Sayıştay 5. Dairesi 46353 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
5
Sayıştay Kararı
46353
29 Eylül 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2010
-
Daire: 5
-
Dosya No: 46353
-
Tutanak No: 50188
-
Tutanak Tarihi: 29.09.2021
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Asilde aranan şartları taşımadığı halde yapılan asaleten veya vekaleten atamalar
- 191 sayılı İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan . . . ’un kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . -TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 2 nci maddesi ile ilgili olarak: “tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerine ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:
Temyiz Başvurusunun konusunun; Sayıştay 5. Dairesi’nin 10.9.2019 Tarihli ve 257 ilam sayılı kararı ile 2011 yılı hesabının yargılaması sonucu çıkarılan 26.1.2016 tarih ve 144 sayılı tutanağa uygun olarak düzenlenen 15.3.2016 tarih ve 191 sayılı ilamın 2, 4, 6, 8, 9, (12), 13, 14 ve 15. maddeleri gereği, ... Belediyesinde üst yetkili olan Belediye Başkanının mevzuata aykırı yaptığı atamalarla atanan kişiye atandığı kadroda kendisine ödenen maaş ile önceden bulunduğu kadroda ödenen maaş arasındaki fark tutarın toplamının “kamu zararı olduğu”, “tazmini gerektiği” ve Belediye Başkanlığında üst yönetici olarak görevli “Belediye Başkanının/da sorumlu olduğuna” dair kararı olduğu,
TEMYİZ SEBEPLERİ,
I-TAZMİN KARARI VERİLEN FAZLA ÖDENEN MAAŞ FARKLARININ “KAMU ZARARI” KAPSAMINDA SAYILAMAYACAĞI,
“Kamu zararı”nın, 5018 sayılı kanun 71. maddesinde “Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olmasıdır” şeklinde tanımlandığı, Atamalarda adı geçen memurların, insan kaynakları müdürlüğünün teklifi üzerine esasen uzun süreden beri vekaleten çalıştığı kadrolara atandığı, Atanan bu memurların, atanmış oldukları kadrolardaki görevlerini yıllarca mevzuata uygun ve kusursuz yürütmüş olduğu, İç denetçi ve mülkiye denetçilerinin düzenledikleri denetim raporlarında atama işlemleri de dahil mevzuata aykırılık tespit edilmemiş olduğu, (Mülkiye müfettişi …’in 1.8.2008-5.7.2011 arası, Mahalli idareler denetçileri … ve …'ın 31.8.2006 tarihli, Mülkiye başmüfettişi …’nin 1.8.2008 tarihli raporları)
Atanan memurların esasen bu görevlerini uzun süreden beri iç denetim raporları ile de doğrulanan hatasız, mevzuata uygun yürütmüş olmaları karşısında “sınav” şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulünün gerektiği,
Bu önemsiz şekil eksikliğinin, kadrodaki görevini eksiksiz ve başarılı bir şekilde yıllarca sürdürmüş bulunan memurun “sınavsız atandığı ” gerekçesi ile “daha ucuza çalıştırılmasına devam edilmemiş olması" ve buna son veren atama işleminin sınavsız yapılmış olması, maaşındaki küçük bir farkın "kamu zararı” olarak nitelenmesinin, hakkaniyete uygun olmadığı gibi Anayasa m.18’deki angarya yasağının ihlali anlamını taşıdığı, Bu nedenle, görev yaptığı kadrodaki görevini vekaleten sürdürmesini önleyen atama kararının şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülerek aradaki maaş farkının kamu zararı olarak nitelendirilmemesi gerektiği, (Bu yöndeki savunmanın, dosyada mevcut yargı kararları ile doğrulandığı, Danıştay 11. Dairesinin 8.10.2001 T. 2001/2197 sayılı kararındaki “fiilen yürütülen bir hizmet varsa Anayasanın angarya yasası gereği çalıştığı süre için ödeme yayılmasının hukuksuz olmadığına” dair kararı ve yine Danıştay 11. Dairesi 8.10.2001 tarih 2001/2197 sayılı kararında “memur vekaleten de olsa kadrosuna uygun esas maaşı alması gerekir. Kamu zararı yoktur.” Değerlendirmelerini içeren kararı)
Ayrıca, üye ...’in azınlık oyunda belirtildiği üzere denetim yılından önce sorumlu bulunduğu ileri sürülen Belediye Başkanlığı görevinden ayrılmış olduğu, usulsüz olduğu iddia edilen atamalardaki memurların önceki görevlerine iade edilmiş olmaları nedeniyle de kamu zararının söz konusu olamayacağı,
Sonuç olarak,
Atanan memurların yıllarca vekaleten görevin gereklerine uygun yürüttükleri görevlerine asaleten atanmakla kadronun gerektirdiği artış ile meydana gelen maaş farklarının, kamu hizmetinin ilgili memurlar tarafından eksik, hatalı, kusurlu yerine getirildiği/yetersiz olduğu ileri sürülmediğine göre, kamu zararı kapsamında sayılamayacağı, Bu farkın, sonuçta memurun çalışması karşılığında ödenmiş olması nedeniyle zarar olarak nitelenmesinin mümkün olamayacağı,
Aksi düşünce ile bunların hak edilmemiş bir ödeme olduğu düşünüldüğünde, yapılan fazla ödemenin 5018 sayılı kanuna göre atamada sorumlu olanlardan tazmini değil, 6085 sayılı kanun 50. maddesi ile idaresine bildirilerek bizzat atanan memurdan TBK’nun m.77 gereği “sebepsiz zenginleşme” hükümlerine göre iadesi istenmesi gerektiği,
II- FAZLA ÖDEMELER KAMU ZARARI SAYILSA BİLE BELEDİYE BAŞKANI GÖREVİ İLE ARASINDA İLLİYET BAĞININ BULUNMASININ ZORUNLU OLDUĞU,
Siyasi bir kişilik olan üst yönetici Belediye Başkanının atamalarda gözetilecek mevzuat hükümlerini bilmesinin olanaksız olduğu,
Usulsüz olduğu iddia edilen atamaların;
a-Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Ünvan Değişikliği Yönetmeliğinin 2. maddesinde; 657 sayılı kanuna tabi görev yapan devlet memurlarını yönetmeliğin 5. maddesinde sayılan kadrolara görevde yükselme ve ünvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsadığının belirtildiği, Davaya konu atanan kişilerin, 657 sayılı kanuna tabi memur olup atandıkları görevlerde altı aydan daha uzun süre çalışmış olmaları ve atanılan kadroların Kanunun 5.maddesi kapsamında olmakla “yönetim, araştırma, planlama ve savunma hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilirler," hükmü karşısında usulsüz olduğu ile sürülen atamalardaki atanan memurların önceki görevlerinin daha üst görev olup olmadıkları araştırılmaksızın karar verilmiş olduğu, (Yüksek kurulun bu konudaki kararının ekte sunulduğu,)
b-5018 sayılı Kanunun 11. maddesinde, üst yönetici/Belediye Başkanının, “kaynakları verimli kullanılmasını, kayıp ve kötüye kullanımları önlemek, kanunların kendisine verdiği sorumlulukları yerine getirmesinden dolayı Belediye Meclisine karşı sorumlu oldukları”nın belirtildiği, Kanun koyucunun, Belediye Başkanına yüklemiş bulunduğu bu sorumluluğu yerine getirilmesinde “harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, mali hizmetler yetkilileri ve iç denetçileri”i görevli kıldığı, Buna göre, kanun koyucunun Belediye Başkanlarının mevzuatı bilemeyeceği ön kabulü ile O’nu koruyucu, uyarıcı mekanizmayı kurmayı amaçladığı,
Kanunun kendilerine bu görevleri yüklediği harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine rağmen Belediye Başkanının “sınavsız atama” yapmış olmasından dolayı sorumlu olabilmesi için Başkanın kendilerine “yazılı emir” vermiş olmasının gerektiği, Buna dair dosyada bir emare dahi bulunmadığı,
Yine,
5393 sayılı kanunun 38 maddesi (J) bendi ile Belediye Başkanına, belediye personeli atamak yetki ve görevi verirken bu yetkisini “İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı ” aracılığı ile kullanacağının bildirilmiş olmasının, O’nu muhtemel bir hata yapmaktan korumaya yönelik olduğu,
Görüldüğü gibi kanun koyucunun Belediye Başkanının yönetim yetkisini kullanırken söz konusu “Harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı” birimlerini emrine vermiş olmasının, O’nun kasıt dışındaki hata veya ihmallerinden sorumsuz olmasını amaçladığı, Aksi halde, söz konusu kurumlara bu görevin verilmemiş olacağı ve Belediye Başkanının ihmallerinde de ona sorumluluk yüklenmesinin sağlanacağı, Kanunda bunun yapılmamış olmasının, başkanın bu hatalı bürokratik detaylardaki ihmali eylemlerinden sorumsuzluğunu sağladığı,
Kısaca, Kanun koyucunun, Başkanın personel atamalarındaki tasarruflarını yerine getirirken emrine verdiği uzman birimlerin, Başkanın mevzuata aykırı tasarrufunu önleme amacında olduğunu gösterdiği, Başkanın siyasi bir kişilik olup mevzuatı bilmeyeceğini peşinen kabul etmiş olan kanun koyucunun, mevzuata uygun olmayan tasarruflarından dolayı mali sorumluluğu olmadığının ve sadece Belediye Meclisine karşı idari sorumluluğu bulunduğunun öngörüldüğü, Diğer bir deyişle, Başkanın atama tasarrufu ile zarar arasında görevi nedeniyle illiyet bağı bulunmadığı,
III- MEVZUATA UYMAYAN ATAMA ONAYI VERMESİ İLE DOĞAN ZARARDAN BAŞKANIN DIŞINDA BUNUN MEVZUATA UYGUNLUĞUNU KONTROL İLE GÖREVLİ BİRİMLERİN SORUMLU OLDUĞU,
Belediye Başkanının sorumsuz olduğu konusunda yukarıda ileri sürülen gerekçelerin, zararın tazmini konusunda “kontrol ve uyarı” görevini yerine getirmeyen harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile İnsan Kay.ve Eğt. Daire Başkanlığı görevlilerinin sorumlu olduklarını açıkça ortaya koyduğu, (Bu birimlerin sorumlu olduklarına dair II. betteki savunmaların yinelendiği,)
IV- DAİRENİN 21.3.2016 TARİH 276 SAYILI İLAMINDA DEĞERLENDİRMELERİN ÇELİŞKİLİ OLDUĞU, (Not: 21.3.2016 tarih 276 sayılı İlam Belediyenin 2013 yılı hesabına ilişkindir.)
