Sayıştay 5. Dairesi 46356 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
46356
9 Haziran 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2014
-
Daire: 5
-
Dosya No: 46356
-
Tutanak No: 49690
-
Tutanak Tarihi: 09.06.2021
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Muhtelif giyim mağazasından giyim eşyası ve hediye kartı satın alınarak bedellerinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde belirtilen kanıtlayıcı belgeler olmadan, Belediye bütçesinin temsil ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenmesi
191 sayılı İlamın 16. maddesi ile tazminine hükmolunan ...TL ile ilgili olarak 16.05.2018 tarih ve 44481 sayılı Temyiz Kurulu Kararının 6. maddesi ile;
Esas yönünden verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğuna, ancak harcama sürecinde yer alan başkan yardımcılarının da sorumluluğa dahil edilmesini teminen 191 sayılı ilamın 16. maddesi ile verilen tazmin hükmünün bozularak Dairesine TEVDİİNE, karar verilmesi üzerine Dairesince;
374 sayılı Ek İlamın 1. Maddesi ile, ... Günü, ... Bayramı vs. günlerde dağıtılmak üzere muhtelif giyim mağazasından giyim eşyası ve hediye kartı satın alınarak bedellerinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde belirtilen kanıtlayıcı belgeler olmadan, ... Belediye bütçesinin temsil ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenmesi sonucunda ...TL’ye tekrardan tazmin hükmü verilerek, Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri, muhasebe yetkilisi ile alımlara onay verenler oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuşlardır.
Muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ..., vermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Temyiz istemine konu işbu ilamın usule ve yasaya aykırı olduğunu, şöyle ki;
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri" başlıklı 60 inci maddesinde tek tek sayıldığını, belirtilen maddede, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye giderleri arasında sayıldığını, diğer taraftan ise, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3 üncü maddesinde, temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırlarının da aynı Yönergenin 4 üncü maddesinde; “Temsil Giderleri", 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9’uncu maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtildiğini, söz konusu Yönergenin belirtilen maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, ... Belediyesi tarafından “yılbaşı ; “... Günü" ve bazı “... Bayramı" gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceğinin anlaşıldığını,
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı” nın 'Sorumlular başlıklı 3. bölümünde;
Harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
Aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama surecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, karar verildiğini,
Ancak kendisinin yargılamanın sebebi olan her iki ilamda geçen olaylarda ne Harcama Yetkilisi ne de Gerçekleştirme Görevlisi olarak görevli ve yetkili olmadığını, bu sıfatlarla kamu görevi ifa etmediğini aksine Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile işlem yürüttüğünü,
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 832 sayılı Kanun, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve 22 04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına ilişkin Esaslar ile birlikte ... Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 13.maddesı hükmüne göre görev ve yetkilerinin;
Belediyeye ait gelir ve alacakların ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsilini sağlamak, giderlerin ve borçların hak sahiplerine ödenmesini sağlamak, para ve parayla ifade edilebilen değerleri, emanetleri, teminatları almak, saklamak ve zaman geldiğinde de ilgililere iade etmek, mali işlemlere ilişkin kayıtların usulüne uygun, saydam ve erişilebilir bir şekilde tutulmasını sağlamak, muhasebeye ait defter, kayıt ve belgeleri ilgili mevzuatında belirtilen sürelerle muhafaza etmek ve denetime hazır bulundurmak, mali işlemlere alt bilgi ve raporları, Bakanlığa, ilgili kamu idarelerine, Başkanlığa ve yetkili kılınmış diğer mercilere mevzuatta belirlenen surelerde düzenli olarak vermek, Belediye bütçesini hazırlayarak, üst yöneticiye, encümene ve meclise sunmak; bütçenin Bakanlığa ve yetkili diğer kamu idarelerine ilgili mevzuatta belirlenen süreler içinde intikalini sağlamak, Belediyenin yılsonu kesin hesabını çıkararak, üst yöneticiye, encümene ve meclise sunmak; yıl sonu kesin hesabını Sayıştay’a ve ilgili kamu idarelerine ilgili mevzuatta belirlenen süreler içinde intikalini sağlamak, muhasebe yetkilisi sıfatıyla üzerine düşen vazifeleri icra etmek, personelin motivasyonunu yükselterek prodüktivitenin artmasını sağlamak, müdürlüğü temsilen toplantılara ve organizasyonlara iştirak etmek, müdürlüğün çalışma sistemini kurarak iş akışını sağlamak; müdür yardımcısı, şef, memur diğer personelin çalışmalarını organize etmek, komisyon toplantılarında müdürlükle alakalı iş ve işlemleri yürütmek, gelirlerin arttırılması ve harcamaların azaltılması için müdürlükler ve birimler arası koordinasyonu sağlamak, müdürlüğün kalite politikasını, hedeflerini ve stratejilerini belirlemek, başkan ve başkan yardımcısı tarafından verilen görevleri yapmak olarak sınırlı biçimde belirlendiğini,
Anılan Yönetmeliğin 14. maddesinde de sorumluluklarının; belediye gelirlerinin ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilmesi, tahsil aşamasına gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesi, belediyeye ait giderlerin usulüne uygun yapılması, görev alanına giren hizmetlerin zamanında yapılması, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun saydam ve erişilebilir tutulması, yersiz ve fazla tahsil edilen tutarların mükelleflere iadesi veya mahsubu için düzenlenen belgelerde öngörülen miktarların uygunluğu, düzeltilmesi veya terkini gereken gelir ve gider işlemlerinin meri mevzuata uygun olması, ödeme aşamasına gelmiş, ödeme emri ve eki belgelerin usulünce incelenmesi ve kontrolü, ödemeleri ilgili mevzuatında belirtilen şekilde muhasebe kayıtlarına göre yapılması, müdürlük mutemetlerinin hesap, belge ve işlemlerini ilgili mevzuata göre yapıp yapmamaları, mutemetlere yapılan peşin ödemelerde meydana gelen para kayıpları, Sayıştay'a ve diğer yetkili mercilere hesap verme, şeklinde sınırlı biçimde zikredildiğini,
Yukarıdaki yasal düzenlemeler çerçevesinde; Muhasebe Yetkilisi sıfatı ile Belediyeye alım yapılması ve bu yönde ihale kararı alınması aşamasından başlayıp, ihalenin ya da alımın tamamlanmasına kadar ve yargılama konusu olayda yer alan hediyelerin dağıtımı aşamasında harcama yetkilisi ya da gerçekleştirme görevlisi gibi herhangi bir yetki ve görevle sürece dahil olmadığı aşikar olup, esasen 191 sayılı Sayıştay İlamında ve Sayın ...Daire’nin ilamında da kabul edildiğini,
Yargılama konusu olayla ilgili olarak şahsının tek eyleminin, Belediye yetkililerince alımına/ihalesine karar verilen alımlarla ilgili idari işlem sürecinin tamamlanmasından sonra Mali İşler Müdürlüğü’ne intikal eden dosyalar için ilgili mevzuat çerçevesinde, ilgili birimince belirlenmiş ödemenin bütçe imkanları ve şartları çerçevesinde ödenmesi işleminin yerine getirilmesi olduğunu,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda düzenlenen kamu zararı kavramı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması’’ olarak tanımlandığına göre; Mali İşler Müdürü görevi yürütülürken ilgili mevzuat hükümleri ile sınırlanmış görev tanımı ve yetkileri çerçevesinde mevzuata aykırı hiçbir karar, işlem veya eyleme sebebiyet verilmediğinden herhangi bir şekilde kamu zararı oluşmasına sebebiyet verilmediğini,
Kaldı ki Sayın 5.Daire’nin, 191 sayılı ilamın 16.maddesine yönelik Sayın Üye Ömer Zengin’in karşı oy gerekçesinde;
“Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlarda, onay verenlerin sorumlu tutulabilmeleri için, onay belgesinde, alımların herhangi bir faturaya bağlanmaksızın ve Harcama Belgeleri Yönetmeliğine uyulmaksızın gerçekleştirilmesine onay verilmesi gerekir. Böyle bir durum mümkün değildir. Verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak, önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir."
