Sayıştay 5. Dairesi 46467 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

5

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46467

Karar Tarihi

29 Eylül 2021

İdare

Belediyeler ve Bağlı İdareler

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler

  • Yılı: 2011

  • Daire: 5

  • Dosya No: 46467

  • Tutanak No: 50190

  • Tutanak Tarihi: 29.09.2021

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Konu: Asilde aranan şartları taşımadığı halde yapılan asaleten veya vekaleten atamalar

  1. 193 sayılı İlamın 8 inci maddesinde, Belediyede şef kadrosunda görev yapan . . . ’ın 02. 08. 2011 tarihindeki istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan özel kalem müdür kadrosuna atanmasını takiben 15. 08. 2011 tarihinde 04. 07. 2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te öngörülen eğitim ve sınav şartını yerine getirmeden mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanması sonucu oluşan . . . TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 8 inci maddesinde, 193 sayılı İlamın 8 inci maddesi ile ilgili olarak: “…tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

257 sayılı Ek İlamın 46-64 üncü sayfalar arasında yer alan maddesinde, şef kadrosunda görev yapmakta iken özel kalem müdürü kadrosuna atanan ...’ın eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atamayı teklif eden ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 193 sayılı İlamın 8 ve 10 uncu maddelerine ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 257 sayılı Ek İlamın sırasıyla sayfa 46-64 ve sayfa 83-103’te yer alan maddelerinde karar verilmiştir.

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:

TEMYİZ SEBEPLERİ,

I-TAZMİN KARARI VERİLEN FAZLA ÖDENEN MAAŞ FARKLARININ “KAMU ZARARI” KAPSAMINDA SAYILAMAYACAĞI,

“Kamu zararı”nın, 5018 sayılı kanun 71. maddesinde “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olmasıdır” şeklinde tanımlandığı, Atamalarda adı geçen memurların, insan kaynakları müdürlüğünün teklifi üzerine esasen uzun süreden beri vekaleten çalıştığı kadrolara atandığı, Atanan bu memurların, atanmış oldukları kadrolardaki görevlerini yıllarca mevzuata uygun ve kusursuz yürütmüş olduğu, İç denetçi ve mülkiye denetçilerinin düzenledikleri denetim raporlarında atama işlemleri de dahil mevzuata aykırılık tespit edilmemiş olduğu, (Mülkiye müfettişi ...’in 1.8.2008-5.7.2011 arası, Mahalli idareler denetçileri Mehmet Kumru ve Ömer Parlak'ın 31.8.2006 tarihli, Mülkiye başmüfettişi Ferda İleri’nin 1.8.2008 tarihli raporları)

Atanan memurların esasen bu görevlerini uzun süreden beri iç denetim raporları ile de doğrulanan hatasız, mevzuata uygun yürütmüş olmaları karşısında “sınav” şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulünün gerektiği,

Bu önemsiz şekil eksikliğinin, kadrodaki görevini eksiksiz ve başarılı bir şekilde yıllarca sürdürmüş bulunan memurun “sınavsız atandığı ” gerekçesi ile “daha ucuza çalıştırılmasına devam edilmemiş olması" ve buna son veren atama işleminin sınavsız yapılmış olması, maaşındaki küçük bir farkın "kamu zararı” olarak nitelenmesinin, hakkaniyete uygun olmadığı gibi Anayasa m.18’deki angarya yasağının ihlali anlamını taşıdığı, Bu nedenle, görev yaptığı kadrodaki görevini vekaleten sürdürmesini önleyen atama kararının şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülerek aradaki maaş farkının kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiği, (Bu yöndeki savunmanın, dosyada mevcut yargı kararları ile doğrulandığı, Danıştay 11. Dairesinin 8.10.2001 T. 2001/2197 sayılı kararındaki “fiilen yürütülen bir hizmet varsa Anayasanın angarya yasası gereği çalıştığı süre için ödeme yayılmasının hukuksuz olmadığına” dair kararı ve yine Danıştay 11. Dairesi 8.10.2001 tarih 2001/2197 sayılı kararında “memur vekaleten de olsa kadrosuna uygun esas maaşı alması gerekir. Kamu zararı yoktur.” Değerlendirmelerini içeren kararı)

Ayrıca, üye ...’in azınlık oyunda belirtildiği üzere denetim yılından önce sorumlu bulunduğu ileri sürülen Belediye Başkanlığı görevinden ayrılmış olduğu, usulsüz olduğu iddia edilen atamalardaki memurların önceki görevlerine iade edilmiş olmaları nedeniyle de kamu zararının söz konusu olamayacağı,

Sonuç olarak,

Atanan memurların yıllarca vekaleten görevin gereklerine uygun yürüttükleri görevlerine asaleten atanmakla kadronun gerektirdiği artış ile meydana gelen maaş farklarının, kamu hizmetinin ilgili memurlar tarafından eksik, hatalı, kusurlu yerine getirildiği/yetersiz olduğu ileri sürülmediğine göre, kamu zararı kapsamında sayılamayacağı, Bu farkın, sonuçta memurun çalışması karşılığında ödenmiş olması nedeniyle zarar olarak nitelenmesinin mümkün olamayacağı,

Aksi düşünce ile bunların hak edilmemiş bir ödeme olduğu düşünüldüğünde, yapılan fazla ödemenin 5018 sayılı kanuna göre atamada sorumlu olanlardan tazmini değil, 6085 sayılı kanun 50. maddesi ile idaresine bildirilerek bizzat atanan memurdan TBK’nun m.77 gereği “sebepsiz zenginleşme” hükümlerine göre iadesi istenmesi gerektiği,

II- FAZLA ÖDEMELER KAMU ZARARI SAYILSA BİLE BELEDİYE BAŞKANI GÖREVİ İLE ARASINDA İLLİYET BAĞININ BULUNMASININ ZORUNLU OLDUĞU,

Siyasi bir kişilik olan üst yönetici Belediye Başkanının atamalarda gözetilecek mevzuat hükümlerini bilmesinin olanaksız olduğu,

Usulsüz olduğu iddia edilen atamaların;

a-Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Ünvan Değişikliği Yönetmeliğinin 2. maddesinde; 657 sayılı kanuna tabi görev yapan devlet memurlarını yönetmeliğin 5. maddesinde sayılan kadrolara görevde yükselme ve ünvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsadığının belirtildiği, Davaya konu atanan kişilerin, 657 sayılı kanuna tabi memur olup atandıkları görevlerde altı aydan daha uzun süre çalışmış olmaları ve atanılan kadroların Kanunun 5.maddesi kapsamında olmakla “yönetim, araştırma, planlama ve savunma hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilirler," hükmü karşısında usulsüz olduğu ile sürülen atamalardaki atanan memurların önceki görevlerinin daha üst görev olup olmadıkları araştırılmaksızın karar verilmiş olduğu, (Yüksek kurulun bu konudaki kararının ekte sunulduğu,)

b-5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde, üst yönetici/Belediye Başkanının, “kaynakları verimli kullanılmasını, kayıp ve kötüye kullanımları önlemek, kanunların kendisine verdiği sorumlulukları yerine getirmesinden dolayı Belediye Meclisine karşı sorumlu oldukları”nın belirtildiği, Kanun koyucunun, Belediye Başkanına yüklemiş bulunduğu bu sorumluluğu yerine getirilmesinde “harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, mali hizmetler yetkilileri ve iç denetçileri”i görevli kıldığı, Buna göre, kanun koyucunun Belediye Başkanlarının mevzuatı bilemeyeceği ön kabulü ile O’nu koruyucu, uyarıcı mekanizmayı kurmayı amaçladığı,

Kanunun kendilerine bu görevleri yüklediği harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine rağmen Belediye Başkanının “sınavsız atama” yapmış olmasından dolayı sorumlu olabilmesi için Başkanın kendilerine “yazılı emir” vermiş olmasının gerektiği, Buna dair dosyada bir emare dahi bulunmadığı,

Yine,

5393 sayılı kanunun 38 maddesi (J) bendi ile Belediye Başkanına, belediye personeli atamak yetki ve görevi verirken bu yetkisini “İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı ” aracılığı ile kullanacağının bildirilmiş olmasının, O’nu muhtemel bir hata yapmaktan korumaya yönelik olduğu,

Görüldüğü gibi kanun koyucunun Belediye Başkanının yönetim yetkisini kullanırken söz konusu “Harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı” birimlerini emrine vermiş olmasının, O’nun kasıt dışındaki hata veya ihmallerinden sorumsuz olmasını amaçladığı, Aksi halde, söz konusu kurumlara bu görevin verilmemiş olacağı ve Belediye Başkanının ihmallerinde de ona sorumluluk yüklenmesinin sağlanacağı, Kanunda bunun yapılmamış olmasının, başkanın bu hatalı bürokratik detaylardaki ihmali eylemlerinden sorumsuzluğunu sağladığı,

Kısaca, Kanun koyucunun, Başkanın personel atamalarındaki tasarruflarını yerine getirirken emrine verdiği uzman birimlerin, Başkanın mevzuata aykırı tasarrufunu önleme amacında olduğunu gösterdiği, Başkanın siyasi bir kişilik olup mevzuatı bilmeyeceğini peşinen kabul etmiş olan kanun koyucunun, mevzuata uygun olmayan tasarruflarından dolayı mali sorumluluğu olmadığının ve sadece Belediye Meclisine karşı idari sorumluluğu bulunduğunun öngörüldüğü, Diğer bir deyişle, Başkanın atama tasarrufu ile zarar arasında görevi nedeniyle illiyet bağı bulunmadığı,

III- MEVZUATA UYMAYAN ATAMA ONAYI VERMESİ İLE DOĞAN ZARARDAN BAŞKANIN DIŞINDA BUNUN MEVZUATA UYGUNLUĞUNU KONTROL İLE GÖREVLİ BİRİMLERİN SORUMLU OLDUĞU,

Belediye Başkanının sorumsuz olduğu konusunda yukarıda ileri sürülen gerekçelerin, zararın tazmini konusunda “kontrol ve uyarı” görevini yerine getirmeyen harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile İnsan Kay.ve Eğt. Daire Başkanlığı görevlilerinin sorumlu olduklarını açıkça ortaya koyduğu, (Bu birimlerin sorumlu olduklarına dair II. betteki savunmaların yinelendiği,)

IV- DAİRENİN 21.3.2016 TARİH 276 SAYILI İLAMINDA DEĞERLENDİRMELERİN ÇELİŞKİLİ OLDUĞU, (Not: 21.3.2016 tarih 276 sayılı İlam Belediyenin 2013 yılı hesabına ilişkindir.)

(8) nolu madde: Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5393 sayılı kanunda belirtildiği,

Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,

(10) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında;

Yüksek mahkemenin gerekçeli kararında, ...’in atamasının yasaya aykırı olduğunun gerekçeli kararda ancak iki sayfada açıklanabilmiş olmasının, atamanın yapılabilmesi için sınavın gerekli olduğu konusunun ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyduğu, Bu karmaşık mevzuatı siyasi bir kişilik olan Belediye Başkanının bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, Bunun için kanun koyucu tarafından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini O’nun emrine verdiği, Ancak bu yetkili ve görevlilerin emri altına girdikleri Başkanın işlemlerini uyarı/kontrol görevi ile sorumlu tutulmuş oldukları, Siyasi kişilik olan Başkanın, memurun atamasının mevzuata uygun olmadığı iki sayfayı tutan mevzuat karmaşasını bilmesinin beklenemeyeceği bir konuda, O’nun yapacağı atama işlemi ile harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini uyarı ve kontrolü ile görevlendirmiş olmasının amacının O’nu mali yönden sorumluluk altına sokmamak olduğu, Elbette maaş ödemelerinde sınav şartı veya diğer şartları yerine getirilip getirilmediğini araştırmaksızın ödemelere izin vermiş olan harcama yetkilileri, gerçekleştirme ve İnsan Kay ve Eğt. Dairesi Md. görevlilerinin sorumsuzluğuna karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu,

Ayrıca,

Atamalar sonrasında maaş ödemelerinde harcama yetkilisi görevinde bizzat atanan ...’in imzası bulunduğu, Uyarı ve kontrol görevini yerine getirmeden kendi atamasını onaylayan görevlinin ...’in bizzat kendisi olduğu, Yani kendisinin sınavsız atandığını bildiği halde uyarı/kontrol görevini yerine getirmeyen memur ...’in zarardan sorumlu olmayacağını ileri sürmekteki çelişkinin apaçık ortada olduğu,

İfade edilerek ... Belediyesinde Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemle ilgili memur atamaları sonucunda bir kamu zararı doğmadığı, varsa eğer bu zararın Belediye Başkanının göreviyle illiyet bağının bulunmadığı, Belediye başkanının sorumluluğu olmadığı yönündeki itirazları çerçevesinde DURUŞMALI yapılacak temyiz incelemesi ile hakkındaki kararın BOZULMASINA karar verilmesi talep edilmektedir.

Başsavcılık mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 257 sayılı Ek İlamın sayfa 46-64 ve sayfa 83-103’te yer alan maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine, Daire Kararının bu maddeleri için ortak olarak verilen Başsavcılık Mütalaasında:

Dilekçede belirtilen hususlar ve talep özetlendikten sonra,

“Sorumlunun temyiz ettiği maddelerdeki olayların tamamının aynı nitelikte olduğu, çeşitli kadrolarda yer alan personelin yönetmelik hükmü çok açık ve net olmasına rağmen eğitim ve sınav şartlarını yerine getirmeden başka bir kadroya atamalarının yapıldığı anlaşılmakta olup, Daire yargılamasında olay tüm yönleriyle değerlendirilmiş ve mevzuat gerekçeleri ortaya konularak karara bağlanmış olup, Konu hakkındaki savcılığımızın görüşüne kısaca aşağıda yer verilmiştir.

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 9 ve 14 üncü madde hükümlerine göre; yönetmelik kapsamında belirlenen görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolara atama yapılabilmesi için ataması yapılacak personelin kurumlarınca yaptırılacak sınava katılmaları ve sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.

Yine, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik de; görevde yükselmeye tabi kadrolar belirlenerek, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda görevde yükselme sınavında başarılı olmaları gerektiği belirtilmiştir.

... belediyesinin 2011 yılı hesabının denetimi sırasında denetçi tarafından yapılan inceleme sonucunda bazı kadrolara çalışan personel arasından yapılan atamalarda yukarıda belirtmiş olduğumuz yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmediği, doğrudan üst yöneticinin onayıyla değişik kadrolara atamaların gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

Belediye tarafından gerçekleştirilen atama işlemleri mevzuata aykırı olduğundan, önceki memuriyet kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki, maaş kalemlerinin toplam tutarı arasındaki farkın kamu zararı olarak hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Belediye başkanı savunmasında, üst yöneticinin mevzuata uymayan atama onayı vermesi ile doğan zararından başkanın dışında bunun mevzuata uygunluğunu kontrol ile görevli birimlerin sorumlu olması gerektiğini belirtmektedir.

Oysa 5018 sayılı Kanunun "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33 üncü maddesinde; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir." hükmü yer almaktadır.

Bir personelin herhangi bir kadroya atanması atama onayıyla gerçekleşmektedir. Atanan personelinin özlük hakları bu atama onayındaki bilgiler çerçevesinde hesaplanarak kendisine ödenmektedir. Ödemenin dayanağını oluşturan belge atama onayıdır. Atama onayını düzenleyen ve onaylayan kişiler 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi hükmü gereği harcama sürecinde yer alan gerçekleştirme görevlileridir. Zira 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde; gerçekleştirme görevlileri, ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler denilmektedir.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin

1 inci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, mahalli idarelerde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir."

4 üncü maddesinde; "Kanıtlayıcı belgeler, kamu harcamalarının belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak yapıldığına ve gerçekleştirildiğine ilişkin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca düzenlenip onaylanan belgelerdir."

"Aylıklar" başlıklı 8 inci maddesinde; "Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.

a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,

" denilmektedir.

Görüldüğü üzere ilk atamalarda Ödeme Emri Belgesine eklenecek belgeler arasında atama onayı yer almaktadır. Atama onayının mevzuata uygun bir şekilde hazırlanarak onaylanması gerekmekte olup, bu belgedeki eksiklikten dolayı bu belgeyi hazırlayanlar ile onaylayan kişilerin sorumlu olması gerektiği, bu çerçevede belgeyi onaylayan Belediye Başkanının da mevzuata aykırı düzenlenen atama onayını onaylamaktan dolayı sorumlu olduğu, değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Hükümde atamayı teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:

  1. ... Belediyesi 2011 yılı hesabına ilişkin Şef kadrosunda görev yapmakta iken Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanan ...’ın eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde, Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... Tl tutarındaki kamu zararının,

  2. (...’in atanmasıyla ilgilidir.)

atama belgelerinde imzası bulunması ve atamayı teklif etmiş olması gerekçesiyle Belediye Başkanı ... ile birlikte sorumlu tutulması konularını içeren Sayıştay 5.Dairesinin Ek ilamı hakkında temyiz başvurusunda bulunulduğu,

Madde 1- İlgili personel ...’ın uzun yıllar Mali Hizmetler müdürlüğü biriminde Memur, Şef, Mali hizmetler Md. vekilliği gibi kadrolarda görev yaptığı, Müdür Vekilliği görevini yürütmekte iken, Çevre il ve ilçe Belediyelerindeki uygulamaları da örnek gösteren talebini üst yöneticiye sunduğu, Atama teklifinde bulunmadığı, Üst Yönetici tarafından yapılan atama işleminin 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesinde “Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur” denildiğinden, ilgili madde gereğince Belediye Meclisinin de bilgisine sunulduğu, Meclisce de bu atamaya herhangi bir itiraz yapılmamış olduğu,

Temyize konu Sayıştay İlamında Sayıştay 5. Daire Üyesi ...’in karşı oy gerekçesinde Kamu zararına neden olan usulsüz atama işlemi denetim yılından önce gerçekleştirilmiş ve geçen sürede usulsüz atamalarda sorumluluğu bulunan belediye görevlilerinin önemli bir kısmının Belediyedeki görevleri sona ermiş, sorgu üzerine; yapılan usulsüzlük giderilerek, mevzuata aykırı şekilde üst görevlere atamaları yapılan ilgililerin eski görevlerine iade edildiği, tüm bu gerekçelerle yapılmış olan fark ödemelerinde kamu zararı bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı, Sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde; Kamu zararı olmadığı kararlarında sorumlulukla ilgili olarak ilamda bir şey yazılmasına gerek olmadığının belirtildiği, Türk İdari ve Mali Hukukunda “YETKİ ve SORUMLULUK”un birbirinden ayrılmaz iki önemli unsur olduğu, Buna göre yetki varsa sorumluluk doğduğu, Haliyle sorumluluktan söz edebilmek için de yetki sahibi olmak gerektiği, Somut olayda ise; şahsımın harcama yetkilisi olarak memurun atamasını yapma yetkisi olmadığı, dolayısıyla sorumluluğu da bulunmadığı,

  1. Kamu Zararının oluşmasında esas Alınan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Harcama talimatı ve sorumluluk Üst Başlıklı 32. Maddesi hükmü, 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğde, Harcama Yetkililerinin kimler olduğunun açıkça tanımlandığı,

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12.maddesi hükmü,

Bahse konu düzenlemeler dikkate alındığında, harcama sürecinde yer alan personelin, Mali Hizmetler Müdürü, gerçekleştirme görevlileri ve Harcama Yetkilileri olduğu, İlgiliye yapılan ödeme sürecinin (giderin tahakkuku ve hak sahibine ödenmesi ile muhasebeleştirilmesi işlemi) hiçbir aşamasında yer almadığı için şahsının Mali Sorumluluğu bulunmadığı, Bu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminden (Mali İşlem Süreci) ilgilinin kendisi yani Mali Hizmetler Müdürü görevine atanan ... ve ...’ın, Meclisçe kendisine harcama yetkisi verilen harcama yetkilisi Gelir Müdürü ... ve onun atadığı gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerektiği,

İfade edilerek 257 sayılı Ek İlamda ...’ın atanması sonucu yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararında şahsının sorumluluğa iştirakı bulunduğu hükmünü içeren maddede yer alan sorumluluğunun kaldırılarak ilgili sorumlular hakkında hüküm verilmesi arz ve talep edilmektedir.

Madde 2- (...’in atanmasıyla ilgilidir.)

Sonuç ve İstem: Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda ataması yapılan personellerin atamalarında ve oluşan kamu zararında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmali bulunmadığı, Sayıştay Genel Kurulu’nun 2007/5189-1 karar sayılı ve 14/06/2007 tarihli kararında “objektif (kusursuz) sorumluluk ilkesinden vazgeçilerek, kamu görevlileri açısından, kamu zararının oluşmasında kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı, karar, işlem eylem bulunması” yönünde görüş benimsenmiş olduğu, Harcama Yetkilisi olarak kamu zararının oluşmasında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylem bulunmaması, dava konusu kamu zararına neden olan usulsüz atama işleminde şahsının yetkisi bulunmaması, atama ile illiyet bağım bulunmaması dolayısıyla şahsına kamu zararı yüklenilmesinin Sayıştay Genel Kurulunun görüşüyle bağdaşmayacağı,

İfade edilerek, Belirtilen hususlar ve Kurul tarafından res’en göz önünde bulundurulacak nedenlerle Sayıştay 5. Dairesinin 10.09.2019 tarih 257 nolu İlamının ilgili maddelerinin Bozulması arz ve talep edilmektedir.

Başsavcılık Mütalaası:

Hükümde atamayı teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

  1. . . . ’ın atanmasıyla ilgili kurulan hüküm ve sorumlunun dilekçesinde yer alan hususlar özetlendikten sonra,

“Sorumlunun temyiz ettiği maddelerdeki olayların tamamının aynı nitelikte olduğu, çeşitli kadrolarda yer alan personelin yönetmelik hükmü çok açık ve net olmasına rağmen eğitim ve sınav şartlarını yerine getirmeden başka bir kadroya atamalarının yapıldığı anlaşılmakta olup, Daire yargılamasında olay tüm yönleriyle değerlendirilmiş ve mevzuat gerekçeleri ortaya konularak karara bağlanmış olup, Konu hakkındaki savcılığımızın görüşüne kısaca aşağıda yer verilmiştir.

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 9 ve 14 üncü madde hükümlerine göre; yönetmelik kapsamında belirlenen görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolara atama yapılabilmesi için ataması yapılacak personelin kurumlarınca yaptırılacak sınava katılmaları ve sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.

Yine, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik de; görevde yükselmeye tabi kadrolar belirlenerek, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda görevde yükselme sınavında başarılı olmaları gerektiği belirtilmiştir.

... belediyesinin 2011 yılı hesabının denetimi sırasında denetçi tarafından yapılan inceleme sonucunda bazı kadrolara çalışan personel arasından yapılan atamalarda yukarıda belirtmiş olduğumuz yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmediği, doğrudan üst yöneticinin onayıyla değişik kadrolara atamaların gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

Belediye tarafından gerçekleştirilen atama işlemleri mevzuata aykırı olduğundan, önceki memuriyet kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki, maaş kalemlerinin toplam tutarı arasındaki farkın kamu zararı olarak hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Atama onayını hazırlayan İnsan Kaynakları Müdürü ... savunmasında, harcama sürecinde yer aldığı için kendisinin sorumlu olmadığını ve mali süreçte yer alan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olması gerektiğini belirtmekte ise de; atama onayını hazırlayan gerçekleştirme görevlileri 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi hükmü gereği yapılan işin mevzuata uygun bir şekilde belgelerinin hazırlanmasından ve düzenlenmesinden sorumludurlar.

Zira, 5018 sayılı Kanunun "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33 üncü maddesinde; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir." hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, tespit edilen fark tutarının 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu ve mevzuata aykırı olarak düzenlenen atama onayını imzalayan üst yöneticiyle birlikte atama onayını düzenleyen kişinin de gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu olması gerektiği değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Bu itibarla, atama onayını düzenleyen İnsan Kaynakları Müdürünün sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.

  1. (...’in atanmasıyla ilgilidir.)

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

193 sayılı İlamın 8 inci maddesinde, Belediyede şef kadrosunda görev yapan ...’ın 02.08.2011 tarihindeki istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan özel kalem müdür kadrosuna atanmasını takiben 15.08.2011 tarihinde 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te öngörülen eğitim ve sınav şartını yerine getirmeden mali hizmetler müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanması sonucu oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 8 inci maddesinde, 193 sayılı İlamın 8 inci maddesi ile ilgili olarak: “…tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

257 sayılı Ek İlamın 46-64 üncü sayfalar arasında yer alan maddesinde, şef kadrosunda görev yapmakta iken özel kalem müdürü kadrosuna atanan ...’ın eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının atamayı teklif eden ... ve üst yönetici (Belediye Başkanı) ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir.

Esas yönünden inceleme

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 02.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/515 sayı, “atama” konu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrolarında boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna atanmanız ile ilgili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 02.08.2011 tarihli atama teklifi Başkanlığıma sunulmuştur.

Atama teklifi Başkanlığımca uygun görülmüş olup, hizmet gereği görev yapmakta olduğunuz (4) dereceli şef kadrosundan alınarak norm kadrolarımızda boş bulunan (1) dereceli özel kalem müdürü kadrosuna 657 sy DMK 59.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrası gereği, atamanız yapılmıştır.”

Denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 15.08.2011 olur tarihli, sayı verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrosunda bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59.md.sinde sayılan istisnai memurluklardan (1) dereceli özel kalem müdürlüğü kadrosuna 01.08.2011 tarihinde ...’ın ataması yapılmış idi.

Belediye hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için Belediyemizde boş bulunan (2) dereceli mali hizmetler müdürlüğü kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim.”

Denilmektedir. Bu yazıda İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ve olur veren olarak Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzaları bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 15.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/540 sayı, “atama” konu ve ... muhataplı yazısında: “Görev yapmakta olduğunuz (1) dereceli özel kalem müdürü kadrosundan alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrası gereği Belediyemizde boş bulunan (2) dereceli mali hizmetler müdürlüğü kadrosuna atamanız yapılmıştır.” Denilmektedir. Bu yazıda ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmeliğin “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “ Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, f ve g bentlerinde; “e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” kenar başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve Müdür kadrosunun görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “ Görevde yükselme eğitimini tamamlayarak, sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde ise, görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar belirlenmiş olup, Müdür kadrosuna atanabilmek için şu şartlar sıralanmıştır:

“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  3. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kuramlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kuramlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

  4. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memura ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci maddede sayılan “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” içerisinde yer alan Müdürlük kadrosuna “görevde yükselme” suretiyle atanabilmek için görevde yükselme eğitimine katılınması ve eğitimini tamamlayanların da yapılacak görevde yükselme sınavına katılarak bu sınavda başarılı olmaları gerekmektedir. Müdürlük kadrolarına atanabilmek için eğitim şartı ise, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmaktır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinin ilk fıkrasında istisnai memurluklar sayılmış, Özel Kalem Müdürlüğü de bu memurluklar arasında belirtilmiştir. Ancak maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, Dolayısıyla, Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmış olmak, başka bir müdürlüğe atanma dahil, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmemektedir.

257 sayılı Ek İlamın 46-64 üncü sayfaları arasında yer alan maddesine konu uygulamada şef kadrosunda görev yapan ...’ın, 02.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atandığı, akabinde ise, 15.08.2011 tarihinden itibaren de Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna asaleten atandığı anlaşılmıştır. İlgili kişinin Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanabilmesi için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59, 60 ve 61 inci maddesinde yer alan “İstisnai memurluklar” ile ilgili düzenlemelere göre, sınava girmesine ve eğitim şartını yerine getirmesine gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmayan ...’ın 02.08.2011 tarihinde Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna yapılan atamasında mevzuat açısından bir engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, ilgili kişinin 15.08.2011 tarihinde Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna atanması ise mevzuata aykırıdır. İlgilinin Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna atanabilmesi, hem öğrenim düzeyi şartını sağlamasına hem de görevde yükselme süreçlerini başarıyla tamamlamasına bağlıdır. Ancak, ... lise mezunu olup, görevde yükselme sınavına da girmemiştir. Dolayısıyla, Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosuna yapılan bu atamanın mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Daire Kararında, kamu zararının hesaplanmasında ...’a, mevzuata aykırı olarak atandığı kadro olan Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosu ile Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda kendisine ödenen maaşlar arasındaki fark tutan toplamı olan ... TL esas alınmıştır. İstisnai memuriyette görev yapılmış olması, kişiye istisnai memuriyette aldığı aylık bakımından kazanılmış hak sağlamamakla birlikte, kamu zararının tutarının artırılması kanun yoluna başvuran sorumlular aleyhine sonuç doğuracağından, kamu zararının tutarının artırılmaması gerekmektedir.

Buna göre, Daire Kararında belirtilen kamu zararının tutarının bu haliyle kabul edilmesi gerekmektedir.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. İlama konu uygulamada, Yönetmelikte görevde yükselme kapsamında öngörülen eğitim düzeyi ve sınav şartını sağlamadan yapılan asaleten atamanın 15.08.2011 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.

...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen eğitim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin asaleten mali hizmetler müdürü kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.

Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

Dolayısıyla, ...’ın öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmaksızın müdür kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün sorumluluğu

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 15.08.2011 olur tarihli, sayı verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında ...’ın “mali hizmetler müdürlüğü kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim” denilmektedir. Bu yazıda Müdür ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

..., ...’ın mali hizmetler müdürlüğüne atanması teklifini görev, yetki ve sorumluluğunu üstlenmiş olduğu İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü unvanını kullanarak olur’a arz etmiştir. Belediye Başkanının olur vermesiyle yapılan asaleten atama, ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararının sebebidir.

Ayrıca, atama teklifini sunan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ..., kamu zararının oluştuğu tarihte halen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü görevinde bulunmaktadır.

Bu durumda, atama işlemine dönük arz işlemi dolayısıyla ...’ın kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

Atamanın yapıldığı 15.08.2011 tarihinde yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 15.08.2007 tarihli ve 26614 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.

2011 yılının 9-12 nci aylarında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’a yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında, o zaman için geçerli bir idari işlem olan asaleten atamaya uygun maaş ödemesini gerçekleştirmesi ve kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak 15.08.2011 tarihinde yapılan atama sonucu 2011 yılının 9-12 nci aylarında oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 257 sayılı Ek İlamın 46-64 üncü sayfalarında yer alan maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.

BU İTİBARLA, Belediyede özel kalem müdür kadrosunda görev yapan ...’ın 15.08.2011 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde mali hizmetler müdür kadrosuna atanması neticesinde 2011 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 330 Karar-257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 46-64 üncü sayfalar arasında yer alan maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; 8.Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ...’nin aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50190 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave gerekçe

Üye ...’in ilave gerekçesi

Belediyede özel kalem müdür kadrosunda görev yapan ...’ın 15.08.2011 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde mali hizmetler müdür kadrosuna atanması neticesinde 2011 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 330 Karar-257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 46-64 üncü sayfalar arasında yer alan maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçesi

  1. Daire Başkanı . . . , Üyeler . . . , . . . , . . . , . . . , . . . ’nin karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, 2011 yılında yapılan bu atama işlemi neticesinde yine 2011 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)

  1. 193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan . . . ’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve hal müdürü kadrolarına atanması neticesinde oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 193 sayılı İlamın 10 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 8. maddesinde yer alan gerekçelerle; (Ek olarak söz konusu personel, istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanmadan önce de Mülga “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” te öngörülen sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle başka bir kadroya asaleten atanmıştır.) 193 sayılı İlamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in 20.12.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve 16.09.2011 tarihinde mali hizmetler müdürü* kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir. (*: Hükümde mali hizmetler müdürü lafzı kullanılmış olmakla birlikte, adı geçen kişinin vekaleten atandığı kadro hal müdürü kadrosudur. Daire Kararının hüküm dışında kalan kısmında, atamanın yapıldığı kadronun hal müdürü kadrosu olduğu belirtilmektedir.)

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 193 sayılı İlamın 8 ve 10 uncu maddelerine ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 257 sayılı Ek İlamın sırasıyla sayfa 46-64 ve sayfa 83-103’te yer alan maddelerinde karar verilmiştir.

Sorumlu ... tarafından 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 257 sayılı Ek İlamın 46-64 üncü sayfalar arasında yer alan maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalar arasında yer alan maddesiyle ilgili olarak burada ayrıca yer verilmemektedir.

Başsavcılık mütalaası:

Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 257 sayılı Ek İlamın sayfa 46-64 ve sayfa 83-103’te yer alan maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine Başsavcılık tarafından ortak mahiyette Mütalaa verilmiştir. Başsavcılık Mütalaasının tam metnine 257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 46-64 üncü sayfaları arasındaki maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.

Mütalaada sonuç olarak: “Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.

Hükümde atamayı teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:

  1. (...’ın atanmasıyla ilgilidir)

  2. Tahsildar Kadrosunda görev yapan ...’in, eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde Fen Memurluğu ve Hal Müdürlüğü kadrolarına mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... TL. tutarındaki kamu zararının,

atama belgelerinde imzası bulunması ve atamayı teklif etmiş olması gerekçesiyle Belediye Başkanı ... ile birlikte sorumlu tutulması konularını içeren Sayıştay 5.Dairesinin Ek ilamı hakkında temyiz başvurusunda bulunulduğu,

Madde 1- (...’ın atanmasıyla ilgilidir.)

Madde 2- İlgili personel ...’in ... Belediyesinde Hal Müdür Vekili görev yaptığı, Ataması Çevre İl ve İlçe Belediyelerindeki uygulamaları örnek gösteren adı geçen kişinin kendi talebinin üst yöneticiye sunulduğu, Şahsı tarafından atama teklifinde bulunulmadığı, Üst Yönetici tarafından yapılan atama işleminin 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesi gereği Belediye Meclisinin bilgisine sunulduğu, Meclisin bu atamaya herhangi bir itirazı olmadığı,

Sayıştay 5. Daire Üyesi ...’in karşı oy gerekçesinde Kamu zararına neden olan usulsüz atama işlemi denetim yılından önce gerçekleştirilmiş ve geçen sürede usulsüz atamalarda sorumluluğu bulunan belediye görevlilerinin önemli bir kısmının Belediyedeki görevleri sona ermiş, sorgu üzerine; yapılan usulsüzlük giderilerek, mevzuata aykırı şekilde üst görevlere atamaları yapılan ilgililerin eski görevlerine iade edildiği, tüm bu gerekçelerle yapılmış olan fark ödemelerinde kamu zararı bulunmadığına karar verilmesinin uygun olacağı, Sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde; Kamu zararı olmadığı kararlarında kararlarında sorumlulukla ilgili olarak ilamda bir şey yazılmasına gerek olmadığının belirtildiği, Türk İdari ve Mali Hukukunda “YETKİ ve SORUMLULUK”un birbirinden ayrılmaz iki önemli unsur olduğu, Buna göre yetki varsa sorumluluk da doğduğu, Haliyle sorumluluktan söz edebilmek için yetki sahibi olmak gerektiği, Somut olayda ise; şahsının harcama yetkilisi olarak memurun atamasını yapan yetkili olmadığı için sorumluluğu bulunmadığı,

Kamu Zararının oluşmasında esas Alınan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun, Harcama Talimatı ve Sorumluluk Üst başlıklı 32.nci Maddesi hükmü, 31.12.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğde Harcama Yetkililerinin kimler olduğunun açıkça tanımlandığı,

İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 12.maddesinde ”Harcama Yetkilileri, Yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst yöneticileri arasından bir veya birden fazla gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir” ifadesi yer almaktadır. Bahse konu düzenlemeler dikkate alındığında, harcama sürecinde yer alan personelin, Mali Hizmetler Müdürü ,Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri olduğu aşikardır. İlgiliye yapılan ödeme sürecinin (giderin tahakkuku ve hak sahibine ödenmesi ile muhasebeleştirilmesi işlemi) hiçbir aşamasında yer almadığım için Mali Sorumluluğum söz konusu olamaz. Söz konusu atama işlemlerinin maaş bordrosuna intikali ve ödeme emri belgesine dönüştürülmesi ve muhasebeleştirilmesi işleminde (Mali İşlem Süreci) Hal Müdürü görevine atanan ve aynı zamanda Harcama yetkilisi olan ilgilinin kendisi yani ...’in ve onun görevlendirdiği gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulması gerektiği,

İfade edilerek 257 sayılı Ek İlamda ...’in atanması sonucu yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararında şahsının sorumluluğa iştirakı bulunduğu hükmünü içeren maddede yer alan sorumluluğunun kaldırılarak ilgili sorumlular hakkında hüküm verilmesi arz ve talep edilmektedir.

Sonuç ve İstem: Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda ataması yapılan personellerin atamalarında ve oluşan kamu zararında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmali bulunmadığı, Sayıştay Genel Kurulu’nun 2007/5189-1 karar sayılı ve 14/06/2007 tarihli kararında “objektif (kusursuz) sorumluluk ilkesinden vazgeçilerek, kamu görevlileri açısından, kamu zararının oluşmasında kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı, karar, işlem eylem bulunması” yönünde görüş benimsenmiş olduğu, Harcama Yetkilisi olarak kamu zararının oluşmasında şahsının herhangi kasıt, kusur ve ihmalinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylem bulunmaması, dava konusu kamu zararına neden olan usulsüz atama işleminde şahsının yetkisi bulunmaması, atama ile illiyet bağım bulunmaması dolayısıyla şahsına kamu zararı yüklenilmesinin Sayıştay Genel Kurulunun görüşüyle bağdaşmayacağı,

İfade edilerek, Belirtilen hususlar ve Kurul tarafından res’en göz önünde bulundurulacak nedenlerle Sayıştay 5. Dairesinin 10.09.2019 tarih 257 nolu İlamının ilgili maddelerinin Bozulması arz ve talep edilmektedir.

Başsavcılık mütalaası:

Hükümde atamayı teklif eden sıfatıyla sorumlu tutulan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:

  1. . . . ’ın atanmasıyla ilgili kurulan hüküm ve sorumlunun dilekçesinde yer alan hususlar özetlendikten sonra,

“Sorumlunun temyiz ettiği maddelerdeki olayların tamamının aynı nitelikte olduğu, çeşitli kadrolarda yer alan personelin yönetmelik hükmü çok açık ve net olmasına rağmen eğitim ve sınav şartlarını yerine getirmeden başka bir kadroya atamalarının yapıldığı anlaşılmakta olup, Daire yargılamasında olay tüm yönleriyle değerlendirilmiş ve mevzuat gerekçeleri ortaya konularak karara bağlanmış olup, Konu hakkındaki savcılığımızın görüşüne kısaca aşağıda yer verilmiştir.

İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 9 ve 14 üncü madde hükümlerine göre; yönetmelik kapsamında belirlenen görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolara atama yapılabilmesi için ataması yapılacak personelin kurumlarınca yaptırılacak sınava katılmaları ve sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.

Yine, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik de; görevde yükselmeye tabi kadrolar belirlenerek, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda görevde yükselme sınavında başarılı olmaları gerektiği belirtilmiştir.

... belediyesinin 2011 yılı hesabının denetimi sırasında denetçi tarafından yapılan inceleme sonucunda bazı kadrolara çalışan personel arasından yapılan atamalarda yukarıda belirtmiş olduğumuz yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmediği, doğrudan üst yöneticinin onayıyla değişik kadrolara atamaların gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

Belediye tarafından gerçekleştirilen atama işlemleri mevzuata aykırı olduğundan, önceki memuriyet kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki, maaş kalemlerinin toplam tutarı arasındaki farkın kamu zararı olarak hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

Atama onayını hazırlayan İnsan Kaynakları Müdürü ... savunmasında, harcama sürecinde yer aldığı için kendisinin sorumlu olmadığını ve mali süreçte yer alan harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olması gerektiğini belirtmekte ise de; atama onayını hazırlayan gerçekleştirme görevlileri 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi hükmü gereği yapılan işin mevzuata uygun bir şekilde belgelerinin hazırlanmasından ve düzenlenmesinden sorumludurlar.

Zira, 5018 sayılı Kanunun "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33 üncü maddesinde; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir." hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, tespit edilen fark tutarının 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu ve mevzuata aykırı olarak düzenlenen atama onayını imzalayan üst yöneticiyle birlikte atama onayını düzenleyen kişinin de gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu olması gerektiği değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Bu itibarla, atama onayını düzenleyen İnsan Kaynakları Müdürünün sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.

  1. Temyize konu olan 5. Dairenin 10.09.2019 tarih ve 257 numaralı ilamın 6 ncı maddesinde; "... Bu itibarla, Tahsildar kadrosunda görev yapan ...'in, eğitim ve sınav şartlarını sağlamadığı halde, Fen Memurluğu ve Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrolarına mevzuata aykırı olarak atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının; ... TL 'sının Üst Yönetici (Belediye Başkanı . Atamaya Yetkili Üst ) ...'a tek başına, ... TL 'sının Atamayı Teklif Eden (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ) ... ile Üst Yönetici ( Belediye Başkanı . Atamaya Yetkili Üst ) ...'a müştereken ve müteselsilen,6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi." denilmektedir.

Temyize konu olan 5. Dairenin 10.09.2019 tarih ve 257 numaralı ilamın 6 ncı maddesinde yer alan tazmin kararına karşı sorumlu ...'ın savunmasının ilamın 4 üncü maddesine sunmuş olduğu savunmayla aynı paralellikte olduğu anlaşılmakta olup, 4 üncü maddeye ilişkin yapmış olduğumuz açıklamalar ve görüşlerimiz ilamın 6 ncı maddesi içinde geçerlidir.

Bu itibarla, atama onayını düzenleyen İnsan Kaynakları Müdürünün sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.”

Denilmektedir.

Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve hal müdürü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.

18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 193 sayılı İlamın 10 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 8. maddesinde yer alan gerekçelerle; (Ek olarak söz konusu personel, istisnai memuriyet kadrosu içerisinde yer alan Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna atanmadan önce de Mülga “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik” te öngörülen sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle başka bir kadroya asaleten atanmıştır.) 193 sayılı İlamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.

257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in 20.12.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve 16.09.2011 tarihinde mali hizmetler müdürü* kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine hükmedilmiştir. (*: Hükümde mali hizmetler müdürü lafzı kullanılmış olmakla birlikte, adı geçen kişinin vekaleten atandığı kadro hal müdürü kadrosudur. Daire Kararının hüküm dışında kalan kısmında, atamanın yapıldığı kadronun hal müdürü kadrosu olduğu belirtilmektedir.)

Esas yönünden inceleme

Uygulamanın özelliklerinin incelenmesi

Belediyenin Personel ve Eğitim Müdürlüğünün 20.12.2005 tarih, 1894 sayı, “kadro değişikliği” konulu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Hal Müdürlüğü biriminde görev yapmak üzere, işgal etmekte olduğunuz (8) dereceli Tahsildar kadrosu ile 20.07.2004 tarihinde Hal Müdür Vekili olarak atamanız yapılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si gereği almakta olduğunuz maaş derece / kademenizle birlikte Tahsildar Kadrosundan alınarak belediyemizde boş bulunan (3) dereceli Fen Memuru kadrosuna 20.12.2005 tarihinden itibaren atamanız yapılarak Hal Müdür Vekili olarak görevinizi yürütmeniz uygun görülmüştür.” denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 24.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/565 sayı, “atama” konulu ve ... muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrolarında boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna atamanız ile ilgili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün, 24.08.2011 tarihli atama teklif yazıları Başkanlığıma sunulmuştur.

Atama teklifi Başkanlığımca uygun görülmüş olup, hizmet gereği görev yapmakta olduğunuz (4) dereceli fen memuru kadrosundan alınarak, norm kadrolarımızda boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna 657 sy. DMK 59.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrası gereği, atamanız yapılmıştır.”

Denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.09.2011 olur tarihli, sayı ve konu verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında:

“Belediyemiz Norm Kadrosunda bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59.md.sinde sayılan istisnai memurluklardan (1) dereceli Özel Kalem Müdürlüğü kadrosuna 24.08.2011 tarihinde ...’in ataması yapılmış idi;

Belediye hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için Belediyemizde boş bulunan (1) dereceli hal müdürlüğü kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim.” Denilmektedir. Bu yazıda İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ... ve Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzaları bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.09.2011 tarihli, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01-610 sayılı, “atama” konulu ve ... muhataplı yazısında: Görev yapmakta olduğunuz (1) dereceli Özel Klaem Müdürü kadrosundan alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği belediyemizde boş bulunan (1) dereceli hal müdürlüğü kadrosuna atamanız yapılmıştır.” denilmektedir. Bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.

Buna göre, 2011 yılı hesabıyla ilgili 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesine konu olan görevlendirmede, ...’in 2011 yılı içerisinde 24.08.2011 tarihine kadar hal müdür vekili olarak görev yaptığı, bu tarihten 16.09.2011 tarihine kadar Özel Kalem Müdürü olarak görev yaptığı, 16.09.2011 tarihinden itibaren ise Belediyede Hal Müdürü kadrosunda asaleten görev yaptığı görülmektedir.

İlama konu uygulamada, ...’in lise mezunu olduğu ve asaleten hal müdürü kadrosuna atanırken görevde yükselme sınavına da girmediği tespit edilmiştir.

Mevzuat hükümleri

...’in hal müdür vekili olarak atandığı 20.07.2004 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 14.10.1991, sayısı: 21021) “harcamaların çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen üçüncü bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesinde:

“Aylık ve aylıkla birlikte ödenen istihkaklar için Aylık Bordrosu (Örnek:3 veya 3/A) ve Personel Bildirimi (Örnek:4) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine;

  • İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,

  • Naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve Personel Nakil Bildirimi (Örnek:5), (askeri personelin naklen atamalarında 5/A örnek numaralı Ayrılış ve Katılış Bildirimi),

  • Terfilerde, terfi onayı,

  • Ücretli vekaletlerde, vekalet onayı ve işe başlama yazısı,

bağlanır.

Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.

Mali yılın ilk ayına ait ödemelerde, personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren personel birimince onaylı listenin ödeme belgesine bağlanması gerekir. Diğer aylarda ise durumunda değişiklik olanların listesi ödeme belgesine bağlanır.

...”

Hükümleri yer almaktadır.