(2) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayının “matbu olmayıp makine ile yazılı olması ve ilk maaşına eklendiği diğer maaşlarında bulunmadığı "gerekçesi ile harcama yetkililerinin sorumlu olmayacağı yönündeki kabulün gerçeklerle bağdaşmadığı,
Üye ...’in azlık oyunda belirtildiği üzere ... Belediyesinin çok büyük bir kurum olmaması dolayısıyla görevlilerin bu atamalardan habersiz olduklarının düşünülemeyeceği, Atama onay belgesinin matbu olmayıp el yazılı olması ve ilk maaşına dayanak yapıldığı daha sonraki aşamalarda bulunmadığı bu nedenle sorumluların sonraki aylık maaş ödemelerinde bundan haberdar olmadıklarını söylemenin inandırıcı olmadığı,
Bu maddenin konusunun ... adlı memurun ataması ile ilgili olduğu, Atamanın sınavsız yapıldığını bilemeyecekleri söylenen, sonraki maaş ödemelerini düzenleyen gerçekleştirme görevlileri arasında ...’un kendisinin de yer almış olmasının şaşırtıcı olduğu, Yüksek mahkemenin kabulüne göre “Gerçekleştirme görevlisi ... kendisi hakkında maaş düzenlemesi sırasında harcama yetkililerinden gelen maaş ödemesi ile ilgili evrakları arasında atama onayı bulunmadığı için kendisinin sınavsız atamasından habersizdir” denmesinin gerçekçi olmadığı,
Harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin harcamanın mevzuat hükümlerine uygunluğunu araştırmak ve gerekirse ödemeyi yapmamak konusunda sorumluluğunun bulunduğu,
(4) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5393 sayılı kanunda belirtildiği,
Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,
(8) nolu madde: Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5393 sayılı kanunda belirtildiği,
Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,
(9) nolu madde: Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Memur ...’ın sınav ve eğitim şartı yerine gelmeden atamasının yapılmış olması nedeniyle mevzuata aykırılığın harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlileri tarafından bilinmediğini ileri sürmek gerçeklere aykırı olduğu, Çünkü bizzat ... hem İnsan Kay. ve Eğt. Dairesi Müdürü ve hem de maaş ödeme belgelerinde “Harcama yetkilisi ” olarak imzası bulunan kişi olduğu, Atama işleminin sınav şartının yeri getirilmediğini ve getirilmeden atama yapılamayacağını bilmediğinin gerçekçi olmadığı, Ayrıca, aynı şekilde atama işleminde “İnsan Kay ve Eğt. Mdv.” olarak harcama yetkilisi olarak onay vermiş olan ...’un da bunu bilmediğinin söylenemeyeceği,
...’ın kendi kendisinin atama işleminde, sınav şartını yerine getirmediğini bildiği halde ve kontrol ve uyarı görevini ihmal ederek maaş ödemelerine onay vermiş olan adı geçenin kusursuz ve sorumsuz olduğunu ileri sürmek mevzuata ve mantığa aykırı olduğu,
(10) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında;
Yüksek mahkemenin gerekçeli kararında, ...’in atamasının yasaya aykırı olduğunun gerekçeli kararda ancak iki sayfada açıklanabilmiş olmasının, atamanın yapılabilmesi için sınavın gerekli olduğu konusunun ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyduğu, Bu karmaşık mevzuatı siyasi bir kişilik olan Belediye Başkanının bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, Bunun için kanun koyucu tarafından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini O’nun emrine verdiği, Ancak bu yetkili ve görevlilerin emri altına girdikleri Başkanın işlemlerini uyarı/kontrol görevi ile sorumlu tutulmuş oldukları, Siyasi kişilik olan Başkanın, memurun atamasının mevzuata uygun olmadığı iki sayfayı tutan mevzuat karmaşasını bilmesinin beklenemeyeceği bir konuda, O’nun yapacağı atama işlemi ile harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini uyarı ve kontrolü ile görevlendirmiş olmasının amacının O’nu mali yönden sorumluluk altına sokmamak olduğu, Elbette maaş ödemelerinde sınav şartı veya diğer şartları yerine getirilip getirilmediğini araştırmaksızın ödemelere izin vermiş olan harcama yetkilileri, gerçekleştirme ve İnsan Kay ve Eğt. Dairesi Md. görevlilerinin sorumsuzluğuna karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu,
Ayrıca,
Atamalar sonrasında maaş ödemelerinde harcama yetkilisi görevinde bizzat atanan ...’in imzası bulunduğu, Uyarı ve kontrol görevini yerine getirmeden kendi atamasını onaylayan görevlinin ...’in bizzat kendisi olduğu, Yani kendisinin sınavsız atandığını bildiği halde uyarı/kontrol görevini yerine getirmeyen memur ...’in zarardan sorumlu olmayacağını ileri sürmekteki çelişkinin apaçık ortada olduğu,
(13) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğunu kontrol ile görevli olduklarının 5015 sayılı kanunda belirtildiği,
Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,
(14) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri maaş ödeme işlemini gerçekleştirirken ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etmek ve aksi durumda gerekli uyarı görevini yerine getirmek ve düzeltme işlemini yapmakla yükümlü olduğu, Adı geçen yetkililerin görevinin, bir noter gibi önüne gelen evrakları imzalamaktan ibaret olmadığı, mevzuata uygunluğu kontrol ile görevli olduklarının 5018 sayılı kanunda belirtildiği,
Bundan ayrı olarak küçük bir ilçe belediyesinde 17 memurun vekaleten yürüttükleri kadrolara asaleten sınavsız tayin edildiklerini bilmediklerini söylemenin, yaşamın olağan akışına uygun olmadığı, Memurun vekaleten çalıştığı bir kadroya asaleten atanmasının o memura bir prestij sağladığı, Bunun belediye çalışanlarınca derhal duyulabileceği bir yana, ilgili memurların, tebrikleri kabul etmek ve nezaket gereği ikramlarda bulunmakla bunun derhal duyulmasının sağlandığı, Mahkemenin atama onayının “sınav şartı” yerine getirilmeksizin yapıldığını görevlilerin atama evraklarını kontrol ile tespit etmekle görevli oldukları gibi atamanın sınavsız yapılmış olduğunu da duymadıkları bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı yönündeki kararının, yasaya açıkça aykırı olduğu,
(15) nolu madde; Belediye Başkanının ... ile ilgili atama onayında; Memur ...’in atamasının sınav şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle yasaya uygun bulunmadığı,
Atamalar ve bunun sonucu maaş farkları ile bu son derece karmaşık mevzuatı siyasi bir kişilik olan Belediye Başkanının bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, Bunun için kanun koyucu tarafından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini O’nun emrine verildiği, Ancak bu yetkili ve görevlilerin emri altına girdikleri Başkanın işlemlerini uyarı/kontrol görevi ile sorumlu tutuldukları, Kanun koyucunun, O’nun yapacağı atama işlemi ile harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerini uyarı ve kontrolü ile görevlendirmiş olmasının amacının O’nu mali yönden sorumluluk altına sokmamak olduğu, Elbette maaş ödemelerinde sınav şartı veya diğer şartları yerine getirilip getirilmediğini araştırmaksızın ödemelere izin vermiş olan harcama yetkilileri, gerçekleştirme ve İnsan Kay ve Eğt. Md. görevlisinin sorumsuzluğuna karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu,
Ayrıca,
Atamalar maaş ödemelerinde harcama yetkilisi görevinde bizzat görevli ...’in imzası bulunduğu, Uyarı ve kontrol görevini yerine getirmeden kendi atamasını onaylayanın ...’in bizzat kendisi olduğu, Yani kendisini sınavsız atandığını bildiği uyarı/kontrol görevini yerine getirmeyen memur ...’in zarardan sorumlu olmayacağını ileri sürmekteki çelişkinin apaçık ortada olduğu,
İfade edilerek ... Belediyesinde Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemle ilgili memur atamaları sonucunda bir kamu zararı doğmadığı, varsa eğer bu zararın Belediye Başkanının göreviyle illiyet bağının bulunmadığı, Belediye başkanının sorumluluğu olmadığı yönündeki itirazları çerçevesinde DURUŞMALI yapılacak temyiz incelemesi ile hakkındaki kararın BOZULMASINA karar verilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkindir.
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“... Belediye Başkanlığının 2010 yılı hesabının 5 inci Dairece yargılanması sonucunda düzenlenen 16.09.2019 tarih ve 230 numaralı ek ilamın 1,2,4,5,6,7 ve 8 maddelerinde yer alan tazmin hükmünü Üst Yönetici (Belediye Başkanı) sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılan ...'ın ilgi yazı ekinde gönderilen temyiz dilekçesi incelendi.
- Temyize konu olan 5. Dairenin 16.09.2019 tarih ve 230 numaralı ilamın 1,2,4,5,6,7 ve 8 maddelerinde özetle;
... Belediyesi tarafından belediyede değişik unvanlarda görev yapmakta olan ilam maddelerinde yer verilen personelin kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartlarını yerine getirmedikleri halde değişik adı geçen kadrolara atamalarının mevzuata aykırı olarak yapıldığı, ataması yapılan kişilerin atandıkları kadrolar üzerinden maaş ödemesi yapılması nedeniyle iki kadro arasındaki maaş farkı tutarları farkı kadar kamu zararına neden olunduğu, tespit edilen kamu zararı tutarlarının adı geçen sorumlular adına 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Sorumlu temyiz dilekçesinde sorumlu olduğu ilam maddelerinin (1,2,4,5,6,7 ve 8) tamamını içerecek şekilde savunmasını yaptığı anlaşılmakta olup savunmasında özetle;
-Tazmin kararı verilen fazla ödenen maaş farklarının 5018 sayılı Kanunun 71 nci maddesi hükmü gereği "Kamu Zararı" kapsamında sayılamayacağı,
-Fazla ödemeler kamu zararı sayılsa bile belediye başkanı görevi arasında illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğu,
-Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 2. maddesinde; 657 sayılı kanuna tabi görev yapan devlet memurlarının yönetmeliğin 5. maddesinde sayılan kadrolara görevde yükselme ve unvan değişikliği suretiyle atanacaklarının belirtildiği,
-5018 sayılı kanunun 11. Maddesi hükmü gereği ve 5393 sayılı kanunun 38 maddesi (J) bendi ile üst yönetici/Belediye Başkanının yönetim yetkisini kullanırken mevzuatın söz konusu "Harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri, İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı" birimlerini emrine vermiş olması, O'nu kasıt dışındaki hata veya ihmallerinden sorumsuz olmasını amaçladığı,
-Mevzuata uymayan atama onayı vermesi ile doğan zarardan başkanın dışında bunun mevzuata uygunluğunu kontrol ile görevli birimlerin sorumlu olması gerektiği,
-Daire kararında çelişkiler bulunduğu,
-Memur atamalarından dolayı bir kamu zararı doğmadığı, zararın görev ile illiyet bağının bulunmadığı, ifade edilerek Daire kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Sorumlunun temyiz ettiği maddelerdeki olayların tamamının aynı nitelikte olduğu, çeşitli kadrolarda yer alan personelin yönetmelik hükmü çok açık ve net olmasına rağmen eğitim ve sınav şartlarını yerine getirmeden başka bir kadroya atamalarının yapıldığı anlaşılmakta olup, Daire yargılamasında olay tüm yönleriyle değerlendirilmiş ve mevzuat gerekçeleri ortaya konularak karara bağlanmış olup, Konu hakkındaki savcılığımızın görüşüne kısaca aşağıda yer verilmiştir.
İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese Ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5, 9 ve 14 üncü madde hükümlerine göre; yönetmelik kapsamında belirlenen görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolara atama yapılabilmesi için ataması yapılacak personelin kurumlarınca yaptırılacak sınava katılmaları ve sınavda başarılı olmaları gerekmektedir.
Yine, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik de; görevde yükselmeye tabi kadrolar belirlenerek, görevde yükselme suretiyle atanacaklarda görevde yükselme sınavında başarılı olmaları gerektiği belirtilmiştir.
... belediyesinin 2011 yılı hesabının denetimi sırasında denetçi tarafından yapılan inceleme sonucunda bazı kadrolara çalışan personel arasından yapılan atamalarda yukarıda belirtmiş olduğumuz yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmediği, doğrudan üst yöneticinin onayıyla değişik kadrolara atamaların gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
Belediye tarafından gerçekleştirilen atama işlemleri mevzuata aykırı olduğundan, önceki memuriyet kadrosu ile mevcut kadrosu arasındaki, maaş kalemlerinin toplam tutarı arasındaki farkın kamu zararı olarak hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ve yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
Belediye başkanı savunmasında, üst yöneticinin mevzuata uymayan atama onayı vermesi ile doğan zararından başkanın dışında bunun mevzuata uygunluğunu kontrol ile görevli birimlerin sorumlu olması gerektiğini belirtmektedir.
Oysa 5018 sayılı Kanunun "Giderin gerçekleştirilmesi" başlıklı 33 üncü maddesinde; "Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir." hükmü yer almaktadır.
Bir personelin herhangi bir kadroya atanması atama onayıyla gerçekleşmektedir. Atanan personelinin özlük hakları bu atama onayındaki bilgiler çerçevesinde hesaplanarak kendisine ödenmektedir. Ödemenin dayanağını oluşturan belge atama onayıdır. Atama onayını düzenleyen ve onaylayan kişiler 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi hükmü gereği harcama sürecinde yer alan gerçekleştirme görevlileridir. Zira 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde; gerçekleştirme görevlileri, ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler denilmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin
1 inci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, mahalli idarelerde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir."
4 üncü maddesinde; "Kanıtlayıcı belgeler, kamu harcamalarının belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak yapıldığına ve gerçekleştirildiğine ilişkin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca düzenlenip onaylanan belgelerdir."
"Aylıklar" başlıklı 8 inci maddesinde; "Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.
a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,
" denilmektedir.
Görüldüğü üzere ilk atamalarda Ödeme Emri Belgesine eklenecek belgeler arasında atama onayı yer almaktadır. Atama onayının mevzuata uygun bir şekilde hazırlanarak onaylanması gerekmekte olup, bu belgedeki eksiklikten dolayı bu belgeyi hazırlayanlar ile onaylayan kişilerin sorumlu olması gerektiği, bu çerçevede belgeyi onaylayan Belediye Başkanının da mevzuata aykırı düzenlenen atama onayını onaylamaktan dolayı sorumlu olduğu, değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.
Arz olunur.” Denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 2 nci maddesi ile ilgili olarak: “… tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde Şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda görevli bulunan ... 1739 sayı ve atama konulu 20.08.2007 tarihli İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile şef kadrosuna atanmıştır. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır. Bu yazıda:
“Belediyemiz İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü biriminde görev yapmakta olduğunuz (3) dereceli Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosundan alınarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye kanununun 38.md.sinin j)bendi gereği belediyemizde boş bulunan (3) dereceli şef kadrosuna tarafımca atamanız yapılmıştır.
Yazının tebliğ tarihinden itibaren İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü biriminde Şef olarak çalışmanız uygun görülmüştür.”
denilmektedir.
Atamanın gerçekleştirildiği 20.08.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/3- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan Şef kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.
Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, VHKİ kadrosunda görevli ...’un İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne Şef olarak atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2010 yılı olması dolayısıyla, ...’un atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.
Buna göre, ...’un atamasını yapıldığı 20.08.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.
...’un atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
5393 sayılı Belediye Kanununun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 20.08.2007 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.
...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Dolayısıyla, ...’un sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“
hükümleri yer almaktadır.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
2010 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 20.08.2007 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2010 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2007 yılında yapılan atama sonucu 2010 yılında oluşan kamu zararından, 2010 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1 inci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ... ve ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(İlave gerekçe
Üye ...’in ilave gerekçesi
Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’un 20.08.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1 inci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararında, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ün karşı oy gerekçesi
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 2 nci maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.
İlama konu uygulamada veri hazırlama ve kontrol işletmeni ... görevde yükselme koşulu olan eğitim ve sınav koşulunu sağlamadan şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’un atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.
Bu atama işleminde ...’a atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.
Sonuç olarak, her ne kadar sınav koşulu sağlanmadan şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.
Buna göre, ...’un görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şeflik görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işleminin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 1 inci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 4 üncü maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan . . . ’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . -TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 4 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerin tamamına ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 230 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkin ortak mahiyette olup, Mütalaaya 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.
Mütalaanın sonuç kısmında:
“Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 4 üncü maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 4 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesinde, veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda görevli bulunan ... 1411 sayı ve asaleten atama konulu 13.09.2005 tarihli Personel ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile şef kadrosuna atanmıştır. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır. Bu yazıda: “Belediyemiz Gelirler Müdürlüğüne bağlı su işlerinde (5) dereceli Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosu ile vekaleten yürütmekte olduğunuz (3) dereceli şef kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si gereği almakta olduğunuz maaş derece/kademenizle birlikte asaleten atamanız yapılmış olup, 13.09.2005 tarihinden itibaren aynı birimde Şef kadrosunda görev yapmanız uygun görülmüştür.” denilmektedir.
Atamanın gerçekleştirildiği 13.09.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/3- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan Şef kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.
Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, VHKİ kadrosunda görevli ...’ın Gelirler Müdürlüğüne bağlı su işlerinde Şef olarak atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2010 yılı olması dolayısıyla, ...’ın atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.
Buna göre, ...’ın atamasını yapıldığı 13.09.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.
...’ın atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
5393 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 13.09.2005 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.
...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Dolayısıyla, ...’ın sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33 üncü maddeleri hükümlerine 230 Ek İlam sayılı Daire Kararının ...’un atanmasıyla ilgili 1 inci maddesi kapsamında yukarıda yer verilmiştir. 5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33 üncü maddeleri hükümlerine 230 Ek İlam sayılı Daire Kararının ...’ın atanmasıyla ilgili 2 nci maddesi kapsamında burada ayrıca yer verilmeyecektir.
Atamanın yapıldığı 13.09.2005 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 14.10.1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
2010 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 13.09.2005 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2010 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2005 yılında yapılan atama sonucu 2010 yılında oluşan kamu zararından, 2010 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 2 nci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 2 nci maddesinin TASDİKİNE (Üyeler ..., ... ve ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Belediyede veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan ...’ın 13.09.2005 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 2 nci maddesinin Düzeltilerek Tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ün karşı oy gerekçesi
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 4 üncü maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.
İlama konu uygulamada veri hazırlama ve kontrol işletmeni ... görevde yükselme koşulu olan eğitim ve sınav koşulunu sağlamadan şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’ın atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.
Bu atama işleminde ...’a atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.
Sonuç olarak, her ne kadar sınav koşulu sağlanmadan şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.
Buna göre, ...’ın görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şeflik görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işleminin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 2 nci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 6 ncı maddesinde, zabıta memurluğu kadrosunda görev yapan . . . ’nun kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 13. 10. 2008 tarihinde, önce sürveyan ve daha sonra tekniker kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan . . . -TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 6 ncı maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesinde, zabıta memurluğu kadrosunda görev yapan ...’nun 13.10.2008 tarihinde, önce sürveyan ve daha sonra tekniker kadrosuna atanması neticesinde kamu zararı oluşmadığına, dolayısıyla yargılamaya esas raporda belirtilen ... TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir.
26.01.2016 karar tarihli 191 sayılı (asıl) İlamın 6 ncı maddesinde sorumluluğa iştirakı bulunduğuna hükmedilmiş olan Belediye Başkanı ... tarafından 191 sayılı İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili olarak temyiz talebinde bulunulmuştur. ...’ın temyiz dilekçesi özetine, yukarıda 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili kısımda yer verilmiştir. (... tarafından 191 sayılı İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili temyiz başvurusu, 230 sayılı Ek İlamın kendisine tebliğinden sonra yapılmıştır.)
Ancak 191 sayılı İlamın 6 ncı maddesindeki Daire Kararı hakkında 18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile Bozma kararı verilmiş, bunun üzerine Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 230 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesiyle ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiş olması dolayısıyla, nihai olarak 230 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesine konu uygulamada 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı bulunmadığına hükmedilmiştir.
Ayrıca, 6085 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Dava Şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının h bendinde “davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartları arasında sayılmıştır. HMK’nın “dava şartlarının incelenmesi” kenar başlıklı 115 inci maddesinde de: “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. …” hükümleri yer almaktadır.
Dava açmakta hukuki yararın varlığından söz edilebilmesi için; hukuk düzeni tarafından kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Bu durumda açılacak davanın mevcut veya muhtemel bir hak ihlali veya hak ihlali tehlikesini bertaraf edecek nitelikte olması gerekir.
Belediye Başkanı ...’ın temyiz başvurusu, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar kapsamında değerlendirildiğinde, 191 sayılı İlamın 6 ncı maddesi hükmü 43543 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bozulmuş ve daha sonra verilen 230 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile de ilişilecek husus bulunmadığı hükmü verilmiş olduğundan, adı geçen kişi tarafından 230 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile ilgili temyiz kanun yoluna gidilmesinde hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile ilgili temyiz kanun yoluna gidilmesinde hukuki yararı bulunmadığından, usul yönünden TALEBİN REDDİNE, oy birliğiyle,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
- 191 sayılı İlamın 8 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan . . . . . . ’ın kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . -TL tutarındaki kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 8 inci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; (Ek olarak lise mezunu olan personel, görevde yükselme sınavına girmeden atandığı kadro Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosu olması hasebiyle eğitim şartını da gerçekleştirmemiştir.) 191 sayılı İlamın 8. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın 31.03.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerin tamamına ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 230 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkin ortak mahiyette olup, Mütalaaya 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.
Mütalaanın sonuç kısmında:
“Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 8 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ...-TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 8 inci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde belirtildiği gibi olup sözü edilen maddede yer alan gerekçelerle; (Ek olarak lise mezunu olan personel, görevde yükselme sınavına girmeden atandığı kadro Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosu olması hasebiyle eğitim şartını da gerçekleştirmemiştir.) 191 sayılı İlamın 8. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın 31.03.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Memur kadrosunda görevli bulunan ... 541 sayı ve “asaleten atama” konulu 31.03.2005 tarihli İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü yazısı ile personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanmıştır. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır. Bu yazıda: “Belediyemizde (5) dereceli Müdür kadrosu tahsis edilerek oluşturulan ve vekaleten yürütmekte olduğunuz Personel ve Eğitim Müdürlüğü kadrosuna 31.03.2005 tarihinden itibaren asaleten atanmanız tarafımdan uygun görülmüştür.” denilmektedir.
Atamanın gerçekleştirildiği 31.03.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin yönetim hizmetleri grubunu içeren a bendinin (1) alt bendinde: “İlçe özel idare müdürü, birlik müdürü, itfaiye müdürü, zabıta müdürü ile diğer unvanlı ve unvansız müdürler” denilmek suretiyle personel ve eğitim müdürü kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.
Ayrıca, Yönetmeliğin “öğrenim düzeyi” kenar başlıklı 14 üncü maddesine göre, personel müdürlüğü kadrosuna atanabilmek için bu maddede belirtilen sosyal ve idari bilim dallarında en az dört yıllık yükseköğrenim görmek ve ya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edilmiş yurtiçi veya yurtdışı öğrenim kurumlarından mezun olmak şartı aranmaktadır.
Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, memur kadrosunda görevli ...’ın personel ve eğitim müdürü olarak atanmasında eğitim düzeyi ve sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. ... lise mezunudur. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2010 yılı olması dolayısıyla, ...’ın atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.
Buna göre, ...’ın atamasını yapıldığı 31.03.2005 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.
...’ın atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
07.12.2004 kabul tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanunu (Resmi Gazete tarihi: 24.12.2004, sayısı: 25680), ... ...’ın atanma tarihi olan 31.03.2005 tarihinde yürürlüktedir.
5272 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci maddesi gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, öğrenim düzeyi ve sınav şartını sağlanmadığı halde görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 31.03.2005 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.
...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Dolayısıyla, ...’ın öğrenim düzeyi ve sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“
hükümleri yer almaktadır.
Atamanın yapıldığı 31.03.2005 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 14.10.1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
2010 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 31.03.2005 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2010 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2005 yılında yapılan atama sonucu 2010 yılında oluşan kamu zararından, 2010 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 4 üncü maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede memur kadrosunda görev yapan ... ...’ın kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 31.03.2005 tarihinde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4 üncü maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üye ...’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(İlave gerekçe
Üye ...’in ilave gerekçesi
Belediyede memur kadrosunda görev yapan ... ...’ın kadronun gerektirdiği öğrenim düzeyi ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde 31.03.2005 tarihinde personel ve eğitim müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 4 üncü maddesinin Tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 9 uncu maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan . . . ’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve hal müdürü kadrolarına atanması neticesinde oluşan . . . -TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 9 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in 20.12.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve mali hizmetler müdürü* kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir. (*: Hükümde mali hizmetler müdürü lafzı kullanılmış olmakla birlikte, adı geçen kişinin vekaleten atandığı kadro hal müdürü kadrosudur. Daire Kararının hüküm dışında kalan kısmında, atamanın yapıldığı kadronun hal müdürü kadrosu olduğu belirtilmektedir.)
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerin tamamına ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkin ortak mahiyette olup, Mütalaaya 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.
Mütalaanın sonuç kısmında:
“Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 9 uncu maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve hal müdürü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ...-TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 9 uncu maddesi ile ilgili olarak: “…tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluklarının kaldırılmasını ve mevzuata aykırı atamaları yapan Belediye Başkanı ile birlikte atama onay belgelerinde atama teklifinde bulunan kamu personelinin de tespit edilerek sorumluluğa dâhil edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinde, tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in 20.12.2005 tarihinde, kadronun gerektirdiği eğitim ve sınav şartını gerçekleştirmediği halde fen memuru ve mali hizmetler müdürü* kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir. (*: Hükümde mali hizmetler müdürü lafzı kullanılmış olmakla birlikte, adı geçen kişinin vekaleten atandığı kadro hal müdürü kadrosudur. Daire Kararının hüküm dışında kalan kısmında, atamanın yapıldığı kadronun hal müdürü kadrosu olduğu belirtilmektedir.)
Esas yönünden inceleme
Uygulamanın özelliklerinin incelenmesi
Belediyenin Personel ve Eğitim Müdürlüğünün 20.12.2005 tarih, 1894 sayı, “kadro değişikliği” konulu ve ... muhataplı yazısında:
“Belediyemiz Hal Müdürlüğü biriminde görev yapmak üzere, işgal etmekte olduğunuz (8) dereceli Tahsildar kadrosu ile 20.07.2004 tarihinde Hal Müdür Vekili olarak atamanız yapılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si gereği almakta olduğunuz maaş derece / kademenizle birlikte Tahsildar Kadrosundan alınarak belediyemizde boş bulunan (3) dereceli Fen Memuru kadrosuna 20.12.2005 tarihinden itibaren atamanız yapılarak Hal Müdür Vekili olarak görevinizi yürütmeniz uygun görülmüştür.” denilmektedir.
Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 24.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/565 sayı, “atama” konulu ve ... muhataplı yazısında:
“Belediyemiz Norm Kadrolarında boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna atamanız ile ilgili İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün, 24.08.2011 tarihli atama teklif yazıları Başkanlığıma sunulmuştur.
Atama teklifi Başkanlığımca uygun görülmüş olup, hizmet gereği görev yapmakta olduğunuz (4) dereceli fen memuru kadrosundan alınarak, norm kadrolarımızda boş bulunan (1) dereceli Özel Kalem Müdürü kadrosuna 657 sy. DMK 59.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun38.md.sinin j) fıkrası gereği, atamanız yapılmıştır.”
Denilmektedir.
Buna göre, 2010 yılı hesabıyla ilgili 230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesine konu olan görevlendirmede, ...’in 2010 yılı boyunca hal müdür vekili olarak görevli bulunduğu görülmektedir.
230 sayılı İlamın 5 inci maddesinde yer alan kamu zararı tablosunda, kamu zararının adı geçen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenden fazla ödenmesi neticesinde oluştuğu görülmektedir.
230 İlam sayılı Kararın 5 inci maddesi, sorumlunun dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde, adı geçen kişinin vekaleten görevlendirilmiş olduğu, kamu zararının bu kişiye, asilde aranan şartları taşımıyor olmasına rağmen, vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatı ve ek ödemesinin ödenmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Sorumlu ...’ın dilekçesi eklerinden (ve 191 sayılı İlamın 9 uncu maddesinden) ...’in görevlendirmesinin vekaleten görevlendirme olduğu açıkça görülmekte, görevlendirme yazılarının içeriğinde ise vekalet ücreti veya daha genel bir ifadeyle herhangi bir ücret ödenmesi hususunun yer almadığı görülmektedir.
Bununla birlikte, ilişikli ödeme emri belgeleri ve ekleri incelendiğinde, bu belgeler üzerinde harcama yetkilisi ...’in isim ve imzasının yanında bu kişinin görevi hal müdür vekili olarak görülmektedir. Ayrıca, ödeme emri belgeleri üzerinde “Ödeyiniz. Mahsup ediniz” açıklamasını içeren kısımda Belediye başkanı ...’ın imzası bulunduğu görülmektedir. Buna göre, her ne kadar görevlendirmeye dair resmi yazılarda Belediye Başkanı ... tarafından vekalet aylığı veya farklı bir ödeme yapılması yönünde bir beyanda bulunulmuş olmasa da, ödeme emri belgeleri üzerindeki “ödeyiniz, mahsup ediniz” ifadesi karşısında, Belediye Başkanı ...’ın ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemede onayının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Mevzuat hükümleri
...’in hal müdür vekili olarak atandığı 20.07.2004 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 14.10.1991, sayısı: 21021) “harcamaların çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen üçüncü bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesinde:
“Aylık ve aylıkla birlikte ödenen istihkaklar için Aylık Bordrosu (Örnek:3 veya 3/A) ve Personel Bildirimi (Örnek:4) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine;
-
İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,
-
Naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve Personel Nakil Bildirimi (Örnek:5), (askeri personelin naklen atamalarında 5/A örnek numaralı Ayrılış ve Katılış Bildirimi),
-
Terfilerde, terfi onayı,
-
…
-
Ücretli vekaletlerde, vekalet onayı ve işe başlama yazısı,
-
…
bağlanır.
Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.
Mali yılın ilk ayına ait ödemelerde, personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren personel birimince onaylı listenin ödeme belgesine bağlanması gerekir. Diğer aylarda ise durumunda değişiklik olanların listesi ödeme belgesine bağlanır.
...”
Hükümleri yer almaktadır.
230 sayılı İlama konu 2010 yılında yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 15.08.2007, sayısı: 26614) “harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen ikinci kısmının personel giderlerini düzenleyen birinci bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddede:
“(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.
a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,
b) Naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve Personel Nakil Bildirimi (Örnek:11),
c) Terfilerde, terfi onayı (Otomatik olarak yapılan kademe ilerlemelerinde terfi onayı aranmaz.),
…
f) Ücretli vekaletlerde, vekalet onayı ve işe başlama yazısı,
…
(2) Malî yılın ilk ayına ait ödemelerde, personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Diğer aylarda ise durumunda değişiklik olanların listesi ödeme belgesine eklenir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Belirtilen mevzuat hükümlerine göre, 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdürü olarak görevlendirilen ...’e 2004 yılının sekizinci ayında yapılan maaş ödemesinde ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmektedir. Diğer aylarda ise ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Hatta takip eden mali yılların ilk aylarında bile ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Bununla birlikte mevzuata göre, takip eden mali yılların ilk ayına ait ödemelerde, “personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin” ödeme belgesine eklenmesi gerekmektedir. Personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösterir belgede ise, ilgili personelin görev unvanı ve süresi açıkça görülebilecektir. Kaldı ki, ilişikli ödeme emri belgelerinde harcama yetkilisi olarak isim ve imzası bulunan ...’in Hal Müdür Vekili unvanını kullandığı görülmektedir. Dolayısıyla, ...’in görevini vekaleten yürüttüğü ilişikli tüm ödeme emri belgelerinde görülmektedir.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Konunun esas yönünden incelenmesinde, sonuç olarak, 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdür olarak görevlendirilen ve vekalet ettiği kadronun asilde aranan şartlarını taşımayan ...’e 2010 yılı içerisinde özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta dayanağı olmayan tutarlarda ödenmesi sonucunda, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin g bendi kapsamında mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
03.04.1930 kabul tarihli ve 1580 sayılı Belediye Kanunu (Resmi Gazete tarihi: 14.04.1930, sayısı: 1471), ...’in hal müdür vekili olarak atanma tarihi olan 20.07.2004 tarihinde yürürlüktedir.
Sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Belediyenin yürütme organı olarak Belediye Başkanı tarafından bir belediye personelinin vekaleten görevlendirilmesi, Belediye Başkanının görev, yetki ve sorumlulukları dahilindedir.
20.07.2004 tarihli vekaleten görevlendirme, 2010 yılında hala uygulamadadır. ..., 2010 yılında vekaleten hal müdürü olarak görev yapmaya devam etmektedir. İlişikli ödeme emri belgeleri üzerinde adı geçen kişinin unvanı hal müdür vekili olarak açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, vekaleten görevlendirme konusundaki resmi yazılarda Belediye Başkanı tarafından ...’in vekaleten hal müdür olarak görevlendirildiği belirtilmekle birlikte, Belediye Başkanı tarafından adı geçen kişiye bu kapsamda herhangi bir ödeme yapılması yönünde beyan bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ilişikli ödeme emri belgelerinin incelenmesinde, ödeme emri belgeleri üzerinde “Ödeyiniz. Mahsup ediniz.” açıklamasını içeren kısımda Belediye Başkanı ...’ın isim ve imzası bulunmaktadır. Dolayısıyla, asilde aranan şartları taşımadığı halde vekaleten görevlendirilen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenin üzerinde ödenmesinde Belediye Başkanının sorumluluğu bulunmaktadır.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“
hükümleri yer almaktadır.
Atamanın yapıldığı 20.07.2004 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Yayın: 14.10.1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazete) “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
2010 yılında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerini imzalamak ve maaş bordrolarını kontrol etmektir. Bu belgelerde de mevzuata aykırı herhangi bir durum söz konusu değildir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama sorumluluğu bulunmayıp söz konusu atamanın mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Buna göre, mevzuata aykırı olarak yapılan söz konusu görevlendirme sonucu oluşan kamu zararından harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede tahsildar kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği asilde aranan şartları taşımadığı halde 20.07.2004 tarihinde hal müdür vekili olarak görevlendirilmesi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin TASDİKİNE (Üyeler ..., ..., ...’nin aşağıda yer alan ilave gerekçeleriyle birlikte; … .Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ...’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçesi karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(İlave oy gerekçesi
Üye ...’in ilave oy gerekçesi
Asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödeme dolayısıyla oluşan kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Üye ...’in ilave oy gerekçesi
331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin sorumluluk yönünden mevzuata uygun olduğu, oluşan kamu zararından münferiden Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Daire Kararının 5 inci maddesinde belirtilen kamu zararı tutarının hatalı olduğu değerlendirilmektedir.
Daire kararında, adı geçen kişiye fen memuru kadrosunda yapılan ödeme ile bu kişi tahsildar kadrosunda kalsaydı ödenecek tutar arasındaki farkın kamu zararı olduğu belirtilmektedir. Ancak 2000 yürürlük tarihli Yönetmeliğe göre, tahsildar kadrosundan fen memuru kadrosuna geçmek görevde yükselmeye tabi değildir.
Bu itibarla, Daire Kararının 5 inci maddesinde yer alan kamu zararı tutarının tahsildar kadrosu ile fen memuru kadrosu arasında kalan kısmının tespit edilerek toplam kamu zararından düşülmesi ve kalan tutarın kamu zararı olarak tespit edilerek hüküm kurulmak suretiyle, Daire Kararının 5 inci maddesinin Düzelterek Tasdikine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’nin ilave oy gerekçesi
Asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödeme dolayısıyla oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak,
2010 yılı boyunca ... Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapmış ve görev unvanında bu görevde vekaleten bulunduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, bu kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin hatalı tutarda ödenmesi sonucu kamu zararı oluşmuştur.
Hal müdür vekili olarak görev yapmakta olan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin hatalı tutarda yapılması sonucu oluşan kamu zararında, 5018 sayılı Kanunun 31,32,33 üncü maddeleri ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10,12 nci maddeleri hükümleri çerçevesinde, ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Belirtilmelidir ki, 18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararıyla Bozulan 143 Karar-191 İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinin muhakeme sürecinde ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin savunması alınmıştı.
Bu itibarla, 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin, sorumluluk yönünden, ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri de sorumluluğa dahil edilmesi suretiyle Düzelterek Tasdikine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Karşı oy gerekçeleri
- Daire Başkanı . . . , Üyeler . . . ve . . . ’ın karşı oy gerekçesi
Esas yönünden inceleme:
Belediyenin Personel ve Eğitim Müdürlüğünün 20.12.2005 tarih, 1894 sayı, “kadro değişikliği” konulu, ... muhataplı yazısı ile Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 24.08.2011 tarih, M.45.3.SAL.0.71-903.02.01/565 sayı, “atama” konulu, ... muhataplı yazısına yukarıda yer alan çoğunluk görüşü içerisinde yer verilmiştir.
Buna göre, 2010 yılı hesabıyla ilgili 230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesine konu olan görevlendirmede, ...’in 2010 yılı boyunca hal müdür vekili olarak görevli bulunduğu görülmektedir.
230 sayılı İlamın 5 inci maddesinde yer alan kamu zararı tablosunda, kamu zararının adı geçen kişiye özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta öngörülenden fazla ödenmesi neticesinde oluştuğu görülmektedir.
230 İlam sayılı Kararın 5 inci maddesi, sorumlunun dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde, adı geçen kişi vekaleten görevlendirildiği, kamu zararının bu kişinin asilde aranan şartları taşımadan vekalet ettiği kadronun özel hizmet tazminatı ve ek ödemesinin ödenmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Sorumlu ...’ın dilekçesi eklerinden (ve 191 sayılı İlamın 9 uncu maddesinden) ...’in görevlendirmesinin vekaleten görevlendirme olduğu açıkça görülmekte, görevlendirme yazılarının içeriğinde ise vekalet ücreti veya daha genel bir ifadeyle herhangi bir ücret ödenmesi hususunun yer almadığı görülmektedir.
Bununla birlikte, ilişikli ödeme emri belgeleri ve ekleri incelendiğinde, bu belgeler üzerinde harcama yetkilisi ...’in isim ve imzasının yanında bu kişinin görevi hal müdür vekili olarak görülmektedir. Ayrıca, ödeme emri belgeleri üzerinde “Ödeyiniz. Mahsup ediniz” açıklamasını içeren kısımda Belediye başkanı ...’ın imzası bulunduğu görülmektedir. Buna göre, her ne kadar resmi yazılarda Belediye Başkanı ... tarafından vekalet aylığı veya farklı bir ödeme yapılması yönünde bir beyanda bulunulmuş olmasa da, ödeme emri belgeleri üzerindeki “ödeyiniz, mahsup ediniz” ifadesi karşısında, Belediye Başkanı ...’ın ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemede onayının bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Sayıştay yargı kararları
2010 yılı içerisinde ...’in çalıştığı görevde vekaleten görevli bulunduğu hususunun göz önünde bulundurulup bulundurulmaması bakımından Kararlar özetle aşağıdaki gibidir:
191 sayılı İlamın 9 uncu maddesinde görevlendirmenin vekaleten olduğu Karar içerisinde belirtilerek ve göz önünde bulundurularak hüküm kurulmuştur.
191 sayılı İlamın 9 uncu maddesinin Bozulması hükmünü içeren 18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 9 uncu maddesinde hükmün, 2010 yılındaki görevlendirmenin vekaleten görevlendirme olduğu göz önünde bulundurulmadan kurulduğu görülmektedir.
230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesi hükmü de, somut olayın 2010 yılı içindeki kısmının vekaleten görevlendirme olduğu göz önünde bulundurulmadan kurulmuştur.
Mevzuat hükümleri
...’in hal müdür vekili olarak atandığı 20.07.2004 tarihinde yürürlükte bulunan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 14.10.1991, sayısı: 21021) “harcamaların çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen üçüncü bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesi hükmüne yukarıda çoğunluk görüşünde yer verilmiştir.