Şeklinde belirtilmek suretiyle Mali İşler Müdürü sıfatıyla görev yürütmesi nedeni ile esasen sürece dair herhangi bir mevzuata aykırı eylem ve işleme dahlinin olmadığının bir kez daha kabul edildiğini,
Yine Sayın … Daire’nin, 191 sayılı ilamın 23.maddesine yönelik hükmüne ilişkin Sayın Daire Başkanı … ve Sayın Üye …’in karşı oy gerekçelerinde de;
"Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlar, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmemektedir. Dolayısıyla kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir.”
“Belediye bütçesinden gerçekleştirilen alımlar için verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir. Dolayısıyla onay verenlerin gerçekleştirdikleri işlemler mevzuata aykırı olmadığından, sorumluluklarına hükmedilmesi mümkün değildir. ”
Hususlarına yer verilmek suretiyle özellikle gerçekleştirilen alımlar için verilmiş onaylara işaret edilmek suretiyle şahsının yürüttüğü Mali İşler Müdürü görevinin onay sürecinde olmaması nedeniyle verilmiş mali mesuliyet kararına ilişkin eylemlerle ilgili onay sürecine dahli olmadığının bir kez daha vurgulandığını,
Bu itibarla, yukarıda zikredilen ilgili mevzuat hükümleri ile sınırlanmış görev tanımı ve yetkileri çerçevesinde iddia olunan kamu zararı ile şahsının eylem ve işlemleri arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Diğer sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan Başkan Yardımcısı … vermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Gerek Dairenin gerekse de Temyiz Kurulunun tazmin hükümlerinin gerekçesi olarak;
Ödeme emri belgesi eklerinde, Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğunun tespit edildiği, faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlenip hangi ürünlerin alındığının belli olmadığı, yapılan alımların faturalarının, vergi mevzuatına uygun olmadığı gibi, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine de, neredeyse tüm yönleriyle aykırı işlem tesis edildiği,
Ayrıca yapılan alımların kısımlara bölünerek gerçekleştirildiğinden, Kamu İhale Kanunu’nun; “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” düzenlemesinde yer verilmiş olan "Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesine de aykırı işlem yapıldığının iddia edildiğini,
Yine, aynı şekilde;
... Belediyesi tarafından “yılbaşı"; “... Günü" ve bazı “... Bayramı" gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceğinin anlaşıldığı, ancak, belirtildiği üzere, mevzuat gereği alınmasında herhangi bir engel olmayan söz konusu alımların, kanıtlayıcı belgeler bulunmadan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesinin mümkün görünmediği,
Açıklanarak,
Sayın Temyiz Kurulu’nca, harcama sürecinde yer alan başkan yardımcılarının da sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiği düşüncesi ile aleyhine karar verildiğini,
- Daire kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini, şöyle ki;
Öncelikle aleyhe bozma yasağına uyulmayıp, temel hukuk ilkesi çiğnenmek suretiyle aleyhinde karar tesis edildiğini, işbu usuli itirazı gereğince temyiz istemimin kabulünü talep ettiğini,
Diğer yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33. maddelerinde;
“Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Giderin gerçekleştirilmesi
“Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar."
Düzenlemelerinin bulunduğunu,
Diğer yandan, İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole ilişkin Usul ve Esasların;
-
maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
-
maddesinin son fıkrasında da; "Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. ”,
-
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise; “Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır."
Hükümlerine yer verildiğini,
Öte yandan, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararanın “Sorumlular” başlıklı 3. bölümünde;
Harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
Aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine, karar verildiğini,
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarının açık olduğunu,
Söz konusu alımların tüm belediyelerde olduğu gibi ... Belediyesinde de yapıldığını, yapılan alımın mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini, Belediye Başkan Yardımcısı sıfatıyla yapılan onaylamaların Belediyenin iç işleyişiyle ilgili olduğunu, harcama sürecinin yetkili olan kimseler tarafından başlatıldığını ve gerçekleştirildiğini, bu süreçte alımların yapılması yönünde tarafınca bir talimat verilmediği gibi, süreçte yer alan ilgililer tarafından mevzuata aykırılık itirazı da yapılmadığını, eğer yapılan bir itiraza rağmen bu iş yapılsaydı sorumlu tutulması gerektiğini,
Esasen bu madde ile ilgili olarak harcama yetkilisinin sorumlu tutulduğunu, Belediyenin iç işleyişi ile ilgili olarak Belediye Başkan Yardımcısı tarafından yapılan onay işleminin harcama talimatı olarak değerlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını,
Tazmin hükümlerinin gerekçeleri incelendiğinde alımdan daha ziyade yapılan şekli eksikliklerin tazmin hükümlerine gerekçe yapıldığını, bu eksiklikler nedeniyle de muhasebe yetkililerinin sorumlu tutulduğunu, aynı konuyla ilgili olarak 2013 yılı ilamında sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu tutulduğunu, Temyiz Kurulu Kararı sonucunda da Daire tarafından kamu zararı bulunmadığına karar verildiğini,
Diğer taraftan söz konusu alımların, Belediye tüzel kişiliğini temsilen yapılan alımlar olduğunu, bundan dolayı ihale onay makamı yerine Belediye Başkanının sorumluluğunun değerlendirilmesinin icap edeceğini,
Kaldı ki Sayın 5.Daire’nin, 191 sayılı ilamın 16.maddesine yönelik hükmüne ilişkin Sayın Üye Ömer Zengin’in karsı oy gerekçesinde;
“Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlarda, onay verenlerin sorumlu tutulabilmeleri için, onay belgesinde, alımların herhangi bir faturaya bağlanmaksızın ve Harcama Belgeleri Yönetmeliğine uyulmaksızın gerçekleştirilmesine onay verilmesi gerekir. Böyle bir durum mümkün değildir. Verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak, önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir. İşin mevzuata aykırı hale geldiği kısım, onaydan sonra harcama sürecinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Başkan Yardımcılarının sorumluluktan çıkartılması gerekir."