257 sayılı İlama konu 2011 yılında yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 15.08.2007, sayısı: 26614) “harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen ikinci kısmının personel giderlerini düzenleyen birinci bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddede:

“(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.

a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,

b) Naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve Personel Nakil Bildirimi (Örnek:11),

c) Terfilerde, terfi onayı (Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.),

f) Ücretli vekaletlerde, vekalet onayı ve işe başlama yazısı,

(2) Malî yılın ilk ayına ait ödemelerde, personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Diğer aylarda ise durumunda değişiklik olanların listesi ödeme belgesine eklenir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Belirtilen mevzuat hükümlerine göre, 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdürü olarak görevlendirilen ...’e 2004 yılının sekizinci ayında yapılan maaş ödemesinde ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmektedir. Diğer aylarda ise ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Hatta takip eden mali yılların ilk aylarında bile ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Bununla birlikte mevzuata göre, takip eden mali yılların ilk ayına ait ödemelerde, “personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin” ödeme belgesine eklenmesi gerekmektedir. Personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösterir belgede ise, ilgili personelin görev unvanı ve süresi açıkça görülebilecektir. Kaldı ki, ilişikli ödeme emri belgelerinde harcama yetkilisi olarak isim ve imzası bulunan ...’in Hal Müdür Vekili unvanını kullandığı görülmektedir. Dolayısıyla, ...’in görevini vekaleten yürüttüğü ilişikli tüm ödeme emri belgelerinde görülmektedir.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmeliğin “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “ Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, f ve g bentlerinde; “e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” kenar başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve Müdür kadrosunun görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “ Görevde yükselme eğitimini tamamlayarak, sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde ise, görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar belirlenmiş olup, Müdür kadrosuna atanabilmek için şu şartlar sıralanmıştır:

“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  3. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kuramlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışmdaki yükseköğretim kuramlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

  4. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memura ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci maddede sayılan “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” içerisinde yer alan Müdürlük kadrosuna “görevde yükselme” suretiyle atanabilmek için görevde yükselme eğitimine katılınması ve eğitimini tamamlayanların da yapılacak görevde yükselme sınavına katılarak bu sınavda başarılı olmaları gerekmektedir. Müdürlük kadrolarına atanabilmek için eğitim şartı ise, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmaktır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinin ilk fıkrasında istisnai memurluklar sayılmış, Özel Kalem Müdürlüğü de bu memurluklar arasında belirtilmiştir. Ancak maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmış olmak, başka bir müdürlüğe atanma dahil, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmemektedir.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Konunun esas yönünden incelenmesinde, sonuç olarak:

  • 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdür olarak görevlendirilen ve vekalet ettiği kadronun asilde aranan şartlarını taşımayan ...’e 2011 yılının ilk sekiz ayında özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta dayanağı olmayan tutarlarda ödenmesi sonucunda,

  • Adı geçen kişinin dokuzuncu ayda görevde yükselme koşulu olan öğrenim düzeyi (... lise mezunudur.) ve sınav koşulu sağlanmadan asaleten hal müdür kadrosuna atanması sonucunda,

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin g bendi kapsamında mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı değerlendirilmektedir.

Mevzuata aykırı ödeme tutarının hesaplanması

257 sayılı İlamın 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesine ait kamu zararı tablosunda, kamu zararının adı geçen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenden fazla ödenmesi neticesinde oluştuğu görülmektedir.

257 İlam sayılı Kararın ilgili maddesi, sorumlunun dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde,

2011 yılı içerisinde ilk sekiz ayda adı geçen kişi vekaleten görevlendirilmiş olduğu, kamu zararının bu kişiye asilde aranan şartları taşımıyor olmasına rağmen, vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatı ve ek ödemesinin ödenmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Sorumlu ...’ın dilekçesi eklerinden (ve 193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinden) ...’in görevlendirmesinin vekaleten görevlendirme olduğu açıkça görülmekte, görevlendirme yazılarının içeriğinde ise vekalet ücreti veya daha genel bir ifadeyle herhangi bir ücret ödenmesi hususunun yer almadığı görülmektedir.

Bununla birlikte, ilişikli ödeme emri belgeleri ve ekleri incelendiğinde, bu belgeler üzerinde harcama yetkilisi ...’in isim ve imzasının yanında bu kişinin görevi hal müdür vekili olarak görülmektedir. Ayrıca, ödeme emri belgeleri üzerinde “Ödeyiniz. Mahsup ediniz” açıklamasını içeren kısımda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunduğu görülmektedir. Buna göre, her ne kadar resmi yazılarda Belediye Başkanı ... tarafından vekalet aylığı veya farklı bir ödeme yapılması yönünde bir beyanda bulunulmuş olmasa da, ödeme emri belgeleri üzerindeki “ödeyiniz, mahsup ediniz” ifadesi karşısında, Belediye Başkanı ...’ın ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemede onayının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

2011 yılında ...’in asaleten hal müdürü olarak atanmasından sonra ise, kamu zararının hal müdürü olarak adı geçen kişiye yapılan ödeme ile bu kişi özel kalem müdürü kadrosunda kalsaydı alacağı tutar arasındaki fark esas alınarak hesaplandığı görülmektedir. İstisnai memuriyette görev yapılmış olması, kişiye istisnai memuriyette aldığı aylık bakımından kazanılmış hak sağlamamakla birlikte, kamu zararının tutarının artırılması kanun yoluna başvuran sorumlular aleyhine sonuç doğuracağından, kamu zararının tutarının artırılmaması gerekmektedir.

Buna göre, Daire Kararında belirtilen kamu zararının tutarının bu haliyle kabulü gerekmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme

Belediye Başkanının sorumluluğu

03.04.1930 kabul tarihli ve 1580 sayılı Belediye Kanunu (Resmi Gazete tarihi: 14.04.1930, sayısı: 1471), ...’in hal müdür vekili olarak atanma tarihi olan 20.07.2004 tarihinde yürürlüktedir.

Belediyenin yürütme organı olarak Belediye Başkanı tarafından bir belediye personelinin vekaleten görevlendirilmesi, Belediye Başkanının görev, yetki ve sorumlulukları dahilindedir.

Sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.

20.07.2004 tarihli vekaleten görevlendirme, 2011 yılında hala uygulamadadır. ..., 2011 yılında vekaleten hal müdürü olarak görev yapmaya devam etmekte iken önce özel kalem müdürü daha sonra da asaleten hal müdürü olarak görevlendirilmiştir.

Somut olayda, vekaleten görevlendirme konusundaki resmi yazılarda Belediye Başkanı tarafından ...’in vekaleten hal müdür olarak görevlendirildiği belirtilmekle birlikte, Belediye Başkanı tarafından adı geçen kişiye bu kapsamda herhangi bir ödeme yapılması yönünde beyan bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ilişikli ödeme emri belgelerinin incelenmesinde, ödeme emri belgeleri üzerinde “Ödeyiniz. Mahsup ediniz.” açıklamasını içeren kısımda Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır. Dolayısıyla, asilde aranan şartları taşımadığı halde vekaleten görevlendirilen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenin üzerinde ödenmesinde Belediye Başkanının sorumluluğu bulunmaktadır.

...’in görevde yükselme koşulları olan öğrenim düzeyi ve sınav koşullarını sağlamadan asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucunda ise, koşulları sağlanmadan yapılan bu atama sonucu adı geçen kişiye ödenen tutar ile bu atama yapıldığı sırada yürütmekte olduğu özel kalem müdürü kadrosunda kalsaydı alacağı tutar arasındaki fark olarak hesaplanan kamu zararı, asaleten atama işleminin öngörülebilir doğrudan sonucudur; Yani kamu zararı ve asaleten atama işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır. Dolayısıyla Belediye Başkanı ...’ın asaleten atama dolayısıyla oluşan kamu zararında da sorumluluğu bulunmaktadır.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün sorumluluğu

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 16.09.2011 olur tarihli, sayı verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısında ...’in “hal müdürlüğü kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrasına istinaden, atama teklifimizi olurlarınıza arz ederim.” denilmektedir. Bu yazıda Müdür ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır.

..., ...’in asaleten hal müdürlüğüne atanması teklifini görev, yetki ve sorumluluğunu üstlenmiş olduğu İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü unvanını kullanarak olur’a arz etmiştir. Belediye Başkanının olur vermesiyle yapılan asaleten atama, ödemeler dolayısıyla oluşan kamu zararının sebebidir.

Ayrıca, atama teklifini sunan İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ..., kamu zararının oluştuğu tarihte halen İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü görevinde bulunmaktadır.

Bu durumda, atama işlemine dönük arz işlemi dolayısıyla ...’ın kamu zararından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması

Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.

Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:

“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.

Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“

hükümleri yer almaktadır.

2011 yılının ilk sekiz ayında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu belgelerde de mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama sorumluluğu bulunmayıp söz konusu atamanın mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Buna göre, mevzuata aykırı olarak yapılan söz konusu görevlendirme sonucu 2011 yılının ilk sekiz ayında oluşan kamu zararından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmamaktadır.

...’in 2011 yılının dokuzuncu ayında görevde yükselme koşulları olan öğrenim düzeyi ve sınav koşulları sağlanmaksızın asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucunda aylık ödenmesinde ise, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’e yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında, o zaman için geçerli idari işlem olan asaleten atamaya uygun şekilde maaş ödemesini gerçekleştirmesi ve oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak ...’in asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucu 2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, 2011 yılının ilk sekiz ayında oluşmuş olan kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir; 2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararından Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir

BU İTİBARLA, asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ve sonrasında bu göreve asaleten atanan ...’e 2011 yılı içerisinde ödenen maaş kapsamında ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı şekilde oluşan kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 330 Karar-257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinin TASDİKİNE (Üyeler ..., ..., ...’nin aşağıda yer alan ilave gerekçeleriyle birlikte; 7.Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ...’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50190 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

(İlave oy gerekçesi

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

Asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ve sonrasında bu göreve asaleten atanan ...’e 2011 yılı içerisinde ödenen maaş kapsamında ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı şekilde oluşan kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik 330 Karar-257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinin Tasdiki gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.

Üye ...’in ilave oy gerekçesi

330 Karar-257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinin sorumluluk yönünden mevzuata uygun olduğu, oluşan kamu zararından Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Daire Kararının 5 inci maddesinde belirtilen kamu zararı tutarının hatalı olduğu değerlendirilmektedir.

Daire kararında, adı geçen kişiye fen memuru kadrosunda yapılan ödeme ile bu kişi tahsildar kadrosunda kalsaydı ödenecek tutar arasındaki farkın kamu zararı olduğu belirtilmektedir. Ancak 2000 yürürlük tarihli Yönetmeliğe göre, tahsildar kadrosundan fen memuru kadrosuna geçmek görevde yükselmeye tabi değildir.

Bu itibarla, Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinde belirtilen kamu zararı tutarının tahsildar kadrosu ile fen memuru kadrosu arasında kalan kısmının tespit edilerek toplam kamu zararından düşülmesi ve kalan tutarın kamu zararı olarak tespit edilerek hüküm kurulmak suretiyle, Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinin Düzelterek Tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’nin ilave oy gerekçesi

Asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ve sonrasında görevde yükselme koşulu olan öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmadan bu göreve asaleten atanan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödeme dolayısıyla oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak,

2011 yılının ilk sekiz ayında ... Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapmış ve görev unvanında bu görevde vekaleten bulunduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, bu kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin hatalı tutarda ödenmesi sonucu kamu zararı oluşmuştur.

Hal müdür vekili olarak görev yapmakta olan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin hatalı tutarda yapılması sonucu oluşan kamu zararında, 5018 sayılı Kanunun 31,32,33 üncü maddeleri ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10,12 nci maddeleri hükümleri çerçevesinde, ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Belirtilmelidir ki, 18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla Bozulan 144 Karar-193 İlam sayılı Daire Kararının 10 uncu maddesinin muhakeme sürecinde ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin savunması alınmıştı.

Bu itibarla, 330 Karar-257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesinin, sorumluluk yönünden, 2011 yılının ilk sekiz ayıyla ilgili ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri de sorumluluğa dahil edilmesi suretiyle Düzelterek Tasdikine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Karşı oy gerekçeleri

  1. Daire Başkanı . . . , Üyeler . . . ve . . . ’ın karşı oy gerekçesi

Esas yönünden inceleme:

Uygulamanın özelliklerinin incelenmesi

Belediyenin Personel ve Eğitim Müdürlüğünün:

20.12.2005 tarih, 1894 sayı, “kadro değişikliği” konulu, ... muhataplı yazısı,

24.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/565 sayı, “atama” konulu, ... muhataplı yazısı,

16.09.2011 olur tarihli, sayı ve konu verilmemiş olan ve (Belediye) Başkanlık Makamı muhataplı yazısı,

16.09.2011 tarihli, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01-610 sayılı, “atama” konulu ve ... muhataplı yazısına

yukarıda yer alan çoğunluk görüşü içerisinde yer verilmiştir.

Buna göre, 2011 yılı hesabıyla ilgili 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesine konu olan görevlendirmede, ...’in 2011 yılı içerisinde 24.08.2011 tarihine kadar hal müdür vekili olarak görev yaptığı, bu tarihten 16.09.2011 tarihine kadar Özel Kalem Müdürü olarak görev yaptığı, 16.09.2011 tarihinden itibaren ise Belediyede Hal Müdürü kadrosunda asaleten görev yaptığı görülmektedir.

İlama konu uygulamada, ...’in lise mezunu olduğu ve asaleten hal müdürü kadrosuna atanırken görevde yükselme sınavına da girmediği tespit edilmiştir.

Mezuata aykırı ödeme tutarının hesaplanması

257 sayılı İlamın 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesine ait kamu zararı tablosunda, kamu zararının adı geçen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenden fazla ödenmesi neticesinde oluştuğu görülmektedir.

257 İlam sayılı Kararın ilgili maddesi, sorumlunun dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde,

2011 yılı içerisinde ilk sekiz ayda adı geçen kişi vekaleten görevlendirilmiş olmakla birlikte kamu zararının bu kişiye vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatı ve ek ödemesinin hatalı ödenmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Sorumlu ...’ın dilekçesi eklerinden (ve 193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinden) ...’in görevlendirmesinin vekaleten görevlendirme olduğu açıkça görülmekte, görevlendirme yazılarının içeriğinde ise vekalet ücreti veya daha genel bir ifadeyle herhangi bir ücret ödenmesi hususunun yer almadığı görülmektedir.

Bununla birlikte, ilişikli ödeme emri belgeleri ve ekleri incelendiğinde, bu belgeler üzerinde harcama yetkilisi ...’in isim ve imzasının yanında bu kişinin görevi hal müdür vekili olarak görülmektedir. Ayrıca, ödeme emri belgeleri üzerinde “Ödeyiniz. Mahsup ediniz” açıklamasını içeren kısımda Belediye başkanı ...’ın imzası bulunduğu görülmektedir. Buna göre, her ne kadar resmi yazılarda Belediye Başkanı ... tarafından vekalet aylığı veya farklı bir ödeme yapılması yönünde bir beyanda bulunulmuş olmasa da, ödeme emri belgeleri üzerindeki “ödeyiniz, mahsup ediniz” ifadesi karşısında, Belediye Başkanı ...’ın ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemede onayının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

2011 yılında ...’in asaleten hal müdürü olarak atanmasından sonra ise, kamu zararının hal müdürü olarak adı geçen kişiye yapılan ödeme ile bu kişi özel kalem müdürü kadrosunda kalsaydı alacağı tutar arasındaki fark esas alınarak hesaplandığı görülmektedir. İstisnai memuriyette görev yapılmış olması, kişiye istisnai memuriyette aldığı aylık bakımından kazanılmış hak sağlamamakla birlikte, kamu zararının tutarının artırılması kanun yoluna başvuran sorumlular aleyhine sonuç doğuracağından, kamu zararının tutarının artırılmaması gerekmektedir.

Buna göre, Daire Kararında belirtilen kamu zararının bu haliyle kabul edilmesi gerekmektedir.

Sayıştay yargı kararları

2011 yılının ilk sekiz ayında ...’in çalıştığı görevde vekaleten görevli bulunduğu hususunun göz önünde bulundurulup bulundurulmaması bakımından Kararlar özetle aşağıdaki gibidir:

193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinde görevlendirmenin 16.09.2011 tarihinden itibaren asaleten olduğu Karar içerisinde belirtilerek ve göz önünde bulundurularak hüküm kurulmuştur. Bununla birlikte, sorumluluk yönünden harcama yetkilileri hem vekaleten hem asaleten görevin yürütülmesi sırasında oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuştur.

193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinin Bozulması hükmünü içeren 18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 10 uncu maddesinde hükmün, 2011 yılının ilk sekiz ayında kamu zararının vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken adi geçen kişiye asile yapılacak ödemelerin yapılmasından kaynaklandığı göz önünde bulundurulmadan kurulduğu görülmektedir. Temyiz Kurulu Kararında sorumluluk yönünden, tüm yıl içinde oluşan kamu zararının tamamının asaleten atamadan kaynaklıymış gibi hüküm kurulmuştur.

257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalar arasında yer alan maddesinde hükmün, somut olayın 2011 yılının ilk sekiz ayındaki kısmında oluşan kamu zararından münferiden Belediye Başkanı sorumlu tutularak, adı geçen kişinin asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonrasında oluşan kamu zararından ise Belediye Başkanı ve atamayı teklif eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu görülmektedir. Yani 257 sayılı Ek İlamda da hükmün sorumluluk yönünden 2011 yılının ilk sekiz ayında kamu zararının vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken adi geçen kişiye asile yapılacak ödemelerin yapılmasından kaynaklandığının göz önünde bulundurulmadan kurulduğu görülmektedir

Mevzuat hükümleri

...’in hal müdür vekili olarak atandığı 20.07.2004 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 14.10.1991, sayısı: 21021) “harcamaların çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen üçüncü bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesinde:

“Aylık ve aylıkla birlikte ödenen istihkaklar için Aylık Bordrosu (Örnek:3 veya 3/A) ve Personel Bildirimi (Örnek:4) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine;

  • İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,

  • Naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve Personel Nakil Bildirimi (Örnek:5), (askeri personelin naklen atamalarında 5/A örnek numaralı Ayrılış ve Katılış Bildirimi),

  • Terfilerde, terfi onayı,

  • Ücretli vekaletlerde, vekalet onayı ve işe başlama yazısı,

bağlanır.

Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.

Mali yılın ilk ayına ait ödemelerde, personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren personel birimince onaylı listenin ödeme belgesine bağlanması gerekir. Diğer aylarda ise durumunda değişiklik olanların listesi ödeme belgesine bağlanır.

...”

Hükümleri yer almaktadır.

257 sayılı Ek İlama konu 2011 yılında yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 15.08.2007, sayısı: 26614) “harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen ikinci kısmının personel giderlerini düzenleyen birinci bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddede:

“(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.

a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,

b) Naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve Personel Nakil Bildirimi (Örnek:11),

c) Terfilerde, terfi onayı (Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.),

f) Ücretli vekaletlerde, vekalet onayı ve işe başlama yazısı,

(2) Malî yılın ilk ayına ait ödemelerde, personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Diğer aylarda ise durumunda değişiklik olanların listesi ödeme belgesine eklenir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Belirtilen mevzuat hükümlerine göre, 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdürü olarak görevlendirilen ...’e 2004 yılının sekizinci ayında yapılan maaş ödemesinde ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmektedir. Diğer aylarda ise ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Hatta takip eden mali yılların ilk aylarında bile ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Bununla birlikte mevzuata göre, takip eden mali yılların ilk ayına ait ödemelerde, “personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin” ödeme belgesine eklenmesi gerekmektedir. Personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösterir belgede ise, ilgili personelin görev unvanı ve süresi açıkça görülebilecektir. Kaldı ki, ilişikli ödeme emri belgelerinde harcama yetkilisi olarak isim ve imzası bulunan ...’in Hal Müdür Vekili unvanını kullandığı görülmektedir. Dolayısıyla, ...’in görevini vekaleten yürüttüğü ilişikli tüm ödeme emri belgelerinde görülmektedir.

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmektedir.

Yönetmeliğin “kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında ise; “ Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar.” hükmü bulunmaktadır.

Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi, görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise yine aynı Yönetmeliğin “tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, f ve g bentlerinde; “e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.

Yönetmeliğin “görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” kenar başlıklı 5 inci maddesinde görevde yükselmeye tabi kadrolar sayılmış ve Müdür kadrosunun görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlardan birinin de; “ Görevde yükselme eğitimini tamamlayarak, sınavında başarılı olmak.” olduğu belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 7 nci maddesinde ise, görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar belirlenmiş olup, Müdür kadrosuna atanabilmek için şu şartlar sıralanmıştır:

“a) Müdür kadrosuna atanabilmek için;

  1. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

  2. Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

  3. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kuramlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışmdaki yükseköğretim kuramlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,

  4. Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memura ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerindeki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 5 inci maddede sayılan “Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar” içerisinde yer alan Müdürlük kadrosuna “görevde yükselme” suretiyle atanabilmek için görevde yükselme eğitimine katılınması ve eğitimini tamamlayanların da yapılacak görevde yükselme sınavına katılarak bu sınavda başarılı olmaları gerekmektedir. Müdürlük kadrolarına atanabilmek için eğitim şartı ise, fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmaktır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstisnai memurluklar” başlıklı 59 uncu maddesinin ilk fıkrasında istisnai memurluklar sayılmış, Özel Kalem Müdürlüğü de bu memurluklar arasında belirtilmiştir. Ancak maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkrada sayılan memurların bulundukları kadroların, emeklilik aylığının hesabında ve diğer memurluklara naklen atanmalarında herhangi bir sınıf için kazanılmış hak sayılmayacağı hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, Özel Kalem Müdürlüğü’ne atanmış olmak, başka bir müdürlüğe atanma dahil, herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmemektedir.

5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.

Konunun esas yönünden incelenmesinde, sonuç olarak:

  • 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdür olarak görevlendirilen ve vekalet ettiği kadronun asilde aranan şartlarını taşımayan ...’e 2011 yılının ilk sekiz ayında özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta dayanağı olmayan tutarlarda ödenmesi sonucunda,

  • Adı geçen kişinin dokuzuncu ayda görevde yükselme koşulu olan öğrenim düzeyi (... lise mezunudur.) ve sınav koşulu sağlanmadan asaleten hal müdür kadrosuna atanması sonucunda,

5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin g bendi kapsamında mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı değerlendirilmektedir.

Sorumluluk yönünden inceleme:

Belediye Başkanının sorumluluğu

Yukarıda çoğunluk görüşünde yer verilen açıklamalar çerçevesinde,

2011 yılının ilk sekiz ayında oluşan kamu zararıyla ilgili olarak, Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararıyla ilgili olarak, Belediye Başkanı ... (ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...)’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün sorumluluğu

Yukarıda çoğunluk görüşünde yer verilen açıklamalar çerçevesinde,

2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararıyla ilgili olarak, (Belediye Başkanı ... ve) İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu

Sorumlu Belediye Başkanı ... ve ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Bu iddianın 2011 yılının vekaleten görevlendirmenin devam ettiği ilk sekiz ayında oluşan kamu zararı bakımından yerinde olduğu değerlendirilmektedir.

5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33üncü maddesi hükümlerine yukarıda yer verilmiştir.

5018 sayılı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,

Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler.

2011 yılının ilk sekiz ayında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Vekaleten hal müdürü kadrosunda görevli ...’in maaşının ödenmesinde ise, yukarıda belirtilen 5018 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesinin kamu zararı tablosunda, kamu zararının özel hizmet tazminatı ve ek ödemeden kaynaklı olduğu görülmektedir.

...’in hal müdür vekili unvanını kullanıyor olması, sorumlular tarafından ...’in görevini vekaleten yürütmekte olduğunun fiilen bilindiğini göstermektedir.

Buna göre, 2011 yılının ilk sekiz ayıyla ilgili olarak, 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesine konu vekaleten görevlendirme sonucunda mevzuata aykırı olarak yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştiraki bulunduğu değerlendirilmektedir.

...’in 2011 yılının dokuzuncu ayında görevde yükselme koşulları olan öğrenim düzeyi ve sınav koşulları sağlanmaksızın asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucunda aylık ödenmesinde ise, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir.

İlliyet bağı yönünden incelendiğinde, ...’e yapılan maaş ödemeleri, ödeme emri belgesinde belgesi ekli olan veya ekli olması gereken asaleten görevlendirmeye uygundur. Yapılan asaleten atama İdarenin bir işlemiyle geri alınmadıkça veya kaldırılmadıkça ya da mevzuata aykırılık bir yargı kararıyla sabit görülmedikçe, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin görevinin icrası sırasında, o zaman için geçerli idari işlem olan asaleten atamaya uygun olarak maaş ödemesini gerçekleştirmesi ve oluşan kamu zararı arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Buna göre, oluşan kamu zararı ile mevzuata aykırı yapılan asaleten atama arasında illiyet bağı bulunmakta olup, atama mevzuata aykırı bile olsa, ödemenin yapıldığı sırada geçerli bir idari işlem olan bu atamaya uygun yapılan maaş ödemesinde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre, mevzuata aykırı olarak ...’in asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonucu 2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararından, ödeme emri belgeleri ve eklerinde isim ve imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla, 257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, hükümde 2011 yılının ilk sekiz ayında oluşmuş olan kamu zararında, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olduğu görülmektedir. Ancak bu kamu zararında Belediye Başkanı ile birlikte harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, esas yönünden asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ve sonrasında bu göreve asaleten atanan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin tutarında mevzuata aykırılık bulunduğu sabit görülmekle birlikte, sorumluluk yönünden vekaleten görevlendirmenin söz konusu olduğu 2011 yılının ilk sekiz ayında Belediye Başkanı ... ile birlikte harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa iştiraki bulunduğu değerlendirildiğinden, 257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarında yer alan maddesi hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

Üyeler ... ve ...’ın karşı oy gerekçesi

İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Buna ilave olarak:

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla:

2011 yılının ilk sekiz ayında oluşan kamu zararından, adı geçen kişinin hal müdür vekili olarak atanmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararından ise, 16.09.2011 tarihinde adı geçen kişinin asaleten hal müdürü kadrosuna atanmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, 2011 yılının ilk sekiz ayı ve dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararı ayrımı göz önünde bulundurulmak suretiyle, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemleri neticesinde 2011 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ... ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü ...’a ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Üye ...’ın karşı oy gerekçesi

2011 yılının ilk sekiz ayında ...’in çalıştığı görevde vekaleten görevli bulunduğu hususunun göz önünde bulundurulup bulundurulmaması bakımından Kararlar özetle aşağıdaki gibidir:

193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinde görevlendirmenin 16.09.2011 tarihinden itibaren asaleten olduğu Karar içerisinde belirtilerek ve göz önünde bulundurularak hüküm kurulmuştur. Bununla birlikte, sorumluluk yönünden harcama yetkilileri hem vekaleten hem asaleten görevin yürütülmesi sırasında oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuştur.

193 sayılı İlamın 10 uncu maddesinin Bozulması hükmünü içeren 18.10.2017 tarih ve 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 10 uncu maddesinde hükmün, 2011 yılının ilk sekiz ayında kamu zararının vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken adi geçen kişiye asile yapılacak ödemelerin yapılmasından kaynaklandığı göz önünde bulundurulmadan kurulduğu görülmektedir. Temyiz Kurulu Kararında sorumluluk yönünden, tüm yıl içinde oluşan kamu zararının tamamının asaleten atamadan kaynaklıymış gibi değerlendirilerek hüküm kurulmuştur.

257 sayılı Ek İlamın 83-103 üncü sayfalar arasında yer alan maddesinde hükmün, somut olayın 2011 yılının ilk sekiz ayındaki kısmında oluşan kamu zararından münferiden Belediye Başkanı sorumlu tutularak, adı geçen kişinin asaleten hal müdürü kadrosuna atanması sonrasında oluşan kamu zararından ise Belediye Başkanı ve atamayı teklif eden İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürünün müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu görülmektedir. Yani 257 sayılı Ek İlamda da hükmün sorumluluk yönünden 2011 yılının ilk sekiz ayında kamu zararının vekalet ücreti ödenmemesi gerekirken adi geçen kişiye asile yapılacak ödemelerin yapılmasından kaynaklandığının göz önünde bulundurulmadan kurulduğu görülmektedir

Buna göre, 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ve bu Karara uyarak verilen 257 Ek İlam sayılı Daire Kararında, 2011 yılının ilk sekiz ayı ile ilgili olarak, görevlendirmenin esaslı bir özelliği olan vekaleten olma hali gözden kaçırılarak hüküm kurulmuştur.

Maddi hukuk hükümlerine göre, ...’e 2011 yılının ilk sekiz ayında ödenen maaşın içeriği dolayısıyla oluşan kamu zararından Belediye Başkanı ... ile ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulması gerekmektedir. Ancak 43525 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ve buna uyularak verilen 257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesinde, kamu zararından ... münferiden sorumlu tutulmuştur; İlişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu durum, ...’ın sorumluluğunun, somut olayın esaslı bir özelliğinin gözden kaçırıldığı bir yargı kararı hükmü eliyle ağırlaştırıldığını göstermektedir. Oysa ki, yargı organının somut olayın esaslı bir özelliğinin gözden kaçırıldığı bir hüküm vermek suretiyle yargılanan kişinin sorumluluğunu ağırlaştırmaması gerekmektedir.

2011 yılının dokuzuncu ayından itibaren oluşan kamu zararı konusundaki kanaatim ise yukarıda yer alan çoğunluk görüşündeki gibidir.

Bu itibarla, 257 Ek İlam sayılı Daire Kararının 83-103 üncü sayfalarda yer alan maddesiyle ilgili olarak, 2011 yılının ilk sekiz ayında oluşan kamu zararının Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim