemini teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4, 6, 8 inci maddelerine ilişkin olup, dilekçenin Daire Kararının 4 üncü maddesiyle ilgili kısmında özetle:

İlgili personel ...’ın uzun yıllar Mali Hizmetler müdürlüğü biriminde Memur, Şef, Mali hizmetler Md. vekilliği gibi kadrolarda görev yaptığı, Müdür Vekilliği görevini yürütmekte iken, Çevre il ve ilçe Belediyelerindeki uygulamaları da örnek gösteren talebini üst yöneticiye sunduğu, Atama teklifinde bulunmadığı, Üst Yönetici tarafından yapılan atama işleminin 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesinde “Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur” denildiğinden, ilgili madde gereğince Belediye Meclisinin de bilgisine sunulduğu, Meclisce de bu atamaya herhangi bir itiraz yapılmamış olduğu,

Temyize konu Sayıştay İlamında Sayıştay 5. Daire Üyesi ...’in karşı oy gerekçesinde Kamu zararına neden olan usulsüz atama işlemi denetim yılından önce gerçekleştirilmiş ve geçen sürede usulsüz atamalarda sorumluluğu bulunan belediye görevlilerinin önemli bir kısmının Belediyedeki görevleri sona ermiş, sorgu üzerine; yapılan usulsüzlük giderilerek, mevzuata aykırı şekilde üst görevlere atamaları yapılan ilgililerin eski görevlerine iade edildiği, tüm bu gerekçelerle yapılmış olan fark ödemelerinde kamu zararı bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı, Sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde; Kamu zararı olmadığı kararlarında sorumlulukla ilgili olarak ilamda bir şey yazılmasına gerek olmadığının belirtildiği, Türk İdari ve Mali Hukukunda “YETKİ ve SORUMLULUK”un birbirinden ayrılmaz iki önemli unsur olduğu, Buna göre yetki varsa sorumluluk doğduğu, Haliyle sorumluluktan söz edebilmek için de yetki sahibi olmak gerektiği, Somut olayda ise; şahsının harcama yetkilisi olarak memurun atamasını yapma yetkisi olmadığı, dolayısıyla sorumluluğu da bulunmadığı,

  1. Kamu Zararının oluşmasında esas Alınan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Harcama talimatı ve sorumluluk Üst Başlıklı 32. Maddesi hükmü, 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğde, Harcama Yetkililerinin kimler olduğunun açıkça tanımlandığı,

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12.maddesi hükmü,

Bahse konu düzenlemeler dikkate alındığında, harcama sürecinde yer alan personelin, Mali Hizmetler Müdürü, gerçekleştirme görevlileri ve Harcama Yetkilileri olduğu, İlgiliye yapılan ödeme sürecinin (giderin tahakkuku ve hak sahibine ödenmesi ile muhasebeleştirilmesi işlemi) hiçbir aşamasında yer almadığı için şahsının Mali Sorumluluğu bulunmadığı, Bu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminden (Mali İşlem Süreci) ilgilinin kendisi yani Mali Hizmetler Müdürü görevine atanan ... ve ...’ın, Meclisçe kendisine harcama yetkisi verilen harcama yetkilisi Gelir Müdürü … ve onun atadığı gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerektiği,

İfade edilerek 386 sayılı Ek İlamda ...’ın atanması sonucu yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararında şahsının sorumluluğa iştirakı bulunduğu hükmünü içeren maddede yer alan sorumluluğunun kaldırılarak ilgili sorumlular hakkında hüküm verilmesi arz ve talep edilmektedir.

Sonuç ve İstem: Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda ataması yapılan personellerin atamalarında ve oluşan kamu zararında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmali bulunmadığı, Sayıştay Genel Kurulu’nun 2007/5189-1 karar sayılı ve 14/06/2007 tarihli kararında “objektif (kusursuz) sorumluluk ilkesinden vazgeçilerek, kamu görevlileri açısından, kamu zararının oluşmasında kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı, karar, işlem eylem bulunması” yönünde görüş benimsenmiş olduğu, Harcama Yetkilisi olarak kamu zararının oluşmasında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylem bulunmaması, dava konusu kamu zararına neden olan usulsüz atama işleminde şahsının yetkisi bulunmaması, atama ile illiyet bağım bulunmaması dolayısıyla şahsına kamu zararı yüklenilmesinin Sayıştay Genel Kurulunun görüşüyle bağdaşmayacağı,

İfade edilerek, Belirtilen hususlar ve Kurul tarafından res’en göz önünde bulundurulacak nedenlerle Sayıştay 5. Dairesinin 386 no.lu Ek İlamının ilgili maddelerinin Bozulması arz ve talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde atama işlemini teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4, 6, 8 inci maddeleriyle ilgili gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının Daire Kararının 4 üncü maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 numaralı ek ilamın 4 üncü maddesinde; "?

Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin atama onay belgesini arama sorumluluğu bulunmayıp söz konusu atamanın mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Buna göre, mevzuata aykırı olarak yapılan söz konusu atamadan Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, Şef kadrosunda görev yapmakta iken Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanan ...'ın, eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde, Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atama belgelerinde imzası bulunan atamayı teklif eden (İnsan Kaynakları Müd) ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a; Müştereken ve müteselsilen; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. " denilmektedir.

Sorumlu dilekçesinde özetle; "?

? harcama sürecinde yer alan personelin, Mali Hizmetler Müdürü, gerçekleştirme görevlileri ve Harcama Yetkilileri olduğu aşikardır. İlgiliye yapılan ödeme sürecinin (giderin tahakkuku ve hak sahibine ödenmesi ile muhasebeleştirilmesi işlemi) hiçbir aşamasında yer almadığım için Mali Sorumluluğum söz konusu olamaz. Söz konusu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminden (Mali İşlem Süreci) ilgilinin kendisi yani Mali Hizmetler Müdürü görevine atanan ... ve ...'ın, Meclisçe kendisine harcama yetkisi verilen harcama yetkilisi Gelir Müdürü … ve onun atadığı gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerekir.

Yukarıda belirttiğim gerekçeler doğrultusunda Sayıştay başkanlığının tarafıma gönderdiği Ek ilamı ekinde yer alan ...'a ödenen ... TL tutarındaki Kamu Zararı tutarından sorumluluğumun kaldırılmasını ve ilgililerinden talep edilmesini arz ve talep ederim." denilmektedir.

Şef kadrosunda görev yapan ...'ın, 02.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığı, akabinde ise, 15.08.2011 tarihinden itibaren de Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atandığı anlaşılmaktadır.

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 9 ve 14 üncü madde hükümlerine göre; yönetmelik kapsamında belirlenen görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolara atama yapılabilmesi için ataması yapılacak personelin kurumlarınca yaptırılacak sınava katılmaları ve sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.

Yine, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik de; görevde yükselmeye tabi kadrolar belirlenerek, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda görevde yükselme sınavında başarılı olmaları gerektiği belirtilmiştir.

... belediyesinin 2012 yılı hesabının denetimi sırasında denetçi tarafından yapılan inceleme sonucunda bazı kadrolarda çalışan personel arasından yapılan atamalarda yukarıda belirtilen yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmediği, doğrudan üst yöneticinin onayıyla değişik kadrolara atamaların gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

Belediye tarafından gerçekleştirilen atama işlemleri mevzuata aykırı olduğundan, önceki memuriyet kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki, maaş kalemlerinin toplam tutarı arasındaki farkın kamu zararı olarak hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Atama onayını hazırlayan İnsan Kaynakları Müdürü ... savunmasında, harcama sürecinde yer almadığı için kendisinin sorumlu olmadığını ve mali süreçte yer alan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olması gerektiğini belirtmekte ise de; atama onayını hazırlayan gerçekleştirme görevlileri 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi hükmü gereği yapılan işin mevzuata uygun bir şekilde belgelerinin hazırlanmasından ve düzenlenmesinden sorumludurlar.

Zira, 5018 sayılı Kanunun "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33 üncü maddesinde; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir." hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, tespit edilen farkın 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu ve mevzuata aykırı olarak düzenlenen atama onayını imzalayan üst yöneticiyle birlikte atama onayını düzenleyen kişinin de gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu olması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atama onayını düzenleyen İnsan Kaynakları Müdürünün sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirildiğinden, Daire Kararının onaylanması uygun olur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 8 inci maddesinde, Belediyede şef kadrosunda görev yapan ...’ın 02.08.2011 tarihindeki istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan özel kalem müdür kadrosuna atanmasını takiben 15.08.2011 tarihinde 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te öngörülen eğitim ve sınav şartını yerine getirmeden mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 8 inci maddesinde, 118 sayılı İlamın 8 inci maddesi ile ilgili olarak: “…tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesinde, şef kadrosunda görev yapmakta iken özel kalem müdürü kadrosuna atanan ...’ın eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atamayı teklif eden ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 02.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/515 sayı, “atama” konu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrolarında boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna atanmanız ile ilgili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 02.08.2011 tarihli atama teklifi Başkanlığıma sunulmuştur.

Atama teklifi Başkanlığımca uygun görülmüş olup, hizmet gereği görev yapmakta olduğunuz (4) dereceli şef kadrosundan alınarak norm kadrolarımızda boş bulunan (1) dereceli özel kalem müdürü kadrosuna 657 sy DMK 59.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrası gereği, atamanız yapılmıştır.”

Denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 15.08.2011 olur tarihli, sayı verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrosunda bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59.md.sinde sayılan istisnai memurluklardan (1) dereceli özel kalem müdürlüğü kadrosuna 01.08.2011 tarihinde ...’ın ataması yapılmış idi.

Belediye hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için Belediyemizde boş bulunan (2) dereceli mali hizmetler müdürlüğü kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim.”