Şeklinde belirtilmek suretiyle Başkan Yardımcılığı görevini yürütmesi nedeni ile esasen sürece dair herhangi bir mevzuata aykırı eylem ve işleme dahilinin olmadığının bir kez daha kabul edildiğini,
Yine Sayın 5.Daire’nin, 191 sayılı ilamın 23.maddesine yönelik hükmüne ilişkin Sayın Daire Başkanı Hüseyin Arıcı ve Sayın Üye Ömer Zengin’in karşı oy gerekçelerinde de;
“Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımlar, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmemektedir. Dolayısıyla kamu zararı oluşmadığına karar verilmesi gerekir.”
“Belediye bütçesinden gerçekleştirilen alımlar için verilen onaylar Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesine uygun olarak önemli günlerde dağıtılmak üzere giyim eşyası alınmasına yöneliktir. Dolayısıyla onay verenlerin gerçekleştirdikleri işlemler mevzuata aykırı olmadığından, sorumluluklarına hükmedilmesi mümkün değildir."
Hususlarına yer verilmek suretiyle özellikle gerçekleştirilen alımlar için verilmiş onaylara işaret edilip, onay verenlerin gerçekleştirdikleri işlemlerin mevzuata aykırı olmadığının vurgulandığını, bu nedenle, şahsının verilmiş mali mesuliyet kararına ilişkin eylemlerle ilgili onay sürecine vaki dahlinin iddia olunan kamu zararı ile illiyet bağının bulunmadığının bir kez daha vurgulandığını,
Bu itibarla, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 832 sayılı Kanun, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ve 22.04.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslar ile birlikte ... Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği hükümleri ile sınırlanmış görev tanımı ve yetkileri çerçevesinde iddia olunan kamu zararı ile şahsının eylem ve işlemleri arasında herhangi bir illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını,
... Belediyesi nezdinde yargılama konusu olaylarla ilgili icrai her Müdürlüğün hususi bir yapılanması mevcut olup, bu Müdürlükleri Harcama Yetkilisinin, Gerçekleştirme Görevlisinin mevzuat gereğince belirlendiğini,
Belediye Başkanı tarafından gerçekleştirilen iş bölümü çerçevesinde 8 ayrı Müdürlüğün kendisine bağlandığını, tüm Müdürlüklerin işlerinin ve yargılama konusu olayda olduğu gibi mevcut evrakın gerekliliğinin ve gerçekliğinin sorgulamasının yahut inceleme sırasında dosya içinde mevcut gözüken belgelerin, bizzat tarafınca kontrolünün sürdürülmesi/yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki şahsının sadece alımların onay makamında olduğunun esasen kabul edildiğini,
Kendisine bağlı 8 ayrı müdürlüğün iş ve işlemlerinin yürütülmesinde birim müdürüne ve müdür yardımcılarına, dolayısıyla harcama yetkililerine ve gerçekleştirme görevlilerine hazırladıkları işleme, iş yoğunluğu içinde güvenmesi gerektiğini, ancak birim müdürü ve müdür yardımcısının yahut harcama yetkilisinin veya gerçekleştirme görevlisinin asli sorumlulukları içinde Belediye Başkanını ya da Belediye Başkanı adına şahsını yanıltıcı tavır ve eylem içine girebilmelerinin de hayatın olağan akışı içinde karşılaşılabilecek bir olgu olduğunu, bu itibarla, hakkında karar tesis edilirken, bilerek ve isteyerek kasıtlı hareket edip etmediğimin ve özellikle de iddia olunan kamu zararı ile şahsının onay şeklindeki idari işlemi arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi ve sonucuna göre işlem tesisi gerektiğini,
Birimlerin şifahi bilgilendirmeleri ve yazılı işlemleri ile ancak Belediye Başkanı adına Yardımcısı sıfatı ile koordinasyonun sağlanması, Belediye iş ve işlemlerinin aksatılmadan, en iyi şekilde ve kamu yararı gözetilerek sürdürülmesi görevini yürüttüğünü, evrensel hukuk kuralları ve yüksek yargı içtihatlarında da belirlenen "suçun şahsiliği" prensibi çerçevesinde, işin yapılması ve takibi ile bizzat görevli kişilerin varlığı söz konusu iken mali sorumluluğunun bulunduğundan hareketle hakkında "mali mesuliyet" kararı verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … ile gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulan … vermiş oldukları aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde özetle;
Her ne kadar bozma kararı alımlara onay veren ve fakat tazmin hükmünde yer verilmemiş olanlarla ilgili olmakla birlikte, tazmin hükmünün Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda ve “sorumluluk yönünden” değerlendirilmesi neticesinde; 4734 sayılı yasanın temel ilkelerine yollama yapılarak, “alımların, tek firmadan teklif alınmak suretiyle” gerçekleştirildiği ve faturaların içeriğinde “muhtelif giyim eşyası” denilmek suretiyle vergi mevzuatına aykırı olduğu gibi hususlara işaret edildiğini,
191 sayılı ilamın 16. Maddesi ile verilen tazmin hükmüne karşı temyiz başvurusu sırasında;
Alımların Temsil Tören Ağırlama Giderleri Yönetmeliği hükümlerine tabi olarak gerçekleştirildiği,
Anılan yönetmelik hükmü gereği hangi alımların bu yönetmelik kapsamında yapılması gerektiğinin tayini hususuna Belediye Başkanının yetkili olduğu ve belediye başkanının bu yetkisini Başkan Yardımcılarından birine devretmiş olduğu; harcamaya konu alımın Başkan Yardımcısı ve görev yapan “Temsil Tören Ağırlama Giderleri Komisyonu” marifetiyle gerçekleştirildiği,
Alımların 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesi uyarınca yapılmış olduğu; “doğrudan temin” sürecinin bir ihale usulü olmayıp idareler tarafından gerçekleştirilen bir alım süreci olduğu; 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen durumlar için gerçekleştirilecek olan doğrudan teminler, ihtiyaçların Kanunun 18 inci maddesinde sayılan ihale usulleri için tespit edilen kurallara uyulmaksızın; ilan yapılmadan, teminat alınmadan, ihale komisyonu kurma ve anılan Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan yeterlik kriterlerini arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasa fiyat araştırması yapılarak temin edilmesini mümkün kılan bir yöntem olduğu; zaten bu yöntemin amacının idarelerin ihtiyaçlarının kolay karşılamalarını sağlamak olduğu; doğrudan temin sürecinde, “onay belgesi düzenlemesi”, “fiyat araştırması yapılarak onay belgesine eklenmesi” dışında yerine getirilmesi gereken başkaca bir merasim gerekliliğinin bulunmadığı,
Gerçekleştirilen alımların TİF kaydının yapıldığı; ilgililerine dağıtımı sonrasında TİF kayıtlarından terkinlerinin sağlandığı,
Temsil Tören Ağırlama Giderleri Yönergesi hükümleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan ve doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilen alımların doğası gereği “hediye verilecek kişilerin listelenmesi” yoluna gidilmediği,
Hususlarına yer verilmişse de,