230 sayılı İlama konu 2010 yılında yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (Resmi Gazete tarihi: 15.08.2007, sayısı: 26614) “harcamanın çeşidine göre aranacak belgeler”i düzenleyen ikinci kısmının personel giderlerini düzenleyen birinci bölümünde yer alan “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesi hükmüne yukarıda çoğunluk görüşünde yer verilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümlerine göre, 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdürü olarak görevlendirilen ...’e 2004 yılının sekizinci ayında yapılan maaş ödemesinde ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmektedir. Diğer aylarda ise ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Hatta takip eden mali yılların ilk aylarında bile ödeme belgesine vekalet onayının eklenmesi gerekmemektedir. Bununla birlikte mevzuata göre, takip eden mali yılların ilk ayına ait ödemelerde, “personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösteren insan kaynakları birimince onaylı listenin” ödeme belgesine eklenmesi gerekmektedir. Personelin kıdem aylığına esas hizmet sürelerini gösterir belgede ise, ilgili personelin görev unvanı ve süresi açıkça görülebilecektir. Kaldı ki, ilişikli ödeme emri belgelerinde harcama yetkilisi olarak isim ve imzası bulunan ...’in Hal Müdür Vekili unvanını kullandığı görülmektedir. Dolayısıyla, ...’in görevini vekaleten yürüttüğü ilişikli tüm ödeme emri belgelerinde görülmektedir.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Konunun esas yönünden incelenmesinde, sonuç olarak, 20.07.2004 tarihinde vekaleten hal müdür olarak görevlendirilen ve vekalet ettiği kadronun asilde aranan şartlarını taşımayan ...’e 2010 yılı içerisinde özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin mevzuatta dayanağı olmayan tutarlarda ödenmesi sonucunda, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin g bendi kapsamında mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapıldığı değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme:
Belediye Başkanının sorumluluğu
Yukarıda çoğunluk görüşünde yer verilen açıklamalar çerçevesinde, Belediye Başkanı ...’ın görevini icrası sırasında yaptığı görevlendirme ve bu nedenle yapılan ödemeleri konu alan ödeme emri belgelerine üzerindeki ”Ödeyiniz. Mahsup ediniz.” açıklamalı imzası dolayısıyla, ...’ın görevini icrası ile Daire Kararına konu kamu zararı arasında uygun illiyet bağının bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Bu iddianın yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31, 32, 33üncü maddesi hükümlerine yukarıda yer verilmiştir.
5018 sayılı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek, gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12 nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden, her bir harcamanın harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından süreç kontrolü çerçevesinde yapılan işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadıkları ön mali kontrole tabi tutularak kontrol edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler.
2010 yılında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Vekaleten hal müdürü kadrosunda görevli ...’in maaşının ödenmesinde ise, yukarıda belirtilen 5018 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
230 sayılı Ek İlamın 5 inci maddesinin kamu zararı tablosunda, kamu zararının özel hizmet tazminatı ve ek ödemeden kaynaklı olduğu görülmektedir.
...’in hal müdür vekili unvanını kullanıyor olmasına rağmen bu kişiye -vekalet aylığı değil- asile ödenebilecek özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin ödenmesinde, sorumlular tarafından aslında ...’in görevini vekaleten yürütmekte olduğunun fiilen bilindiği sonucuna varılmaktadır.
Buna göre, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesine konu vekaleten görevlendirme sonucunda mevzuata aykırı olarak yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğa iştiraki bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, esas yönünden asilde aranan şartları taşımayan ve Belediyede hal müdür vekili olarak görev yapan ...’e ödenen özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin tutarında mevzuata aykırılık bulunduğu sabit görülmekle birlikte, sorumluluk yönünden Belediye Başkanı ... ile birlikte ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumluluğa iştiraki bulunduğu değerlendirildiğinden, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesi hükmünün Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üyeler ... ve ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
...’e 2010 yılı içerisinde vekaleten yürüttüğü hal müdürlüğü göreviyle ilgili yapılan maaş ödemeleri dolayısıyla oluşan kamu zararı konusunda Sayıştay’da yapılan yargılamalarda:
143 Karar-191 İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinde görevlendirmenin vekaleten olduğu Karar içerisinde belirtilerek ve göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğu,
143 Karar-191 İlam sayılı Daire Kararının 9 uncu maddesinin Bozulması hükmünü içeren 18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 9 uncu maddesinde hükmün, 2010 yılındaki görevlendirmenin vekaleten görevlendirme olduğu göz önünde bulundurulmadan kurulduğu,
331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının5 inci maddesi hükmünün, 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı doğrultusunda, somut olayın 2010 yılı içindeki kısmının vekaleten görevlendirme olduğu göz önünde bulundurulmadan kurulduğu
görülmektedir.
Buna göre, 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ve bu Karara uyarak verilen 230 Ek İlam sayılı Daire Kararında, atamanın esaslı bir özelliği olan vekaleten olma hali gözden kaçırılarak hüküm kurulmuştur.
Maddi hukuk hükümlerine göre, ...’e 2010 yılında ödenen maaşın içeriği dolayısıyla oluşan kamu zararından Belediye Başkanı ... ile ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu tutulması gerekmektedir. Ancak 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ve buna uyularak verilen 230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinde, kamu zararından ... münferiden sorumlu tutulmuştur; İlişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu durum, ...’ın sorumluluğunun, somut olayın esaslı bir özelliğinin gözden kaçırıldığı bir yargı kararı hükmü eliyle ağırlaştırıldığını göstermektedir. Oysa ki, yargı organının somut olayın esaslı bir özelliğinin gözden kaçırıldığı bir hüküm vermek suretiyle yargılanan kişinin sorumluluğunu ağırlaştırmaması gerekmektedir.
Bu itibarla, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 5 inci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 12 nci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan . . . ’in kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı 15. 06. 2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 12 nci maddesinde, 191 sayılı İlamın 12 nci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 12. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerin tamamına ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 230 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkin ortak mahiyette olup, Mütalaaya 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.
Mütalaanın sonuç kısmında:
“Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 12 nci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı 15.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 12 nci maddesinde, 191 sayılı İlamın 12 nci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 12. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinde, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 1187 sayılı, “kadro görev değişikliği” konulu, 15.06.2007 tarihli ve ... muhataplı yazısında:
“Belediyemiz Gelir Müdürlüğüne bağlı Emlak Servisinde (5) dereceli Memur kadrosu ile memur olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) fıkrası gereği belediyemizde boş bulunan (4) dereceli Şef kadrosuna atamanız yapılmıştır.
Atanmış olduğunuz şef kadrosuyla Gelir Müdürlüğüne bağlı Tahsilat Servisinde Tahsilat Şefi olarak görev yapmanız uygun görülmüştür.
18.06.2007 tarihinden itibaren yeni görev yerinizde işe başlamanızı rica ederim”
denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.
Atamanın gerçekleştirildiği 15.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/3- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan Şef kadrosunun, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.
Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, memur kadrosunda görevli ...’in Gelir Müdürlüğü Emlak Servisine Şef olarak atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Sorumlu ... tarafından yapılan temyiz başvurusunda, sınav koşulunun sağlanmamış olduğu ikrar edilerek, sınav şartının bir şekil şartından ibaret olduğunun kabulü gerektiği ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2010 yılı olması dolayısıyla, ...’in atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.
Buna göre, ...’in atamasını yapıldığı 15.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.
...’in atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmamış olduğu için, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de bu kadroya ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
5393 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan görevde yükselme suretiyle yapılan asaleten atamanın 15.06.2007 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.
...’e mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Dolayısıyla, ...’in sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“
hükümleri yer almaktadır.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
2010 yılında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgesi, 15.06.2007 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2010 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2007 yılında yapılan atama sonucu 2010 yılında oluşan kamu zararından, 2010 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 6 ncı maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ..., ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçeleri karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(İlave oy gerekçesi
Üye ...’in ilave oy gerekçesi
Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2007 tarihinden itibaren kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesinin Tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ün karşı oy gerekçesi
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 12 nci maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.
İlama konu uygulamada memur kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadan şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’in atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.
Bu atama işleminde ...’e atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.
Sonuç olarak, her ne kadar sınav koşulu sağlanmadan şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.
Buna göre, ...’in görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şeflik görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işleminin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 6 ncı maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 13 üncü maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan . . . ’in kadronun gerektirdiği sınav şartlarını sağlamadığı halde 10. 02. 2009 tarihinde destek hizmetleri müdürlüğü kadrosuna, 15. 06. 2009 tarihinden itibaren ise görevde yükselme suretiyle işletme müdürlüğü kadrosuna atanması neticesinde oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 13 üncü maddesinde, 191 sayılı İlamın 13 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 13. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in, kadroların gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde destek hizmetleri müdürlüğü ve işletme müdürlüğü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerin tamamına ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 230 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkin ortak mahiyette olup, Mütalaaya 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.
Mütalaanın sonuç kısmında:
“Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 13 üncü maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in kadronun gerektirdiği sınav şartlarını sağlamadığı halde 10.02.2009 tarihinde destek hizmetleri müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise görevde yükselme suretiyle işletme müdürlüğü kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 13 üncü maddesinde, 191 sayılı İlamın 13 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 13. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinde, mühendis kadrosunda görev yapan ...’in, kadroların gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde destek hizmetleri müdürlüğü ve işletme müdürlüğü kadrolarına atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 96 sayılı, “asaleten atama” konulu, 10.02.2009 tarihli ve ... muhataplı yazısında:
“Belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı Jeotermal biriminde (1) dereceli Mühendis kadrosu ile görev yapmakta iken 02.01.2009 tarihinde Belediyemizde boş bulunan (1) dereceli Destek Hizmetleri Müdürü kadrosuna vekaleten atamanız yapılmış idi.
Belediyemiz hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için vekaleten yürütmekte olduğunuz (1) dereceli Destek Hizmetleri Müdürü kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği asaleten atamanız uygun görülmüştür. …”
denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 459 sayılı, “atama” konulu, 10.06.2009 tarihli ve ... muhataplı yazısında:
“02.01.2009 tarihinde Belediyemizde boş bulunan (1) dereceli Destek Hizmetleri Müdürü kadrosuna atamanız yapılmış idi;
Belediyemiz hizmetlerinin daha sağlıklı ve verimli yürütülebilmesi için ve daha önce yürütmüş olduğunuz göreviniz ile ilgili Jeotermal Enerji İle Isınma Projesi kapsamında işlerin yürütülmesi için, 02.06.2009 tarih ve 2009/39 sayılı Belediye Meclisinin Kararı ile (1) dereceli İşletme Müdürü kadrosu oluşturulmuştur.
15.06.2009 tarihinden itibaren, Destek Hizmetleri Müdürü kadrosundan alınarak, boş bulunan İşletme Müdürü kadrosuna, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.md.si ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 38.md.sinin j) bendi gereği, atamanız yapılmıştır. …”
denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.
...’in destek hizmetleri müdürü kadrosuna asaleten atandığı 02.01.2009 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/1- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan “diğer unvanlı ve unvansız müdür kadroları”nın, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin “hizmet grupları arasında geçişler” kenar başlıklı 19 uncu maddesinde de: “Kurum içinden aynı alt hizmet grubu içinde kalmak kaydıyla sınav yapılmaksızın, ancak görevin özel belirleyici nitelikleri aranmak şartıyla farklı görevlere atama mümkündür. Hizmet grupları ve alt hizmet grupları arasındaki görevde yükselme niteliğindeki geçişler ancak görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavında başarılı olmakla mümkündür” hükmü yer almaktadır.
Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, mühendis kadrosunda görevli ...’in 02.01.2009 tarihinde asaleten destek hizmetleri müdür kadrosuna atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir. Adı geçen kişinin 10.06.2009 tarihinde işletme müdürü kadrosuna atanmasının incelenmesinde ise, o sırada bulunduğu destek hizmetleri kadrosuna atanması mevzuata aykırı olduğu için, bu kişinin işletme müdürü kadrosuna 10.06.2009 tarihinde asaleten atanmasının da mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2010 yılı olması dolayısıyla, ...’in işletme müdürü kadrosuna atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.
Buna göre, ...’in işletme müdürü kadrosuna atamasını yapıldığı 15.06.2009 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.
...’in atanmasında ise, öncelikle destek hizmetleri müdürü kadrosuna atanmasında atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmaması, buna bağlı olarak da 10.06.2009 tarihinde asaleten işletme müdür kadrosuna atanmasının da atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan aynı Yönetmelik hükümlerine aykırı olması dolayısıyla, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de işletme müdürü kadrosuna ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı” kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
5393 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartını sağlamadan destek hizmetleri müdür kadrosuna yapılan asaleten atamanın 02.01.2009 tarihinde ve hizmet grupları arası geçiş koşulu sağlanmadan işletme müdürü kadrosuna atamanın 15.06.2009 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.
...’e mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta belirtilen sınav koşulu ve hizmet grupları arasında geçiş koşulu sağlanmadan bu kişinin işletme müdürü kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan atamalar arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Dolayısıyla, ...’in sınav koşulu ve hizmet grupları arasında geçiş koşulu sağlanmaksızın işletme müdürü kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“
hükümleri yer almaktadır.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
2010 yılında ...’e yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgeleri, 02.01.2009 ve 15.06.2009 tarihli atamalardan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2010 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2009 yılında yapılan atama sonucu 2010 yılında oluşan kamu zararından, 2010 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede mühendis kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2009 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav ve hizmet grupları arasında geçiş şartını gerçekleştirmediği halde işletme müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 7 nci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ..., ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçeleri karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(İlave oy gerekçesi
Üye ...’in ilave oy gerekçesi
Belediyede mühendis kadrosunda görev yapan ...’in 15.06.2009 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav ve hizmet grupları arasında geçiş şartını gerçekleştirmediği halde işletme müdürü kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 7 ncı maddesinin Tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ün karşı oy gerekçesi
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 13 üncü maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.
İlama konu uygulamada mühendis kadrosunda görev yapan ... kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 10.02.2009 tarihinde destek hizmetleri müdürlüğü kadrosuna, 15.06.2009 tarihinden itibaren ise hizmet grupları arasında geçiş suretiyle işletme müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’in atandığı kadrolarla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.
Bu atama işlemlerinde ...’e atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı destek hizmetleri müdürlüğü ve işletme müdürlüğü görevlerini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi destek hizmetleri müdürü veya işletme müdürü olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.
Sonuç olarak, 2010 yılı kapsamında incelendiğinde, her ne kadar ... sınav ve hizmet grupları arasında geçiş şartı gerçekleştirilmeden işletme müdürü kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi işletme müdürü olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.
Buna göre, ...’in görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın destek hizmetleri müdürü ve hizmet grupları arasında geçiş şartı sağlanmaksızın işletme müdürü görevine atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işlemlerinin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 7 nci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 14 üncü maddesinde, memur kadrosunda görev yapan . . . ’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 18. 06. 2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan . . . TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici . . . (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 14 üncü maddesinde, 191 sayılı İlamın 14 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi 191 sayılı İlamın 2, 4, 6, 8, 9, 12, 13, 14, 15 inci maddelerin tamamına ilişkin ortak dilekçe olup, bu maddelerde yer alan uygulamalar hakkında 230 sayılı Ek İlamda sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerde karar verilmiştir.
Sorumlu ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesine ilişkin gönderilen ortak temyiz dilekçesi özetine 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir. Ortak dilekçenin özetine 230 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesiyle ilgili olarak ayrıca yer verilmemiştir.
Başsavcılık mütalaası:
Hükümde üst yönetici sıfatıyla sorumlu tutulan Belediye Başkanı ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 15 inci maddelerine ilişkin gönderilen temyiz dilekçesi üzerine verilen Başsavcılık Mütalaası, 230 sayılı Ek İlamın 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, inci maddelerine ilişkin ortak mahiyette olup, Mütalaaya 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili olarak yukarıda yer verilmiştir.
Mütalaanın sonuç kısmında:
“Diğer taraftan, Mahalli İdareler Harcama Yönetmeliği hükmü gereği ilk atamalarda atama onay belgesi Ödeme Emri Belgesine bağlandığından ilk aya ilişkin maaş ödemelerinde ödemeyi yapan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisi bu belgenin mevzuata uygunluğunu aramak durumunda oldukları için ilk ödemedeki Ödeme Emri Belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Bu itibarla, belediye başkanının sorumlu olması gerektiği hususunun yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, ilk ödemelerdeki harcama yetkilisi ile gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa dahil edilmemiş olması nedeniyle dosyanın Dairesine iadesine karar verilmesi uygun olur.” denilmektedir.
Duruşma talebinde bulunan Üst Yönetici ...’a usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmiştir. Temyiz eden ... vekili Av....-Av.... tarafından müvekkil ...’ın kol ve kalça kırığı nedeniyle hareket edemez durumda olması dolayısıyla 29.09.2021 tarihinde yapılacak temyiz duruşmasına katılamayacağı bildirilmiştir; Bu nedenle ve ayrıca duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmamıştır. (29.09.2021 tarihinde görülmekte olan temyiz davası kapsamında ... bizzat başvurmuş olup, bu temyiz davası kapsamında adları belirtilen avukatlar tarafından temsili söz konusu değildir.)
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
191 sayılı İlamın 14 üncü maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının gerçekleştirme görevlisi, harcama yetkilisi ve Üst Yönetici ... (Belediye Başkanı-Atamaya Yetkili Üst)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 14 üncü maddesinde, 191 sayılı İlamın 14 üncü maddesi ile ilgili olarak: “…işbu İlamın 2. maddesinde yer alan gerekçelerle; 191 sayılı İlamın 14. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesinde, memur kadrosunda görev yapan ...’ın, kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının (Belediye Başkanı) ...’a münferiden ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün 1212 sayılı, “asaleten atama” konulu, 18.06.2007 tarihli ve ... muhataplı yazısında:
“Belediyemiz Gelir Müdürlüğüne bağlı Jeotermal Tahsilat Servisinde (6) dereceli Memur kadrosu ile Vekaleten yürütmekte olduğunuz (5) dereceli Şef kadrosuna 5393 sayılı Belediye Kanununun 38. Maddesinin j) fıkrası gereğince asaleten atamanız uygun görülmüştür.”
denilmektedir. Sayı, tarih ve konusu belirtilen bu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.
...’ın şef kadrosuna asaleten atandığı 18.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete tarihi: 02.02.2000 sayısı: 23952)’in “Amaç” kenar başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri esas alınarak il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda istihdam edilen memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmektedir.
Bu Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinin ilk fıkrasında: “Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.
Yönetmelikte geçen, görevde yükselme, görevde yükselme eğitimi ve görevde yükselme sınavı kavramlarına ilişkin tanımlar ise Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinin e, j ve k bentlerinde: “e) Görevde yükselme: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerden bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, j) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak görevlerin özelliklerine göre verilecek hizmet içi eğitimi, k) (Değişik : 10.5.2001 - 24398 R.G.) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı” şeklinde yapılmıştır.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinde de; “Bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmıştır.” denilmiş ve maddenin a bendinde ise, “a/1- Yönetim Hizmetleri Grubu” içerisinde yer alan “diğer unvanlı ve unvansız müdür kadroları”nın, görevde yükselme esaslarına dair bu Yönetmelik kapsamında bulunduğu, dolayısıyla görevde yükselme eğitim ve sınavına tabi kadrolar arasında yer aldığı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavının Usul ve Esasları”nın belirlendiği 3 üncü bölümünde yer alan “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde ise eğitimini tamamlayanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumları tarafından yaptırılacak sınava katılarak başarılı olmalarının gerektiği düzenlenmiştir.
Sayıştay denetimi ve yargılaması neticesinde, memur kadrosunda görevli ...’ın 18.06.2007 tarihinde asaleten şef kadrosuna atanmasında sınav koşulunun sağlanmadığı tespit edilmiştir.
Bununla birlikte, 230 Ek İlam sayılı Daire Kararına göre mevzuata aykırı ödemenin yapıldığı yılın 2010 yılı olması dolayısıyla, ...’ın işletme müdürü kadrosuna atanmasının 04.07.2009’da yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik kapsamında da incelenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak, 24 üncü maddesi gereği, yayın tarihi olan 04.07.2009’da yürürlüğe girmiştir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Kazanılmış haklar” kenar başlıklı 22 nci maddesi: “Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır” hükmünü içermektedir.
2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin “Yürürlükten kaldırılan mevzuat” kenar başlıklı 23 üncü maddesi ise: “2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır” hükmünü içermektedir.
Buna göre, ...’ın şef kadrosuna atamasını yapıldığı 18.06.2007 tarihinde yürürlükte bulunan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik, 04.07.2009 tarihinde yürürlükten kalkmış, onun yerine Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. 2009 yürürlük tarihli Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre ise, bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklı kalacaktır.
...’ın atanmasında ise, atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen sınav koşulu sağlanmaması dolayısıyla, 2009 yürürlük tarihli Yönetmelik hükümlerine göre de şef kadrosuna ait görevde yükselme koşullarının sağlanmadığı sonucuna varılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun “kamu zararı” kenar başlıklı 71 inci maddesinin ikinci fıkrasında, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak haller sayılmıştır. Bu fıkranın g bendinde “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” yer almaktadır.
Dolayısıyla, adı geçen kişiye, koşulları sağlanmadan atandığı kadroda ödenen maaş ile atanmadan önce görevli bulunduğu kadroda çalışsaydı ödenecek maaş arasındaki farkın, 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının g bendi kapsamında “mevzuatta dayanağı olmadan yapılan bir ödeme” olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden inceleme
Belediye Başkanının sorumluluğu
5393 sayılı Belediye Kanunun “belediye başkanının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38 inci ve “norm kadro ve personel istihdamı” kenar başlıklı 49 uncu maddeleri gereği Belediye Başkanının belediye personelini atama görev ve yetkisi bulunmaktadır. Rapor ekinde ve sorumlunun dilekçesi ekinde yer alan belgelerin incelenmesi neticesinde, sınav şartı sağlanmadan şef kadrosuna yapılan asaleten atamanın 18.06.2007 tarihinde Belediye Başkanı tarafından yapıldığı görülmektedir.
...’a mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Belediye Başkanı tarafından görevinin icrası sırasında ancak mevzuatta görevde yükselme konusunda öngörülen sınav koşulu sağlanmadan bu kişinin şef kadrosuna atanmasının öngörülebilir doğrudan sonucudur. Yani mevzuatında öngörülmediği halde yapılan ödeme ile Belediye Başkanı tarafından yapılan asaleten atama arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
Ayrıca, sorumlu ..., 2004-2019 yılları arasında ... Belediyesi Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştür. Dolayısıyla, atamalarda onayı bulunan Belediye Başkanı, kamu zararının oluştuğu ilgili hesap yılında da görevde bulunan Belediye Başkanıdır.
Dolayısıyla, ...’ın sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararında Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaması
Sorumlu Belediye Başkanı ... tarafından, İlama konu uygulamada oluşan kamu zararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddianın yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.
Kanunun “harcama talimatı ve sorumluluk” kenar başlıklı 32 nci maddesinde:
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmektedir.
Kanunun “giderin gerçekleştirilmesi” kenar başlıklı 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.“
hükümleri yer almaktadır.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir.
5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Buna göre bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedilebilmesi için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisinin karar, işlem veya eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir.
2010 yılında ...’a yapılan maaş ödemelerinde, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumluluğu, bu konudaki harcama talimatının verilmesi ve giderin gerçekleştirilmesi kapsamında maaş bordrolarının bağlı olduğu ödeme emri belgelerinin hazırlanması ve maaş bordrolarının kontrol edilmesidir. Bu haliyle ödeme emri belgelerinde mevzuata aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mevzuata aykırı olan atama onay belgeleri, 18.06.2007 tarihli atamadan sonraki aylık ödemelerinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenip sonraki aylarda eklenmediğinden, 2010 yılında yapılan maaş ödemelerinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin atama onay belgesini arama ve bu atamanın mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, mevzuata aykırı olarak 2007 yılında yapılan atama sonucu 2010 yılında oluşan kamu zararından, 2010 yılında görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, 230 sayılı Ek İlamın 8 inci maddesinin sorumluluk yönünden incelenmesinde, kamu zararından Belediye Başkanı ...’ın münferiden sorumlu tutulmuş olmasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir.
BU İTİBARLA, Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’ın 18.06.2007 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 8 inci maddesinin TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; Üyeler ..., ...’ün aşağıda yer alan karşı oy gerekçeleri karşısında), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
(İlave oy gerekçesi
Üye ...’in ilave oy gerekçesi
Belediyede memur kadrosunda görev yapan ...’ın 18.06.2007 tarihinde kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde şef kadrosuna atanması neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 8 inci maddesinin Tasdiki gerekmektedir.
Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 32 ve 33 üncü maddeleri kapsamında, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı doğrultusunda, Daire Kararına konu uygulamada oluşan kamu zararından ilişikli ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğa iştirakı bulunduğu değerlendirilmektedir.
Karşı oy gerekçesi
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
İlama konu uygulama dolayısıyla oluşan kamu zararında Üst Yönetici Belediye Başkanı ...’ın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilave olarak:
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “aylıklar” kenar başlıklı 8 inci maddesine göre, atamalarda atama onayının ilgili aylık ödemesinin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine eklenmesi gerekir. Mevzuatta yer alan bu düzenlemenin amacı, atamanın yapılmasını takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemeleri öncesinde, bu atama işleminin mevzuata uygunluğunun, ilgili ödeme emri belgelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından da kontrol edilmesini sağlamaktır.
Dolayısıyla, İlama konu uygulama dolayısıyla 2010 yılında oluşan kamu zararından, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, atamayı takip eden ilk ayda yapılan maaş ödemelerinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin de sorumluluğa iştirakı bulunduğu gerekçesiyle, ilgili atama işlemi neticesinde 2010 yılında oluşan ... TL tutarındaki kamu zararının Belediye Başkanı ...’a münferiden ödettirilmesine yönelik Daire Kararının Bozularak, yeniden hüküm tesisini teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Üye ...’ün karşı oy gerekçesi
18.10.2017 tarih ve 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında, 191 sayılı İlamın 14 üncü maddesinin sorumluluk yönünden Bozulduğu görülmektedir. 43543 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Daire Kararı esastan görüşülerek verilen bir karar olup olmadığı Karar metninden anlaşılmamaktadır.
İlama konu uygulamada memur kadrosunda görev yapan ... kadronun gerektirdiği sınav şartını sağlamadığı halde 18.06.2007 tarihinde şef kadrosuna asaleten atanmıştır. Bununla birlikte, ...’ın atandığı kadroyla ilgili öğrenim düzeyi koşulunu sağladığı görülmektedir.
Bu atama işleminde ...’a atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Daire Kararında, bu kişinin atandığı şeflik görevini yürütmesi sırasında göreviyle ilgili bir eksiklik veya kusuru bulunduğuna dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır.
Kaldı ki, adı geçen kişinin göreviyle ilgili bir kusur olsaydı, bu kişi şef olmanın görev ve yetkisi kapsamında sorumlu tutulacaktı.
Sonuç olarak, 2010 yılı kapsamında incelendiğinde, her ne kadar ... sınav şartı gerçekleştirilmeden şef kadrosuna atanmış olsa da, bu kişi şef olmanın görev, yetki ve sorumluluğuyla görevini yerine getirmiştir.
Buna göre, ...’ın görevde yükselme koşulu olan sınav koşulu sağlanmaksızın şef kadrosuna atanması işleminin idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiği, soruşturma sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir; Bu atama işlemlerinin sonucunda kamu zararı oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, 331 Karar-230 Ek İlam sayılı Daire Kararının 8 inci maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.)
- 191 sayılı İlamın 15 inci maddesinde, 2010 yılı hesabına ilişkin yargılamaya esas raporun 15 inci maddesinde yer alan bekçi kadrosunda görev yapan . . . ’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 01. 07. 2003 tarihinde tahsildar kadrosuna asaleten atanmasının bu atamayı gerçekleştiren üst yöneticinin savunmasının alınıp ek rapor düzenlenene değin hüküm dışı bırakılarak Grubuna iadesine karar verilmiştir.
19.07.2016 İlam Tarihli ve 202 İlam sayılı (12.05.2016 Karar tarihli ve 175 Karar Sayılı) Daire Kararının 7 nci maddesinde bekçi kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 01.07.2003 tarihinde tahsildar kadrosuna asaleten atanması neticesinde oluşan ... TL kamu zararının harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine hükmedilmiştir.
18.10.2017 tarih ve 43555 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 7 nci maddesinde, 202 sayılı Ek İlamın 7 nci maddesi ile ilgili olarak: “…işbu Ek İlamın 1. maddesinde yer alan gerekçelerle; 202 sayılı Ek İlamın 7. maddesi ile verilen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden BOZULARAK İLGİLİ DAİRESİNE TEVDİİNE” karar verilmiştir.
230 sayılı Ek İlamın 15 inci maddesinde, bekçi kadrosunda görev yapan ...’ın kadronun gerektirdiği sınav şartını gerçekleştirmediği halde 01.07.2003 tarihinde tahsildar kadrosuna asaleten atanması neticesinde mevzuata aykırı olarak ödenen ... TL hakkında, üst yönetici Belediye Başkanı vefat etmiş olması dolayısıyla savunması alınamadığından usulsüz atama işleminin sorumlusu kalmadığına, dolayısıyla ilişilecek husus bulunmadığına hükmedilmiştir.
Belediye Başkanı ... tarafından 191 sayılı İlamın 15 inci maddesiyle ilgili olarak temyiz talebinde bulunulmuştur. ...’ın temyiz dilekçesi özetine, yukarıda 230 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesiyle ilgili kısımda yer verilmiştir.
26.01.2016 karar tarihli 191 sayılı (asıl) İlamın 15 inci maddesinde hüküm dışı bırakma kararı verilmiş olup, ...’ın sorumluluğuna hükmedilmiş olması söz konusu değildir.
19.07.2016 İlam Tarihli ve 202 İlam sayılı Daire Kararının 7 nci maddesinde ...’ın sorumluluğuna hükmedilmemiştir.
230 sayılı Ek İlamın 15 inci maddesinde ise ilişilecek husus bulunmadığı kararı verilmiş olup, ...’ın sorumluluğuna hükmedilmiş olması söz konusu değildir.
Bu durumda, Belediye Başkanı ... tarafından 191 sayılı İlamın 15 inci maddesi hakkında temyiz talebinde bulunulmakla, aslında somut uygulamanın kanun yolu ve Daire yargılamalarında kendisinin sorumluluğuna hükmedilmemiş olan yargı kararı hakkında temyiz başvurusunda bulunmuş olmaktadır.
Bu durumda ..., 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde temyiz talebinde bulunabileceği belirtilen ve 52 nci maddede sayılan “sorumlular, sorumluların bağlı olduğu kamu idareleri, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığı, ilgili muhasebe birimi ve başsavcılık” arasında değildir.
BU İTİBARLA, ... tarafından 230 sayılı Ek İlamın 15 inci maddesiyle ilgili temyiz başvurusu üzerine Kurul tarafından YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oy birliğiyle,
Karar verildiği 29.09.2021 tarih ve 50188 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28