Denilmektedir. Bu yazıda İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ve olur veren olarak Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzaları bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 15.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/540 sayı, “atama” konu ve ... muhataplı yazısında: “Görev yapmakta olduğunuz (1) dereceli özel kalem müdürü kadrosundan alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrası gereği Belediyemizde boş bulunan (2) dereceli mali hizmetler müdürlüğü kadrosuna atamanız yapılmıştır.” Denilmektedir. Bu yazıda ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmeliğin “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “ Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, f ve g bentlerinde; “e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” kenar başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve Müdür kadrosunun görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “ Görevde yükselme eğitimini tamamlayarak, sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde ise, görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar belirlenmiş olup, Müdür kadrosuna atanabilmek için şu şartlar sıralanmıştır:

“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  3. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kuramlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kuramlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

  4. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memura ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci maddede sayılan “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” içerisinde yer alan Müdürlük kadrosuna “görevde yükselme” suretiyle atanabilmek için görevde yükselme eğitimine katılınması ve eğitimini tamamlayanların da yapılacak görevde yükselme sınavına katılarak bu sınavda başarılı olmaları gerekmektedir. Müdürlük kadrolarına atanabilmek için eğitim şartı ise, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmaktır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinin ilk fıkrasında istisnai memurluklar sayılmış, Özel Kalem Müdürlüğü de bu memurluklar arasında belirtilmiştir. Ancak maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmış olmak, başka bir müdürlüğe atanma dahil, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmemektedir.

386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesine konu uygulamada şef kadrosunda görev yapan ...’ın, 02.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığı, akabinde ise, 15.08.2011 tarihinden itibaren de Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atandığı anlaşılmıştır. İlgili kişinin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanabilmesi için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59, 60 ve 61 inci maddesinde yer alan “İstisnai memurluklar” ile ilgili düzenlemelere göre, sınava girmesine ve eğitim şartını yerine getirmesine gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 02.08.2011 tarihinde fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmayan ...’ın belirtilen tarihte Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanmasında mevzuat açısından bir engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, ilgili kişinin 15.08.2011 tarihinde Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna atanması ise mevzuata aykırıdır. İlgilinin Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna atanabilmesi, hem öğrenim düzeyi şartını sağlamasına hem de görevde yükselme süreçlerini başarıyla tamamlamasına bağlıdır. Ancak, ... 2011 yılında lise mezunu olup, görevde yükselme sınavına da girmemiştir. Dolayısıyla, Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna yapılan bu atamanın öğrenim düzeyi ve sınav koşullarının sağlanmaması sonucunda mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Daire Kararında, kamu zararının hesaplanmasında ...’a, mevzuata aykırı olarak atandığı kadro olan Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosu ile Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda kendisine ödenen maaşlar arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL esas alınmıştır. İstisnai memuriyette görev yapılmış olması, kişiye istisnai memuriyette aldığı aylık bakımından kazanılmış hak sağlamamakla birlikte, kamu zararının tutarının artırılması kanun yoluna başvuran sorumlular aleyhine sonuç doğuracağından, kamu zararının tutarının artırılmaması gerekmektedir.

Daire Kararında belirtilen kamu zararın tutarının bu haliyle kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. İlama konu uygulamada, Yönetmelikte görevde yükselme kapsamında öngörülen eğitim düzeyi ve sınav şartını sağlamadan yapılan asaleten atamanın 15.08.2011 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen eğitim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin asaleten mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’ın öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmaksızın müdür kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün sorumluluğu

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 15.08.2011 olur tarihli, sayı verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında ...’ın “mali hizmetler müdürlüğü kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim” denilmektedir. Bu yazıda Müdür ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

..., ...’ın mali hizmetler müdürlüğüne atanması teklifini görev, yetki ve sorumluluğunu üstlenmiş olduğu İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü unvanını kullanarak olur’a arz etmiştir. Belediye Başkanının olur vermesiyle yapılan asaleten atama, ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararının sebebidir.

Ayrıca, atama teklifini sunan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ..., kamu zararının oluştuğu tarihte halen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü görevinde bulunmaktadır.

Bu durumda, atama işlemine dönük arz işlemi dolayısıyla ...’ın kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Atamanın yapıldığı 15.08.2011 tarihinde yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 15.08.2007 tarihli ve 26614 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’a yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Bu noktada belirtilmelidir ki, yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında, o zaman için geçerli idari işlem olan asaleten atamaya uygun maaş ödemesini gerçekleştirmesi ve oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 15.08.2011 tarihinde yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede özel kalem müdür kadrosunda görev yapan ...’ın 15.08.2011 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde mali hizmetler müdür kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4 üncü maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üye ...’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave gerekçe

Üye ...’in ilave gerekçesi

Belediyede özel kalem müdür kadrosunda görev yapan ...’ın 15.08.2011 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde mali hizmetler müdür kadrosuna atanması neticesinde 2013 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4 üncü maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararında, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 9 uncu maddesinde, memur kadrosunda görev yapan . . . . . . ’ın kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 118 sayılı İlamın 9 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; (Ek olarak lise mezunu olan personel, görevde yükselme sınavına girmeden atandığı kadro Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosu olması hasebiyle eğitim şartını da gerçekleştirmemiştir.) 118 sayılı İlamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın 31.03.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemektedir.

Başsavcılık mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 5 inci maddesinde; "....Memur kadrosunda görev yapan ...'ın 31.03.2005 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...'a münferiden; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine ? karar verildi." denilmektedir.

Sorumlunun göndermiş olduğu temyiz dilekçesi, adı geçen maddelerin tamamını kapsayan tek bir dilekçe şeklinde sunulmuştur.

Memur kadrosunda görev yapmakta iken 31.03.2005 tarihinden itibaren Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'ın, lise mezunu olduğu ve görevde yükselme sınavına girmediği tespit edilmiştir.

Memur kadrosunda görev yapmakta iken 31.03.2005 tarihinden itibaren Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'ın, görevde yükselme sınavına girmediği, dolayısıyla, Müdürlük kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu, söz konusu kişiye, atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda kendisine ödenen maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan ...TL fazla ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Kamu Zararı" başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış ve "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.

Bu durumda, ...'a yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halidir.

Dolayısıyla, yapılan bu fazla ödeme ile ... TL tutarında bu kamu zararına yol açılmıştır.

Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Kamu zararına sebep olan atama işleminin yapıldığı tarih; 31.03.2005 dir. Adı geçen kişiye 2014 yılı içerisinde yapılan ödemelerden dolayı oluşan kamu zararı, 2005 tarihinde yapılan atama onayına dayanmaktadır. Dolaysıyla, kamu zararına sebep olan atama onayının üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle oluşan kamu zararının, zamanaşımına uğradığı ve tahsil imkanının kalmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki görüşe, temyiz dilekçesinde yer alan iddiaları saklı kalmak üzere, şahsının da katıldığı,

Zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.” denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 9 uncu maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ... ...’ın kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 118 sayılı İlamın 9 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; (Ek olarak lise mezunu olan personel, görevde yükselme sınavına girmeden atandığı kadro Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosu olması hasebiyle eğitim şartını da gerçekleştirmemiştir.) 118 sayılı İlamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın 31.03.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

Memur kadrosunda görevli bulunan ... 541 sayı ve “asaleten atama” konulu 31.03.2005 tarihli İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanmıştır. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır. Bu yazıda: “Belediyemizde (5) dereceli Müdür kadrosu tahsis edilerek oluşturulan ve vekaleten yürütmekte olduğunuz Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna 31.03.2005 tarihinden itibaren asaleten atanmanız tarafımdan uygun görülmüştür.” denilmektedir.

Atamanın gerçekleştirildiği 31.03.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.

Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin yönetim hizmetleri grubunu içeren a bendinin (1) alt bendinde: “İlçe özel idare müdürü, birlik müdürü, itfaiye müdürü, zabıta müdürü ile diğer unvanlı ve unvansız müdürler” denilmek suretiyle personel ve eğitim müdürü kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.

Ayrıca, Yönetmeliğin “öğrenim düzeyi” kenar başlıklı 14 üncü maddesine göre, personel müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için bu maddede belirtilen sosyal ve idari bilim dallarında en az dört yıllık yükseköğrenim görmek ve ya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edilmiş yurtiçi veya yurtdışı öğrenim kurumlarından mezun olmak şartı aranmaktadır.

Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, memur kadrosunda görevli ...’ın personel ve eğitim müdürü olarak atanmasında eğitim düzeyi ve sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. ... lise mezunudur. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2014 yılı olması dolayısıyla, ...’ın atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.

Buna göre, ...’ın atamasını yapıldığı 31.03.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.

...’ın atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu zararının zamanaşımına uğradığı iddiası

Sorumlu ... tarafından yanıt dilekçesinde 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddeleriyle ilgili olarak bu maddelerde hükme varılan kamu zararının oluşmadığı iddiası tekrar edilmekle birlikte, eğer kamu zararı oluşmuşsa bile, bunun zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunulmuştur.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74 üncü maddesinde: “Kamu zararının meydana geldiği …yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları … zamanaşımına uğrar” denilmektedir.

Buna göre, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde belirtilen kamu zararları 2014 yılında meydana gelmiş olduğundan, zamanaşımını kesen ve durduran haller saklı kalmak üzere, 31.12.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacaktır. Kaldı ki, 26.01.2016 Karar tarihli 118 sayılı İlama konu olup Sayıştay’da yargılama süreci devam etmekle, belirtilen kamu zararları açısından zamanaşımının zaten kesilmesi söz konusudur.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde hükme bağlanan kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

07.12.2004 kabul tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanunu (Resmi Gazete tarihi: 24.12.2004, sayısı: 25680), ... ...’ın atanma tarihi olan 31.03.2005 tarihinde yürürlüktedir.