Bir kez daha belirtmek gerektiğini, ihtiyacı tespit eden ve alım sürecini başlatanın “Temsil Tören Ağırlama Giderleri Komisyonu” olduğunu, alımların özel günlerde, o günlerin işaret ettiği özel kişilere verilmesi uygun görülen hediyelere ilişkin olduğunu, doğal olarak “hediye” niteliğinin, piyasadaki ürünler arasında rekabeti gözetmeyi kısmen ihmal eder nitelikte olduğunu, keza 4734 sayılı Yasanın 22/d maddesi uyarınca yapılmış olan bir alımda birden fazla kişiden teklif alınmasını zorunlu kılan bir düzenlemenin de bulunmadığını, nihayet, gerçekleştirilen alımların konusu olan hediyelerin dağıtımında, hediyelerin kimlere verileceğine ilişkin kişi ölçeğinde bir belirleme yapılması mümkün olmadığı gibi, “hediye” kavramı ile uyuşmadığını,
... gününde Başkanlık Makamı tarafından gerçekleştirilen bir resepsiyonda, resepsiyona katılan ...in listelenmesi mümkün olmadığı gibi günün gereklerine ve adetlerimize uygun olmadığını, temsil edilen makamın yeri ve önemi; harcamanın tabi olduğu ödenek türü vb. farklı olmakla birlikte kamu kaynağının kullanılmasına hakim ilkeler bakımından aynılık gösterdiği için örnek vermek gerekirse, devlet başkanının ziyaret ettiği yerlerde kendisini karşılayanlara veya ziyaret edilen mekanlarla ilişkili kişilere verilen hediyeler için gerçekleştirilen uygulama ile sorumlusu sayıldıkları harcama uygulaması arasında hiçbir farklılık bulunmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
İlave olarak … dilekçesinde; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarıca; “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” sorumluluğu bu tanım bakımından ele alındığında; “işin yaptırıldığını”, “malın alındığını”, alınanların “TİF” kayıtlarına alındığını ve “ödeme evrakına gerekli belgeler”in eklendiğini, gerçekleştirme görevlisi olarak, harcama talimatına karşı çıkması mümkün olmadığı gibi harcamaya konu mal alımı için izlenecek usulü belirleme yetki ve inisiyatifine de sahip olmadığını, hakkında verilmiş olan “tazmin hükmü”nün gerçekleştirme görevlisinin görev-yetki ve sorumlulukları ile mütenasip bulunmadığını ifade etmiştir.
Harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulan …’nun mirasçıları adına avukatlarının vermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle;
Daire Başkanı … ve Üye …’in azınlık görüşünde de açıkça belirtildiği üzere Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımların, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, dolayısıyla kamu zararı oluşmadığını,
Mahalli idareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 49. maddesine ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesine göre doğrudan temin usulü ile mal alımı yapıldığını, ilamda da bu hususun tespit edildiğini,
Ancak tebliğ edilen Ek İlamın 5. Sayfasının ilk paragrafının devamında; "... 4734 sayılı kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılması gerekmektedir. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir." tespitine yer verildiğini, söz konusu tespitin maddi bir hatadan kaynaklandığını, zira incelemeye konu işlemlerde doğrudan temin usulüne göre işlem yapılmasının kanuna ve yönetmeliğe uygun olduğunu,
Yine aynı sayfanın 2. Paragrafında; yapılan incelemeler neticesinde Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğu tespitine yer verildiğini, eksik olan “birçok belge” nin ne olduğu konusunda bir açıklama yapılmadığını, halbuki tek tek eksik olan belgelerin tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu durumun hukuka aykırı olduğunu,
Yine aynı paragrafta; faturaların VUK’a uygun düzenlenmediğinden, alınan eşyaların ne olduğunun tek tek ayrıntılı olarak yazılması gerekliliğinden ve bu hali ile hangi ürünlerin alındığının belli olmadığından, Yönetmeliğe aykırı işlem tesis edildiğinden bahsedildiğini, söz konusu tespitin de hukuka aykırı olduğunu, zira giyim mağazasından, ihtiyaç sahiplerinin kendi ihtiyaçları olan eşyaları almaları için kendilerine hediye çeki/kartı verildiğini, bu hali ile her bir ihtiyaç sahibinin spesifik olarak neye ihtiyacı olduğunun tespitinin Belediyeden beklenemeyeceğinden, faturaların bu hali ile düzenlendiğini ve bu sebeple “muhtelif giyim eşyası” ibaresinin kullanıldığını,
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60 ıncı maddesinde tek tek sayıldığını, buna göre; temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediye giderleri arasında sayıldığını, diğer taraftan ise, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3 üncü maddesinde; temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırlarının da aynı Yönergenin 4’üncü maddesinde; “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Ağırlama Giderleri” ve 9’uncu maddesinde ise “Tören Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtildiğini,
Söz konusu Yönergenin belirtilen maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, ... Belediyesi tarafından “... Günü” ve bazı “... Bayramı” gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceğinin anlaşıldığını,
Dolayısıyla burada kamu zararının meydana gelip gelmediğinin incelenmesi gerektiğini, yapılan alımlarda bir takım usul eksikliklerinin olması burada bir kamu zararının meydana geldiği anlamına gelmediğini, dolayısıyla burada, tespit edilen bir takım eksikliklerin, eksiklikler olmadan yapılması halinde aynı meblağlar ödenmeyerek daha doğrusu … TL değil de daha az bir meblağ ödeneceği tespit edilse idi bir kamu zararından bahsedilebileceğini, kamu zararının tespit edilmesi halinde tazmin yoluna gidilebileceğini, ancak ilamda böyle bir inceleme ve tespitin yer almadığını, bir işlemin mevzuata aykırı olmasının başka bir durum olduğunu ve idari inceleme ile bunun karşısında idari bir yaptırımın gerektireceğini, somut olayda bir kamu zararı tespiti değil; hukuka aykırı işlem tespiti yapıldığını, dolayısıyla tespit edilen kamu zararlarına da itiraz ettiklerini,
İlamın son kısmı olan; Belediye Başkan ve Başkan Yardımcılarının da müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu tutulmalarına ilişkin kısma ise herhangi bir itirazlarının bulunmadığını; bu kişilerin de sorumlu tutulmasının hukuken yerinde olduğunu, zira Belediyeyi temsilen yapılan ve onay makamı olarak kendilerinin de imzalarının bulunduğu söz konusu alımlardan sorumlu tutulmaları gerektiğini, kaldı ki, 5018 sayılı Kanunun 31 ve 11. Maddelerine göre, harcama yetkilisi olan kişi belediye başkanı olduğundan, kendisinin -kabul etmemekle birlikte- böyle bir zarardan sorumlu tutulmamasının mevzuata aykırılık teşkil edeceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
“ Temyize konu olan 5. Dairenin 11.07.2019 tarih ve 374 no.lu ek İlamın 1 inci maddesinde;.. ... Günü, ... Bayramı vs. günlerde dağıtılmak üzere muhtelif giyim eşyası ve hediye kartı satın alınarak bedellerinin ... Belediyesi bütçesinden ödenmesi sonucu neden olunan ...TL tutarındaki kamu zararının; ilamda adı geçen sorumlulardan müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir.
Sorumlunun Temyiz dilekçesinde,
Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımların, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla kamu zararı oluşturmadığı,
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin 49. md. sine göre, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/d md. sine göre doğrudan temin usulü ile yaptırılabilecek mal alımının yapıldığı,
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğu tespitine yer verildiği halde eksik olan belgelerin neler olduğunun açıklanmadığı,
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin ilgili maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, ... Belediyesi tarafından "... Günü" ve bazı "... Bayramı" gibi özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alınılan yapılabileceği anlaşılmakta olduğu,
Somut olayda bir kamu zararı tespiti değil; hukuka aykırı işlemin tespitinin yapıldığı, dolayısıyla tespit edilen kamu zararı tespitinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek,
Sayıştay 5. Dairesince verilen 11.07.2019 tarih ve 374 İlam no.lu tazmin hükmünün mevzuata ve hukuka aykırı olması sebebiyle temyizen incelenerek bozulmasına ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin "4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar" başlıklı 49 uncu maddesinde; "4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde;
a) Onay Belgesi,
b) Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı (Örnek: 3) veya ihale komisyonu kararı,
c) Düzenlenmesi gerekli görülmüş ise sözleşme,
ç) Fatura,
d) Muayene ve kabul komisyonu tutanağı, kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge,
e) Mal ve malzeme alımlarında, taşınır işlem fişi ödeme belgesine eklenir." hükümleri yer almaktadır.
Ödeme Emri Belgesi ve eki belgeler üzerinde yapılan incelemede; Belediye tarafından satın alınan bahse konu giyim eşyalarının ve hediye kartlarının piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği, satın alınan eşyaların Kuruma girdiğini belgeleyen Taşınır İşlem Fişinin düzenlenmediği, düzenlenen faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli" başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlendiği, dolaysıyla fatura içeriğinden hangi ürünlerin alındığının belli olmadığı, ayrıca, yapılan alımlara ilişkin düzenlenen faturaların, vergi mevzuatına uygun olmadığı, bu şekilde Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine de aykırı işlem tesis edildiği, anlaşılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun 'Harcama talimatı ve sorumluluk' başlıklı 32 nci maddesinde; " ...
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur."
‘Giderin gerçekleştirilmesi' başlıklı 33 üncü maddesinde ise; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır." hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükümler çerçevesinde, eksik belgeye rağmen ödemeyi yapan muhasebe yetkilisinin yanında, adı geçen giyim eşyası ve hediye çeki verilmesine ilişkin alımları onaylayan harcama yetkilileri, alım sürecinde yer alan ve belgelerin eksiksiz olarak düzenlenmesinden sorumlu olan gerçekleştirme görevlileriyle birlikte mevzuata aykırı alım nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından dolayı sorumluluğa tabidirler. Dolaysıyla, Daire kararında belirlenen kamu zararının ve buna ilişkin açıklanan sorumluluk durumunun ve belirlenen sorumluların yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
Arz ederim” Denilmiştir.
…’nun mirasçıları adına vekillerinin Başsavcılığın mütalaasına karşılık olarak vermiş oldukları dilekçede özetle;
Başsavcılığın görüşlerinin, temyiz dilekçesinde itiraz ettikleri hususları giderme niteliğine haiz olamadığını, daha çok kararda yer alan hususları tekrar niteliğinde olduğunu,
Başsavcılığın 2. Sayfanın 5. Paragrafında; "söz konusu hükümler çerçevesinde eksik belgeye rağmen ödemeyi yapan muhasebe yetkilisinin yanında, adı geçen giyim eşyası ve hediye çeki verilmesine ilişkin alımları onaylayan harcama yetkilileri, alım sürecinde yer alan ve belgelerin eksiksiz olarak düzenlenmesinden sorumlu olan gerçekleştirme görevlileriyle birlikte mevzuata aykırı alım nedeniyle ortaya çıkan kamu zararından dolayı sorumluluğa tabidirler. Dolayısıyla, daire kararında belirlenen kamu zararının ve buna ilişkin açıklanan sorumluluk durumunun ve belirlenen sorumluların yerinde olduğu değerlendirilmektedir." şeklinde görüş verdiğini,
Hâlbuki incelenen ilk olayda itirazlarından bir tanesinin de eksik evrakların tespitinin yapılmamış olması olduğunu, 4734 sayılı Kanunun 22/1 bendinde gerekli olan evrakların sıralandığını, ancak söz konusu harcamalarda hangi evrakların eksik olduğuna ilişkin soruya incelemede yer verilmediğini,
Eksik evrakların tespit edilmemesi ve muhataplarına bildirilmemesinin adil yargılanma hakkına engel teşkil ettiğini, hangi evrakların eksik olduğu bildirilmeden savunma yapılmasının beklendiğini, bu durumun uluslararası sözleşmeler ve Anayasamızla koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerde açık olduğunu, adil yargılanma hakkına ve savunmanın dokunulmazlığına engel teşkil ettiğini,
Savcılık görüşünde de tek firmadan teklif alınmasının kanuna aykırı olduğunun dile getirildiğini, hâlbuki temyiz başvuru dilekçesinde de ayrıntılı olarak izah edildiği üzere doğrudan temin yoluna başvurulmasına dair kanuni hiçbir engel bulunmadığını,
Daire Başkanı … ve Üye … azınlık görüşünde de açıkça belirtildiği üzere Belediye tarafından Temsil ve Ağırlama tertibinden yapılan söz konusu alımların, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, dolayısıyla kamu zararı oluşmadığını,
Başsavcılığın yine son sayfada; "... doğrudan temin usulüyle muhtelif giyim eşyası satın alınması işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmekte olup; ayrıca yapılan bu ödemelerin 5018 sayılı kanunun 71 inci maddesi hükmü gereği kamu zararını oluşturduğu düşünülmektedir." şeklinde görüşlerini beyan ettiğini,
Muhtelif giyim eşyası alımının hangi sebeple kanuna aykırı olduğu hususunun açıklamaya muhtaç olduğunu, zira giyim mağazasından, ihtiyaç sahiplerinin kendi ihtiyaçları olan eşyaları almaları için kendilerine hediye çeki/kartı verildiğini, bu hali ile her bir ihtiyaç sahibinin spesifik olarak neye ihtiyacı olduğunun tespiti Belediyeden beklenemeyeceğinden, faturaların bu hali ile düzenlendiğini ve bu sebeple “muhtelif giyim eşyası” ibaresinin kullanıldığını belirterek önceki dilekçelerindeki iddiaları tekrarlamış olup verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılığın Yanıtı
“İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; ilamın 1 ve 2 inci maddelerinde açıklanan hususlara yönelik adı geçen tarafından ileri sürülen ve açıklanan hususların 12.06.2020 tarih ve E.20028962 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan sorumlu …’nun mirasçıları adına Avukatlar … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
374 sayılı Ek İlamın 1. Maddesi ile, ... Günü, ... Bayramı vs. günlerde dağıtılmak üzere muhtelif giyim mağazasından giyim eşyası ve hediye kartı satın alınarak bedellerinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde belirtilen kanıtlayıcı belgeler olmadan, ... Belediye bütçesinin temsil ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenmesi sonucunda ...TL’ye tekrardan tazmin hükmü verilerek, Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri, muhasebe yetkilisi ile alımlara onay verenler oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuşlardır.
Sorumluluk yönünden inceleme
İlamda, gerçekleştirme görevlileri, harcama yetkilileri, muhasebe yetkilisi ile alımlara onay verenler oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuş olup her biri sorumluluğa itiraz etmişlerse de;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 32 ve 33. maddelerinde;
“Harcama talimatı ve sorumluluk
Madde 32- Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Giderin gerçekleştirilmesi
Madde 33- Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(Ek üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” düzenlemeleri bulunmaktadır.
İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların;
- maddesinde; “Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
…..
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. ….”,
-
maddesinin son fıkrasında da; “Malî karar ve işlemlerin ön malî kontrole tâbi tutulması ve ön malî kontrol sonucunda uygun görüş verilmiş olması, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”,
-
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise; “Harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.
Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşülerek imzalanır.” Denilmektedir.
14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı “5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararı” nın “Sorumlular” başlıklı 3. bölümünde;
“3- Harcama Yetkilileri
a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu
… …
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
- Gerçekleştirme Görevlileri
a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu
… …
Yapılan bu açıklamalara göre, aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine,………” karar verildiği belirtilmiştir.
Anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; harcama yetkililerinin, gerçekleştirme görevlileri ile birlikte harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kanunun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61. Maddesinde;
“…Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,
Kontrol etmekle yükümlüdür. Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükmüne göre, muhasebe yetkilileri ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını sağlamakla yükümlü olmasına rağmen, ilama konu alımlarda mevzuata göre bulunması gereken belgeler tamam olmadan ödeme yapıldığı için muhasebe yetkilisinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Alımlara onay verenlerin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hüküm uyarınca, giyim eşyası ve hediye çeki verilmesine ilişkin alımlara verilen onaylar, harcama talimatı niteliğindedir ve söz konusu talimatı veren kişiler de harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler.
Bu itibarla, sorumluluk yönünden verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğuna,
Esas yönünden
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderleri başlıklı 37 nci maddesinde; “Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranır. Yabancı konuk ve heyetlerin ağırlanması amacıyla görevlendirilecek personel ve ilgili yönetmeliklere göre görevlendirilecek mihmandarlar tarafından yapılan temsil ve ağırlama giderlerinin ödenmesinde;
a) Harcama talimatı,
b) Fatura, perakende satış fişi veya ödeme kaydedici cihazlara ait satış fişi ve adisyon,
c) Mihmandar Hesap Cetveli (Örnek: 26) ödeme belgesine eklenir.
Ziyafete ilişkin temsil ve ağırlama giderlerinin ödenmesinde alınacak harcama talimatında, davetli ve misafirlerin sayısı ile mihmandarın yapacağı harcamaların neleri kapsayacağı belirtilir.” Denilmektedir.
Mezkur Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49 uncu maddesinde ise;
“4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde;
a) Onay Belgesi,
b) Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı (Örnek: 3) veya ihale komisyonu kararı,
c) Düzenlenmesi gerekli görülmüş ise sözleşme,
ç) Fatura,
d) Muayene ve kabul komisyonu tutanağı, kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge,
e) Mal ve malzeme alımlarında, taşınır işlem fişi ödeme belgesine eklenir.” Düzenlemesi bulunmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesinde de; “Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
-
Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
-
Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;” Denilmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, alımlara ilişkin harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti kullanabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmelidir.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde; alımlara ilişkin harcama talimatı ve onay belgesinde, alım konusu işin niteliği, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti kullanabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usul belirtilmesi gerektiği halde; ilişikli belgelerde bu bilgilere yer verilmemiştir. Ayrıca, Belediye tarafından satın alınan bahse konu giyim eşyalarının ve hediye kartlarının piyasa fiyat araştırması yapılmadan, tek firmadan teklif alınmak suretiyle gerçekleştirildiği de görülmektedir. Oysa, temsil, ağırlama ve tören giderleri ekonomik kodundan yapılacak harcamaların mutlaka 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden birisi ile ya da doğrudan temin yöntemiyle yapılması gerekmektedir. Bunun için gerekli olan kanuni prosedüre uymak zorunludur. Bu nedenle, tek firma tespit edip bu firmadan ihtiyacın temin edilmesi mümkün değildir. Piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapıldığının mutlaka ispat edilmesi gerekmektedir. 4734 sayılı Kanunun temel ilkeleri olan açıklık, rekabet, saydamlık, güvenilirlik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin gerçekleşmesi için bu bir zorunluluktur.
Bunun yanında, alımlara ilişkin faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlenmiş olup hangi ürünlerin alındığı belli değildir. Ayrıca yapılan alımlar kısımlara bölünerek gerçekleştirilmiş olduğundan, Kamu İhale Kanunu’nun; “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” düzenlemesine yer verilmiş olan “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesine de aykırı işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
Belediye giderlerinin neler olduğu 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde tek tek sayılmıştır. Belirtilen maddede, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri belediye giderleri arasında sayılmıştır. Diğer taraftan ise, Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3 üncü maddesinde; temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtildikten sonra bu takdir yetkisinin sınırları da aynı Yönergenin 4 üncü maddesinde “Temsil Giderleri”, 5’inci maddesinde “Tören Giderleri” ve 9’uncu maddesinde ise “Ağırlama Giderleri” başlıkları altında sayma yöntemiyle belirtilmiştir. Söz konusu Yönergenin belirtilen maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, ... Belediyesi tarafından “yılbaşı”; “... Günü” ve “... Bayramı” gibi bazı özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları yapılabileceği anlaşılmaktadır. Ancak, belirtildiği üzere, mevzuat gereği alınmasında herhangi bir engel bulunmayan söz konusu alımların, kanıtlayıcı belgeler bulunmadan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği hükümlerine uyulmadan satın alınarak bedellerinin Belediye bütçesinden ödenmesi mümkün görünmemektedir.
Bu itibarla, 347 sayılı Ek İlamın 1. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (Üyeler … ile …’in karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğu ile,
Karar verildiği 09.06.2021 tarih ve 49690 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi
Üye …’in karşı oy gerekçesi
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3’ncü maddesinde; temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini belediye başkanının takdirine tabidir. Bu giderlerin yapılmasını gerektiren tören veya toplantıya belediye başkanın katılması şartı aramaz” düzenlemesi getirilmiş olup, Yönergesinin 4 üncü maddesinde de; gerçek ve tüzel kişilere ödül ve hediye vermek temsil giderleri kapsamında sayılmıştır.
... Belediyesi tarafından “yılbaşı”; “... Günü” ve “... Bayramı” gibi bazı özel günlere ilişkin olarak hediyelik eşya alımları temsil gideri kapsamında olduğundan, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Üye …’ın karşı oy gerekçesi
“Temsil giderleri” kavramı en genel olarak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 147 nci maddesinin (D) bendinde; “Belirli yetki ve sorumluluk makamlarını işgal eden memurlara temsili mahiyette ve görevleri icabı olarak yaptıkları gerçek giderleri karşılamak üzere ilgili kurumların bütçelerine bu maksat için konulan ödenekten özel yönetmeliği hükümleri gereğince ödenen parayı ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri" başlıklı 28'nci maddesinin (o) bendinde; "Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak, " denilmiş ve yine "Belediyenin Giderleri''' başlıklı 60'ncı maddesinin (k) bendinde de 'Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri"ne yer verilmiştir.
Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin mevzuata aykırılığı iddia edilebilir ise de, “adsız düzenleyici işlem” olarak nitelendirilen bu Yönerge halen yürürlükte olup, uygulanmaktadır. Denetçinin eleştiriye konu ettiği husus, bizatihi bu Yönerge olmayıp, bu Yönergeye göre yapılan uygulamalardır.
Söz konusu Yönergenin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; "Bu yönerge, belediye idaresinin başı ve temsilcisi olan Belediye Başkanının bu sıfatının gereği olarak yapacağı temsil-ağırlama ve tören giderleri konusunda uyacağı kuralları kapsar. " Hükmü yer almaktadır. Söz konusu yönergenin “Genel Kural” başlıklı 3. maddesinde; Temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin Belediye Başkanının takdirine tabi olduğu belirtilmiştir.
Anılan yönergenin “Ağırlama Giderleri” başlıklı 5. maddesinde; "Ağırlama, Beldenin misafiri durumunda olan:
a) Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu Üyeleri,
b) Hükümet Merkezi veya diğer illerin protokole dahil kişiler,
c) Yabancı Ülke Temsilcileri veya konuklar,
d) Sanat, bilim, kültür ve spor dallarında temayüz etmiş kişiler,
e) Basın mensupları,
f) Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar, İle bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konuklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlerle ziyafet, kokteyl, hediye, çiçek, bahşiş ve taşıma giderleri şeklinde yapılır.”
Denilmektedir.
Söz konusu Yönergenin 3 üncü maddesinde; “Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir.” denilmek suretiyle Belediye Başkanına geniş bir inisiyatif tanınmış olduğu anlaşılmaktadır. İlamda da bu kapsamda yapılan alımlar eleştiri konusu olmamış; alım şekli ve usulü eleştiri konusu olmuştur.
İlamda, Belediye Başkanının talimatıyla, muhtelif giyim mağazasından giyim eşyası ve hediye kartı satın alınarak bedellerinin, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde belirtilen kanıtlayıcı belgeler olmadan ve kısımlara bölünerek doğrudan temin suretiyle, ... Belediye bütçesinin temsil, ağırlama ve tören giderleri kaleminden ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu belirtilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22. maddesinde belirtilen hallerde ihtiyaçların; Kanunun 18. maddesinde sayılan ihale usulleri için tespit edilen kurallara uyulmaksızın ilan yapılmadan, teminat alınmadan, ihale komisyonu kurma ve anılan kanunun 10. maddesinde sayılan yeterlik kriterlerini arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak temin edilmesi mümkün bulunmaktadır. İdareler tarafından temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar için doğrudan temin usulüne başvurulmasına izin verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu şekilde alımların da belli şekil şartları vardır:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Temsil, ağırlama, tören, fuar ve tanıtma giderler”i başlıklı 37 nci maddesinde;
“Temsil, ağırlama, tören, fuar, tanıtma ve benzeri faaliyetlerle ilgili olarak yapılacak her türlü mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin giderlerin ödenmesinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen belgeler aranır.
….”
Denilmektedir. Söz konusu alımların 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre, doğrudan temin usulü ile yapılmış olması gerekmektedir.
Mezkur Yönetmeliğin “4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre yapılacak alımlar” başlıklı 49 uncu maddesinde ise;
“4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre doğrudan temin usulüyle yaptırılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işi bedellerinin ödemelerinde;
a) Onay Belgesi,
b) Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı (Örnek: 3) veya ihale komisyonu kararı,
c) Düzenlenmesi gerekli görülmüş ise sözleşme,
ç) Fatura,
d) Muayene ve kabul komisyonu tutanağı, kabul işleminin idarece yapılması halinde ise idarece düzenlenmiş belge,
e) Mal ve malzeme alımlarında, taşınır işlem fişi
ödeme belgesine eklenir.”
Düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu alımlarda, düzenlenmesi gereken faturada bulunması gereken bilgiler,213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, söz konusu maddede;
“Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
-
Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
-
Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
-
Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;”
Denilmektedir.
Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmektedir; sorumlu tutulanlarca yapılan açıklamalara göre, yapılan temsil ağırlama harcamalarında Belediye Başkanının alım yönünde talimatı ve bu alımların bir an önce gerçekleştirilmesine yönelik talebi bulunmasına rağmen, bu yönde yazılı bir onayının bulunmadığı; onayların Başkan Yardımcılarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Ek İlamda öncelikle, “Yapılan alımlar kısımlara bölünerek gerçekleştirilmiş olduğundan, Kamu İhale Kanunu’nun; “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” düzenlemesine yer verilmiş olan “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesine de aykırı işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.” Denilmektedir.
Sorumlular, söz konusu alımların farklı tarihlerde ve farklı vesilelerle yapıldığını, örneğin bazı alımların “yılbaşı” bazı alımların “... Günü”, bazı alımların da “... Bayramı” gibi özel günlere ilişkin olduğunu, bu itibarla “aynı nitelikteki alımın parçalara bölünerek alınması” şeklinde bir tasarrufun söz konusu olmadığını, belirtmişlerdir.
Farklı zamanlarda ve farklı kişiler için, farklı mahiyetteki giyecek eşyaları için önceden öngörüde bulunularak toptan bir alım yapılması mantıklı olmadığı gibi, pratikte mümkün de değildir.
Dosyada bulunan belgelerin incelenmesi sonucunda;
Öncelikle belirtilmesi gereken husus şudur; Ek İlama ekli bir kamu zararı tablosu bulunmayıp, hangi giyecek eşyasının nereden ve ne şekilde alındığı ve tutarı belli değildir. Kamu zararı iddiasına konu tek bir toplam tutar gösterilmiştir.
Diğer taraftan; Ek İlamda; “ yapılan inceleme neticesinde, ilişikli ödeme emri belgesi eklerinde, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre bulunması gereken belgelerden birçoğunun eksik olduğunun tespit edildiği” belirtilmekte; ancak, kalem kalem alımlar bazında hangi belgelerin eksik olduğu açıklanmamaktadır. Sorumluların bu yöndeki itirazları karşılanmamıştır. Bu belge eksikliğinin, söz konusu giyecek eşyalarının alınmamış olduğunu kanıtlayıcı mahiyette olması gerekir.
Bu meyanda, alımların “büyük bir kısmının tek bir firmadan yapıldığı” belirtilmekte ise de, alım belgelerinin incelenmesinde, bunların piyasada tanınmış ve kaliteli mal üreten farklı birkaç firma oldukları; yani, sadece tek bir firmadan alım yapılmamış olduğu görülmüştür.
Bu hususa ilişkin olarak sorumlular; alımların özel günlerde, o günlerin işaret ettiği özel kişilere verilmesi uygun görülen hediyelere ilişkin olduğunu, doğal olarak “hediye” niteliğinin, piyasadaki ürünler arasında rekabeti gözetmeyi kısmen ihmal eder nitelikte olduğunu belirtmiş olup, bunda doğruluk payı vardır.
Diğer taraftan, alımlar için “Piyasa Fiyat Araştırması” yapılmadığı belirtilmekte ise de, bazı alımlar için “Piyasa Fiyat Araştırması Tutanağı”nın düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Yine, İlamda, “alımlara ilişkin faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Faturanın Şekli” başlıklı 230 uncu maddesine uygun olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmek yerine muhtelif giyim eşyası olarak düzenlenmiş olup, hangi ürünlerin alındığı ve kimlere verildiği belli değildir.” Denilmektedir. Faturada, alınan malın “muhtelif giyecek eşyası” olduğu ve tutarı belirtilmekle birlikte, tafsilatlı dökümü yapılmamış olup, bu durumun faturanın şekil şartını etkilemediği ve geçersizliğini gerektirmediği düşünülmektedir. Bu eşyanın kimlere verileceği başlangıçta belli olmadığı gibi, bunun faturada yazılmasının veya daha sonra bir listeye bağlanmasının pratikte mümkün olmadığı ve gerekli de olmadığı düşünülmektedir.
Bu meyanda, yapılan harcama kalemleri bazında, hangi belge veya belgelerin eksik olduğu tek tek ortaya konulmadığı gibi, bu belge eksikliklerinden hangisi veya hangilerinin yapılan alımı geçersiz kıldığı da açıklanmamıştır. Sorumluların bu yöndeki itirazları karşılanmamıştır.
İlamda, “bazı belgeler olmaksızın yapılan ödeme sonucunda”, alım bedellerinin tümü “kamu zararı” kabul edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde, Kamu zararı; “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış olup, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.
Mevcut durumda, yapılan alımlarda esasa dair; yani, bu alımların yapılmaması gerektiğine, kamu zararı teşkil ettiğine dair bir değerlendirme yapılmamış olup, usulen mevzuata aykırılık bulunsa da, alınan eşyanın öngörülen zamanlarda, öngörülen kişilere dağıtılmadığına; yani, amaca aykırı kullanıma dair bir tespit yapılmış değildir. Ancak böyle bir tespit yapılmış olması durumunda, yapılan harcamalar “kamu zararı” mahiyetini kazanabilecektir.
Bu meyanda sorumlular, bu alımların doğrudan kamu zararı olarak kabul edilebilmesi için söz konusu alımların belediye bütçesinden karşılanmayacak giderler olması gerektiğini, mevzuata aykırı işlem yapılmış olmasının kamu zararının meydana geldiği anlamına gelmediğini, Kanun hükmünde açıkça “kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması”nın kamu zararının şartı olarak gösterildiğini, ifade etmişlerdir.
Yine, yapılan ödemelerin; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesinde ifade edilen; “İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması”, “Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması” veya “İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması” şeklinde belirlenmiş olan kriterlerden hangisi veya hangilerinin ne şekilde ihlal edilmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen ve savunmalarda da ileri sürülen bütün bu hususların karşılanması ve açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Diğer taraftan;
5018 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde hesap verme sorumluluğu, 11 inci maddesinde de üst yöneticilerin sorumlulukları hükme bağlanmış ve hesap verme sorumluluğunun ne anlama gediği; bu çerçevede üst yöneticilerin sorumlulukları ve belirtilen sorumlulukların yerine getirilmesinde meclislerine karşı sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Yapılan alımlar, her ne kadar ihale yolu ile yapılmamışsa da, İdare, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu ve yükümlüdür.
Yukarıda da belirtildiği üzere, sorumlu tutulanlarca yapılan açıklamalara göre, yapılan temsil ağırlama harcamalarında Belediye Başkanının alım yönünde talimatı ve bu alımların bir an önce gerçekleştirilmesine yönelik talebi bulunmasına rağmen, bu yönde yazılı bir onayının bulunmadığı; onayların Başkan Yardımcılarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılan alımlarda Belediye Başkanının da öncelikle sorumluluğu bulunduğu açıktır. Nitekim, sorumluların savunmalarında; “Alımların Belediyenin tüzel kişiliğini temsilen yapıldığı; dolayısıyla, ihale onay makamı yerine Belediye Başkanının da savunmasının alınması gerektiği”, ”Belediye Başkanının bu şekildeki tutum ve davranışları ile verdiği talimatların yerine getirilmesinin Belediye personeline mal edilmesinin hakkaniyetli ve adil olmadığı” yönünde itirazları vardır.
Kamu zararının oluşabilmesi için ortaya çıkan zarar ile ilgili kişilerin işlem veya eylemleri arasında “illiyet bağı”nın gözetilmesi gerektiği hususu göz önüne alındığında; üst yönetici olan Belediye Başkanının da savunmasının alınması gerektiği düşünülmekte olup, bu meyanda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci ve aynı Kanunun “Üst yöneticiler” başlıklı 11 inci maddesine uygun olarak, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) hakkında ortaya çıkan bu sorumluluk dolayısıyla, gerekirse soruşturma ve incelemenin yapılmasını teminen konunun İçişleri Bakanlığı yazılmasına karar verilmesinin ve sonucuna göre sorumlulukların yeniden belirlenerek hüküm verilmesinin de hakkaniyete uygun olacağı düşünülmektedir.
Bu itibarla, belirtilen bütün bu hususlar göz önüne alınarak yeniden bir değerlendirme yapılmasını teminen ilam hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28