5272 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci maddesi gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, öğrenim düzeyi ve sınav şartını sağlanmadığı halde görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 31.03.2005 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’ın öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Atamanın yapıldığı 31.03.2005 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 14.10.1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 31.03.2005 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2014 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2005 yılında yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, 2014 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede memur kadrosunda görev yapan ... ...’ın kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 31.03.2005 tarihinde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 10 uncu maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan . . . ’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 20. 12. 2005 tarihinde fen memuru ve 16. 09. 2011 tarihinde hal müdürü kadrolarına atanması neticesinde oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 10 uncu maddesinde, 118 sayılı İlamın 10 uncu maddesi ile ilgili olarak: “… işbu İlamın 8. maddesinde yer alan gerekçelerle; (Ek olarak söz konusu personel, istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanmadan önce de Mülga “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” te öngörülen sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle başka bir kadroya asaleten atanmıştır.) 118 sayılı İlamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 20.12.2005 tarihinde fen memuru kadrosuna ve 16.09.2011 tarihinde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir. (… Hükümde mali hizmetler müdürü lafzı kullanılmış olmakla birlikte, adı geçen kişinin vekaleten atandığı kadro hal müdürü kadrosudur.)

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.

Başsavcılık mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 6 ncı maddesinde; "? Tahsildar kadrosunda görev yapan ...'in, eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde, Fen Memurluğu ve Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrolarına mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının; ... TL 'sının Üst Yönetici (Belediye Başkanı - Atamaya Yetkili Üst ) ...'a tek başına, ... TL 'sının Atamayı Teklif Eden (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ) ... ile Üst Yönetici ( Belediye Başkanı - Atamaya Yetkili Üst ) ...'a müştereken ve müteselsilen, ? ödettirilmesine ? karar verildi." denilmektedir. Sorumlunun göndermiş olduğu temyiz dilekçesi, adı geçen maddelerin tamamını kapsayan tek bir dilekçe şeklinde sunulmuştur.

Tahsildar kadrosunda görev yapan ...'in, 20.12.2005 tarihinde görevde yükselme sınavına bağlı bir kadro olan Fen Memurluğu kadrosuna sınav şartını gerçekleştirmeden atandığı, 24.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığı, akabinde ise, 16.09.2011 tarihinden itibaren Hal Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atandığı anlaşılmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59, 60 ve 61 inci maddesinde yer alan "İstisnai memurluklar" ile ilgili düzenlemelere göre, ...'in sınava girmesine ve eğitim şartını yerine getirmesine gerek olmadan, 24.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna yapılan atamasında mevzuat açısından bir engel bulunmadığı, ancak ilgili kişinin 16.09.2011 tarihinde Hal Müdürlüğü kadrosuna atanması ise hem eğitim şartını sağlamaması hem de görevde yükselme süreçlerini başarıyla tamamlamaması nedeniyle atamasının mümkün olmadığı ve yapılan atamanın mevzuata aykırı olduğu düşünülmektedir.

Adı geçen kişinin ilk ataması 20.12.2005 tarihinde yapılmış olması nedeniyle bu atamadan kaynaklanan fazla ödenen kamu zararı tutarının, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan kamu zararı hesabına dahil edilmemesi gerekmektedir. 16.09.2011 tarihindeki Özel Kalem Müdürlüğü kadrosundan Hal Müdürlüğü kadrosuna yapılan atamanın mevzuata aykırı alarak gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, kamu zararının hesabında sadece bu atamanın esas alınması ve kamu zararının da buna göre hesaplanması, yani sadece Hal Müdürlüğü kadrosu ile Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda kendisine ödenen maaşlar arasındaki fark tutarının kamu zararı olarak hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, kamu zararı hesabının yeniden hesaplanmasını teminen dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinin (3-5-6-7) bentleriyle ilgili olarak, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü gibi, Belediye Başkanı seçilmiş bir kişi olması nedeniyle, sorumlu tutulması gerektiği konusunda açık bir yasa hükmü bulunmadığı, Yasal olarak sahsının sorumluluğunun Meclise karşı olduğu, Bunun çok yerinde bir düzenleme olduğu, Çünkü siyasi kişiliğin kanunla/hukukla ilgili kanun ve yönetmelikleri bilmemesinin genel bir kanı ve yaşam deneyimi olduğu, Bu konuda Belediye bürokratları olan harcama ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu oldukları, atamaların bunlar tarafından önerilmiş olması nedenleri ile sorumlu olduğu düşüncesine katılmadığı,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Hükümde atama işlemini teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4, 6, 8 inci maddelerine ilişkin olup, dilekçenin Daire Kararının 6 ncı maddesiyle ilgili kısmında özetle:

İlgili personel ...’in ... Belediyesinde Hal Müdür Vekili görev yaptığı, Ataması Çevre İl ve İlçe Belediyelerindeki uygulamaları örnek gösteren adı geçen kişinin kendi talebinin üst yöneticiye sunulduğu, Şahsı tarafından atama teklifinde bulunulmadığı, Üst Yönetici tarafından yapılan atama işleminin 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesi gereği Belediye Meclisinin bilgisine sunulduğu, Meclisin bu atamaya herhangi bir itirazı olmadığı,

Sayıştay 5. Daire Üyesi ...’in karşı oy gerekçesinde Kamu zararına neden olan usulsüz atama işlemi denetim yılından önce gerçekleştirilmiş ve geçen sürede usulsüz atamalarda sorumluluğu bulunan belediye görevlilerinin önemli bir kısmının Belediyedeki görevleri sona ermiş, sorgu üzerine; yapılan usulsüzlük giderilerek, mevzuata aykırı şekilde üst görevlere atamaları yapılan ilgililerin eski görevlerine iade edildiği, tüm bu gerekçelerle yapılmış olan fark ödemelerinde kamu zararı bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı, Sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde; Kamu zararı olmadığı kararlarında kararlarında sorumlulukla ilgili olarak ilamda bir şey yazılmasına gerek olmadığının belirtildiği, Türk İdari ve Mali Hukukunda “YETKİ ve SORUMLULUK”un birbirinden ayrılmaz iki önemli unsur olduğu, Buna göre yetki varsa sorumluluk da doğduğu, Haliyle sorumluluktan söz edebilmek için yetki sahibi olmak gerektiği, Somut olayda ise; şahsının harcama yetkilisi olarak memurun atamasını yapan yetkili olmadığı için sorumluluğu bulunmadığı,

Kamu Zararının oluşmasında esas Alınan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Harcama Talimatı ve Sorumluluk Üst başlıklı 32.nci Maddesi hükmü, 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğde Harcama Yetkililerinin kimler olduğunun açıkça tanımlandığı,

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12.maddesinde ”Harcama Yetkilileri, Yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst yöneticileri arasından bir veya birden fazla gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir” ifadesi yer almaktadır. Bahse konu düzenlemeler dikkate alındığında, harcama sürecinde yer alan personelin, Mali Hizmetler Müdürü, Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri olduğu aşikardır. İlgiliye yapılan ödeme sürecinin (giderin tahakkuku ve hak sahibine ödenmesi ile muhasebeleştirilmesi işlemi) hiçbir aşamasında yer almadığım için Mali Sorumluluğum söz konusu olamaz. Söz konusu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminde (Mali İşlem Süreci) Hal Müdürü görevine atanan ve aynı zamanda Harcama yetkilisi olan ilgilinin kendisi yani ...’in ve onun görevlendirdiği gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerektiği,

İfade edilerek 386 sayılı Ek İlamda ...’in atanması sonucu yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararında şahsının sorumluluğa iştirakı bulunduğu hükmünü içeren maddede yer alan sorumluluğunun kaldırılarak ilgili sorumlular hakkında hüküm verilmesi arz ve talep edilmektedir.

Sonuç ve İstem: Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda ataması yapılan personellerin atamalarında ve oluşan kamu zararında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmali bulunmadığı, Sayıştay Genel Kurulu’nun 2007/5189-1 karar sayılı ve 14/06/2007 tarihli kararında “objektif (kusursuz) sorumluluk ilkesinden vazgeçilerek, kamu görevlileri açısından, kamu zararının oluşmasında kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı, karar, işlem eylem bulunması” yönünde görüş benimsenmiş olduğu, Harcama Yetkilisi olarak kamu zararının oluşmasında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylem bulunmaması, dava konusu kamu zararına neden olan usulsüz atama işleminde şahsının yetkisi bulunmaması, atama ile illiyet bağım bulunmaması dolayısıyla şahsına kamu zararı yüklenilmesinin Sayıştay Genel Kurulunun görüşüyle bağdaşmayacağı,

İfade edilerek, Belirtilen hususlar ve Kurul tarafından res’en göz önünde bulundurulacak nedenlerle Sayıştay 5. Dairesinin 386 nolu İlamının ilgili maddelerinin Bozulması arz ve talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde atama işlemini teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4, 6, 8 inci maddeleriyle ilgili gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının Daire Kararının 6 ncı maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 numaralı ek ilamın 6 ncı maddesinde; "?

Bu itibarla, Tahsildar kadrosunda görev yapan ...'in, eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde, Fen Memurluğu ve Mali Hizmetler Müdürlüğü (Hal Müdürlüğü olması gerekir.) kadrolarına mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının; ... TL' sının Üst Yönetici (Belediye Başkanı - Atamaya Yetkili Üst ) ...'a tek başına, 3.106.36 TL'sının Atamayı Teklif Eden (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ) ... ile Üst Yönetici ( Belediye Başkanı - Atamaya Yetkili Üst ) ...'a müştereken ve müteselsilen; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine ? karar verildi." denilmektedir.

Sorumlu savunmasında; "Söz konusu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminde (Mali İşlem Süreci) Hal Müdürü görevine atanan ve aynı zamanda Harcama yetkilisi olan ilgilinin kendisi yani ...'in ve onun görevlendirdiği gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerekir.

Yukarıda belirttiğim gerekçeler doğrultusunda Sayıştay başkanlığının tarafıma gönderdiği Ek ilamı ekinde yer alan ...'e ödenen ... TL tutarındaki Kamu Zararı tutarından sorumluluğumun kaldırılmasını ve ilgililerinden alınmasını arz ve talep ederim." demektedir.

Konu hakkındaki sorumluluğa ilişkin değerlendirmelerimiz 1 inci maddedeki açıklamalarımızla aynı mahiyettedir.

... Belediyesi personel dosyalarının incelenmesi sonucunda, tahsildar kadrosunda görev yapan ...'in, 20.12.2005 tarihinde görevde yükselme sınavına bağlı bir kadro olan Fen Memurluğu kadrosuna sınav şartını gerçekleştirmeden atandığı,

Mevzuata uygun olmayan bu atamanın sonrasında da, 24.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığı, akabinde ise, 16.09.2011 tarihinden itibaren Hal Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atandığı anlaşılmıştır.

İlgili kişinin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanabilmesi için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59, 60 ve 61 inci maddesinde yer alan "İstisnai memurluklar" ile ilgili düzenlemelere göre, sınava girmesine ve eğitim şartını yerine getirmesine gerek bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, ...'in 24.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna yapılan atamasında mevzuat açısından bir engel bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, ilgili kişinin 16.09.2011 tarihinde Hal Müdürlüğü kadrosuna atandığı anlaşılmakta olup, ... görevde yükselme sınavına girmediği için hal Müdürlüğü kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.

Bu durumda, ...'in, 20.12.2005 tarihindeki Tahsildar kadrosundan Fen Memurluğu kadrosuna ve 16.09.2011 tarihindeki Özel Kalem Müdürlüğü kadrosundan Hal Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atandığı görülmektedir.

Daire Kararında; "...'e, mevzuata aykırı olarak atandığı ilk kadro olan Fen Memurluğu kadrosu ile Tahsildar kadrosunda ve yine mevzuata aykırı olarak atandığı ikinci kadro olan Hal Müdürlüğü kadrosu ile Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda kendisine ödenen maaşlar arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL (Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme ve Yan Ödeme fark ödemeleri) arasındaki 2014 yılında oluşan toplam fark) fazla ödemede bulunulmuştur." denilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Madde hükmü gereği, 20.12.2005 tarihinde Fen Memurluğu kadrosuna yapılan atamaya ilişkin onay belgesi üzerinden 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olması nedeniyle bu belgeye dayanılarak sorumluların belirlenmesi mevzuata aykırı olacaktır. Diğer taraftan, ilgili kişinin 16.09.2011 tarihinde Hal Müdürlüğü kadrosuna atandığı anlaşılmakta olup, 2012 yılında bu kişiye yapılan fazla ödemeye ilişkin sorumluluk durumu 16.09.2011 tarihindeki onay belgesine göre belirlenmesi gerekir. Kamu zararının da ilgilinin mevzuata uygun son görevi Özel Kalem Müdürlüğü ile Hal Müdürlüğü kadrosundaki maaş farkları esas alınarak belirlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, kamu zararı hesabının yeniden yapılmasını ve sorumluluğun açıklandığı şekilde belirlenmesini sağlamak üzere dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 10 uncu maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 20.12.2005 tarihinde fen memuru ve 16.09.2011 tarihinde hal müdürü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 10 uncu maddesinde, 118 sayılı İlamın 10 uncu maddesi ile ilgili olarak: “… işbu İlamın 8. maddesinde yer alan gerekçelerle; (Ek olarak söz konusu personel, istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanmadan önce de Mülga “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” te öngörülen sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle başka bir kadroya asaleten atanmıştır.) 118 sayılı İlamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 20.12.2005 tarihinde fen memuru kadrosuna ve 16.09.2011 tarihinde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir. (… Hükümde mali hizmetler müdürü lafzı kullanılmış olmakla birlikte, adı geçen kişinin vekaleten atandığı kadro hal müdürü kadrosudur.)

Esas yönünden inceleme

Uygulamanın özelliklerinin incelenmesi

Belediyenin Personel ve Eğitim Müdürlüğünün 20.12.2005 tarih, 1894 sayı, “kadro değişikliği” konulu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Hal Müdürlüğü biriminde görev yapmak üzere, işgal etmekte olduğunuz (8) dereceli Tahsildar kadrosu ile 20.07.2004 tarihinde Hal Müdür Vekili olarak atamanız yapılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si gereği almakta olduğunuz maaş derece / kademenizle birlikte Tahsildar Kadrosundan alınarak belediyemizde boş bulunan (3) dereceli Fen Memuru kadrosuna 20.12.2005 tarihinden itibaren atamanız yapılarak Hal Müdür Vekili olarak görevinizi yürütmeniz uygun görülmüştür.” denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 24.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/565 sayı, “atama” konulu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrolarında boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna atamanız ile ilgili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün, 24.08.2011 tarihli atama teklif yazıları Başkanlığıma sunulmuştur.

Atama teklifi Başkanlığımca uygun görülmüş olup, hizmet gereği görev yapmakta olduğunuz (4) dereceli fen memuru kadrosundan alınarak, norm kadrolarımızda boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna 657 sy. DMK 59.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrası gereği, atamanız yapılmıştır.”

Denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.09.2011 olur tarihli, sayı ve konu verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrosunda bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59.md.sinde sayılan istisnai memurluklardan (1) dereceli Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna 24.08.2011 tarihinde ...’in ataması yapılmış idi;

Belediye hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için Belediyemizde boş bulunan (1) dereceli hal müdürlüğü kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim.” Denilmektedir. Bu yazıda İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ve Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzaları bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.09.2011 tarihli, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01-610 sayılı, “atama” konulu ve ... muhataplı yazısında: Görev yapmakta olduğunuz (1) dereceli Özel Klaem Müdürü kadrosundan alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği belediyemizde boş bulunan (1) dereceli hal müdürlüğü kadrosuna atamanız yapılmıştır.” Denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

Buna göre, 2014 yılı hesabıyla ilgili 386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesine konu olan görevlendirmede, ...’in 2014 yılı içerisinde (16.09.2011 tarihinden itibaren) Belediyede Hal Müdürü kadrosunda asaleten görev yaptığı görülmektedir.

İlama konu uygulamada, ...’in lise mezunu olduğu ve asaleten hal müdürü kadrosuna atanırken görevde yükselme sınavına da girmediği tespit edilmiştir.

Mevzuata aykırı ödeme tutarının hesaplanması

386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesine ait kamu zararı tablosunda, kamu zararının adı geçen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenden fazla ödenmesi neticesinde oluştuğu görülmektedir.

Daire Kararında, 2013 yılında kamu zararının adı geçen kişiye hal müdürü olarak yapılan ödeme ile bu kişi özel kalem müdürü kadrosunda kalsaydı alacağı tutar arasındaki fark esas alınarak hesaplandığı görülmektedir. İstisnai memuriyette görev yapılmış olması, kişiye istisnai memuriyette aldığı aylık bakımından kazanılmış hak sağlamamakla birlikte, kamu zararının tutarının artırılması kanun yoluna başvuran sorumlular aleyhine sonuç doğuracağından, kamu zararının tutarının artırılmaması gerekmektedir.

Buna göre, Daire Kararında belirtilen kamu zararının tutarının bu haliyle kabulü gerektiği değerlendirilmektedir.

Mevzuat hükümleri

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmeliğin “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, f ve g bentlerinde; “e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” kenar başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve Müdür kadrosunun görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “ Görevde yükselme eğitimini tamamlayarak, sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde ise, görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar belirlenmiş olup, Müdür kadrosuna atanabilmek için şu şartlar sıralanmıştır:

“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  3. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kuramlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kuramlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

  4. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memura ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci maddede sayılan “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” içerisinde yer alan Müdürlük kadrosuna “görevde yükselme” suretiyle atanabilmek için görevde yükselme eğitimine katılınması ve eğitimini tamamlayanların da yapılacak görevde yükselme sınavına katılarak bu sınavda başarılı olmaları gerekmektedir. Müdürlük kadrolarına atanabilmek için eğitim şartı ise, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmaktır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinin ilk fıkrasında istisnai memurluklar sayılmış, Özel Kalem Müdürlüğü de bu memurluklar arasında belirtilmiştir. Ancak maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmış olmak, başka bir müdürlüğe atanma dahil, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmemektedir.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Konunun esas yönünden incelenmesinde, sonuç olarak, ...’in 2011 yılının dokuzuncu ayında görevde yükselme koşulu olan öğrenim düzeyi (... lise mezunudur.) ve sınav koşulu sağlanmadan asaleten hal müdür kadrosuna atanması sonucunda, 2014 yılında 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin g bendi kapsamında mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci maddesinin j bendinde belediye personelini atamak, belediye başkanının görev ve yetkileri arasında belirtilmiştir.

...’in görevde yükselme koşulları olan öğrenim düzeyi ve sınav koşullarını sağlamadan asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucunda, koşulları sağlanmadan yapılan bu atama sonucu adı geçen kişiye ödenen tutar ile bu atama yapıldığı sırada yürütmekte olduğu özel kalem müdürü kadrosunda kalsaydı alacağı tutar arasındaki fark olarak hesaplanan kamu zararı, asaleten atama işleminin öngörülebilir doğrudan sonucudur; Yani kamu zararı ve asaleten atama işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla Belediye Başkanı ...’ın görev ve yetkisinin ifası kapsamında gerçekleştirdiği asaleten atama işlemi dolayısıyla oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün sorumluluğu

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.09.2011 olur tarihli, sayı verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında ...’in “hal müdürlüğü kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim.” denilmektedir. Bu yazıda Müdür ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

..., ...’in asaleten hal müdürlüğüne atanması teklifini görev, yetki ve sorumluluğunu üstlenmiş olduğu İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü unvanını kullanarak olur’a arz etmiştir. Belediye Başkanının olur vermesiyle yapılan asaleten atama, ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararının sebebidir.

Ayrıca, atama teklifini sunan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ..., kamu zararının oluştuğu tarihte halen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü görevinde bulunmaktadır.

Bu durumda, atama işlemine dönük arz işlemi dolayısıyla ...’ın kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu

Sorumlu Belediye Başkanı ... ve ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Bu iddianın 2011 yılının vekaleten görevlendirmenin devam ettiği ilk sekiz ayında oluşan kamu zararı bakımından yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

...’in 2011 yılının dokuzuncu ayında görevde yükselme koşulları olan öğrenim düzeyi ve sınav koşulları sağlanmaksızın asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucunda 2014 yılında yapılan aylık ödenmesinde ise, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’e yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında, o zaman için geçerli idari işlem olan asaleten atamaya uygun maaş ödemesini gerçekleştirmesi ve oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2011 yılının dokuzuncu ayında ...’in asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, hükümde kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın ve atamayı teklif eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, ...’in mevzuata aykırı olarak 2005 yılında fen memuru kadrosuna ve 2011 yılında mevzuata aykırı olarak hal müdürü kadrosuna atanması sonucunda 2014 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesi hükmünü içeren 327 Karar - 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ...’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave oy gerekçesi

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

Asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ve sonrasında 2011 yılında bu göreve asaleten atanan ...’e 2014 yılı içerisinde ödenen maaş kapsamında oluşan kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 11 inci maddesiyle, amir kadrosunda görev yapan . . . ’ün 17. 01. 2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Tekniker kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . -TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 11 inci maddesinde, 118 sayılı İlamın 11 inci maddesi ile ilgili olarak:

“… işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle;

(Farklı olarak, söz konusu personel “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5. maddesi ve “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinde öngörülen sınav şartını sağlamadan unvan değişikliği suretiyle asaleten atanmıştır.)

118 sayılı İlamın 11. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinde, amir kadrosunda görev yapan ...’ün 17.01.2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Tekniker kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL tutarındaki kamu zararının üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 7 ncı maddesinde; ".. Bu itibarla, Amir kadrosunda görev yapan ...'ün 17.01.2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Tekniker kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...'a münferiden; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, karar verildi." denilmektedir.

Amir kadrosunda görev yapan ...'ün, kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde, 17.01.2014 tarihinden itibaren Tekniker kadrosuna unvan değişikliği suretiyle asaleten atandığı anlaşılmıştır. Oysa, ilgili kişinin Tekniker kadrosuna unvan değişikliği suretiyle atanabilmesi, unvan değişikliği sınavına katılarak başarılı olmasına bağlıdır. Ancak, ...'ün, unvan değişikliği sınavına girmeden atamasının yapıldığı ve dolayısıyla, Tekniker kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ve atama işlemi 2014 yılı Ocak ayında yapılmış olduğundan ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Bu itibarla, atama onayını düzenleyen İnsan Kaynakları Müdürünün sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, 17.01.2014 tarihini takip eden ilk ödemedeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi için dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinin (3-5-6-7) bentleriyle ilgili olarak, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü gibi, Belediye Başkanı seçilmiş bir kişi olması nedeniyle, sorumlu tutulması gerektiği konusunda açık bir yasa hükmü bulunmadığı, Yasal olarak sahsının sorumluluğunun Meclise karşı olduğu, Bunun çok yerinde bir düzenleme olduğu, Çünkü siyasi kişiliğin kanunla/hukukla ilgili kanun ve yönetmelikleri bilmemesinin genel bir kanı ve yaşam deneyimi olduğu, Bu konuda Belediye bürokratları olan harcama ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu oldukları, atamaların bunlar tarafından önerilmiş olması nedenleri ile sorumlu olduğu düşüncesine katılmadığı,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 11 inci maddesiyle, amir kadrosunda görev yapan ...’ün 17.01.2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Tekniker kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 11 inci maddesinde, 118 sayılı İlamın 11 inci maddesi ile ilgili olarak:

“… işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle;

(Farklı olarak, söz konusu personel “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5. maddesi ve “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinde öngörülen sınav şartını sağlamadan unvan değişikliği suretiyle asaleten atanmıştır.)

118 sayılı İlamın 11. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinde, amir kadrosunda görev yapan ...’ün 17.01.2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Tekniker kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL tutarındaki kamu zararının üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 17.01.2014 tarih, 88740263-903.02.01-40 sayı, “kadro değişikliği” konu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde görev yapmakta olduğunuz (3) dereceli amir kadrosundan alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği belediyemizde boş bulunan (1) dereceli Tekniker kadrosuna atamanız yapılarak, aynı biriminizde çalışmanız uygun görülmüştür. …” denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmeliğin “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “ Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, f ve g bentlerinde; “e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” kenar başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve tekniker kadrosunun görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8 inci maddesinde; Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “Ünvan değişikliği sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

“Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci madde de sayılan “Ünvan değişikliğine tabi kadrolar” içerisinde yer alan Tekniker kadrosuna “Ünvan değişikliği” suretiyle atanabilmek için unvan değişikliği sınavına katılmak ve bu sınavda başarılı olmak gerekmektedir.

386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesine konu uygulamada, amir kadrosunda görev yapan ...’ün, kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde, 17.01.2014 tarihinden itibaren Tekniker kadrosuna unvan değişikliği suretiyle asaleten atandığı anlaşılmıştır. Oysa, ilgili kişinin Tekniker kadrosuna unvan değişikliği suretiyle atanabilmesi, unvan değişikliği sınavına katılarak başarılı olmasına bağlıdır. Ancak, ...’ün, unvan değişikliği sınavına girmeden atamasının yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Tekniker kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Daire Kararında, kamu zararının hesaplanmasında ...’e, mevzuata aykırı olarak atandığı kadro olan tekniker kadrosu ile amir kadrosunda kendisine ödenen maaşlar arasındaki fark tutan toplamı olan ... TL (Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme ve Yan Ödeme fark ödemeleri arasındaki 2014 yılında oluşan toplam fark) esas alınmıştır. Daire Kararında belirtilen kamu zararı tutarının mevzuata uygun tespit edildiği değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. İlama konu uygulamada, Yönetmelikte görevde yükselme kapsamında öngörülen eğitim düzeyi ve sınav şartını sağlamadan yapılan asaleten atamanın 17.01.2014 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’e mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin asaleten tekniker kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’ün sınav koşulu sağlanmaksızın tekniker kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Atamanın yapıldığı 17.01.2014 tarihinde yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 15.08.2007 tarihli ve 26614 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılının 2 nci ayından itibaren ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’e yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Bu noktada belirtilmelidir ki, yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında ve şahsi kanaatinin sonucu olarak, o zaman için geçerli idari işlem olan asaleten atamayı tanımayarak bu atamaya uygun maaş ödemesini gerçekleştirmemesi mevzuata aykırılık teşkil edecektir.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 17.01.2014 tarihinde yapılan atama sonucu 2014 yılında 2 nci aydan itibaren oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede amir kadrosunda görev yapan ...’ün 17.01.2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde tekniker kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 7 nci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; 8.Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ...’nin aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave gerekçe

Üye ...’in ilave gerekçesi

Belediyede amir kadrosunda görev yapan ...’ün 17.01.2014 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde tekniker kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 7 nci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

  1. Daire Başkanı . . . , Üyeler . . . , . . . , . . . , . . . , . . . ’nin karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, 2014 yılının Ocak ayında yapılan bu atama işlemi neticesinde yine 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 14 üncü maddesiyle, hizmetli kadrosunda bulunan . . . ’in, 16. 08. 2012 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Memur kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . -TL tutarında kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 14 üncü maddesinde, 118 sayılı İlamın 14 üncü maddesi ile ilgili olarak:

“…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle;

(Farklı olarak, söz konusu personel 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” te öngörülen sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle asaleten atanmıştır.

Ayrıca, rapor ekinde yer alan belgelerden ilgili kişinin ... Üniversitesinde Hizmetli unvanı ile çalışmakta iken ... Belediyesine Memur kadrosuna naklen atandığı tespit edilmiştir. “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in Ek 2. maddesinde; “Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.” yer alan hükme göre söz konusu kişi anılan Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen ataması yapılabilecekken anılan Yönetmelikte yer alan sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılmıştır.)

118 sayılı İlamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesinde, hizmetli kadrosunda görev yapan ...'in 16.08.2012 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Memur kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atama belgelerinde imzası bulunan atamayı teklif eden (İnsan Kaynakları Müd) ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 407 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 8 nci maddesinde; "... Hizmetli kadrosunda görev yapan ...'in 16.08.2012 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde memur kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atama belgelerinde imzası bulunan atamayı teklif eden (İnsan Kaynakları Müd) ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a; Müştereken ve müteselsilen; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi." denilmektedir.

Hizmetli kadrosunda görev yapan ...'in, kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde, 16.08.2012 tarihinden itibaren memur kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atandığı anlaşılmışta olup, oysa ilgili kişinin memur kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanabilmesi, görevde yükselme sınavına katılarak başarılı olmasına bağlıdır. Ancak, ...'in, görevde yükselme sınavına girmeden atamasının yapıldığı, memur kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu, söz konusu kişiye, atandığı kadroda ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda ödenen maaş arasındaki fark tutarı ... TL fazla ödemede bulunulduğu, anlaşılmaktadır.

Mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği, "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" hali olup, yapılan bu fazla ödeme kamu zararını oluşturduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, talebin reddedilerek Daire kararının onaylanmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Başsavcılığın tebliğ namesinin (3-5-6-7) bentleriyle ilgili olarak, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü gibi, Belediye Başkanı seçilmiş bir kişi olması nedeniyle, sorumlu tutulması gerektiği konusunda açık bir yasa hükmü bulunmadığı, Yasal olarak sahsının sorumluluğunun Meclise karşı olduğu, Bunun çok yerinde bir düzenleme olduğu, Çünkü siyasi kişiliğin kanunla/hukukla ilgili kanun ve yönetmelikleri bilmemesinin genel bir kanı ve yaşam deneyimi olduğu, Bu konuda Belediye bürokratları olan harcama ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu oldukları, atamaların bunlar tarafından önerilmiş olması nedenleri ile sorumlu olduğu düşüncesine katılmadığı,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Hükümde atama işlemini teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4, 6, 8 inci maddelerine ilişkin olup, dilekçenin Daire Kararının 8 inci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

İlgili personel ...’in ... ... Meslek Yüksek okulunda görev yapmakta iken, Belediyeye naklen atanma talebinde bulunmuş, Belediye Başkanlığı ve ... ... Üniversitesi’nin muvafakati ile atamasının yapılmış olduğu, Şahsının atama teklifinde bulunmadığı, Atamanın ... Belediyesi Norm Kadrolarında yer alan en düşük kadro olan Memur Kadrosuna Belediye Başkanınca yapıldığı ve adı geçen kişinin İtfaiye Müdürlüğü Biriminde görevlendirildiği,

Sayıştay 5. Daire Üyesi ...’in karşı oy gerekçesinde Kamu zararına neden olan usulsüz atama işlemi denetim yılından önce gerçekleştirilmiş ve geçen sürede usulsüz atamalarda sorumluluğu bulunan belediye görevlilerinin önemli bir kısmının Belediyedeki görevleri sona ermiş, sorgu üzerine; yapılan usulsüzlük giderilerek, mevzuata aykırı şekilde üst görevlere atamaları yapılan ilgililerin eski görevlerine iade edildiği, tüm bu gerekçelerle yapılmış olan fark ödemelerinde kamu zararı bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı, Sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde; Kamu zararı olmadığı kararlarında kararlarında sorumlulukla ilgili olarak ilamda bir şey yazılmasına gerek olmadığının belirtildiği, Türk İdari ve Mali Hukukunda “YETKİ ve SORUMLULUK”un birbirinden ayrılmaz iki önemli unsur olduğu, Buna göre yetki varsa sorumluluk da doğduğu, Haliyle sorumluluktan söz edebilmek için yetki sahibi olmak gerektiği, Somut olayda ise; şahsının harcama yetkilisi olarak memurun atamasını yapan yetkili olmadığı için sorumluluğu bulunmadığı,

Kamu Zararının oluşmasında esas Alınan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Harcama Talimatı ve Sorumluluk Üst başlıklı 32.nci Maddesi hükmü, 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğde Harcama Yetkililerinin kimler olduğunun açıkça tanımlandığı,

Yine İç Kontrol ve ün Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12.Maddesinde'' Harcama Yetkilileri, Yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst yöneticileri arasından bir veya birden fazla gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir” ifadesinin yer aldığı, Bahse konu düzenlemeler dikkate alındığında, harcama sürecinde yer alan personelin, Mali Hizmetler Müdürü. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri olduğu, İlgiliye yapılan ödeme sürecinin (giderin tahakkuku ve hak sahibine ödenmesi ile muhasebeleştirilmesi işlemi) hiçbir aşamasında şahsının yer almadığı, dolayısıyla Mali Sorumluluğunun söz konusu olmadığı,

Söz konusu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminden (Mali İşlem Süreci) İtfaiye Müdürü ve onun atadığı gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerektiği,

Sonuç ve İstem: Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda ataması yapılan personellerin atamalarında ve oluşan kamu zararında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmalinin olmadığının çok açık olduğu, Kamu zararının oluşmasında herhangi kasıt, kusur ve ihmalimden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylem bulunmaması, dava konusu kamu zararına neden olan usulsüz atama işleminde yetkim bulunmadığından, atama ile illiyet bağım bulunmadığından dolayı şahsına kamu zararı yüklenilmesinin Sayıştay Genel Kurulunun görüşüyle bağdaşmayacağı,

İfade edilerek, Belirtilen hususlar ve Kurul tarafından res’en göz önünde bulundurulacak nedenlerle Sayıştay 5. Dairesinin 386 nolu İlamının ilgili maddelerinin Bozulması arz ve talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde atama işlemini teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4, 6, 8 inci maddeleriyle ilgili gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında Daire Kararının 8 ncı maddesine konu olan ...’in mevzuata aykırı olarak atanması sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararını konu edinen 8 inci maddesiyle ilgili Mütalaa verilmediği görülmektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “temyiz” kenar başlıklı 55 inci maddesinin beşinci fıkrasında: “Cevaplar alındıktan sonra veya taraflardan biri süresi içinde karşılık vermediği takdirde temyiz incelemesi yapılarak karara bağlanır” hükmü yer almaktadır. Kanunda yer alan bu hükme göre, taraf olan Başsavcılık tarafından mütalaa verilmemiş olsa da temyiz incelemesi yapılarak karara varılır.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 14 üncü maddesiyle, hizmetli kadrosunda bulunan ...’in, 16.08.2012 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Memur kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL tutarında kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 14 üncü maddesinde, 118 sayılı İlamın 14 üncü maddesi ile ilgili olarak:

“…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle;

(Farklı olarak, söz konusu personel 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” te öngörülen sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle asaleten atanmıştır.

Ayrıca, rapor ekinde yer alan belgelerden ilgili kişinin ... Üniversitesinde Hizmetli unvanı ile çalışmakta iken ... Belediyesine Memur kadrosuna naklen atandığı tespit edilmiştir. “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik”in Ek 2. maddesinde; “Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.” yer alan hükme göre söz konusu kişi anılan Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen ataması yapılabilecekken anılan Yönetmelikte yer alan sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılmıştır.)

118 sayılı İlamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesinde, hizmetli kadrosunda görev yapan ...'in 16.08.2012 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Memur kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atama belgelerinde imzası bulunan atamayı teklif eden (İnsan Kaynakları Müd) ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...'a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.08.2012 tarihli, M.45.3.SAL.0.71-903.02.99-516 sayılı, “... (Naklen Atanma)” konulu ve ... Üniversitesi ... MYO Müdürlüğü muhataplı yazısında:

“Kurumunuzda yardımcı hizmetler sınıfı unvanı ile çalışmakta olan ...’in Belediyemize naklen atanma talebi Kurumumuzun 25/07/2012 tarih ve 8570 sayılı yazısı ile uygun görüldüğünden;

İlgilinin 657 sayılı DMK’nun 74.md. gereği 03/09/2012 tarihinden itibaren Belediyemizde boş bulunan(5) dereceli memur kadrosuna ataması yapılmış olup, atama onayı yazımız ekinde sunulmuştur.

…” denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen yazı ekinde bulunan personel hareketleri onayında, “teklif eden” görevli olarak İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır; onaylayan görevli olarak ise Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Aynı Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “ Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin e ve f bentlerinde; “e) Görevde yükselme: 5 inci maddede sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme sınavı: Müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklar için yapılan yazılı ve sözlü sınavı, 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan diğer unvanlara atanacaklar için yapılan yazılı sınavı,” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve Memur kadrosunun görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “Görevde yükselme sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

“Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” in yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci maddenin “d) İdari hizmetler grubu” içerisinde iki numaralı alt bentte belirtilen “memur” kadrosu, görevde yükselmeye tabi kadrolardandır.

386 sayılı İlamın 8 inci maddesine konu uygulamada, hizmetli kadrosunda görev yapan ..., kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde, 16.08.2012 tarihinden itibaren memur kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten atanmıştır. Memur kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanabilmek görevde yükselme sınavına katılarak başarılı olmaya bağlı iken, ...’in, görevde yükselme sınavına girmeden asaleten memur kadrosuna atamasının yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, adı geçen kişinin memur kadrosuna atanması mevzuata aykırıdır.

Bu durumda, 2014 yılı içerisinde ...’e, atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda kendisine ödenmesi gereken maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL’nin mevzuata aykırı olarak ödendiği değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” kenar başlıklı 71 inci maddesinin ilk fıkrasında kamu zararı “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış ve ikinci fıkrasının g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller arasında sayılmıştır.

Konunun esas yönünden incelenmesinde, sonuç olarak, 2014 yılı içerisinde ...’e yapılan ... TL tutarındaki, mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödemenin 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde belirtilen “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci maddesinin j bendinde belediye personelini atamak, belediye başkanının görev ve yetkileri arasında belirtilmiştir.

...’in görevde yükselme gereği olan sınav koşulu sağlamadan asaleten memur kadrosuna atanması sonucunda, koşulları sağlanmadan yapılan bu atama sonucu adı geçen kişiye ödenen tutar ile bu atama yapıldığı sırada yürütmekte olduğu görevde kalsaydı alacağı tutar arasındaki fark olarak hesaplanan kamu zararı, asaleten atama işleminin öngörülebilir doğrudan sonucudur; Yani kamu zararı ve asaleten atama işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla Belediye Başkanı ...’ın görev ve yetkisinin ifası kapsamında gerçekleştirdiği asaleten atama işlemi dolayısıyla oluşan kamu zararında sorumluluğu bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün sorumluluğu

16.08.2012 tarihli, M.45.3.SAL.0.71-903.02.99-516 sayılı, “... (Naklen Atanma)” konulu ve ... Üniversitesi ... MYO Müdürlüğü muhataplı yazısının ekinde bulunan personel hareketleri onayında teklif eden görevli olarak İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

..., ...’in asaleten memur kadrosuna atanması teklifini görev, yetki ve sorumluluğunu üstlenmiş olduğu İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü unvanını kullanarak olur’a arz etmiştir. Belediye Başkanının olur vermesiyle yapılan asaleten atama, ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararının sebebidir.

Ayrıca, atama teklifini sunan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ..., kamu zararının oluştuğu tarihte halen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü görevinde bulunmaktadır.

Bu durumda, atama işlemine dönük arz işlemi dolayısıyla ...’ın kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu

Sorumlu Belediye Başkanı ... ve ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

...’in 16.08.2012 tarihinde yükselme gereği olan sınav koşulu sağlanmaksızın asaleten memur kadrosuna atanması sonucunda aylık ödenmesinde ise, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’e yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında, o zaman için geçerli idari işlem olan asaleten atamaya uygun maaş ödemesini gerçekleştirmesi ve oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 16.08.2012 tarihinde ...’in asaleten memur kadrosuna atanması sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, hükümde kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın ve atamayı teklif eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, ...’in 16.08.2012 tarihinde mevzuata aykırı olarak asaleten memur kadrosuna atanması sonucunda 2014 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesi hükmünü içeren 327 Karar - 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 8 inci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üye ... ‘ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave oy gerekçesi

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

Hizmetli kadrosunda görev yapan ...’in 16.08.2012 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Belediyede memur kadrosuna asaleten atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesi hükmünü içeren 327 Karar - 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 8 inci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararında, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 16 ncı maddesinde, memur kadrosunda görev yapan . . . ’in kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı 15. 06. 2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 16 ncı maddesinde, 118 sayılı İlamın 16 ncı maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 16. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 9 uncu maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 9 uncu maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 9 uncu maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 9 uncu maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 9 uncu maddesinde; "... Memur kadrosunda görev yapan ...'in 15.06.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...'a münferiden; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, ? " karar verildiği görülmektedir.

Memur kadrosunda görev yapmakta iken 15.06.2007 tarihinden itibaren Şef kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'in, görevde yükselme sınavına girmediği, dolayısıyla, Şef kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Kamu Zararı" başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı; "Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlanmış ve "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" hususu da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.

Bu durumda, ...'e yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği; "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halini oluşturmakta olup, yapılan bu fazla ödeme kamu zararını oluşturmaktadır.

Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Kamu zararına sebep olan atama işleminin yapıldığı tarih; 15.06.2007 dir. Yani kamu zararına neden olan fiilin gerçekleştiği tarih 2007 tarihidir. Adı geçen kişiye 2014 yılı içerisinde yapılan ödemelerden dolayı oluşan kamu zararı, 2007 tarihinde yapılan atama onayına dayanmaktadır. Dolaysıyla, kamu zararına sebep olan atama onayının üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle oluşan kamu zararının, zamanaşımına uğradığı ve tahsil imkanının kalmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 9 uncu maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki savunması saklı kalmak üzere, Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararının zaman aşımına uğramış olduğu iddiasına şahsının da katıldığı,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 16 ncı maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı 15.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 16 ncı maddesinde, 118 sayılı İlamın 16 ncı maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 16. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 9 uncu maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 1187 sayılı, “kadro görev değişikliği” konulu, 15.06.2007 tarihli ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Gelir Müdürlüğüne bağlı Emlak Servisinde (5) dereceli Memur kadrosu ile memur olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrası gereği belediyemizde boş bulunan (4) dereceli Şef kadrosuna atamanız yapılmıştır.

Atanmış olduğunuz şef kadrosuyla Gelir Müdürlüğüne bağlı Tahsilat Servisinde Tahsilat Şefi olarak görev yapmanız uygun görülmüştür.

18.06.2007 tarihinden itibaren yeni görev yerinizde işe başlamanızı rica ederim”

denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

Atamanın gerçekleştirildiği 15.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.

Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/3- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan Şef kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.

Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, memur kadrosunda görevli ...’in Gelir Müdürlüğü Emlak Servisine Şef olarak atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2014 yılı olması dolayısıyla, ...’in atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.

Buna göre, ...’in atamasını yapıldığı 15.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.

...’in atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu zararının zamanaşımına uğradığı iddiası

Sorumlu ... tarafından yanıt dilekçesinde 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddeleriyle ilgili olarak bu maddelerde hükme varılan kamu zararının oluşmadığı iddiası tekrar edilmekle birlikte, eğer kamu zararı oluşmuşsa bile, bunun zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunulmuştur.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74 üncü maddesinde: “Kamu zararının meydana geldiği …yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları … zamanaşımına uğrar” denilmektedir.

Buna göre, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde belirtilen kamu zararları 2014 yılında meydana gelmiş olduğundan, zamanaşımını kesen ve durduran haller saklı kalmak üzere, 31.12.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacaktır. Kaldı ki, 26.01.2016 Karar tarihli 118 sayılı İlama konu olup Sayıştay’da yargılama süreci devam etmekle, belirtilen kamu zararları açısından zamanaşımının zaten kesilmesi söz konusudur.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde hükme bağlanan kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 15.06.2007 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’e mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’in sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 15.06.2007 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2014 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2007 yılında yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, 2014 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ..., ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçeleri karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave oy gerekçesi

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ün karşı oy gerekçesi

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 118 sayılı İlamın 16 ncı maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.

İlama konu uygulamada memur kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadan şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’in atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.

Bu atama işleminde ...’e atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.

Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.

Sonuç olarak, her ne kadar sınav koşulu sağlanmadan şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.

Buna göre, ...’in görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şeflik görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işleminin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 17 nci maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartlarını sağlamadığı halde 10.02.2009 tarihinde destek hizmetleri müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise görevde yükselme suretiyle işletme müdürlüğü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 17 nci maddesinde, 118 sayılı İlamın 17 nci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 17. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in, kadroların gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde destek hizmetleri müdürlüğü ve işletme müdürlüğü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 10 uncu maddesinde; ".... Mühendis kadrosunda görev yapan ...'in, kadroların gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde, Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve İşletme Müdürlüğü kadrolarına atanması neticesinde sebep olunan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...'a münferiden; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, ? " karar verildiği görülmektedir.

Mühendis kadrosunda görev yapmakta iken, sırasıyla 10.02.2009 tarihinden Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise İşletme Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'in, atandığı Müdürlük kadrolarının gerektirdiği görevde yükselme sınavına girmediği ve dolaysıyla yapılan bu atamaların mevzuata aykırı olduğu anlaşılmaktadır. ...'e, atandığı en son kadro olan İşletme Müdürlüğü kadrosunda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu Mühendis kadrosunda kendisine ödenen maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL fazla ödemede bulunulmuştur.

Bu durum, ...'e yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği; "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halini oluşturmakta olup, yapılan bu fazla ödeme kamu zararını oluşturmaktadır.

Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Kamu zararına sebep olan atama işleminin yapıldığı tarih; sırasıyla 10.02.2009 tarihinde Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise İşletme Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılmıştır. Adı geçen kişiye 2014 yılı içerisinde yapılan ödemelerden dolayı oluşan kamu zararı, 2009 tarihinde yapılan atama onayına dayanmaktadır. Dolaysıyla, kamu zararına sebep olan atama onayının üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle oluşan kamu zararının, zamanaşımına uğradığı ve tahsil imkanının kalmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki savunması saklı kalmak üzere, Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararının zaman aşımına uğramış olduğu iddiasına şahsının da katıldığı,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 17 nci maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartlarını sağlamadığı halde 10.02.2009 tarihinde destek hizmetleri müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise görevde yükselme suretiyle işletme müdürlüğü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 17 nci maddesinde, 118 sayılı İlamın 17 nci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 17. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in, kadroların gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde destek hizmetleri müdürlüğü ve işletme müdürlüğü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 96 sayılı, “asaleten atama” konulu, 10.02.2009 tarihli ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı Jeotermal biriminde (1) dereceli Mühendis kadrosu ile görev yapmakta iken 02.01.2009 tarihinde Belediyemizde boş bulunan (1) dereceli Destek Hizmetleri Müdürü kadrosuna vekaleten atamanız yapılmış idi.

Belediyemiz hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için vekaleten yürütmekte olduğunuz (1) dereceli Destek Hizmetleri Müdürü kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği asaleten atamanız uygun görülmüştür. …”

denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 459 sayılı, “atama” konulu, 10.06.2009 tarihli ve ... muhataplı yazısında:

“02.01.2009 tarihinde Belediyemizde boş bulunan (1) dereceli Destek Hizmetleri Müdürü kadrosuna atamanız yapılmış idi;

Belediyemiz hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için ve daha önce yürütmüş olduğunuz göreviniz ile ilgili Jeotermal Enerji İle Isınma Projesi kapsamında işlerin yürütülmesi için, 02.06.2009 tarih ve 2009/39 sayılı Belediye Meclisinin Kararı ile (1) dereceli İşletme Müdürü kadrosu oluşturulmuştur.

15.06.2009 tarihinden itibaren, Destek Hizmetleri Müdürü kadrosundan alınarak, boş bulunan İşletme Müdürü kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği, atamanız yapılmıştır. …”

denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

...’in destek hizmetleri müdürü kadrosuna asaleten atandığı 02.01.2009 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.

Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/1- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan “diğer unvanlı ve unvansız müdür kadroları”nın, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin “hizmet grupları arasında geçişler” kenar başlıklı 19 uncu maddesinde de: “Kurum içinden aynı alt hizmet grubu içinde kalmak kaydıyla sınav yapılmaksızın, ancak görevin özel belirleyici nitelikleri aranmak şartıyla farklı görevlere atama mümkündür. Hizmet grupları ve alt hizmet grupları arasındaki görevde yükselme niteliğindeki geçişler ancak görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavında başarılı olmakla mümkündür” hükmü yer almaktadır.

Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, mühendis kadrosunda görevli ...’in 02.01.2009 tarihinde asaleten destek hizmetleri müdür kadrosuna atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Adı geçen kişinin 10.06.2009 tarihinde işletme müdürü kadrosuna atanmasının incelenmesinde ise, o sırada bulunduğu destek hizmetleri kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu için, bu kişinin işletme müdürü kadrosuna 10.06.2009 tarihinde asaleten atanmasının da mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bununla birlikte, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2014 yılı olması dolayısıyla, ...’in işletme müdürü kadrosuna atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.

Buna göre, ...’in işletme müdürü kadrosuna atamasını yapıldığı 15.06.2009 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.

...’in atanmasında ise, öncelikle destek hizmetleri müdürü kadrosuna atanmasında atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmaması, buna bağlı olarak da 10.06.2009 tarihinde asaleten işletme müdür kadrosuna atanmasının da atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan aynı Yönetmelik hükümlerine aykırı olması dolayısıyla, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de işletme müdürü kadrosuna ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı” kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu zararının zamanaşımına uğradığı iddiası

Sorumlu ... tarafından yanıt dilekçesinde 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddeleriyle ilgili olarak bu maddelerde hükme varılan kamu zararının oluşmadığı iddiası tekrar edilmekle birlikte, eğer kamu zararı oluşmuşsa bile, bunun zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunulmuştur.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74 üncü maddesinde: “Kamu zararının meydana geldiği …yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları … zamanaşımına uğrar” denilmektedir.

Buna göre, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde belirtilen kamu zararları 2014 yılında meydana gelmiş olduğundan, zamanaşımını kesen ve durduran haller saklı kalmak üzere, 31.12.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacaktır. Kaldı ki, 26.01.2016 Karar tarihli 118 sayılı İlama konu olup Sayıştay’da yargılama süreci devam etmekle, belirtilen kamu zararları açısından zamanaşımının zaten kesilmesi söz konusudur.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde hükme bağlanan kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan destek hizmetleri müdür kadrosuna yapılan asaleten atamanın 02.01.2009 tarihinde ve hizmet grupları arası geçiş koşulu sağlanmadan işletme müdürü kadrosuna atamanın 15.06.2009 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’e mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu ve hizmet grupları arasında geçiş koşulu sağlanmadan bu kişinin işletme müdürü kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atamalar arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’in sınav koşulu ve hizmet grupları arasında geçiş koşulu sağlanmaksızın işletme müdürü kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgeleri, 02.01.2009 ve 15.06.2009 tarihli atamalardan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2014 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2009 yılında yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, 2014 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 10 uncu maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede mühendis kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2009 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav ve hizmet grupları arasında geçiş şartını gerçekleştirmediği halde işletme müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 10 uncu maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ..., ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçeleri karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave oy gerekçesi

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

Belediyede mühendis kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2009 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav ve hizmet grupları arasında geçiş şartını gerçekleştirmediği halde işletme müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 10 uncu maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ün karşı oy gerekçesi

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 118 sayılı İlamın 17 nci maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.

İlama konu uygulamada mühendis kadrosunda görev yapan ... kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 10.02.2009 tarihinde destek hizmetleri müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise hizmet grupları arasında geçiş suretiyle işletme müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’in atandığı kadrolarla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.

Bu atama işlemlerinde ...’e atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı destek hizmetleri müdürlüğü ve işletme müdürlüğü görevlerini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.

Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi destek hizmetleri müdürü veya işletme müdürü olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.

Sonuç olarak, 2014 yılı kapsamında incelendiğinde, her ne kadar ... sınav ve hizmet grupları arasında geçiş şartı gerçekleştirilmeden işletme müdürü kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi işletme müdürü olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.

Buna göre, ...’in görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın destek hizmetleri müdürü ve hizmet grupları arasında geçiş şartı sağlanmaksızın işletme müdürü görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işlemlerinin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 10 uncu maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 118 sayılı İlamın 19 uncu maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 19 uncu maddesinde, 118 sayılı İlamın 19 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 19. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 118 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 10, 11, 14, 16, 17, 19 uncu maddeleri ile ilgili temyiz başvurusunu içermekte olup, 118 sayılı İlamın belirtilen maddeleri 18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozulmuş ve sonrasında Dairesi tarafından 386 Ek İlam sayılı Daire Kararı düzenlenmiştir. 118 İlam sayılı Daire Kararının belirtilen maddelerine konu uygulamalar, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddelerinde hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla sorumlunun temyiz dilekçesi, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında temyiz talebini içermektedir.

Sorumlu ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 386 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 386 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 inci maddeleri hakkında gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasının 386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesiyle ilgili kısmında:

“Temyize konu olan 5. Dairenin 23.10.2019 tarih ve 386 no.lu ek ilamın 11 inci maddesinde; "... Memur kadrosunda görev yapan ...'ın 18.06.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...'a münferiden; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, ? " karar verildiği görülmektedir.

Memur kadrosunda görev yapmakta iken, 18.06.2007 tarihinden itibaren Şef kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılan ...'ın, görevde yükselme sınavına girmediği ve Şef kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, söz konusu kişiye, atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda kendisine ödenen maaş arasındaki fark tutarı toplamı olan ... TL (Özel Hizmet Tazminatı, Ek Ödeme ve Yan Ödeme fark ödemeleri arasındaki 2014 yılında oluşan toplam fark) fazla ödemede bulunulmuştur.

...'a yapılan ... TL tutarındaki mevzuata aykırı atamadan kaynaklanan fazla ödeme, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği; "Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması" halini oluşturmakta olup, yapılan bu fazla ödeme kamu zararını oluşturmaktadır.

Ancak, 5018 sayılı Kanunun "Zamanaşımı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.

Kamu zararına sebep olan atama işleminin yapıldığı tarih; sırasıyla 10.02.2009 tarihinde Destek Hizmetleri Müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise İşletme Müdürlüğü kadrosuna görevde yükselme suretiyle asaleten ataması yapılmıştır. Adı geçen kişiye 2014 yılı içerisinde yapılan ödemelerden dolayı oluşan kamu zararı, 2009 tarihinde yapılan atama onayına dayanmaktadır. Dolaysıyla, kamu zararına sebep olan atama onayının üzerinden 10 yıl geçmiş olması nedeniyle oluşan kamu zararının, zamanaşımına uğradığı ve tahsil imkanının kalmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, Daire kararının kaldırılmasına karar verilmesinin yerinde olacağı düşülmektedir.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası üzerine sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesinin 386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesiyle ilgili kısmında özetle:

Kamu zararından sorumlu olmadığını yönündeki savunması saklı kalmak üzere, Başsavcılığın tebliğ namesinde kamu zararı olarak nitelenmekle birlikte zaman aşımına uğramış olduğunu bildirdiği (1-2-3-4-8-9-10) bentlerindeki kamu zararının zaman aşımına uğramış olduğu iddiasına şahsının da katıldığı,

İfade edilmektedir.

Başsavcılık İkinci Mütalaası

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen yanıt dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

“ilamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 23.06.2020 tarih ve E.20031576 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Arz olunur.” denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

118 sayılı İlamın 19 uncu maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye-Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 19 uncu maddesinde, 118 sayılı İlamın 19 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 118 sayılı İlamın 19. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 1212 sayılı, “asaleten atama” konulu, 18.06.2007 tarihli ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Gelir Müdürlüğüne bağlı Jeotermal Tahsilat Servisinde (6) dereceli Memur kadrosu ile Vekaleten yürütmekte olduğunuz (5) dereceli Şef kadrosuna 5393 sayılı Belediye Kanununun 38. Maddesinin j) fıkrası gereğince asaleten atamanız uygun görülmüştür.”

denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

...’ın şef kadrosuna asaleten atandığı 18.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.

Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/1- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan “diğer unvanlı ve unvansız müdür kadroları”nın, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.

Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, memur kadrosunda görevli ...’ın 18.06.2007 tarihinde asaleten şef kadrosuna atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir.

Bununla birlikte, 386 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2014 yılı olması dolayısıyla, ...’ın işletme müdürü kadrosuna atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.

2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.

Buna göre, ...’ın şef kadrosuna atamasını yapıldığı 18.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.

...’ın atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmaması dolayısıyla, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de şef kadrosuna ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı” kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Kamu zararının zamanaşımına uğradığı iddiası

Sorumlu ... tarafından yanıt dilekçesinde 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddeleriyle ilgili olarak bu maddelerde hükme varılan kamu zararının oluşmadığı iddiası tekrar edilmekle birlikte, eğer kamu zararı oluşmuşsa bile, bunun zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunulmuştur.

Bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun “zamanaşımı” kenar başlıklı 74 üncü maddesinde: “Kamu zararının meydana geldiği …yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları … zamanaşımına uğrar” denilmektedir.

Buna göre, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde belirtilen kamu zararları 2014 yılında meydana gelmiş olduğundan, zamanaşımını kesen ve durduran haller saklı kalmak üzere, 31.12.2024 tarihinde zamanaşımına uğrayacaktır. Kaldı ki, 26.01.2016 Karar tarihli 118 sayılı İlama konu olup Sayıştay’da yargılama süreci devam etmekle, belirtilen kamu zararları açısından zamanaşımının zaten kesilmesi söz konusudur.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 1-2-4-5-9-10-11 inci maddelerinde hükme bağlanan kamu zararlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartı sağlanmadan şef kadrosuna yapılan asaleten atamanın 18.06.2007 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta görevde yükselme konusunda öngörülen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan asaleten atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’ın sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2014 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgeleri, 18.06.2007 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2014 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2007 yılında yapılan atama sonucu 2014 yılında oluşan kamu zararından, 2014 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 386 sayılı Ek İlamın 11 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’ın 18.06.2007 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 11 inci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ..., ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçeleri karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50195 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave oy gerekçesi

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’ın 18.06.2007 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 11 inci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2014 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2014 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ün karşı oy gerekçesi

18.10.2017 tarih ve 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 118 sayılı İlamın 19 uncu maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43460 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.

İlama konu uygulamada memur kadrosunda görev yapan ... kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’ın atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.

Bu atama işleminde ...’a atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.

Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.

Sonuç olarak, 2014 yılı kapsamında incelendiğinde, her ne kadar ... sınav şartı gerçekleştirilmeden şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.

Buna göre, ...’ın görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işlemlerinin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, 327 Karar-386 Ek İlam sayılı Daire Kararının 11 inci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim